Neden Kilo Veremiyorsun?
Ben Azadi
Ayık Kafa’nın 121. podcast’inde Dr. Esra Çavuşoğlu, PhD’nin konuğu Ben Azadi. Ben Azadi, metabolik sağlık, aralıklı oruç ve ketojenik beslenme alanındaki çalışmalarıyla tanınan bir fonksiyonel sağlık uzmanı, yazar ve podcast sunucusudur. Metabolic Freedom ve güncellenmiş baskısıyla Keto Flex kitaplarının yazarı olan Azadi’nin kitapları Türkiye’de de okurlarla buluşuyor.

Özet
Ben Azadi, Ayık Kafa podcast’e ikinci kez konuk oluyor. Bu bölümde “Metabolic Freedom ve Keto Flex Revised” üzerinden kilo vermenin neden sadece kalori meselesi olmadığını, insülin direnci, hücresel enflamasyon, tohum yağları, çevresel toksinler, stres, uyku ve sürekli atıştırmanın metabolizmayı nasıl kilitlediğini konuşuyoruz.
Ben, metabolik özgürlüğün aslında bedenin hem yağ hem karbonhidrat yakabilme esnekliği olduğunu anlatıyor; aralıklı oruç, keto, karnivore/eliminasyon protokolleri, carb flex günleri ve kadınlara özel hormonal yaklaşımları açıklıyor.
#EsraÇavuşoğlu #AyıkKafa #ElevatingLifeEvolvingHealth #Longevilab #BenAzadi
Ben Azadi
Web sitesi: https://benazadi.com/
YouTube: https://www.youtube.com/playlistlist=PL3q2XjTF08MCKcJPMJiQlIsuX6UVFq_iG Instagram: https://www.instagram.com/thebenazadi/
T.C. İstanbul Gedik Üniversitesi’ne ne teşekkür ederiz. https://www.gedik.edu.tr/
00:00-03:20 Giriş. Ben Azadi’nin tanıtılması.
03:20-04:42 Ben Azadi ikinci kez podcast’te
04:42-09:10 “Kilo problemi değil, kilo semptomu” kavramı
09:10-11:49 Metabolik bozuklukların temelinde ne var?
11:49-13:07 Yüksek insülin yağ yakımını nasıl engeller?
13:07-16:02 Çevresel toksinler, mikroplastikler ve metabolizma
16:02-21:25 Obezojenler ve diyabetojenler nedir?
21:25-24:12 Tohum yağları neden bu kadar tartışmalı?
24:12-26:03 Tohum yağları vücutta ne kadar kalır?
26:03-27:22 Hangi yağlarla pişirmek daha güvenli?
27:22-30:18 Greenwashing: Sağlıklı görünen ama sağlıklı olmayan ürünler
30:18-31:42 Stres metabolizmayı nasıl etkiler?
31:42-34:04 Visseral yağ, kortizol ve göbek yağı
34:04-36:49 Az yiyip kilo veremeyen insanlar neden takılır?
36:49-37:51 Metabolik özgürlüğün tanımı
37:51-39:20 Sürekli atıştırmak metabolizmayı nasıl etkiler?
39:20-40:46 Yağ yakımı için en önemli konu: Uyku
40:46-42:18 Aralıklı oruç vücutta saat saat ne yapar?
42:18-44:37 Otofaji, BDNF, ketonlar ve mitokondri
44:37-47:43 72 saat aralıklı oruç ve bağışıklık yenilenmesi
47:43-48:18 Keto Flex Revised neden güncellendi?
48:18-51:29 Kadınlar, menopoz ve kişiselleştirilmiş keto
51:29-52:13 Keto Flex’in 4 aşaması: Adapt, Fast, Phase, Flex
52:13-53:16 Regl döngüsüne göre keto ve fasting nasıl değişmeli?
53:16-55:00 Ben Azadi’nin protein ve beslenme felsefesi
55:00-56:42 Plant-based, carnivore, ketoda bilgi kirliliği
56:42-58:00 Ben Azadi’den Türkiye’ye mesaj
58:00-58:43 Kapanış
*UYARI* Aylık Kafa’daki bilgiler ve beyanlar kişileri tanı ve tedaviye yönlendirme amacı taşımaz. Tanı ve tedaviye yönelik işlemlerinizi doktorunuza danışınız. İçeriklerde EMC Medya Yayıncılık Ticaret Ltd. Şti.’nin, araştırmacılarının, danışmanlarının ve yazarların / bilim insanlarının hazırladığı bilimsel çalışmalar ve kamuya açık yayınlardan derlemelerle elde edilen veriler, yalnızca bilgilendirme amacıyla paylaşılmaktadır. Yayınlarımızda tanı yahut tedaviye ilişkin sağlık beyanları yer almamaktadır.
Transkrİpt
Giriş. Ben Azadi’nin tanıtılması.
0:00 Eğer insülin seviyeniz yüksekse diyet yapıyor olsanız dahi vücudunuzdaki yağları yakmanız mümkün değil mi?
0:05
İnsülin yüksekken depolanmış yağı yakmak imkansızdır. Doğru. İlk 30 günde 20 kilo
0:10 Verdi. Kaloriyi 3 katına çıkararak. Bunu sadece kalori hesabı yapanlara nasıl açıklarsınız? Çünkü metabolizma sadece
0:18 Kaloriye dayanarak çalışmıyor. İşin içinde çok daha fazlası var. Eski yaklaşımların hepsi birer birer çöküyor
0:24 Ve artık yepyeni bir sağlık dönemi başlıyor. Vücudun yeni yağ hücreleri oluşturabildiği bir gerçek. Ayçiçek
0:31
yağında kızartılmış 25 adet patates kızartması içilen 25 adet sigarayla
0:36
eşdeğerdir. Anladın mı? Vay! Bu çok önemli. Ne yazık ki insanoğlu kendi yiyeceğini
0:42 Üretebilecek kadar zeki ama onu yiyecek kadar da aptal olan tek tür. Öyle değil mi? İzleyicilerine için bir harika ipucu
0:50
daha. Yağ yakımı veya uzun yaşam üzerine 10 kişiyi takip etmeyin. En fazla 1 2 3
0:56 Kişiyi takip edin ve derinlemesini öğrenin. İzleyicilerine hemen uygulamaya başlayabilecekleri basit öneriler
1:01 Vereceğim. Ben Esra Çavuşoğlu. [Müzik] 20 yıldır ayık bir hayat yaşıyorum. Bağımlılık hastalığıyla mücadelem beni
1:07 Beden ve performansımı iyileştirmek, [Müzik] hayat kalitemi arttırmak, daha sağlıklı ve uzun yaşamak için yeni
1:13 Yöntemler, cihazlar ve takviye ürünler araştırmaya yönlendirdi. Bağımlılık hastalığı, biohacking ve longevity
1:19 Alanlarındaki kendi deneyimlerimden dünyadaki son gelişmelere, çığır açan girişimcilerden uzman akademisyenlere.
1:26 Yıllardır yaptığım sohbetler artık her hafta Ayık Kafa Podcast'te. Ayık Kafa Podcast'e hoş geldiniz. Bu hafta
1:33 Konuğum metabolik sağlık, fasting, keto ve gerçek metabolik özgürlük alanında öne çıkan isimlerden Ben Azadi. Ben
1:41 Podcast'te ikinci kez konuk oluyor ve bu kez iki güçlü kitabıyla bizimle Metabolic Freedom ve Keto Flex’in
1:47 Güncellenmiş baskısı. Ama bu sohbet diyet yapmak, kendini kısıtlamak ya da sonsuza kadar ketoziste kalmak üzerine
1:53 Değil. Asıl mesele neden bu kadar çok insanın kendi bedeninde sıkışmış hissettiğini anlamak. Neden kilo vermek
1:59 Çoğu zaman sadece kalori meselesi değil, hücresel bir problem. Enflamasyon, insülin direnci, tohum yağları, stres,
2:06 Kötü uyku ve sürekli atıştırma, bedenin yağ yakma ve kendini iyileştirme kapasitesini sessizce nasıl engelliyor?
2:13 Bu bölümde ayrıca metabolik esnekliği, karnivor ve eliminasyon protokollerini, karbonhidrat esnetme günlerini,
2:19 Mitokondri sağlığını ve gerçekten metabolik olarak özgürleşmenin ne anlama geldiğini konuşuyoruz. Hadi başlayalım.
2:25 Üniversiteyi sadece [Müzik] dersler, vizeler, finaller olarak düşünme. Asıl mesele okurken kendini keşfetmek,
2:32 Üretmek, projelerde yer almak ve mezun olmadan gerçek dünyayı tanımaya [Müzik] başlamak. Bir yandan psikolojiyle insanı
2:39 Daha iyi anlayabildiğin, beslenme [Müzik] ve sağlık bilimleriyle iyi yaşamanın ne demek olduğunu öğrendiğin,
2:45 Mühendislik ve yönetim bilişim sistemleriyle teknolojiyi, veriyi ve sistemi çözümleyebildiğin bir üniversite
2:52
düşün. Yani sadece bilgi aldığın değil düşündüğün, ürettiğin ve fikirlerini
2:57 Hayata geçirebildiğin bir yer. İstanbul Gedik Üniversitesi öğrencilik hayatını gerçekten [Müzik] yaşarken geleceğini
3:04 Kurabileceğin bir deneyim sunuyor. Ayık Kafa'nın daimi destekçisi [Müzik] Gedik Eğitim Vakfı'na sağladığı katkı ile size
3:10 Dünyanın önde gelen uzmanlarını konuk olarak getirmeye devam ediyoruz. Siz de Ayık [Müzik] Kafaya abone olarak destek
3:17 Verebilirsiniz. Sevgili dostum ben Azadi. Ayık Kafa podcast'e ikinci kez tekrar hoş geldin.
Ben Azadi ikinci kez podcast’te
3:24 Burada olmandan dolayı çok heyecanlıyım. Ben de çok heyecanlıyım. Burada seninle olduğum için minnettarım. Daha bir ay önce Austin'de birlikte vakit geçirmiş,
3:30 Akşam yemeği yemiştik. Seni görmek her zaman büyük bir keyif. Esra, beni programına yeniden davet ettiğin için teşekkür ederim. Benciğim izleyicilerim seni gerçekten
3:38
ama gerçekten tekrar görmek istedi. O kadar çok mesaj, özel e-posta ve yorum
3:44
aldım ki enerjini seviyorlar. Bilgi birikimin de çok kıymetli. Kendi
3:49 Hikayeni açıkça paylaşman insanların kendinden bir şey bulmasını sağlıyor.
3:54 Üstelik uygulanabilir pratik araçlar da sunuyorsun. Tekrar hoş geldin dostum.
4:00
Kitabın sonbaharda Türkçe olarak çıkacak. Bu da İngilizce baskısı
4:05
sanırım. Keto Flex’in güncellenmiş baskısı da önümüzdeki hafta ya da en geç
4:11 Iki hafta içinde çıkıyor. Çok yakında yani. Evet. Evet. Bu kayıttan tam 2 hafta sonra 21 Temmuz'da çıkacak Esracığım.
4:18 Evet. Ve bu podcast'i 23'ünde yayınlayacağız. Yani kitabın çıkışıyla neredeyse aynı zamana denk gelecek.
4:25
Böylece insanlar Türkçe baskıyı ellerine almadan önce en azından kitapta onları
4:31
nelerin beklediğine dair öncesinde bir fikir edinmiş olacak. Şimdi Benciğim
4:36
podcast'te senin iki çok güçlü cümlenle başlamak istiyorum. Aslında sadece güçlü
4:41 Demek yetmez. Resmen insanı sarsan cümleler bunlar. İzin verirsen
“Kilo problemi değil, kilo semptomu” kavramı
4:47 Okuyacağım. Birincisi şu: "Kilo problemimiz yok. Kilo belirtimiz var.
4:52 İkincisi de sağlıklı olmak için kilo vermezsin. Kilo vermek için sağlıklı olursun." Bu iki cümle gerçekten insanı
4:59 Düşündürüyor. Beni de uzun süre düşündürdü. Biliyorsun çok değerli insanlarla sayısız podcast yapıyorum.
5:07 Ama dürüst olmam gerekirse bu iki cümlenin cevabını kendi başıma bulamadım. Acaba tam olarak ne demek
5:14
istiyor diye düşündüm. O yüzden dilersen buradan başlayalım. Bu cümlelerle tam
5:20 Olarak neyi kastediyorsun? Evet Esra. Bence de buradan başlamak çok mantıklı. Çünkü kitapta geçen bu iki
5:27 Cümleyi gerçekten anlamak gerekiyor. Ben de yıllarca bugün çoğu insanın düşündüğü gibi düşünüyordum. Herkesin aklında tek
5:33 Bir şey var. Kilo vermem lazım. Ben de yaklaşık 36 kilo fazlam varken tek hedefimin bu olduğunu sanıyordum. Ama
5:40 Gerçek şu ki vücut böyle çalışmıyor. Az önce söylediğin cümle aslında her şeyi özetliyor. Sağlıklı olmak için kilo
5:45 Vermezsin. Kilo vermek için önce sağlıklı olursun. Çünkü enflamasyonu düşürmeye, vücudunun önündeki engelleri
5:51 Kaldırmaya ve hormonlarını dengelemeye başladığında kilo zaten bunun doğal sonucu olarak gitmeye başlıyor. Bugün
5:56 Insanların kilo vermeye yaklaşımına bak. Her şey kalori kısmak üzerine kurulu. Daha az yemek, irade gücü, kendini
6:03 Sürekli mahrum bırakmak. Hatta bazı insanlarda işe yarayan GLP-1 ilaçları bile çoğu zaman aynı bakış açısıyla
6:09 Kullanılıyor. Çünkü en baştan yanlış yere odaklanıyoruz. Herkes kilo vermeye odaklanıyor ama asıl mesele olan sağlığı
6:15 Gözden kaçırıyor. Yani Esra aslında sadece kalori saydığında seni asıl önemli olandan uzaklaştırıyorsun. Oysa
6:21 Odaklanman gereken şey hormonların, enflamasyonun ve vücudunun normal çalışmasını engelleyen etkenler. Bunları
6:27 Çözmeden sadece kiloya odaklanırsan bir noktadan sonra kaçınılmaz olarak hayal kırıklığı yaşarsın. Çünkü yanlış sorunu
6:33 Çözmeye çalışıyorsun. Metabolizma açısından baktığında ise aslında kimsenin kilo problemi yok. Kilo altta
6:40 Yatan problemin sadece bir belirtisi. Ben obezken de asıl problemim kilom değildi. Kilo sadece bir semptomdu. Sen
6:45 Sadece kilo vermeye, yağ yakmaya ve kalori kısmaya odaklandığında aslında sadece semptomla uğraşıyorsun. Belki ilk
6:52 Başta biraz sonuç alırsın ama sonra bir yerde tıkanırsın, geri kilo almaya başlarsın ve sonunda yine hayal kırıklığı yaşarsın. Kalori saymanın ve
6:59 Kalori kısıtlamasının uzun vadede çoğu insanda işe yaramamasının nedeni tam da bu. Çünkü yanlış hedefe odaklanıyor ama
7:05 Vücudunun önündeki engelleri kaldırmaya başladığında birazdan konuşacağımız şekilde beslenip bugün paylaşacağımız
7:11 Yaşam tarzı değişikliklerini uyguladığında her geçen gün daha sağlıklı olursun. Bunun doğal sonucu
7:16 Olarak da fazla kiloların gitmeye, fazla yağların azalmaya başlar. Verdiğin o kilolar kalıcı olur. Üstelik bunu yapmak
7:23 Çok daha kolaydır. Çünkü artık irade gücüne, kalori kısmaya ya da kendini aç bırakmaya bel bağlamazsın. Sadece
7:28 Vücudunun önündeki engeller kalkınca zaten yapması gerekeni yapmasına izin verirsin.
7:34 İçinde bulunduğumuz dönem beni gerçekten çok heyecanlandırıyor. Aslında daha iki gün önce podcast yaptığım Doktor Dave
7:41 Rebin'e de tam bunu söylüyordum. Çünkü yıllardır doğru bildiğimiz pek çok yaklaşım, pek çok eski inanış artık tek
7:48
yıkılıyor. Yerine ise sağlığa bambaşka bir bakış açısı geliyor. Cuma günü de
7:54 Doktor Gabriel Lyon'la bir podcast yaptım. O da seninkine benzer bir şey söylüyor. Tam olarak aynı değil ama şu
8:02 Bakış açısı çok benziyor. Diyor ki asıl sorunumuz obezite değil, kas eksikliği.
8:08 Yani artık hepiniz şuna dikkat çekiyorsunuz. Yaptığımız şeyler vücudumuzda sağlıksız yağ birikimine yol
8:15
açıyor. Hatta bazıları buna öfkeli yağ bile diyor. Bu yeni bakış açısı bence
8:21
çok ilginç ama senin yaklaşımın bence daha da ilginç. Çünkü herkes tek bir
8:26
noktaya odaklanırken sen bize aslında tek bir sorun değil birbirine bağlı pek
8:31
çok neden gösteriyorsun ve en güzeli de bu nedenlerin her biri için farklı
8:37
çözümler sunuyorsun. O yüzden sorum şu. Bütün bu metabolik sorunların altında
8:42 Tam olarak ne var? Çünkü bunun tek bir nedeni olmadığını düşünüyorum.
8:47 Kısacık araya gireceğim. Şu an beni duyuyorsanız ayık kafayı izlediğinize eminiz. Peki abone misiniz? Bir kontrol
8:54 Eder misiniz? Çok net bir şekilde abone sayımız programa davet ettiğim doktorları ikna etme gücünü sağlıyor.
9:01 Alanında dünyanın en iyi isimlerini burada izlemek için kanala abone olun.
9:06 Haklısın. Bu tamamen birçok farklı etkenin bir araya gelmesiyle oluşuyor ama bütün hikayenin başladığı bir yer Metabolik bozuklukların temelinde ne var?
9:13 Var. İnsülin. Vücudumuzda yüzlerce hormon var ama burada başrolü oynayan hormon insülin. Çünkü insülin enerjiyi
9:21
ve yağı depolayan temel hormon. Sorun şu ki metabolizmamız sürekli şeker yakmaya
9:26 Programlanmış durumda. Çünkü işlenmiş karbonhidrat ağırlıklı besleniyoruz ve 2-3 saatte bir şeyler atıştırıyoruz.
9:33
Böyle olunca kan şekeri yükseliyor. Bu çok normal. Ardından da insülin devreye
9:38 Girip o fazla glikozu kandan temizliyor. Aslında vücut bunu mükemmel şekilde yapacak biçimde tasarlanmış ama biz
9:46
sistemi sürekli zorladığımızda insülini üreten pankreas bu yükü taşımakta
9:51 Zorlanıyor. Ne yapıyor peki? Daha fazla insülin üretiyor. Yetmiyor. Biraz daha üretiyor. Sonra biraz daha bir süre
9:58 Sonra hücrelerin üzerindeki insülin reseptörleri artık bu sinyali duymamaya başlıyor. Bunu hep şu örnekle
10:05
anlatıyorum. Diyelim ki çocukların var ve odaları inanılmaz dağınık. Bir gün
10:10
bağırıyorsun odanızı hemen toplayın. Çocuklar da eyvah annem ya da babam
10:15
gerçekten sinirlendi. Çaşak deyip gidip odalarını topluyor. Ama bunu her gün
10:21 Aylarca yıllarca yaparsan ne olur? Bir noktadan sonra seni duymamaya başlarlar.
10:26 İnsülin direnci de tam olarak böyle gelişiyor. Sürekli yüksek miktarda insülin salgıladığında hücreler artık
10:33 Insülinin sesini kesiyor. Onu dinlememeye başlıyor. İşte o zaman kan şekeri yükselmeye başlıyor. Doktora
10:40
gidiyorsun açlık kan şekerine ve umarım hemoglobin A1c değerine bakılıyor. Sonra
10:45 Da sana prediyabetsin deniyor. Eğer bu süreç daha da uzamışsa bu kez tip 2 diyabet tanısı alıyorsun. Ama asıl
10:52 Ilginç olan şu. Bunu Metabolic Freedom kitabımda da anlatıyorum. Vücudunda yıllarca çok yüksek insülin düzeyleri
10:58 Olabilir. Buna hiperinsülinemi diyoruz? Ve bu da insülin direncine yol açıyor. Üstelik bu süreç kan şekerin ya da
11:05
hemoglobin A1c değerin hiç yükselmeden 6 ila 14 yıl boyunca devam edebilir. Yani
11:11 Vücudun kandaki şekeri normal tutabilmek için durmadan daha fazla insülin salgılıyor. Adeta sürekli bağırıyor
11:17 Diyelim buna biz. Bu yüzden izleyen herkese özellikle yaptırmalarını istediğim bir test var. Türkiye'de
11:24 Kolayca yapılıyor mu emin değilim ama adı açlık insülini testi. İdeal olan açlık insülinin fonksiyonel olarak
11:31 Sağlıklı kabul edilen aralıkta olmasıdır. Bu insüline karşı hala duyarlı olduğunu gösterir. Açlık
11:38 Insülinin gerçekten optimum düzeydeyse metabolizman sağlıklıdır. Yağ yakabilirsin ve metabolizman olması
11:44 Gerektiği gibi çalışır. Eğer yüksek insülin seviyeniz varsa ne olur? Diyet yapsanız bile yağı Yüksek insülin yağ yakımını nasıl engeller?
11:50 Yakamazsınız, değil mi? Evet. İnsülin yüksek olduğunda depolanmış yağı yakmak imkansızdır.
11:57 Bu gerçekten çok ilginç. Böyle insanlar tanıyorum. İsim vermeyeyim tabii ama ben Bikman'la yaptığım podcast'ten sonra
12:03 Insülin konusunu çok daha iyi anlamaya başladım. O yüzden birinin açlık insülin bakıp mesela 12 ya da 9 gibi değerler
12:09 Gördüğümde kendi kendime bu nasıl normal olabilir diyorum. Bana göre bunlar kabul edilebilir değerler değil ama kimse
12:15 Onlara bununla ilgili bir şey söylemiyor. Şimdi dönüp o insanların vücut yapılarına baktığımda da tablo çok
12:20 Daha net geliyor gözüme. Bacakları ince olabiliyor ama özellikle karın çevresinde belirgin bir yağlanma oluyor.
12:28 Yani yüksek insülin vücudun kilo vermesini ve yağ yakmasını engelliyor. Gerçekten çok ilginç.
12:34 Aynen öyle. Tam da söylediğin gibi hatta dışarıdan gayet zayıf görünebilirler ama karın bölgelerinde yağlanma vardır.
12:39 Özellikle de organların etrafında biriken viseral yağ dediğimiz tehlikeli yağlanma. Aslında bu da bizi konuşmanın
12:45 En başına geri getiriyor. İnsanlar internette sürekli en hızlı nasıl kilo veririm, 30 günde 45 kilo nasıl verilir?
12:50 En iyi diyet hangisi gibi soruların peşinden koşuyor. Oysa sormaları gereken soru bambaşka. İnsülin hormonumu nasıl
12:55 Düşürebilirim? İşte doğru soru bu. Mesela çünkü sağlıklı olup kilo vermek tam olarak böyle mümkün oluyor. Yoksa
13:00 Önce kilo verip sonra sağlıklı olmaya çalışarak değil. Bir de çevresel toksinler konusuna çok önem verdiğini
13:06 Biliyorum. Sürekli bunların hormonlarımızı ve metabolizmamızı bozduğundan bahsediyorsun. Şunu bana
Çevresel toksinler, mikroplastikler ve metabolizma
13:12 Biraz anlatır mısın? Hava kirliliği, mikroplastikler ya da kokulu mumlar gibi şeyler metabolizmamızı nasıl
13:18 Bozabiliyor? Bunlar hormonlarımızı nasıl etkiliyor ve sonunda metabolik sağlığımızı nasıl altüst ediyor?
13:25 Bu gerçekten çok önemli bir etken. Özellikle de insanlık tarihinde hiç olmadığı kadar fazla çevresel toksine
13:31 Maruz kaldığımız bugünlerde. Üstelik sadece hava kirliliği, mikroplastikler ya da kokulu mumlardan bahsetmiyorum.
13:37 Mesela kasa fişi bile buna dahil. Evet, çok garip gibi geliyor ama gerçekten öyle. Biraz anlatır mısın? Çünkü bunu duyunca
13:43 Resmen irkildim. Şimdi elimden geçen bütün kasa fişlerini düşünmeye başladım.
13:48 Evet, sadece sen değil. Bunu duyan herkes aynı tepkiyi veriyor. Sonuçta kim kasadan aldığın küçücük bir fişin enflamasyona yol açabileceğini ya da
13:54 Kilo verme çabalarını olumsuz etkileyebileceğini düşünür ki. Ama yapılan araştırmalar kasa fişleri ile ilgili gerçekten ilginç sonuçlar ortaya
14:01 Koyuyor. Markette ya da benzin istasyonunda kasadan aldığın fişler var ya işte onlardan bahsediyorum. Bunlara
14:07 Termal fiş deniyor. Bu fişlerle ilgili yapılan araştırmalar gerçekten çarpıcı. Konserve gıdalara kıyasla BPA adı
14:14 Verilen bu kimyasaldan yaklaşık 2000 kat daha fazla içerebildiklerini gösteriyor. Sen de doğal olarak o fişi eline
14:20 Aldığında cildine temas eden bu maddelerin bir kısmı kan dolaşımına geçebiliyor. Amerika'da bunu sık sık
14:26 Görüyorum. İnsanlar alışverişten sonra fişi alıp sütyenlerinin içine sıkıştırıyor. Böylece bu kimyasallar
14:32 Doğrudan meme dokusuyla temas ediyor ya da cebine koyuyorsun. Bu kez cebin o kimyasallarla kaplanıyor. Peki bütün
14:39
bunlar metabolizmayı nasıl etkiliyor? Aslında cevap çok basit. İnsan vücudunun
14:45 Bir numaralı önceliği hayatta kalmaktır. Her koşulda seni hayatta tutmaya çalışır. Bu toksinler kasa fişlerinden,
14:52 Işlenmiş gıdalardan, çevre kirliliğinden, kokulu mumlardan ya da mikroplastiklerden vücuda girdiğinde
14:58 Vücut hemen bir karar verir. Bu maddelerin hayati organlara ulaşmasına izin veremem. Yoksa ciddi zarar
15:05 Verebilirler. İşte o anda PPAR-gama adı verilen bir mekanizma devreye girer. PPAR-gamanın görevi bu toksinleri kan
15:12 Dolaşımından uzaklaştırmaktır. Çünkü kanda kalırlarsa hayati organlara ulaşabilirler. Bu yüzden onları alır ve
15:19 Yağ hücrelerinin içine taşır. Aslında yaptığı iş insülinin glikozla yaptığına çok benzer. İnsülin glikozu hücrelere
15:25 Taşır. PPR gama da toksinleri yağ hücrelerine taşır. Peki neden yağ hücreleri? Çünkü orada yer vardır. Hatta
15:32 Bu durumu anlatan çok sevdiğim bir ifade var. Kirliliğin çözümü seyreltmektir. Vücut bu toksinleri yağ hücrelerinin
15:40 Içine dağıtarak etkilerini azaltmaya çalışır. Yağ hücrelerinde yer kalmazsa onları büyütür. Yine yetmezse bu kez
15:47 Yeni yağ hücreleri oluşturur ki toksinleri depolayabileceği yeni bir alan olsun. Yeni yağ hücresi mi oluşturabilir?
15:54 Bunu bilmiyordum. O çok ilginç. Evet kesinlikle. Vücut yeni yağ hücreleri oluşturabiliyor. Üstelik bunu
16:01 Tetikleyen şeylerden biri de bu toksinler. Bu yüzden bu maddelere obezojen diyoruz. Yani hem insanlarda Obezojenler ve diyabetojenler nedir?
16:08 Hem de hayvanlarda obeziteyi teşvik eden kimyasallar. Kitapta söz ettiğim bir başka grup daha var. Diyabetojenler.
16:13 Bunlar da insülin direncini artırıp zamanla diyabete zemin hazırlayan toksinler. Bunları anlatınca insanların
16:19 Biraz kaygılandığını biliyorum ama bu sohbetin korku yaratmasını istemiyorum. Eminim sen de istemiyorsundur. O yüzden istersen kitabımda da anlattığım gibi
16:26 Toksin yükünü azaltmak için herkesin bugünden itibaren uygulayabileceği birkaç basit öneri paylaşayım. Elbette mikroplastiklerden bahsettin. İstersen
16:32 Oradan başlayalım. Çünkü haklısın artık her yerdeler. Tamamen kaçınmak mümkün değil ama maruziyetini ciddi şekilde
16:39 Azaltmak için bugün bile yapabileceğin bazı basit değişiklikler var. Birincisi su içerken mümkün olduğunca cam şişe
16:45 Kullan. Benim burada kullandığım gibi. Elbette her zaman cam bulamayabilirsin. Bunda sorun yok. Ama genel alışkanlığın
16:52 Plastik yerine cam olsun. İkincisi, evde yemek hazırlıyorsan plastik kesme tahtasını bırak. Çünkü her bıçak
16:58 Darbesinde yiyeceğe binlerce mikroplastik parçacığı geçiyor. Onun yerine ahşap bir kesme tahtası kullan.
17:05 Bu gerçekten çok iyi bir değişiklik olur. Üçüncüsü de yiyecekleri plastik saklama kaplarında mikrodalgaya koyma.
17:11 Mümkün olduğunca cam kaplara geç. Bu da mikroplastik maruziyetini azaltmanın etkili yollarından biri. Kasa fişlerine
17:18 Gelirsek en kolayı hiç almamak. Hayır teşekkür ederim. Fişe ihtiyacım yok de. Gerekirse harcamanı zaten banka ya da
17:25 Kredi kartı ekstrenden görebilirsin. Yani mümkün olduğunca fiş alma. Bir de son olarak elinden geldiğince organik
17:32 Beslenmeye çalış. Kimyasal kalıntısı daha az olan gıdaları tercih et. Amerika'da özellikle glifosat ve
17:38 Gıdalardaki diğer tarım kimyasalları ciddi bir sorun. Mümkün olduğunca organik ürün seçmeye çalış. Peki sizin
17:45 Tarafta da durum benzer mi? Evet bizde de durum aynı. Maalesef Avrupa'daki kadar sıkı denetlenmiyoruz.
17:52
Ne yazık ki İngiltere, Türkiye, Kuzey Amerika'da falan hep maalesef hepimiz
17:58 Aynı sorunu yaşıyoruz. Hım. Evet. Yani siz de orada glifosat kullanıyor musunuz?
18:04 Evet. A anladım. Evet. Bu yüzden izleyicilerinin bundan kaçınması, buna dikkat etmesi önemli. Biliyorum insanları korkutmak
18:10 Istemiyorsun ama bence konunun ne kadar ciddi olduğunu anlayabilmeleri için biraz endişelenmeleri de gerekiyor. Ben
18:17 Geçen Ekim'den beri sosyal medyada çok daha aktif içerik üretmeye başladım. Böyle bilgileri paylaştığımda
18:22 Paylaşımlar 1 milyon 1,5 milyon izlenmeye ulaşıyor. Çünkü insanlar bunları birbirlerine gönderiyor.
18:27 Birbirlerini bilinçlendirmeye çalışıyorlar. Bu yağ hücresi meselesi de gerçekten çok dikkat çekici. JJ
18:33 Virgin'la yaptığım podcast'te toksinlerden bahsetmişti ama bu toksinlerin yağ hücrelerinin içine nasıl taşındığını anlatmamıştı. Bir de bana
18:40 Şunu söylemişti. Sakın uzun süre sadece meyve suyu içerek aralıklı oruç yapma ya da benzeri detokslar uygulama. Çünkü o
18:46 Zaman yağ hücrelerinde depolanan toksinler serbest kalıyor. Yağ dokusundan kana karışıyorlar. Ama onları
18:52 Bağlayıp vücuttan atacak bir mekanizma yoksa bu kez bütün vücuda yayılabiliyorlar. Bunu duyduğumda
18:57 Açıkçası çok şaşırmıştım. Ben bu konuda epey bilgiliyim diye düşünüyordum ama her yeni podcast'te resmen ağzım açık
19:03 Kalıyor. Her seferinde yeni bir şey öğreniyorum. Gerçekten hem çok ilginç hem de çok önemli. Hatta konuşmaya
19:09 Başlamadan önce not aldığım iki kavram var. Obezojenler ve diyabetojenler.
19:14 Obezojenler dediğin şeyler aslında az önce konuştuğumuz toksinler değil mi? Tıbbi literatürde bunlara lipofilik
19:20 Toksinler denir. Yani yağ seven toksinler demektir. Bu yüzden yağ hücrelerinize girerler. Tam olarak
19:25 Konuştuğumuz şeyler: mikroplastikler, glifosat, bahsettiğimiz tüm şeyler yani aslında bunlar şişman insanları, obez
19:32 Bireyleri yaratan toksinlerdir. Peki ya diğeri? Diyabetojenler aynı şey mi yoksa farklı şeyler mi?
19:39 Aslında tam olarak değil. Bunlar biraz farklı. Diyabetojen dediğimiz grup oldukça yeni bir sınıflandırma. Büyük ihtimalle izleyicilerinin çoğu bu
19:45 Kavramı ilk kez duyacak. Evet, gerçekten yeni sayılabilecek bir kavram. Diyabetojenler daha çok ağır metalleri
19:51 Kapsıyor. Cıva, amalgam dolgular ya da bazı gıdalarda bulunabilen kurşun gibi. Bu maddeler pankreastaki insülin üreten
19:57 Beta hücrelerinin normal çalışmasını bozabiliyor. Bunun sonucunda önce insülin direnci gelişiyor. Süreç devam
20:03 Ederse tip 1 ya da tip 2 diyabeti de tetikleyebiliyorlar. İşte bu yüzden bu gruba diyabetojenler deniyor. Metabolik
20:10 Freedom kitabımda bunları ayrıntılı olarak anlatıyorum. Evet, bu konu gerçekten çok önemli.
20:15 Artık hemen herkes tohum yağlarının, özellikle de kanola yağı ve benzerlerinin sağlıklı olmadığını
20:21 Biliyor. Ama bunun nedenini senin anlattığın kadar net anlatan pek kimse yok. İnsan bilimsel yayınları takip
20:27 Etmiyorsa bu mekanizmayı öğrenmesi gerçekten zor. Bu konuyu Mark Hyman'a da sormuştum ama vakti çok kısıtlı olduğu
20:34 Için hızlıca üzerinden geçmişti. Ne yazık ki tohum yağları bir şekilde hayatımızın parçası haline geldi. Evde
20:40 Bunlarla yemek yapmasak bile restorana gittiğimizde yemeğin hangi yağla pişirildiğini bilmemizin hiçbir yolu
20:47
yok. Bir de işin ekonomik tarafı var. Maddi imkanı yeterli olmayan insanlar
20:53 Zeytinyağı ya da otla beslenen hayvanlardan elde edilen tereyağına göre daha ucuz oldukları için tohum yağlarına
21:00 Yöneliyor. Ne yazık ki bu insanlarda obeziteyi de görüyorsun. Belki Amerika'da gördüğümüz gibi 170'i 180
21:07 Gibi kilolara ulaşmış değiller ama yağın bütün vücutlarını kapladığını fark edebiliyorsun. Peki tohum yağları neden
21:14 Bu kadar kötü? Hangi tohum yağları zararlı? Hangilerini kullanabiliriz? Çünkü bu da insanların bilmesi gereken
21:20 Çok önemli bir konu. Evet, gerçekten çok iyi bir soru. Çünkü aslında bazı tohumlar var ki yağları son Tohum yağları neden bu kadar tartışmalı?
21:26 Derece sağlıklı, enflamasyonu azaltıyor ve vücuda çok faydalı. O yüzden bütün tohum yağları zararlıdır demek doğru
21:33 Değil. Asıl sorun işlenmiş tohum yağları. Amerika'da gıda tedarikinin yaklaşık %80'inde bu yağlar
21:40 Kullanılıyor. Oysa 1900'lü yılların başına baktığında çevremizde neredeyse hiç yoklardı. Aradan geçen 100 yıl
21:47 Içinde neredeyse bütün gıda sistemine yayıldılar. İnanılmaz bir değişim. Şimdi bunun nedenini anlatayım. Önce
21:53 Mekanizmayı açıklayacağım. Sonra hangi yağlardan uzak durman gerektiğini, hangilerinin daha güvenli olduğunu ve
22:00 Dışarıda yemek yerken nelere dikkat etmeni önerdiğimi paylaşacağım. Bu yağlar aslında omega 6 yağları olarak
22:06 Biliniyor. Aynı gruba çoklu doymamış yağlar, linoleik asit, bitkisel yağlar ve tohum yağları da deniyor. Temelinde
22:13 Aynı yağ grubundan söz ediyoruz. Peki neden bu kadar enflamasyona yol açıyorlar? Çünkü yapıları çok kararsız.
22:19 Mikroskop altında incelendiğinde bunların çoklu doymamış yağlar olduğunu görüyoruz. Çoklu demek yapılarında çok
22:26 Sayıda çift bağ bulunduğu anlamına geliyor. Bir yağ ne kadar fazla çift bağ içerirse ışık, basınç ve ısı gibi
22:32 Etkenlere karşı o kadar hassas ve kararsız hale geliyor. İşin ilginç tarafı şu. Bu yağlar tam da bu
22:38 Yöntemlerle üretiliyor. Yani yüksek ısıya, yoğun basınca ve ışığa maruz bırakılıyorlar. Sonuçta oksitleniyor,
22:46 Bozuluyor ve enflamasyonu tetikleyen yağlara dönüşüyorlar. Ardından plastik şişelere dolduruluyorlar. Sonra biz
22:52 Onları kızartıyoruz. Tekrar tekrar kullanıyoruz. Yeniden kızartıyoruz. Böylece çok daha fazla enflamasyona yol
22:58 Açan hale geliyorlar. Daha sonra bu yağlar hücre zarlarına yerleşiyor ve zamanla dokularımızın bir parçası
23:05
oluyor. Geçenlerde Dav'in etkinliğinde sahnedeyken bununla ilgili çok çarpıcı
23:10 Bir araştırmadan söz etmiştim. Toksikolog Doktor Martin Grootveld'in çalışması. Eee, araştırmada bitkisel
23:17 Tohum yağlarında pişirilen patates kızartmaları incelenmiş ve oluşan aldehit miktarına bakılmış. Aldehitler
23:23 Kansere neden olabilen bileşiklerdir. Sigara içildiğinde de ortaya çıkan zararlı maddelerden biridir. Doktor
23:30
Grootveld'in araştırmasına göre işlenmiş tohum yağında kızartılmış 25 adet
23:35 Patates kızartmasının oluşturduğu aldehit miktarı 25 sigara içildiğinde oluşan aldehit miktarına eş değer. Yani
23:43
burada kıyaslanan şey patates kızartmasının kendisi değil ortaya çıkan aldehit kü
23:48 Dakika. Yani birebir mi? Yani tek bir tane patates kızartması. Evet. Bir patates kızartması. İçilen
23:54 Sigara. Aman Allah'ım.
23:59 Evet. Bu kıyaslama araştırmada ölçülen aldehit miktarına dayanıyor. Şimdi şöyle düşünebilirsin. Ama vücut normalde zaten
24:07 Çok akıllı, çok dayanıklı. Buna ben de katılıyorum. Bu zararlı yağların birkaç gün içinde, bir haftada ya da kısa bir Tohum yağları vücutta ne kadar kalır?
24:14 Arınma programıyla vücuttan atılabileceğini düşünebilirsin. Ama maalesef sistem böyle çalışmıyor. Bu kötü
24:20
yağların hücrelerdeki yarılanma ömrü yaklaşık 2 yıl. Yani 680 gün. Yani bugün
24:26 Bu yağları yemeyi bıraksan bile iki yıl sonra hala yarısı hücrelerinde, yağ hücrelerinde ve hücre zarlarında kalıp
24:33 Enflamasyona yol açmaya devam ediyor. Vücudun bunların %95'inden kurtulması ise yaklaşık 6 yıl sürüyor. Şimdi
24:40 Izleyicilerine uzak durmaları gereken yağları söyleyeyim. Etiketlerde dikkat etmeleri gereken sekiz yağ var ve
24:46 Bunlardan kesinlikle kaçınmalılar. Birincisi kanola yağı. İngiltere'de buna kolza yağı da deniyor. Sonra mısır yağı
24:52 Ve pamuk tohumu yağı var. Ardından ayçiçek yağı, soya yağı ve aspir yağı geliyor. Son ikisi de pirinç kepeği yağı
24:59 Ve üzüm çekirdeği yağı. Uzak durman gereken sekiz yağ bunlar. Bunların yerine doymuş yağları tercih etmelisin. Çünkü
25:05
onlar önce bir şey soracağım. Açıkçası üzüm çekirdeği yağına şaşırdım. Çünkü
25:10
insan onu diğerleri kadar zararlı bir yağ olarak düşünmüyor. Peki bu yağ
25:15 Sadece kızartmada kullanıldığında mı sorun yaratıyor yoksa nasıl kullanırsan kullan aynı zararı mı veriyor?
25:23 Evet. Kızarttığında çok daha zararlı hale geliyor. Ama aslında sorun daha şişeye girmeden başlıyor. Çünkü üretim
25:29 Sürecinde zaten yapısı bozulmuş oluyor. Bir de üzerine onunla kızartma yaparsan durum daha da kötüleşiyor. Ama burada
25:35 Bir istisna var. Eğer organik ve soğuk sıkım üzüm çekirdeği yağı ya da organik soğuk sıkım ayçiçeği yağı bulabiliyorsan
25:41 Ve bunları ısıtmadan örneğin salata sosu ya da dip sos olarak kullanıyorsan bunlar gayet sağlıklı seçenekler. Bunlar
25:46 Sağlıklı omega 6 yağları. Sorun şu ki piyasadaki ürünlerin büyük çoğunluğu bu özelliklere sahip değil.
25:53 Bu yüzden çoklu doymamış yağlar yerine doymuş yağları tercih etmeni öneriyorum. Az önce de söylediğim gibi a poli yani
25:59 Çokluği, çok sayıda çift bağ anlamına geliyor. Doymuş yağlarda ise hiç çift bağ yok. Bu yüzden yüksek ısıda bile çok Hangi yağlarla pişirmek daha güvenli?
26:04 Daha kararlı kalıyorlar. Yemek pişirmek için en iyi seçenekler tereyağı, ghee yani sade yağ, dana iç yağı, ördek yağı
26:10 Ve hindistan cevizi yağı. Bir de tekli doymamış yağlar var. Mono tek demek. Yani yapılarında yalnızca bir çift bağ
26:16 Bulunuyor. Doymuş yağlar kadar kararlı değiller ama işlenmiş tohum yağlarından çok daha iyiler. Bu grupta özellikle
26:21 Sızma zeytinyağı, benim de favorim olan natürel sızma zeytinyağı ve avokado yağı yer alıyor. Hatta ben masamda sürekli
26:27 Bir şişe natürel sızma zeytinyağı bulunduruyorum. Ara sıra bir yudum bile alıyorum. Sadece bu değişiklik bile uzun
26:33 Vadede büyük fark yaratıyor. Bir şey daha söyleyeyim. Restorana gittiğimde garsona bitkisel tohum yağlarına alerjim var diyorum. O da bunu mutfağa
26:40 Iletiyor. Şef de buna göre ya zeytinyağı kullanıyor ya da yemeği ızgarada hazırlıyor. Yani çoğu restoran buna uyum sağlıyor. Ben dışarıda bu yağlardan
26:46 Böyle kaçınıyorum. Garson'a alerjim olduğunu söylüyorum. Onlar da daha sağlıklı bir alternatif kullanıyorlar.
26:52 Ya da tam tersine bu yemeğin içinde bitkisel tohum yağı var deyip seni uyarıyorlar. Bu bile benim için büyük
26:58
bir kazanım. Az önce tereyağı, dana iç yağı gibi sağlıklı yağlardan bahsederken
27:04
ilk kez senden duyduğum bir kavram kullandın. greenwashing. Hatta yanımda
27:09
oturan editörüm, "Ben bu terimi biliyorum. Daha çok küresel ısınma ve
27:15
çevre alanında kullanılıyor." dedi. Peki senin burada bahsettiğin greenwashing
27:21 Tam olarak ne anlama geliyor? Greenwashing şirketlerin bir ürünü gerçekte olduğundan daha çevre dostu ya
Greenwashing: Sağlıklı görünen ama sağlıklı olmayan ürünler
27:27 Da daha sağlıklıymış gibi göstermesi demek. Oysa işin gerçeği öyle değil. Tamamen pazarlama stratejisi. Bugün bunu
27:33 Pek çok gıda ürününde görüyoruz. Mesela bitki bazlı beslenme hareketi de bence bunun örneklerinden biri. Sadece
27:39 Bitkisel beslenip hayvansal gıdalardan uzak durmanın tek başına gezegeni kurtaracağı düşüncesi de bu yaklaşımın
27:45 Bir parçası. Yani insanları akıllıca hazırlanmış pazarlama mesajlarıyla başka yöne çekiyorsun. Onlar da hem gezegen
27:51 Hem de kendi sağlıkları için doğru olanı yaptıklarını sanıyorlar. Oysa gerçekte durum öyle olmayabiliyor. Kısacası green
27:58 Washing toplumu yanıltan ve gerçeği olduğundan farklı gösteren bir pazarlama yöntemi. Bence insanlara karşı da çok
28:04 Adil bir yaklaşım değil. Bunu çok daha sık görüyoruz. Mesela protein ürünlerinde ya da dana iç
28:10 Yağıyla yapılmış ürünlerde eee Amerika'ya her gittiğimde bunu fark ediyorum. Sonuçta yıllarca orada
28:17 Yaşadım. Marketleri de çok iyi biliyorum. Şimdi raflara bakıyorsun. Ekstra proteinli dana iç yağıyla
28:23
yapılmıştır. Yüksek protein gibi iddialar her yerde. Cipslerde, patlamış
28:28
mısırda, patates kızartmalarında hatta bazı içeceklerde bile. Ama insanlar
28:33
dönüp paketin arkasını okumazsa aslında çoğu ürün yine aynı. Aynı miktarda
28:38 Şeker, aynı işlenmiş içerikler, adını bile telaffuz edemeyeceğin katkı maddeleri. Yani senin anlatmak istediğin
28:46 Tam olarak bu değil mi? Ön yüzüne baktığında ürün çok sağlıklıymış gibi görünüyor. Çevre dostu sağlığı
28:52 Destekleyen bir ürün izlenimi veriyor ama etiketi çevirdiğinde aslında içeriğin çok da değişmediğini
28:59 Görüyorsun. Evet, tam olarak bundan bahsediyorum. Çünkü bugün sağlık alanında öne çıkan pek çok trend var. Probiyotikler
29:05 Bunlardan biri. Spirulina, elma sirkesi, kreatin. Sonra karşına kreatinli jelibonlar ya da elma sirkeli jelibonlar
29:11 Çıkıyor. Sen de harika sağlıklı bir şey tüketiyorum diye düşünüyorsun. Ama senin de söylediğin gibi Esra etiketi çevirip
29:17 Içindekilere baktığında karşına bir sürü gereksiz madde çıkıyor. Üstelik bazılarının adını bile söyleyemiyorsun. Kitapta şöyle diyorum: insan kendi
29:24 Yiyeceğini üretecek kadar akıllı ama ürettiği şeyi yiyecek kadar da akılsız olan tek canlı türü. Bu yüzden yapay, ne
29:30 Olduğu belirsiz ürünlerden uzak durmalısın. Gerçek ve mümkün olduğunca tek malzemeli gıdalar tüketmelisin. Çoğu
29:35 Insan için en iyi başlangıç noktası bu. İçeriğinde yalnızca tek bir besin bulunan gıdaları tercih etmek. Senin
29:41 Manevi tarafının da çok güçlü olduğunu biliyorum. Yeni stüdyomdan paylaştığım fotoğraflarda yanılmıyorsam arkada çok
29:47
eski bir incil vardı. O da dikkatimi çekmişti. Bugün tişörtünde de vitamin C
29:52 Gratitude yazıyor. Yani tanrıya şükür en iyi vitamindir anlamında. Bir de kronik stresin metabolizmaya zarar verdiğini
29:59 Vurguluyorsun. Kronik stres metabolizmamızı tam olarak nasıl etkiliyor? Kısacık araya gireceğim. Şu an beni
30:06 Duyuyorsanız ayık kafayı izlediğinize eminiz. Peki abone misiniz? Bir kontrol eder misiniz? Çok net bir şekilde abone
30:13 Sayımız programa davet ettiğim doktorları ikna etme gücünü sağlıyor. Alanında dünyanın en iyi isimlerini Stres metabolizmayı nasıl etkiler?
30:19 Burada izlemek için kanala abone olun. Bence bu insanların fark etmeden yaşadığı en büyük stres kaynaklarından
30:26 Biri. Çünkü çoğu kişi stresin aslında vücuda gönderilen bir sinyal olduğunu bilmiyor. O sinyal de vücuda şunu
30:33 Söylüyor: "Hayatta kalma moduna geç." Vücut kendini tehdit altında hissettiğinde yağ yakmak istemez. Çünkü
30:39
o anda önceliği yağ yakmak değildir. Hatta tam tersine o yağı yakmak hayatta
30:44 Kalma açısından doğru bir şey değildir. Elindeki enerji deposunu korumak ister. İşte stres de tam olarak bu tehdidi
30:51 Oluşturur. Üstelik vücut bu tehdidin gerçekten seni kovalayan bir tehlike mi olduğunu ayırt edemez. Yoksa sosyal
30:57 Medyada gördüklerin mi, haberler mi, trafikte sıkışıp kalmak mı ya da toksik bir ilişki mi? Vücut için bunların hepsi
31:04 Aynı mesajı verir. Şu an güvende değilsin. Yağ depola, yağ koru. Sakın yağ yakma. Bir de işin en ilginç tarafı
31:11 Karın çevresindeki yağlanma. Aslında şu anda 2027'de çıkacak yeni kitabımı yazıyorum. Bugüne kadar yazdığım
31:17 Kitaplar arasında en sevdiğim olacak gibi görünüyor. Konusu tamamen karın yağı yani visseral yağı. Neredeyse
31:23 Bitmek üzere. 2027'de tekrar podcastine gelip sadece bunu konuşmayı gerçekten sabırsızlıkla bekliyorum. Kitapta
31:30 Özellikle viseral yağdan söz ediyorum. Hatta sana göstereyim tabii. Viseral yağ dediğimiz şey işte bu elimde
31:37 Tuttuğum yaklaşık 2 3 kilo viseral yağ. Bu yağ türünü her zaman dışarıdan göremezsin. Çünkü karnının içinde
Visseral yağ, kortizol ve göbek yağı
31:43 Birikir. Kalbinin, pankreasının, karaciğerinin, böbreklerinin yani hayati organlarının etrafını sarar. Üstelik
31:49 Vücuttaki en enflamatuvar yağ türüdür. Metabolik olarak çok aktiftir ve enflamasyona yol açar. Enflamasyon da
31:55 Daha fazla kilo alımını tetikler. Yani tam bir kısır döngü. Eee, yeni kitabımda strese ayırdığım bir bölüm de var.
32:02 Araştırmalar vücudumuzda kortizol reseptörleri bulunduğunu gösteriyor. Bunu zaten biliyoruz. Ama viseral yağda
32:08 Vücudun diğer yağ bölgelerine kıyasla 3 kat daha fazla kortizol reseptörü olduğu ortaya çıkmış. Bu yüzden buna kortizol
32:15 Göbeği deniyor. Çünkü kortizol hem kilo alımına yol açıyor hem de o bölgedeki yağın yakılmasını zorlaştırıyor. Sen
32:22 Benim manevi yönümün güçlü olduğundan bahsettin. Evet. Tanrıyla bir bağım var. Şükran duymayı, insanlarla aynı sofrayı
32:29 Paylaşmayı, iletişim kurmayı ve güçlü ilişkiler geliştirmeyi seviyorum. Bunların hepsi kortizolü düşürmeye
32:35 Yardımcı oluyor. Yapman gereken şey oksitosini artırmanın yollarını bulmak. Vücuduna gönderdiğin sinyali değiştirmek
32:41 Ve ona güvende olduğunu hissettirmek. Çünkü vücut kendini güvende hissettiğinde yağa yakmaya başlar. Bunu
32:47
şükranla yapabilirsin. Tanrıyla kurduğun bağla, topraklanmayla, ilişkilerinle,
32:52 Iyi uyuyarak ve dinlenerek yapabilirsin. Ama Esra, stres çoğu insanın gözden kaçırdığı en önemli parçalardan biri.
32:59
Demek istediğin tam olarak şu değil mi? Vücut kendini güvende hissettiğinde
33:05
doğal olarak yağ yakmaya başlıyor. Yani kortizol düştüğünde yediğimiz besinleri
33:12
de yaptığımız egzersizi de çok daha verimli kullanabiliyor. Bir de vücudun
33:18
kendini korumaya alması meselesi var. Buna da değinmeni istiyorum. Çünkü
33:24
çevremde kendini resmen aç bırakan insanlar görüyorum. Günde belki sadece
33:30
1000 kalori alıyorlar ama yine de hiç kilo veremiyorum diye yakınıyorlar. Ben
33:36
de onlara çünkü çok az yiyorsun. Vücudun elindekini korumaya çalışıyor diyorum
33:43 Ama nedense bunu bir türlü anlatamıyorum. Bu mekanizmayı sen çok güzel açıklıyorsun. Ne olur bunu biraz
33:50
daha ayrıntılı anlat bize. Bazı insanlar neden bu kadar az yemelerine rağmen yine
33:55 De kilo veremiyor? Bu gerçekten çok önemli bir konu ya. Bunu gündeme getirmene sevindim. Çünkü ben de bunu
34:01 Çok sık görüyorum. Burada değiştirmemiz gereken şey vücuduna gönderdiğin sinyal. Eğer aylardır kalori açığıyla Az yiyip kilo veremeyen insanlar neden takılır?
34:07 Besleniyorsan, uzun süre aşırı oruç yapıyorsan ya da kendini sürekli fazla antrenman yapmaya zorluyorsan
34:13 Metabolizmana aslında şu mesajı veriyorsun. Zor zamanlardan geçiyoruz. Ortada yeterince yiyecek yok. Vücut da
34:18 Bunu bir kıtlık dönemi olarak algılıyor. Az önce de söylediğim gibi insan vücudunun bir numaralı önceliği hayatta
34:24 Kalmak. Bu yüzden elindeki enerji depolarını korumaya çalışıyor. Yağ yakmak yerine onları saklıyor. İşte bu
34:30 Sinyali değiştirmemiz gerekiyor. Vücuda yeniden bolluk içinde olduğunu öğretmeliyiz. Onu gerçekten beslemeliyiz. Bazen bunun anlamı daha
34:37 Fazla yemek. Hatta gerçek anlamda doyarak yemek. Bu kalorini iki katına hatta 3 katına çıkarmak. Ama buna rağmen
34:43 Kilo vermek anlamına bile gelebilir. 2027’de çıkacak karın yağı kitabımın girişinde Chris'in hikayesini
34:48 Anlatıyorum. Bu stüdyoyu da Chris yaptı. Birkaç ay önce bana geldiğinde tam senin anlattığın kişilerden biriydi. Yaklaşık
34:54 45 kilo fazlası vardı. Yıllardır günde tek öğün besleniyordu. Sürekli kalori açığındaydı ama bir gram bile kilo
35:00 Veremiyordu. Sürekli yorgundu. Enflamasyonu yüksekti ve kilosu adeta kilitlenmişti. Ona şunu söyledim. Chris,
35:07 Vücuduna verdiğin mesaj şu: Zor zamanlardasın. Açlık var. Sürekli stres altındasın. Bu mesajı değiştirmemiz
35:13 Gerekiyor. Artık seni gerçekten beslememiz lazım. Kalorisini 3 katına çıkardım ve sadece ilk 30 günde yaklaşık
35:20 9 kilo verdi. Peki bunu sadece aldığın kalori, yaktığın kaloriden az olursa kilo verirsin? Eee, mantığıyla nasıl
35:26 Açıklayabilirsin? Açıklayamazsın. Çünkü mesele bundan çok daha büyük. Eğer sen de kilo vermekte takıldıysan çözüm daha
35:33 Fazla egzersiz yapmak, kaloriyi biraz daha kısmak ya da açlığı biraz daha uzatmak olmayabilir. Belki de tam
35:39 Tersine vücudunu daha iyi beslemen gerekiyordur. Daha kaliteli protein tüketmek, kalorini artırmak, bazı günler
35:46 Oruç yapmamak ve rutini değiştirerek vücuduna artık güvendesin yağ yakabilirsin mesajını vermek. İşte o
35:52 Sinyal değiştiğinde vücut yağ yakmaya başlıyor. Chris’te olan da tam olarak buydu. Çünkü vücut kendini tehdit
35:58 Altında hissettiği sürece o yağı yakmıyor. Kitabının adı da bence çok güçlü. Metabolic Freedom. Eminim herkes
36:05 Metabolik olarak özgür olmak ister. Peki metabolik özgürlük tam olarak ne demek? Bir insan metabolik özgürlüğe nasıl
36:12 Ulaşır? Bunun için neleri değiştirmesi gerekir? Çünkü biliyorum ki senin anlattığın şey bir diyet ya da sürekli
36:19 Kendini kısıtlamak değil. Açıkçası bugün insanların çoğu korkuyla yaşıyor. Karbonhidrattan korkuyorlar. Yemek
36:25 Yemekten korkuyorlar. Senin de söylediğin gibi doya doya yemekten korkuyorlar. Günde üç öğün yemek bile birçok insana artık yanlışmış gibi
36:31 Geliyor. OMAD, aralıklı oruç ve benzeri yöntemler yüzünden insanlar çözümün sadece bunlar olduğunu düşünüyor. Oysa sen bambaşka bir bakış
36:37 Açısı sunuyorsun. Peki bir insan metabolik olarak gerçekten nasıl özgür olabilir? Evet, hepimiz bunu istiyoruz değil mi?
36:44 Metabolic freedom yani metabolik özgürlük. Metabolik olarak özgür olmak işin anahtarı. Bu da metabolik esneklik
Metabolik özgürlüğün tanımı
36:51 Demek. Yani istediğin şeyi yiyebilirsin. Karbonhidrat da tüketebilirsin. Proteinde, yağ da. Metabolizman o kadar
36:56 Sağlıklıdır ki bunların hepsini enerji olarak kullanır. Enerjin çok yüksektir. Yemekten sonra bir anda düşmezsin. Sabah
37:02 Enerjik uyanırsın ve o enerji seni gün boyunca taşır. Ayakta kalmak için uyarıcılara ihtiyaç duymazsın. Kısa
37:07 Süreli enerji kazanmak için sürekli atıştırman gerekmez. İstediğin zaman aralıklı oruç yapabilir, istediğin zaman
37:13 Doya doya yiyebilirsin. Arada bir fark bile hissetmezsin. Çünkü vücudun her iki durumda da kendini çok iyi hisseder. Ben
37:19 Şu anda böyle hissediyorum. Ama 20 yılı aşkın süre boyunca böyle hissetmedim. Bugün bu noktada olmamın nedeni
37:26 Metabolic Freedom kitabında anlattığım prensipleri hayatıma geçirmiş olmam. Bak ilk adım metabolizmana şeker yerine yağ
37:32
yakmayı öğretmek. Az önce insülinden söz ettik. Açlık insülini testi yaptırmak
37:38 Iyi bir fikir. Bu değerin 5'in altında olmasını istersin. Esra'nın da söylediği gibi 12 yüksek. 19 da yüksek. Daha üstü
37:46 Ise çok yüksek. Bu testi yaptırarak işe başlayabilirsin ama atıştırmayı da bırakman gerekiyor. Çünkü birçok insanı Sürekli atıştırmak metabolizmayı nasıl etkiler?
37:53 Geride tutan en önemli şey bu. İnsanlar doğru bir şey yaptıklarını sanıyor. Çünkü sık sık atıştırmanın metabolizmayı
37:59 Hızlandırdığını duymuşlar. Sanki ateşe sürekli yakıt ekliyormuşsun gibi düşünülüyor ama gerçekte böyle olmuyor.
38:05 Sürekli atıştırmak seni daha hızlı yaşlandırıyor. Hatta çevrendeki birçok insandan daha hızlı yaşlanmana neden
38:11 Olabiliyor. Bu yüzden işe günde üç öğün yiyerek başla. Öğün aralarında hiçbir şey yeme. Atıştırmak istediğin bir şey
38:17 Varsa onu öğünle birlikte tüket. Yeni başlayan biri için bu çok iyi bir ilk adım. Sonraki adım bu öğünleri gerçek ve
38:24 Tek malzemeli gıdalardan oluşturmaktır. Protein, yağ ya da karbonhidrat olması başlangıçta benim için çok önemli değil.
38:30 Öncelikle gerçek gıdaya geç. Mesela patates cipsi yiyeceğine patates ye. En basit örnek bu. Bu değişiklikleri
38:36 Yaptıkça ilerleme görmeye başlarsın. Daha sonra karbonhidratlarını yavaş yavaş azaltıp ketozis girebilirsin. Ben
38:43 Ketozisin büyük bir destekçisiyim. Ardından aralıklı oruç yapmaya başlayabilirsin. Onu da çok
38:48 Destekliyorum. Ama bunların hepsini bir anda hayatına sokmazsın. Önce metabolizmanı hazırlarsın. Metabolic
38:53 Freedom kitabında bunu nasıl yapacağını gösteren 30 günlük bir program hazırladım. Ama izleyicilerinin Türkçe
38:59 Baskıyı beklemeden hemen harekete geçebilmesi için ben olsam buradan başlardım. Bir de uyku çok önemli.
39:04 İzleyicilerin için çok iyi bir öneri daha paylaşayım. Esra 18 yılı aşkın süredir sağlık ve metabolik sağlık
39:10 Alanındayım. Yıllar içinde şunu fark ettim. 24 saat içinde yağ yakımı açısından en önemli zaman egzersiz
39:16 Yaptığın saatler değil. Aralıklı oruç yaptığın dönem de değil. Düşük karbonhidratlı, keto dostu ya da karnivor
Yağ yakımı için en önemli konu: Uyku
39:21 Öğünler yediğin zaman da değil. Yağ yakımı açısından en önemli dönem uykuya daldıktan sonraki ilk 3-4 saat yani
39:28 Derin delta uykusunda olduğun dönem. Büyüme hormonunun büyük bölümünü o sırada üretirsin. Büyüme hormonu yağ
39:33 Yakımını destekler. Yaşlanma karşıtıdır ve kas yapımına yardımcı olur. Yağ yakımını sağlayan hormonların asıl
39:39 Devreye girdiği dönem budur. Ama şöyle bir sorun var. Gün içinde her şeyi doğru yapabilirsin. İnsülini destekleyen
39:46 Öğünler yiyebilir, aralıklı oruç yapabilir, egzersiz yapabilir ve tek malzemeli gıdalar tüketebilirsin. Ama
39:52 Yatmadan hemen önce yemek yersen o yağ yakım penceresinin tamamını kaçırırsın. Çünkü yatmadan hemen önce yemek
39:58 Yediğinde insülin yükselir ve saatlerce yüksek kalır. Böylece büyüme hormonunun o güçlü dalgasını kaçırırsın. Melatonin
40:05 De hızla düşer. İnsülin yeniden düştüğünde ise o önemli zaman aralığı çoktan geçmiş olur. Bu yüzden benim 3
40:11 Saat kuralı bir başka deyişle mutfak kapandı kuralı dediğim yöntemi uygula. Yatmadan en az 3 saat önce hiçbir şey
40:18 Yeme. Akşam saat 11.00'de yatıyorsan son lokmanı en geç akşam saat 8.00’de yemiş olmalısın. Böylece insülinin düşmesine
40:24 Izin verirsin ve o yağ yakım penceresinden en iyi şekilde yararlanırsın. Bunların hepsi izleyicilerinin hiçbir ücret ödemeden
40:31
uygulayabileceği şeyler. Ben olsam 3 saat kuralıyla başlar. Ardından diğer
40:36 Adımları yavaş yavaş eklerdim. Geçenlerde açlıkla ilgili tek başına çektiğim bir videoyu izledim. Yaklaşık
40:43 Yarım saatlikti. Acaba burada onun kısa bir özetini paylaşabilir misin? Videoda açlığın sürelerine göre vücutta neler Aralıklı oruç vücutta saat saat ne yapar?
40:50
olduğunu anlatıyordun. önce 12 saat, sonra 24 saat, ardından 36 saat, 72
40:55 Saat, sonra 5 güne ve 7 güne kadar anlatıyordun. Gerçekten inanılmazdı. Hatta beni bile etkiledi. Ben buna nasıl
41:02 Başlamalıyım diye düşündürdü. Anlatımın o kadar motive ediciydi ki bence bunu kısaca burada da anlatman çok faydalı
41:08 Olur. Ya insanların açlık diyetine başlamasına ve vücutlarına adeta bir temizlik fırsatı vermesine ilham
41:14 Olabilir. Kesinlikle. Birkaç günlük açlık benim en sevdiğim araç. Bence elimizdeki en güçlü
41:21
araçlardan biri. Çünkü vücudun doğuştan sahip olduğu o iyileşme gücünü yani
41:26 Içindeki doktoru harekete geçiriyor. Ama şunu söyleyeyim bu yeni başlayanların ilk yapacağı şey değil. Önce vücudunu
41:33
hazırlarsın sonra bu aşamaya gelirsin. Peki 24 saat, 48 saat ya da 7 güne kadar
41:40
uzayan bir açlık sırasında vücutta neler oluyor? İnanılmaz şeyler. İlk 24 saati
41:45 Düşünelim. Daha ilk 17 saatte iki önemli şey oluyor. Birincisi insülin düşüyor.
41:51 Yağ yakımı açısından bunun neden önemli olduğunu zaten konuştuk. İkincisi ise sindirim tamamlanıyor. Sindirim çok
41:58 Fazla enerji gerektiren bir süreçtir. Sindirim bitince vücudun harcadığı enerji başka alanlara yönlendiriliyor.
42:04 Buna enerji yönlendirmesi diyoruz. Yani sindirime harcanan enerji artık beynine gidiyor. Eee sonuç olarak odaklanman
42:11
artıyor. Zihnin daha berrak çalışıyor. Yine yaklaşık 17 72. saatte otofaji de
42:16 Hızlanmaya başlıyor. Videoda anlattığım gibi bunu Pacman'e benzetebilirsin. Hücrelerinin içine girip hasarlı
Otofaji, BDNF, ketonlar ve mitokondri
42:23 Hücreleri, hasarlı mitokondrileri, ileride kansere dönüşme ihtimali olan hücreleri ve artık iyi çalışmayan
42:30
hücreleri temizlemeye başlıyor. Vücudun bunları enerji olarak kullanıyor. 24
42:35 Saate yani bir güne geldiğinde ise büyüme hormonunda büyük bir artış oluyor. Araştırmalara göre erkeklerde
42:41
büyüme hormonu yaklaşık %2000, kadınlarda ise %1300 artıyor. Bu da yağ
42:47 Yakımı, yaşlanmanın yavaşlaması ve kas kütlesinin korunması açısından çok önemli. Yaklaşık 30 saatte ise beyni
42:55 BDNF dediğimiz yani beyin kaynaklı nörotrofik faktör kaplıyor. Ben buna beynin gübresi diyorum. Beynin adeta
43:02 Yeniden büyümesini ve güçlenmesini destekliyor. O yüzden inanılmaz bir odaklanma, zihinsel berraklık ve
43:09
üretkenlik hissediyorsun. 36 saate geldiğinde ise glikojen depoların büyük
43:15
ölçüde tükenmiş oluyor. İnsülin o kadar düşüyor ki artık vücudun şekeri bırakıp
43:21
yağ yakmaya geçiyor. Özellikle visseral yağ, karın çevresindeki yağlar, bel
43:26 Simitleri ve boyun çevresindeki yağlar enerji olarak kullanılmaya başlanıyor. Bu yağ asitleri karaciğere taşınıyor.
43:34
Karaciğer bunları enerjiye çevirirken aynı zamanda keton üretiyor. Ketonlar
43:39 Enflamasyonu azaltıyor ve mitokondrilerin daha fazla enerji üretmesine yardımcı oluyor. Ve bunların
43:45
hepsi sadece 36 saat içinde oluyor. 48 saate yani iki güne geldiğinde ise
43:51 Bence en ilginç değişimlerden biri yaşanıyor. Beyindeki dopamin reseptörleri adeta yeniden ayarlanıyor.
43:58 Dopamin motivasyonu, isteği, keyif almayı ve iyi hissetmeyi sağlayan nörotransmitterdir. Sürekli telefon
44:06
ekranına bakmak, yapay ışığa maruz kalmak, işlenmiş gıdalar tüketmek ya da
44:11 Bağımlılık yapan davranışlar dopamin sistemini yoruyor. Eee zamanla aynı hazzı yaşayabilmek için daha fazla
44:17
uyarana ihtiyaç duyuyorsun ama 48 saatlik oruçtan sonra D2
44:22 Dopamin reseptörleri yeniden hassaslaşıyor. Böylece daha az uyarıyla kendini daha mutlu, daha huzurlu, daha
44:29 Motive hissedebiliyorsun. Buna dopamin orucu deniyor. Gerçekten çok etkileyici.
44:34 72 saate yani 3 güne geldiğimizde ise Dr. Walter Longo'nun ilk gösterdiği
72 saat aralıklı oruç ve bağışıklık yenilenmesi
44:39 Çok önemli bir süreç başlıyor. Bağışıklık sistemindeki yaşlanmış artık görevini yapmayan hücreler temizlenmeye
44:46 Başlanıyor. Ben bunlara zombi hücreler diyorum. Çünkü sadece ortalıkta dolaşıp diğer hücrelere zarar veriyorlar.
44:53 Enflamasyona ve hastalıklara zemin hazırlıyorlar. 72. Saatte otofaji çok daha güçlü çalışıyor ve bu zombi hücreleri
44:59 Yoğun şekilde temizlemeye başlıyor. Bunun sonucunda bağışıklık sistemi adeta kendini yeniden yeniliyor. Ardından 5 ve
45:07 7 güne geldiğinde aralıklı orucu sonlandırdığında çok ilginç bir şey daha oluyor. Vücudun kök hücre üretimini
45:14 Artırıyor. Kök hücre tedavilerini biliyorsun. Dışarıdan sağlıklı kök hücre almak çok değerli olabilir ama düşün
45:22 Bunu hiçbir ücret ödemeden kendi vücudun üretebiliyor. 5 ya da 7 günlük uzun süreli açlık bunu sağlayabiliyor.
45:28 Üstelik vücut çok akıllı. Bu kök hücreleri en çok ihtiyaç duyduğu yere gönderiyor. Eski bir bel sakatlığın
45:34 Olabilir. Dizinde yıllardır süren bir sorun olabilir ya da karaciğerinin yeni hücrelere ihtiyacı olabilir. Vücut
45:41 Onları tam ihtiyaç olan bölgeye yönlendiriyor. İşte bu uzun süreli aralıklı oruçlar yani blok aralıklı
45:48 Oruç. Vücudu, beyni, hormonları ve bağışıklık sistemini yeniden toparlamak için uygulayabileceğin en güçlü
45:54 Yöntemlerden biri. Ben buna gerçekten inanıyorum ve çok seviyorum. Ben de bu uzun süreli açlığı yılda en az bir kez
46:00 Uyguluyor. Bu faydalardan yararlanıyorum. Bir şey sormak istiyorum. Sen bu uzun süreli açlığı yaptığında her şeyi
46:06 Tamamen kesiyor musun? Mesela kahveyi de bırakıyor musun? Bitki çaylarını, kullandığın takviyeleri de bırakıyor
46:12 Musun? Yoksa sadece suyla yaptığın bir açlık mı bu? Ya da takviyelerini almaya devam ediyor musun? Kısacık araya
46:19 Gireceğim. Şu an beni duyuyorsanız ayık kafayı izlediğinize eminiz. Peki abone misiniz? Bir kontrol eder misiniz? Çok
46:27 Net bir şekilde abone sayımız programa davet ettiğim doktorları ikna etme gücünü sağlıyor. Alanında dünyanın en
46:34 Iyi isimlerini burada izlemek için kanala abone olun. Ben su içiyorum. Aromasız elektrolit
46:40 Kullanıyorum. Kahve de içiyorum ama temiz içerikli bir kahve tercih ediyorum. Çok çay içen biri değilim ama
46:46 Şekersiz bir bitki çayı olursa onu da içerim. Takviye konusunda ise elektrolitler, magnezyum ve tuz dışında
46:53 Pek bir şey kullanmıyorum. Yani bunun dışında hiçbir şey almıyorum. Yemek yok, atıştırmalık yok, kemik suyu yok,
46:59
smoothie yok, meyve suyu yok. Bu faydaları bozan şey kan şekerini ve
47:04 Insülini yükseltecek ya da sindirim sürecini yeniden başlatacak her şeydir. Ama şekersiz ve temiz içerikli kahve,
47:11 Şekersiz bitki çayı ve aromasız elektrolitler bunları yapmıyor. Bu yüzden ben uzun süreli açlık sırasında
47:18
bunları güvenle tüketiyorum. Uzun süreli açlığı ilk kez 2019'da Dave
47:23 Espray'in konferansında duymuştum. Sanırım senin de mentorlarından biri olan doktor Daniel Pompa anlatıyordu.
47:30
Hatta o zamandan kalan kitabı hala bende duruyor. Eşinin uzun süreli aralıklı
47:35
açlık sayesinde iyileştiğini anlatmıştı. Yanlış hatırlamıyorsam bir otoimmün
47:40 Hastalığı vardı. O yüzden bu konuyu ilk kez ondan duymuştum. Hatta sanırım Keto Flex Revised neden güncellendi?
47:45 Konuştukları süre bundan da uzundu. Gerçekten kolay bir şey değil. Şimdi biraz da yeni kitabına geçelim. Keto Flex
47:53
Revisedda artık stratejik karbonhidrat günlerinden de söz ediyorsun. Bu
47:58
yaklaşım gerçekten çok ilgimi çekti. Peki Keto Flex kitabını neden yeniden
48:03
gözden geçirip güncelleme ihtiyacı duydun? Ketflex'i ilk olarak 2021'de yazmış ve
48:09 Kendi imkanlarımla yayınlamıştım. O günden bu yana bu programları uyguladığım birkaç bin kişiyle daha
48:14 Çalıştım. Dünyanın dört bir yanından öğrencilerim oldu. Yay. Bu süreçte hem
Kadınlar, menopoz ve kişiselleştirilmiş keto
48:20 Yeni bilimsel araştırmalar yayınlandı hem de kendi deneyimlerimden çok şey öğrendim. Bu yüzden kitabı tamamen
48:25 Güncellemek istedim. Aslında yeni baskının yaklaşık %70'i ilk versiyondan farklı. Bir de kitabı daha
48:31 Kişiselleştirmek istedim. Mesela kadınlar için özel bölümler ekledim. Adet döngüsü devam eden kadınlar
48:37 Ketojenik beslenmeyi ve aralıklı orucu nasıl uygulamalı? Bunun için ayrı bir yol haritası var. Menopoz sonrası
48:43 Dönemde olan artık adet görmeyen kadınlar bunu nasıl yapmalı? Onlar için de ayrı bir bölüm hazırladım. Biz
48:48 Erkekler için de ayrı bir plan var. Yani herkese aynı reçeteyi sunmuyor. Kişiye göre uyarlanmış bir sistem anlatıyor.
48:54 Toplam 45 günlük bir program. Online programlarımda on binlerce kişiye uyguladığım dört temel sütunu adım adım
48:59 Öğretiyorum. İlk üç sütunu yani 45 günlük bölümü tamamladıktan sonra ise kişiselleştirilmiş plana geçiyorsun.
49:05 İşte senin bahsettiğin ketoflex yaklaşımı da burada başlıyor. Yani stratejik olarak daha yüksek ve sağlıklı karbonhidrat tüketilen günler. Bunun
49:11 Plato dönemlerini aşmaya, hormonları daha sağlıklı yönetmeye ve metabolizmanın uyum sağlamasına nasıl yardımcı olduğunu ayrıntılı şekilde
49:17 Anlatıyorum. Bu yüzden bu yeni baskı beni gerçekten çok heyecanlandırıyor. Sesli kitap dinlemeyi seviyorsan onun da
49:24 Güzel bir özelliği var. Kitabın tamamını kendi sesimle ben okudum ama her bölümün sonunda ayrıca küçük koçluk bölümleri
49:30 Ekledim. Orada okuyuculardan gelebilecek soruları yanıtlıyor ve o bölümde anlattığım konuları biraz daha
49:36 Derinlemesini açıklıyorum. Kitap ciddi baskı olarak da var. Kindle'da da var. Sesli versiyonuna ise Audible ve Spotify
49:42 Üzerinden de ulaşabiliyorsun. Kitabı en avantajlı şekilde almak ve yanında sunduğum ek içeriklerden yararlanmak
49:48 Isterseniz de en doğru adres ketoflexbook.com. İlk podcast'timizden aklımda kalan bir şey var. Danışanlarınla çalışırken
49:55
ketojenik beslenmeyi uyguladığında amacın aslında insanlara sürekli yüksek
50:01
yağ yedirmek değildi. Asıl hedefin vücuda yağı bir enerji kaynağı olarak
50:06
kullanmayı öğretmekti. Bunu başardıktan sonra da yağ miktarını yavaş yavaş
50:12 Azaltıyordun. O noktada geriye ne kalıyor? Ağırlıklı olarak protein mi?
50:18 Evet ama sadece protein değil. Bu arada bunu hatırlamana sevindim. Çünkü gerçekten başlangıçta yaptığımız şey tam olarak bu. Ketojenik beslenmenin birçok
50:25 Farklı uygulanış şekli var ama hepsi aynı derecede faydalı değil. Benim ketoflex kitabında anlattığım yöntem de senin az önce özetlediğin yaklaşım. İlk
50:31 Aşamada amacım vücuda yağı enerji olarak kullanmayı öğretmek. Bu yüzden başlangıçta sağlıklı yağ oranı daha yüksek bir beslenme planı uyguluyoruz.
50:38 Hangi yağları tüketeceğini de ayrıntılı olarak anlatıyorum. İlk 7 günün sonunda vücudu yağ yakmaya alıştırmış oluyoruz.
50:43 İşte o noktadan sonra eklediğimiz yağları azaltıyoruz. Ama bu tamamen yağsız besleneceğin anlamına gelmiyor.
50:49 Sadece proteinin doğal olarak içerdiği yağı alıyorsun. Mesela antrikot yiyorsan hem protein alıyorsun hem de etin doğal
50:54 Yağını. Yumurta yiyorsan sarısıyla birlikte yine protein de alıyorsun doğal yağ da. Ama sırf ketojenik besleniyorsun diye fazladan tereyağı ya da başka
51:01 Yağlar ekleyerek çok yüksek yağ tüketmiyorsun. Yani klasik ketojenik beslenmeye kıyasla çok daha düşük yağlı bir yaklaşım uyguluyoruz.
51:06
Kadınların bunu nasıl uyguladığını biraz anlatır mısın? Ama önce Keto Flex’in
51:12 Aşamalarını hatırlat lütfen. Dört kısmı da ilk üç kısım ve son kısım neler?
51:18 İlk kısım adapte yani uyum sağlama, adaptasyon. Burada vücudu yağ yakmaya alıştırıyoruz. Eee, metabolizmaya,
51:24 Besinlerden gelen şeker yerine depolanmış yağ kullanmayı öğretiyoruz. Bunu da oldukça hızlı yaklaşık 7 günde
Keto Flex’in 4 aşaması: Adapt, Fast, Phase, Flex5
51:31 Yapıyoruz. İkinci kısım fast. Burada aralıklı oruç stratejilerini ekliyoruz.
51:36 7 günlük bir aralıklı oruç yapmıyorsun. Daha kısa sürelerle başlayıp aralıklı oruç kapasiteni yavaş yavaş
51:41 Geliştiriyorsun. Üçüncü kısım PH. Bu aşamada enflamasyonu artıran, antinütriyent oranı yüksek, bağırsak
51:48 Duvarına zarar verebilen ve otoimmün hastalıkları tetikleyebilen gıdaları çıkarıyoruz. Bunun farklı versiyonları
51:54 Var. Karnivor beslenme olabilir ama özünde bu bir eliminasyon diyeti. 4düncü kısım ise flex. Burada programa girip
52:01 Çıkmayı öğreniyorsun ve plan tamamen kişiselleşiyor. Mesela adet döngüsü devam eden kadınlarda ketozis, aralıklı
52:08 Oruç, soğuk suya girme, sauna ve kırmızı ışık gibi biohack'leri uygulamak için en uygun dönem adet gördüğün hafta. Çünkü
52:15 Hormonlar düşükken bu tür stres faktörleri daha rahat tolere edilebiliyor. Daha uzun süreli bir
52:20 Aralıklı orucu da o hafta yapabilirsin. Bunları uygulamak için en kötü dönem ise adetten önceki hafta. Çünkü o dönemde
52:28 Hormon üretimini desteklemek gerekiyor ve bu stres faktörleri buna yardımcı olmuyor. Kitapta bunu çok daha ayrıntılı
52:34
anlatıyorum. Menopoz sonrası kadınlarda ise en önemli konu stres yönetimi. Çünkü
52:39 Yumurtalıkların işlevi azaldıkça yükü böbreküstü bezleri devralıyor. Bu yüzden oksitosini artırmanın yollarından güç ve
52:47 Kas kütlesini korumak için protein ve kalsiyum ihtiyacından ve bu dönemde kuvvet antrenmanının neden çok önemli
52:53 Olduğundan söz ediyorum. Flex kısmını uygulamanın da farklı yolları var. Kitapta bunun için çeşitli stratejiler
52:59 Veriyorum ama kadınların planı kendilerine göre nasıl uyarlayabileceğine dair genel örnekler
53:05
bunlar. Peki ben beslenme felsefeni nasıl özetlersin? Yüksek proteinli mi
53:11 Besleniyorsun? Yeterli miktarda protein alıyorum. Yani çok yüksek protein 2:13. Regl döngüsüne göre keto ve fasting nasıl değişmeli?
53:16 Tüketmiyorsun. Daha dengeli, orta seviyede bir protein alımını tercih ediyorsun.
53:22 Evet. Bazı günler protein alımım daha yüksek oluyor. Bazı günler ise orta seviyede duruma göre bunu değiştiriyorum. Ama kesin olan bir şey
53:28 Var. Düşük proteinli beslenmiyorum. Protein benim için öncelikli. Özellikle ağır ağırlık antrenmanı yaptığım günlerde protein miktarımı daha da
53:34 Artırıyorum. En azından her yaklaşık 450 gram vücut ağırlığım için 1 gram protein almaya çalışıyorum. Yaklaşık her 450 gram yani yarım kilo
53:41 Için. Tamam bir an kilo sandım. O yüzden o kadar da yüksek değilmiş dedim. Sen bu alanın içindesin ve uzun yıllardır bu
53:48 Işi yapıyorsun ama ortada inanılmaz bir bilgi karmaşası var. Bunu ye, şunu yeme.
53:53 Az önce Walterlongo'dan da bahsettin. Ben onunla da röportaj yaptım. O daha çok Akdeniz tipi beslenmeyi ve ağırlıklı
54:00 Olarak bitki temelli beslenmeyi savunuyor. Longevity konusunda da herkes farklı şeyler söylüyor. Sonuçta bugün
54:07 Için hiçbirimiz 180 yıl yaşayacak noktada değiliz. Obry'de Grey'le de Brian Kennedy ile de röportaj yaptım.
54:14 Onlar da aynı şeyi söyledi. Henüz orada değiliz. Benim düşüncem şu aslında.
54:20 Vücudumuza o dönemde neye ihtiyacı varsa onu vermemiz gerekiyor. Mesela menopozdaysan ve kemiklerini korumak
54:27 Için kas yapman gerekiyorsa protein tüketmek zorundasın. Sürekli bitki temelli beslenerek bunu her zaman
54:33 Karşılayamazsın. Sonuçta bu aminoasitlere ihtiyacın var. Sen bu dünyanın tam içindesin. Ben ise biraz
54:39 Dışarıdan bakıyorum. Farklı uzmanlarla konuşuyor, sonra yine çıkıyorum. Peki neden insanlar beslenme konusunda bu
54:45 Kadar kafa karışıklığı yaşıyor? Evet, gerçekten çok fazla kafa karışıklığı var. Bitki temelli beslenme, karnivor,
54:52 Ketojenik beslenme, yüksek protein, düşük protein. Bence bunun nedeni artık bilgiye ulaşamıyor olmamız değil. Tam
54:58 Tersine bilgiye boğulmuş olmamız. Eskiden sorun bilgi eksikliğiydi. Şimdi ise elimizde gereğinden fazla bilgi var.
Plant-based, carnivore, ketoda bilgi kirliliği
55:04 Bilginin içinde boğuluyoruz ama gerçeği bulmakta zorlanıyoruz. Öyle çok çalışma yayımlanıyor ki istediğin görüşü
55:09 Destekleyecek araştırmayı seçip kendi tezini rahatlıkla savunabiliyorsun. Açıkçası sürekli çalışma, referans ve
55:14 Araştırma konuşulmaktan ben de yoruldum. Yanlış anlama. Elbette bilimsel çalışmalar çok önemli. Özellikle de
55:20 Insanlarda yapılmış kaliteli araştırmalar, hayvan deneylerinden bahsetmiyorum ama insanlar için artık bu
55:26 Bilgi yükü çok fazla. Az önce söylediğim bence çok önemliydi. Araştırmalar ne diyor sorusundan çok. Sen uyguladığında
55:33 Gerçekten işe yarıyor mu? Asıl önemli olan bu. Çünkü bulunduğun yaşam dönemi, sağlık, geçmişin ve hedeflerin sana
55:40 Özel. Hiçbir araştırma tam olarak bugünkü seni incelemiyor. Sen farklısın. Hedeflerin farklı. Bu yüzden sana uygun
55:46 Sistemi bulmalısın. Bunun tek yolu da farklı yaklaşımları bilinçli şekilde denemek. Yağ yakımı ya da longevity
55:52 Konusunda aynı anda 10 kişiyi takip etme. Bir en fazla iki ya da üç kişiyi seç. Onların anlattıklarına gerçekten
55:59 Odaklan. Eğer sana hitap ediyorlarsa anlattıklarını 3 ay, 6 ay boyunca istikrarlı şekilde uygula. Sonra dönüp
56:06 Kendine bak. Gerçekten işe yarıyor mu? Belki aradığın yöntem tam da odur ve başka kimseyi takip etmene gerek kalmaz.
56:12 Ya da sana uygun olmadığını görürsün. O zaman başka birini denersin. Eğer burada anlattıklarım sana mantıklı geliyor ve
56:17 Benim yaklaşımımla bağ kuruyorsan umarım kitabımı okur ve anlattığım sistemi uygularsın. Ama en önemlisi aynı anda
56:24 Onlarca farklı sesi dinleme. Birkaç kişiyi seç. Onların yaklaşımını gerçekten öğren ve sonunda sana en uygun
56:30 Planı oluştur. Bence çok güzel bir tavsiyeydi. Son olarak benim yaşadığım ülkedeki insanlara senden vermek istediğim bir
56:37 Mesaj var mı? Sonuçta sen de komşu bir ülkedensin. Evet, öyleyim. İranlıyım ve sadece
Ben Azadi’den Türkiye’ye mesaj
56:43 Türkiye'deki havalimanında bulundum. Bence dünyanın en güzel havalimanı. Çok etkilenmiştim ama maalesef sadece Suudi
56:50
Arabistan'a gidip dönerken havalimanındaydım. Gelecek yıl yeni kitap çıktığında
56:56 Belly Fat kitabı Türkiye'ye gelmek istiyorum. Harika. Memnuniyetle. Sanırım bunu sana daha
57:02 Önce de anlatmıştım. Ben çocukken annemin en yakın arkadaşı Türktü. İki oğluyla birlikte büyüdüm. Soyatları
57:07 Oltenis içti. Gerçek kuzenlerim değillerdi ama ben onlara hep kuzenim derdim. Birlikte büyüdük, aile gibiydik.
57:13 Bu sayede Türk kültürünü çok yakından tanıma fırsatı buldum. Bana hep İran kültürünü hatırlatmıştır. İki kültür
57:18 Arasında gerçekten çok büyük benzerlikler görüyorum. Bu yüzden Türk insanının kalbimde her zaman ayrı bir yeri var. Bir gün mutlaka o güzel
57:26 Ülkenizi ziyaret etmek istiyorum. Eşim de buna çok istekli. TikTok'ta sürekli Türkiye videoları izliyor. Sokaklardaki
57:32 Kedilere bayılıyor. Kendisi tam bir kedi tutkunu. Hatta Türkiye'ye gelmek istemesinin en büyük sebeplerinden biri
57:38
o kediler. Evet. Kediler hastanelerde, restoranlarda, berber dükkanlarında,
57:45 Kliniklerde yani her yerdeler. Kitap ne zaman piyasaya çıkacak? 2027'nin ilk aylarında olacak. Büyük
57:52
ihtimalle Mart ya da Mayıs ayında tarihi henüz netleştirmedik ama o dönemlerde
57:58 Olacak. Türkiye'ye gelince bu ülkeyi gerçekten çok seviyorum. Yemeklerini
Kapanış
58:43
58:04
seviyorum. İnsanlarını seviyorum. Umarım bu söylediklerim sana da geçer. Türk
58:09 Insanında en çok hayran olduğum şeylerden biri şu. Gerçekten şu tişörtümde de yazan vitamin G'yi yani
58:17 Şükran duygusunu yaşıyorlar. Yemeklerin keyfini çıkarıyorlar. Aileleriyle, dostlarıyla aynı sofrayı paylaşmanın değerini biliyorlar. Bence
58:23 Bugün Amerika'da en çok eksik olan şeylerden biri de bu. Bizde ciddi bir maneviyat eksikliği var ama Türk insanında bu var ve buna büyük saygı
58:29 Duyuyorum. Türkiye'de seninle yüz yüze buluşacağımız günü sabırsızlıkla bekliyorum. Hatta umarım bana o güzel ülkeni gezdireceksin. Zaman ayırdığın için çok teşekkürler. Ben
58:35 Teşekkürler Esra.
*Transkript YouTube'dan alınmıştır.*
"Ayık Kafa'nın her bölümünde sorum şu: Daha iyi bir yaşam nasıl mümkün?"
DR. ESRA ÇAVUŞOĞLU
Ceo & Co-founder