Yaşlanmayı Nasıl Ölçer ve Yönetiriz? (Part 1)

Dr. Sandra Kaufmann, MD

Bu bölümde Ayık Kafa podcast’in konuğu Dr. Sandra Kaufmann, MD. 2 bölüm olarak yayınladığımız podcast’tin 1. bölümünde Dr. Kaufmann hücresel sağlığın önemini vurgulayarak longevity ve yaşlanma konusundaki benzersiz yaklaşımını paylaşıyor. Dr. Kaufmann, Johns Hopkins’te pediatrik anestezi alanında ihtisas yapmış, Joe DiMaggio Çocuk Hastanesi'nde Pediatrik Anestezi Şefi olarak görev yapmış ve The Kaufmann Anti-Aging Institute'i kurarak yaşlanma bilimi üzerine kapsamlı bir teori geliştiren ödüllü bir tıp doktorudur.

A work team around the desk

Özet

Çocuk anestezi uzmanlığından longevity araştırmalarının öncü isimlerinden biri haline gelen Dr. Kaufmann, yaşlanma teorilerini, hücresel gerilemenin “7 Temel İlkesi”ni ve DNA onarımı ile epigenetiğin önemini anlatıyor.

Kaufmann ayrıca yaygın sağlık alışkanlarının longevity üzerindeki etkilerini ve bu etkilerin nasıl azaltılabileceğini ele alıyor; mitokondrilerin enerji üretimi ve genel sağlık üzerindeki rolünü de anlatıyor. Takviye yönetiminin detaylarını da açıklayan Kaufmann, etkinlik düzeyi ve dozajın önemine de değiniyor. Sirtuinlerin hücresel sağlık ve longevity’deki kritik rolü, uyku ve sirkadiyen ritimlerin önemi ile AMP kinaz ve mTOR’un enerji düzenlemesindeki etkileşimi de konuşulan diğer başlıklar arasında yer alıyor.

DNA onarım mekanizmaları hakkında bilgi veren Kaufmann, bitkilerin DNA onarımına katkısı ve eksozomların faydaları hakkında yeni bakış açıları sunuyor. Bu bölümde ayrıca enflamasyon yönetimi ve yaşlanma üzerindeki etkileri, özellikle kurkumin ve “bebek Aspirin” kullanımı ile ele alınıyor. Hücresel sağlığın, özellikle de kök hücrelerin önemi ve zombi hücrelerin çevre hücrelere verdiği zararlar vurgulanıyor. Kaufmann, zombi hücrelerin yönetimi için önerdiği protokolleri açıklıyor ve dışarıdan kök hücre kullanımına karşı çıkarak bunun yerine eksozom kullanımını savunuyor.

Ayrıca glikasyonun sağlık üzerindeki olumsuz etkileri ve vücutta etkili atık yönetiminin önemi ele alınıyor. Kaufmann, sağlığın korunmasında takviye ve ilaçların rolünü, yaşlanma mekanizmalarının anlaşılmasının gerekliliğini ve yaşam tarzı ile hedefe yönelik müdahalelerle hasarın nasıl azaltılabileceğini vurguluyor. Diyet içeceklerin etkisi, modern yaşamın toksinleriyle başa çıkma yolları, GLP-1 agonistleri kullanımı ve Kaufmann derecelendirme sistemiyle geliştirdiği özgün takviye öneri yaklaşımı da gündeme geliyor. Kaufmann, kişisel ilaç ve takviye deneyimlerini de paylaşarak sağlığa çok yönlü yaklaşımın önemini ortaya koyuyor.

Dr. Sandra Kaufmann, MD:
Web sitesi: https://kaufmannprotocol.com/bio
Instagram: https://www.instagram.com/kaufmannlongevity/

T.C. İstanbul Gedik Üniversitesi’ne ne teşekkür ederiz. https://www.gedik.edu.tr/

00:00-03:13 Giriş. Dr. Kaufmann’ın tanıtılması.
03:13-05:58 Longevity alanına yöneliş.
05:58-09:13 Yaşlanma ve hücresel sağlık.
09:13-11:49 Dr. Kaufmann’ın “Genç Kalmanın Yedi İlkesi”
11:49-15:03 Hücresel yaşlanmanın ölçülmesi.
15:03-17:50 DNA onarımı ve takviyeler.
17:50-21:03 Epigenetik ve etkileri.
21:03-24:07 Longevity için kötü alışkanlıklarla mücadele metotları.
24:07-33:08 Enerji üretimi ve mitokondri sağlığı.
33:08-36:45 Takviye dozlarını ve emilimini yönetmek.
36:45-40:38 Sirtuinlerin longevity’deki rolü.
40:38-49:33 Uykunun ve sirkadiyen ritmin önemi.
49:33-52:00 Longevity için: AMP Kinaz ve mTOR.
52:00-56:16 Hücre kalitesinin korunması: DNA onarımı ve proteinlerin düzgün çalışmasının sağlanması.

*UYARI*
Aylık Kafa’daki bilgiler ve beyanlar kişileri tanı ve tedaviye yönlendirme amacı taşımaz. Tanı ve tedaviye yönelik işlemlerinizi doktorunuza danışınız. İçeriklerde EMC Medya Yayıncılık Ticaret Ltd. Şti.’nin, araştırmacılarının, danışmanlarının ve yazarların / bilim insanlarının hazırladığı bilimsel çalışmalar ve kamuya açık yayınlardan derlemelerle elde edilen veriler, yalnızca bilgilendirme amacıyla paylaşılmaktadır. Yayınlarımızda tanı yahut tedaviye ilişkin sağlık beyanları yer almamaktadır.

Transkrİpt


[0:00:00.240] Yaşlanma her şeyin yavaş yavaş işlevini kaybetmesi demektir. Longevity Brian

[0:00:05.080] Johnson'ın dünyası gibi olmak zorunda değil. İnsanlar ben öyle olmak istemem

[0:00:08.960] dediğinde o da ben de sizin gibi olmak istemem diyor. Biz hayatı keyif alarak

[0:00:13.000] yaşamak istiyoruz. Ancak keyif aldığımız bazı şeyler sağlığımız için pek de iyi

[0:00:17.439] olmayabilir. Bunları en aza indirebilirsek harika olur. Ama

[0:00:21.160] yaşadığımız hayata uyum sağlamamız gerekiyorsa o durumda da bir çözüm

[0:00:24.680] üretiriz. Çünkü herkes hayatı dolu dolu ve güzel bir şekilde yaşamak istiyor.

[0:00:29.039] Ben Esra Çavuşoğlu. 18 yıldır ayık bir hayat yaşıyorum. Bağımlılık hastalığıyla

[0:00:33.480] mücadelem beni beden ve zihin performansımı iyileştirmek, hayat

[0:00:37.120] kalitemi arttırmak, daha sağlıklı ve uzun yaşamak için yeni yöntemler,

[0:00:41.120] cihazlar ve takviye ürünler araştırmaya yönlendirdi. Bağımlılık hastalığı

[0:00:45.440] bioverking ve longevity alanlarındaki kendi deneyimlerimden dünyadaki son

[0:00:49.640] gelişmelere, çığır açan girişimcilerden uzman akademisyenlere, yıllardır

[0:00:53.960] yaptığım sohbetler artık her hafta Ayıktafa

[0:00:57.719] Podcast'tı. Ayık Kafa Podcast'e tekrardan hoş geldiniz. Bu hafta Doktor

[0:01:02.800] Sandra Kaufman ile yaşlanma biliminin derinliklerine inen çılgın bir program

[0:01:08.119] gerçekleştirdik. Harika ve normalinden uzun olan bu sohbeti iki bölüme ayırmak

[0:01:12.799] zorunda kaldık. İşte birinci bölümde öğrenecekleriniz sayısız ayrıntı

[0:01:17.320] arasında kaybolmak yerine Doktor Kaufman Yaşlanmayı yedi ilke adını verdiği net

[0:01:23.240] bir çerçeveyle açıklıyor. Bu ilkeler hücresel yaşlanmanın karmaşık sürecini

[0:01:28.640] yönetilebilir kategorilere ayırmış. İlk olarak DNA'nın bilgi sistemlerini

[0:01:34.000] inceliyoruz. Epigenetik değişiklikler, DNA hasarı ve telomeras kısalması gibi

[0:01:39.680] etkenlerin genetik yapımızı nasıl etkilediğini ele alacağız. Ardından

[0:01:44.759] hücresel enerjiye ve mitokondrinin kritik rolüne geçeceğiz. Zamanla azalan

[0:01:49.920] verimliliğini ve serbest radikallerin etkisinden bahsedeceğiz. Sonra sırada

[0:01:55.840] hücresel yolaklar var. AMPK, sirtuinler veor gibi yaşlanmayı

[0:02:02.320] hızlandıran ya da yavaşlatan ana yolakların hücre kaderini nasıl

[0:02:07.159] belirlediğini öğreneceğiz. Yaşlanmanın temel süreçlerini merak ediyorsanız bu

[0:02:12.319] bölümü dinleyerek hücresel düzeyde neden yaşlandığımıza dair sağlam bir temel

[0:02:17.160] edinebilir, ayrıca her kategori için takviye önerilerini öğrenebilirsiniz.

[0:02:22.319] Hatta uyku sorununuzun çözümünün sırrı bile bu bölümde. Sözü fazla uzatmadan

[0:02:27.440] hadi başlayalım. Ayıkfa'nın bu bölümünde bizi ağırlayan DSHub alanında uzman,

[0:02:32.879] yaratıcı ve girişimci ruhlu insanların buluşma noktası. Kıtaların kesiştiği

[0:02:37.440] İstanbul Boğazı'nın bu eşsiz noktasında etkinlikler ve topluluk üyeliği hakkında

[0:02:42.120] bilgiler açıklamalardaki linkte. Gedik Üniversitesi ve Gedik Vakfı'na Ayık Kafa

[0:02:47.120] Podcast'te duydukları güven için teşekkür ederim. destekleri sayesinde bu

[0:02:51.480] düzeyde bir içeriği tamamen ücretsiz şekilde sizlere sunabiliyoruz. Ve tabii

[0:02:56.040] ki Ayık Kafaya abone olan herkese teşekkürler. Ancak hala Ayık Kafay'ı

[0:03:00.800] düzenli izleyenlerin pek çoğu kanala abone değil. Bu yüzden sizden küçük bir

[0:03:05.200] ricam var. Abone ol butonuna hemen basın. Çünkü ayık kafaya abone olmanız,

[0:03:10.920] içeriği daha da geliştirmemizi ve dünyanın önde gelen uzmanlarına daha

[0:03:15.040] rahat erişmemizi sağlıyor. Abone olun, beğenin, paylaşın. Size söz veriyorum.

[0:03:20.239] Ayık kafa her gün daha da iyi olacak. Doktor Sandra Kaufman Ayık Kafa

[0:03:24.640] podcast'e hoş geldin. Bu bölüm harika olacak. İçimde öyle bir his var. Çılgın

[0:03:28.439] bir yolculuk bizi bekliyor. Dinleyicilerim ne düşünecek tam

[0:03:31.080] kestiremiyorum ama bazıları çok sevinecek çünkü sen de benim gibi diyet

[0:03:36.439] kolayı seviyorsun. Bazılarıysa aa doktor dediğin kola mı içer diyecek ama olsun.

[0:03:42.519] Hoş geldin. E teşekkür ederim. Burada olmak bir zevk. Evet bu eğlenceli

[0:03:47.000] olacak. Yani senin uzmanlık alanın çocuk anestezisi. Hala da bu alanda

[0:03:51.040] çalışıyorsun değil mi? Bu doğru ve hala

[0:03:56.680] yapıyorsun. Bir yandan da çok etkili ve güçlü bir longevity yaklaşımın ve

[0:04:01.680] kliniğin var. Bunun yanında başka işler de yürütüyorsun. Bunlardan biraz

[0:04:06.280] bahsetmek ister misin? Evet. Tabii ilk önce çocuk anestezisi

[0:04:12.079] alanında bir hekim olarak başladım. John Hopkins'de eğitim aldım.

[0:04:18.160] Florida'da bir çocuk hastanesinde 20 yıl çalıştım. Yaklaşık 10 yılda başhekimlik

[0:04:24.000] yaptım. Şu anda ise seyahat ediyor ve anestezi danışmanlığı yapıyorum. Ama

[0:04:28.720] yıllar içinde bir noktada yaşlanmaya son vermeye karar verdim. Hücre biyolojisi

[0:04:33.240] backgroundum olduğu için yaşlanmamızın sebebinin hücrelerimizin yaşlanması

[0:04:36.880] olduğunu fark ettim. E kendi yaşlanma teorimi oluşturdum.

[0:04:41.680] Şimdi ise gerçekten sevdiğim şey longevity üzerine derinleşmek ve

[0:04:45.039] dünyanın dört bir yanındaki insanlara yardımcı olmak. Miami bir kliniğim var.

[0:04:50.360] Ayda bir kez hastaları görüyorum. Bana gelemeyenler içinse uzaktan sağlık

[0:04:55.000] hizmeti veriyorum. Sonra da biraz eğlenceli bir şey yönetiyorum. Adına

[0:04:58.880] club egzozom diyoruz. Burada bu tür şeylere ilgi duyanlara egzozom

[0:05:02.560] terapileri yapıyoruz. Yani longevity'ye ilgim ve çalışmalarım sürekli büyümeye

[0:05:07.800] devam ediyor. Lisansında bitki hücre biyolojisi üzerine yapmışsın. Doğru mu?

[0:05:14.479] Hayır. Aslında lisansım sadece biyoloji ve kimya üzerineydi ama fizyoloji

[0:05:19.360] alanında yüksek lisansım var. Bu yüzden zamanımın çoğunu hücreleri inceleyerek

[0:05:24.199] geçirdim. Ve evet bunlar bitki hücreleri ama aslında çoğu oldukça benzer. Mesela

[0:05:31.080] kloroplastlar temelde tersine dönmüş mitokondrilerdir.

[0:05:35.479] Ve ayrıca bitkileri bu kadar iyi bilmen sayesinde çoğu bitki bazlı olan bu

[0:05:39.360] takviyelerin bizlere ne yaptığını gerçekten anlayabiliyorsun. Başta da

[0:05:43.479] demek istediğim gibi senin yaklaşımın gerçekten çok farklı olmasa da longevity

[0:05:49.440] yani uzun ve sağlıklı yaşam meselesine sadece hücresel bir bakış açısıyla

[0:05:55.280] yaklaşıyorsun. Ve bu yüzden de genel önerilerle mesela bazı cihazlar

[0:06:00.880] kullanmak ya da büyük müdahalelerde bulunmak gibi şeylerle ilgilenmiyorsun.

[0:06:05.800] İki kitabım var. Kofman Protocols. Yani senin protokollerinden bahsediyorlar.

[0:06:11.400] Bunu gerçekten anlamakta zorlandım. Sadece karıştırıp durdum ve dedim ki

[0:06:16.240] bunun dilini tamamen çevirmem gerek. İngilizceden Türkçeyi kastetmiyorum.

[0:06:20.919] Teknik terimler çok fazla. Bunları anlamam lazım. Peki nasıl başladın?

[0:06:25.840] Longevity alanına girmeye karar vermene ne sebep oldu? Yani aslında çok saçma

[0:06:31.720] gelebilir ama her zaman bir sporcu oldum. Tabii ki olimpiyat sporcusu

[0:06:35.240] değildim ama gerçekten çok atletiktim ve yıllarca dağcılık yaptım. Hatta bir gün

[0:06:39.560] hatırlıyorum 40'lı yaşlarımın ortalarındaydım ve bir uçurumdaki kayaya

[0:06:42.759] asılmıştım. Çünkü tırmanmaya çalışıyorduk. Yani sürekli yukarıya

[0:06:45.759] tırmanıyorsun. Birden kendini halatlar ve tüm ekipmanla birlikte bir kayaya

[0:06:49.199] asılmış halde buluyorsun. Aslında 45'imde biraz yaşlandığımı hissetmeye

[0:06:53.319] başlamıştım ve dedim ki, "Aman Allah'ım, bunu düzeltmem gerek. Ya bir noktada

[0:06:58.080] hızlanan bir ölümü kabulleneceğim ya da yaşlanıp huysuzlaşacağım ve mutsuz

[0:07:02.240] olacağım." Yaşlanma, kas kütlenizi koruyamadığınızı ya da gözlerinizin

[0:07:07.240] bozulmaya başladığını hissettiğiniz bir dönemdir. "O an gerçekten bir

[0:07:11.080] farkındalık anıydı. Artık benim bir şey yapmam gerek" dedim. Ve o zamanlar asıl

[0:07:16.879] sorun hiçbir cevap olmamasıydı. Çünkü bu yıllar önceydi ve longevity diye bir şey

[0:07:21.960] yoktu. Gerçek bilimsel literatüre baktığınızdaysa yaşlanmanın işaretlerine

[0:07:27.759] dair tek tük referanslar vardı ama kimse hücresel yaşlanmadan

[0:07:33.280] bahsetmiyordu. Mesela People dergisini elinize aldığınızda biraz E vitamini

[0:07:37.479] alın diyordu. Hepsi bu. Tamamen bencilce bir açıdan bakacak olursak dedim ki bunu

[0:07:42.800] ben çözeceğim ve uzun bir süre boyunca ailem ve arkadaşlarımın alay konusu

[0:07:47.000] oldum. Çünkü şunu diyorlardı. Birincisi insanların nasıl yaşlandıklarını çözmek

[0:07:51.840] için yüz binlerce yıldır uğraşıyorlar. Yani gerçekten bunu sen mi

[0:07:55.879] çözeceksin? Ama kararlıydım. O yüzden dedim ki neden olmasın? Ne kaybederim

[0:08:00.520] ki? Ve böylece bu yolculuğa çıkıp bunu çözmeye karar verdim. Eğer ayık kafa

[0:08:05.240] izleyicilerim için sağlıklı yaş alma longevity konusundaki yaklaşımını

[0:08:10.720] anlatmak istesen bunu nasıl tanımlarsın? uyguladığın yöntemi, yaklaşımını nasıl

[0:08:16.800] tarif edersin? Tabii bu çok kapsamlı bir soru aslında.

[0:08:21.360] Nereden başlasam? Bence yaşlanma dediğimiz şey eee her şeyin yavaş yavaş

[0:08:26.800] işlevini kaybetmesi. Bazı şeyler bu süreçte diğerlerinden daha hızlı ortaya

[0:08:31.599] çıkıyor. Genelde insanlar 40'lı yaşlarında okuma gözlüğü kullanmaya

[0:08:35.959] başlıyor. Mesela saçları eskisi gibi canlı

[0:08:39.039] olmuyor. Aynı egzersizi yapmana rağmen kilo alırsın. Bunlar herkesin

[0:08:43.839] durduramazsın dediği yaşlanmanın standart belirtileri ama ben bu süreci

[0:08:48.920] çözmeye çalıştığımda şu sonuca vardım. Dokuların işlevini yitirmesi hücrelerin

[0:08:54.279] işlevini yitirmesinden kaynaklanıyor. Çünkü en temelde biz hücrelerden

[0:08:58.519] oluşuyoruz. Eğer bir hücreyi derinlemesini

[0:09:02.440] inceleyebilirsen zamanla nelerin ters gittiğini de anlayabilirsin. Hücrenin

[0:09:07.000] bulunduğu yere bağlı olarak da hangi dokuların önce işlevini kaybettiğini

[0:09:11.200] görebilirsin. En basit örnek menopoz. Bence menopozun çok büyük bir kısmı

[0:09:16.959] enerji yetersizliğinden kaynaklanıyor. Çünkü kadın üreme sistemi hücrelerinde

[0:09:22.200] belki sadece retinayla kıyaslanabilecek kadar yüksek miktarda mitokondri

[0:09:26.560] bulunuyor. Yani menopoz aslında bir enerji kaybı. Eğer hücrelerin enerji

[0:09:32.279] üretimini artırırsan ya da bu kapasiteyi desteklersen bu tür belirtileri

[0:09:36.279] geciktirebilirsin. Peki bunu kendin için başarabildin mi?

[0:09:43.000] Buna hiç şüphe yok. Kesinlikle başardım. Şimdi bir hücrenin temeline geri dönecek

[0:09:48.560] olursak ben ofisimde oturmuş, etrafımda her yere dağılmış not kağıtlarıyla

[0:09:53.800] çalışıyordum. Ortalık tam bir felaketti ama binlerce belki on binlerce

[0:09:59.800] araştırma makalesini inceledim. Hücreleri adeta parçalayıp neden zamanla

[0:10:03.880] bozulduklarını anlamaya çalıştım. Bazı nedenler birbiriyle ilişkili

[0:10:07.880] görünüyordu. Bazıları ise tamamen alakasızdı. Sonunda yıllar süren bu

[0:10:12.519] süreçte tüm bu bilgiler yedi başlıkta toplandı ve bu yaklaşım benim teorim

[0:10:16.800] haline geldi ve böylece hepsi benim yedi temel ilke dediğim başlıklar altında

[0:10:21.959] toplandı. İstersem bunları açıklayabilirim tabii ama bazen biraz

[0:10:25.959] sıkıcı olabiliyor. Hiç sıkıcı olmaz. Hatta şöyle yapalım mı? Her bir teneti

[0:10:31.200] yani ilkeyi açıklayalım ama sadece üstünden geçmek yerine her birinden

[0:10:36.720] sonra biraz daha detaya girip örnekler verelim. Bir de izleyicilere tenet ne

[0:10:42.040] demek onu da açıklayalım. Çünkü çeviri yapacağız ama bu kelimenin anlamını

[0:10:46.440] bilmeleri güzel olur. Tamam. Yani bunlar aslında sadece kategoriler, hücresel

[0:10:51.839] süreçlerin bir nevi bölmeleri gibi. Hücrede yanlış giden ilk şey DNA'nız

[0:10:57.680] bazı

[0:11:00.560] kısımlarıdır. DNA'nız hücrenizin beyni gibidir. Daha spesifik olarak çekirdek

[0:11:06.880] içinde yani DNA'nızda temelde üç kötü şey olur. Aslında daha fazlası da var

[0:11:12.079] ama ben üçüne odaklanmayı tercih ediyorum.

[0:11:18.959] Bunlardan biri kromozomların uçları olan telomerlerin zaman içinde gittikçe

[0:11:23.639] kısalmasıdır. Yani bu birinci sorun. İkinci sorun epigenetik

[0:11:28.279] değişiklikler denen bir şeydir. Bunlar DNA'nızın üzerine eklenen

[0:11:33.399] veya çıkarılan farklı kimyasal gruplardır ve bu gruplar DNA'nın doğru

[0:11:38.639] bir şekilde üretilip üretilmeyeceğini belirler.

[0:11:42.440] ve epigenetik değişiklikler tek yumurta ikizlerinin yaşlandıkça neden farklı

[0:11:46.480] göründüğünü açıklar. Çünkü bu çevrenin DNA'nızı nasıl etkilediği ile ilgilidir.

[0:11:51.120] İşte buna epigenetik denir. Ve bu kategorideki üçüncü şey heterokromatin

[0:11:56.000] dağılımı olarak adlandırılır. Yani bu temel olarak zamanla DNA'nız çekirdek

[0:12:01.000] içinde nasıl şekillendiğidir ve aslında bunun zamanla daha az olduğunu ve çok

[0:12:06.120] düzensizleştiğini keşfettik. Ve bu DNA'nız daha açık hale geldikçe aslında

[0:12:12.240] üretilmemesi gereken şeylerin üretildiği anlamına gelir ve bu da temelde kansere

[0:12:17.440] yol açar. Eee, dolayısıyla DNA'nız bu üç

[0:12:21.600] yönünü bir şekilde kontrol altına alabilir ya da kontrol etmeye

[0:12:25.320] başlayabilirseniz tüm hastalık ve ardından ölüm riskini göreceli olarak

[0:12:29.600] azaltırsınız. Hangi yaştan itibaren yaşlanma başl? Çok güzel soru. Ben

[0:12:33.800] yaşlanmanın 35 yaşında başladığını düşünüyorum. Bazı insanlar daha erken,

[0:12:38.480] bazıları ise daha geç diyebilir. Çünkü herkes biraz farklı olacak ama

[0:12:43.079] istatistiksel olarak 35 yaş. Bunu nasıl ölçüyorsun peki? Çünkü eğer sadece bu

[0:12:49.360] hücresel süreçlere odaklanıyorsan hormonlar, kolesterol ya da başka bir

[0:12:54.800] kan testi ölçmek gibi değil. Çok daha zor.

[0:13:00.480] E doğru. Yani aslında telomerlerinizi ölçtürebilirsiniz.

[0:13:05.000] Bununla ilgili problem şu. Bu testi genellikle hücrelerden ya beyaz kan

[0:13:10.199] hücrelerinden ya da mukozadan alınan örneklerden yapıyorlar ve elde ettiğiniz

[0:13:15.560] sonuç ortalama bir değer oluyor. Farklı testler farklı sonuçlar

[0:13:21.240] verebilir. Yani birinin telomer uzunluğunu tespit etmek ve sonraki

[0:13:25.120] birkaç yıl içinde yeniden kontrol etmek istiyorsanız aynı laboratuvarı, aynı

[0:13:29.040] hücre tipini ve aynı işleme yöntemini kullandığınızdan emin olmalısınız. Bu

[0:13:33.240] size bir fikir verir. Ancak tam olarak doğru olduğunu söyleyemem. Ayrıca böbrek

[0:13:37.320] hücrelerinizin telomer uzunluğu karaciğer hücrelerinizin ya da beyin

[0:13:40.920] hücrelerinizin telomer uzunluğundan farklı olacaktır. Çünkü her biri farklı

[0:13:45.000] fiziksel stres koşullarına maruz kalıyor. Telomerlerinizi ölçebilirsiniz

[0:13:49.279] ama hastalarıma genellikle bunu yapmalarını önermiyorum. Çünkü pek

[0:13:53.160] faydalı değil. Tabii merak ediyorlarsa yapılabilir. Öte yandan epigenetiğinizi

[0:13:58.560] ölçtürebilirsiniz. Bu gerçekten ilginç. Steve Horvard 70'lerde Horvard saati

[0:14:03.920] diye bir şey geliştirdi ve DNA'nızın hangi bölgelerinin hipermetile veya

[0:14:08.759] hipometile olduğunu ölçebilirsiniz. Bu epigenetik saatlerin başlangıcıydı.

[0:14:13.680] Şimdi ise çok daha kapsamlı hale geldiler. E bunu yapan birkaç şirket var

[0:14:18.279] ve epigenetiğinizi ölçtürmek aslında fizyolojik yaşınız hakkında iyi bir

[0:14:22.560] fikir edinmenizi sağlar. Sen hangi testi kullanıyorsun? O kadar çok var ki. Ben

[0:14:27.800] de içlerinden seçip denemeyi tercih ediyorum.

[0:14:30.959] İnan ki her 6 ayda bir yeni bir tane çıkıyor. Yani aslında belirli bir şirket

[0:14:37.079] ismi vermek istemiyorum. Hayır verme. Çünkü ben o şirketlerden fazlasıyla

[0:14:41.399] nasibimi aldım ve artık onlara pek güvenmiyorum. Aynı gün aynı dakikada

[0:14:46.079] aynı şirkete ait arka arkaya yaptırdığım iki test sonuçlar farklı çıktı. Ben de

[0:14:51.639] bıraktım artık yani bu sadece. Evet haklısın. Bu olabilir. Çünkü gerçekten

[0:14:55.480] ilginç olan şu ki tüm bu testlerin henüz başındayız. Standart değiller. Gidip

[0:15:00.839] glikozu ya da kolesterolünüzü test ettirmek gibi değil. Bu çok çok komplike

[0:15:05.160] bir şey. Daha işin başındayız. 5. 10 yıl sonra birileri tüm bunları çözmüş

[0:15:10.519] olacak. Şimdilik çalışmalar var ama ben onlara hiç güvenmiyorum. Sadece bu

[0:15:15.000] testleri yaptığınızda varsayımlarda bulunmanız gerekir ki bazı insanlar için

[0:15:19.160] bu sorun değil ama bazılarını da rahatsız ediyor. Peki DNA onarımı ile

[0:15:23.320] ilgili olarak biliyorum kitapta var ama sana gelen biri için örneğin 55 yaşında

[0:15:28.199] genel olarak sağlıklı görünen biri doğrudan verdiğin bazı takviyeler ya da

[0:15:32.920] ilaçlar oluyor mu? Yani yaş itibariyla bir miktar DNA hasarı olduğunu

[0:15:37.800] varsayarak belirli şeylerle başlıyor musun? Evet. Ayrıca ilginçtir ki DNA

[0:15:43.279] hasarının onarımından bahsettiğimizde aslında bu bambaşka bir kategoriye

[0:15:47.079] giriyor ama DNA'nı onarmak için çalışan beş farklı sistem var ve bu sistemleri

[0:15:52.079] aktive etmek yani daha güçlü çalıştırmak mümkün. Bu da işin eğlenceli kısmı. Ama

[0:15:57.839] tekrar birinci ilkeye dönecek olursak örneğin telomer uzunluğundan

[0:16:01.319] bahsediyorsak çünkü bu muhtemelen en basit örnek gerçekten de telomer

[0:16:05.399] uzunluğunu ya da telomerlerin sağlığını artırmak için tasarlanmış bazı şeyler

[0:16:09.759] var. Ta65 oldukça iyidir. Astralagus oldukça iyidir. Defy time oldukça iyi.

[0:16:16.000] Ve bunların hepsi Telomer eksperti Bill Andrew'nun keşifleri. Kendisi iyi bir

[0:16:20.399] arkadaşım ve tam bir dahi. Ama benim kullanmaya başladığım ürün lityum.

[0:16:26.880] Evet. Bunu duyunca gerçekten çok şaşırdım. Hem bunu duydum hem de senin

[0:16:31.199] açıklamanı da dinledim ama sen oldukça yüksek miligramlar kullanıyorsun ve bunu

[0:16:36.880] ilaç formunda veriyorsun.

[0:16:41.800] Ama aslında öyle değil. Çünkü ben bir hekimim ve ayık kafa izleyicisinin daha

[0:16:45.959] iyi anlaması için şöyle söyleyeyim. Biz lityumu genellikle kişilik bozuklukları

[0:16:50.480] için özellikle depresyon ya da bipolar bozukluk gibi durumlarda veririz. Ve

[0:16:55.480] birini tedavi etmek için başlanan en düşük doz 300 miligramdır ve çoğu insan

[0:17:01.440] 600 ya da 900 miligrama kadar çıkar. Yani bunu azaltarak ben en düşük dozun

[0:17:07.760] 1te birini alıyorum. Yani 75 miligram. Bir hekim olarak ele

[0:17:12.799] alınca bunun yüksek bir doz olduğunu düşünmüyorum. Tamam. Peki takviye olarak

[0:17:18.839] alınan 75 miligram lityum orotate ile ilaç formundaki lityum aynı mı olur?

[0:17:25.000] İlaçları tercih ediyorum çünkü klinik testlerden geçmişler. Daha temiz

[0:17:29.400] olduklarını düşünüyorum ve dozajları da daha doğru.

[0:17:34.880] Bununla birlikte şu ana kadar lityum almanın telomerleri artıracağını

[0:17:39.559] gösteren bir çalışma yok. İnsanlar bir çalışma görmek istiyorum diyorlar.

[0:17:45.000] Hepsi dolaylı kanıt ve fikir şu: Bipolar hastalığı olan insanların istatistiksel

[0:17:50.360] olarak daha kısa telomerleri olduğu biliniyor ve 2 yıldan fazla süreyle

[0:17:54.600] lityum tedavisi gören bipolar hastaların telomerlerinin istatistiksel olarak daha

[0:17:59.200] uzun olduğu da biliniyor. Ancak normal bir insanda bu hastalık süreci olmayan

[0:18:04.159] ve 2 yıldan fazla süreyle lityum kullanan birinin telomer uzunluğuna

[0:18:07.720] bakan herhangi bir çalışma yok. Çünkü bunu yapan kişi kategoride epigenetikten

[0:18:11.720] de bahsettin. Doğru mu? Evet. Evet. Kesinlikle. Peki, epigenetiği sadece

[0:18:16.720] reçeteli ilaçlar ve takviyelerle tersine çevirebiliyor musun? Yani

[0:18:23.320] kesinlikle çevirebiliyorum. Bunun kanıtları var. Yani epigenetik temelde

[0:18:28.039] DNA'mızı nasıl kontrol ettiğimizdir. Bazı epigenetik değişiklikler dakikadan

[0:18:32.080] dakikaya, saatten saate değişirken bazıları ise nesiller boyu devam

[0:18:37.000] eder. Gerçekten ilginç bir konu. Özellikle nesiller

[0:18:40.640] açısından Dünya Savaşı sırasında hamileleri inceleyen bazı çalışmalar

[0:18:45.919] vardı ve kesinlikle yetersiz besleniyorlardı, değil mi? Bir şekilde

[0:18:50.840] bu bilgi çocuklarının ve torunlarının genetik kodlarına işledi. Bu durumda

[0:18:56.240] açlık çeken kadınların torunları her kaloriye daha fazla tutunacak şekilde

[0:19:01.159] programlandıkları için aşırı kilolu, diyabetli ve kalp hastalıklarına daha

[0:19:06.240] yatkın olabiliyorlar. Bu gerçekten ilginç bir durum. Yani aslında

[0:19:10.559] hamileyken yaptıklarınız, yaşadıklarınız gelecek nesilleri bile etkileyebilir.

[0:19:16.240] Kendi epigenetiğiniz açısından sigara içmek, kokain, eroin gibi tüm bu kötü

[0:19:21.520] alışkanlıkların insanların üzerinde epigenetik izler bıraktığını biliyoruz.

[0:19:26.320] Bu maddeler hücrelerinizin genetik bilgiyi işleme şeklini

[0:19:30.520] değiştirir. Öte yandan epigenetiğinize yardımcı olan bazı gerçekten iyi şeyler

[0:19:34.679] olduğunu da biliyoruz. Sulforofan içeren brokoli veya yeşil çay gibi besinler

[0:19:39.000] epigenetiği destekler. Aslında epigenetik yapınızın

[0:19:43.240] sağlığına son derece faydalı olan birçok polifenol örneği bulunur.

[0:19:48.960] Bu bileşikler veya diğer bileşikler yapılmış olan zararları geriye

[0:19:53.159] çevirebilir mi? Ya da hala devam eden zararı dengeleyebilir mi? Diyelim ki

[0:19:58.320] birisi sigara içmeye devam ediyor. Onlara en azından zararı dengeleyecek

[0:20:02.760] bir şey verebilir misiniz? Bu harika bir soru ve kimse bunu yapmayı denemedi.

[0:20:06.760] Gerçekten harika bir soru ama çok komik bir durum var aslında. Bir hastam var. O

[0:20:12.120] da Rus. Çok komik birisi ve elektronik sigara içiyor. Tabii ben de ona sürekli

[0:20:17.120] bunu bırakmalısın gerçekten çok zararlı. Dediğim halde yine de bu alışkanlığını

[0:20:21.640] bırakmıyor. Ancak biz onun bu elektronik sigara içmesinin zararlarını tersine

[0:20:26.280] çevirmeye yönelik bazı protokoller geliştirdik. Bunu başarabilir miyiz

[0:20:30.919] bilmiyorum ama bu kötü alışkanlıkların neden olduğu tüm sorunlara baktığınızda

[0:20:35.799] teorik olarak tamam yani bunun tam tersine işleyen bir şeyle tedavi

[0:20:41.120] edebiliriz diyebilirsiniz. İşe yarar mı? Gerçekten ölçme şansımız yok ama yani

[0:20:47.039] zararı olmaz. Ama bazı diğer şeyler var ki bunları ölçebildiğini biliyorum ve

[0:20:52.880] kendin için de yapıyorsun. Mesela şeker tüketimi gibi. Evet. Evet. Ama bu

[0:20:58.200] aslında bambaşka bir ilke. Tabii tabii. Ama demek istediğim şu ki bazı

[0:21:01.679] maddelerin kesin olarak hangi yolakları kullandığını biliyorsun. Ölçmenize falan

[0:21:06.679] gerek yok ama kokain, sigara gibi bazı zararlı alışkanlıklar söz konusu

[0:21:12.000] olduğunda zararları tam olarak ölçmek zor. Hangi organları etkilediğini tahmin

[0:21:17.679] ediyorsun ve buna göre tedavi uyguluyorsun. Bu harika bir yaklaşım. Bu

[0:21:22.400] Ayık Kafa podcastini dinledikten sonra Türkiye'den pek çok kişinin senin kapını

[0:21:27.840] çalması hiç de şaşırtıcı olmaz. Çünkü inan sigara içmek burada çok yaygındır.

[0:21:33.559] Sigara içmek gerçekten ilginç bir örnek. Çünkü sadece epigenetiğiniz için kötü

[0:21:38.240] olmakla kalmaz. Aynı zamanda çok fazla serbest radikal

[0:21:42.559] üretir. Yani sigara içmenin ne yaptığını ikiye ayırmanız gerekiyor. Bir tarafta

[0:21:47.159] toksinler var. Diğer tarafta ise serbest radikaller. Sanırım bir yerde şunu

[0:21:51.640] duymuştum. Bir sigara dumanı bir nefeste 1 milyar serbest radikal içeriyor ve bu

[0:21:55.159] vücudunuzda büyük bir tahribata yol açıyor. Bu yüzden sigara, enflamasyona

[0:21:58.480] ve kanser gibi hastalıklara yol açabiliyor. Evet, sigara içmeye devam

[0:22:01.840] etmek isteyen biri varsa serbest radikal temizleyicilerine gerçekten yoğun bir

[0:22:06.400] şekilde yönelmek gerekiyor. Ben de onlara astaksantin gibi yağda

[0:22:10.159] çözünebilen serbest radikal temizleyiciler öneriyorum. Ayrıca suyla

[0:22:14.840] çözünebilen birkaç başka seçenek de mevcut. İnsanlar genellikle kötü

[0:22:19.159] alışkanlıklarıyla geliyorlar ve biz de peki bu alışkanlıkla nasıl başa

[0:22:23.400] çıkabiliriz? Ne yaparak düzeltme sağlayabiliriz? Bence senin harika olan

[0:22:27.679] tarafın bu röportajı gerçekten sabırsızlıkla beklememin de sebebi bunu

[0:22:32.000] yapmayı bırakmalısın demek yerine eğer bu alışkanlığın varsa o zaman bunu

[0:22:36.840] telafi etmek için bir yol bulalım diyor ol. Evet. Neden olmasın? Doğru. Çünkü

[0:22:41.000] longevity Brian Johnson'ın dünyası değil.

[0:22:45.840] O tam bir deli. Onun tüm hayatı loneviti üzerine kurulu. Çocuklarının kanını

[0:22:51.159] alıyor ve hiç gün ışığı görmüyor falan. Hiç eğlenceli bir şeyler yapmıyor

[0:22:56.679] tabii bilgisayar ona izin vermediği sürece. Bu hayat değil ki. Korkunç bir

[0:23:01.240] şey. İnsanlar böyle olmak istemem dediklerinde o da ben de sizin gibi

[0:23:06.400] olmak istemem diyor. Biz hayatı keyif alarak yaşamak istiyoruz ve keyif

[0:23:11.200] aldığımız bazı şeyler sağlığımız için iyi olmayabilir. Yani onları en aza

[0:23:15.799] indirebilirsek harika olur. Ama eğer yaşadığınız hayata uyum sağlamamız

[0:23:20.279] gerekirse yapmamız gerekeni yaparız. Çünkü herkes hayatı dolu dolu ve güzel

[0:23:24.919] bir şekilde yaşamak istiyor ve hak ediyor. Evet. Bu harika. O zaman ikinci

[0:23:28.600] ilkeye geçelim.

[0:23:32.279] Harika. İkinci ilke enerji üretimi ile ilgili. Yani bu

[0:23:36.720] mitokondri eee çoğu insanın 5. sınıftan hatırlayacağını umduğum mitokondri çift

[0:23:43.080] zarın içinde yer alan küçük bir organdır ve fasulyeye benzeyen küçük dalgalı bir

[0:23:48.480] şekli vardır. Mitokondri ile ilgili ilginç olan şey bir zamanlar bir milyar

[0:23:53.600] yıl önce kendi başlarına bağımsız bir hücre

[0:23:57.480] olmalarıdır. Enerji üretme konusunda gerçekten çok iyiydiler. Ancak

[0:24:01.240] sonrasında daha az enerji üreten, daha büyük hücrelere dahil oldular ve şimdi

[0:24:04.960] karşılıklı fayda sağlayan bir ilişki kurmuş oldular. Bunun sonucunda birkaç

[0:24:08.840] önemli şey ortaya çıkar. Birincisi kendi DNA'larının olmasıdır. Yani

[0:24:13.600] mitokondriyal DNA nükleer DNA'dan tamamen farklıdır ve telomerleri yoktur.

[0:24:18.480] Çünkü dairesel bir yapıya sahiptir ve halka

[0:24:23.159] şeklindedir. Mitokondriyal DNA'ya nükleer DNA'dan farklı şeyler olur. Bu

[0:24:28.760] birinci mesele. Diğer ilginç şey ise mitokondrinin iç zarındaki lipitlerin

[0:24:34.600] standart lipitlerden oldukça farklı olmasıdır. Çünkü bunlar farklı bir

[0:24:38.679] organizmadan gelmiştir. Kardiyolipin meselesi tipik bir lipit olmaması

[0:24:43.679] nedeniyle dikkat edilmesi gereken önemli bir şeydir. Mitokondrilerde pek çok

[0:24:48.919] farklı ve garip özellik bulunur. Ama yaşlanma açısından bakıldığında nasıl

[0:24:54.080] ele alındığına bakılarak 6, 7 ya da 8 farklı şeyin yanlış gitmeye başladığını

[0:25:00.880] görürsün. Enerji üretiminin gerçekleştiği elektron taşıma zincirine

[0:25:04.679] baktığınızda zamanla bunun da düzgün çalışmadığını görüyorsunuz. Yani olması

[0:25:09.399] gereken alt birimler eksik kalıyor. Zamanla sızıntı yapar. Böylece daha

[0:25:13.640] fazla serbest radikal oluşur ki bu kötüdür. eneyde eksikliği yaşarsınız. Bu

[0:25:18.480] da iyi çalışmamasına sebep olur. Yani bu da kötü bir şey. Zamanla membrandaki

[0:25:23.159] delikler ya da gözenekler içinde zararlı maddelerin tutulmasını sağlayan yapılar

[0:25:27.799] daha fazla sızdırmaya başlar. Buna mitokondriyal geçirgenlik geçiş noktası

[0:25:32.720] denir. Mitokondrinin yöneticileri gibi çalışan sirtuin 2 ve sirtuin 3

[0:25:38.520] proteinlerinin işlevi zamanla azalır. Yani mitokondrilerde zamanla pek çok

[0:25:44.080] sorun ortaya çıkar. Bu da sadece enerji üretiminin düşmesine değil, aynı zamanda

[0:25:49.159] diğer işlevlerin de aksamasına yol açar. Örneğin mitokondriler hemoglobinin

[0:25:54.399] yapısındaki hemo yani oksijen taşıyabilen demir içeren kısmını da

[0:25:58.880] üretir. Mitokondriler yüksek enerjili bağlar içeren birçok molekül üretir. Bu

[0:26:03.399] yüzden mitokondriler işlevini yitirmeye başladığında çok fazla enerjiye ihtiyaç

[0:26:07.279] duyan dokular da zarar görmeye başlar. En çok enerjiye ihtiyaç duyan yerler

[0:26:11.240] olan yumurtalıklar, göz retinası ve beyin, mitokondriler zayıflamaya

[0:26:14.760] başladıkça ilk etkilenen organlardır. Mitokondri hasarını tersine çevirmek ya

[0:26:19.159] da en azından yavaşlatmak genel sağlığınızı ciddi şekilde muhtemelen bu

[0:26:22.880] sürece en geç 40 yaşında başlamak gerekiyor. Çünkü o yaşlardan itibaren

[0:26:28.399] çoğu kişide perimenopoz başlıyor. Görme kalitesi düşmeye

[0:26:33.230] [Müzik] başlıyor. Artık o kadar hızlı

[0:26:36.840] koşamazsınız falan filan. Peki bunu nasıl destekliyorsun? Harika bir soru.

[0:26:41.399] Yapılabilecek en kolay şeylerden biri bir numarada NAD eksikliğini gidermek

[0:26:45.960] gelir. Bu aralar popüler kültürde oldukça revaçta. Nade nikotinamit AD'nin

[0:26:52.520] dinükleotidir ve ATP'nin enerji merkezi olarak kabul edildiğinden bahsederiz.

[0:26:58.440] Çünkü vücudumuz bunu üretir. Ancak nadeniz yoksa ATP üretemezsiniz. Bu

[0:27:04.200] biraz kafa karıştırıcı olabilir ama nadat yaşlandıkça daha fazla kullanılır

[0:27:08.600] ve daha az üretilir. Bu da önemli bir eksikliğe yol açar. Bu yüzden na

[0:27:13.440] tedarikinizi artırmanın yolları üzerinde çalışıyoruz. Bunu yapmanın birkaç farklı

[0:27:17.720] yolu var. Örneğin nadiye dönüşen nikotinamit ribozit alabilirsiniz. Yani

[0:27:22.520] NR ya da yine nadiye dönüşen nikotinamit mononükleotit yani NMN alabilirsiniz.

[0:27:28.840] Ayrıca nadiyi doğrudan vücudunuza enjekte edebilirsiniz. Ancak nad'ın

[0:27:33.279] bağırsakta alıcıları olmadığı için onu hap olarak alırsanız sisteminize

[0:27:37.559] karışmaz. Ancak liposomal formda olursa emilebilir. Bunun üzerinde çalışmalar

[0:27:42.399] devam ediyor. Ayrıca patch ya da burun spreyi gibi yöntemlerin de üzerinde

[0:27:46.640] çalışılıyor. Şu anda insanlar daha fazla Nade öncüsü almak için bu konuda bir

[0:27:50.799] tartışma var. Evet. Fazla NAD alımıyla ilgili daha fazlasını vermek yerine bu

[0:27:56.919] atıkları nasıl engelleriz diye düşünüyorlar. Çünkü CD38 ve NMNBT

[0:28:02.559] konusunda endişeleri var. Evet, doğru. Yeterli miktarda NED

[0:28:08.799] almalısınız. Gerektiğinden fazla da olmamalı, az da. Eğer çok alırsanız.

[0:28:14.919] Peki miktar olarak neyi çok fazla buluyorsun? Bununla başlayalım. Sorun şu

[0:28:19.519] ki Esra herkes farklıdır. Herkes tamamen farklıdır.

[0:28:24.880] Metabolik hastalığınız ya da bir tür enflamasyonunuz varsa daha fazla NAD'yi

[0:28:29.399] harcıyorsunuz demektir. Yani gerçekten söylemek çok

[0:28:33.320] zor. Jen Infinity bunu ölçmenin yolları üzerinde çalışıyor ama yine de yeterli

[0:28:38.120] miktarda olup olmadığını kolayca anlayabileceğiniz bir noktada değiliz.

[0:28:41.840] Ben de bunu klinik belirtilere göre yapıyorum. Bana gelen insanlar

[0:28:45.559] genellikle çok yorulmuş oluyorlar. Onları güçlendiriyoruz. Sonra iyi bir

[0:28:48.880] enerjiye sahip oluyorlar ve ardından biraz geri çekiliyoruz. Bu da muhtemelen

[0:28:52.240] oldukça makul bir yaklaşım. Aşırı nad negatif geri bildirim döngülerine yol

[0:28:56.760] açar. Bu metabolitlerden biri nigotinamit kısmıdır ve sirtuinlerinizi

[0:29:01.399] kapatır. DNA onarım yeteneğinizi engeller. Yani çok fazla olmamalı. Orta

[0:29:07.080] seviyede miktarlar tercih ederiz. Başka bir şey ise ekstra NAT takviyeleri almak

[0:29:12.240] yerine kullanımını azaltmaktır. Eski bazı işlevler için

[0:29:15.919] ekstra ne diye ihtiyacınız var ama bazıları için ise çok daha az miktarlar

[0:29:18.840] yapar. Kafam karıştı. Kullanımı azaltabilirsin derken ne demek

[0:29:21.919] istiyorsun? E tamam. Şimdi yani ned üretiyoruz ve sonra onu bir şeyler için

[0:29:26.080] kullanıyoruz. Tamam mı? Ne demek istediğini anladım ama sadece nasıl

[0:29:30.039] çalıştığını anlamadım. Bak şöyle. Yapmamız gereken şey gerekmeyen şeyler

[0:29:35.919] için nade kullanımını azaltmak ve senin de bahsettiğin CD38 tam olarak buna

[0:29:41.159] örnek. CD38 çoğunlukla bağışıklık hücrelerinin yüzeyinde bulunan bir

[0:29:45.760] enzimdir. Bazı diğer hücrelerde bulunsa da esas olarak iltihapla ilişkili

[0:29:50.200] hücrelerde yer alır. CD38 enflamasyon süreci ile birlikte aktif hale gelir ve

[0:29:55.960] Ned'yi tüketmeye başlar. Bu yüzden ona nedir. Yani hem Ned'yi azaltır hem de

[0:30:02.120] enflamasyonu artırır. Eğer CD38'i engelleyebilirsek hem enflamasyonu hem

[0:30:07.679] de bu yolla harcanan ned miktarını azaltmış oluruz. Çünkü aslında yapmak

[0:30:11.559] istediğimiz şey Ned'yi gerçekten ihtiyaç duyduğumuz işler için saklamak.

[0:30:16.080] Vücudumuzda Ned'ye bağlı yaklaşık 500 farklı reaksiyon var. Hepsini engellemek

[0:30:20.640] istemiyoruz. Sadece gereksiz olanların nadi tüketmesini önlemeye çalışıyoruz.

[0:30:24.880] Yani CD38'i hedef almak gerçekten mantıklı. Bunu engellemenin en etkili

[0:30:29.279] yollarından biri de takviye olarak bulunabilen Apigenin adlı madde papatya

[0:30:33.519] çayında doğal olarak bulunur. Bu yüzden eğer NAD takviyesi alıyorsanız genelde

[0:30:38.519] biraz dozunu azaltın üzerine apigenin ekleyin derim. Ayrıca şunu da unutmamak

[0:30:44.000] gerekiyor. Eğer çok fazla enemeyen alırsanız ve vücudunuz bunu işleyecek

[0:30:48.279] enzimleri yeterince üretemiyorsa nöronlarda bozulma yani sinir hasarı

[0:30:52.519] oluşabilir. Bu nedenle doz önemli. Bunu yapan enzimi artırmanın yolu aslında

[0:30:57.639] yeşil çaydan geçiyor. Yani ideal kombinasyon. Biraz Nade takviyesi,

[0:31:03.919] apigenin ve yeşil çay. Takviye olarak one

[0:31:09.679] M& biliyor musun? Herkes biliyor ki bu işte para var.

[0:31:14.880] İnsanlar bu alana milyarlarca dolar harcıyor. Bu yüzden herkes ya farklı bir

[0:31:20.279] öncü madde, takviye bulmaya, ya metabolizmayı etkilemeye ya da emilimi

[0:31:25.919] artırmaya çalışarak piyasada öne geçmenin yolunu

[0:31:30.360] arıyor. Ama özünde amaç nadenin erişilebilirliğini artırıp kullanımını

[0:31:35.320] azaltarak dengede olduğun yani vücudun ihtiyacı olan ideal seviyeye ulaşmak.

[0:31:41.600] Podcast'e hazırlanırken kitabının sayfalarını karıştırıyordum. Mesela

[0:31:46.639] moleküllerden biri olan fisetine gözüm takıldı. Sonra dolabıma gidip üzerindeki

[0:31:52.639] miligram değerine baktım. Sanırım ben de dahil pek çok kişi en yüksek dozlu ürünü

[0:31:59.399] satın almayı tercih ediyor. Oysa sen günlük kullanım için 40 50 ya da 100

[0:32:05.480] miligram gibi daha düşük dozlar öneriyorsun. Benim elimdekine baktım.

[0:32:10.240] Tam 400 miligram. Reçetesiz satılan bu takviyelerin ne kadar güçlü olduklarını

[0:32:16.440] bilmeden dozlarını ayarlamak gerçekten çok

[0:32:24.559] zor. Kesinlikle hiç şüphe yok. Benim felsefem ise öncelikle hangi takviyeleri

[0:32:29.840] alacağınıza karar vermekle başlamak. Yani çözünürler mi, çözünmezler mi,

[0:32:35.240] biyoyararlanımları nasıl gibi soruları göz önünde bulundurmak gerekiyor.

[0:32:39.519] Ardından insanlar ne kadar almalıyım diye soruyor. Cevap her zaman şu oluyor.

[0:32:44.159] Eğer tek veya iki şey alacaksanız hedefinize ulaşmak için oldukça yüksek

[0:32:48.200] bir doz almanız gerekebilir. Ancak aynı noktaya ulaşmak için birden fazla ve

[0:32:52.840] birbirini destekleyen takviye alıyorsanız çok daha düşük dozlar

[0:32:56.519] yeterli olacaktır. Bunu her zaman açıkça söylerim. Günde 70 tane bazısı takviye

[0:33:01.960] bazısı da ilaç olan destekler alıyorum ama çok daha küçük dozlar alıyorum.

[0:33:05.799] Çünkü amacım sinerjik moleküler etkileri optimize ederken herhangi bir potansiyel

[0:33:11.399] yan etkiyi en aza indirmek. Bu dozlarla ilgili bilmeniz gereken bir diğer şey

[0:33:16.000] ise bu dozların bu şirketler tarafından üretilirken tamamen ve tamamen

[0:33:20.519] tahminlerden ibaret olduğudur. Bunlar tamamen tahminler ve genellikle fareler

[0:33:25.440] üzerinde yapılan çalışmalarla belirleniyor. Ama aslında fare ve insan

[0:33:29.080] dozlarını ayarlamak için bir formül var. Ama bu her zaman doğru olmayabilir.

[0:33:32.720] Çünkü çözünürlük ve dağılım hacmi gibi faktörler devreye giriyor. Anestezi de

[0:33:37.320] böyle bir şey. İşte bunu ben insanları ameliyat için uyuturken belirliyorum.

[0:33:41.760] Bir diğer mesele ise bu çalışmaların kısa vadeli olması. Yani insanlar

[0:33:45.159] üzerinde yapılan çalışmalar bile genellikle 2 3 4 ay sürüyor ve bu insan

[0:33:49.440] dünyasında uzun vadeli bir çalışma olarak kabul ediliyor. Ve eğer bu

[0:33:53.200] takviyeleri yıllarca alacağınızı varsayıyorsanız gerçekten yıllar boyu

[0:33:58.240] yüksek dozda almaya ihtiyacınız var mı? Sanırım cevabı hayır. Makul bir doz

[0:34:04.039] yeterli ama aşırıya kaçmak gereksiz. NAD hakkında yaptığım podcast'i dinledim

[0:34:11.079] ve mitokondriyal enerji konusunda gerçekten önemli bir konuya

[0:34:15.760] değiniyorsun. Fakat toplumda aslında bahsedilmeyen bir nokta var. İnsanların

[0:34:22.040] aynı anda hem gazı hem de freni kullanması gerektiği yani temkinli ve

[0:34:27.679] dengeli olmalı. Evet. Ve diğer önemli bir konu da şu ki dışarıda oldukça

[0:34:32.960] yaygın olan bir şey iyiyse fazlası daha iyi olur fikri ama bu tıpta geçerli

[0:34:38.720] değil. Genellikle herkes için farklı olabilecek ideal bir aralık vardır. Bu

[0:34:43.320] aralık fayda sağlarken zarar vermeyen bir dengeyi ifade eder. Çok fazla naat

[0:34:49.159] diğer takviyeler gibi zararlı etkilere yol açabilir. Aslında fazla nağadın

[0:34:53.679] fazla nikotinamit üretmesine neden olduğunu biliyoruz ve bu da negatif geri

[0:34:57.960] bildirimlere yol açarak metilleme sürecine

[0:35:00.599] girer. Bu hücrelerinizdeki tüm metil gruplarını tüketir. Bu da birincisi

[0:35:05.240] iltihaplanmaya yol açar ve ikincisi de hücrenin epigenetik imzasını değiştirir.

[0:35:10.400] İnsanlar bunu bildikleri için genellikle bunu telafi etmek için glisin ya da

[0:35:14.839] trimetilglisin almayı tercih ederler. Cevap aslında şu: O kadar fazla almayın

[0:35:20.079] ama tamamen almayın demiyorum. Daha az almayı tercih edin diyorum. Çünkü her

[0:35:23.839] şeyde olduğu gibi aşırı almak her zaman iyi sonuçlar doğurmaz. Şimdi 3üncü

[0:35:28.480] ilkede mi sıra? Elbette 3üncü ilkeye geçelim. Ben 3üncü ilkeye yolaklar

[0:35:33.040] diyorum. Bu ilke bazı genlerin enzimlere ve proteinlere dönüşerek hücresel

[0:35:38.440] dengeyi yani longevity açısından bedenin nasıl işleyeceğini belirlediği fikrine

[0:35:44.160] dayanıyor. Bu yolaklar içinde ben bunu dört temel başlığa ayırıyorum. Birincisi

[0:35:49.960] sirtuinler. Sirtuinler deasetilaz yani asetil

[0:35:54.200] gruplarını uzaklaştıran enzimlerdir. Vücudunuzdaki her hücrede bulunurlar ve

[0:35:58.119] toplamda 7 tanedir. 1, numaralı sirtuinler hücre çekirdeğinde yer alır.

[0:36:03.160] 3, 4 ve 5 mitokondride bulunur. 2 numaralı sirtuin ise hücre içinde

[0:36:07.440] dolaşır. Sabit bir konumu yoktur. Ve bunlar hemen hemen her şeyin nihai açma

[0:36:11.920] kapama düğmesi gibidir. 30'lu ve 40'lı yaşlara geldiğinizde sirtuin aktivitesi

[0:36:17.000] azalır. Bu da hücresel dengeyi kaybettiğiniz anlamına gelir. Bu yüzden

[0:36:21.119] insanlar eskisi kadar iyi uyuyamaz. Bu yüzden vücut yağı farklı şekilde

[0:36:25.599] depolanır. DNA'nız onarımını gerektiği gibi yapamazsınız.

[0:36:30.160] Enerji kaynağı olarak şekeri mi yoksa yağları mı kullanacağınızı etkiler?

[0:36:35.520] Örneğin mitokondride bulunan sirtuin 3 yağları kullanıp kullanamayacağınızı

[0:36:40.960] kontrol eder. Ve ben sirtuin eksikliğinin insanların yaşlandıkça

[0:36:45.800] lipit seviyelerinin yükselmesine neden olduğuna inanıyorum. Çünkü artık gençken

[0:36:50.560] yaptığınız gibi yağlarınızı enerjiye dönüştüremezsiniz.

[0:36:54.040] Kısacası sirtuinler böyle çalışıyor. Çok ilginç gerçekten. Sirtuinleri sık sık

[0:36:58.280] duyuyordum ama bu kadar detaylı bilmiyordum. Bedenin bu kadar hayati

[0:37:01.800] işlevini yönettiklerini hiç fark etmemiştim. Kesinlikle muazzamlar. Ve

[0:37:06.000] bence haklısın Esra. İnsanlar burada asıl noktayı kaçırıyor. Eğer

[0:37:09.960] sirtuinlerin düzgün çalışmıyorsa hücresel denge tamamen bozulmaya

[0:37:14.400] başlıyor ve istediğin kadar farklı takviye al. Asıl ihtiyacın olan şeye

[0:37:19.480] ulaşamıyorsun. Mesela bana gelen en yaygın şikayetlerden biri uyku. Bu

[0:37:24.480] konuda bir sirka diyen ritim dersi vermiştim. Konu uykusuzluk olunca ben de

[0:37:29.280] hemen elimi kaldırıyorum. Hızlıca özetlemek gerekirse uyutmaya yarayan iki

[0:37:33.880] protein, uyandırmaya yarayan iki protein ve

[0:37:38.800] osilatör döngülerini değiştiren iki protein

[0:37:42.560] bulunuyor. Bunların tümünün üretimi sirtuinler ve nadi tarafından kontrol

[0:37:47.520] edilir. Özellikle sirtuin 1 ve sirtuin 6 tarafından.

[0:37:53.920] Yani tekrar bu işin kökenine dönecek olursak kısacası sirtuinleriniz 40

[0:37:58.640] yaşınıza geldiğinizde çalışmaz hale gelirse ve nadi seviyeniz düşükse sirka

[0:38:03.680] diyen ritminiz bozulur ve bu da uyku sorunlarına yol açar. Ve siz uyurken

[0:38:09.079] saat kontrol geni denen bir şey vardır. Ve böylece bu döngü genomunuzun esasen

[0:38:14.760] %40'ını kontrol

[0:38:18.319] eder. Eğer uyumuyorsanız sadece yorgun düşmekle kalmazsınız. Aynı zamanda

[0:38:23.560] genetik yapınızın %40'ı yani DNA onarımı, protein onarımı, hafıza

[0:38:29.200] pekiştirme gibi önemli işlevler de zarar görür. Herkes uyku düzenini iyileştirmek

[0:38:34.000] için Z Gyers'ı yani biyolojik saatinizi düzenleyen çevresel faktörleri konuşur.

[0:38:39.640] İşte mavi ışık filtresi kullanın, TV izlemeyin, geç saatte yemek yemeyin,

[0:38:44.440] daha az kafein için gibi. Ama bunların hiçbiri gerçek sorunun kaynağı değil.

[0:38:49.160] Gerçek sorun sirtuin eksikliği. İnsanları doğru sirtuin ve nat dengesine

[0:38:54.319] oturtmaya başladığımda ve belki de sirka diyen ritmi etkileyen birkaç diğer şeyi

[0:38:58.640] de eklediğimde bu sorunlar hızla ortal üzerinde biraz daha durabilir miyiz?

[0:39:02.680] Çünkü uyku hakkında hiç program yapmadım açıkçası. Çok fazla detaya girmeyeceğiz

[0:39:06.599] ama yani sorumu tam olarak nasıl formüle

[0:39:11.440] edeceğimi bilemiyorum ama anlattığın eğer birinin yeterli nadı varsa ama

[0:39:16.280] sirtuinleri eksikse durum daha da kötüleşiyor gibi görünüyor. Çünkü

[0:39:20.839] enerjiniz var ancak durduracak bir mekanizma yok. Doğru mu? Anladım. Durdur

[0:39:26.480] Esra. Yani tam olarak öyle değil. Durumu analiz etmeye çalışıyorum. Hadi bir

[0:39:30.079] saniyeliğine nada geri dönelim. Çünkü bu yardımcı

[0:39:34.680] olabilir. Eee, nadelde iki ana kategoriye ayrılır.

[0:39:41.040] Birinci kategori enerji üretimi için mitokondride yer alır. Elektron taşıma

[0:39:46.520] zincirinde mitokondrial matrikstedir. Glikolizde yer alır. Ama eğer nadınız

[0:39:51.680] yoksa tüm enerji sistemleri başarısız olur. Ama bu konu içinde ya da bu

[0:39:57.920] kategori içinde diyelim ned molekülünü yok etmiyoruz. sadece protonları hareket

[0:40:02.640] ettiriyoruz. Yani NAD, NADH+ gibi moleküller sürekli olarak ileri geri

[0:40:08.760] gider. Biz molekülü parçalayamıyoruz. İşte bu

[0:40:12.720] birinci kategori ise vücutta yer alan 500 enzimatik

[0:40:18.319] reaksiyondur. Bu anlamda molekülü parçalıyoruz. Yani onu kullanıyoruz,

[0:40:22.920] değil mi? Ve bu kategori sirtuinlerle ilgilidir. NYD molekülünü sirtuin

[0:40:28.960] sürecinde kullanmak için

[0:40:33.240] parçalarız. Eee, onu DNA'nızı onarmak için parplarda yani DNA hasarını onaran

[0:40:39.079] enzimlerde parçalarız. Yani burada molekülü gerçekten parçalayıp

[0:40:44.640] kullanıyoruz. Peki vücudunuz karar vermek zorunda kaldığında eğer en

[0:40:49.400] eksikse ne olacak? Bu durum bağlanma afiniteleri ile

[0:40:54.240] ilgili. Yani hangi sistem molekülü kendine daha yakın çekiyor ve bu yüzden

[0:41:00.520] sirtuinler geri planda kalıyor. Örneğin bir parp ve bir sirtuin son kalan'yi

[0:41:07.240] çekiyorsa sirtuinler her zaman geri planda kalır. Bu da şu anlama gelir.

[0:41:12.480] Hücresel dengeyi her şeyden önce kaybedersiniz. Bunu insanlar üzerinde

[0:41:17.200] gözlemleyebilirsiniz. Çünkü insanlar öncelikle bu tür

[0:41:20.760] sorunlardan şikayet ederler. İşte tam da bu yüzden birçok

[0:41:25.280] kişi kilo alıyorum ya da uyuyamıyorum diyor. Yani hücresel biyolojinin temel

[0:41:31.359] unsurlarını geri eklediğinizde hücreler daha verimli çalışır, organlar da daha

[0:41:36.760] iyi işler ve bu da genel sağlık durumunuzu

[0:41:40.680] iyileştirir. Şimdi sana kendimle ilgili bir şey anlatayım. Benim gerçekten uyku

[0:41:45.920] problemim var. Sanırım bunu uyuşturucu kullanırken berbat ettim. Neyse ama

[0:41:51.160] gelecek ay 19 yıldır ayık olacağım. Ama uyku düzenim her yıl daha da

[0:41:56.000] kötüleşiyor. Kötüleşiyor derken sabahları enerjik uyanıyorum. Enerjim

[0:42:00.960] var ama geceleri 78 kez uyanıyorum. Evet her saat başı gibi. Sonra dedim ki hadi

[0:42:07.079] bir uyku testi yapayım. Tonlarca para ödeyip uyku testi

[0:42:12.079] yaptırdım. Neyse ki bugünlerde evde yapılan testler var ama yine de bazı

[0:42:16.119] cihazlar takılıyor falan. Neyse bir şey bulamadılar. Sonra adam bana döndü.

[0:42:20.880] Harvard'da okumuş biri. "Bu psikolojik olabilir." dedi. Ben de yani işte

[0:42:27.240] stelette ganglon blokajı yaptım. Bunu yaptım, şunu yaptım. Hiçbir şey

[0:42:31.240] değişmedi dedim. Bir sürü ilaç alıyorum. Uykuya dalabiliyorum. Ama şimdi senin

[0:42:36.720] konuşmanı dinledikten sonra hım galiba bir şey eksik ve bunu yerine koymanın

[0:42:41.680] bir yolu var gibi görünüyor diye düşünüyorum. Evet. Evet var. Çünkü eğer

[0:42:46.520] dört temel protein üretmezseniz uyuyamazsınız. Mesela melatonin süreci

[0:42:51.200] başlatır ve sizi uyutur. Kimileri bunu, kimileri de benzodiazapin tarzı ilaçları

[0:42:55.839] kullanır. Ama uykuda kalmaya devam edebilmek için vücudun dört temel

[0:43:00.040] proteini üretmesi gerekir. Clock ve buya geçmenizi sağlar. Period ve cryptochrom

[0:43:06.160] ise sizi sabah uyandırır. Bu işleyiş böyle ilerliyor. Ama sonra sistemi biraz

[0:43:11.000] yönlendirmek mümkün. Çünkü devreye iki enzim giriyor. Rev ve ROR alfa. Biri

[0:43:15.760] uyarıcı yani agonist. Diğeri baskılayıcı yani antagonist. Bunlar birlikte

[0:43:19.760] çalışarak vücudun uyku uyanıklık döngüsünü belirleyen salınım paternini

[0:43:23.079] şekillendiriyor. Ama bu temel mekanizma yerli yerinde değilse bunlar ölçülebilir

[0:43:26.920] şeyler mi yoksa hastanın anlatımlarına mı dayanıyor? Eğer bir laboratuvarda

[0:43:30.800] olsaydınız ya da bir laboratuvar hayvanı olsaydınız bu değerleri ölçebilirdik.

[0:43:35.960] Ciddi söylüyorum. Çünkü fareler üzerinde yapılmış binlerce çalışma var. İlginç

[0:43:40.640] olansa farelerin gececi olmaları. Bizse değiliz değil mi? Yani ya normal bir

[0:43:45.839] fareyi gececi hale getiriyorlar ya da bizim zaman dilimimize uygun çalışan

[0:43:50.160] özel bir fare tasarlamışlar. Ama insanlarla yapılmış birçok çalışma var

[0:43:54.680] ki bu tür şeyleri ölçmek mümkün. Fakat gidip herhangi bir kan testi

[0:44:00.000] laboratuvarında bu testleri yaptıramazsınız. Çünkü bu tıbbı ele

[0:44:04.119] almanın oldukça yenilikçi bir yolu. Peki bu dört proteinden yoksun olan

[0:44:08.960] hastaların için ne kullanıyorsun? Yani bu proteinleri daha aktif hale

[0:44:14.240] getirebilirsiniz. İlk olarak sirtuinden bahsedelim. Özellikle sirtuin 1 ve

[0:44:18.119] sirtuin 6. Sirtuin 1 ve sirtuin 2'yi aktive etmek için kullanılabilecek

[0:44:22.359] başlıca maddeler pterostilben ve resveratroldür. Birkaç başka seçenek

[0:44:26.079] daha var ama en etkili olanlar bunlar. Sirtuin 2 ve sirtuin 6 ise fukoidinle

[0:44:30.800] aktive olur. Fukoidin de şudur. Aglerden elde edilen bir bileşiktir. Daha doğrusu

[0:44:35.559] deniz yosunundan gelir. Toz haline getirilmiş deniz yosunundan üretilir. En

[0:44:39.200] kaliteli olanları Japonya, Kore gibi Asya bölgelerinden gelir. Yani burada

[0:44:43.240] önemli olan sirt 2 aktivasyonu. Tabii en seviyelerinizin de yeterli olması

[0:44:47.880] gerekiyor. Sonrasında bazı destekleri ekleyebilirsiniz. Mesela ror alfa

[0:44:52.280] agonistleri en etkilisi nobilitin portakal kabuğundan elde ediliyor.

[0:44:57.119] Ayrıca işe yaradığı bilinen bazı destekler de var. Örneğin selenyum

[0:45:01.480] oldukça faydalı. Bunların dışında birkaç ek madde daha var. Ama çoğu kişi sadece

[0:45:05.800] bu kombinasyonla bile oldukça iyi sonuç alıyor. Şimdi de biraz kişisel bir şey

[0:45:10.720] soracağım. Çünkü büyük ihtimalle bu takviyeleri sipariş edeceğim. Mobilitin

[0:45:14.800] demiştin. Portakal kabuğundan geliyor. Tabii sadece portakal yemekle olacak bir

[0:45:18.839] şey değil bu. eee, bir takviye sonuçta bir konuşmanı dinledikten sonra

[0:45:24.359] araştırdım hatta Dave Espray ile olan sohbetinde de bahsetmiştin. Peki bunun

[0:45:29.640] belli bir dozu var mı? Mesela 200 miligram, 500 miligram, 1000 miligram

[0:45:35.640] gibi. Yoksa biraz deneye deneye mi buluyorsun en uygun miktarı? Gerçekten

[0:45:41.880] bilmiyoruz. Genelde insanlara düşük dozlarla başlatıyorum. Sonra da nasıl

[0:45:45.880] hissettiklerine göre yavaş yavaş artırıyoruz.

[0:45:49.559] Bir de şu var. Uyku çok garip bir şey. İnsan ne kadar uzun süre iyi uyuyamazsa

[0:45:54.319] o kadar kaygılı hale geliyor. Bu noktada artık fizyolojiyle değil uyuyamama

[0:45:58.839] kaygısıyla mücadele ediyorum. Bu yüzden de lityum gibi biraz sakinleştiren bir

[0:46:03.640] şeyle bu desteklerin kombinasyonu işe yarıyor. Sonra insanlar resmen zombi

[0:46:08.000] gibi uyuyor. Bu inanılmaz bir şey yani. Öyle değil mi? Bana gelen bazı

[0:46:14.720] insanlar o kadar uykusuzluk kaygısıyla dolu oluyor ki sanki onlara

[0:46:18.800] sakinleştirici iğne yapsam bile yine de stresli

[0:46:22.520] olurlar. Bu yüzden onlara diyorum ki şu ağa yüzüğünü çıkar. Çünkü seni asıl

[0:46:27.160] strese sokan o. Mesela bazı erkekler var uyku verilerini sanki testosteron

[0:46:31.480] yarışına girer gibi birbirleriyle kıyaslıyorlar. Gerçekten yüzüğün ne

[0:46:35.359] dediğinin ne önemi var. Asıl önemli olan vücudunun ihtiyacı olan uykuyu alıp

[0:46:39.440] almadığın. O yüzden hep şunu söylüyorum. Stresi azalt, kaygıyı azalt, zihinsel

[0:46:43.920] takıntıyı bir kenara bırak. Hücrelerini düzeltmeme izin ver. Ondan sonra zaten

[0:46:47.559] uyuyorsun. Geçmişte bana uykuyla ilgili travma sonrası stres bozukluğun olabilir

[0:46:52.440] dediler. Artık umurumda değil biliyor musun? Gece bin kere uyanıyorum sonra

[0:46:57.240] tekrar uyuyabiliyorum. Neyse ki ama biliyor musun annem de böyle biri. Sabah

[0:47:02.599] ilk konuşmamız genellikle yine uyuyamadım diye başlar. Ben de derim ki,

[0:47:08.200] "Anne sen hiçbir şey kullanmıyorsun ama hep şikayet ediyorsun." Genelde 45 gece

[0:47:14.559] böyle geçiyor. Sonra 6 gecede öyle yorgun oluyor ki bir güzel uyuyor.

[0:47:20.480] Bunlar gerçekten önemli notlar. İnsanlar bana özel mesajlar yağdırıyor. Çünkü

[0:47:26.440] uyku sorunumu biliyorlar. Artık umursamıyorum diyorum onlara. Bir şey

[0:47:31.160] bulabildim mi diye soruyorlar. İşte bu bölümde onlara da cevap vermiş oldum.

[0:47:35.880] Çok teşekkür ederim. Pekala 3üncü ilkenin zamanı geldi mi?

[0:47:42.160] Yine kısaca yolakla ilgili devam edelim. İki uç nokta var. Pik, Kinaz ve MTOR. Bu

[0:47:47.400] ikisi enerjin ne kadar diye ölçüyor ve sonra bazı süreçleri ya açıyor ya

[0:47:51.960] kapatıyor.

[0:47:56.280] Yens kinaz enerjini ölçüyor. ATP vücudun enerji parası

[0:48:02.000] gibidir. İe enerjinin azaldığını gösteren işaret. Yani tek fosfatlı ile 3

[0:48:08.720] fosfatlı molekül arasındaki fark gibi düşünebilirsin. Aslında bu yüzden kalori

[0:48:14.200] kısıtlaması diyetleri etkili oluyor. İşte bu mekanizma onları

[0:48:20.880] çalıştırıyor. Çünkü vücuduna enerjin yok dediğinde [ __ ] pikinaz devreye giriyor ve

[0:48:26.640] bu da hücrede longevity ilgili bir dizi süreci başlatıyor. MTOR'u rapamicinle

[0:48:32.520] blokluyorsun değil mi? Yani Emtor [ __ ] pikinazın tam

[0:48:37.720] tersidir. Emptor enerjiyi hissediyor ve tamam şimdi yapım moduna geçiyoruz

[0:48:42.920] diyor. Daha fazla protein üretmek farklı şeyler yapmak derken çok enerji harcar.

[0:48:48.760] Bu bir süreliğine dinlenip enerjini korumakla tamamen ters. Emptor'u

[0:48:53.200] engellediğinde hücrelerin sağlığını gerçekten belli bir seviyede

[0:48:57.000] iyileştirmiş oluyorsun. Benim bu konudaki sorunum hızlı

[0:49:00.760] yenilenen hücrelerin de yenilenme yeteneğinin engelleniyor olması. Mesela

[0:49:04.680] hipokampustaki hücre yenilenmesi çok hızlıdır. Bağırsak duvarları da aynı

[0:49:08.160] şekilde çok hızlı yenilenir. Kırmızı kan hücresi yenilenmesi çok hızlıdır, değil

[0:49:12.520] mi? Bu yüzden tamamen devre dışı bırakmaya inanmıyorum. Rapamisin tam

[0:49:16.760] olarak bunu yapıyor. Ben Emtor'u kısmen baskılamaya inanıyorum. EMP agonistleri

[0:49:22.160] ise aslında Emtor'un karşıtı gibi çalışıyorlar.

[0:49:26.040] Yani senin için aralıklı Rapamis'in kullanımı da aynı mı? Mesela protokol

[0:49:31.079] genellikle haftada bir 4 ya da 6 miligram oluyor diye biliyorum. Evet.

[0:49:35.119] Herkes bunu anlamaya çalışıyor. Bence çok yanlış olabilir diye düşünüyorum.

[0:49:39.160] Aslında tam da öyle işlemiyor. Artıları da eksileri de var. İnsanlar da peki ya

[0:49:44.799] sadece az miktarda kullanırsan ne olur diye bu sorunun cevabını arıyorlar. Daha

[0:49:49.079] tam olarak bilimsel bir sonuç çıkaramadılar. Doğru. Burada bir

[0:49:52.280] varsayım oyunu var. Yoksa herkes her gün kullanın derdi. Hepimiz bunun gerçekten

[0:49:57.599] kötü bir fikir olduğunu biliyoruz ama tam olarak ne kadar kötü olduğunu

[0:50:00.960] bilmiyoruz. Haftada sadece bir gün az miktarda almak yeterli mi yoksa yine de

[0:50:05.720] zararlı mı bunu bilmiyoruz. Kendimi makul biri olarak görüyorum. Eskiden

[0:50:09.799] yaşlandıkça böyle düşünürdüm ama şimdi yaşam süremin henüz çok başındayım diye

[0:50:14.000] düşünüyorum. Bu yüzden hızlı yenilenen hücrelerimi olası bir riski göze alamam.

[0:50:19.000] O yüzden Rapamis'in kullanmıyorum. Ve kitabında da bunun yerine ne

[0:50:21.760] alabileceğimizi yazmışsın. Bir sürü seçenek var. Kesinlikle.

[0:50:25.760] Tamamdır. Teşekkürler. Yani bu da yolaklardan bir tanesi idi. Bir sonraki

[0:50:29.880] kategori benim kalite kontrol dediğim şey.

[0:50:35.040] İlginç bir isim. Güzel isim bu. Eğer hücrelerimiz birer fabrika ise bazen

[0:50:39.960] işlerin her zaman olması gerektiği gibi üretilmediği fikridir. Değil mi? bir

[0:50:43.920] şeyler bozulur. Yani bu 5 adet olan DNA onarım

[0:50:48.880] mekanizmalarıdır. Bunlar protein onarım sistemleri olan yani proteostaz ve bir

[0:50:54.559] şeyleri düzeltemediğinizde onları geri dönüştürürsünüz. İşte bu otofaji. Bu

[0:50:59.359] kategoride bir sürü eğlenceli şey var. He shock protein yani ısı şoku

[0:51:03.480] proteinleri. Bu ısı şoku protein bahsedeceğini tahmin ediyorum. Aman

[0:51:06.880] Allah'ım. Hakikaten mi? Biliyorum ne diyeceğini tahmin ediyorum. Ve ben de

[0:51:11.720] Japonya'dan getirdim. Evet. Çünkü saunayı ve soğuk banyoyu sevmiyorum.

[0:51:16.960] Tamam. Devam et lütfen. Yani zaten her şeyi biliyorsun.

[0:51:23.200] Muhtemelen Japonya'da birileri bir gün uyandı ve şöyle dedi: "Bu ilaç neden bu

[0:51:27.720] kadar popüler oldu mesela? Neden herkes Türkiye'den Amerika'ya, dünyanın her

[0:51:32.400] birine sipariş veriyor? Evet. Bunun nasıl olduğu hakkında hiçbir fikrimiz

[0:51:35.440] yok ama belli ki herkes bu ilaca bayılıyor. Dinleyicilerin için kısaca

[0:51:39.640] anlatayım. Proteinler üç boyutlu çalışırlar.

[0:51:45.000] Tıpkı bir yapbozun içine bir blok ya da bir yapboz parçası koymak gibi. Üç

[0:51:49.960] boyutlu şeklini korumak zorundadır. Yoksa

[0:51:53.960] çalışmaz. Ve proteinler fizyolojik strese maruz kaldığında çok sıcak, çok

[0:51:59.119] soğuk, fazla asidik ya da başka bir sebeple diyelim yapılarını kaybederler.

[0:52:05.839] Yani beden bunu bilir. Yani vücut proteinlerin parçalanacağını algıladığı

[0:52:10.920] bir durumda onları üç boyutlu şekillerinde tutmak için şaperonlar yani

[0:52:16.280] bakıcı proteinler

[0:52:19.880] gönderir. İşte bu yüzden insanlar saunalara giriyor. Birincisi hoş bir his

[0:52:25.240] veriyor değil mi? Duygusal olarak rahatlıyorlar, terliyorlar falan. Ama

[0:52:30.319] asıl olan ısı şok proteinlerini artırıyorlar. Yani ısıyla birlikte

[0:52:35.400] proteinlerini koruyorlar ve işe

[0:52:39.079] yarıyor. Ama Esra senin de çok iyi bildiğin gibi aynı şeyi yapan ilaçlar da

[0:52:42.680] var. Bu yüzden yani temel olarak yani sauna veya soğuk banyoya girmeden de

[0:52:48.839] aynı şeyi yapmak mümkün mü? Özellikle bunlardan hoşlanmıyorsan bence bu tür

[0:52:54.680] uygulamalar daha çok insanların psikolojik dayanıklılığına katkı

[0:52:59.160] sağlıyor ki ben kendim açıkçası hoşlanmıyorum. biraz daha ısı şok

[0:53:04.319] proteinlerinden bahsedebilir misin? Çünkü şimdi neden önemli olduğunu

[0:53:08.799] anladım. Yani aslında bu vücuda zıt koşullar uygulandığında

[0:53:14.599] örneğin sıcak, soğuk gibi vücut bu eşlik eden proteinleri yani şaperon

[0:53:20.000] proteinleri gönderiyor, değil mi? Bu yüzden ısı şok proteinleri sadece soğuk

[0:53:25.599] su gibi dış etkenlere karşı proteinlerin doğru katlanmasını sağlamakla kalmıyor.

[0:53:30.640] Aynı zamanda nörolojik rahatsızlıklar gibi durumlarda da etkilenmiş olan

[0:53:34.359] proteinlere yardımcı olur. Yani aslında kısaca söylemek gerekirse vücuttaki

[0:53:39.440] birçok farklı soruna yönelik koruyucu bir mekanizma. Tam öyle ısı şok

[0:53:43.280] proteinleri proteinlerin üç boyutlu yapılarını korumasını sağlar. Proteinler

[0:53:46.760] katlanma sürecinden geçerler. Bazen bu yapıları açılır ve tekrar katlanırken

[0:53:50.359] yanlış şekil alabilirler. Isı şok proteinleri bu yanlış katlanmayı

[0:53:53.640] engelleyip proteinlerin doğru formda kalmasına yardımcı olur. Pek çok

[0:53:57.119] nörolojik hastalığın kökeninde yanlış katlanmış proteinler yatar. Bunlara Levi

[0:54:02.760] cisimcikli demans ya da Alzheimerdaki amiloid plakları diyoruz. Ancak bunların

[0:54:08.359] hepsi bir sebepten dolayı üretilmiş proteinlerdir. Üç boyutlu yapıları

[0:54:14.200] bozulduğunda proteinler birbirine yapışıyor. Yani kümeleniyorlar ve bu da

[0:54:19.040] çeşitli problemlere yol açıyor. Yani bu bakıcı proteinleri artırarak

[0:54:23.839] proteinlerin birbirine yapışmasını engelliyor ve doğru şekilde

[0:54:27.440] katlanmalarını sağlıyoruz. Böylece proteinler görevlerini düzgün

[0:54:31.200] yapabiliyor ve hücreye zarar vermiyorlar. Bu konuyla ilgili

[0:54:34.799] bulabildiğim tek bir çalışma var. Bu çalışmada hafif, orta ve şiddetli

[0:54:37.559] Alzheimer hastaları karşılaştırılmış ve onlara bahsettiğimiz ilaç celbex yani

[0:54:41.200] ısı şok proteini aktive ediciler verilmişti. Eee eee sonuç olarak eğer

[0:54:45.960] hafif derecede Alzheimer hastalığınız varsa hastalığın ilerlemesini

[0:54:49.680] yavaşlatıyordu. Ancak zaten gelişmiş Alzheimer hastasıysanız durumu

[0:54:53.880] iyileştirmiyordu. Bu ilacı her gün mü alıyorsun yoksa aralıklı mı

[0:54:57.520] kullanıyorsun? Hayır. Hayır. Aslında bunu her gün kullanıyorum. Büyük klinik

[0:55:01.880] çalışmalarda doz genellikle 400 miligram civarıydı. ki bence bu aşırı yüksek.

[0:55:07.119] Çünkü kısa sürede fark göstermek istiyorlar. Oysa uzun vadede yani hayat

[0:55:11.880] boyu kullanımı düşündüğümüzde ben sadece günde 50 miligram alıyorum. Eee, sanırım

[0:55:16.799] paketteki doz her kapsül için zaten 50 miligram. Bu konudan kimin bahsettiğini

[0:55:21.000] biliyor musun? Doktor Josep. Gerçekten mi? Evet. O benim ayık kafada 63.

[0:55:25.880] podcast konum ol. İnanamıyorum. Bunu bulmam bayağı zaman aldı. Popüler

[0:55:29.680] kaynaklarda hiç denk gelmedim. O fikri nereden geldiği belli olmayan çok özel

[0:55:34.760] bir araştırma raporundan buldum. Acaba o fikri benden mi aldı diye merak ettim

[0:55:39.280] şimdi. Ama o bana dedi ki bunu diğer şeylerin yanında kullanıyorlarmış. Sauna

[0:55:43.880] filan gibi. Ben de aslında bunu programda paylaştım. Sandra Kaufman'dan

[0:55:48.400] duydum dedim. Sonra nereden bulurum diye sordum. O da Japonya'daki online

[0:55:53.359] eczaneden gelen faturayı gönderdi. Ben de sipariş verdim. New York'a çok hızlı

[0:55:58.599] geldi Evet. Evet. Ve ben de toptan aldım.

[0:56:01.359] Ve gerçekten çok şirinler. Küçük yeşil kapsüller. Aynen öyle.


*Transkript YouTube'dan alınmıştır.

"Ayık Kafa'nın her bölümünde sorum şu: Daha iyi bir yaşam nasıl mümkün?"

DR. ESRA ÇAVUŞOĞLU

Ceo & Co-founder