Tohum Yağları, Şeker ve Metabolik Risk

Dr. Mark Hyman, MD

Bu bölümde Ayık Kafa podcast’te Dr. Esra Çavuşoğlu, PhD’nin konuğu, Dr. Mark Hyman, MD. Fonksiyonel tıp, metabolik sağlık ve gıda politikaları alanında dünyanın en etkili isimlerinden biri olan Dr. Hyman ile modern tıbbın kronik hastalıkları neden kökten çözmekte zorlandığını, ultra işlenmiş gıdaların metabolik hastalıkları nasıl artırdığını, insülin direncinin neden çoğu zaman standart kan testlerinde gözden kaçtığını ve bağırsak sağlığının beyin enfamasyonu, depresyon, anksiyete, otizm, Alzheimer ve nörodejeneratif hastalıklarla nasıl bağlantılı olabileceğini konuştuk.

A work team around the desk

Özet

Dr. Hyman, obezite, diyabet ve karaciğer yağlanması gibi hastalıkların yalnızca kişisel irade meselesi olmadığını; gıda endüstrisi, tarım politikaları, pestisitler, şeker, nişasta ve ultra işlenmiş gıdalarla şekillenen sistemik bir problem olduğunu anlatıyor. Ayrıca GLP-1 ilaçları, tohum yağları, statinler, fonksiyonel tıp, longevity takviyeleri, urolithin A, spermidine, sauna, soğuk/buz banyosu, peptitler, kök hücreler ve gen terapileri gibi günümüz sağlık dünyasının en çok konuşulan konularını da bilimsel bir çerçevede değerlendiriyoruz.

Podcast’in en önemli mesajlarından biri Türkiye’ye özel: Dr. Hyman’a göre Türk mutfağının geleneksel yapısı aslında güçlü bir longevity protokolü. Yeter ki ultra işlenmiş Amerikan tipi beslenme modeline teslim olmayalım. Bu bölüm; fonksiyonel tıp, metabolik sağlık, bağırsak-beyin ekseni, insülin direnci, longevity, sağlıklı yaşlanma ve gerçek gıdanın iyileştirici gücüyle ilgilenen herkes için güçlü bir rehber niteliğinde.

Dr. Mark Hyman, MD
Web sitesi: https://drhyman.com/pages/about-dr-hyman
YouTube: https://www.youtube.com/user/ultrawellness
Instagram: https://www.instagram.com/drmarkhyman/

T.C. İstanbul Gedik Üniversitesi’ne ne teşekkür ederiz. https://www.gedik.edu.tr/

00:00-04:19 Giriş. Mark Hyman’ın tanıtılması.
04:19-06:59 30 Yıl Önce Yanıldığı Şey: Düşük Yağ, Yüksek Karbonhidrat Diyeti
06:59-07:40 Glifosat, Pestisitler ve Modern Tarımın Sağlığa Etkisi
07:40-10:08 Tohum Yağları Zararlı mı?
10:08-13:05 Metabolik Sağlık: Normal Kan Şekeri Neden Yeterli Değil? 13:05-15:21 Şeker, Ekmek ve Karaciğer Yağlanmasının Gerçek Sebebi 15:21-16:57 Beyin Enflamasyonu: Depresyon, Otizm ve Alzheimer Bağlantısı
16:57-20:09 Otizm Artışı, Mikrobiyom ve Anneler için Kritik Mesajlar
20:09-23:16 Modern Tıp, İlaç Endüstrisi, GLP-1 Tartışması
23:16-24:03 Mitokondriler: Enerji, Travma, Stres ve Hücresel Sağlık
24:03-25:59 Sauna, Soğuk Uygulama, Longevity Bilimi
25:59-26:55 Yaş Aldıkça Protein İhtiyacı Neden Artar?
26:55-27:43 Gen Terapileri, Kök Hücreler ve Geleceğin Tıbbı
27:43-28:51 Peptitler: Fırsat mı, Risk mi?
28:51-30:39 Urolithin A ve Spermidine
30:39-35:12 Sağlık Zenginlerin Ayrıcalığı mı Oluyor?
35:12-36:56 Mark Hyman’dan Türk Halkına: Geleneksel Mutfağınızı Koruyun
36:56-39:01 Kapanış.

*UYARI* Aylık Kafa’daki bilgiler ve beyanlar kişileri tanı ve tedaviye yönlendirme amacı taşımaz. Tanı ve tedaviye yönelik işlemlerinizi doktorunuza danışınız. İçeriklerde EMC Medya Yayıncılık Ticaret Ltd. Şti.’nin, araştırmacılarının, danışmanlarının ve yazarların / bilim insanlarının hazırladığı bilimsel çalışmalar ve kamuya açık yayınlardan derlemelerle elde edilen veriler, yalnızca bilgilendirme amacıyla paylaşılmaktadır. Yayınlarımızda tanı yahut tedaviye ilişkin sağlık beyanları yer almamaktadır.

Transkrİpt

[0:00:00.160] Senelerdir iyi beslenin, hareket edin ve topluluğa sahip olun deniyor. Fakat

[0:00:03.879] neden insanlar uyamıyor? Bu oldukça kapsamlı bir soru. Geleneksel

[0:00:07.240] tıbbın neden son 40 yıl boyunca fonksiyonel tıbbı kabul etmediğini

[0:00:10.519] gerçekten bilmiyorum. Onlar sorunun çözümü değiller. Eğer beslenme düzeniniz

[0:00:14.519] şeker ve nişasta ile doluysa çözüm bir GLP1 ilacı kullanmak değildir.

[0:00:19.160] Nasıl geçirgen bağırsak geçirgen beyne dönüşür ve nasıl ölçülüp düzeltilir?

[0:00:23.599] Evet, bu gerçekten çok yerinde bir soru. Enflamasyon aralarında şunların da

[0:00:27.279] bulunduğu çoğu kronik hastalığın temel tetikleyicisidir. Ruh sağlığı,

[0:00:30.640] depresyon, anksiyete ve OKB dahildir. Tohum yağları hakkında ne düşünüyorsun?

[0:00:35.120] Çok tartışmalı bir konu bu. Çok kapsamlı bir soru. Ne kadar

[0:00:37.680] zamanımız var? Türk insanına iletmek istediğin bir

[0:00:40.079] mesaj var mı? İlk defa bir Türk podcastine konuk oldun.

[0:00:43.719] Evet. Eğer Amerika'daki hastalarıma uzun bir yaşam sürmeleri için tavsiyede

[0:00:47.440] bulunsaydım onlara Türkiye'ye taşınmalarını söylerdim. Harika bir

[0:00:51.039] tavsiye. Ben Esra Çavuşoğlu. 19 yıldır ayık bir

[0:00:54.600] hayat yaşıyorum. [müzik] Bağımlılık hastalığı ile mücadelem beni

[0:00:57.800] beden ve performansımı iyileştirmek, hayat kalitemi arttırmak, daha sağlıklı

[0:01:01.680] ve uzun yaşamak için yeni yöntemler, cihazlar ve takviye ürünler araştırmaya

[0:01:05.720] yönlendirdi. [müzik] Bağımlılık hastalığı, bayacking ve longevity

[0:01:09.640] alanlarındaki [boğazını temizler] kendi deneyimlerimden dünyadaki son

[0:01:12.080] gelişmelere, çığır açan girişimcilerden uzman akademisyenlere yıllardır yaptığım

[0:01:17.360] sohbetler artık her hafta Ayık Kafa podcastı.

[0:01:21.280] Ayık Kafa Podcast'e hoş geldiniz. Bugün konuğum fonksiyonel tıp, metabolik

[0:01:25.680] sağlık ve gıda politikaları alanında dünyanın en etkili isimlerinden biri

[0:01:29.640] olan Dr. Mark He, Doktor He, 30 yılı aşkın süredir klinik çalışmalarını

[0:01:34.680] sürdüren 20 kitap yazmış ve üç Amerika Birleşik Devletleri Başkanına sağlık

[0:01:39.159] politikaları konusunda danışmanlık yapmış bir hekim. Ama bu bölümde

[0:01:43.399] yalnızca ne yememiz gerektiğini konuşmuyoruz. Bugün çok daha derine

[0:01:46.960] iniyoruz. Sağlığımızın arkasındaki sistemi, büyük gıda şirketlerini,

[0:01:51.159] endüstriyel tarımı, ilaç endüstrisini, ultra işlenmiş gıdaları, tohum yağlarını

[0:01:56.200] ve metabolik hastalıkları konuşuyoruz. Ayrıca aslında bilinçli olarak bu

[0:02:00.439] şekilde tasarlanmış bir sistemin sonucu olabilecekken neden bu kadar çok insana

[0:02:04.960] hastalıklarının kendi kişisel başarısızlıkları olduğu söylendiğini ele

[0:02:08.959] alıyoruz. Doktor Mark He gıdanın yalnızca kaloriden ibaret olmadığını,

[0:02:13.920] biyolojimize bilgi taşıdığını anlatıyor. Ayrıca beyin iltihabının biz ona

[0:02:18.480] depresyon, demans ya da hastalık adını vermeden çok önce başlamış olabileceğini

[0:02:22.959] açıklıyor. Ama bu bölümde rahatsız edici soruları da soruyorum. Fonksiyonel tıp

[0:02:27.480] da artık bir endüstriye mi dönüştü? Ve sağlık yalnızca testlere, takviyelere ve

[0:02:32.200] butik kliniklere bütçesi yeten insanların ulaşabildiği bir ayrıcalık

[0:02:35.840] haline mi geliyor bu? Evet. Kişisel sorumluluk üzerine çok güçlü bir sohbet

[0:02:40.640] ama aynı zamanda politika, çevre, biyoloji ve gerçekler üzerine de bir

[0:02:45.120] konuşma. Üniversiteyi sadece [müzik] dersler, vizeler, finaller olarak

[0:02:49.519] düşünme. Asıl mesele okurken kendini keşfetmek, üretmek, projelerde yer almak

[0:02:54.920] ve mezun olmadan gerçek dünyayı tanımaya [müzik] başlamak. Bir yandan

[0:02:58.599] psikolojiyle insanı daha iyi anlayabildiğin, beslenme ve sağlık

[0:03:02.400] bilimleriyle iyi yaşamanın ne demek olduğunu öğrendiğin, mühendislik ve

[0:03:07.200] yönetim bilişim [müzik] sistemleriyle teknolojiyi, veriyi ve sistemi

[0:03:11.239] çözümleyebildiğin bir üniversite düşün. Yani sadece bilgi aldığın değil

[0:03:15.720] düşündüğün, ürettiğin ve fikirlerini hayata geçirebildiğin bir yer. [müzik]

[0:03:20.080] İstanbul Gedik Üniversitesi öğrencilik hayatını gerçekten yaşarken geleceğini

[0:03:24.879] kurabileceğin bir deneyim sunuyor. [müzik] Ayik'ın daimi destekçisi Gedik

[0:03:28.840] Eğitim Vakfı'na sağladığı katkı ile size dünyanın önde gelen uzmanlarını konuk

[0:03:33.439] olarak getirmeye [müzik] devam ediyoruz. Siz de Ayık Kafaya abone olarak destek

[0:03:38.040] verebilirsiniz. Doktor Mark Hayman Ayık Kafa Podcast'e

[0:03:42.080] hoş geldin. Seni İstanbul'da ağırlamak büyük bir zevk.

[0:03:45.120] Harika. Türkiye'yi çok seviyorum. İstanbul'u insanları, yemekleri

[0:03:47.799] seviyorum. Burası inanılmaz. Ve bu kez podcast stüdyomuzu Only

[0:03:51.239] Health'e taşıdık. Çünkü biliyorsun onlar hem benim hem senin çok iyi

[0:03:54.319] arkadaşların. Evet. Kesinlikle.

[0:03:55.680] Mark, önce seni izleyicilerime biraz tanıtarak başlamak istiyorum. Tabii ki

[0:04:00.680] seni tanıyorlar ama sen 30 yılı aşkın süredir hekimlik yapıyorsun. 20 kitap

[0:04:06.239] yazdın ve Amerikan başkanına sağlık politikaları konusunda danışmanlık

[0:04:11.799] yaptın. Peki sana şunu sorsam? 30 yıl önce inanıp bugün fikrini değiştirdiğin

[0:04:17.519] tek şey ne olurdu? Şunu söylerdim. 30 yıl önce yüksek

[0:04:21.239] karbonhidratlı düşük yağlı beslenme dönemi vardı. O zamanlar insanların bol

[0:04:27.120] makarna ve tahıl yemesi gerektiğine inanıyordum. Ben de daha çok böyle

[0:04:31.759] besleniyordum ve açıkçası kilolu değildim ama daha fazla yağ ve protein

[0:04:38.400] ihtiyacı konusunda fikrim gerçekten değişti.

[0:04:42.400] Yani sen de bu felsefeyi uyguluyordun ama değiş.

[0:04:45.600] Evet. Evet. Ve bence son 50 yılda dünyada yaşanan değişimle birlikte daha

[0:04:52.560] fazla metabolik hastalık, daha fazla insülin direnci, daha fazla diyabet ve

[0:04:57.400] obezite görmeye başladık. Bu gerçekten büyük bir problem. Şimdi herkes GLP1

[0:05:02.400] kullanıyor ama çözüm bu değil. Metabolizmanı nasıl düzelteceğini

[0:05:06.120] bilirsen nişasta şeker ve ultra işlenmiş gıdaları azaltıp güne doğru başlayarak

[0:05:11.880] GLP1 kullanmadan da aynı hatta daha iyi sonucu yan etkisiz şekilde alabilirsin.

[0:05:17.360] O kadar da zor değil. İkinci sorum kitabınla ilgili olacak.

[0:05:20.440] Birçok harika sözün var ama şimdi kitabından bir alıntı yapacağım.

[0:05:23.680] Diyorsun ki bu kişisel bir başarısızlık değil. Bu tasarlanmış bir politika

[0:05:28.160] başarısızlığı. Yıllardır bunun kendi suçları olduğuna inandırılan Türk

[0:05:31.840] dinleyiciler için söylüyorum. Diyabetleri var, kilolular ne

[0:05:34.479] yediklerine daha çok dikkat etmeleri gerektiği söyleniyor vesaire. Eee, ne

[0:05:37.919] demek istediğini biraz açıklar mısın? Şimdi Esra, buna inanan herkes 50, 60,

[0:05:42.520] 70 yıl önce Türkiye'de çekilmiş fotoğraflara baksın. Neredeyse kimseyi

[0:05:47.120] kilolu görmezsin ama son 50 60 yılda obezite inanılmaz arttı. Bu genetik bir

[0:05:52.160] mutasyon geçirdiğimiz için değil, çevremiz değiştiği için oldu. E küresel

[0:05:56.360] olarak bizi hasta eden bir gıda sistemi kurduk. Şu anda dünyadaki bir numaralı

[0:06:00.199] ölüm nedeni gıda Global Burden of Dise araştırmasına göre 11 milyondan fazla

[0:06:04.880] insanı öldürüyor. Üstelik tamamen önlenebilir ve geri çevrilebilir bir

[0:06:08.240] durum bu. Ama politikalar hala buna yetişebilmiş değil. Gıda endüstrisi de

[0:06:12.000] halk sağlığını geri plana atacak politikaları kendi lehine yönlendirmekte

[0:06:15.080] çok başarılı. Yani karı özelleştiriyorlar, maliyeti topluma

[0:06:18.000] yüklüyorlar. Bunun artık durması gerekiyor. Ben de Foodfix adlı kitabımı

[0:06:21.560] bu yüzden yazdım. Çünkü bu değişimi tamamen bireyin omzuna bırakamazsın.

[0:06:25.919] İnsanların yapabilecekleri sınırlı, sağlıklı davranışın varsayılan olduğu

[0:06:30.199] bir çevre yaratmalısın. Seni kilo aldıran ve hasta eden davranışların

[0:06:34.280] değil. Tarım ve benzeri konularda Jenny Goodman

[0:06:37.599] gibi harika insanlarla epey podcast yaptım. Biliyorsun Alman şirketi Bayer

[0:06:43.280] Roundup kanser davalarında yakın zamanda 11 milyar dolardan fazla tazminat ödedi.

[0:06:49.520] Ama hala Avrupa hariç her yerde tüm mahsullere bu ilaçlamayı yapıyorlar.

[0:06:56.319] Evet doğru. Bunun nedeni Avrupa'da yasaların daha iyi olması. Amerika'da

[0:06:59.840] ekinlerin en az %70'ine glifosat sıkılıyor. Bu çok toksik bir madde. Bir

[0:07:03.960] herbisit. Türkiye'de de durum aynı. Ve bu kansere

[0:07:07.080] yol açabilen, nesiller boyu süren epigenetik değişikliklere neden

[0:07:11.280] olabiliyor. Mikrobiyomu ciddi şekilde bozuyor. Bağırsak ekosisteminde büyük

[0:07:15.800] bir dengesizlik yaratıyor ve bu da birçok sağlık sorununu tetikliyor. Bu

[0:07:19.919] yüzden beni çok endişelendiriyor. Araştırmalarda insanların idrarına

[0:07:24.759] baktıklarında çoğunda oldukça yüksek glifosat seviyeleri görüyorlar. Sağlıklı

[0:07:29.639] beslenmeye çalışsam bile neredeyse her şeyin üzerinde var.

[0:07:33.280] Evet. Bir de sanırım şuna da hiç dikkat etmiyorlar. Yani şuraya sıkabilirsin ama

[0:07:37.360] rüzgarla ve diğer etkilerle maalesef her yere yayılıyor. Peki tohum yağları

[0:07:41.840] hakkında ne düşünüyorsun? Çünkü bu da çok büyük bir tartışma konusu.

[0:07:45.759] Ne kadar zamanımız var? Benim var da senin pek zamanın yok

[0:07:49.159] bugün. Bence mesele karmaşık. Öncelikle

[0:07:52.639] tarihsel olarak omega 6 yağlarının omega 3'lere oranı yaklaşık 1te ya da 1 olan

[0:07:59.159] bir beslenme düzenimiz vardı. Omega 6 dediğimiz şeyler kuru yemişlerde,

[0:08:04.159] tohumlarda ve baklagillerde bulunuyor. Yani kötü değiller. Tüketilmelerinde

[0:08:08.000] sorun yok. Sorun şu ki biz bunların üretimini endüstriyelleştirdik. Soya

[0:08:12.240] yağı, mısır yağı, aspir yağı, kanola yağı gibi yağları endüstriyel

[0:08:16.039] yöntemlerle üretmeye başladık ve şimdi ultra işlenmiş gıdalarla birlikte

[0:08:19.879] bunları çok fazla miktarda tüketiyoruz. Yani mesele doğrudan tohum yağlarının

[0:08:23.479] kendisi değil. Eğer doğal halleriyle tüketiliyorsa ya da soğuk sıkım

[0:08:26.919] yöntemlerle üretilmişse, okside edilmemişse, deodorize edilmemişse,

[0:08:31.120] heksan ve benzeri kimyasallarla işlenmemişse o kadar da problem

[0:08:34.760] değiller. Eee, literatüre genel olarak baktığında tohum yağı tüketen insanlarda

[0:08:39.240] çok büyük bir zarar görülmüyor. Sorun bizim tükettiğimiz formların okside

[0:08:43.279] olmuş olması. Bu konuda çok yazdım. Karmaşık bir konu ve elimizde çok net

[0:08:47.480] veriler yok. Türkiye'de Yağ Yin yağ Yakın adıyla basılan Ittin kitabımda

[0:08:53.320] bütün verileri analiz etmiştim. Tabii bu birkaç yıl önceydi. Benim görüşüm şu:

[0:08:57.800] insanlar tohum yağlarına fazla odaklanıyor. Asıl probleme değil. Gerçek

[0:09:01.959] problem nişasta şeker ve ultra işlenmiş gıdaların içindeki tohum yağları. Eğer

[0:09:06.600] gerçek bütün gıdalar tüketiyorsan çok endişelenmene gerek yok. Çünkü bunları

[0:09:10.120] zaten doğal şekilde kuru yemişlerden ve tohumlardan alıyorsun. Zeytinyağında

[0:09:13.920] bile var ve sorun değil. Omega 6 yağları başlı başına problem değil. Problem çok

[0:09:18.360] büyük miktarlarda ve potansiyel olarak zararlı formlarda tüketilmeleri. Bu

[0:09:22.320] yüzden odaklanmamız gereken şey tohum yağlarından çok nişasta ve şeker olmalı.

[0:09:26.399] Maalesef evlerde ya da şirketlerde çalışan alt gelirli insanlarla

[0:09:30.360] konuştuğumda onların aklına tohum yağı denince kanola yağı ve ayçiçek yağı

[0:09:35.240] geliyor. Ve ne yazık ki ekonomik sebeplerle kaliteli zeytinyağı

[0:09:39.600] alamıyorlar. Bu yüzden sürekli o yağlara yöneliyorlar. Restoranlar da aynı

[0:09:44.680] yağları kullanıyor. Bu gerçekten çok zor bir durum. Amerika'da en azından

[0:09:49.360] seçebileceğin bazı restoranlar var. Tamam bu mekanlar bunları kullanmıyor

[0:09:54.200] diye biliyorsun. Evet ama çok az kızarmış yiyecekler de

[0:09:57.279] var. Endüstriyel gıdalar da var. Restoran yemeklerinde var. Gerçekten

[0:10:00.040] zor. Bu yüzden bence insanlar genel olarak ultra işlenmiş endüstriyel

[0:10:03.959] gıdaları buna endüstriyel yağlar da dahil mümkün olduğunca azaltmaya

[0:10:07.600] çalışmalı. Buradan metabolik sağlık problemlerine

[0:10:10.440] geçmek istiyorum. Modern tıbbın en büyük problemi bu bence. Aynı zamanda en büyük

[0:10:15.079] kör nokta da bu. Çünkü birinin açlık glikozu normal olabilir. Hemoglobin

[0:10:20.040] A1C'si normal olabilir ama insüline bakılmıyor. Çok teknik detaya girmek

[0:10:25.279] istemiyorum ama özellikle son dönemde alkole bağlı olmayan yağlı karaciğer

[0:10:30.200] vakalarının arttığını görüyorum. Sence doktorlar bu tahlillerde neyi gözden

[0:10:35.040] kaçırıyorlar? Bu gerçekten çok önemli. Ben de şimdi

[0:10:38.959] Function Health adında bir şirketin kurucu ortaklarından biriyim. Burada

[0:10:42.800] insülin de dahil olmak üzere kapsamlı tanı testleri yapıyoruz. Geçenlerde

[0:10:46.480] Arkansas'taki Dallas Fulton Tıp Fakültesi'nin dekanını ziyaret etmiştim.

[0:10:50.120] Kendisi Hint kökenli bir kadın aynı zamanda doktor. Kardiyoloğuna gidip

[0:10:54.200] insülinime bakmanı istiyorum demiş. Doktor da yo buna ihtiyacın yok. Demiş.

[0:10:59.240] O da ama ben Hint kökenliyim. İnsülin direncine daha yatkınım. Demiş. Yine de

[0:11:03.760] önemli değil. Demiş. Yani işte geleneksel modern tıbbın bakış açısı bu.

[0:11:08.720] Amerika'daki test ortağımız Quest Laboratory'de laboratuvarın başındaki

[0:11:13.079] kişiye sordum. Size gönderilen testlerin yüzde kaçında insüline bakılıyor? Cevap

[0:11:18.399] %1'den azdı. Yani doktorlar buna bakmıyor. Oysa insülin çok önemli. Çünkü

[0:11:23.079] ilk yükselen şey o. Metabolik krize girmek çok aşamalı bir süreç. yıllar

[0:11:27.440] içinde gelişebiliyor ve yemek yedikten sonra insülinin yükselmeye başlamasıyla

[0:11:32.120] başlıyor. Glikozun normal olabilir, açlık insülinin normal olabilir, A1in

[0:11:36.639] normal olabilir. Anormal olan tek şey yemekten sonraki insülinin olabilir.

[0:11:40.480] Sonra açlık insülinin yükselmeye başlar ve laboratuvar testlerindeki normal

[0:11:44.800] aralık aslında yanlış. Evet. Normal aralık çok geniş.

[0:11:47.200] Bu Amerika'daki normal aralık eee Türkiye'de nasıl bilmiyorum ama bizde 16

[0:11:50.639] ya da 18'e kadar normal sayılıyor. Oysa 5'in altında olması gerekiyor.

[0:11:53.399] 5in altında olmalı değil mi? İşte ailemin bunu iyi dinlemesi gerek.

[0:11:58.800] Çünkü 5 ile 10 arası artık endişe yaratmaya başlıyor. Onun üzeri ise ciddi

[0:12:02.920] bir problem. Geçen gün birinin değeri 75'ti. Çok kilolu bir adamdı ve çok ağır

[0:12:06.399] bir metabolik kriz yaşıyordu. Bu yüzden insülin direncini gerçekten ölçmemiz

[0:12:10.079] gerekiyor. Amerika'da mass spectrometry denilen yeni bir test var. Bu yöntem

[0:12:14.279] kandaki değerleri daha gelişmiş şekilde ölçmek için kullanıyor. Türkiye'de

[0:12:17.600] yapılıyor mu bilmiyorum. insülin ve C peptide bakılıyor ve sonunda bizim

[0:12:20.920] insülin direnci skoru dediğimiz bir sonuç çıkıyor. Aslında insülinle

[0:12:23.800] birlikte yapılan glikoz tolerans testi gibi ama çok daha kolay. Sadece basit

[0:12:27.199] kan testleriyle yapılabiliyor. Gerçekten çok önemli bir yöntem. Herkes insülin

[0:12:31.279] seviyelerinde neler olduğunu bilmeli. Ama şu da var. Her zaman teste ihtiyacın

[0:12:35.199] olmayabilir. Aynaya bakman bile yeterli olabilir. Eğer göbeğin dışarı taşıyorsa,

[0:12:39.399] karın bölgesinde yağlanman varsa viseral yağın vardır ve insülinin büyük

[0:12:42.720] ihtimalle yüksektir. Ne kadar yüksek olduğunu bilmiyoruz ama ben çoğu zaman

[0:12:45.839] birine bakınca anlayabiliyorum. Bir de yaşlıysan ve hatta zayıf bile olsan bu

[0:12:50.079] problem olabilir. Çünkü kas kaybı yaşarsın ve sarkopeni gelişir. Yani

[0:12:53.120] kaslarını kaybedersin. Dışarıdan zayıf görünürsün ama içeride aslında yağ oranı

[0:12:58.040] yüksektir. Kasların yerini yağ almıştır. Bu yüzden yaşlı ve zayıf olsan bile

[0:13:03.279] insülinin yüksek olabilir. Sence insülini en çok yükselten,

[0:13:07.320] yenebilecek en kötü şey ne? Şeker, fruktoz.

[0:13:10.560] Şeker. Şeker. Evet, şeker. Ayrıca ekmek dedi mi? Aslında şeker

[0:13:15.120] fruktoz ve glukozdan oluşuyor ve şekerin glisemik indeksi beyaz ekmekten daha

[0:13:20.480] düşük. Çünkü ekmek tamamen glukoz. İnsülini asıl yükselten şey glüoz.

[0:13:25.959] Fruktoz ise farklı bir mekanizmayla doğrudan insülini yükseltmeden yağlı

[0:13:30.959] karaciğere ve insülin direncine yol açabiliyor. Yani mekanizma farklı

[0:13:35.160] işliyor. Beyin'e geçmek istiyorum çünkü yine

[0:13:37.480] harika bir sözüm var. ekleminde enflamasyon olduğunda kızarır ve ağrır.

[0:13:41.320] Beyninde enflamasyon olduğunda ise ağrımaz. Bu depresyon, demans, otizm, a

[0:13:46.519] ortaya çıkar. Bütün bu hastalıklar farklı görünüyor. Kimisi nörogelişimsel,

[0:13:50.160] kimisi nörodejeneratif, kimisi otoimmün. Ama sen hepsinin aynı beş temel nedenden

[0:13:54.839] kaynaklandığını söylüyorsun. Şu anda yaşanan şey aslında bir enflamasyon

[0:13:58.800] salgını ve enflamasyon ruh sağlığı sorunları da dahil olmak üzere çoğu

[0:14:03.120] kronik hastalığın temel nedeni depresyon, anksiyete, OKB hatta ADHD,

[0:14:08.519] otizm, Alzheimer. Alzheimer tabii teknik olarak bir ruh hastalığı değil.

[0:14:12.639] Nörodejeneratif bir hastalık. Ama bunların hepsi enflamatuar hastalıklar.

[0:14:16.199] Obezite de öyle, diyabet de öyle, kalp hastalığı da öyle, kanser de öyle,

[0:14:19.560] otoimmün hastalıklar, alerjik rahatsızlıklar, cilt hastalıkları.

[0:14:22.720] Bunların hepsi enflamasyonla ilişkili hastalıklar. Asıl mesele de bu zaten.

[0:14:26.600] Sonra şu soru geliyor. Enflamasyona ne sebep oluyor? Aslında cevap çok basit.

[0:14:31.120] Fazla kötü şey, yetersiz iyi şey. Kötü şeyler neler? Ultra işlenmiş beslenme,

[0:14:35.759] çevreden gelen alerjenler ve gıda hassasiyetleri. Örneğin gluten,

[0:14:39.399] mikroplar, bazen enfeksiyonlar ama çoğunlukla sorun mikrobiyom. Bu çok

[0:14:43.120] büyük bir etken. Sızdıran bağırsak ve bağırsaktan kaynaklanan enflamasyon. Bir

[0:14:47.120] de çevresel toksinler. Çevresel toksinler her yerde ve hepimiz bir

[0:14:50.600] şekilde zehirleniyoruz. Bunlar da enflamasyonu tetikliyor ve tabii stres.

[0:14:54.320] Bu beş şey enflamasyonu artırıyor. Bir de yeterince iyi şey almazsan vücudun

[0:14:58.720] bununla savaşamıyor. Yeterince gerçek ve bütün gıda tüketmiyorsan, doğru seviyede

[0:15:03.040] besin almıyorsan, örneğin D vitamini gibi ya da yeterince ışık, temiz hava,

[0:15:07.720] temiz su, düzen, dinlenme, uyku ve hareket yoksa, topluluk hissi, sevgi,

[0:15:13.440] hayat amacı, bunların hepsi bedeninin iyi çalışmasına yardımcı olan şeyler.

[0:15:17.320] Yani daha fazla iyi şeye, daha az kötü şeye ihtiyacımız var. Biliyorum beyin

[0:15:21.759] nörodejeneratif hastalıklar ve bağırsak beyin bağlantısı üzerine çok yoğun

[0:15:25.800] çalışıyorsun. Bağırsak bariyeri sızdırmaya başladığında toksinler kana

[0:15:29.880] karışıyor. Kan beyin bariyerini etkileyip enflamasyonu tetikliyor. Peki

[0:15:33.480] bu durum nasıl sızdıran beyne dönüşüyor? Bunu nasıl ölçebilir ve nasıl

[0:15:37.240] düzeltebiliriz? Evet Esra bu çok iyi bir [kahkaha] soru.

[0:15:40.160] Nispeten daha kolay ama beyin çok daha zor.

[0:15:42.519] Yani evet beyinde tam olarak neler olduğunu ölçmek zor ama bunu anlamanın

[0:15:46.079] yolları var. Örneğin sistemik enflamasyona bakabiliyorsun. Yüksek CRP

[0:15:49.639] bunlardan biri. Eğer viseral yağın varsa bu tek başına bile sorun yaratıyor.

[0:15:53.360] Çünkü sürekli enflamasyona neden olan sitokinler üretiyor. TF alfa, 1, IL6

[0:15:58.319] gibi değerler ölçülebiliyor. Ama bunlar doktorların rutin olarak baktığı şeyler

[0:16:02.199] değil. Sorun şu ki sızdıran bağırsak sistemik enflamasyon yaratıyor ve

[0:16:07.480] bağırsaktan gelen toksinlerin bütün vücuda yayılmasına neden oluyor. Bu da

[0:16:11.600] kan beyin bariyerini etkiliyor ve beyinde değişikliklere yol açabiliyor.

[0:16:15.720] Aynı şeyi stres de yapıyor. Stres sızdıran beyin dediğimiz duruma neden

[0:16:19.480] olabiliyor. Aslında bağırsakta olduğu gibi beyinde de koruyucu bir bariyer

[0:16:23.160] var. Bağırsak bariyeri nasıl bağırsağı koruyorsa kan beyin bariyeri de beyni

[0:16:27.480] koruyor. Bu bariyer bozulduğunda beynine her türlü zararlı etken girmeye

[0:16:31.480] başlıyor. Eee ve bence bu yüzden bugün büyük bir beyin hastalıkları salgını

[0:16:35.839] görüyoruz. Depresyon, anksiyete, duygu durum bozuklukları, ADHD, otizm ve tabii

[0:16:41.720] bütün nörodejeneratif hastalıklar. Bunların hepsi giderek artıyor. Tıp

[0:16:45.959] sürekli gelişiyor ama buna rağmen biz gittikçe daha hasta hale geliyoruz.

[0:16:50.440] Üstelik bunu tersine çevirmek gerçekten çok zor. Ama söylediklerinden iki şey

[0:16:54.600] özellikle dikkatimi çekti. Rakamlar inanılmaz. Mesela 1970'lerde Amerika'da

[0:17:00.560] otizm her 10.000 çocuktan birinde görülüyormuş. Şimdi ise her 36 çocuktan

[0:17:06.240] birind bence bu hangi döneme ve hangi yaş grubuna baktığına göre değişiyor.

[0:17:10.880] Evet. Artık bundan da fazla giderek kötüleşiyor insanlar. Şimdi otizmi artık

[0:17:15.520] daha geniş tanımlıyoruz. Bu yüzden sayılar arttı. Aslında gerçek bir artış

[0:17:19.120] değil diyor. Tamam diyelim ki artışın yarısı daha kapsayıcı tanımlardan

[0:17:22.959] kaynaklanıyor. Yine de hala çok fazla insanı etkiliyor. Ben bunu sürekli

[0:17:26.919] görüyorum. Anneleri nasıl yönlendiriyorsun? Anneler

[0:17:29.240] için ne yapmaları gerektiğine dair neler söylemek istersin?

[0:17:31.559] Bence bu zor bir konu ama en önemli şey hamile kalmadan önce hem erkeğin hem

[0:17:35.960] kadının sağlık durumunu mümkün olduğunca iyi hale getirmesi. Sadece kadın değil

[0:17:39.640] erkek de. Bu da şu anlama geliyor. Bağırsak sağlığının iyi olması, besin

[0:17:43.640] değerlerinin optimal seviyede olması, toksin maruziyetinin mümkün olduğunca

[0:17:47.120] azaltılması, bunların hepsi çocuğun sağlığını etkiliyor. Sonrasında da

[0:17:50.880] mümkünse normal doğum önemli. Tabii sezaryen gerekiyorsa yapılır ama ideal

[0:17:54.640] olan o değil. Çünkü bebeğin doğru bakterilerle karşılaşması gerekiyor.

[0:17:57.960] Özellikle çok önemli bir probiyotik var. Bu kritik çünkü otizmde beyinde çok

[0:18:01.600] ciddi bir enflamasyon görüyoruz. Eee otizmli bir çocuğun emarına baktığında

[0:18:05.559] beyninin resmen şiş olduğunu görüyorsun. gerçekten enflame olmuş oluyor. Hatta

[0:18:08.840] otizmli çocuklar bir kazada hayatını kaybedip beyin biyopsisi yapıldığında

[0:18:12.520] yoğun enflamasyon görülüyor. Bu yüzden bağırsaklara bakmak gerekiyor. Çünkü

[0:18:15.600] otizm artışının arkasındaki en büyük etkenlerden biri bağırsak sağlığı. Lens

[0:18:19.440] ve bugün bağırsaklarla ilgili bu kadar sorun yaşamamızın nedeni şu: Anneler

[0:18:24.080] hayatları boyunca çok fazla antibiyotik kullanıyorlar. Bu yüzden bebeklerini

[0:18:28.320] aktaracak sağlıklı floraları kalmıyor. Normal doğum olsa bile yeterli

[0:18:32.159] olmayabiliyor. Bifidobacteriyum infantis denilen çok önemli bir bakteri var.

[0:18:36.440] Artık bunu takviye olarak alabiliyorsun. Adı Evvivo. Şirketle hiçbir bağlantım

[0:18:40.520] yok ama evivo.cocco'a girip araştırmaları okuyabilirsiniz. Bebeğin

[0:18:44.600] bunu alması çok önemli aslında. Her bebeğin buna ihtiyacı var. Çünkü bu

[0:18:48.679] alerjileri, enflamasyonu ve başka birçok problemi azaltıyor. Bir de tabii emzirme

[0:18:52.679] çok önemli. Emzirebiliyorsan ideal olan bu. Emziremiyorsan doğru mamayı seçmek

[0:18:56.760] gerekiyor. Proiyotikler de önemli. Çünkü anne sütündeki kalorilerin yaklaşık

[0:19:00.360] %25'i bebek tarafından sindirilmiyor. Bunlar mikrobiyom için var. Lifler ve

[0:19:04.440] oligosakkaritler bebeğin bağırsak mikrobiyomunu beslemek için bulunuyor.

[0:19:07.840] Yani tüm bu temel ama önemli şeyleri gerçekten yapmak gerekiyor. Evdeki

[0:19:11.440] toksin yükünü azaltmak da buna dahil. E şu anda 100 adında yeni bir kitap

[0:19:15.799] yazıyorum. Orada şunu anlatıyorum. Vücudundaki bütün sistemlere nasıl

[0:19:19.159] bakarsın? Bağırsak sağlığını nasıl optimize edersin? Toksin maruziyetini

[0:19:22.960] nasıl azaltırsın? Sağlığını ve bağışıklık sistemini nasıl

[0:19:25.679] güçlendirirsin? Bunlar insanların bedenleri hakkında bilmesi gereken çok

[0:19:28.919] temel şeyler. Ama kimse bunları öğretmiyor. Kimse bedenine nasıl

[0:19:32.000] bakacağını bilmiyor. Biz de bu yüzden adeta vücut için bir kullanım kılavuzu

[0:19:35.360] yazıyoruz. Kısacık araya gireceğim. Şu an beni

[0:19:38.600] duyuyorsanız ayık kafayı izlediğinize eminiz. Peki abone misiniz? Bir kontrol

[0:19:43.440] eder misiniz? Çok net bir şekilde abone sayımız programa davet ettiğim

[0:19:47.919] doktorları ikna etme gücünü sağlıyor. Alanında dünyanın en iyi isimlerini

[0:19:52.360] burada izlemek için kanala abone olun ve buna gerçekten ihtiyacımız var. Ben

[0:19:58.200] de son 6 aydır bağırsak tedavi sürecindeyim. Gerçekten zaman alıyor.

[0:20:03.960] Otizm için dışkı transferi hakkında ne düşünüyorsun?

[0:20:07.520] Yani bununla ilgili bazı araştırmalar var ve gerçekten inanılmaz vaka

[0:20:10.600] örnekleri gördüm. Ama bence bazı riskleri de var. O yüzden tam emin

[0:20:13.760] değilim. Yine de bu alan giderek gelişiyor.

[0:20:16.679] Terry Walls kendi MS hastalığını mitokondri odaklı bir protokolle kontrol

[0:20:21.720] altına alabildi. Sence neden bu yaklaşım MS tedavisinde bir rehber olarak

[0:20:26.440] kullanılmıyor? Aslında bu çok daha büyük bir mesele.

[0:20:29.600] Geleneksel tıp neden son 40 yılda fonksiyonel tıbbı benimsemedi dersen

[0:20:33.720] bilmiyorum. Bence birkaç nedeni var. Birincisi paradigmaları değiştirmek çok

[0:20:37.320] zor. Bir şeye belli bir çerçeveden bakmaya alıştıysan onu değiştirmek kolay

[0:20:40.799] olmuyor. Bugün bile insanlar evrimi tartışıyor. Üzerinden 150 yıl geçti ama

[0:20:45.120] hala tartışılıyor. İnsanların temel bakış açısını değiştirmek gerçekten zor.

[0:20:49.600] İkincisi bütün tıp sistemi tanılar üzerine kurulu. İnsanlara bir hastalık

[0:20:53.840] adı koyuyoruz ve sigorta sistemi ödemeyi buna göre yapıyor. Yani ödeme sistemi,

[0:20:58.760] doktorların eğitimi, tıp fakültelerinde öğretilenler her şey buna göre

[0:21:02.840] şekillenmiş durumda. Aslında bize eski bir tıp modeli öğretiliyor ve insanların

[0:21:06.760] bunu fark etmesi çok zor. 1960'lardan bir psikiyatristin Arney Leng'in çok

[0:21:11.400] sevdiğim bir sözü var. Bilim insanları kendi bakış biçimlerinin dışını göremez.

[0:21:16.200] Yani belli bir şekilde bakmaya alıştıkları için bazen gözlerinin

[0:21:19.960] önündeki şeyi bile göremiyorlar. Ben bu işi çok uzun zamandır yapıyorum. 30 yıl

[0:21:24.799] önce mikrobiyomdan ya da bağırsaktan bahsettiğimde insanlar bana gülüyordu.

[0:21:30.120] Şimdi ise herkes evet mikrobiyom önemli, evet enflamasyon önemli, evet çevresel

[0:21:36.640] toksinler önemli demeye başladı. İnsanlar yavaş yavaş uyanıyor. Mesela

[0:21:40.679] şimdi mikroplastikleri konuşuyoruz. New England Journal of Medicine'da kalpteki

[0:21:45.320] plaklarda mikroplastikler bulunduğunu ve bunun kalp hastalığı ile ilişkili

[0:21:48.960] olabileceğini gösteren makaleler yayınlanıyor. Yani insanlar bunu

[0:21:52.720] anlamaya başlıyor ama değişim çok yavaş ilerliyor. Ben de bu sistemi dışarıdan

[0:21:57.159] değiştirmeye çalışmak için bir şirket kuruyorum.

[0:21:59.880] Maalesef bazı doktorlar çok sabit fikirli. Türkiye'de gelişmiş görüntüleme

[0:22:03.840] merkezlerinden birinde tam vücut MR'ı çektirmeye gittiğimde doktor neden buna

[0:22:08.559] ihtiyacınız var diye sordu. Dedim ki çünkü bedenimde ne olduğunu ve neler

[0:22:12.840] olduğunu görmek istiyorum. Yani tüm bu taramalara ve şeylere karşı büyük bir

[0:22:17.279] direnç var ama kolesterolünüz yüksek olduğunda size statin vermeyi çok

[0:22:21.480] seviyorlar. Evet. Üzücü olan şu ki bugün tıbbın

[0:22:25.159] büyük kısmı araştırmalar tarafından yönlendiriliyor. Araştırmaların büyük

[0:22:29.120] kısmını da ilaç şirketleri finanse ediyor. Doğal olarak kendi ilaçlarını

[0:22:32.880] araştırıyorlar. Bu yüzden tamamen ilaç odaklı bir tıp modeli oluşmuş durumda.

[0:22:36.880] İlaçlar tabii ki çok faydalı olabilir. Doğru yerde kullanıldığında gerçekten

[0:22:40.520] hayat kurtarıcı. Ben de geliştirilmesini ve gerektiğinde kullanılmasını

[0:22:44.480] kesinlikle destekliyorum. Ama problemin gerçek çözümü onlar değil. Eğer

[0:22:48.720] beslenmen şeker ve nişastayla doluysa çözüm GLP1 ilacı değil, diyabet ilacı

[0:22:53.760] değil, insülin değil, çözüm beslenmeni değiştirmek ve hareket etmeye başlamak

[0:22:58.039] aslında o kadar da karmaşık değil. Çok doğru bir bakış açısı. Bunu not

[0:23:01.440] aldım. GP1 ilaçları da aslında aynı şeyi yapıyor. Statin nasıl kolesterolü

[0:23:05.000] dışarıdan baskılıyorsa onlar da öyle ama altta yatan şeyi gerçekten

[0:23:08.520] düzeltmiyorlar ve etkisi de aynı seviyede olmuyor.

[0:23:11.320] Mesela Cleveland Clinik'te bir hastam vardı. Hemoglobin A1C'si 11'di. 3 ay

[0:23:16.640] içinde 5,5'a düştü. 11 demek kan şekerinin yüzler seviyesinde olması

[0:23:21.840] demek. Sonra tamamen normale döndü ve bu bir GLP1 ilacıyla olmadı. Hatta hiçbir

[0:23:28.279] ilaçla böyle bir etkiyi bu ölçüde göremezsin. Üstelik [boğazını temizler]

[0:23:31.240] kadın zaten diyabet ilacı kullanıyordu. Hatta insülin de kullanıyordu.

[0:23:35.600] Son çalışmaların mitokondrilerin aslında duygusal travmayı algılayan bir iletişim

[0:23:40.240] ağı gibi çalıştığını gösteriyor. Evet. Mitokondriler aslında hücresel

[0:23:44.320] sensörler gibi çalışıyor. Vücutta olup biten her şeyi hissediyorlar. Eskiden

[0:23:48.880] onları sadece hücre içinde besin ve oksijenden enerji üreten yapılar

[0:23:52.799] sanıyorduk ama aslında çok daha fazlasını yapıyorlar. Hormonları

[0:23:56.240] düzenliyorlar. Bağışıklık sistemini düzenliyorlar. Sürekli çevreden gelen

[0:24:00.279] sinyalleri alan yapılar gibi çalışıyorlar. Buna psikolojik stres de

[0:24:03.640] dahil, fiziksel stres de. Bu yüzden çevreye karşı çok hassaslar.

[0:24:07.240] düşüncelerinden, hislerinden, duygularından, geçmişinden ve

[0:24:10.880] travmalarından etkilenebiliyorlar. Yani her şey bir şekilde her şeyle

[0:24:14.640] bağlantılı. Fonksiyonel tıbbın temel prensibi de bu zaten. Beden bir ağ gibi

[0:24:18.720] çalışır ve hiçbir şeyi birbirinden tamamen ayıramazsın.

[0:24:21.720] Soğuk su terapilerine, infraret yani kızıl ötesi saunalara inanıyor musun?

[0:24:26.520] Tanrıya inanırsın. Bunlar ise bilimle gösterilebilen, kanıtlanabilen şeyler.

[0:24:30.880] Yani benere bakıyorum, bilime bakıyorum. İnanç başka bir şey. Mesela diş perisine

[0:24:37.399] inanmak gibi. Bu bir inanç. Evet. Evet. Şaka yapıyorum. Savunaların

[0:24:41.559] kardiyovasküler ölümleri azaltmada ve genel yaşam süresi üzerinde çok etkili

[0:24:45.880] olduğunu gösteren güçlü veriler var. Terleme yoluyla toksin yükünü

[0:24:49.640] azaltabildikleri gösterildi. Kalp ritmi değişkenliğini düzenlemeye yardımcı

[0:24:53.320] oluyorlar. Doğal bağışıklık sistemini aktive edip bağışıklığı

[0:24:56.480] güçlendiriyorlar. Bir de heat shock protein dediğimiz yaş aldıkça zarar

[0:25:00.480] gören proteinleri onarmaya yardımcı olan proteinleri artırıyorlar. Yani evet

[0:25:04.159] bunun arkasında ciddi bilimsel veri var. Soğuk su terapileri biraz daha yeni ama

[0:25:08.159] Danimarkalı bir bilim insanı podcas'te katılmıştı. Bu konuda bir kitap da

[0:25:11.320] yazdı. Soğuk maruziyetinin dopamin ve adrenalin gibi nörotransmitterleri

[0:25:14.880] artırabildiğini görüyoruz. Zihinsel berraklığa yardımcı oluyor. Enflamasyonu

[0:25:18.399] azaltabiliyor. Mitondriden zengin olan kahverengi yağı aktive ediyor. Bu yüzden

[0:25:22.440] metabolizmaya da destek oluyor. Yani birçok faydası var. Tabii bazı insanlar

[0:25:25.880] için fazla sert gelebiliyor. O yüzden illa buz banyosu yapmak yerine sıcak

[0:25:30.360] banyo da iyi bir seçenek olabilir. Kesinlikle. Sıcak olan biraz daha iyi

[0:25:34.799] sanırım soğuktan. Sizin Türk hamınınız var. Buz banyosuna

[0:25:39.799] gerek yok. Bütün bu lonceviti tartışmalarında

[0:25:42.320] protein ye, protein yeme, bitkisel beslen gibi sürekli farklı görüşler var.

[0:25:46.399] Sen bu konuya nasıl bakıyorsun? Gençken trofik faktörler dediğimiz

[0:25:49.600] destek mekanizmalarına sahipsin. Yani hormonların sağlığını, bedenini ve kas

[0:25:54.120] kütleni korumana yardımcı oluyor. Örneğin büyüme hormonu, testosteron.

[0:25:58.440] Kadınlarda da geçerli bu. Yaş aldıkça bu hormonal destekleri kaybetmeye

[0:26:02.760] başlıyorsun. Dışarıdan hormon alabilirsin ama insanların zamanla

[0:26:06.679] anabolik direnç dediğimiz bir durumu gelişiyor. Bu şu demek. Ağırlık çalışsan

[0:26:11.039] ya da kas yapmaya çalışsan bile kas inşa etmek zorlaşıyor. Bunun önüne geçmenin

[0:26:15.679] yollarından biri protein alımını artırmak. Yani gençken daha az proteinle

[0:26:20.320] idare edebilirsin ama yaşlandığında edemezsin. Özellikle 60'lı yaşlardan

[0:26:24.919] sonra yapılan çalışmalara baktığımızda daha fazla ve daha kaliteli proteine

[0:26:29.559] ihtiyaç duyduğunu görüyoruz. Bu yüzden hayvansal protein ya da Vy protein

[0:26:34.360] önemli hale geliyor. Bitkisel protein de kullanabilirsin ama o zaman kas yapımını

[0:26:39.320] sınırlayan temel amino asit olan lösini ekstra eklemen gerekiyor. Kreatin de

[0:26:44.240] ekleyebilirsin çünkü hem beyne hem kaslara destek oluyor. Genelde 5 ila 10

[0:26:49.039] gram kreatin öneriyorum ben. Genelde sabahları way proteinli yani peynir altı

[0:26:54.240] suyu proteinli bir smoothie içiyorum. Keçi peynirinden yapılan way proteinini

[0:26:58.440] seviyorum. İçine 10 gram kreatin ekliyorum ve bu beni gün boyunca iyi

[0:27:01.720] götürüyor. Yaklaşık 1,5 yıl önce ciddi bir hastalık geçirdim ve 11-12 kilo kas

[0:27:06.279] kazanmam gerekti. 1,5 yılda bunu başardım. Yani 66 yaşında bile bunu

[0:27:10.799] yapabilirsin ama ne yaptığını bilmen gerekiyor.

[0:27:13.320] Gen terapisi gibi yeni teknolojilerin nereye gittiğini düşünüyorsun. Sen

[0:27:17.799] kendin herhangi bir gen terapisi uyguluyor musun?

[0:27:21.080] Evet. Yani bence bunların çoğu hala deneysel aşamada. Elimizde güçlü klinik

[0:27:25.640] çalışmalar yok. Riskleri de var. Ben şahsen hastalarıma önermeyeceğim bazı

[0:27:30.159] şeyleri kendim deneyebiliyorum. Çünkü risk almaya daha açığım. Şu anda

[0:27:33.679] Alzheimer için araştırılan Cloto gibi MRNA terapileri var. Yani bu alanda

[0:27:38.000] ilerleme oluyor. Ayrıca kök hücreler de özellikle eklem problemleri gibi bazı

[0:27:42.799] tedavilerde kullanılabiliyor. Mesela ben bir sakatlık sonrası diz artriti yani

[0:27:47.120] kireçlenme yaşadım ve kök hücre tedavisi kullandım. dizime faydası oldu ama

[0:27:51.519] gerçekten dikkatli olmak gerekiyor. Çünkü bunlar sorun da yaratabiliyor.

[0:27:55.240] Bence bunlar geleceğin bir parçası olacak ama hala çok daha fazla

[0:27:59.000] araştırmaya ve finansmana ihtiyaç var. Peki ya peptitler bu çalışmalar göz

[0:28:04.279] insülin bir peptit. GLP1 de bir peptit. Kadınlarda cinsel istek bozukluğu için

[0:28:09.279] kullanılan vilisi diye bir ilaç var. O da bir peptit. Peptitler aslında vücudun

[0:28:13.320] doğal olarak ürettiği yapılar. Binlerce çeşitleri var. Vücut bunları kendi iç

[0:28:17.720] iletişim sistemi gibi kullanıyor. Adeta bedenin mesajlaşma ağı gibiler. Vücuda

[0:28:22.519] ne yapacağını söylüyorlar. Uykudan hormonlara, bağışıklık sisteminden

[0:28:26.360] mitokondri fonksiyonlarına, doku onarımından kolajen üretimine kadar

[0:28:30.240] birçok şeyi düzenliyorlar. Yani inanılmaz önemli yapılar. Sorun şu ki

[0:28:34.519] bunu yakın zamanda Brian Johnson örneğinde de gördük. Bir peptit

[0:28:38.120] kullandığını ve sonra her şeyin kötüleştiğini söyledi. Ben de tabii

[0:28:41.720] dedim. Herhangi bir ilacın tamamını bir anda içersen o da seni öldürür. Çünkü

[0:28:45.799] kullandığı dozlar fizyolojik sınırların çok üzerindeydi ve başka maddelerle

[0:28:49.919] birlikte doğru şekilde kullanılmamıştı. Yani düşüncesizce bir şey yaparsan kötü

[0:28:54.120] sonuç alırsın. Bence peptitler ne yaptığını bilen, bilimin nerede güçlü

[0:28:58.480] olduğunu, nerede eksik kaldığını ve risklerin ne olduğunu hastasına açıkça

[0:29:02.399] anlatan bir doktor kontrolünde kullanılırsa faydalı olabilir. Zaten biz

[0:29:06.559] eee tıpta peptitleri sürekli kullanıyoruz.

[0:29:09.480] Çok umut vadeden iki bileşik var. Bunlarla ilgili oldukça fazla araştırma

[0:29:13.799] yapılıyor. Biri ürolitin ağ, diğeri spermidin. İnsanlar bunların ne olduğunu

[0:29:18.519] çok merak ediyor. Aslında Timeline Nutrition'dan Dror Sing'le bu konuda bir

[0:29:22.960] podcast yapmıştım ama bana o kadar çok soru geldi ki bu soruyu özellikle sana

[0:29:27.399] da sormak istedim. Bu ikisi hakkında ne düşünüyorsun?

[0:29:30.840] Üolitin, ağ, nar gibi bazı besinleri yediğinde ortaya çıkan bir bileşik. Bu

[0:29:35.720] arada Türkiye'de çok fazla nar tüketiyorum. İnanılmaz gerçekten. Nar

[0:29:39.720] ekşisi içtim. Bol bol nar yedim. Narı çok seviyorum. Eğer sağlıklı bir

[0:29:43.760] mikrobiyomun varsa ki çoğumuzda yok. Narın içindeki ellagitaninleri ürolitin

[0:29:48.159] A denen bileşiğe dönüştürebiliyorsun. Buna prebiyotik ya da probiyotik değil

[0:29:52.120] postbiyotik deniyor. İşin ilginç tarafı şu: Senin yaklaşık 20.000 genin var ama

[0:29:56.519] bakterilerinin muhtemelen 2 milyon geni var. Genler ne yapar? protein ya da

[0:30:00.440] çeşitli moleküller üretirler ve bu moleküller sağlığın üzerinde etkili

[0:30:04.600] olur. Yani bağırsakların sağlıklıysa bakterilerin vücudunun emeceği farklı

[0:30:08.760] moleküller üretir ve bunlar farklı biyolojik mekanizmalar üzerinde çalışır.

[0:30:12.799] E ürolitin ada mitokondri fonksiyonunu, mitofjiyi, egzersiz performansını,

[0:30:18.000] bağışıklık sistemini ve enflamasyonu etkileyen çok etkileyici bir bileşik

[0:30:21.799] bence longevity alanındaki en umut verici moleküllerden biri. Bununla

[0:30:25.880] ilgili çok fazla araştırma var. Büyük bilimsel dergilerde yayınlanmış ciddi

[0:30:29.360] çalışmalar mevcut. Ben şahsen çok değerli olduğunu düşünüyorum ve

[0:30:32.799] kullanıyorum. Spermidin de yine üzerinde çok araştırma yapılan başka bir bileşik.

[0:30:37.120] Özellikle telomerler, enflamasyon ve mitokondri fonksiyonları üzerindeki

[0:30:40.720] etkileri hala araştırılıyor ve bu alan giderek gelişiyor. Bence bunların

[0:30:45.159] gerçekten faydası olabilir. Şu ana kadarki verilere göre oldukça

[0:30:48.360] güvenliler. O yüzden insanlar isterlerse kullanabilirler. Ama benim kendi görüşüm

[0:30:52.720] özellikle doğru şekilde kullanıldıklarında oldukça yardımcı

[0:30:56.120] olabilecekleri yönünde. Özellikle Türkiye'de insanların gelir

[0:30:59.639] seviyesi Amerika'daki kadar yüksek olmadığı için çok kritik bir soru sormak

[0:31:03.840] istiyorum. Sürekli longevity konuşuyoruz. Şu takviye, bu takviye ve

[0:31:08.440] buna karşı ciddi bir tepki oluşmaya başladı. İnsanlar diyor ki fonksiyonel

[0:31:12.880] tıp dünyası, longevity dünyası, butik klinikler, 500 dolarlık takviye

[0:31:17.600] protokolleri derken bütün bunlar artık küçük ölçekli bir ilaç endüstrisine

[0:31:22.159] dönüşmeye başladı. Modern tıbbın insanlara bir şeyler dayatma hali gibi

[0:31:26.559] şimdi bunun başka bir versiyonu karşımıza çıkıyor diyorlar.

[0:31:30.000] Evet. Bak Esra, Amerika'daki hastalarıma lonjavity için ne yapmaları gerektiğini

[0:31:34.440] söyleseydim onlara Türkiye'ye taşının derdim. Çünkü burada yemekler inanılmaz,

[0:31:38.120] kültür inanılmaz. Geleneksel yemekleri yersen zaten çok iyi bir şekilde

[0:31:41.600] lonjaviti kafasındasın. Ben burada o kadar çok yemek yedim ki bir kilo bile

[0:31:45.279] almadım. Kendimi iyi hissediyorum. Yoğun çeçin kalm çok yüksek, lezzet çok iyi.

[0:31:50.880] Fitokimyasallar çok farklı. Zeytinyağı burada bambaşka ve gerçekten harika.

[0:31:55.120] Bence sadece temellere odaklansan yolun %80'ini belki de daha fazlasını alırsın.

[0:32:00.279] Gerçek gıda yemek, nişasta ve şekeri kesmek, iyi yağlar almak, kaliteli

[0:32:04.559] protein tüketmek, ağırlık çalışmak ve kardiyo yapmak. Bunlar çok önemli. İyi

[0:32:08.720] uyumak, stresi yönetmek, güçlü sosyal ilişkiler kurmak da öyle. Bunların çoğu

[0:32:13.000] ücretsiz zaten. Yemek yemen gerekiyor. Onun dışında para gerektirmeyen şeyler.

[0:32:17.519] O yüzden bence önce buna odaklanmak lazım. İnsanlar bütün bu peptitleri

[0:32:21.240] alıp, bütün bu ileri seviye şeyleri yapıp temellere odaklanmıyorsa yanlış

[0:32:25.320] strateji izliyorlar demektir. Tabii ki sonra daha ileri gitmek istersen,

[0:32:28.760] enerjin, zamanın ve paran varsa. Evet. Bazı takviyeler var. Bence bazıları

[0:32:33.679] insanlar için gerçekten temel olabilir. Mesela D vitamini çoğu insanda düşük.

[0:32:37.679] Omega 3 yağları da öyle. Kaliteli balık yemiyorsan düşük kalabiliyor. Kaldı ki

[0:32:41.360] balıkların çoğu toksin dolu. Bu yüzden ben Omega 3'ü genelde kapsül olarak

[0:32:44.720] almayı tercih ediyorum. Bence insanlar kan değerlerine baktırmalı ve varsa

[0:32:48.600] besin eksikliklerini düzeltmeli. Kurucu ortağı olduğum Function Health'in

[0:32:52.519] yakında Avrupa'da da olmasını umuyorum. Şimdiye kadar 80 milyon kan testi yaptık

[0:32:56.639] ve insanların %70'inde besin eksikliği görüyoruz. Üstelik bunlar zaten

[0:33:00.679] sağlığıyla ilgilenen insanlar. Ve burada bahsettiğim düşüklük benim optimal

[0:33:04.200] dediğim seviyenin altı değil. Laboratuvarın normal dediği seviyenin

[0:33:07.200] bile 6ı ki o normal aralıklar zaten hasta bir popülasyona göre belirlenmiş

[0:33:10.480] referans aralıkları. E mesela D vitamini için 30 diyorlar. Oysa 50 olmalı. O

[0:33:15.600] 30'un üzeri iyidir diyorlar ama değil. Optimal istiyorsan 45 ve üzeri olmalı.

[0:33:20.679] Kısacık araya gireceğim. Şu an beni duyuyorsanız ayık kafayı izlediğinize

[0:33:24.639] eminiz. Peki abone misiniz? Bir kontrol eder misiniz? Çok net bir şekilde abone

[0:33:30.360] sayımız programa davet ettiğim doktorları ikna etme gücünü sağlıyor.

[0:33:34.279] Alanında dünyanın en iyi isimlerini burada izlemek için kanala abone olun.

[0:33:39.519] Peki bu mesaj nerede karşılık bulmuyor? Çünkü sürekli iyi beslen, hareket et,

[0:33:44.159] güçlü bir çevren olsun gibi şeyler duyuyoruz ama bir türlü hayata geçmiyor.

[0:33:48.039] Çünkü bunun bir düğmesi yok. Yani kendiliğinden olmuyor. Bugünün

[0:33:51.679] dünyasında böyle yaşamak gerçekten çok zor. Çünkü artık varsayılan seçim

[0:33:56.120] sağlıklı olan değil, sağlıksız olan. Modern hayatın stresleri içindeyiz.

[0:33:59.919] Artık bedenimizi hareket ettirmek zorunda bile kalmıyoruz. Yediğimiz

[0:34:03.200] gıdalar da çoğu zaman doğru şekilde üretilmiyor ve kaliteleri düşük oluyor.

[0:34:07.279] Avrupa'da durum çok daha iyi. Amerika'da ise gerçekten çok kötü.

[0:34:11.520] Türkiye'de de Evet. Eminim lezzet açısından harika yiyecekler yiyorsunuz

[0:34:16.040] belki ama tarımsal sorunlar, pestisitler yüzünden buranın da Amerika'dan farkı

[0:34:21.480] yok. Anlıyorum.

[0:34:23.079] İnsanlar sürekli şunu soruyor. Avrupa'ya gönderilen meyveler yüksek toksin ve

[0:34:28.280] pestisit bulunduğu için geri dönüyor. Sonra bana, "Peki bu meyvelere ne

[0:34:32.960] oluyor?" diye soruyorlar. Ben de bunu bir konuğuma sordum. O da, "Çok da

[0:34:37.159] şaşırmasınlar. Çünkü iç piyasada tüketilen gıdalar da aynı." dedi. Yani

[0:34:42.480] Avrupa'dan geri dönen ürünlerin nereye gönderildiğinin çok da önemi yok. Çünkü

[0:34:47.000] zaten benzer seviyede toksik ürünler dolaşımda.

[0:34:50.760] Bundan tamamen kaçmak gerçekten çok zor. Katılıyorum.

[0:34:54.399] Şu an 66 yaşındasın. İnsanların yaşamının 10 yıl öncesine göre gelecekte

[0:34:59.560] daha iyi olacağı konusunda daha umutlu musun? Bu biraz karmaşık bir konu. Bilim

[0:35:03.320] çok hızlı ilerliyor. Tıp çok hızlı gelişiyor. Umarım gıda endüstrisi de

[0:35:07.000] kontrol altına alınabilir. Çünkü özellikle Amerika'da dünyanın en kötü

[0:35:10.800] beslenme sistemini yarattık ve bunu bütün dünyaya ihraç ettik. Yine de işe

[0:35:14.960] yarayabilecek bazı politik değişimlerin başladığını düşünüyorum. Şu anda

[0:35:18.760] özellikle ultra işlenmiş gıdalarla ilgili bazı adımlar atılıyor. Çünkü en

[0:35:22.520] büyük problem bu aslında. Diğer her şey yediğimiz şeylerin yanında ikinci planda

[0:35:26.440] kalıyor. Ve dürüst olmak gerekirse bunlara gerçekten gıda bile diyemeyiz.

[0:35:30.920] Çünkü gıdanın tanımına bakarsan bir canlının büyümesini, gelişmesini ve

[0:35:35.160] sağlığını destekleyen şeydir. Abur cubur bunu yapmıyor. Ultra işlenmiş gıdalar

[0:35:39.480] seni hasta ediyor hatta öldürüyor. Yani sözlükteki tanıma göre bakarsan bunlar

[0:35:43.880] aslında gıda değil. Gıda gibi görünüyor olabilirler. Tadı da gıda gibi olabilir

[0:35:47.480] ama gerçekte gıda değiller. Türk insanına vermek istediğin tek bir

[0:35:51.640] mesaj olsa bu ne olurdu? Sonuçta bu Türkiye'de katıldığın ilk podcast.

[0:35:55.119] Şu söylerdim biliyor musun? Geleneklerinize, kültürünüze ve

[0:35:58.359] yemeklerinize gerçekten sahip çıkın. E ben burada bir arkadaşımın evinde kalma

[0:36:03.119] şansı buldum. Türk bir şefleri vardı. Adı Dilekti. Bize inanılmaz Türk

[0:36:07.760] yemekleri yaptı. O kadar lezzetli, o kadar geleneksel yemeklerdi ki küçük bir

[0:36:13.000] tarif defteri vardı ve yaptığı her şey inanılmazdı. Sürekli işte insanların

[0:36:17.920] yemesi gereken şey bu diye düşündüm. Çünkü böyle beslendiğinde gerçekten

[0:36:23.280] doyuyorsun, beslenmiş hissediyorsun. Hem çok lezzetli. Mesela bu sabah kahvaltıda

[0:36:28.599] yumurta vardı, domates, salatalık, zeytinyağı ve zeytin vardı. Ve ben işte

[0:36:34.280] harika bir kahvaltı bu diye düşündüm. Bunu mısır gevreği, French toast, pankek

[0:36:39.440] muffin, şekerli kahveler ve baggallerle kıyaslayınca gerçekten arada korkunç bir

[0:36:44.079] fark var. Yani temelde Amerikanlaşmamalıyız.

[0:36:47.040] Kesinlikle Esra. Kısacık araya gireceğim. Şu an beni

[0:36:50.640] duyuyorsanız ayık kafayı izlediğinize eminiz. Peki abone misiniz? Bir kontrol

[0:36:55.440] eder misiniz? Çok net bir şekilde abone sayımız

[0:36:58.800] programa davet ettiğim doktorları ikna etme gücünü sağlıyor. Alanında dünyanın

[0:37:03.240] en iyi isimlerini burada izlemek için kanala abone olun.

[0:37:07.440] Only Health'teyiz. Buraya geldiğinde Only Health'de hangi tedavileri

[0:37:11.520] yaptırıyorsun? Burada birkaç farklı şey deneyimleme

[0:37:13.960] fırsatım oldu. IV terapileri yaptırdım. Bazı cilt uygulamaları denedim.

[0:37:18.240] Gerçekten çok iyi deneyimlerdi. Bence Murat Gülaştı da çok vizyoner biri.

[0:37:22.400] Burada gerçekten etkileyici bir klinik kurmuş. Çok farklı terapi ve uygulamalar

[0:37:26.599] var. Ozon terapisi, plazmaferez gibi yöntemler de sunuyorlar. Bunları bu

[0:37:30.520] gelişimde değil ama daha önce deneyimledim ve çok faydasını gördüm. E

[0:37:34.040] benz kronik bir hastalığı olan ya da klasik tıpla çözüm bulamayan insanlar

[0:37:37.560] için only health gibi yerler çok değerli olabilir. Çünkü sadece semptomlara değil

[0:37:41.920] problemin altında gerçekten ne olduğuna bakıyorlar. Sonrasında da iyileşmeyi

[0:37:45.400] destekleyecek birçok farklı yöntem sunuyorlar. Benim bildiğim kadarıyla şu

[0:37:48.560] anda Avrupa'da bundan daha kapsamlı bir biohacking kliniği yok.

[0:37:51.560] Evet. Aynen sana katılıyorum. Zaman ayırdığın için teşekkür ederim. benim

[0:37:54.720] için bir zevkti.


*Transkript YouTube'dan alınmıştır.''

"Ayık Kafa'nın her bölümünde sorum şu: Daha iyi bir yaşam nasıl mümkün?"

DR. ESRA ÇAVUŞOĞLU

Ceo & Co-founder