Menopozda Osteoporoz Riski %50 Artıyor
Dr. Vonda Wright
Dr. Esra Çavuşoğlu, PhD’nin Ayık Kafa 68. podcast konuğu Dr. Vonda Wright, MD. Podcast’te kadınlarda kemik sağlığının hayati önemi ve osteoporozun yaşam kalitesi üzerindeki ciddi etkileri ele alınıyor.

Özet
Dr. Vonda Wright, sağlık kariyerine hemşire olarak başladıktan sonra tıp eğitimini Chicago Üniversitesi Pritzker Tıp Fakültesi’nde tamamlayarak ortopedi cerrahı olmuştur. Kadınlarda kas-iskelet sağlığı, yaşa bağlı kemik kaybı ve sağlıklı yaş alma, Dr. Wright’ın uzmanlık alanları arasındadır. Özellikle menopoz dönemindeki kadınlar için güçlenme, beslenme ve hormon dengesi konularında öncü bir isimdir. Bilimsel temelli yaklaşımıyla, yaşlanmanın kaçınılmaz değil yönetilebilir bir süreç olduğunu savunur.
Podcast’te kas-iskelet sistemi sağlığına dair erken müdahalenin ve eğitimin önemini vurgulayan Dr. Wright, kadınların yaş aldıkça yaşadığı hormonal değişikliklerin bu süreçte belirleyici rol oynadığını belirtiyor. Hormon tedavisiyle ilgili yanlış bilgileri düzeltirken, kemiklerin metabolik olarak aktif organlar olduğunu ve genel sağlığımızı nasıl etkilediğini anlatıyor.
Ayrıca, kadınların sağlıklarına günlük yaşamlarında düzenli olarak yatırım yapmaları gerektiğini, kas ve kemik sağlığı arasındaki bağlantıyı ve osteopeni ile osteoporoz gibi durumların tersine çevrilmesi için uygulanabilir stratejileri paylaşıyor. Dengeli bir egzersiz rutini oluşturmanın yolları ve kemik sağlığı için erken değerlendirmelerin önemi de konuşuluyor.
Dr. Vonda Wright, MD: Website: https://www.drvondawright.com/resources/surgeon
Instagram: https://www.instagram.com/drvondawright/
T.C. İstanbul Gedik Üniversitesi’ne ne teşekkür ederiz. https://www.gedik.edu.tr/
00:00-03:08 Giriş. Osteoporoz ve longevity
03:08-05:54 Ortopedi ile kadın sağlığı arasındaki ilişki
05:54-08:52 Kemik sağlığını ve osteoporozu anlamak
08:52-12:02 Erken müdahalenin önemi
12:02-15:01 Kadın sağlığında östrojenin rolü
15:01-17:54 Kemiklerin metabolik fonksiyonları
17:54-21:03 Tıpta empatiyle şekillenen kişisel yolculuk
21:03-23:56 Menopozun kas-iskelet sendromu
23:56-27:00 Hormon tedavisi hakkında doğru bilinen yanlışlar
27:00-34:48 Women's Health Initiative çalışmasının etkisi
34:48-36:51 Kadınları sağlık ve fitness yoluyla güçlendirmek
36:51-39:39 Sağlığa yatırım: Günlük bir taahhüt
39:39-42:01 Longevity ve güç için kas geliştirme
42:01-44:39 Kemik ve kas sağlığı için temel beslenme bilgileri
44:39-48:04 Kas ve kemik arasındaki bağlantı
48:04-51:39 Osteopeni ve osteoporozu tersine çevirmek için stratejiler
51:39-56:14 Osteoporoz belirtileri ve önleme
56:14-58:03 Kemik sağlığı için erken değerlendirmenin önemi
58:03-59:55 Dengeli bir haftalık egzersiz rutini oluşturmak. Kapanış.
*UYARI*
Aylık Kafa’daki bilgiler ve beyanlar kişileri tanı ve tedaviye yönlendirme amacı taşımaz. Tanı ve tedaviye yönelik işlemlerinizi doktorunuza danışınız. İçeriklerde EMC Medya Yayıncılık Ticaret Ltd. Şti.’nin, araştırmacılarının, danışmanlarının ve yazarların / bilim insanlarının hazırladığı bilimsel çalışmalar ve kamuya açık yayınlardan derlemelerle elde edilen veriler, yalnızca bilgilendirme amacıyla paylaşılmaktadır. Yayınlarımızda tanı yahut tedaviye ilişkin sağlık beyanları yer almamaktadır.
Transkrİpt
[0:00:00.199] Dolayısıyla gerçekten longevity ve uzun yaşamda ön sıraları almak istiyorsak kas
[0:00:04.680] iskelet sağlığımızla ilgilenelim. Şimdi şunu belirtmek istiyorum. 2002'den önce
[0:00:09.960] menopoz hormon tedavisi çok yaygındı. Bu araştırma
[0:00:14.839] verilerinin analizi östrojen alan kadınlarda meme kanserinde artış
[0:00:18.920] olduğunu gösterdi. Ama dur sakın şimdi podcast'i kapatmayın. Bu veriler
[0:00:23.560] orijinal çalışmayı yapan araştırmacıların çoğu tarafından da
[0:00:26.519] dahil olmak üzere tamamen yalanlandı ve şimdi size verileri
[0:00:30.279] vereceğim. Ben Esra Çavuşoğlu. 19 yıldır ayık bir hayat yaşıyorum. Bağımlılık
[0:00:35.320] hastalığı ile mücadelem beni beden ve performansımı iyileştirmek, hayat
[0:00:39.280] kalitemi arttırmak, daha sağlıklı ve uzun yaşamak için yeni yöntemler,
[0:00:43.039] cihazlar ve takviye ürünler araştırmaya yönlendirdi. Bağımlılık hastalığı,
[0:00:47.559] bayacking ve longevity alanlarındaki kendi deneyimlerimden dünyadaki son
[0:00:51.360] gelişmelere. Çığır açan girişimcilerden uzman akademisyenlere yıllardır yaptığım
[0:00:56.640] sohbetler artık her hafta Ayık Kafa podcastı. Ayık Kafa Podcast'e hoş
[0:01:02.399] geldiniz. Bu harika bölümde ortopedik cerrah longevity savunucusu ve menopozun
[0:01:08.040] kas iskelet sendromunun öncüsü Drtor Wanda Wright kadınlarda osteoporoz ve
[0:01:13.119] kas iskelet yaşlanmasının sessiz krizini açıklamak için bize katılıyor. Drtor
[0:01:17.720] Wright kemik yoğunluğunda östrojenin göz ardı edilen rolünden düşük kas
[0:01:22.400] kütlesinin uzun vadeli sonuçlarına kadar kemik sağlığının neden sadece yapısal
[0:01:27.280] değil metabolik olduğunu açıklıyor. Erken müdahalenin, kuvvet antrenmanının
[0:01:32.079] ve hormon optimizasyonunun önemini ve 20'li ve 30'lu yaşlarımızdaki yaşam
[0:01:36.360] tarzı alışkanlıklarının yaşlanmamızı nasıl şekillendirdiğini tartışıyoruz. Bu
[0:01:40.720] kendini her yaşta güçlü, canlı ve söz sahibi, hissetmek isteyen herkesin
[0:01:45.520] dinlemesi gereken bir bölüm. Hala Ayık Kafayı düzenli izleyenlerin pek çoğu
[0:01:49.880] kanala abone değil. Bu yüzden sizden küçük bir ricam var. Hemen abone ol
[0:01:54.640] butonuna basın. Çünkü ayık kafaya abone olmanız, içeriği daha da geliştirmemizi
[0:01:59.960] ve dünyanın önde gelen uzmanlarına daha rahat irşmemizi sağlıyor. Gedik
[0:02:04.119] Üniversitesi ve Gedik Vakfı'na Ayık Kafa podcastı duydukları güven için teşekkür
[0:02:08.599] ederim. Destekleri sayesinde bu düzeyde bir içeriği tamamen ücretsiz bir şekilde
[0:02:14.120] sizlere sunabiliyoruz. Ayık Kafan'ın bu bölümünde bizi ağırlayan DSHub alanında
[0:02:19.400] uzman yaratıcı ruhlu girişimcilerin buluşma noktası. Kıtaların kesiştiği
[0:02:23.959] İstanbul Boğazı'nın bu eşsiz noktasındaki etkinlikler ve topluluk
[0:02:28.080] üyeliği hakkında bilgiler açıklamalardaki linkte. Abone olun,
[0:02:32.239] beğenin, paylaşın. Söz veriyorum Ayık Kafa her gün daha iyi hale gelecek.
[0:02:37.560] Drtor Wonder Wright Nihayet Ayık Kafa podcast'e hoş geldin. Gerçekten büyük
[0:02:43.120] bir onur. Bugünkü konumuz ise beni tam kalbimden
[0:02:47.280] vuruyor. Önce biraz konuyu açayım. Bizim ailede osteoporoz sorunu var. Ben bunu
[0:02:54.120] aslında biraz şans eseri öğrendim. Yani longevity ve biohacking'e merak sardığım
[0:03:00.959] için bazı testlerden geçtim. Taramalardan birinde yani
[0:03:07.640] akciğerler için Thoraks BT'si çekiyorlardı ve aa sende osteoporoz var
[0:03:13.920] dediler. Oradan sonra konunun üstüne gitmeye başladık. O zamandan beri bu
[0:03:19.080] konuyla çok yakından ilgileniyorum. Seni konferansında izledim. Konuk olduğum
[0:03:24.319] birçok podcas'i dinledim. Instagram hesabın da muazzam. Sürekli challenge
[0:03:31.319] yani meydan okumalar paylaşıyorsun. İnsanları motive ediyorsun. Sen bir
[0:03:36.439] ortopedi cerrahısın ama hikayen alışılmışın dışında başlıyor ve bence
[0:03:42.519] senin bu alana nasıl yöneldiğini, ortopediye ve özellikle kadın sağlığına
[0:03:49.239] nasıl ilgi duyduğunu anlatarak başlamak çok değerli olur. Biliyorum kadın erkek
[0:03:55.640] her yaştan sporcuyla çalışıyorsun. Her iki cinsiyetle ilgili araştırmalar
[0:04:00.799] yapıyorsun. Ama sahnede seni izlerken kadınlara büyük bir tutkuyla, yüksek
[0:04:07.400] enerjinle kendinizi bırakmayın diye seslendiğini gördüm ve bu beni çok
[0:04:13.040] etkiledi. Aslında şimdi sözü sana bırakabiliriz. Çünkü sen diyorsun ki
[0:04:18.440] yaşlandığımız için hareket etmeyi bırakmıyoruz. Hareket etmeyi
[0:04:22.199] bıraktığımız için yaşlanıyoruz. Yani durduğumuz için
[0:04:26.199] yaşlanırız. Aynen öyle. Senin anlattığın bu kariyere
[0:04:31.639] bakış açımı biraz açıklamak istiyorum. Ayrıca kendi osteoporoz hikayeni bizimle
[0:04:37.600] paylaştığın için gerçekten teşekkür ederim. Bilmeyenler için osteoporoz halk
[0:04:44.120] arasında kemik erimesi olarak geçiyor. Benim kariyerim üç dairenin
[0:04:49.440] kesişim noktasında duruyor. İlk daire senin de anlattığın gibi ortopedi ve
[0:04:55.039] performans. Yani evet ben bir spor cerrahıyım. Mesela seni tekrar
[0:04:59.639] yürütürüm, omuzlarının çalışmasını sağlarım gibi. Büyük spor takımlarının
[0:05:05.520] saha kenarında yer alıyorum. Dolayısıyla en üst düzey performansı nasıl ortaya
[0:05:11.400] çıkardığımızı çok iyi biliyorum. Ama bunu sadece en iyi ve
[0:05:16.520] profesyonel sporculara özel tutmuyorum. Tüm bu prensipleri tüm hastalarıma
[0:05:21.479] uyguluyorum. İşte bu birinci kısmı. Kesişen bir diğer daire de şu. Ben 20
[0:05:27.639] yıl boyunca akademik cerrah olarak çalıştım. Yani sadece ameliyat
[0:05:32.280] yapmıyordum. Aynı zamanda eğitim veriyor, araştırmalar yürütüyordum.
[0:05:36.560] Longevity alanına girişim de bu yaptığım araştırmalar sayesinde oldu. Şunu demek
[0:05:42.360] istiyorum. Bu alanda çok insan var. Bazıları çok iyi, bazıları o kadar da
[0:05:47.199] değil. Orijinal çalışmaları okuyup anlatıyorlar ama kendileri hiç üretim
[0:05:51.960] yapmıyor. Doğru aktarıyorlar. Bunda sorun yok tabii ama ben kaskelet
[0:05:57.440] sisteminin yaşlanması üzerine yapılmış birçok özgün araştırmayı bizzat yapmış
[0:06:01.800] bir hekimim. 3. daireyi ise 2012 yılında ekledim. Kadının bütüncül sağlığı. Evet,
[0:06:09.919] erkekleri de tedavi ediyorum ama senin de bahsettiğin şey benim her
[0:06:15.120] konferansımda yüksek sesle dile getirdiğim bir gerçek. Kadınlar dünya
[0:06:20.680] genelinde erkeklerden ortalama 7 yıl bazen daha da fazla uzun yaşıyor ama
[0:06:26.919] aynı zamanda daha uzun süre acı çekiyorlar. Çünkü kadınlarda ve
[0:06:31.319] erkeklerde yaşlanma süreci aynı değil. Erkeklerde testosteron seviyeleri yavaş,
[0:06:37.440] istikrarlı ve bazen fark edilemeyecek kadar hafif bir düşüş gösteriyor.
[0:06:41.919] Kadınlarda ise yaşlanma sürecinde adeta yıkıcı bir değişim oluyor.
[0:06:46.440] Yumurtalıklarımız östrojen üretmeyi bıraktığında her şey bir anda altüst
[0:06:50.599] oluyor. Konu kemik sağlığıysa bu durum kadınlar açısından çok kritik. Çünkü her
[0:06:56.479] iki kadından biri hayatı boyunca osteoporoza bağlı bir kırık
[0:07:01.240] yaşayacaktır. Eğer o kırık kalçada olursa kadın ya da erkek fark etmiyor.
[0:07:06.840] Kalça kırığı yaşayanların %50'si bir daha düşme öncesindeki fonksiyonlarına
[0:07:12.199] dönemiyor. Yani kendi evinde bağımsız şekilde yaşayamıyor ve %30'u hayatını
[0:07:18.560] kaybediyor. İnsanlar bunu düşündüğünde herkesin aklına mutlaka birileri gelir.
[0:07:24.240] Mesela yaşlı bir teyze anneane ya da kalçasını kırdıktan sonra bir daha
[0:07:29.520] toparlanamayan bir tanıdık. Mary, teyze ya da Claude, amca gibi. Bu tür yıkıcı
[0:07:36.759] kırıkları ya doğrudan yaşamış ya da yakından tanık olmuş birileri hep
[0:07:42.039] vardır. Bu çok yaygın bir hayat deneyimi. İşte ben hayatımı bu üç
[0:07:47.360] dairenin kesişiminde sürdürüyorum. ortopedi ve performans, longevity ve
[0:07:52.639] yaşlanma, kadının sağlığı ve bu noktada kendimi çoğu zaman yalnız hissediyorum.
[0:07:58.599] Çünkü doktorlar yeterince hem kas iskelet sistemi sağlığının ne kadar
[0:08:04.159] önemli ve yıkıcı sonuçlara yol açabileceğini tam olarak anlamıyor. Hem
[0:08:09.000] de bu konuları yeterince konuşmuyor. Kas iskelet sistemi dediğimizde sadece
[0:08:14.360] kemikten bahsetmiyoruz aslında buna. Kas, tendon, bağ dokusu, yağ dokusu, kas
[0:08:20.400] kaynaklı kök hücreler de dahil. Hepsi bu sistemin bir parçası. Ve ben Amerika'da
[0:08:26.120] yaşıyorum. Burada kalp hastalıkları ya da kansere harcanan paradan daha fazlası
[0:08:32.080] kas iskelet sistemi hastalıklarının tedavisine harcanıyor. Buna rağmen bu
[0:08:37.240] alana yeterince odaklanılmıyor. Peki bu verilen
[0:08:42.360] osteoporoz ilaçları gerçekten işe yarıyor mu sence?
[0:08:46.519] Kemik sağlığının sadece bir parçasına yarıyor. Çünkü doktor yurttan duyduğuma
[0:08:51.360] göre işe yarar gibi duruyor ama sağlam kaliteli bir kemik yapısı
[0:08:55.399] oluşturmuyormuş. Bu konuya gelmeden önce bunu en sona
[0:09:00.160] bırakalım. Çünkü kemik sağlığı aslında ergenlik yıllarında başlıyor. En sağlam
[0:09:04.399] kemik yapısına yani sahip olacağımız en yoğun kemik kütlesine ve en kaliteli
[0:09:09.120] kemiğe 30 yaşında ulaşıyoruz. Ben kliniğime gelen herkese DEXA taraması
[0:09:13.680] yapıyorum ve her hafta 20'li yaşlarında genellikle 20 ya da 22 civarında kemik
[0:09:19.480] yoğunluğu düşük yani osteopenik ya da açıkça osteoporotik olan hastalarım
[0:09:24.200] oluyor. Osteoporoz dediğin şey de tam olarak senin bahsettiğin kırık riskinin
[0:09:28.240] %40 artması demek. osteopenik yani düşük kemik yoğunluğu
[0:09:34.399] olan ya da açıkçası osteoporotik yani senin bahsettiğin gibi kırıklarda
[0:09:40.360] %40'lık bir artış. Peki o zaman bu gençlere ne olduğunu sorabilir miyim?
[0:09:44.399] Çünkü çok Evet. Çok gençler ama bu birkaç anlama geliyor. Birincisi kemik
[0:09:47.800] yoğunluğu genetiktir. Kemik yoğunluğu aynı zamanda
[0:09:51.560] davranışlarla da ilgili. Mesela hiç düzenli adet görmeyen kızlardan biriysen
[0:09:57.880] sporcuydun mesela benim durumum gibi ben bale yapardım. 6 hatta 9 ay boyunca hiç
[0:10:05.200] adet görmezdim. Çünkü sürekli yetersiz kalori alıyordum. Yani kadın sporcular
[0:10:11.040] bazen kronik enerji eksikliği içinde yaşıyor. Yeterince vücut yağı ve hormon
[0:10:16.640] seviyeleri olmadığı için ya adet göremiyorlar ya da kemiklerini yeterince
[0:10:21.880] güçlendiremiyorlar. Bu birinci faktör. İkinci olarak sporcu
[0:10:26.880] olmasam bile dünya genelinde kadınlara hep çok zayıf olmaları
[0:10:31.480] dayatılıyor. İşte çıtı pıt ol. Çok fazla yemek yeme gibi. Böylece hiç yeterince
[0:10:36.800] kalori almıyoruz. Ya da üçüncü olarak belki yeterince kalori alıyorsun ama
[0:10:41.920] yeterince aktif değilsin. Kemik yapmak için hareket gerekiyor. Kemikler
[0:10:46.680] hareketle uyarılıyor ama fazla yağ dokusu, yüksek yağ oranı kemik oluşumunu
[0:10:52.760] engelliyor. Yani genç kadınlardan bu üç kategoriden birine girenler hiç zirve
[0:10:59.240] kemik kütlesine ya da kalitesine ulaşamamış olabilirler. Sonrasında da
[0:11:05.079] sağlıkla ilgili işleri toparlamak için kritik bir dönem var. 35 ile 45 yaşları
[0:11:11.560] arasında. Çünkü o dönemde östrojen kaybı başlıyor. Östrojen kemik sağlığı için
[0:11:17.880] çok önemli bir faktör. Sonra sahip olduğumuz kemikleri
[0:11:22.760] hızla kaybetmeye başlıyoruz. Ama şunu fark ettim. İki şey var. Birincisi eğer
[0:11:29.279] önlem alırsak bu kaçınılmaz değil. İkincisi, çoğu insan bu konuda yeterince
[0:11:35.480] bilgi sahibi değil. Longevity alanında temel sağlık kurallarını atlayıp sadece
[0:11:41.880] laboratuvarda mesela fareler üzerinde denenmiş yöntemlere yönelenleri
[0:11:46.560] gördüğümde dur bir dakika diyorum. Çünkü benim yaklaşımım şu oluyor. Eğer bana
[0:11:51.760] iyi durumda gelirsen yani sağlığın yerindeyse ama henüz tam olarak optimal
[0:11:57.440] durumda değilsen önce temel sağlığını en iyi hale getirmek için çalışıyoruz.
[0:12:03.320] Sonra tıpkı sporcularda yaptığımız gibi yüksek performans üzerine çalışıyoruz ve
[0:12:09.639] nihayetinde eğer gerçekten mükemmel sağlık ve en üst performans seviyesinde
[0:12:15.519] yaşıyorsan o zaman farelerde denenmiş şu enteresan alışılmışın dışında olan
[0:12:22.279] peptitleri ekleyebiliriz. Evet. Benim yaklaşımım bu yönde. Geçen
[0:12:27.920] hafta Milken Global Summit'te Longevity hakkında konuşmak için sahnedeydim. Daha
[0:12:33.320] önce söylemiştim sana. Orada dedim ki biyolojik yaş ve kronolojik yaş üzerine
[0:12:38.920] konuşuyoruz ve hangi testlerin yapılması gerektiğinden
[0:12:43.800] bahsediyoruz. Şunu iddia ediyorum. Yaşlandığınızda ölmenin en hızlı
[0:12:48.760] yollarından biri bir kemik kırığı yaşamaktır. Çünkü bu durumda insanların
[0:12:53.880] %30'u hayatını kaybediyor. Eğer gerçekten longevity'den yani uzun ve
[0:12:59.519] sağlıklı yaşamaktan bahsediyorsak önce kas iskelet sistemimizin sağlığına
[0:13:04.560] odaklanmak. Biraz daha kendi hikayemi anlatayım. Çünkü bana osteoporoz teşhisi
[0:13:09.399] konduktan sonra beni en iyi endokrinologlardan birine
[0:13:14.240] yönlendirdiler. Ve ben de dedim ki 2 bu5 yıl önce elimde osteopeniğe dair veriler
[0:13:20.519] varmış. Neden kimse o zaman bir uyarıda bulunmadı? Hadi bir şeyleri değiştirelim
[0:13:26.680] demedi. Aldığım yanıt ise şu oldu. Sağlıklı besleniyorsun. Spor yapıyorsun.
[0:13:33.120] Kas çalışıyorsun. Yapabileceğimiz başka bir şey yok. Ama ben bu cevabı kabul
[0:13:39.040] etmiyorum. Osteoporoz teşhisi aldıktan sonra da tek yaptıkları şey bana farklı
[0:13:45.040] bir D vitamini cinsi vermek oldu. Ta ki doktor yurtla çalışmaya başlayana kadar.
[0:13:51.440] O an itibariyle sağlığımı optimize etmeye yönelik ilgilenebileceği diğer
[0:13:56.880] her şeyi bir kenara bıraktı ve dedi ki, "Bak bu sonuçlarla belini büküp bir şey
[0:14:03.199] kaldırırken omurgan kırılır. Hangi omur olacağı da belli olmaz. Çünkü benimki
[0:14:09.320] omurgada annemin de öyle. O zaman konunun ne kadar ciddi olduğunu
[0:14:14.360] gerçekten anladım." 8 yıl önce annem kayak pistindeydi. Tümseklere falan
[0:14:20.399] çarpıp yuvarlanmadı. Sadece olduğu yerde hafifçe kaydı ve bir omurunu kırdı.
[0:14:26.800] Sonra ben de bu konuda bir şeyler yapmaya başladım. Ama yine de kimse ne
[0:14:32.000] annemin doktorları ne benimkiler bize şunu yap, bunu dene, ağırlık kaldır gibi
[0:14:37.639] yönlendirmelerde bulunmadı. Aksine hep korkuttular. işte fazla hareket etme,
[0:14:43.440] dönme, risk alma, aman dikkat et gibi. Ve görüyorum ki longevity ile ilgilenen
[0:14:50.199] ortopedi cerrahları ya da bunu genel pratiğin bir parçası olarak ele alanlar
[0:14:55.600] bu konuyu gerçekten çok ciddiye alıyor. Çünkü siz kemiğe sadece bir iskelet
[0:15:00.920] unsuru olarak değil, bir endokrin organ olarak bakıyorsunuz. Sağlıklı tutmanız
[0:15:06.000] gereken en önemli organlardan biri olarak görüyor. Kesinlikle öyle
[0:15:08.800] düşünüyorum. Yani longevity alanında çalışan çok fazla ortopedi cerrahı
[0:15:13.279] tanımıyorum ve kemiği bir endokrin organ olarak gören insan da pek yok açıkçası.
[0:15:18.320] Ama ben öyle görüyorum ve nedenini birazdan anlatacağım. Keşke başkaları da
[0:15:22.800] böyle düşünse. Kemiklere bakış açımızı kökten değiştirmemiz gerekiyor. Çünkü
[0:15:27.320] çoğu insanın yüzeyde kemiklere dair düşündüğü şey şu. Eğer insanlar
[0:15:31.839] kemiklerini nadiren düşünüyorlarsa ki çoğu düşünmez. Aynaya baktıklarında
[0:15:36.519] genelde şunu düşünürler. Ah, ne güzel kemik yapım var. Elmacık kemiklerime
[0:15:41.639] bak. Ya da bu elbise içinde köprücük kemiklerim çok hoş duruyor. Ya da ne
[0:15:46.480] zarif bileklerin var. Kemiklerine bak. Popüler kültürde kemiklere dair düşünce
[0:15:51.560] genelde bundan ibaret. Belki Disney'in Koko gibi bazı filmlerinde ya da
[0:15:56.000] Amerika'da Cadılar Bayramında olduğu gibi bazı kültürlerde iskeletler öne
[0:16:00.839] çıkar. Ama o kadar. Oysa gerçekte kemikler sadece yapısal değildir.
[0:16:06.000] Kaslara destek sağlamanın ötesinde bir işlevi vardır. Çünkü kemik olmadan kas
[0:16:11.519] ne işe yarar ki? Kemikle bağlantısı olmayan bir kas sadece bir metabolik
[0:16:17.680] doku yığını olurdu. Kasın hem estetik hem işlevsel olmasını sağlayan şey
[0:16:23.720] kemiğe olan bağlılığıdır. Yani evet kemikler
[0:16:28.319] yapısaldır. Kemik aynı zamanda kalsiyum da dahil olmak üzere vücudumuzun tüm
[0:16:33.600] işlevleri için kullandığı minerallerin deposudur. Her hücrenin işlerini
[0:16:38.120] yürütebilmesi için kalsiyuma ihtiyacı vardır. Bu yüzden minerallerimizi
[0:16:42.600] barındırır. Elvisimizde ve uzun kemiklerimizde genç yaşlardayken hem
[0:16:47.920] kemik hücrelerimizi hem de hematopoetik yani kan yapıcı hücrelerimizi
[0:16:52.959] üretir. Sadece o da değil kemik sadece yapısal bir destek organı değil aynı
[0:16:59.480] zamanda metabolik bir organ. Yani kendi hormonlarını da üretiyor. Mesela
[0:17:04.839] osteokalin var. Birçok hormon kemik tarafından üretiliyor ama sadece
[0:17:10.559] osteokalin örneğini ele alalım. Osteokalin kemik yapan hücreler olan
[0:17:16.480] osteoblastlar tarafından üretiliyor. Osteoblastlar bu osteokalin hormonu
[0:17:23.039] ürettiğinde hormon beyne gidiyor ve kemik beyin ekseninin önemli bir
[0:17:28.400] bileşeni olarak yeni nöronların oluşmasına yardımcı oluyor. Kaslara
[0:17:33.799] gidip glikoz emilimini destekliyor. Pankreasa gidip insülin duyarlılığını
[0:17:39.039] artırıyor. Eğer erkeksen osteokalin osteoblastlarından çıkarak testislerine
[0:17:46.240] gidip testosteron üretimini destekliyor. Liste böylece uzayıp gidiyor. Bu harika
[0:17:52.720] ve ben insanoğlunun çok zekice tasarlandığına, yaratıldığına
[0:17:57.480] inanıyorum. Eğer ben de bir organ, bir organizma tasarlıyor olsaydım, vücudun
[0:18:03.400] en üstünden en altına kadar uzanan yapısal elemanlarından birinde iletişim
[0:18:09.159] ağı kurardım. Ama özellikle Türkiye ve Ortadoğu gibi eski medeniyetlerin
[0:18:15.280] bulunduğu bölgelerde yaşayanlar için dikkat çekmek istediğim bir şey daha
[0:18:19.280] var. binlerce yıl öncesine ait inanılmaz antropolojik keşifler yapıyoruz ve
[0:18:25.280] insanların o devirlerde nasıl yaşadığını öğreniyoruz, değil mi? Peki bunu nasıl
[0:18:30.559] yapıyoruz? Bunun yollarından biri onların kemiklerini incelemektir.
[0:18:35.640] Kemikler hayatınızı nasıl yaşadığınızın en kesin belgesi gibidir. Ne kadar hasta
[0:18:41.440] olduğunuzu, ne kadar sağlıklı olduğunuzu anlatır. Sakin bir şekilde mi vefat
[0:18:46.799] ettiniz yoksa travma sonucu mu? Kemiklerden kişinin cinsiyetini bile
[0:18:51.799] anlayabiliyoruz. Yani kemikler büyük ölçüde hafife alınan ama inanılmaz
[0:18:56.360] ilginçtir. Anlattıklarının bazılarını bildiğimi düşünsem de seni dinlerken
[0:19:00.440] öğrendiklerime ağzım açık kaldı. Bu arada annenin Çinli olduğunu biliyorum.
[0:19:04.400] Doğru mu? E yani hem doğu hem batı kültürlerinin bir karışımısın. Bu
[0:19:10.080] nedenle tabii çok farklı kültürel değer taşıyorsun. Sahnedeyken ya da yanımda
[0:19:15.799] oturup diğer kadınları izlerken hissettiğim şeylerden biri senin
[0:19:20.440] gerçekten içten ve samimi bir şefkatle dolu olmandı. Bu sadece aklından ya da
[0:19:27.080] mantığından gelen bu yanlış bunu değiştirmelisin demek değil. Sesindeki
[0:19:32.240] tutku kesinlikle başka bir yerden, kalbinden geliyor.
[0:19:37.559] Tabii neden böyle biri olduğumu anlatsam çok eskilere uzanır. Epey geriye
[0:19:43.280] gitmemiz gerekir. Sadece tıp kısmına odaklanırsak üniversiteden çıkınca
[0:19:50.280] biyoloji lisansımı aldım ve hemen ardından kanser hemşireliği alanında
[0:19:56.080] yüksek lisans yaptım. Tıptaki ilk işim
[0:20:00.799] 1991'deydi. Hangi yıl olduğunu tekrar kontrol ettim. Çünkü bu hafta sonu için
[0:20:05.200] başka bir konuşma hazırlıyorum. 191'de hastanede yatan hastaların olduğu kanser
[0:20:11.360] servisine hemşire olarak başladım. Genellikle kadın hastalara bakıyorduk. O
[0:20:16.240] zamanlar Amerika'da hemşirelikte buna özel hemşirelik deniyordu. Yani kanser
[0:20:20.799] tedavisi gören hastalarla birebir ilgileniliyordu. Aslında hastalar
[0:20:25.520] dünyanın dört bir yanından geliyordu. Özellikle Çernobil faciasından etkilenen
[0:20:30.960] çok sayıda insan vardı. Kanser bakımının oldukça yoğun ve önemli olduğu bir
[0:20:35.760] dönemdi. Hastalar ayda bir kez tam bir hafta boyunca yani 7 gün kalıyorlar ve
[0:20:41.760] bu tedaviyi 6 ay boyunca kesintisiz tekrarlıyorlardı.
[0:20:45.799] O dönemdeki model şuydu. İlk kemoterapi haftana geldiğinde ben senin hemşiren
[0:20:51.919] olurdum ve 6 ay boyunca her gelişinde aynı hemşire olarak yanında olurdum.
[0:20:58.440] Buna kişiye özel hemşirelik deniyordu. Bu sayede birinin kanser yolculuğuna
[0:21:05.360] başlarken onunla derin ve anlamlı bir bağ kuruyordum. Yolculuk ya iyileşmeyle
[0:21:11.480] sona eriyor ya da maalesef vefatla. O zamanlar henüz sadece 23 yaşındaydım.
[0:21:19.240] Yani demem o ki dünyaya bakış açım yeni yeni şekilleniyordu. Hayat ve ölüm
[0:21:24.919] üzerine anlam bulmaya çalışıyordum. İşte ben 23 24
[0:21:30.520] yaşlarındayken insanların hayatlarının en çaresiz anlarında onlara bakıyordum.
[0:21:36.240] Hayatta kalmak için her şeyi yapıyorlardı. Bazen geceleri onlarla
[0:21:40.919] birlikte televizyon izlerdim. Bazen de online alışveriş yaparlardı ve ben de
[0:21:47.480] neden online alışveriş yapıyoruz ki? Sonuçta burada kanser tedavisi
[0:21:52.240] görüyorlar diye düşünürdüm. Meğer o insanlar sadece yeniden normal hissetmek
[0:21:57.880] istiyorlarmış. Kendilerini hasta değil normal bir insan gibi hissetmek
[0:22:01.240] istiyorlardı. Orada o kadar çok hikaye vardı ki ama orada edindiğim en önemli
[0:22:07.440] şey insanın yaşam mücadelesine ve varoluş haline dair çok derin bir empati
[0:22:17.480] geliştirmekti. Anatomi konusunda uzman olduğumu düşünebilirsin ki öyleyim.
[0:22:23.000] cerrahım sonuçta. Ama benim asıl inşa ettiğim ve üzerine yoğunlaştığım şey
[0:22:31.480] güvendir. İnsanların bana güvenmesi gerekiyor ki iyileşebilsinler. Onlara
[0:22:37.240] yardım edeceğimi bilmeleri gerekiyor. O dönemde bunu da öğrendim. Ama sen bana
[0:22:44.039] neden bu konuya bu kadar tutku duyduğumu, neden kadınlara bu kadar önem
[0:22:49.559] verdiğimi soruyorsun? Öyle ki sosyal medyada beni dinleyenlerin %85'i kadın.
[0:22:57.159] İşte bunun bir nedeni var. Kanser hemşireliği yaptığım o genç
[0:23:01.960] ve dünyaya bakış açımın şekillendiği yıllarda kadınların hayatlarının
[0:23:06.120] kurtarılmaya fazlasıyla değer olduğunu öğrendim. Bizler ailenin temel
[0:23:11.559] taşlarıyız. Biz ailelerin temeliyiz. Kuşakları birbirine bağlayan yapıştırıcı
[0:23:16.480] gibiyiz. Bunu bazen şöyle anlatıyorum. Genç yaşta hayatın ve ölümün ne anlama
[0:23:22.039] geldiğini çok derin bir şekilde öğrendiğim için şimdi biri evime
[0:23:26.039] geldiğinde insanların kafaya taktığı pek çok şeye zerre kadar önem vermediğimi
[0:23:30.799] fark eder. Perdeler kırmızı tabanlı şu pahalı marka ayakkabılar elbette tamamen
[0:23:36.919] önemsiz değil ama hayatla ölüm arasındaki çizgiyi bu kadar genç yaşta
[0:23:40.919] gördüğünde bu tür şeylerle pek ilgilenmiyorsun. Hala aklımda kalan bir
[0:23:45.559] aile var. Mesela çalıştığım kanser servisinin adı 11 Kellock'tu. O aile o
[0:23:51.840] kadar yürekten o kadar inançlıydı ki her hafta o hasta yakınları kadının yanında
[0:23:57.559] olmak için tüm aile eksiksiz gelirdi. 6 ay boyunca her gün onu ziyarete
[0:24:03.279] gelirlerdi. O yüzden artık onları tanıyordum. Ne zaman geleceklerini,
[0:24:08.559] günün hangi saatinde kapıdan gireceklerini bilirdim. Hepsi eksiksiz
[0:24:13.720] gelirdi. Hayatla ölümün nasıl içe geçtiğini bana asıl gösteren şey de bu
[0:24:19.760] kadının hikayesiydi. Esra dinleyenlerinden hiç
[0:24:24.559] son günlerinde olan birinin yanında bulunmuş olan var mı bilmiyorum ama
[0:24:28.360] ölmek üzere olduklarını anlayabiliyorsunuz. Onun yaşamaya devam
[0:24:32.799] edemeyeceğini yani bakımının sonunda onu kaybedeceğimizi anlamıştım. Bir gece
[0:24:38.320] yalnızca ikimiz vardık. Hastanede geceydi. Herkes uyuyabilsin diye tüm
[0:24:43.200] ışıkları kapattık. Sadece yatağın üzerindeki küçük bir ışık açık kalmıştı.
[0:24:48.039] Çünkü kemoterapi genellikle geceleri veriliyordu. Ben de onun damar yoluyla
[0:24:52.799] tedavisiyle ilgileniyordum ve ne kadar zorlandığını çok net görebiliyordum.
[0:24:57.320] Nefes alışverişi agonal denilen düzensiz ve zorlayıcı bir hal
[0:25:02.000] alıyordu. Ama ne yaptığını biliyordu. Ailesini bekliyordu. Bu hikayeyi
[0:25:06.720] anlatırken bile hala gözlerim doluyor. Ailesini bekliyordu. Çünkü 6 ay
[0:25:13.399] boyunca her gün olduğu gibi her sabah erken saatlerde ailesinin onu görmeye
[0:25:19.440] geleceğini biliyorduk. Sabaha karşı hastane biriminin bulunduğu koridorun
[0:25:25.399] sonunda Michigan gölüne bakan bir pencere vardı ve asansörlerde o
[0:25:31.399] pencerenin yanındaydı ve sabah saat 7 civarı ailesi
[0:25:40.760] geldi. Asansörün zil sesini duydum. Bu yüzden dışarı çıktım ve baktım çünkü
[0:25:47.200] ailesinin gelmesini bekliyordum. Asansörün köşesinden ailesi çıktı ve o
[0:25:53.840] gün bir şey
[0:25:57.640] farklıydı. Farklıydı çünkü o hastane yatağında agonal nefes alarak ailesini
[0:26:04.320] bekliyordu. Ailesi için de farklıydı bu sefer asansörden düğün kıyafetleriyle
[0:26:10.279] çıktılar. Çünkü o gün kız kardeşi evlenecekti ve tüm aile onun da bu özel
[0:26:16.760] günde yanlarında olmasını istiyordu. Hepsi damaklık, gelinlik ve
[0:26:22.039] düğün elbiseleriyle içeri girdiler. Ben o zaman 23 yaşındaydım. Kapıda
[0:26:26.159] duruyordum. Aile bana doğru geliyordu. Bir anda hayatının geri kalanına
[0:26:29.960] başlayacak olan kız kardeş, diğer yanda ise benim ilgilendiğim hayatı sonlanmak
[0:26:34.279] üzere olan kız kardeş vardı. İşte hayat ve ölümün bu yan yana gelişi bana
[0:26:40.080] hayatın ne kadar değerli olduğunu çok güçlü bir şekilde gösterdi. Hayatı
[0:26:45.240] hafife alamayız. Benim görevim sadece anatominin mimarı ya da ustası olmak
[0:26:50.600] değil, insanların hak ettiği bakımı alabilmesi için güvenin mimarı olmak.
[0:26:56.600] Sanırım sahnede konuşurken hissettiğin o tutku da bundan kaynaklanıyor. Esra sen
[0:27:02.760] yanımda otururken bunu hissettin. Ben o anda kendim hissetmiyorum belki ama
[0:27:09.039] kadınların önemsenmeye değer olduğunu düşünüyorum. Kadınların çok uzun süre
[0:27:14.080] acı çektiğine inanıyorum. Kliniğime gelen neredeyse her kadın. Hatta bu dün
[0:27:19.679] de birçok kez oldu. Bugün de kliniğimde kadınlar bana biliyorsunuz benim ağrı
[0:27:25.000] eşiğim çok yüksek diyorlar. Ve ben sadece bunu neden
[0:27:29.720] bildiğimizi öğrenmek istiyorum. Neden kadınların bu kadar uzun süre acı
[0:27:33.559] çekmesinde bir sorun yok? Çünkü ben çok acı çeken kadın gördüm ve biz bunu hak
[0:27:38.120] etmiyoruz. Dr. Wright o çok meşhur olan 2024'teki çalışmanı konuşalım şimdi
[0:27:43.279] dilersen. Orada menopoz öncesi kadınların %70'in menopoz sonrası
[0:27:47.919] kadınların ise %80'inin musoskeletal yani menopozun kas iskelet sistemi
[0:27:53.279] sendromu yaşadığını söylüyorsun. Bu terimi sen buldun değil mi? Senin icat
[0:27:58.399] ettiğin terimlerden biri. Ama asıl dikkatimi çeken teşhis konusundaki
[0:28:03.799] zorluklar oldu. Araştırmanın neticelerinden biri bu şikayetlerle
[0:28:09.200] doktora başvuran kadınların yaklaşık %40'ında ise yapısal bir sorun
[0:28:13.600] bulunamıyor. Bu da onların doktorlar tarafından önemsenmediğini ya da yanlış
[0:28:18.440] anlaşıldığını hissetmelerine yol açıyor. Peki şimdi bunu bir çerçeveye oturtalım.
[0:28:22.279] Olur mu? Menopozun musküloskeletal yani kas iskelet sistemi sendromundan
[0:28:27.000] bahsederken aslında östrojen eksikliğinin kas iskelet sistemi
[0:28:30.919] üzerindeki etkilerinden söz ediyoruz. Çünkü unutmayın östrojen aslında bir
[0:28:35.679] cinsiyet hormonu değildir. Biz ona kadınlık hormonu, testosterona da
[0:28:40.640] erkeklik hormonu diyoruz ama bu tam olarak doğru değil. Kadınların da
[0:28:44.760] erkeklerin de hem östrojen hem testosteron hormonları var. Kadın
[0:28:49.240] vücudunda östrojenin bağlandığı reseptörler bulunur. Yani hücrelerin
[0:28:53.600] üzerinde östrojenin yerleşip etkisini gösterdiği özel bölgeler. Bu reseptörler
[0:28:59.559] beyin, kalp, akciğer ve kas iskelet sistemi gibi birçok yerde
[0:29:04.960] bulunur. Kadınlar bana gelip diyordu ki, "Omzum hareket etmiyor. Tüm vücudum
[0:29:11.600] ağrıyor. Dizlerim hiçbir sebep yokken çok ağrıyor. Şimdi düşün bir doktora
[0:29:18.000] gidip 7 tane farklı şikayet sıraladığında o kısa muayene süresinde
[0:29:23.880] hepsini tek tek ele almak zaten mümkün olmuyor. Ben bu konuyu düşünmeye
[0:29:30.960] başladıkça şunu fark ettim. Östrojen vücudun her yerinde etkili. Beyinde,
[0:29:37.360] kalpte, akciğerlerde, kas iskelet sisteminde her dokuda östrojenin
[0:29:43.240] bağlandığı reseptörler var. Ve aslında tam 70 yıldır bunu biliyoruz. 50 yaş
[0:29:48.880] üstü kadınlarda artrit daha sık görülüyor. Östrojen kaybıyla gelen
[0:29:53.200] yaygın vücut ağrıları yani artralji yine uzun süredir biliniyor. Donmuş omuz
[0:29:58.679] denen durumun dört aşaması isa 2011'den beri tıp literatüründe yer alıyor. Ama
[0:30:04.720] tüm bu semptomları birleştiren bir tanım eksikti. Kadınların bunları doktora
[0:30:09.159] anlatabilmesi için bir isme ihtiyaç vardı. Ben de bu tabloyu toparlayıp
[0:30:13.840] menopozun kas iskelet sistemi sendromu olarak adlandırdım. ve yayınladım. Ama
[0:30:19.360] tabii östrojen eksikliğiyle ağrı yaşanması altta yapısal bir problem
[0:30:23.840] olmadığı anlamına gelmiyor. Yani aynı anda hem östrojen eksikliği olabilir hem
[0:30:28.640] de gerçekten omuzda yırtık, donmuş omuz gibi fiziksel bir sorun olabilir.
[0:30:33.559] Makalede bahsettiğim şey şu: Kadınlar vücut ağrılarıyla doktora gidiyor ama
[0:30:38.200] görüntüleme tetkiklerinde, röntgende, MR'da %41 oranında hiçbir yapısal
[0:30:44.159] bozukluk çıkmıyor. Yani başka bir açıklama olmalı ve ben o açıklamanın
[0:30:49.080] östrojen eksikliği olmal madem artık menopoz ve östrojen konusunu açtık.
[0:30:53.399] Bence bunu biraz daha derinleştirmeye fazlasıyla değer. Ayık kafaya senin gibi
[0:30:59.240] kadın hormonlarına odaklanan doktorlar geldiğinde hep şunu soruyorum. Hadi gel
[0:31:05.919] şu eski çalışmayı tekrar açıklığa kavuşturalım. Hani yıllar önce yapılmış
[0:31:11.039] ve insanları ciddi şekilde korkutmuş olan bugün hala yaşıtlarım ki ben Ekimde
[0:31:17.360] 54 olacağım. Hala gelip bana ama östrojen kullanmak istemiyorum kanser
[0:31:23.240] yapıyor diyorlar. Daha bugün kuzenim aradı ve aynısını söyledi. Dedim ki
[0:31:28.639] aklını mı kaçırdın? Ama bence artık bu yanlış bilgiyi sen ortadan
[0:31:33.200] kaldırmalısın. Gerçekleri bir de senden duysunlar.
[0:31:38.080] Senin bahsettiğin şey 2002 yılında yayınlanan bir çalışmayla ilgili ama
[0:31:43.159] önce şunu vurgulamak istiyorum. 2002'den önce menopoz hormon tedavisi yani
[0:31:48.600] östrojen, progesteron, testosteron son derece yaygındı. Çoğu kadın doğum uzmanı
[0:31:54.639] bu tedavileri reçete etmeyi çok iyi bilirdi. Çok olağandı. Ama sonra 2012'de
[0:32:00.679] Amerika'da hala devam eden büyük bir araştırma grubu olan Women's Health
[0:32:05.120] Initiative, kadın Sağlığı Girişimi tarafından bir çalışma yayınlandı. Bu
[0:32:09.799] araştırma hala sürüyor ve halen 78 ile 100 yaş arası 42.000 kadın izlenmeye
[0:32:14.919] devam ediliyor. Çalışma aslında kardiyovasküler hastalıkları incelemek
[0:32:19.840] için yapılmıştı ama 2002 yılında verileri
[0:32:24.360] değerlendirdiklerinde meme kanseri ile ilgili bir soru da gündeme geldi.
[0:32:28.720] Women's Health Initiative 2002'de kendi verilerinin analizini yayınladı ve
[0:32:34.519] östrojen kullanan kadınlarda meme kanseri riskinin arttığını gösterdi ve
[0:32:39.960] şimdi izleyicilere sesleniyorum. Sakın podcast'i kapatmayın. Abu veriler
[0:32:45.480] orijinal çalışmayı yapan araştırmacıların çoğu tarafından da
[0:32:48.600] dahil olmak üzere tamamen çürütüldü ve şimdi size verileri vereceğim. Bu
[0:32:52.840] verilerin hikayenin sonu olmamasının sebebi o çalışmadaki kadınların çoğunun
[0:32:56.760] yaşının ileri olmasıydı. Çoğu 60'lı yaşlarının ortalarındaydı veya daha
[0:33:01.000] büyüktü. Birinci sebep bu. İkincisi onlara çalışma grubuna konjüge östrojen
[0:33:06.880] yani biyolojik olarak özdeş olmayan at idrarından elde edilen sentetik bir
[0:33:12.279] östrojen formu verilmişti. Ve yine ikinci olarak işte
[0:33:17.000] veriler kontrol grubunda yani hiçbir östrojen almayan kadınlarda meme kanseri
[0:33:23.720] teşhisi oranı 1000 kadının sadece üçünde görüldü. binde3. Ve unutmayın ben bir
[0:33:31.000] meme kanseri hemşiresiyim. Bunu küçümsemiyorum ama bu veriye dikkat
[0:33:36.120] edin. Östrojen verilen çalışma grubunda ise meme kanseri teşhisi oranı bind
[0:33:43.559] 3.8'e çıktı. Yani östrojen kullanımı ile kullanılmaması arasındaki fark
[0:33:51.240] binde0. kişi yani binde bir bile olmayan çok küçük bir fark.
[0:33:58.360] Bundan dolayı tüm bir baby boomer kuşağı yani Dünya Savaşı sonrası
[0:34:07.359] 1946-1964 arası doğan kuşak olan baby boomer nesli kadınlara östrojen
[0:34:13.560] verilmedi. Aynı kadınlar şimdi acil servise kalça kırıklarıyla menopoz
[0:34:19.679] kaynaklı jinekolojik ve ürer sorunlarla geliyor. Yani idrar kaçırma ve mesane
[0:34:26.399] enfeksiyonları, kalp problemleri ve demansla mücadele ediyorlar. Bunun bir
[0:34:32.359] kısmı da onlara östrojen alma seçeneği sunulmadığı için. Ama işin aslı şu: Meme
[0:34:39.200] kanseri teşhisinde binde 0,8'lik bir artış olmuş. Ancak meme kanserinden ölüm
[0:34:46.399] oranında hiçbir artış yok.
[0:34:51.079] İşte insanların bu kadar korkmasının sebebi bu çalışma. Hatta öyle bir
[0:34:57.480] efsaneye dönüştü ki senin akrabanın yaptığı gibi yorumlar duymaya
[0:35:05.599] başladık. Maalesef pek çok insan aynı şekilde
[0:35:10.240] düşünüyor ve benim de tüm çabam bu. İnsanları bu konuda bilgilendirmeye
[0:35:14.400] çalışıyorum. Dinleyicilerim kadın konularında özel bir podcast serisi
[0:35:19.960] istedi. Bu yüzden seni de o listeye eklemeye hemen karar verdim ve bu
[0:35:25.880] podcasti Türkçeye de çeviriyorum. Böylece İngilizce bilmeyenler de rahatça
[0:35:34.200] dinleyebilecek. Doktor Wright, evet. Bak sen de insanların ne kadar korktuğunu,
[0:35:39.160] dehşete kapıldığını biliyorsun. Aslında amacım da buydu. İnsanların harekete
[0:35:44.400] geçmesini sağlamak. Sen de insanları motive etmekte özellikle kadınlar ve
[0:35:50.280] erkekler için güç antrenmanlarının önemini göstermek konusunda gerçekten
[0:35:55.720] harikasın. Kadınlara cesaret vermek için büyük çaba harcıyorsun. Bugün hayatımda
[0:36:02.920] ilk kez annemle ilgili bir şey yaşadım. Çünkü annem evde hala Jane Fonda
[0:36:09.200] egzersizlerini yapıyor. Çok aktif. sık sık seyahat ediyor. Ama ağırlık
[0:36:15.440] çalışması dediğimizde herkeste garip bir korku oluyor. Mesela kaslarımı görünce
[0:36:22.400] bu ne böyle? Ne kadar kaslısın, ne gerek var diye tepkiler veriyor. Bugün annem
[0:36:29.280] ilk defa dedi ki, "Tamam biliyorum. Ağırlık antrenmanı yapın." diyorlar. Ve
[0:36:34.920] sonra evet o zıplama hareketini de duydum." dedi. Dedim ki, "Anne, harika
[0:36:41.599] seni bir cime'e götüreyim. Neyse şimdi de genç kadınları bu konuda biraz
[0:36:46.240] aydınlatalım isterim. Çünkü incecikler bense kaslarım yüzünden artık küçük
[0:36:51.319] beden kıyafetlerime sığamıyorum." Ama seni dinleyince kendi kendime dedim ki
[0:36:56.200] ne olursa olsun zayıf olmaktansa sağlıklı olmayı tercih ederim. Peki sen
[0:37:01.119] ne önerirsin? Nereden başlamalı? Ne yapmalı?
[0:37:04.599] Ayık kafa izleyicilerine iki konuda challenge meydan okuma yapmak istiyorum.
[0:37:08.680] Sonra da sana kendi önerimi anlatacağım. Onlara iki şey sormak istiyorum.
[0:37:13.680] Birincisi, eğer her gün sağlığına yatırım yapmıyorsan kendine şu soruyu
[0:37:18.680] sor. Gerçekten nasıl hissetmek istiyorum? Sadece idare eder çoğu şeyi
[0:37:25.760] yapabiliyorum mu demek istiyorsun? Yoksa gerçekten enerjik canlı mı hissetmek
[0:37:30.680] istiyorsun? Güçlü hissediyor musun? Açıkça söylemek
[0:37:36.440] gerekirse istediğin zaman istediğini yapabileceğine inanıyor musun? 20
[0:37:42.400] yaşındaysan muhtemelen evet. Eğer 40 50 60'ındaysan belki artık
[0:37:48.880] eskisi gibi hissetmiyorsundur. Peki sana sormak istiyorum. Böyle hissetmek
[0:37:52.400] istemez misin? Her gün kendine yatırım yapacak kadar güçlü olmak istemez misin?
[0:37:58.119] İkinci sorum da mobilitesine yatırım yapanlar için belki Jane Fonda
[0:38:02.319] egzersizleri yapıyorsunuzdur ki ona minnettarız. Sonuçta bir egzersiz
[0:38:06.680] devrimi başlattı ama artık biz bu işi biraz daha farklı yapıyoruz. Ama
[0:38:12.040] sağlığına dikkat edenler için soru şu olur. Hedefiniz nedir?
[0:38:18.520] Eğer amacın sürekli ağrılı olmak, spor salonunda çok vakit geçirip hiç sonuç
[0:38:24.640] alamamaksa o zaman her gün orta seviyede egzersiz yapmaya devam et ve sonunda
[0:38:31.160] aşırı kullanımdan dolayı bir ortopedi doktorunun kapısını
[0:38:38.240] çal. Ama eğer güçlü yaşlanmak, zinde kalmak ve zihnen canlı hissetmek
[0:38:44.480] istiyorsan sana şunu öneririm. Çünkü neredeyse 40 yıldır insanlara
[0:38:51.640] bakarken öğrendiğim bir şey var. Kendine her gün sağlık için yatırım yapmaya
[0:38:57.200] değer olduğuna karar vermeden hiçbir şey değişmez. Kimse seni motive edemez.
[0:39:03.920] Sadece sen karar verirsin. İşte karar verdiğinde sana önerim şu: Bir, eğer hiç
[0:39:10.960] zamanın yoksa bile, günde sadece 30 dakikan varsa ağır kaldırarak biraz kas
[0:39:18.760] kütlesi kazan. Büyük kaslarımız olsun
[0:39:22.240] istemiyoruz diye düşündüğü için kadınlara genellikle verilen o minicik
[0:39:25.560] pembe ağırlıkları artık kenara koyun. Merak etme, vücut geliştirici
[0:39:29.359] olmayacaksın. Kaslarına her gün yatırım yaparak alacağın sonuç ise fit, sıkı ve
[0:39:33.880] güçlü bir vücut olacak. Güçlü olacaksın. Spen'ınızdan
[0:39:38.160] kurtulabilirsiniz. Spen Türkiye'de yaygın mı bilmiyorum ama her yeri sıkan
[0:39:43.280] şu elastik giysiler. Spenks'in mujidi Sarah
[0:39:47.240] Blakley'yi çok severim. Ona bayılıyorum. Bence o harika biri. Ama dinleyin, eğer
[0:39:51.280] spor salonunda ağırlık kaldırabiliyorsam ve kendimi spanks benzeri bir korse
[0:39:54.960] içine sıkıştırmak zorunda kalmıyorsam bu çok daha iyidir. Ya ya de birincisi ağır
[0:40:01.319] ağırlık kaldırın. İkincisi aerobik egzersizlerinizi iki uçta yapmanızı
[0:40:06.000] öneriyorum. Biri yürüyüş gibi hafif tempo, diğeri ise maksimum kalp atış
[0:40:10.720] hızınıza yakın yüksek yoğunluklu egzersiz. Yürüyüş ise metabolizmanız
[0:40:15.800] için harikadır. Mitokondrileriniz için harika. longevity için harikadır. En
[0:40:20.960] yüksek kalp atış hızı kas kök hücrelerinizi uyarmak, kas yapmak ve
[0:40:25.079] metabolizmanızı hızlandırmak için çok önemli. İşte aerobik egzersizde bu iki
[0:40:29.800] uç önemli. Ya hafif tempoda yürüyüş ya da maksimum kalp atış hızına yakın
[0:40:34.280] yoğunlukta egzersiz. Ortadaki ne çok zorlayan ne de çok hafif olan orta
[0:40:38.760] şiddette egzersiz ise zaman kaybı olabilir ve sonuç vermeyebilir.
[0:40:42.800] Üçüncüsü, enflamasyonu azaltan yüksek proteinli beslenme. İnsanlardan büyük
[0:40:47.960] bir vitamin veya takviye yığını almalarını istemiyorum. Sadece
[0:40:51.480] beslenmelerindeki eksiklikleri tamamlamalarını öneriyorum. Kadınlar D
[0:40:55.839] vitamini seviyelerinin sağlıklı olduğundan emin olsunlar. Emilimi
[0:41:00.160] artırmak için D3 vitamini ile birlikte K2 vitamini alın. Kalsiyumu tercihen
[0:41:06.440] besinlerden almaya çalışın. Yiyeceklerden almak o kadar da zor
[0:41:10.760] değil. Magnezyum olarak ise uykuya da faydası olan 500 miligram ltreonate veya
[0:41:17.400] magnezyum glisinat öneriyorum. Ayrıca antioksidan ve enflamasyon için omega3
[0:41:23.920] yağ asitlerinizi alın. Bu temel takviyeleriniz varsa üzerine
[0:41:28.200] ekleyebileceğiniz pek çok başka destek de mevcut. Ben şahsen zombi hücreler
[0:41:33.000] için fisetin kullanıyorum. Enerji seviyem için ise nadiplus değil, vücudun
[0:41:38.160] nadiplus yapabilmesi için gereken enemn takviyesini alıyorum. Bu konuda
[0:41:42.520] tartışmalar var. Mesela Doktor YurtMn konusunda çok hevesli değil. Ve sonra
[0:41:48.200] mitokondrilerim için arkasında 15 yıllık araştırma olan urolitin ağ almaya
[0:41:54.040] başladım. Gördüğün gibi çok fazla şey almıyorum.
[0:41:58.480] Peki insanların kemik sağlığı ve kas sağlığı için yaptıkları beslenme
[0:42:03.599] hataları nelerdir? En başta yeterince kalori almamak.
[0:42:09.800] Yani vücuda hiç yapı taşı vermezsen kas nasıl yapacaksın ki değil mi? Kalori
[0:42:14.880] alman lazım ama sağlıksız kaloriler değil. Ben insanların ideal kilolarının
[0:42:20.400] her kilosu için 2 gram protein almalarını öneriyorum.
[0:42:24.720] Yakınlarda bir New York Times yazarı bana challenge yaptı.
[0:42:28.920] 0.36 ile 0.83 gram arasında protein öneren veriler varmış kilo başına. Ama
[0:42:36.119] bak ben bir doktorum. Kimse o matematiği yapmaz.
[0:42:40.400] Gerçekten insanları yeterince protein yemeye ikna etmek bile zorken bu yüzden
[0:42:45.319] ideal kiloya göre günde 2 gram protein almalarını öneriyorum. Çünkü herkes
[0:42:50.079] proteinin tamamını sindiremeyebiliyor ama yine de kas yapmak için yeterince
[0:42:54.319] almış olalım diye. Yani protein çok önemli. Protein hangi formda olursa
[0:42:59.119] olsun sindirebildiğin en kaliteli halde olmalı. Kaliteyi, kas yapımını
[0:43:03.960] tetikleyen temel amino asitlerden biri olan lösin içeriği belirler. İşte bu
[0:43:09.440] yüzden protein çok önemli. Karbonhidratlara tamamen karşı değilim.
[0:43:13.800] Sadece sağlıksız, işlenmiş ve kan şekerini hızlı yükselten
[0:43:18.079] karbonhidratları tercih etmemelisin. Tabii bu profesyonel sporcu değilsen ve
[0:43:23.400] hızlı enerjiye ihtiyacın yoksa geçerli. Çünkü çoğumuz böyle değiliz. Kadınların
[0:43:29.280] günde 25 ila 30 gram arasında lif almasını tavsiye ediyorum. Bu da
[0:43:34.559] kompleks karbonhidratları içeriyor. İstersen ne yediğimi örnek verebilirim
[0:43:39.240] sana. Yağlarda ise avokado yağı veya sızma zeytinyağı gibi kaliteli yağları
[0:43:44.920] tercih edelim. Yani beslenme konusunda aslında atomu parçalamıyoruz. O kadar
[0:43:49.800] komplike değil. Önemli olan makro besin dengesi. Ama gördüğüm şu ki çoğu kadın
[0:43:54.520] birincisi yeterince yemiyor. İkincisi ise ne yediğinden habersiz. İlk olarak
[0:44:00.160] insanlardan haftanın birkaç günü yedikleri yemekleri yazmalarını, hafta
[0:44:04.920] sonu da birkaç gün bunu takip etmelerini isterim. Çünkü vücuduna ne aldığını
[0:44:09.880] bilmek bile yaptığın şeyleri etkiler. Ben işte bu şekilde yaklaşıyorum. Güç
[0:44:15.280] antrenmanıyla kaslar kemikleri nasıl destekler? Kemiklerin sadece kasları
[0:44:19.920] taşımadığı, aynı zamanda aralarındaki iletişim ile destek olduğu biliniyor.
[0:44:24.520] Ama sen ilginç bir benzetme yapıyorsun. Kaslar ve kemiklerin kuzen gibi olduğunu
[0:44:29.359] söylüyorsun. Bunu biraz önce bunu söylememin nedeni kas iskelet sistemi
[0:44:32.839] hakkında konuştuğumuzda kas iskelet sisteminin tüm dokuları ortak bir kök
[0:44:37.480] hücreden mezenkimal kök hücreden geliyor olması yani tüm kas iskelet dokusunu
[0:44:43.119] oluşturma potansiyeline sahip bir kök hücre var ve kemik o kök hücreden
[0:44:48.280] kastan, tendondan, bağdan, yağdan, disklerden, omurlarınızdaki disklerden
[0:44:53.359] elde edilir. Yani kuzen olduklarını
[0:44:56.760] söylüyorum çünkü ortak bir atadan geliyorlar. Dolayısıyla ortak bir dil
[0:45:02.599] konuşurlar. Yani sadece kemik, kas ve tüm bu dokular hormon üreterek
[0:45:08.119] birbirleriyle iletişim kurmakla kalmazlar. yağ leptin üretir. Bu da kas
[0:45:13.200] ve kemiği etkiler. Kemik yağ ve kası etkileyen osteokalin üretir. Kas hem
[0:45:19.599] kası hem de kemiği etkileyen irisin ve kloto adlı maddeleri üretir. Böylece
[0:45:24.880] herkesin anladığı ortak bir dil konuşulmuş olur. Senin soruna gelince
[0:45:30.200] kas yapmak kemikleri nasıl güçlendirir? Bunun nedeni kemiklerin biyomekanik
[0:45:36.480] uyarıları biyokimyasal sinyallere dönüştürerek kemik yapımını
[0:45:42.319] sağlamasıdır. İşte böyle oluyor. Almanya'da Wolf adında bir bilim
[0:45:49.319] insanı var. O kemiklere gelen darbe ya da kasların kemiklere uyguladığı stresin
[0:45:56.680] kemikte yaşayan ve kemikte sıkışmış bir hücre olan osteositler tarafından nasıl
[0:46:03.800] algılandığını açıklamış. Osteositler bu biyomekanik
[0:46:08.800] uyarıyı alıp biyokimyasal mesajlara dönüştürerek kemik yapan hücre olan
[0:46:16.040] osteoblastlara iletirler. Yani hey osteoblast buraya daha fazla kemik ve
[0:46:22.680] güç lazım. Daha sağlam kemik yap derler. Kas kemiğe bağlıdır. Eğer ön
[0:46:30.559] kolumun bu kısmı kemik, kolumun beyaz kısmı kasımsa elimde tendonumdur. Kemiğe
[0:46:36.040] bağlıdır. Kas her kasıldığında ve kemiği çektiğinde osteosit adı verilen
[0:46:41.559] kemikteki hücreye bir biyomekanik sinyal var. daha fazla kemik yapmam lazım
[0:46:47.359] mesajı gönderir. İşte kaslar böylece daha sağlam kemik yapımına katkıda
[0:46:53.119] bulunur. Ayrıca şöyle bir şey de söylüyorsun. Eğer kemiklerinizin bir
[0:46:58.240] kısmını diyelim ki ayak bileklerinizi ya da kolunuzu
[0:47:02.559] kullanmazsanız vücudun geri kalanı oradaki mineralleri alıp başka bir yere
[0:47:07.960] göndermeye başlıyor. Peki tüm kemik yapımızı nasıl
[0:47:13.599] kullanabiliriz? Benim ilk aklıma gelen soru bu oldu
[0:47:19.400] mesela. Ardından da ağırlık kaldırmanın dışında bunu tersine çevirmek için özel
[0:47:25.440] hareketler ya da antrenman tarzları var mı? Çünkü öncelik evet hiç osteopeni ya
[0:47:32.040] da osteoporoz yaşamamak ama asıl önemli olan şu eğer varsa bunu nasıl tersine
[0:47:38.760] çevirebiliriz? Yani daha iyi kemik oluşturmak ya da kemiği korumak için
[0:47:43.200] birçok yol var. Beslenme hakkında konuştuk, kas geliştirme hakkında
[0:47:47.720] konuştuk. Yeni kitabım Unbreakable'da tüm egzersiz rutinlerime eklediğim bir
[0:47:52.160] şeyi paylaşıyorum. Egzersiz reçetemi face yöntemiyle anlatıyorum. Bu da şu:
[0:47:56.559] Flexibility and mobility yani esneklik ve hareket kabiliyeti. Aerobik yani
[0:48:01.319] aerobik exerci, carrying a load, ağırlık kaldırma, equilibrium and foot speed. O
[0:48:06.400] da denge ve adım hızı. Yani ilk özellik olan esneklik ve eklem hareketliliği
[0:48:11.720] daha iyi hareket etmemize, aerobik egzersizler yapmamıza ve yük taşımamıza
[0:48:17.240] yardımcı olur. Ama dengeye gelince ki bu basitçe vücudu dengede tutabilme
[0:48:21.720] yetisidir. Örneğin tek ayak üzerinde durabilmek gibi. Yakın zamanda Instagram
[0:48:25.839] hesabımda tüm dünyaya yönelik bir denge challenge'ı paylaştım. Dik durmamızı ve
[0:48:31.040] düşmeden ayakta kalmamızı sağlayan nöromüsküler yolları yeniden eğitmek çok
[0:48:36.240] önemlidir. Çünkü genelde önce düşeriz, sonra bir yerimiz kırılır. Yani
[0:48:41.240] düşmeleri önleyebilirsek bu birinci ve en önemli şeydir. İkincisi ise adım
[0:48:46.800] hızı. Yaşlandıkça hızlı kasılan kas liflerimizi yani tip 2 kas liflerini
[0:48:53.000] kaybederiz. Bu da bizi yavaşlatır. Çevikliğimi yeniden kazanmak istiyorsam
[0:48:58.559] çantama takılıp düşmemek, sokakta sendelememek, dengemi kaybetmemek için
[0:49:03.839] bunu çalıştırabilirim. Neticede hepsi bir bir videomda bunu izledim ve kendim
[0:49:09.160] de denemek için ayağımla yere böyle hafifçe vurmaya çalıştım. Evet.
[0:49:13.119] Göründüğü kadar kolay değil, değil mi? Evet. Çünkü beyninizin devreye girmesi
[0:49:19.319] gerekiyor. İşte bu da sıçrama çevikliği ile ilgili. Ancak internette sık sık
[0:49:24.440] şöyle yorumlar alıyorum. Dizimiz ağrıyor. Sizin dediğiniz gibi
[0:49:28.319] zıplayamıyorum gibi. Böyle durumlarda kemik yapımını destekleyen çeşitli
[0:49:33.440] cihazlar var. Mesela Powerplate diye büyük bir titreşimli platform var.
[0:49:38.680] Yapılan araştırmalar bunun sadece kas yapmaya değil aynı zamanda bel
[0:49:43.160] omurganızdaki kemikleri güçlendirmeye de yardımcı olduğunu gösteriyor. Yani böyle
[0:49:48.040] bir alternatif de mevcut. NASA astronotları uzay istasyonundan geri
[0:49:53.839] getirirken mini trampolinler, ip atlama ve basit sıçrama egzersizleri
[0:49:59.920] kullanıyor. Yani öyle çok karmaşık şeylere gerek yok.
[0:50:05.480] Tüm bu yöntemler ilaçlara başlamadan önce kemik yapısını güçlendirmeye
[0:50:10.160] yardımcı olur. İlaçlar çoğu zaman en ideal çözüm olmuyor ama tabii bazen
[0:50:15.880] çaresizlikten dolayı kullanmak gerekiyor. Omurga kemiklerindeki
[0:50:20.319] osteoporozla ilgili olarak biraz da kendimden bahsedeceğim ama eminim bu
[0:50:26.000] sorunla mücadele eden çok fazla insan var. Bana göre, en azından benim
[0:50:31.359] deneyimime göre egzersiz o bölgedeki kemik yapısını yeniden güçlendirmede pek
[0:50:37.400] etkili değil gibi görünüyor. Bu kemiklere uyguladığınız kuvvete bağlı.
[0:50:42.520] Paraspinal kaslar çok küçük olduğu için onlardan güçlü bir çekiş beklemek
[0:50:48.720] zor. Omurgaya binen aksiyel yük çok hareket edip sert zıpladığınızda ve
[0:50:54.119] kemiklerinize darbeler geldiğinde omur gövdeniz tarafından hissedilir. Ancak
[0:50:59.760] bunu yapamıyorsanız titreşimli plakalar kemiğinize titreşim göndermenin iyi bir
[0:51:05.880] yoludur. Amerika'da FDA tarafından yeni onaylanmış bir ürün var. Adı Osteoboost.
[0:51:13.200] Görünüşü yürüyüş yaparken takılan küçük bel çantalarına
[0:51:19.079] benziyor. Yaklaşık bu büyüklükte bel bölgesine yerleştiriliyor ve titreşim
[0:51:25.720] üretiyor. Henüz güçlü veriler olmasa da bazı ön çalışmalar omurga kemik
[0:51:32.079] yoğunluğunu artırabileceğini
[0:51:36.160] gösteriyor. Açıkçası sağlam kemiklere sahip olmanın en iyi yolu onları gençken
[0:51:41.480] inşa etmektir. Yaşlandıkça da az önce bahsettiğim yaşam tarzı değişikliklerini
[0:51:46.359] uygulamak gerekir. Ama tabii henüz konuşmadığımız bir konu var. Hormonların
[0:51:51.200] optimal hale gelmesi. Kemikleriniz zayıflamadan önce harekete geçmeli ve
[0:51:56.920] hormon tedavisi alıp almayacağınıza karar vermelisiniz. Çünkü bu tedavi
[0:52:02.559] kemik yapımından sorumlu osteoblastlar üzerinde son derece etkili bir şekilde
[0:52:07.720] çalışır. Bu kararı da korkulara değil bilimsel verilere dayanarak
[0:52:13.520] vermelisiniz. Ben her zaman insanlara şunu söylüyorum. Eğer veriye dayalı
[0:52:17.520] düşünen biriyseniz tüm çalışmaları görmek ve derinlemesine bir analiz
[0:52:20.920] yapmak istiyorsanız estrogen Matters yani Östrojen Önemlidir kitabını okuyun.
[0:52:25.480] Kitap Carol Taveras ve Avram Blooming tarafından yazıldı ve dünyadaki
[0:52:30.440] östrojenle ilgili verileri hormon tedavisinin risklerini ve faydalarını
[0:52:35.720] ele alıyor. Okuyun, kendiniz görün ve kemiklerinizle ilgili endişeniz varsa bu
[0:52:42.040] tedaviye başlayıp başlamama kararını ona göre gibi ölçümler olmadan bir kişinin
[0:52:47.240] osteopeni ya da osteoporoza doğru ilerlediğini gösteren erken veya hafif
[0:52:51.920] belirtiler var. Evet. Değerlendirilmesi gereken birçok risk faktörü var ama en
[0:52:56.720] kolay fark edilen ve görsel olanlardan biri şu: Annem kısalıyor
[0:53:02.559] mu? Bazı osteoporoz türlerinin kalıtsal olduğunu biliyoruz. Bu yüzden anneniz
[0:53:07.799] daha önce 1.64ken şimdi çenenize kadar iniyorsa yani boyu kısalıyorsa bu önemli
[0:53:13.359] bir işarettir. İkinci olarak sizin boyunuz kısalıyor mu? Eskiden daha uzun
[0:53:18.359] muydunuz ve şimdi kısalmaya mı başladınız? Üçüncüsü, 20 yaşından sonra
[0:53:23.760] kırık geçirdiniz mi? Burada araba kazası gibi yüksek travmalı kırıklar değil.
[0:53:29.000] Mesela bir basamaktan düşmek, ayağınızın takılması ya da sadece dans ederken
[0:53:34.640] kemiğin kırılması gibi hafif travmaları kastediyorum. 20 yaşından sonraki
[0:53:39.760] kırıklar gelecekte oluşabilecek kırıkların en önemli işaretlerinden
[0:53:44.839] biridir. Kendinize şu soruyu sorun. Genç bir kadınken aylarca regl olmadığım oldu
[0:53:51.280] mu acaba? Hmon dengem yeterli olmadığı için regl görememiş
[0:53:56.960] miydim? Bu bir risk olabilir. Kemik kaybına neden olan yüksek doz steroid
[0:54:02.839] kullanımı gerektiren astım gibi bir hastalığınız oldu mu? Ya da otoimmün bir
[0:54:08.680] hastalığınız var mı? Sigara içiyor muydunuz? Ya da elektronik sigara mı
[0:54:13.720] kullandınız? Tamam kabul. Amerika'da bu konuda hala yapacak çok işimiz var ama
[0:54:17.880] Avrupa'ya gittiğimde genç kadınlar hala inanılmaz çok sigara içiyorlar.
[0:54:24.440] Sigara dumanı ne yapar? Yani nikotin sigara dumanındaki kimyasallar kemik
[0:54:29.920] oluşumunu engeller. Yani sigara dumanı çok zararlı. sadece kemik yapımını değil
[0:54:36.760] kırıkların iyileşmesini de olumsuz etkiliyor. Hatta bazı omurga cerrahları
[0:54:42.880] özellikle Amerika'da dünyadaki diğer cerrahlarla iletişimim olmadığı için
[0:54:48.160] kesin bilmiyorum sigara içen hastalara ameliyat yapmıyorlar. Çünkü sigara kemik
[0:54:52.960] iyileşmesini ciddi şekilde engelliyor. Yani bunlar kendi kendinize
[0:54:58.119] değerlendirebileceğiniz risk faktörleri. Annem kısalıyor mu? Benim boyum
[0:55:02.599] kısalıyor mu? Kemiğim kırıldı mı? Prednizon almak zorunda kaldın mı?
[0:55:07.520] Bunların hepsi hakkında bilgin var mı? Gerçekten tüm bu bilgileri
[0:55:13.640] paylaştığımız için çok mutluyum. Ayrıca bildiğim kadarıyla sen de insanlara
[0:55:18.839] erken yaşlarda DEXA taraması yaptırmalarını tavsiye ediyorsun.
[0:55:26.079] DEXA tarama ücretleri genellikle karşılanmıyor. Mesela Amerika'da 65
[0:55:31.359] yaşına kadar, Avustralya'da ise 70 yaşına kadar karşılanmıyor. Ki bu çok
[0:55:37.039] saçma. Çünkü o zamana kadar durumu kontrol altına almak çok zor oluyor.
[0:55:42.039] Bence her genç kadın 30 yaşına geldiğinde kemik kütlesinin zirvesini
[0:55:46.880] görmeli. Çünkü 30 yaşında yaptıracağınız bir deksa ya da rem taramasıyla kemik
[0:55:52.799] kalitenizi öğrenirseniz östrojen seviyeniz düşene kadar yani
[0:55:59.640] önümüzdeki yaklaşık 10 yıl boyunca kemikleriniz için gerçekten faydalı
[0:56:04.000] çalışmalar yapma şansınız olur. Eğer 30 yaşında yaptıramazsanız 40 yaşında
[0:56:08.760] yaptırın. Çünkü menopoza girip perimenopozdan menopoza geçiş sürecinde
[0:56:12.799] 5 yıl içinde kemik yoğunluğumuzun %15 ila 20'sini kaybediyoruz. Bu da bizi çok
[0:56:18.920] geriye düşürüyor. O yüzden önceden önlem almak çok önemli. Yani 30-40 yaşlarında
[0:56:24.799] DEXA taraması yaptırmak önemli ve aslında maliyeti genellikle çok yüksek
[0:56:29.720] değil. Elbette bir ücret ödeniyor ama düşünün yeni bir çanta almak ya da her
[0:56:36.079] gün pahalı bir kafede kahve içmek için ne kadar para harcıyoruz? Ben insanlara
[0:56:42.039] kemik sağlıklarını öğrenmek için gereken parayı bir şekilde biriktirmeleri
[0:56:46.680] konusunda da challenge'lar yapıyorum. Peki, Ayık Kafa podcastin sonuna
[0:56:53.400] gelirken kadınlar ve erkekler için sadece gelişi güzel değil de gerçekten
[0:57:00.079] bilinçli ve planlı bir şekilde yapılacak haftalık bir antrenman rutini önerir
[0:57:09.920] misin? Evet. Bunu sorduğuna çok sevindim Esra. Unbreakable programının en güzel
[0:57:16.039] tarafı 6 haftalık bir antrenman planı sunması ve geliştirdiğim uygulamada da
[0:57:21.799] sürekli takip edilebilecek kapsamlı protokoller bulunması. Temel prensipler
[0:57:27.240] ise face kısaltmasına dayanıyor. Bunu şimdi tekrar edeceğim. Her hafta
[0:57:32.480] esneklik ve eklem hareketliliğine odaklanıyoruz. Hatta her gün dinamik
[0:57:37.200] ısınma yaparak eklemlerimizi tam hareket aralığında çalıştırabiliriz. Bu çok
[0:57:41.760] zaman almaz. Aerobik olarak haftada 3 saat düşük nabızda temel antrenman
[0:57:47.559] yapmanızı öneriyoruz. Mesela günde 45 dakika yürüyüş yaparak hem adım sayınızı
[0:57:54.079] artırabilir hem de bu sürede yaklaşık 5-6 km
[0:57:59.160] yürüyebilirsiniz. Bu yürüyüş günlük hayatınızdaki adımlarla birlikte
[0:58:03.559] toplamda 8 ila 10.000 adım yapmanızı sağlar. Ayrıca haftada iki kez kalp atış
[0:58:10.359] hızımızı yükseltelim. Bunun illa koşu olması gerekmez. Merdiven inip çıkmak
[0:58:15.960] olabilir. Bisiklete binmek olabilir. Kürek çekme makinesinde çalışmak
[0:58:20.640] olabilir. İşte bu aerobik kısmı. Üçüncüsü mutlaka ağırlık
[0:58:26.200] kaldırmalısınız. Haftada en az iki kere tercihen dör kere. Ayrıca bu çok uzun
[0:58:31.400] sürmek zorunda değil. Ben kendi antrenmanımı 30 ila 45 dakikada
[0:58:35.160] tamamlıyorum. JJ Virgin ile podcast yaptığımda onun yaklaşımı şuydu.
[0:58:40.280] Gerçekten büyük kas gruplarınızı çalıştırmanız lazım. Sadece biceps curl
[0:58:44.920] yapmak pek işe yaramaz. Evet. Şimdi size bunu biraz detaylandırayım.
[0:58:49.160] Bu işin temeli ağırlık kaldırma güç antrenmanıdır. Yani powerlifting
[0:58:55.480] hareketleridir. Temel olarak üst vücut ile itme ve çekme hareketleri, alt vücut
[0:59:01.240] dala da itme ve çekme hareketleri yapılır. Bu da demek oluyor ki alt vücut
[0:59:06.799] için itme ve çekme hareketleri squat ve deadlift'tir. Üst vücutta ise bench
[0:59:13.680] press çekiş hareketi. İşte bunlar ağır kaldırdığınız temel hareketlerdir. Bu
[0:59:20.359] hareketleri desteklemek için tek kaslı hareketler yaparsınız. Çünkü bu temel
[0:59:26.200] hareketler çok eklemli ve birçok kas grubunu çalıştırır ve denge
[0:59:30.880] gerektirir. Diyelim ki bench press yapıyorum. Çok kaslı, çok eklemli ve
[0:59:35.920] oldukça ağır bir hareket. Daha önce konuştuğumuz gibi 4 set. Her sette dört
[0:59:40.880] tekrar. Bunu desteklemek için tek kaslı hareketler yaparım. biceps, triceps,
[0:59:46.599] latisimus, deltoid, kürek çekme gibi. Bunları da genellikle 8 tekrar 4 set
[0:59:52.400] şeklinde öneriyorum. Yani güç antrenmanında ağır kaldırmalıyız.
[0:59:56.559] Destekleyici hareketlerde ise biraz daha hafif ama yine de 20 30 tekrar değil.
[1:00:02.240] Kadınlar için genelde 8 tekrar civarında. Benim ağırlık antrenmanı
[1:00:06.760] reçetem böyle. Son olarak F, A, C ve E prensiplerinden bahsettik. Her gün vücut
[1:00:13.359] dengenizi kurmayı unutmayın. Mesela dişlerinizi fırçalarken tek ayak
[1:00:18.280] üzerinde durarak denge pratiği yapabilirsiniz. Geçenlerde dünyaya
[1:00:23.000] balance reach hareketini öğrettim. Bu tek bacak üzerinde durarak dengeyi
[1:00:27.880] yeniden kazanmanın bir yolu. Seni seyrettikten sonra denedim. Dişlerimi
[1:00:32.599] fırçalarken önce bir bacağımı sonra diğerini kaldırdım ve bir tarafım
[1:00:38.039] diğerinden daha dengeliydi. Harikasın. Ama güzel olan şu ki bunu
[1:00:43.520] tekrar geliştirebilirsin. Evet. Ve sen çok pratik tavsiyeler veriyorsun.
[1:00:48.280] İzleyenlere kesinlikle senin Instagram hesabına bakmalarını
[1:00:53.039] öneriyorum. Çünkü her gün mutlaka bir şeyler paylaşıyorsun. Ayrıca diğer
[1:00:58.880] podcastlerde paylaştığın bilgileri de repost ediyorsun. Unbreakable kitabın
[1:01:04.799] yakında çıkıyor. Ben ön siparişimi verdim ve gerçekten harika bir kitap
[1:01:11.079] olacak gibi duruyor. Evet. Bence harika olacak. Her şeyi tek
[1:01:16.640] bir yerde topluyor. Unbreakable aslında diyor ki pek çok uzman ve yazar menopoz
[1:01:22.720] hakkında bize bilgi verdi ama şimdi ne olacak? Ne yapacağız?
[1:01:28.920] İşte bu kitap sana nasıl sarsılmaz bir yaşam tarzı oluşturacağını gösteriyor.
[1:01:34.160] Böylece güçlü kalabilir, uzun yaşayabilir ve gerçekten güçlü bir
[1:01:38.640] şekilde yaşlanabilirsin. 26 Ağustos'ta çıkıyor
[1:01:42.559] ve ön sipariş için tüm platformlarda mevcut. Her hafta salı Unbreakable Salı
[1:01:48.640] adıyla özel bir etkinlik yapıyoruz. Bazen hediyeler dağıtıyorum. Bazen özel
[1:01:54.240] oturumlar oluyor. İnsanlar buna Instagram'daki biyografimden kayıt
[1:01:58.680] olabilirler. Kesinlikle yapmalılar. Doktor Vonda, sana çok teşekkür ederim.
[1:02:03.480] Bu gerçekten paha biçilmez bir podcast oldu. Ayık kafaya zaman ayırman benim
[1:02:09.000] için çok değerli. Paylaştığım bilgilerse gerçekten çok ama çok önemli. Bu bölümün
[1:02:15.720] çok önemli ama çoğu zaman göz ardı edilen bu konuya odaklanmasını gerçekten
[1:02:20.920] istemiştim. Biliyorum ki bu ayık kafa
[1:02:24.160] izleyicilerimde büyük bir yankı uyandıracak. Zaman ayırdığın için tekrar
[1:02:28.000] çok teşekkür ederim. Benim için bir zevk Esra. Beni ağırladığın için teşekkürler.
*Transkript YouTube'dan alınmıştır.
"Ayık Kafa'nın her bölümünde sorum şu: Daha iyi bir yaşam nasıl mümkün?"
DR. ESRA ÇAVUŞOĞLU
Ceo & Co-founder