Kreatin Beyne İyi Gelir Mi?

Dr. Tommy Wood, PhD

Ayık Kafa’nın 111. bölümünde Dr. Esra Çavuşoğlu, PhD’nin konuğu, Dr. Tommy Wood, MD, PhD. Dr. Tommy Wood bilim dünyası için çok önemli bir nörobilimci ve beyin sağlığı araştırmacısı. Dr. Wood ile beynimizi yaşlanmaya, Alzheimer riskine ve bilişsel gerilemeye karşı nasıl daha dirençli hale getirebileceğimizi konuşuyoruz.

A work team around the desk

Özet

Dr. Wood; Alzheimer hastalığı, demans, kadınlarda beyin sağlığı, menopoz ve hafıza ilişkisi, uyku, kreatin, sosyal bağlar, dans, beyin travması, duyusal kayıplar ve bilişsel rezerv gibi çok önemli başlıkları bilimsel ama anlaşılır bir şekilde anlatıyor. Özellikle kadınlarda Alzheimer yükünün neden daha fazla olduğunu, menopoz döneminin neden beyin sağlığı açısından kritik bir geçiş dönemi olabileceğini ve hormonların önemli olmakla birlikte tek başına bütün hikâyeyi açıklamadığını konuşuyoruz.

Bu sohbetin merkezinde Dr. Wood’un “Stimulus, Supply, Support” yani “Uyarı, Besleme ve Destek” modeli var. Beynin sağlıklı kalması için sadece takviye, cihaz veya biohacking uygulamalarının yetmediğini; beynin gerçek zihinsel meydan okumaya, sağlıklı kan akışına, iyi metabolik sağlığa, kaliteli uykuya, sosyal ilişkilere, harekete ve toparlanmaya ihtiyaç duyduğunu öğreniyoruz. Alzheimer’dan korunma, hafızayı güçlendirme, beyin yaşlanmasını yavaşlatma ve bilişsel rezerv oluşturma konusunda uygulanabilir, bilim temelli ve çok güçlü bir bölüm.

Dr. Tommy Wood, MD Web sitesi: https://www.drtommywood.com/about
Instagram: https://www.instagram.com/drtommywood/

T.C. İstanbul Gedik Üniversitesi’ne ne teşekkür ederiz. https://www.gedik.edu.tr/

00:00-06:04 Dr. Tommy Wood Kimdir? Nörobilim, Bebeklerde Beyin Hasarı ve Formula 1 Performansı
06:04-09:47 Kadınlarda Alzheimer Neden Erkeklerden Daha Fazla Görülüyor?
09:47-14:10 Menopoz, Östrojen ve Beyin Sağlığı: Hormonlar Gerçekten Ne Kadar Etkili? 14:10-17:41 Çok Zeki ve Başarılı İnsanlar Neden Yine de Alzheimer Olabiliyor?
17:41-19:50 Erken Başlangıçlı ve Geç Başlangıçlı Alzheimer Arasındaki Fark
19:50-20:31 Beyin Sağlığı İçin 3S Modeli: Uyarı, Besleme ve Destek
20:31-23:13 Modern Hayat Beynimizi Nasıl Hem Fazla Hem de Yanlış Uyarıyor?
23:13-25:26 Dans Beyin için Neden En Güçlü Egzersizlerden Biri Olabilir?
25:26-29:26 Sosyal Bağlar, Yalnızlık ve Demans Riski
29:26-32:36 Biohacking Gerçek İnsan Bağının Yerini Tutabilir mi?
32:36-34:50 Spor, TMS, VR ve Bilişsel Antrenman ile Beyni Güçlendirmek
34:50-38:57 Zihin Yapısı ve Yaşlanma: Kendimizi Yaşlı Hissetmek Biyolojimizi Etkiler mi?
38:57-40:33 Beyni Beslemek: Kan Akışı, Kan Şekeri, Vitaminler ve Demans Riski
40:33-44:05 Kreatin Beyin Sağlığı, Hafıza, Depresyon ve Uyku Eksikliği İçin Faydalı mı?
44:05-51:33 Uyku, Hafıza Temizliği ve Alzheimer Riski
51:33-55:21 İşitme, Görme ve Koku Kaybı Demans Riskini Artırır mı?
55:21-57:29 Beyin Travması, CTE ve Uzun Vadeli Beyin Enflamasyonu
57:29-1:04:07 Beyin Hasarı Sonrası İyileşme: Egzersiz, Besinler ve Nöroplastisite
1:04:07-1:06:36 Kapanış.

*UYARI*
Aylık Kafa’daki bilgiler ve beyanlar kişileri tanı ve tedaviye yönlendirme amacı taşımaz. Tanı ve tedaviye yönelik işlemlerinizi doktorunuza danışınız. İçeriklerde EMC Medya Yayıncılık Ticaret Ltd. Şti.’nin, araştırmacılarının, danışmanlarının ve yazarların / bilim insanlarının hazırladığı bilimsel çalışmalar ve kamuya açık yayınlardan derlemelerle elde edilen veriler, yalnızca bilgilendirme amacıyla paylaşılmaktadır. Yayınlarımızda tanı yahut tedaviye ilişkin sağlık beyanları yer almamaktadır.

Transkrİpt

[0:00:00.080] Kadınlarda Alzheimer riski neden fazla? Bu çok ilginç ve çok önemli bir soru

[0:00:04.160] aslında. Bugün artık beynimizi gerçekten zorlayacak şeyler için kullanmak zorunda

[0:00:07.680] kalmıyoruz. E-postalar, toplantılar, sürekli bir şeylerle meşgul olmak bize

[0:00:10.800] çok yoğunmuşuz gibi hissettiriyor. Ama bunlar beynin kapasitesini gerçekten

[0:00:13.519] geliştiren türden bilişsel gelişim değil. Tıpkı bugün fiziksel olarak aktif

[0:00:16.720] olmadan yaşayabilmemiz gibi. Bu yüzden egzersizi icat etmek zorunda kaldık.

[0:00:20.000] Dans etmek, padel oynamak gibi şeyler yerine biohacking araçlarıyla mesela

[0:00:23.480] neuroedback, laser stimülasyonu hatta meditasyon ile beynimizi geliştirmenin

[0:00:26.960] kestirme yolları var mı? Beyindeki bu geliştirdiğin yeni yolakları ve

[0:00:29.880] kuvvetlendirdiğin nöronları gerçekten kullandırmalısın. Hatta kişinin kendiyle

[0:00:33.760] ilgili düşünceleri değişirse fizyolojileri de değişir.

[0:00:36.120] Sen ayrıca Formula 1 pilotları ve elit sporcuların beyinsel aktivitelerini

[0:00:39.879] optimize ediyorsun. Takviye veriyor musun?

[0:00:42.559] Eğer bir takviye kullanmaya başlayacaksanız belki de sormanız

[0:00:45.559] gereken ilk soru bu bende işe yarayacak mı? Olmamalı. İlk soru şu olmalı.

[0:00:49.840] Ben Esra Çavuşoğlu. 19 yıldır ayık bir hayat yaşıyorum. Bağımlılık hastalığı

[0:00:54.359] ile mücadelem beni beden ve performansımı iyileştirmek, hayat

[0:00:57.840] kalitemi arttırmak, daha sağlıklı ve uzun yaşamak için yeni yöntemler,

[0:01:01.600] cihazlar ve takviye ürünler araştırmaya yönlendirdi. Bağımlılık hastalığı,

[0:01:06.119] bayacking ve longevity alanlarındaki kendi deneyimlerimden dünyadaki son

[0:01:09.920] gelişmelere, çığır açan girişimcilerden uzman akademisyenlere yıllardır yaptığım

[0:01:15.200] sohbetler artık her hafta Ayık Kafa podcastı.

[0:01:19.040] Ayıktafa podcast'e hoş geldiniz. Bugün konuğum MD, PhD, nörobilimci ve beyin

[0:01:24.360] sağlığı araştırmacısı Doktor Tommy Wood. Kendisi çok ilginç bir kesişim

[0:01:28.520] noktasında çalışıyor. Bir yandan yeni doğan bebeklerde beyin hasarını

[0:01:32.159] araştırırken diğer yandan elit sporcuların ve Formula 1 pilotlarının

[0:01:36.720] beyin performansını optimize ediyor. Bu bölümde klasik beyin sağlığı

[0:01:41.159] sohbetlerinin çok ötesine geçiyoruz. Ayrıca kadınlarda Alzheimer yükünün

[0:01:46.040] neden daha fazla ve hormonların neden önemli olduğunu ama hikayenin tamamı

[0:01:50.799] olmadığını konuşuyoruz. Ve benim en sevdiğim kısım şu: Bey sağlığı sadece

[0:01:55.079] takviyelerden, taramalardan ya da havalı biohacking cihazlarından ibaret değil.

[0:01:59.560] Bazen dans etmek, öğrenmek, arkadaşlık kurmak, uyumak, yaratmak, hareket etmek

[0:02:04.439] ve beyne gerçekten adapte olması için bir sebep vermek gerekiyor. Eğer

[0:02:08.679] hafızanızı nasıl koruyabileceğinizi, bilişsel rezervinizi nasıl

[0:02:12.080] güçlendirebileceğinizi ve yaş alırken beyninizi nasıl destekleyebileceğinizi

[0:02:16.519] öğrenmek istiyorsanız bu sohbet beyninize bakışınızı değiştirecek.

[0:02:21.040] Üniversiteyi sadece dersler, vizeler, finaller olarak düşünme. Asıl mesele

[0:02:25.959] okurken kendini keşfetmek, üretmek, projelerde yer almak ve mezun olmadan

[0:02:30.720] gerçek dünyayı tanımaya başlamak. Bir yandan psikolojiyle insanı daha iyi

[0:02:34.959] anlayabildiğin, beslenme ve sağlık bilimleriyle iyi yaşamanın ne demek

[0:02:39.480] olduğunu öğrendiğin, mühendislik ve yönetim bilişim sistemleriyle

[0:02:43.959] teknolojiyi, veriyi ve sistemi çözümleyebildiğin bir üniversite düşün.

[0:02:48.360] Yani sadece bilgi aldığın değil düşündüğün, ürettiğin ve fikirlerini

[0:02:52.959] hayata geçirebildiğin bir yer. İstanbul Gedik Üniversitesi öğrencilik hayatını

[0:02:57.840] gerçekten yaşarken geleceğini kurabileceğin bir deneyim sunuyor.

[0:03:01.560] Ayikın daimi destekçisi Gedik Eğitim Vakfına sağladığı katkı ile size

[0:03:06.040] dünyanın önde gelen uzmanlarını konuk olarak getirmeye devam ediyoruz. Siz de

[0:03:10.920] Ayık Kafaya abone olarak destek verebilirsiniz.

[0:03:14.440] Dr. Tommy Wood Ayık Kafa podcast'e hoş geldin. Bu epey ilginç bir sohbet

[0:03:20.280] olacak. Soracak çok şey var ve açıkçası biraz stres yapıyorum. Çünkü sen çok

[0:03:26.200] zeki birisin. Yani eğitimine bakınca hani şu herkesin hayallerinde olan

[0:03:32.200] okullar var ya Cambridge, Oxford, sonra Oslo Üniversitesi. Sen o okullardan

[0:03:38.400] mezunsun. Yani hem bir tıp doktorusun hem de doktoralı bir nörobilimcisin ve

[0:03:44.080] çalışmaların doğum sırasında yeni doğanlarda beyin hasarı üzerine. Doğru

[0:03:49.200] mu? Evet. Yani laboratuvarımda yaptığımız

[0:03:52.239] çalışmaların büyük kısmı yeni doğan bebeklerde beyin hasarını tedavi etmenin

[0:03:57.360] yollarını araştırmak üzerine ve genelde iki farklı duruma odaklanıyoruz.

[0:04:02.280] Birincisi erken doğum ve buna bağlı beyin hasarı. Yani bebek ne kadar erken

[0:04:07.640] doğarsa prematürelliği arttıkça beyin hasarı ya da ölüm riski de o kadar

[0:04:14.159] yükseliyor. Bu üzerinde çalıştığımız ilk durum. Diğeri ise hiye dediğimiz yani

[0:04:21.000] hipoksik iskemik ensefalopati. Bu da aslında tam zamanında doğan bebeklerde

[0:04:26.520] görülüyor. Yani normal 40 haftalık bir gebelikten sonra doğum sırasında bir şey

[0:04:31.440] ters gidiyor. Beyne giden kan akışı ve oksijen azalıyor ve neredeyse tüm beyni

[0:04:35.840] etkileyen bir felç benzeri tablo ortaya çıkıyor. Biz de bunun tedavi yollarını

[0:04:40.280] araştırıyoruz. Bir de sen aynı zamanda Formula 1

[0:04:43.320] pilotları ve profesyonel sporcuların performansını en üst seviyeye çıkarmak

[0:04:47.199] için onlarla da çalışıyorsun. Edis yani sadece hasar görmüş beyinlere

[0:04:50.720] odaklanmıyorsun. Sağlıklı beyinlerle de çalışıyorsun. Şöyle diyelim. Onları daha

[0:04:53.880] akıllı ve daha verimli hale getirmek için de çalışıyorsun, değil mi?

[0:04:56.840] Evet. Aynen. E yaklaşık son 20 yıldır farklı branşlardan sporcularla

[0:05:01.280] çalışıyorum. Üniversitede kürek antrenörlüğü yaptım. Çeşitli spor

[0:05:04.960] dallarında dünya şampiyonlarıyla çalışan bir girişim kurmaya da katkı sağladım.

[0:05:09.440] Bugünlerde sporcularla yaptığım çalışmaların büyük kısmı Formula 1

[0:05:13.120] pilotlarıyla birkaç pilotun performans programlarını yönetmeye yardımcı

[0:05:17.080] oluyorum. Hani hani bu programlara beslenme, uyku, toparlanma dahil oluyor.

[0:05:24.080] Bazen bilişsel antrenman ve benzeri şeyler de ekleniyor. Yani

[0:05:28.479] performanslarını desteklemek için ne gerekiyorsa onun üzerinde çalışıyoruz.

[0:05:33.000] En başta en temel konuyla başlamak istiyorum. Yani bilişsel gerileme. Önce

[0:05:38.000] biraz bundan konuşalım. Sonra diğer konulara geçeriz. Çünkü çoğu kişinin

[0:05:42.800] podcastlerinde genelde Alzheimer ve bilişsel gerileme gibi konular oluyor.

[0:05:48.000] Ama aslında benim sana soracak çok daha fazla şeyim var. Sen beyni gerçekten

[0:05:53.199] araştırıyorsun. Yani bu sadece varsayımlar ya da rastgele küçük

[0:05:57.600] çalışmalar değil. İşi gerçekten derinlemesine inceliyorsun. O yüzden

[0:06:01.759] kadınlarla başlayalım. Neden kadınlarda Alzheimer erkeklere göre daha fazla

[0:06:06.039] görülüyor? Bu çok ilginç ve çok önemli bir soru.

[0:06:09.919] Demansların çoğunun kadınlarda görüldüğü konusunda haklısın. Demans aslında

[0:06:14.800] bilişsel işlevlerinizi günlük olarak kendinize bakamayacak

[0:06:19.000] kadar kaybettiğiniz bir noktaya gelmenizdir. Buna da demansın kabaca

[0:06:23.960] gayrimi tanımı diyelim. Birkaç türü var ama demans vakalarının yaklaşık %60 ile

[0:06:29.759] 80'i Alzheimer hastalığı ve Alzheimer yükünün yaklaşık 3üçte ik'si kadınlarda.

[0:06:37.080] Bunun neden böyle olduğuna dair birkaç hipotez var. Önceden insanlar şunu

[0:06:42.520] diyordu. Kadınlar daha uzun yaşıyor. Daha uzun yaşarsan Alzheimer'a yakalanma

[0:06:48.759] ihtimalin artar. Sebep bu. Bu belki çok çok küçük bir kısmı ama aslında bu eee

[0:06:55.599] muhtemelen asıl neden değil. Sonra başka şeyler de var. Kadınlar orta yaşta

[0:07:02.280] erkeklere kıyasla çok daha büyük bir fizyolojik değişimden geçiyor. Bu açık

[0:07:08.000] ve pek çok kanıt riskin kadınlarla erkekler arasında tam da bu dönemde

[0:07:13.120] ayrışmaya başladığını gösteriyor. Bu dönem adeta bir risk artışı dönemi gibi.

[0:07:19.080] Yani iyi uyumayanlarda, fiziksel sağlığı zayıf olanlarda, bilişsel işlevlerde

[0:07:26.000] daha büyük değişimler ve o bilişsel gidişatta kaymalar görülüyor. Demans

[0:07:31.479] için hem kadınlarda hem erkeklerde bildiğimiz risk faktörleri özellikle

[0:07:37.199] orta yaşta eee perimenopoz ve menopoz döneminde daha güçlü etki göstermeye

[0:07:42.680] başlıyor. Bu da işin fizyolojik tarafı. Bir de olası genetik etkiler var.

[0:07:48.599] erkeklerin ve kadınların yani biyolojik olarak eee farklı cinsiyetlerin bazı

[0:07:54.759] beyin hastalıklarını farklı yaşadığı ya da onlara farklı tepki verdiği

[0:08:00.080] biliniyor. Erkeklerde inme daha sık görülüyor. Kadınlarda depresyon daha

[0:08:05.599] yaygın. Alzheimer'a yakalanma olasılığı da daha yüksek. Bunun bir kısmı

[0:08:11.000] cinsiyeti belirleyen genlerdeki farklardan kaynaklanıyor. Beyindeki bazı

[0:08:16.240] yapı ve hücreler bu yüzden hastalıklara karşı daha hassas ya da daha dirençli

[0:08:21.800] olabiliyor. Bu da işin bir başka boyutu. Bir de son bir nokta var bence.

[0:08:27.400] Yeterince üzerinde durulmayan eee o da toplumun rolü. eee demans için risk ve

[0:08:33.880] koruyucu faktörlere baktığımızda, e düşük eğitim seviyesi, zihni yeterince

[0:08:39.479] zorlamayan işler ve yüksek stres yükü önemli riskler arasında. Tarihsel olarak

[0:08:45.760] bu risk faktörlerinin daha fazlası kadınlarda vardı. Kadınlar uzun süre

[0:08:51.360] erkeklerle aynı eğitim imkanlarına sahip değildi. Bu durum birçok ülkede iyileşti

[0:08:57.959] ve iyileştiği yerlerde demans yükü de azaldı. Amerika'da bile kadınların iş

[0:09:03.880] gücüne yüksek düzeyde katılımı aslında ancak 1970'lerde başladı ve hala

[0:09:10.880] çocukların ve aile bireylerinin bakım yükü kadınların üzerinde daha fazla.

[0:09:16.279] Yani daha fazlasını üstlenmeleri bekleniyor ve bu da stres yükünü artırıp

[0:09:21.560] demans riskini etkileyebiliyor. Bu yüzden bence tüm bu faktörlerin

[0:09:26.160] birleşimi tarihsel olarak kadınlarda Alzheimer yükünün daha yüksek olmasına

[0:09:32.000] yol açtı. En azından toplumsal tarafta bazı şeylerin değiştiğini düşünüyorum.

[0:09:37.079] Son birkaç 10 yılda değişim var ama bu değişimlerin demans oranlarına tam

[0:09:42.120] olarak yansıdığı noktaya henüz gelmiş değiliz. Bu konuda ne düşünüyorsun?

[0:09:46.560] Çünkü seni bir podcast'te izlemiştim. Bu konuda çok da emin değildin. Yani sen

[0:09:51.040] östrojen eksikliği ya da hormonal düşüşün kadınlarda Alzheimer'ın ana

[0:09:55.640] nedeni olduğunu pek düşünmüyorsun gibi. Oysa hormonal düşüşün en büyük

[0:09:59.880] etkenlerden biri olduğu çok vurgulanıyor. Sen bu konuda ne

[0:10:03.120] düşünüyorsun? Kısacık araya gireceğim. Şu an beni

[0:10:06.440] duyuyorsanız ayık kafayı izlediğinize eminiz. Peki abone misiniz? Bir kontrol

[0:10:11.240] eder misiniz? Çok net bir şekilde abone sayımız programa davet ettiğim

[0:10:15.720] doktorları ikna etme gücünü sağlıyor. Alanında dünyanın en iyi isimlerini

[0:10:20.200] burada izlemek için kanala abone olun. Benim düşüncem şu. Bunun önemli

[0:10:25.040] olmadığını düşündüğümden değil. Bu çok önemli. Ama konu öyle bir noktaya geldi

[0:10:30.160] ki insanlar ya bunun tek önemli şey olduğunu düşünüyor ya da bunu

[0:10:34.600] destekleyen yeterli kanıt olmadığını sanıyor. Yani şu an iki farklı görüş var

[0:10:39.600] ve birbirleriyle tartışıyorlar ama gerçekte durum ikisinin ortasında bir

[0:10:45.480] yerde. Eee şunu görüyoruz. Eee, bir kadın erken menopoza girerse bu genelde,

[0:10:51.200] eee, rahim ameliyatı olduğunda ve yumurtalıklar alındığında oluyor. Eee,

[0:10:55.120] buna cerrahi menopoz da deniyor. Bu durumda yumurtalık hormonları bir anda

[0:10:59.399] kesiliyor. Böyle kadınlara eee, menopozal hormon tedavisi ya da hormon

[0:11:04.160] yerine koyma tedavisi verildiğinde eee, demans riskinin belirgin şekilde

[0:11:09.120] azaldığını görüyoruz. Yani bunun önemli olduğunu biliyoruz. En azından tedavi

[0:11:14.360] normalde menopoza girecekleri yaşa kadar devam ederse sonra doğal menopoz yaşayan

[0:11:19.839] kadınlara baktığında bazıları bunun aslında doğal olmadığını söylüyor. Çünkü

[0:11:25.480] insan ömrü eskiden bu kadar uzun değildi. Yani bu süreç bir bakıma doğal

[0:11:30.000] yaşam süremizin ötesine geçmek gibi. Bu da konudaki kafa karışıklığının bir

[0:11:34.560] parçası. Ama bu grupta özellikle bilişsel işlev açısından hormon

[0:11:40.399] tedavisinin çok güçlü etkisi olduğuna dair fazla kanıt yok. Kalp damar sağlığı

[0:11:45.959] için önemli, kemik sağlığı için önemli, birçok şey için önemli. Ama bilişsel

[0:11:51.480] işlev ve demans söz konusu olduğunda kanıtlar o kadar güçlü değil. Kontrollü

[0:11:55.880] bilimsel çalışmalar yapıldı ama çok güçlü değillerdi. Ayrıca daha yeni ve

[0:12:00.680] güncel hormon tedavileri de bu çalışmalarda pek kullanılmadı. Bu yüzden

[0:12:05.600] ileride daha iyi kanıtlar ortaya çıkabilir ve gerçekten bilişsel işlevi

[0:12:10.160] iyileştirdiğini, demans riskini azalttığını görebiliriz. Ama şu an

[0:12:14.600] elimizdeki kanıtlar çok güçlü değil. Bununla birlikte bazı noktalar gerçekten

[0:12:19.800] çok önemli. Perimenopoz ve menopoz döneminde bilişsel değişikliklerin en

[0:12:24.800] güçlü belirleyicisi hormon seviyelerindeki değişim değil. asıl

[0:12:29.560] belirleyici olan semptomlar yani yaygın belirtiler, sıcak basmaları, gece

[0:12:34.800] terlemeleri, eee, uykusuzluk gibi, eee, bu belirtileri iyileştirdiğinde ister

[0:12:40.720] hormonla ister hormon dışı yöntemlerle bilişsel belirtiler de düzeliyor. Yani

[0:12:46.560] süreç iki aşamalı gibi işliyor. Hormon değişimleri bu semptomları başlatıyor

[0:12:51.399] ama bilişsel değişiklikleri en çok etkileyen şey bu semptomların kendisi

[0:12:56.600] oluyor. Bu yüzden bu semptomları menopozal hormon tedavisiyle ya da başka

[0:13:01.079] yöntemlerle kontrol altına almak çok önemli. Yani hormonların önemli

[0:13:05.720] olmadığını düşündüğümden değil, önemliler. Ama burada etkili olan pek

[0:13:09.959] çok farklı araç ve faktör var. Ve bunları düzeltmek için illa hormon

[0:13:14.279] tedavisi kullanmak zorunda değilsin. Ama senin için uygunsa kesinlikle

[0:13:17.880] kullanmalısın. Menopozal hormon tedavisiyle en çok gördüğümüz şey şu:

[0:13:21.959] Belirtileri ciddi şekilde azaltıyor. Belirtiler azalınca yaşam kalitesi

[0:13:26.120] artıyor. İnsanlar beyin sağlığı için önemli olduğunu, bildiğimiz şeyleri

[0:13:29.639] yapmaya daha istekli oluyor. Yani bunun zincirleme başka faydaları da var. Onlar

[0:13:33.560] da önemli. E bu yüzden menopozda hormon tedavisini güçlü şekilde destekliyorum.

[0:13:38.519] Sadece beyinle olan doğrudan bağlantısı bazen anlatıldığı kadar doğrudan değil

[0:13:43.320] ama bu beyin için faydalı olmadığı anlamına gelmez. Çünkü kesinlikle

[0:13:47.040] faydalı olabilir. Bu konuyla ilgili bir sonraki sorum şu:

[0:13:51.920] Kadınlar ve erkekler arasında fark ne? Çünkü mesela annemle her konuştuğumda

[0:13:57.399] anneannem Alzheimer'dan vefat etti. Bu yüzden bu konu benim için çok ilginç.

[0:14:03.160] Şimdiye kadar 100den fazla podcast kaydettim. Artık nedenini anlıyorum ama

[0:14:09.160] annemle konuşurken podcastlerde öğrendiklerimi anlatıyorum. hareketsiz

[0:14:15.040] yaşam, şu bu zihinsel kapasite falan. Onun bana cevabı hep şu oluyor. Erkek

[0:14:21.560] arkadaşlarından örnek veriyor. Çok önemli iş insanları, çok zeki insanlar.

[0:14:27.199] Ve diyor ki mesela diyelim Bay X çok zeki biriydi. Çok aktifti. Şirketler

[0:14:33.800] yönetiyordu. 70'lerinde bile hala aktifti. Sonra bir anda Alzheimer oldu.

[0:14:39.480] Peki o zaman erkeklerle kadınlar arasındaki fark ne?

[0:14:44.079] Çünkü sen kadınlar için daha düşük eğitim seviyesi, daha hareketsiz yaşam,

[0:14:49.839] aile yükünün fazla olması, daha fazla depresyon gibi şeylerden bahsettin. Peki

[0:14:56.120] erkekler onlar bu kadar harikaysa neden onlar da Alzheimer oluyor?

[0:15:02.480] Evet, burada devreye giren birkaç farklı şey var. Birincisi Alzheimer'ın tüm risk

[0:15:07.399] faktörlerini ve onu tetikleyen tüm etkenleri hala tam olarak bilmiyoruz.

[0:15:12.399] Ben sık sık şunu anlatıyorum. Artık demans vakalarının önemli bir kısmının

[0:15:16.279] önlenebilir olduğunu düşünüyoruz. Şu an alt sınır yaklaşık %45. Bazıları bunun

[0:15:22.680] daha da yüksek olabileceğini hatta %70'e kadar çıkabileceğini söylüyor. Ama yine

[0:15:27.880] de geriye asıl nedenlerini bilmediğimiz ciddi bir kısım kalıyor. Bunun büyük bir

[0:15:32.800] bölümü genetikle ve hala keşfetmekte olduğumuz çevresel faktörlerle ilgili.

[0:15:38.240] Ayrıca tüm bu risk faktörlerinin tek bir bireyde nasıl etkileştiğini de tam

[0:15:43.240] olarak bilmiyoruz. Yani Alzheimer'ı önlemekten bahsettiğimizde aslında bunu

[0:15:48.199] toplum düzeyinde konuşuyoruz. Bir kişi konuştuğumuz tüm bu şeyleri yaparak

[0:15:53.279] riskini azaltabilir. Ama bu asla demans yaşamayacağını garanti etmez. Belki daha

[0:15:59.319] geç yaşar ya da belirtileri daha hafif olur ama bu kişi de Alzheimer'ı kesin

[0:16:04.120] önlerim diyemeyiz. Bu yüzden bu konuda çok dikkatli olmak gerekiyor.

[0:16:08.560] Alzheimer'ın seyri kadınlar ve erkekler arasında biraz farklı olabiliyor ama

[0:16:13.600] senin verdiğin o örnekte şunu biliyoruz. Eğitim seviyesi ve zihni zorlayan işler

[0:16:18.600] gibi faktörler bilişsel rezerv dediğimiz bir şeyi oluşturuyor. Bir bakıma bir

[0:16:24.560] dayanıklılık da sağlıyor. Yani sistemde hem işlevsel hem yapısal olarak ek bir

[0:16:30.120] tampon oluşturuyor. Eee bu yüzden bu tür kişilerde şunu görüyoruz. Eğer demans

[0:16:34.959] gelişirse düşüş çok daha hızlı olabiliyor. Tıpkı annenin anlattığı

[0:16:39.399] gibi. Çünkü aslında sistemde bir süre onları koruyan ekstra bir tampon var. bu

[0:16:45.079] eee bilişsel gerilemeyi daha ileri yaşlara kadar geciktiriyor ama o tampon

[0:16:50.000] bir anda tükenince bilişsel düşüş hızlı şekilde başlıyor. Bu durum özellikle

[0:16:55.959] yüksek eğitim seviyesine sahip kişilerde oldukça sık görülüyor. Yani demans

[0:17:02.000] başladığında ilerleyiş daha hızlı olabiliyor. Tabii bunun dışında

[0:17:06.199] insanların fark etmediği başka faktörler de var. Beslenme durumu çok önemli,

[0:17:10.760] tansiyon çok önemli. Bu kişiler gerçekten fiziksel olarak sağlıklı mı?

[0:17:15.319] Erkeklerde sık görülen kalp damar hastalığı risklerinden kaçınıyorlar mı?

[0:17:20.240] Alkol kullanıyorlar mı? Sigara içiyorlar mı? Yeterince uyuyorlar mı? Stres

[0:17:24.520] seviyeleri nasıl? Yani evet eğitim ve zihinsel olarak zorlayıcı işler çok

[0:17:29.720] önemli ama bunun yanında diğer alanlarda da sağlam bir temel olması gerekiyor.

[0:17:35.160] Belki de başka bir şey devredeydi. Doktora gitmiyorsan, tansiyonunu

[0:17:39.640] bilmiyorsan, kan şekerini bilmiyorsan, kalp hastalığı riskini bilmiyorsan

[0:17:43.880] bunlar da etkili olur. Yani büyük ihtimalle bu durum tüm bu faktörlerin

[0:17:49.400] birleşiminden kaynaklanıyor. Bununla ilgili son bir şey daha

[0:17:53.640] soracağım. bilişsel gerilemeden çok Alzheimer özelinde erken başlayan

[0:17:59.159] Alzheimer ile geç başlayan Alzheimer arasındaki fark ne? Geç dediğimiz mesela

[0:18:04.440] 70'lerin ortası gibi. Erken olan da 50'lerin başı gibi.

[0:18:09.159] Teknik olarak sınır 65 yaş. Geleneksel olarak erken başlangıçlı Alzheimer

[0:18:15.600] aslında Alzheimer'ın ilk tanımlanan hali yani Alzheimer'ın orijinal halidir.

[0:18:21.360] Genelde 50'li yaşlarda başlıyor ama daha erken de başlayabiliyor. Hatta bazen

[0:18:27.480] 30'ların sonuna kadar inebiliyor. Seyri daha öngörülebilir oluyor ve beyinde

[0:18:34.919] amiloid birikimini artıran gen mutasyonlarından kaynaklanıyor.

[0:18:39.600] Besenilin genlerinde ya da amiloid öncül protein geninde mutasyonlar gibi bu

[0:18:45.480] genlerin tek bir kopyasında bile mutasyon olması ciddi etki

[0:18:49.919] yaratabiliyor. Geç başlangıçlı olan ise eskiden

[0:18:54.919] yaşlılık bunaması ya da yaşa bağlı demans diye adlandırılıyordu. Yani daha

[0:19:00.360] ileri yaşlarda ortaya çıkıyor. Bunun seyri çok daha az öngörülebilir. Çünkü

[0:19:06.559] genetik etkisi olsa da daha çok yaşam tarzı, çevre ve birçok farklı faktörün

[0:19:13.159] birleşimiyle ortaya çıkıyor. Herkes de farklı şekillerde geliştiği için de daha

[0:19:19.280] değişken ilerliyor. Ama şimdi bir de daha erken yaşlarda görülen geç

[0:19:25.080] başlangıçlı demans var. Buna bazen genç başlangıçlı demans da deniyor. Yani

[0:19:30.640] 50'lerin sonu, 60'ların başı gibi daha genç sayılabilecek yaşlarda ortaya

[0:19:35.880] çıkıyor. Ama bu o klasik gen mutasyonlarından kaynaklanmıyor. Yine

[0:19:41.360] yaşam tarzı ve çevresel faktörlerle ilişkili. Bunun en büyük nedenlerinden

[0:19:46.640] biri de bazı insanların fiziksel sağlığının çok kötü olması. Özetle

[0:19:53.480] klasik olarak erken başlangıç Alzheimer, daha çok genetik kökenli, geç

[0:19:59.039] başlangıçlı Alzheimer ise büyük ölçüde yaşam tarzı ve çevresel faktörlerle

[0:20:05.440] ilişkili kabul ediliyor. Kitabında bahsettiğin 3 S modeli var.

[0:20:10.559] Stimulus, supply ve support. Yani teşvik, tedarik ve destek. neredeyse

[0:20:17.080] fiziksel antrenman gibi kas geliştirmek için tüm bu bileşenlerin bir arada

[0:20:22.400] olması gerekiyor gibi. Günümüzde hayatımız aşırı şekilde uyaranla dolu

[0:20:27.880] düşününce sosyal medyadan mavi ışığa, stresten televizyona kadar her şey var.

[0:20:34.120] Sık sık şunu söylüyorsun. Yaşadığımız çevre beynimizle uyumlu değil. Peki sen

[0:20:39.960] bununla ne demek istiyorsun? Ben bilişsel uyarımdan çok bahsediyorum.

[0:20:44.480] Az önce de biraz değindik buna. Eğitim, zihni zorlayan işler gibi. Sorun şu ki

[0:20:50.120] şu an modern dünyada aynı anda hem aşırı uyarılıyoruz hem de yetersiz

[0:20:54.440] uyarılıyoruz. Aşırı uyarılma derken dediğin gibi sosyal medya aynı anda bir

[0:21:01.159] sürü iş yapma hali, işin hiç bitmemesi. Çünkü e-posta hep cebinde eee gün boyu

[0:21:08.080] toplantılar var ve bu tür şeyler yüzünden aslında toparlanmaya ve adapte

[0:21:13.200] olmaya hiç fırsat bulamıyorsun. Ama aynı zamanda bilişsel kapasiteyi gerçekten

[0:21:19.200] geliştiren şeyleri daha az yapıyoruz. Karmaşık sporlar, yeni diller öğrenmek,

[0:21:25.679] yüz yüze gerçek sosyal etkileşim, müzik, yaratıcı sanatlar. Bunlar beynin

[0:21:31.559] yapısını ve işleyişini gerçekten geliştiren şeyler. Ama diğer her şeyin

[0:21:36.720] yoğunluğu yüzünden bunlara daha az zaman ayırıyoruz. Buradaki fikir aslında bir

[0:21:42.840] uyumsuzluk. Modern kronik hastalıklarda da gördüğümüz bir çevresel uyumsuzluk

[0:21:48.400] bu. Beyni kullanma şeklimizi beslenme ve fiziksel çevrenin değişmesiyle çok

[0:21:54.520] benzer görüyorum. Eskiden gün boyu sürekli düşük kaliteli kaloriye

[0:21:59.520] erişimimiz yoktu ama şimdi var. Bu yüzden beslenme düzenleri ortaya çıktı.

[0:22:05.440] Yani standart yeme şeklinin sağlığımızı olumsuz etkilediğini bildiğimiz için

[0:22:10.480] farklı beslenme yolları geliştirdik. Fiziksel aktivitede de benzer bir durum

[0:22:15.200] var. günlük hayatta hareket etme ihtiyacını ortadan kaldırdık. Eskiden

[0:22:20.240] insanlar günde 20.000 adım atıyordu. 5 ila 7 saat fiziksel olarak aktifti.

[0:22:26.760] Bugün ise 0 saat aktif olmak mümkün. Bu yüzden egzersizi icat etmek zorunda

[0:22:33.799] kaldık. Şimdi de benzer bir noktaya geliyoruz. Artık zorlayıcı şeyler için

[0:22:39.360] beynimizi kullanmak zorunda değiliz. E sosyal medyada gezinebiliriz.

[0:22:44.200] e-postalar, toplantılar, kendimizi meşgul hissediyoruz ama bu kapasiteyi

[0:22:49.320] artıran türde bir zihinsel zorlanma değil. Bu yüzden artık bilinçli olarak

[0:22:54.760] zaman ayırmamız gerekiyor. Yeni beceriler öğrenmek, kendimizi gerçek

[0:22:59.360] dünyaya çıkmaya zorlamak, gerçek insanlarla iletişim kurmak, müzik, dil

[0:23:05.000] gibi şeyler öğrenmek. Çünkü bunları yapmadan da günlük hayatı

[0:23:09.120] sürdürebiliyoruz. Bence şu an öyle bir dönemdeyiz. eee

[0:23:13.240] beslenme ve fiziksel aktivite kısmından sonra şimdi de bilişsel taraf risk

[0:23:19.000] altında. Demek istediğim şu ki geleneksel olarak beynimizi öğrenerek

[0:23:23.919] geliştiririz. Yani demek istediğim şu eskiden beynimizi beceriler öğrenerek

[0:23:28.520] diğer insanlarla etkileşime girerek keyif ve zevk için fiziksel aktiviteler

[0:23:33.520] yaparak geliştirirdik. Mesela dans insanlık var olduğundan beri yapılan bir

[0:23:37.840] şey ve dans beyin fonksiyonları için en iyi fiziksel aktivitelerden biri. Hatta

[0:23:42.960] belki de en iyisi. Demek istediğim şu: Artık bu tür bilişsel girdileri eskisi

[0:23:47.640] gibi almıyoruz. Yani beyin sağlığını gerçekten destekleyen şeyleri ya daha az

[0:23:52.520] yapıyoruz ya da onlardan kaçınmak çok kolay hale geldi. Eee bir de bunun

[0:23:56.360] üstüne eee beyin sağlığını destekleyen diğer çevresel faktörler var. fiziksel

[0:24:00.919] sağlık, kalp damar kondisyonu, uyku, çevresel toksinler yani eee daha basit

[0:24:06.320] söylemek gerekirse hava kirliliği, sigara, alkol, eee suya karışabilen

[0:24:10.880] zararlı maddeler gibi şeyler. Bunların hepsi de beyin sağlığını olumsuz

[0:24:14.840] etkileyebiliyor. Yani insanların yaşadığı bu bilişsel değişimlerin büyük

[0:24:18.600] kısmını aslında içinde yaşadığımız çevre yönlendiriyor.

[0:24:22.200] Neden dans etmek beyin için bu kadar önemli?

[0:24:26.000] Evet. eee farklı fiziksel aktiviteleri karşılaştıran çalışmalara baktığında

[0:24:30.360] şunu görüyorsun. Aynı düzeyde kardiyovasküler yük getiren aktiviteler

[0:24:34.240] karşılaştırılıyor. Yani fiziksel olarak benzer derecede zorlayıcılar.

[0:24:39.240] mesela bisiklet ya da devre antrenmanıyla dans karşılaştırılıyor ya

[0:24:43.559] da bisikletle badminton ya da masa tenisi. E düz koşuyla tırmanman,

[0:24:48.720] altından geçmen, zıplaman gereken eee parkurlar karşılaştırılıyor. Bunların

[0:24:54.399] hepsi beyin için faydalı ama içinde daha karmaşık hareketler olan aktiviteler bir

[0:25:00.679] adım öne çıkıyor. daha fazla fayda sağlıyor ve dans hem bilişsel işlev hem

[0:25:06.559] de ruh hali açısından en üstte gibi görünüyor. Depresyon çalışmalarında da

[0:25:11.840] öyle. Muhtemelen bunun nedeni birkaç şeyin birleşimi. E fiziksel aktivite

[0:25:17.360] kısmı var. Bunun önemli olduğunu biliyoruz. Müzik var. Müzikle

[0:25:22.120] ilgilenmenin ve müzik dinlemenin beyne faydası olduğunu biliyoruz. Karmaşık

[0:25:26.559] motor beceriler var. Yani belirli hareket kalıplarını öğrenmen gerekiyor.

[0:25:31.600] Bir de mesela partnerli dans yapıyorsan karşındaki kişiyle uyum içinde hareket

[0:25:37.240] etmen gerekiyor. Bu da ekstra bir zihinsel yük katıyor. Üstüne bir de

[0:25:42.279] sosyal tarafı var. Başkalarıyla bağlantı kurmanın ve birlikte bir şey yapmanın da

[0:25:47.720] faydalı olduğunu biliyoruz. Yani dans beyin için iyi olan birçok şeyi aynı

[0:25:51.960] anda içinde barındırıyor. Sosyal bağdan bahsettiğinde aslında hep

[0:25:57.720] longevity'nin dört temelinden birinin sosyal bağlantı olduğunu duyuyoruz. Sen

[0:26:04.039] de sosyal etkileşimin yapabileceğimiz en zihinsel olarak zorlayıcı şeylerden biri

[0:26:10.240] olduğunu söylüyorsun. Bu nasıl oluyor? Çünkü biz sadece sohbet ediyoruz gibi

[0:26:15.679] geliyor. Çok da zorlayıcı hissettirmiyor.

[0:26:19.399] Bunun birkaç farklı boyutu var. Mesela en basiti sohbet ederken bile karşındaki

[0:26:23.559] kişiye cevap vermen gerekiyor. Onu dinliyorsun. Ne dediğini anlamaya

[0:26:27.360] çalışıyorsun. Empati devreye giriyor. Söylediklerine uygun bir şekilde

[0:26:31.640] karşılık vermen gerekiyor. Bu bile başlı başına bir zihinsel yük. Tabii bu

[0:26:36.760] kiminle konuştuğuna göre değişir. Mesela ben şu an seninle konuşurken bu gerçek

[0:26:41.840] hayatta yüz yüze değil ama senin ne söyleyeceğini bilmiyorum. Ne soracağını

[0:26:47.200] bilmiyorum ve buna karşılık hem anlamlı hem de ikimize de faydalı olacak bir

[0:26:53.039] cevap bulmam gerekiyor. Bu da kendi başına zihinsel olarak uyarıcı bir şey.

[0:26:58.679] Ama bunun ötesinde sosyal bağın vücut üzerinde çok ilginç etkileri var. Yalnız

[0:27:04.520] hissettiğimizde e bu durum vücuttaki birçok fizyolojik yolu yani Petway'i

[0:27:10.279] olumsuz etkiliyor. Bu aslında bir hayatta kalma tepkisi. Vücut bazı

[0:27:15.640] süreçleri artırıyor. Bazı stres yollarını daha aktif hale getiriyor.

[0:27:20.440] Çünkü binlerce yıl önce hatta yüz binlerce yıl önce bile bir insan doğada

[0:27:26.760] yalnız kaldığında bu tür tepkiler gerekliydi. Mesela yaralanırsan bu durum

[0:27:32.799] yara iyileşmesini hızlandırabiliyordu. Yani aslında bu bir hayatta kalma

[0:27:37.520] mekanizması. Ama bunu uzun süre yaşadığında ki bugün bu çok yaygın.

[0:27:42.440] Özellikle yaşlı insanlar yalnız bırakıldığında bu sistem sürekli aktif

[0:27:46.559] kalıyor. Modern toplum yapısı nedeniyle insanlar daha yalnız hissediyor. Bu da

[0:27:50.919] bu süreçlerin kronik hale gelmesine yol açıyor ve bu kronik durum sürekli yüksek

[0:27:55.399] stres ve enflamasyon nedeniyle kalp damar hastalıkları, demans gibi

[0:27:59.440] risklerin artmasıyla ilişkilendiriliyor. Bunun bir kısmı da şu. Başkalarıyla

[0:28:04.200] bağlantı kurduğunda yalnızlığın yarattığı o stres tepkisinden kaçınmış

[0:28:08.799] oluyorsun. Bir de son bir boyut var. O da prososyal davranışların etkisi. Yani

[0:28:14.600] başkaları için bir şey yapmak, kendin dışında bir şey için çaba göstermek.

[0:28:19.720] Mesela çevre için bir şeyler yapan insanların da bu faydaları gördüğüne

[0:28:25.120] dair kanıtlar var. Bu tür şeyler vagus sinirini aktive ediyor, stres

[0:28:30.880] tepkilerini azaltıyor ve kronik enflamasyonun daha düşük seviyelerde

[0:28:35.480] olmasına katkı sağlıyor. Çünkü insan olarak sosyal bağlar ve sosyal yapı

[0:28:42.000] evrimizin ve beynimizin, fizyolojimizin nasıl çalıştığının temel bir parçası.

[0:28:48.279] Yani eee başkalarıyla bağlantı kurmanın, sohbet etmenin, birlikte zaman

[0:28:53.480] geçirmenin ve onlar için bir şeyler yapmanın fiziksel sağlığımız üzerinde

[0:28:58.519] birden fazla düzeyde faydası var. Aslında bir yandan hep iletişim

[0:29:03.600] halindeyiz ama aslında giderek daha yalnız oluyoruz. Mesela seni görüyorum

[0:29:09.279] ama yanımda değilsin. Sanki bir bağ var gibi ama aslında yok. Etkileşim çok

[0:29:15.000] sınırlı ya da sosyal medyada vakit geçiriyorsun. Kendini sosyal

[0:29:19.440] hissediyorsun ama aslında değilsin. Sence bunun etkisi zamanla ortaya çıkar

[0:29:24.840] mı? Gerçekten beynimizi senin anlattığın gibi aktif tutmak, geliştirmek zorunda

[0:29:31.000] mıyız? Yoksa daha kolay bir yolu var mı? Mesela biohacking, lazer kasklar,

[0:29:36.640] nörofeedback, çeşitli meditasyonlar gibi. Yani gerçekten bu işi yapmak

[0:29:42.000] zorunda mıyız? Evet. Bence gerçekten o işi yapmak gerekiyor.

[0:29:47.360] Kısacık araya gireceğim. Şu an beni duyuyorsanız ayık kafayı izlediğinize

[0:29:51.279] eminiz. Peki abone misiniz? Bir kontrol eder misiniz? Çok net bir şekilde abone

[0:29:57.000] sayımız programa davet ettiğim doktorları ikna etme gücünü sağlıyor.

[0:30:00.919] Alanında dünyanın en iyi isimlerini burada izlemek için kanala abone olun.

[0:30:06.480] Mesela bu konuda çok sayıda çalışma var. Hatta çoğu Covid döneminde yapıldı.

[0:30:12.399] Çünkü o dönem bu etkileri daha net ayırıp incelemek mümkün oldu. İnsanlar

[0:30:17.320] arasındaki bağlantının bir tür skalası var gibi. En iyisi gerçek hayatta yüz

[0:30:23.640] yüze bağlantı. Ondan sonra en iyi şey biriyle doğrudan bire bir etkileşim.

[0:30:31.120] Yani senin için anlamlı bir bağ. Video görüşmeleri bunun bir altı. Sonra sesli

[0:30:37.559] konuşmalar, sonra mesajlaşma geliyor. Bunların hepsi eğer sosyal bağını

[0:30:43.880] gerçekten artırıyorsa faydalı olabilir. Özellikle yaşlılar için bu çok önemli.

[0:30:50.519] Normalde kimseyle yüz yüze görüşemiyorlarsa

[0:30:53.919] ama aileleriyle ya da sevdikleriyle online bağlantı kurabiliyorlarsa

[0:30:59.919] bu kesinlikle bir artı. Ama bu skala aşağı doğru devam ediyor. Sosyal medyada

[0:31:06.880] paylaşım yapmak, sonra da sosyal medyada içerik tüketmek. Bunlar genelde negatif

[0:31:12.919] etki yaratıyor. Özellikle de başkalarıyla bağlantı kurmanın tek yolu

[0:31:18.320] buysa. Yani işin özü şu başkalarıyla nasıl bağlantı kuruyorsun? Bu bağlantı

[0:31:24.799] gerçek hayattaki temel insan ilişkilerini artırıyor mu yoksa

[0:31:28.960] azaltıyor mu? Ama bence bu insan olmanın o kadar temel bir ihtiyacı ki bunu kısa

[0:31:35.799] yoldan hackleyerek aşamazsın. Evet. Beyni doğrudan uyaran teknolojilerle

[0:31:41.639] ilgili çok ilginç şeyler var. Işıkla olabilir, manyetik alanlarla olabilir,

[0:31:46.919] elektriksel uyarım olabilir, vagus siniri uyarımı gibi yani faydalı

[0:31:51.919] olabilecek pek çok şey var. Ama bunların hiçbiri yalnızlık ve sosyal izolasyonun

[0:31:58.360] beyin üzerindeki etkisini ortadan kaldıramaz. Tenis, padel ya da dans gibi

[0:32:04.000] aktivitelerin etkisi ne? Yani dediğin gibi beyni geliştirmek, bilişsel rezerv

[0:32:09.919] oluşturmak gibi şeyleri bu tür sporlarla kestirmeden halledebilir miyiz? Yani bu

[0:32:16.000] işleri yapmak yerine, makineler kullanmak yerine bazı aktivitelerle ya

[0:32:21.039] da hareketle bunu telafi edebilir miyiz? Bu biraz senin durumuna bağlı. Eğer

[0:32:26.880] gerçek hayatta yüz yüze insanlarla bağ kurduğun başka yollar varsa en önemli

[0:32:33.039] şey şu: Kendini yalnız hissetmemen ve desteklenmiş hissetmen. Herkesin ihtiyaç

[0:32:39.440] duyduğu sosyal etkileşim seviyesi farklı. Bazı insanlar sadece bir iki

[0:32:45.080] kişiyle bağ iletişim kurarak tamamen tatmin olabiliyor. Bir şey ters

[0:32:51.360] gittiğinde yanında biri olduğunu biliyor. Bu onlar için yeterli. Bazıları

[0:32:56.840] ise onlarca bağlantıya ihtiyaç duyabiliyor. Ama kendini desteklenmiş

[0:33:02.159] hissediyorsan ve yalnız değilsen sosyal taraf tamam demektir. Eee yine de belli

[0:33:08.200] bir düzeyde zihinsel olarak zorlayıcı uyarım gerekiyor. Şu ana kadar

[0:33:14.080] bildiklerimize bakarsak bazı beyin uyarım teknolojileri var. Mesela en

[0:33:20.200] bilinenlerden biri transkraniyal manyetik uyarım. Yani TMS bu manyetik

[0:33:27.200] alanlarla beynin farklı bölgelerini uyarmak demek. Alzheimer, depresyon ve

[0:33:33.720] başka durumlar için çeşitli klinik çalışmalarda kullanılıyor. Bunun yaptığı

[0:33:40.039] şey esas olarak nöroplastisite ile ilgili yolakları açmak. Yani beyinde

[0:33:46.600] yeni bağlantılar kurma ve sürdürme sürecini başlatıyor. Bu da konuştuğumuz

[0:33:52.200] bilişsel rezervi oluşturmak için önemli. Ama burada önemli bir soru var. Eğer

[0:33:58.000] sadece beyni uyarırsan ama bu nöroplastisteyi belirli bir yöne

[0:34:02.519] yönlendirmezsen gerçekten bir fayda görür müsün? Benim

[0:34:07.000] görüşüm şu: Evet, bir miktar fayda olabilir ama beynine bu yeni kapasiteyi

[0:34:12.760] ne için kullanacağını da göstermen gerekiyor. Yani bunu anlamlı bir

[0:34:18.480] zihinsel meydan okumayla eşleştirmen lazım. Bu teknolojiyle de olabilir.

[0:34:24.679] Mesela bazı beyin egzersizi türleri için giderek daha fazla kanıt var. Özellikle

[0:34:31.200] işlem hızını yani eee bilgiyi hızlı işleme kapasitesini geliştiren

[0:34:37.040] çalışmalar, video oyunları ile ilgili de veriler var. Özellikle karmaşık açık

[0:34:43.159] dünya oyunları, hızlı karar verme, problem çözme, hafıza ve mekansal bellek

[0:34:49.320] gerektiren oyunlar bilişsel işlevi geliştirebiliyor. Benim şu anda yaptığım

[0:34:55.280] çalışmaların bir kısmı da sanal gerçeklikte benzer bilişsel eğitimlere

[0:35:01.079] bakıyor. Bunun ileride daha da yaygınlaşacağını düşünüyorum. Bazı

[0:35:06.520] sporcular bunu zaten kullanıyor ve genel toplumda da kullanılabilir.

[0:35:11.920] Yani evet eğer sosyal ihtiyacını başka şekilde karşılıyorsan beyni uyaran

[0:35:17.359] teknolojilerle birlikte daha yüksek zihinsel zorlanmayı birleştirerek o

[0:35:22.720] boşluğu bir ölçüde doldurabilirsin. Anladım. Allen Langer'ın 70'lerde

[0:35:29.640] yaptığı bir çalışma vardı. yaşlı bireylerde zihniyetle ilgili kendini

[0:35:35.040] yaşlı hissetmek ya da sorumlulukların, yapılacak işlerin olması üzerineydi.

[0:35:41.000] Dilersen biraz bundan bahsedelim. Bence çok ilginç olan iki çalışma var ve

[0:35:47.079] Allen Langer gerçekten en sevdiğim bilim insanlarından biri. Çünkü insanların

[0:35:52.040] kendileri hakkında nasıl düşündüğünü değiştirerek fizyolojilerinde değişim

[0:35:57.960] görebiliyorsun. Bu gerçekten çok etkileyici ve bu alanda öncü isimlerden

[0:36:03.560] biri. Yaptıkları şey şu: Bir huzur evine gidiyorlar ve oradaki yaşlı bireyleri

[0:36:08.640] iki gruba ayırıyorlar. O eee bir gruba şunu söylüyorlar: "Biz buradayız.

[0:36:14.319] Seninle ilgileneceğiz. Her şeyi biz yapacağız. Sen hiçbir şey yapma. Hiç

[0:36:18.880] endişelenme. Çalışmadaki tüm katılımcılara bir bitki veriliyor. Bu

[0:36:23.200] gruba deniyor ki bu senin bitkin ama biz bakacağız, sulayacağız, her şeyi biz

[0:36:28.400] yapacağız. Diğer gruba ise tam tersini söylüyorlar. Hayatın üzerinde kontrol

[0:36:33.760] sende. Ne yapmak istiyorsan yapabilirsin. Nereye gitmek istiyorsan

[0:36:37.160] gidebilirsin. Nasıl yapmak istiyorsan öyle yapabilirsin. Kontrol sende. Ve bu

[0:36:42.359] bitkiye sen bakacaksın. Bu senin sorumluluğun. eee birkaç ay içinde eee

[0:36:47.560] şunu görüyorlar. Eee ikinci gruptakilerin sağlığı iyileşiyor. E daha

[0:36:52.079] ilgili, daha aktif hale geliyorlar. Eee genel olarak yaşam kaliteleri ciddi

[0:36:55.920] şekilde artıyor. Çünkü eee hayatları üzerinde yeniden kontrol hissi

[0:37:01.440] kazanıyorlar. Eee daha fazla insanla etkileşime giriyorlar. Eee daha fazla

[0:37:06.359] şey yapıyorlar. Çünkü buna bir şekilde eee yönlendiriliyorlar.

[0:37:10.160] Hatta eee çalışma bunun için tasarlanmamış olsa da ikinci

[0:37:14.319] gruptakilerin daha uzun yaşadığı yani ölüm risklerinin daha düşük olduğu

[0:37:18.880] görülüyor. Bir de devam çalışması var. And Counterclockwise kitabında da

[0:37:23.760] anlatıyor. Bu sefer iki grup erkek alıyorlar ve

[0:37:27.119] onları sanki 20 yıl öncesindeymiş gibi düzenlenmiş bir ortama koyuyorlar.

[0:37:30.960] mesela 70'lerde eee soğuk savaş dönemindeymiş gibi bir grup o dönemi

[0:37:36.359] geçmiş zaman olarak konuşuyor. Yani o zamanı hatırlıyor gibi davranıyor. Diğer

[0:37:41.400] gruba ise sanki her şey şu anda oluyormuş gibi davranmaları söyleniyor.

[0:37:46.319] Yani 20 yıl önce olan şeyleri bugün yaşıyormuş gibi konuşmaları, kendilerini

[0:37:51.160] o zamanki halleri gibi hayal etmeleri isteniyor. İkinci grupta ciddi fiziksel

[0:37:55.560] iyileşmeler görülüyor. Kavrama gücü artıyor. Tansiyon düzeliyor. çeşitli

[0:37:59.640] fiziksel sağlık ölçümlerinde iyileşme oluyor. Yani aslında kendilerini daha

[0:38:04.119] genç gibi hayal ediyorlar ve bedenleri buna yanıt veriyor. Alen Langer'ın

[0:38:08.200] yaptığı onlarca başka çalışma da var ama hepsinin ortak noktası şu: Kendin

[0:38:13.000] hakkında nasıl düşündüğünü değiştirirsen ister yaşlanma, ister kontrol hissi,

[0:38:18.680] ister genetik, ister uyku olsun, bu doğrudan fizyolojinin nasıl tepki

[0:38:24.160] vereceğini etkiliyor. Yani zihniyet özellikle uzun vadeli, bilişsel sağlık

[0:38:30.560] açısından çok kritik. Eee, fiziksel sağlık için de aynı şekilde ilk

[0:38:35.040] bahsettiğim çalışmada bir kavramdan da söz ediliyor. Stereotype embodiment

[0:38:39.560] theory. Yani yaşlandıkça eğer yaşlanmanın bilişsel kayıp, fiziksel

[0:38:43.920] kayıp anlamına geldiğine inanırsan bunu gerçekten yaşamaya başlıyorsun. Çünkü o

[0:38:48.640] inancı içselleştiriyorsun. Bilişsel ve fiziksel fonksiyonlarını korumaya

[0:38:53.000] yardımcı olacak şeyleri yapmayı bırakıyorsun. Ben artık yaşlıyım

[0:38:56.599] diyorsun. Bunu yapamam. Bu benim için çok ağır. Yeni şeyler öğrenemem. Beynim

[0:39:01.760] artık çalışmaz diyorsun. Ve zamanla gerçekten o hale geliyorsun. Ve bunları

[0:39:06.920] yapmadıkça aslında gerileme sürecine sen de katkıda bulunuyorsun. Yani yaşlı

[0:39:11.880] olmanın ne anlama geldiğine dair kafandaki inancı yaşamaya başlıyorsun ve

[0:39:16.560] bu yüzden daha hızlı yaşlanıyorsun. Kendin hakkında nasıl düşündüğünle

[0:39:20.720] ilgili pek çok ilginç şey var ve bunların hepsi fiziksel ve bilişsel

[0:39:24.599] sağlığını doğrudan etkileyebiliyor. 3S modelinin uyarım kısmına yeterince

[0:39:30.560] değindik. Şimdi kaynak kısmına geçelim. Beynimizi nasıl besliyoruz? Beynin bir

[0:39:36.000] bölümünü mesela dans ederek ya da sanal gerçeklikte bilişsel egzersiz yaparak

[0:39:40.560] uyardığında aktif olan o ağların belirli şeylerle beslenmesi gerekir. Bunlardan

[0:39:45.560] biri kandan gelen oksijen ve enerji. O bölgede kan damarları genişler ve o

[0:39:51.240] ihtiyacı karşılar. Bu da şu demek. Damar sağlığının çok iyi olması gerekiyor.

[0:39:56.200] Yani sağlıklı kan damarlarına ihtiyacın var. Bu yüzden kalp hastalığı

[0:40:01.040] riskleriyle demans riskleri büyük ölçüde örtüşür. Çünkü beyin için çok sağlıklı

[0:40:05.880] bir damar sistemi şart. Sonra iyi bir metabolik sağlığa ihtiyacın var. Çünkü

[0:40:11.200] bu beynin enerji kullanımını düzenler. Bu yüzden diyabet ya da prediyabetten

[0:40:17.040] kaçınmak çok önemli. Bir de besin desteği gerekiyor. Hem beynin fiziksel

[0:40:21.960] yapısını oluşturmak hem de nörotransmitter gibi maddeleri üretmek

[0:40:26.240] için gerekli. Bu alanların hepsine baktığımızda yüksek

[0:40:30.800] kan şekeri demans için önemli bir risk faktörü, yüksek tansiyonda aynı şekilde

[0:40:36.440] çok önemli bir risk. Besinler açısından ise D vitamini, omega3 yağ asitleri, B

[0:40:44.680] vitaminleri ve demir en güçlü kanıtların olduğu başlıca şeyler. Bunlar yeterli

[0:40:50.760] olmadığında demans riski ciddi şekilde artıyor. Tabii başka önemli besinler de

[0:40:56.520] var ama elimizde en güçlü kanıt olanlar bunlar. Bu supply yani tedarik kısmı hem

[0:41:03.119] genel fiziksel sağlığını iyi tutmak hem de bu kritik besinleri yeterince alarak

[0:41:07.760] besin durumunu dengede tutmak demek. Kreatin hakkında ne düşünüyorsun?

[0:41:11.680] Kullanmayı destekliyor musun? Bunu birkaç farklı nedenden dolayı

[0:41:15.520] destekliyorum. Özellikle spor açısından uzun zamandır kullanıyorum.

[0:41:19.760] Güç sporlarıyla ilgileniyorum ve Creati'nin güç ve performansı

[0:41:23.000] artırdığını biliyorum. Spor salonunda daha fazla antrenman yapabilmeni

[0:41:27.160] sağladığı için kas kütlesi ve güç artışına da yardımcı oluyor. Ama son

[0:41:31.359] yıllarda kreatinin beyin için de faydalı olabileceğini gösteren veriler giderek

[0:41:35.119] artıyor. Mesela bazı çalışmalarda antidepresan kullanan ama yeterli fayda

[0:41:38.880] görmeyen kişilerde kreatin eklendiğinde etkinin arttığı görülüyor. Özellikle

[0:41:42.839] yaşlı bireylerde bilişsel fonksiyonları en çok da hafızayı iyileştirdiğini

[0:41:45.920] gösteren çalışmalar var. yaşa göre baktığında creatin özellikle ileri yaşta

[0:41:49.720] daha fazla fayda sağladığı ve en çok hafıza üzerinde etkili olduğu görülüyor.

[0:41:53.079] Bir de uykusuzlukla ilgili çalışmalar var. E çok yakın zamanda yapılan bazı

[0:41:56.920] çalışmalarda insanlar bir gece kötü uyuyor, sonra kreatin veriliyor ve beyin

[0:42:01.040] performanslarının daha iyi olduğu görülüyor. Aslında sporcularda 15 yıldan

[0:42:05.280] uzun süredir benzer sonuçlar zaten gösterilmişti. Bir de insanların

[0:42:08.720] yeterince düşünmediği bir nokta var. Bir takviye kullanmaya başlarken ilk soru

[0:42:12.440] bende işe yarar mı? Olmamalı. Asıl soru şu olmalı. Benim gibi biri için bunu

[0:42:16.400] planladığım süre boyunca kullanmak güvenli mi? Çünkü eğer güvenliyse o

[0:42:19.760] zaman deneyip sen de işe yarayıp yaramadığını görebilirsin. Kreatinle

[0:42:22.680] ilgili bildiğimiz en önemli şeylerden biri son derece güvenli olması. Belki de

[0:42:26.000] en çok araştırılmış takviye. Yüksek dozlarda ve uzun süreler boyunca,

[0:42:29.599] yıllarca özellikle yaşlı bireylerde kullanılmış ve ciddi bir yan etki

[0:42:32.720] görülmemiş. Bu yüzden kreatini güçlü şekilde destekliyorum. Çünkü bilişsel

[0:42:36.319] fonksiyonları destekleyebileceğine dair oldukça ilginç veriler var. Mucize

[0:42:39.599] değil. Hala öğrenecek çok şey var ama çok güvenli olduğunu biliyoruz. Bu

[0:42:42.599] yüzden insanlar deneyip kendilerinde nasıl bir etkisi olduğunu görebilir.

[0:42:46.800] Eğer olmazsa hiç dert değil. Çünkü denemenin gayet uygun olduğundan yani

[0:42:50.200] bir sakıncası olmadığından emin olabilirsiniz.

[0:43:02.680] Yüksek doz nedir ve ideal doz nedir?

[0:43:26.319] Standart doz genelde 5 gram. Kreatin monohidrat kullanıyorsan bu da genelde

[0:43:30.000] bir ölçeğe denk geliyor. Çalışmaların çoğunda kullanılan doz da bu. Mesela

[0:43:33.440] bazı depresyon çalışmalarında 5 gram kullanılıyor ama son dönemde bazı

[0:43:37.280] çalışmalarda 10 gram da önerilmeye başladı. Örneğin menopoz sonrası

[0:43:41.000] kadınlarda yapılan bir çalışmada güç antrenmanı ile birlikte 10 gram kreatin

[0:43:44.559] verilmiş ve kemik yapısında bazı iyileşmeleri destekleyebileceği

[0:43:47.240] görülmüş. E bu grupta kemik sağlığının önemli olduğunu biliyoruz ve yine uzun

[0:43:52.559] süre kullanımda da güvenli görünüyor. Bu yüzden hem bilişsel hem fiziksel

[0:43:56.680] faydalar açısından çoğu kişiye 5 ile 10 gram arası öneririm. En kolayı bunu

[0:44:01.599] vücut ağırlığına göre ayarlamak. Kilo başına yaklaşık 0.1 gram. Yani kilon

[0:44:05.920] fazlaysa biraz daha fazla, azsa biraz daha az alırsın. Daha yeni bazı

[0:44:09.960] uykusuzluk çalışmalarında bu miktarın yaklaşık 3 katı kullanılmış. Yani kilo

[0:44:13.920] başına 0.3 gr. Bu da üst sınırda 30 grama kadar çıkabiliyor. Lari bu da

[0:44:19.079] özellikle eee kısa vadede güvenli görünüyor. Çünkü çalışmalar bu şekilde

[0:44:23.280] yapılıyor. Eskiden eee klasik bir yükleme protokolü vardı. eee, günde 20

[0:44:28.760] gram gibi. Bunun da haftalar boyunca güvenli olduğu gösterilmiş ama fayda

[0:44:34.079] gösteren çalışmaların çoğu aslında daha düşük dozlarda da etki görüyor. O yüzden

[0:44:38.960] 5 ile 10 gram aralığında başlamak gayet mantıklı.

[0:44:42.160] Kısacık araya gireceğim. Şu an beni duyuyorsanız ayık kafayı izlediğinize

[0:44:46.079] eminiz. Peki abone misiniz? Bir kontrol eder misiniz? Çok net bir şekilde abone

[0:44:51.800] sayımız programa davet ettiğim doktorları ikna etme gücünü sağlıyor.

[0:44:55.720] Alanında dünyanın en iyi isimlerini burada izlemek için kanala abone olun.

[0:45:01.079] Biraz da uykudan bahsedelim. Çünkü uyku gerçekten zor bir konu. Özellikle yaş

[0:45:06.319] aldıkça uyumak daha da zorlaşıyor. Bence bu senin 3Sde support yani destek

[0:45:12.359] kısmına giriyor ama gerçekten zorlayıcı bir alan. Yani kesintisiz, deliksiz bir

[0:45:18.400] gece uykusu almak artık pek kolay değil. Ben 54 yaşındayım ve gerçekten zor.

[0:45:24.280] Biraz uykudan bahsetsene. Neden bu kadar önemli? Ne kadar uyku gerekli? Hangi

[0:45:29.680] uyku evreleri daha önemli? Şöyle düşün. Beyni uyarıyorsun. Sonra

[0:45:34.559] ihtiyaç duyduğu besinleri sağlıyorsun. Tıpkı fiziksel performansta olduğu gibi

[0:45:39.520] beyin de zihinsel zorlanmaya asıl dinlenme ve toparlanma sırasında adapte

[0:45:44.280] oluyor. Yani uyku sırasında iyi bir sporcu şunu bilir. Güçlenmek spor

[0:45:50.119] salonunda olmaz. Antrenmandan sonra toparlanırken olur. Beyin de aynı

[0:45:55.160] şekilde çalışıyor. Senin de dediğin gibi uykunun farklı evreleri var. RAM uykusu

[0:46:00.920] özellikle duygusal işlemler için çok önemli. Aynı zamanda yeni öğrendiğin

[0:46:06.960] bilgileri daha büyük bir çerçeveye yerleştirmede rol oynuyor. Derin uykuda

[0:46:12.640] ise gün içinde öğrendiğin şeyler ya da yaptığın yeni becerilerle ilgili olarak

[0:46:18.119] aktif olan sinir bağlantıları tekrar aktive ediliyor. Bu da o bağlantıların

[0:46:23.400] güçlenmesini sağlıyor. Hani son yani derin uyku ve RAME uykusu birlikte

[0:46:29.359] çalışarak gün içinde öğrendiklerini pekiştiriyor. daha büyük resme oturtuyor

[0:46:35.160] ve sistemi yeniden resetliyor. Böylece ertesi gün tekrar aynı süreci

[0:46:40.400] yaşayabiliyorsun. Kötü uyuduğumuzda ya da iyi

[0:46:44.079] hatırlayamadığımızda bunun nedenlerinden biri şu olabilir.

[0:46:48.760] Bir önceki gün öğrendiklerimizi henüz tam olarak depolayıp işlememiş

[0:46:53.400] oluyoruz ve üzerine yeni şeyler eklemeye çalışıyoruz. Bir de son zamanlarda daha

[0:46:59.960] iyi anladığımız bir şey var. Beyin gece boyunca adeta kendini temizliyor. Buna

[0:47:06.040] glimfatik sistem deniyor. Beyindeki hücrelerin etrafında bulunan bir sıvı

[0:47:10.599] sistemi akşam saatlerinde genişliyor ve gece boyunca aktif oluyor. Gün içinde

[0:47:15.680] biriken proteinleri, metabolitleri ve diğer atıkları temizliyor. Bu da yine

[0:47:20.160] sistemi sıfırlıyor ve ertesi güne hazır hale getiriyor. Bu yüzden hem yeterli

[0:47:24.720] uyku süresi yani saat olarak az uyumak hem de uyku kalitesinin düşük olması

[0:47:30.200] bilişsel gerileme ve demans riskinin artmasıyla ilişkili. Risk gerçekten

[0:47:35.640] özellikle geceleri 6 saatten az uyuyanlarda belirgin şekilde artıyor.

[0:47:41.920] Onun üstünde ise kişiye göre değişmekle birlikte çoğu insan için hedef aralık

[0:47:47.359] genelde 7 ile 9 saat oluyor. Ama bu kişiden kişiye çok değişiyor ve zamanla

[0:47:53.359] da değişebiliyor. Mesela çok fiziksel olarak aktifsen ya da hastaysan daha

[0:47:59.280] fazla uykuya ihtiyaç duyabilirsin. Daha az aktifsen ve sağlığın iyiyse

[0:48:05.040] biraz daha az uyku yeterli olabilir. Bu yüzden net bir sayı vermeyi pek

[0:48:10.480] sevmiyorum. Çünkü tek bir kişi için bile sabit bir sayı yok. Uyku kalitesinin

[0:48:15.160] düşük olduğunu anlamanın yollarından biri de insanların uyumak için bir

[0:48:19.359] şeyler kullanıp kullanmadığı mesela alkol, antihistaminikler ya da amiyent,

[0:48:24.400] trazodone gibi, eee, uyku ilaçları. Bunların her birinin uykunun farklı

[0:48:29.880] evrelerini olumsuz etkilediğini biliyoruz. Özellikle alkol RAM uykusunu

[0:48:34.599] azaltıyor. Ambieniyen ve trazodo neyse derin uykuyu etkileyebiliyor.

[0:48:40.119] E bu da bize şunu gösteriyor. Bu tür şeyleri uzun süre kullanan kişilerde eee

[0:48:45.599] demans riski daha yüksek görünüyor. Bu muhtemelen hem kullanılan maddelerin

[0:48:50.880] etkisi hem de zaten uykuyu bozan altta yatan nedenlerle ilgili. Ama bir de şu

[0:48:56.079] noktaya geldik. Uyku konusunda o kadar endişeleniyoruz ki bu endişe uykumuzu

[0:49:01.480] daha da bozuyor. Özellikle biohacking ya da performans odaklı kişilerde bunu çok

[0:49:06.359] görüyoruz. Uyku verilerini takip ediyorsun. Kötü uyuduğunu görüyorsun. O

[0:49:11.640] gün performansın düşüyor. Sonra tekrar strese giriyorsun ya da kötü uyuduğunu

[0:49:16.760] düşünüyorsun ve yarın cihazım bana kötü uyuduğumu söyleyecek diye daha da

[0:49:20.720] geriliyorsun. Bu da üstüne ekstra bir stres katmanı ekliyor. Genel olarak iyi

[0:49:25.480] uyuyamayan insanlarda aslında uyku düzeni de uyku ihtiyacı da hala var.

[0:49:30.559] Yani ortada bozulmuş bir sistem yok. sadece yeniden uykuyu destekleyen bir

[0:49:35.960] ortama dönmek gerekiyor. Bu yüzden CBTİ dediğimiz yani insomnia için bilişsel

[0:49:43.079] davranışçı terapi çok önemli olabiliyor. Çünkü mesele ortamı yeniden düzenlemek

[0:49:49.000] ve uykuya bakış açını değiştirmek. Bu bile tek başına yeterli olabiliyor.

[0:49:54.680] Bazen bunu uygulamalarla yapabilirsin ama bazen bir terapistin desteği

[0:49:58.760] gerekir. Tabii diğer klasik şeyler de hala önemli. En sık gördüğüm durumlardan

[0:50:03.880] biri şu: İnsanlar yatakta yeterince zaman geçirmiyor. Çok basit gibi geliyor

[0:50:09.119] ama kritik. Yatakta 6 saat geçirirsen birkaç saat uyuyamazsın diye bir şey yok

[0:50:15.960] ama 6 saat bile uyuyamazsın. Büyük ihtimalle 5 saat uyursun. O yüzden

[0:50:21.480] yapmamız gereken şeylerden biri mümkün olduğunca uyku fırsatını artırmak ve

[0:50:27.160] bunu desteklemek. Del seçsem. Ama şunu da söyleyeyim. Bu

[0:50:32.559] herkes için her zaman mümkün değil. Çocuklar var, işler var. Erken kalkmak

[0:50:38.240] gerekiyor. Yapılması gereken bir sürü şey var. Şunu da gösteren çalışmalar

[0:50:43.400] var. Hayatının erken dönemlerinde kötü uyuduysan bile 50'lerinde, 60'larında

[0:50:50.079] hatta 70'lerinde uykunu düzeltirsen Alzheimer'la ilişkili beyin patolojisini

[0:50:56.720] azaltabiliyorsun. Yani hayatının bir döneminde kötü uyuman

[0:51:01.720] sorun değil. sonradan düzeltip yine fayda görebilirsin.

[0:51:06.119] Büyük ölçekli çalışmalar şunu da gösteriyor. Yeterince uyumuyorsan bile

[0:51:11.319] bunu yüksek düzeyde fiziksel aktiviteyle bir miktar telafi edebilirsin.

[0:51:16.880] Yani 7 saatten az uyuyan ama çok egzersiz yapan kişilerde demans riski o

[0:51:23.280] kadar yüksek görünmüyor. Yani bu riski bir miktar dengelemek mümkün. Son olarak

[0:51:28.799] şunu da anlamak önemli. Eğer genel sağlığını destekleyen başka birçok şey

[0:51:34.000] yapıyorsan, evet uyku çok kritik ama bu diğer şeyler uykudaki eksikliği bir

[0:51:40.240] miktar dengeleyebilir. Benim temel önerim genelde şu oluyor.

[0:51:45.599] Eğer bu senin için bir sorunsa uyku takip cihazlarını bırak. Çünkü çoğu

[0:51:52.880] zaman sadece ekstra stres yaratıyorlar. Onun yerine uyku fırsatını artırmanın

[0:51:57.760] yollarını bul. Mesela yatakta geçirdiğin süreye 30 dakika ekleyebilir misin? Ve

[0:52:02.880] bunu yavaş yavaş artırabilir misin? Çünkü genelde insanları en çok geri

[0:52:06.720] tutan şey bu oluyor. Yani gün içindeki kestirmeler de

[0:52:10.000] sayılıyor mu? Evet. Evet. Gece ihtiyacın olan uykuyu

[0:52:13.359] alamıyorsan gündüzleri kısa bir kestirme yapabilirsin. Hiç sorun değil. Yalnız

[0:52:18.160] dikkat etmen gereken şey şu. Eğer çok geç saatlerde uyursan bu gece uyumanı

[0:52:23.119] zorlaştırabilir. O yüzden şekerlemeni günün daha erken saatlerinde yapmaya

[0:52:27.799] çalış. İşitme, görme ve koku kaybı beynimizi nasıl

[0:52:32.400] etkiliyor? Özellikle işitme kaybının demansa giden yolu açtığını sık

[0:52:38.000] duyuyoruz. Peki koku ve görme kaybı da benzer şekilde etkili mi?

[0:52:45.040] Evet. Artık bunu gösteren birçok çalışma var. Görme ve işitme genelde birlikte

[0:52:50.760] inceleniyor ve sonuçlar çok benzer. Şunu görüyoruz. işitme kaybı ya da özellikle

[0:52:56.880] katarakt gibi nedenlerle görme kaybı yaşamak demans riskini artırabiliyor.

[0:53:02.040] Ama önemli bir nokta var. Bu durum geri döndürülebilir. Mesela katarakta olan ve

[0:53:07.520] ameliyat olan kişilerde bu artmış demans riski azalıyor. Yani görme kaybını

[0:53:12.400] düzeltebilirsen riski de düşürebiliyorsun. İşitme cihazları için

[0:53:16.400] de benzer bir durum var. Hatta kanıtlar biraz daha güçlü. Özellikle başka

[0:53:21.160] nedenlerle zaten yüksek riskte olan kişilerde yani yaşı daha ileri olanlarda

[0:53:27.440] ya da fiziksel sağlığı zayıf olanlarda işitme cihazı kullanmak daha da önemli

[0:53:32.599] görünüyor. Bunun nedeni büyük ihtimalle şu. Görme ya da işitme kaybı olduğunda

[0:53:37.799] dünyayla etkileşimin azalıyor. Daha az dışarı çıkıyorsun. Daha az insan

[0:53:42.480] görüyorsun. Daha az şey yapıyorsun. Çünkü kendini dış dünyada daha güvensiz

[0:53:47.079] hissediyorsun. O yüzden kataraktın varsa ameliyat olmak, işitme kaybın varsa,

[0:53:52.520] eee, cihaz kullanmak gerçekten önemli. Koku kaybı ise daha yeni konuşulan bir

[0:53:57.599] konu. Özellikle Covid döneminde çok gündeme geldi. Eee, Covid geçiren bazı

[0:54:03.000] kişilerde görülen eee, bilişsel değişimlerin bir kısmının koku kaybı ile

[0:54:07.040] ilişkili olabileceği düşünülüyor. Tabii burada, eee, kronik enflamasyon gibi

[0:54:11.880] başka faktörler de var ama koku da beyin için önemli bir girdi. Hatta çok ilginç

[0:54:16.960] bir çalışma var. Eee, insanları uyurken farklı kokulara maruz bırakıyorlar. bir

[0:54:22.160] uçucu yağ difüzörü kullanıyorlar ve hafta boyunca 7 farklı kokuyu sırayla

[0:54:27.160] veriyorlar. Bunu birkaç ay boyunca yapıyorlar. Sonuçta koku grubundaki

[0:54:32.640] kişilerde kontrol grubuna kıyasla hafıza ile ilgili olan hipokampusta belirgin

[0:54:38.160] değişimler görülüyor ve bilişsel fonksiyonlarda anlamlı iyileşmeler

[0:54:42.640] oluyor. Yani bu koku kaybından ziyade şunu gösteriyor. Yeni kokulara maruz

[0:54:47.480] kalmak da beyin için faydalı bir tür zihinsel uyarım. Ama tabii koku duyunu

[0:54:51.920] kaybettiysen bunu yapamazsın. Eğer Covid gibi bir nedenle koku duyunu kaybedersen

[0:54:57.880] beynin ön kısmındaki koku soğanları yani olfaktör bölge yeni nöron üretebilen

[0:55:04.079] nadir bölgelerden biri. Yani bu duyuyu geri kazanma potansiyelin var. Bazen

[0:55:09.520] kendini yeniden eğitmen gerekiyor. Bunun için farklı kokularla yapılan

[0:55:15.319] protokoller var. Çeşitli kokuları düzenli olarak koklayarak

[0:55:20.760] adeta kokuları yeniden öğreniyorsun. Yani koku duyunu kaybettiysen bile çoğu

[0:55:26.160] zaman geri kazanabilirsin. Ve eğer mümkünse bunun üzerine çalışmak

[0:55:31.000] gerçekten önemli. İnsanlara gece boyunca farklı kokular

[0:55:35.480] koklatıyorlar diyorsun. Peki bu nasıl çalışıyor? Yani insan bu ne kokusu diye

[0:55:40.640] düşünmeye mi başlıyor? Seni düşünmeye mi zorluyor? Mantık bu mu?

[0:55:45.799] Bunun mekanizmasına tam olarak emin değilim. E yani nasıl çalıştığını net

[0:55:50.760] olarak bilmiyoruz. Sadece bu çalışmayı yapmışlar ama çalışma iyi tasarlanmış.

[0:55:57.160] Kontrol grubu var. Yani güvenilir bir çalışma. Görünen şu. Bu aslında ekstra

[0:56:03.440] bir bilişsel uyarım sağlıyor. Tam olarak yaptığı şey bu. Çünkü sen bilinçli

[0:56:08.359] olarak düşünmüyorsun. Sonuçta uyuyorsun. Ama buna rağmen beyne ek bir girdi

[0:56:13.200] sağlıyor gibi görünüyor. Gerçekten ilginç bir alan.

[0:56:16.880] Şimdi sana TBİ'ler yani travmatik beyin yaralanmalarıyile ilgili bir şey sormak

[0:56:21.559] istiyorum. Çünkü sporcularla ve Formula 1 pilotlarıyla çalışıyorsun. Mesela

[0:56:25.799] Doktor Amen'in çalışmalarında da binlerce beyin taramasına bakıyor ve

[0:56:29.680] küçük gibi görünen bu tür darbelerin bile beyin üzerinde ciddi etkileri

[0:56:33.559] olabildiğini söylüyor. Bu konuda ne düşünüyorsun? Bu konu artık giderek daha

[0:56:38.079] fazla ciddiye alınıyor. CTA dediğimiz durumdan bahsediyoruz. Yani kronik

[0:56:42.000] travmatik ensefalopati. Burada olay şu. Beyin sarsıntısı tanısı koyulacak kadar

[0:56:48.200] büyük olmayan darbeler bile yani küçük diyebileceğimiz tekrar eden etkiler

[0:56:53.760] zamanla birikiyor. Tabii buna birden fazla sarsıntı da dahil. Zaman içinde

[0:56:59.240] beyinde değişiklikler görüyorsun. Özellikle tavu gibi bazı proteinlerin

[0:57:04.319] belirli bölgelerde biriktiğini görüyorsun. Çok yakın zamanda çıkan bir

[0:57:08.559] çalışma da şunu gösterdi. Sadece bu tür tekrar eden darbelerle oluşan patoloji

[0:57:14.359] bile tek başına demansa yol açabiliyor. Yani yanında Alzheimer gibi başka bir

[0:57:19.599] hastalık olmasına gerek yok. bu tek başına yeterli olabiliyor. Eee, aslında

[0:57:23.960] bunu bir süredir biliyorduk ama bu çalışma ilk kez daha net şekilde evet bu

[0:57:28.880] tek başına demansın nedeni olabilir dedi. Bunun birkaç boyutu var. Birincisi

[0:57:35.200] evet doğrudan beyin bölgelerine ve nöronlara zarar veriyorsun ama belki

[0:57:39.799] daha büyük kısmı şu ciddi bir enflamasyon yanıtı oluşuyor. Eee

[0:57:44.200] beyindeki eee mikroglia dediğimiz hücreler yani eee ana bağışıklık

[0:57:49.559] hücreleri eee devreye giriyor. Yıllardır yapılan çalışmalar şunu gösteriyor.

[0:57:55.520] ciddi travmatik beyin hasarı geçiren kişilerde yıllar sonra hala bilişsel

[0:58:00.920] sorunlar varsa bu durum beyinde mikrogli aktivasyonunun artmış olmasıyla ilişkili

[0:58:07.720] yani yaralanmadan sonra devam eden bir eee nöroenflamasyon söz konusu. Yani bu

[0:58:14.119] durum e bir yandan doğrudan hasar bir yandan da uzun süre devam eden

[0:58:18.920] enflamasyonun birleşimiyle zaman içinde birikiyor ve ciddi olumsuz etkiler

[0:58:24.240] yaratabiliyor. Nasıl nasıl tersine çevirebilirsiniz?

[0:58:26.559] Şu an için bunu tamamen tersine çevirebildiğimizi söylemek zor ama şunu

[0:58:32.160] yapabiliriz. Beyin sarsıntısı ve tekrarlayan darbelerle ortaya çıkan bazı

[0:58:36.440] süreçleri hedef alabiliriz. Yani bir nevi e darbe öncesinde ya da bu tür

[0:58:42.640] darbelere maruz kalan kişilerde riski azaltmaya çalışabiliriz. Şunu biliyoruz.

[0:58:47.720] Fiziksel sağlık burada çok önemli. Mesela yüksek kan şekeri, prediyabet,

[0:58:52.720] tip 2 diyabet, metabolik sendrom, yüksek tansiyon gibi durumlar beyni darbelere

[0:58:58.520] karşı daha hassas hale getiriyor ve bu durumlar düşündüğünden daha yaygın.

[0:59:03.680] Hatta bazı sporcularda ve askeri gruplarda bile yani risk altında olan

[0:59:09.720] kişilerde bile görülüyor. O yüzden genel fiziksel sağlığı iyi tutmak çok önemli.

[0:59:16.280] Beslenme durumu da önemli. Bunu zaten konuştuk. Mesela homosiste diye bir şeyi

[0:59:21.880] var. B vitamini eksikliğinde yükseliyor ve homosistein tao proteinin

[0:59:27.520] fosforilasyonunu artırıyor. Fosforile yani yapısı değişmiş tao birikimi de eee

[0:59:33.680] CT'nin temel özelliklerinden biri. Yani B vitaminlerinin yeterli olması burada

[0:59:39.319] kritik. D vitamini önemli. Omega 3'ler önemli. Mesela Amerikan futbolu sezonu

[0:59:45.520] boyunca yapılan çalışmalarda DHA verilen sporcularda yani uzun zincirli Omega 3

[0:59:52.200] verilenlerde beyin hasarıyla ilişkili kan

[0:59:55.760] belirteçlerinin daha az arttığı görülüyor. Yine futbolcular üzerinde

[1:00:00.760] yapılan çalışmalarda sezon boyunca maruz kalınan darbe sayısı arttıkça beynin

[1:00:07.200] bazı bölgelerinde kreatin ve kolin seviyelerinin düştüğü görülüyor. eee

[1:00:12.359] kreatin takviyesi ile ilgili çalışmalar da var. Özellikle çocuklarda travmatik

[1:00:16.680] beyin hasarı sonrası iyileşmeyi destekleyebildiğini gösteren çalışmalar.

[1:00:21.400] Colin için de benzer şeyler geçerli. Kısacık araya gireceğim. Şu an beni

[1:00:26.280] duyuyorsanız ayık kafayı izlediğinize eminiz. Peki abone misiniz? Bir kontrol

[1:00:31.119] eder misiniz? Çok net bir şekilde abone sayımız programa davet ettiğim

[1:00:35.559] doktorları ikna etme gücünü sağlıyor. Alanında dünyanın en iyi isimlerini

[1:00:40.039] burada izlemek için kanala abone olun. O zamanlar bunu bilmiyorduk ama benim de

[1:00:45.160] bir beyin hasarım var. 4,5 yaşındayken pencereden düştüm ve sağ temporal lobumu

[1:00:51.079] yere çarptım. Yani aslında balkon korkuluğu düşüşümü biraz yavaşlattı.

[1:00:56.880] Yıllar sonra insan şunu düşünüyor. Beyin nasılsa kendini toparlar. Ama aslında

[1:01:02.880] böyle büyük bir darbe olduğunda bu pek öyle olmuyor. 2016'da bir kek yani

[1:01:08.559] detaylı bir beyin dalgası ölçümü yaptırdığımızda bu çok net ortaya çıktı.

[1:01:13.640] Beyin haritasında o bölgede kırmızı bir alan vardı. Yani beyin aktivitesi orada

[1:01:19.960] düzgün çalışmıyor. Bir ileri bir geri gidiyor gibi. Bu da benim kısa süreli

[1:01:24.200] hafızamı etkiliyor. İnsanların yüzlerindeki duyguları tanımamı

[1:01:28.200] etkiliyor. Anladığım kadarıyla bunu ancak bir şekilde telafi edebiliyorsun.

[1:01:33.039] Yani takviyelerle ve beynini daha fazla çalıştırarak yani eksik olan nöronal

[1:01:39.280] bağlantıları başka yollarla telafi etmeye çalışarak.

[1:01:43.240] Yalnız şunu en başta söyleyeyim. Kafanı çarptığında beyin içeride sağa sola

[1:01:47.880] savrulmaz. Bu konuda yaygın bir yanlış anlama var ve bu tamamen yanlış. Bunu

[1:01:53.760] travmatik beyin hasarı üzerine çalışanlar söylüyor. Aslında çok fark

[1:01:58.960] etmeyebilir gibi görünüyor ama bu yanlış anlama insanların bunu nasıl düşündüğünü

[1:02:04.520] ve nasıl yaklaştığını etkiliyor. Bu yüzden benim için önemli. Çünkü ben bunu

[1:02:09.279] laboratuvarında çalıştım. Bunu o kadar çok duydum ki en azından bunun beynimin

[1:02:13.680] sadece bir tarafında olduğunu biliyorum. Yani aslında olan şu: Beyni düşün. Bize

[1:02:19.760] anlatılan şey şu. Yani beyin kafatasının içinde sağa sola çarpıyor gibi

[1:02:24.680] düşünülüyor. Oysa böyle olsaydı hasar beynin dış yüzeyinde kafatasına çarptığı

[1:02:31.440] yerlerde olması gerekirdi. Ama biz bunu görmüyoruz. Dolayısıyla travmatik beyin

[1:02:36.640] hasarı olan kişilerde özellikle CT'de yani tekrarlayan darbelerin biriktiği

[1:02:41.359] durumlarda hasar beynin yüzeyinde değil daha derinlerde kıvrımların tabanında

[1:02:45.680] birikiyor. Özellikle gri madde ile beyaz madde dediğimiz bölgelerin birleştiği

[1:02:50.359] yerlerde. Bunun nedeni şu. Kafanı çarptığında beyin içeride hareket

[1:02:54.720] etmiyor ama bir enerji dalgası beynin içinden geçiyor ve beyin dokusu şekil

[1:02:59.400] değiştiriyor. Bu enerji dalgası ilerlerken yapısı farklı olan bölgelere

[1:03:04.680] geldiğinde bu bölgeler birbirinden farklı şekilde esniyor ve birbirine

[1:03:09.920] karşı kayıyor. İşte hasar da tam bu noktada oluşuyor. Yani gördüğümüz hasar

[1:03:15.440] aslında bu tür bir iç gerilme ve kayma sonucu ortaya çıkıyor ve zamanla bu

[1:03:20.440] bölgelerde birikiyor. Eee ama dediğin gibi e bunu bir miktar azaltmanın

[1:03:25.559] yolları olabilir. Eee yine temel şeyler çok önemli. eee beslenme durumu mesela,

[1:03:31.599] eee, sarsıntı sonrası eee bazı takviyelerin eee faydalı olabileceğine

[1:03:36.880] dair çok önemli kantlar var. E ben de birkaç yıl önce bu konuda bir makale

[1:03:41.760] yayınladım. Özellikle Omega 3, kreatin ve kolin e bu listede öne çıkanlar

[1:03:48.039] diyebilirim. Fiziksel aktivitenin çok önemli olduğunu biliyoruz. Özellikle

[1:03:53.799] sarsıntı sonrası erken dönemde ama bunun uzun vadede bilişsel fonksiyonları da

[1:03:59.640] desteklediğini düşünüyoruz. Daha aktif olan kişilerde beyinde oluşan hasara

[1:04:05.920] karşı enflamasyon yanıtının daha düşük olduğunu biliyoruz. Bu da bir tür

[1:04:10.799] rezervi korumaya yardımcı oluyor. Beynin bu bölgelerinde hala bir miktar

[1:04:16.359] plastisite var. Yani hangi bölgelerin etkilendiğini ya da hangi eee

[1:04:22.400] fonksiyonların zayıfladığını biliyorsan eee onları daha hedefli şekilde eee

[1:04:27.880] çalıştırabilirsin. Mesela çalışma belleği gibi alanları özel olarak

[1:04:32.680] geliştirmeye yönelik çalışmalar var. Aslında mantık aynı. geliştirmek

[1:04:37.839] istediğin bir fonksiyon varsa onu zorlaman ve ardından bu adaptasyonu

[1:04:42.960] desteklemen gerekiyor. Tam anlamıyla eski haline döndürmek mümkün mü? Şu an

[1:04:48.520] bunu net söylemek zor çünkü bu konuda yeterince çalışma yok. Ama kesin olan

[1:04:53.440] şu: Toparlanma ve kapasiteyi artırma mümkün. Belirtilere ve fonksiyon kaybına

[1:04:59.079] göre uygulanabilecek birçok farklı yöntem var. Hatta şu an bir öğrencim bu

[1:05:04.480] konuda geniş bir metaanaliz üzerinde çalışıyor. Özetle sende zayıf olduğunu

[1:05:11.240] düşündüğün alanları hedef alıp onları zorlamak ve ardından bu süreci

[1:05:16.520] desteklemek bu fonksiyonların gelişmesine yardımcı olur.

[1:05:21.799] Gerçekten çok şey öğrendik. Çok teşekkür ederim. Alzheimer hakkında daha önce

[1:05:27.920] uzun bir podcast yapmıştım ama bu konuşma gerçekten çok faydalı oldu.

[1:05:34.200] Eminim izleyenler de bundan çok şey kazanacak. Özellikle The Stimulated Mind

[1:05:40.640] kitabını düşünüyorum. Umarım Türkçeye çevrilir ki insanlar okuyabilsin. Bu

[1:05:47.440] sayede İngilizce bilmeyen kişilerde bilimsel ama aynı zamanda uygulanabilir,

[1:05:55.079] işe yarar bilgilere ulaşabilir ve bu gerçekten çok değerli olur.

[1:06:01.559] Kesinlikle öyle olmasını umuyorum. Ya bildiğim kadarıyla şu anda bir Türkçe

[1:06:05.079] çeviri ile ilgili bazı görüşmeler devam ediyor. Kitabımın Türkçeye çevrilmesini

[1:06:08.760] ben de umuyorum. Süper. Çok teşekkürler. Bu beni

[1:06:11.039] ağırladığın için teşekkür ederim.


*Transkript YouTube'dan alınmıştır.*

"Ayık Kafa'nın her bölümünde sorum şu: Daha iyi bir yaşam nasıl mümkün?"

DR. ESRA ÇAVUŞOĞLU

Ceo & Co-founder