Menopoz Geçirgen Bağırsağa Neden Olur

Cynthia Thurlow

Ayık Kafa’nın 90. bölümünde Dr. Esra Çavuşoğlu, PhD’nin konuğu metabolik sağlık uzmanı, kayıtlı hemşire ve TEDx konuşmacısı Cynthia Thurlow. Dr. Çavuşoğlu, Cynthia ile perimenopoz ve menopozun bağırsak, metabolizma, bağışıklık, kemik sağlığı ve vajinal sağlık üzerindeki etkilerini konuşuyor.

A work team around the desk

Özet

Menopoza girince birden neden gaz, şişkinlik, kaygı, kilo artışı, uykusuzluk veya yeni gıda hassasiyetleri yaşıyoruz? Cynthia tüm bu soruların temel nedenlerini açıklıyor. Östrobolom, stres hormonlarının değişimi, kas kütlesinin önemi, GLP-1 ilaçları, doğru aralıklı oruç stratejileri ve çok daha fazlası podcast’te konuşulan konular arasında.

Cynthia Thurlow:
Web sitesi: https://www.cynthiathurlow.com/about
Instagram: https://www.instagram.com/cynthia_thurlow_/

T.C. İstanbul Gedik Üniversitesi’ne ne teşekkür ederiz. https://www.gedik.edu.tr/

00:00-03:56 Giriş. Cynthia Thurlow’un tanıtılması.
03:56-05:08 Menopozda bağırsak sağlığının önemi
05:08-07:42 Hormonlar yaşam boyunca kadın bağırsak florasını nasıl şekillendirir?
07:42-10:37 Esra Çavuşoğlu’nun “leaky gut” hikayesi ve menopoz bağlantısı
10:37-11:40 Östrojen düşüşü, stres dayanıklılığı ve otoimmün risk artışı 11:40-14:24 Progesteron azalması, kortizol, uyku ve kaygı
14:24-16:48 Estrobolom nedir? Östrojen geri dönüşümü nasıl olur?
16:48-20:45 Menopozda kilo artışı: kas kaybı, insülin direnci, metabolik değişim
20:45-22:20 Aralıklı oruç hataları: Yetersiz beslenme, tek öğün ve “bozulan metabolizma”
22:20-26:01 Protein ihtiyacı, ağırlık çalışması ve kadınlarda vücut kompozisyonu
26:01-29:39 GLP-1 ilaçları: Faydalar, riskler ve kas kaybı tehlikesi
29:39-33:40 Bağırsak-kemik ekseni: Mikrobiyom kemik sağlığını nasıl etkiler?
33:40-37:13 Vajinal mikrobiyom ve menopoz sonrası idrar yolu enfeksiyonu ve cinsel yolla bulaşan hastalık riskleri
37:13-44:19 Yaşam tarzı reseti: Uyku, stres, beslenme, enflamasyonu azaltma
44:19-47:42 Takviyeler: kreatin, magnezyum, D vitamini, lif
47:42-49:30 Peptitler: bağışıklık, bağırsak ve metabolik destek
49:30-50:35 Kadınlar için aralıklı oruç: Zamanlama, protein ve güvenli uygulama
50:35-54:58 Cynthia’nın yeni kitabı. Kapanış.

*UYARI*
Aylık Kafa’daki bilgiler ve beyanlar kişileri tanı ve tedaviye yönlendirme amacı taşımaz. Tanı ve tedaviye yönelik işlemlerinizi doktorunuza danışınız. İçeriklerde EMC Medya Yayıncılık Ticaret Ltd. Şti.’nin, araştırmacılarının, danışmanlarının ve yazarların / bilim insanlarının hazırladığı bilimsel çalışmalar ve kamuya açık yayınlardan derlemelerle elde edilen veriler, yalnızca bilgilendirme amacıyla paylaşılmaktadır. Yayınlarımızda tanı yahut tedaviye ilişkin sağlık beyanları yer almamaktadır.

Transkrİpt


[0:00:00.080] Kemiklerinizin sağlığı, bağırsaklarınızın sağlığına son derece

[0:00:03.480] bağlıdır. Mikrobiyom ile kemik hücreleri arasında sürekli bir karşılıklı iletişim

[0:00:08.000] vardır. Bu gerçekten çok önemli bir konu. Kendi deneyimini paylaştığın için

[0:00:12.160] çok mutluyum. Çünkü bu sadece senin ya da benim deneyimim değil, aynı zamanda

[0:00:16.119] birçok hastamda da gördüğüm bir durum. Kas [müzik] bir uzun ömür organıdır.

[0:00:20.199] İnsülin duyarlılığı için kritik bir role sahiptir. Fakat kas kaybı her birkaç

[0:00:24.439] yılda bir %2 ila 3 oranında gerçekleşir. Bu da 50 yaşına geldiğimizde oldukça

[0:00:28.880] ciddi bir kayıp anlamına gelir. Çok fazla podcast dinliyorum ama bu

[0:00:32.880] anlattığım bilgileri daha önce hiç duymadım. [müzik]

[0:00:36.360] Metabolik ve aralıklı oruç alanında uzun süredir bir düşünce lideriyim. [müzik]

[0:00:40.840] Ancak çoğu zaman kadınları aralıklı oruçtan uzaklaştırıyorum. Çünkü

[0:00:46.239] ben Esra Çavuşoğlu. 19 yıldır ayık bir hayat yaşıyorum. [müzik]

[0:00:49.800] Bağımlılık hastalığı ile mücadelem beni beden ve performansımı iyileştirmek,

[0:00:53.710] [müzik] hayat kalitemi arttırmak, daha sağlıklı ve uzun yaşamak için yeni

[0:00:57.280] yöntemler, cihazlar ve takviye ürünler araştırmaya yönlendirdi. Bağımlılık

[0:01:01.760] hastalığı, bayacking ve longevity alanlarındaki kendi deneyimlerimden

[0:01:05.600] dünyadaki son gelişmelere, çığır açan girişimcilerden uzman akademisyenlere,

[0:01:10.640] yıllardır yaptığım sohbetler artık her hafta Ayık Kafa podcast'tı.

[0:01:15.439] Ayıkta Podcast'e hoş geldiniz. Bugün konuğumuz milyonlarca kadına ulaşan

[0:01:20.079] içgörüleriyle tanınan kayıtlı hemşire, metabolik sağlık uzmanı ve iki kez TEDIx

[0:01:25.040] konuşmacısı Cynthya Turlov. Bu bölümde artık hak ettiği ilgiyi görmeye başlayan

[0:01:29.880] çok önemli bir konuyu ele alıyoruz. Hormonal değişimlerin özellikle

[0:01:33.680] perimenopoz döneminden sonra bağırsak sağlığını nasıl doğrudan etkilediği.

[0:01:38.040] Çoğu kadın şunu bilmiyor. Hormonlardaki düşüşü ilk hissettiğiniz yer ne

[0:01:42.399] beyniniz, ne ruh haliniz, ne de regil döngünüz. İlk olarak bağırsaklarınız.

[0:01:47.600] Östrojen azalmaya başladığında östrojeni metabolize eden mikrobiyom parçası olan

[0:01:52.439] estrobolom da değişime uğrar ve bu değişim her şeyi etkiler. Sindirimi,

[0:01:57.079] iltihabı, besin emilimini, detoks yollarını, kemik sağlığını ve hatta

[0:02:01.759] beyninizin nasıl hissettiğini. Bugün Syntiya bağırsak, hormon, stres,

[0:02:06.280] inflamasyon döngüsünün nasıl birbirine bağlı olduğunu ve kadınların

[0:02:10.200] bağırsaklarını onararak yeniden kendilerini iyi hissetmek için neler

[0:02:14.400] yapabileceğini tüm açıklığıyla anlatıyor.

[0:02:16.920] Ayık Kafan'ın bu bölümü Gedik Eğitim Vakfı katkısıyla sizlere ulaşıyor. 30

[0:02:21.640] yılı aşkın süredir. Gençler, çocuklar ve kadınların eğitimine destek veren

[0:02:26.560] burslar, projeler ve sosyal çalışmalarla onların hayallerine ulaşmalarına imkan

[0:02:31.519] sağlayan Gedik Vakfı ile bu yolculukta birlikte olduğumuz için gurur duyuyoruz.

[0:02:36.560] Eğitime yatırım geleceğe yatırımdır. Siz de ayık kafaya konuk olan alanında dünya

[0:02:41.920] çapında başarılı uzmanlara isterseniz orijinal İngilizce kayıtlarıyla,

[0:02:46.560] isterseniz Türkçe çeviriyile ve tamamen ücretsiz şekilde ulaşmaya devam etmek

[0:02:51.680] için kanala abone olun, bölümlere yorum yazın, beğenin ve paylaşın. En güncel

[0:02:57.640] bilimsel verilere dayanan içeriklerimize ulaşmaya devam edebilmek için siz de

[0:03:02.239] böylece destek verin. Sevgili Syti Türlov Ayık Kafa podcast'e hoş geldin.

[0:03:08.159] Seni ağırlamak gerçekten büyük bir onur. Bu konu benim için çok önemli ve seni

[0:03:13.319] uzun zamandır konuk etmek istiyordum. Health Optimization Summit'te seninle

[0:03:19.080] yüz yüze tanışınca da ne kadar tatlı, ne kadar ulaşılabilir ve herkese yardım

[0:03:24.879] etmeye istekli biri olduğunu gördüm. O yüzden tekrar hoş geldin. Bu konunun

[0:03:32.000] benim için önemli olmasının birkaç sebebi var. Birincisi, senin birkaç

[0:03:38.239] podcastini izleyip sahnedeki konuşmanı dinleyene kadar bu bilgilerin

[0:03:43.720] hiçbirinden haberim yoktu. kitabını da sabırsızlıkla bekliyorum.

[0:03:48.760] İkincisi ben şu an menopoz dönemindeyim. Üçüncüsü bence bu konuyu pek kimse

[0:03:54.879] konuşmuyor. Bugün menopozun bağırsak mikrobiyomunu nasıl etkilediğini

[0:04:00.920] konuşacağız. Ama ben not alırken şunu fark ettim. Sen

[0:04:05.280] diyorsun ki aslında kadınlarda bağırsak mikrobiyomu üç büyük dönemde değişiyor.

[0:04:11.840] Ergenlik, hamilelik ve perimenopoz ya da menopoz döneminde. Ben bunun hiç

[0:04:17.359] farkında değildim açıkçası. Buradan başlayalım mı?

[0:04:23.040] Evet tabii. Öncelikle beni podcastine davet ettiğin için teşekkür etmek

[0:04:27.080] istiyorum Esra. Londra'da seninle tanışmak çok güzeldi ve sen dünyanın en

[0:04:31.600] sevdiğim şehirlerinden birinde yaşıyorsun. Bu yüzden içimden şöyle

[0:04:35.280] geçirdim. Biz zaten tanışacakmışız. Ayık kafa izleyicilerinle buluşma fırsatı

[0:04:40.000] verdiğin için gerçekten minnettarım. Bağırsak mikrobiyomundan bahsederken

[0:04:44.479] izleyicilerin anlaması gereken önemli bir nokta var. Erkek çocukları ve kız

[0:04:48.560] çocuklarının bağırsak mikrobiyomları ergenliğe kadar neredeyse aynıdır. Yani

[0:04:53.400] şunu biliyoruz. Hormonlar özellikle östrojen ve progesteron daha düşük

[0:04:57.880] seviyede de testosteron. Bu cinsiyet hormonlarındaki dalgalanmalara cevap

[0:05:01.960] olarak bağırsak mikrobiyomunu çok dinamik bir şekilde değiştirir. Ve

[0:05:05.919] kadınlarda beni en çok etkileyen şey şu: Hayatımızda üç büyük P dönemi vardır.

[0:05:10.880] Puberty, pregnancy ve perimenopa ve menopause. Yani ergenlik, hamilelik ve

[0:05:16.520] perimenopoz. Her kadın hamilelik yaşamaz. Ancak ergenlik ve menopoz kadın

[0:05:21.280] hayatında kaçınılmaz dönemlerdir. Bu dönemlerin her biri bağırsak

[0:05:24.960] ekosistemimizi ciddi şekilde değiştirir. Beni en çok etkileyen şeylerden biri de

[0:05:30.440] hayatın bir döngü gibi olması. Kadınlar menopoza girdiğinde yani adet döngüsünün

[0:05:36.240] 12 ay boyunca tamamen bittiği noktada bağırsak mikrobiyomu yeniden

[0:05:41.000] erkeklerinkine benzemeye başlıyor. Tıpkı hayatın başındaki gibi. Ömrümüzün son

[0:05:46.560] üçte birlik kısmına geldiğimizde mikrobiyom yapımız bir nevi eski haline

[0:05:50.960] dönüyor. Erkeklerde mikrobiyom bu kadar dinamik değildir. Bizimki kadar

[0:05:55.680] değişmez. Ama yine de perimenopozdan menopoza geçiş döneminde kadınlarda öyle

[0:06:00.840] değişimler oluyor ki bizi enfeksiyonlara, kemik sağlığı

[0:06:04.800] sorunlarına ve bağışıklık sisteminin düzensizliğine daha yatkın hale

[0:06:09.160] getiriyor. So araştırmaları incelerken vay dedim gerçekten inanılmaz. Ve bu

[0:06:16.199] kadın hastalarımın hayatlarının farklı dönemlerinde yaşadığı sorunların çoğunu

[0:06:21.039] açıklıyordu. Ama en önemlisi şu: Artık perimenopoz ve menopoz nihayet hak

[0:06:27.280] ettiği ilgiyi görmeye başladı. Bu da bana şunu gösteriyor. Bedenimizde neler

[0:06:32.479] olup bittiğini anlamaya her zamankinden daha çok ihtiyacımız var. Ve şöyle

[0:06:36.880] özetlemek isterim. Akciğerlerimizden, kalbimizden ya da sindirim sistemimizden

[0:06:41.759] bahsettiğimizde herkes bunların birer organ sistemi olduğunu hemen anlıyor.

[0:06:47.039] Ama bağırsak mikrobiyomu çok daha farklı bir yapı. Bağırsaklarımızda trilyonlarca

[0:06:52.400] mikroorganizma yaşıyor. Fakat onları göremediğimiz için çoğu insan böyle bir

[0:06:57.840] sistemin var olduğunu bile fark etmiyor. Bu yüzden de hayatımız boyunca bu yapıyı

[0:07:02.720] beslemenin ne kadar önemli olduğunu tam olarak kavrayamıyorlar.

[0:07:07.280] Açık konuşmak gerekirse Ayık Kafada son ik yılda 90'ın üzerinde podcast yaptım.

[0:07:13.520] Birçok önemli isimle konuştum. Onlara hazırlanırken de sayısız podcast

[0:07:18.680] dinledim. Ama senin anlattığın şeyi bugüne kadar hiç duymadım ki kendimi iyi

[0:07:23.960] eğitimli biri olarak görürüm. Üstelik menopozla mücadele edip elimden gelen

[0:07:29.360] her şeyi yaparken bağırsak mikrobiyomuma bakmak hiç aklıma gelmedi. Yakın zamana

[0:07:35.319] kadar herhangi bir değişim olup olmadığını bile sorgulamadım. Şimdi ise

[0:07:40.080] parçalar birleşmeye başladı. Instagram'da sızdıran bağırsak sorunum

[0:07:44.800] olduğunu paylaştım. Oysa 2 yıl önce böyle bir problemim yoktu. Ve 2 yıl önce

[0:07:50.599] menopoza girişimin 1inci yılıydı. Şimdi ise 3. yılındayım. Bazıları

[0:07:56.280] bağırsaklarımda spike protein gördüklerini, bunların

[0:08:00.840] bağırsaktaki bakterilerde saklanabildiğini söyledi. Fakat şimdi

[0:08:05.520] her şey daha fazla anlam kazanmaya başladı. Çünkü yediklerim hiç değişmedi.

[0:08:11.360] Uyku düzenim değişmedi. Antrenmanım da değişmedi. Hayatımda öyle büyük bir

[0:08:16.599] değişiklik olmadı ama bir anda pat diye sızdıran bağırsak sorunu ortaya çıktı.

[0:08:23.199] Bu durum aslında çok yaygın. Hatta dürüst olmak gerekirse birçok doktor

[0:08:27.759] bile hastasına şu bağlantıyı açıkça söylemiyor. Mesela lupus, sedef,

[0:08:32.680] romatoid, artrit ya da çölyak gibi bir teşhis koyuyorlar. Ama o teşhisten önce

[0:08:38.360] ince bağırsağın astarındaki tek hücrelik tabakanın zarar gördüğünü söylemiyorlar.

[0:08:43.919] İnce bağırsağın duvarı sadece tek bir hücre tabakasından oluşur. Bu hem iyi

[0:08:48.880] hem kötü bir şey. Çünkü ince bağırsakta vitaminleri, mineralleri ve besinleri

[0:08:54.040] emiyoruz. Ve perimenopozle menopoz sürecine girerken östrojen bağışıklık

[0:08:59.360] hücrelerini düzenleyen çok önemli bir hormon. Çoğu insan şunun farkında değil.

[0:09:04.720] Kronik stres, aşırı işlenmiş gıdalar ki Amerika'da bu problem belki Türkiye'den

[0:09:09.959] bile daha büyük. Bir de bağırsak mikrobiyomundaki değişimler. Bunların

[0:09:15.440] hepsi östrojen ve özellikle vücudun ürettiği ana östrojen formu olan

[0:09:20.800] estradyoldaki değişimlerin bir yansıması. Sonuçta ne oluyor dersen

[0:09:26.079] mikrobiyom değişiyor. Bağırsak geçirgen hale geliyor. Yani sızdıran bağırsak

[0:09:31.200] gelişiyor. Sızdıran bağırsak bağışıklık sistemini tetikliyor. Bağışıklık

[0:09:36.480] sistemiyle bağırsak birbirine o kadar bağlı ki adeta yan yana çalışan iki

[0:09:42.240] mekanizma gibi. O yüzden senin söylediğin gibi menopozdan önce sızdıran

[0:09:47.120] bağırsağın yoktu. Şimdi var. Bu çok yaygın. Kadınların menopozda otoimmün

[0:09:52.000] hastalık geliştirmesi çok daha sık görülüyor. İstatistiklere göre hayatın

[0:09:56.760] diğer dönemlerine kıyasla 3 ila 4 kat daha fazla. Bunun sebebi bağışıklık

[0:10:02.160] sistemindeki değişimlerin özellikle östrojenle daha az ölçüde de

[0:10:06.640] progesteronla bağlantılı olması. Bu yüzden menopoz döneminde otoimmün

[0:10:11.279] rahatsızlıkları çok sık görüyoruz. ve bilmediğin bir şey daha olabilir. Bir

[0:10:15.920] otoimmün hastalığın olduğunda başka bir tane geliştirme olasılığın da artıyor.

[0:10:21.440] Bu hayat boyu böyle devam edecek, domino taşı gibi diğer hastalıklar da gelecek

[0:10:27.160] anlamına gelmez. Sadece başlangıçta otoimmün soruna yol açan, altta yatan

[0:10:32.680] problemi çözmek için biraz daha fazla çalışmamız gerektiği anlamına gelir.

[0:10:37.240] Peki tam olarak ne oluyor? östrojen azalmaya başlıyor ve bununla birlikte

[0:10:42.480] bağırsaklarında değişimler mi ortaya çıkıyor?

[0:10:46.079] Bence bunun pek çok nedeni var. Ben multifaktel terimini kullanıyorum. Yani

[0:10:50.720] durum çok faktörlü. Öncelikle strese karşı dayanıklılığımız azalıyor. Kronik

[0:10:56.360] stres altındaysak kortizol adında çok önemli bir hormon devreye giriyor ve

[0:11:01.040] kortizol hem uykumuzu bozuyor hem de bağırsaklara zarar verip sızdıran

[0:11:05.600] bağırsağa yatkınlığımızı artırıyor. Stres karşısında daha kırılgan hale

[0:11:10.399] gelmemizin nedeni dolaşımdaki progesteronun azalması. Progesteron

[0:11:15.320] rahatlatıcı, sakinleştirici ve onarıcı bir hormon. Perimenopozdan önce

[0:11:20.240] progesteron ve östrojen adet döngüsü boyunca çok hassas bir denge içinde

[0:11:24.560] çalışıyor. Ancak perimenopozun ilk aşamalarında dolaşımdaki progesteron

[0:11:29.399] düşmeye başlıyor ve bu da kadınların yaşadığı birçok değişimin temel sebebi

[0:11:34.079] oluyor. Adetler ağırlaşabiliyor, uyku kalitesi düşebiliyor, kaygı ve depresyon

[0:11:39.800] artabiliyor. Yumurtalıklar giderek daha az progesteron ürettikçe vücut bunu

[0:11:44.839] dengelemeye çalışıyor. Ama çoğunlukla gördüğüm şey stres karşısında

[0:11:48.720] dayanıklılığın azalması. Kadınlar aynı şekilde spor yapmaya, aynı şekilde

[0:11:53.600] beslenmeye, aynı miktarda alkol almaya devam ediyor. Hatta bazen daha fazla

[0:11:58.200] egzersiz yapıyor. Ama tüm bunlar birleşince tam bir fırtına yaratıyor ve

[0:12:03.000] menopoz döneminde kadınlar otoimmün hastalıklara çok daha yatkın hale

[0:12:06.760] geliyor. Genelde bir tetikleyici oluyor. Mesela boşanıyorsun, bir hastalık

[0:12:11.560] geçiriyorsun, sevdiğin biri hastalanıyor ya da hayatın boyunca stresli dönemlerin

[0:12:16.279] oluyor ve bu stresli süreçleri hiç iyi yönetememiş oluyorsun. Bu tür şeyler

[0:12:20.880] 40'lı yaşlardan 50'li yaşlara geçerken çok daha büyük etki yaratıyor. Böyle bir

[0:12:25.680] tetikleyici yaşandığında ince bağırsağın geçirgenleşmesi yani sızdıran bağırsağın

[0:12:31.440] ortaya çıkması çok daha kolay oluyor. Kurdert bazen gıda hassasiyetleri

[0:12:36.199] başlıyor. Çünkü ince bağırsağın duvarında minik kapı gibi bölgeler var.

[0:12:41.240] Bu kapılar açıldığında yiyecek parçacıkları kan dolaşımına sızabiliyor.

[0:12:46.160] Kadınlar bana genelde şöyle diyor: "Yemeklerden sonra şişiyorum. Galiba süt

[0:12:51.680] ürünlerine hassasım. Glü dokunuyor gibi geliyor. Artık hiç alkol içemiyorum"

[0:12:56.440] gibi şikayetleri oluyor. Bu arada alkol tek başına bile sızdıran bağırsağa yol

[0:13:01.040] açabilir. Yani ince bağırsak geçirgenliğini artıran şeylere

[0:13:04.760] baktığımızda genelde birçok etkenin aynı anda işlediğini görüyoruz. Yine de

[0:13:09.800] perimenopozdan menopoza geçişteki hormonal değişimler bu durumu çok daha

[0:13:14.399] kolay tetikleyebiliyor. Risk çok daha artıyor. Eklemek istediğim bir diğer

[0:13:19.720] nokta da şu: Östrojenle bağışıklık sistemi birbirine çok sıkı şekilde bağlı

[0:13:23.880] çalışır. Ve ilginç olan şu: Perimenopoz döneminde östrojen seviyeleri

[0:13:28.480] hayatımızdaki diğer dönemlere göre %20 ila 30 daha yüksek olabilir. Bu da

[0:13:33.480] kadınların yaşadığı birçok belirtiyi açıklar. Göğüslerde hassasiyet, kilo

[0:13:38.079] vermekte zorlanma, çok ağır adetler gibi menopoza yaklaştıkça bu dalgalanmalar

[0:13:43.440] biraz daha sakinleşir ama aslında birden fazla şey aynı anda devrededir. Altını

[0:13:49.000] çizmem gereken önemli bir şey var. Her kadının perimenopozdan menopoza geçiş

[0:13:53.519] süreci kendisi kadar benzersizdir. Yüzün üzerinde belgelenmiş belirti var ve çoğu

[0:13:58.720] zaman kadınlarla konuştuğumda yaşadıkları şeylerin büyük kısmının

[0:14:02.120] kendilerine nasıl baktıklarıyla bağlantılı olduğunu görüyorum. Yani

[0:14:05.519] stresini yönetiyor musun? Yeterince uyuyor musun? Antienflamatuar bir

[0:14:09.600] beslenme düzenin var mı? Düzenle hareket ediyor musun? Bunları yapan kadınlar

[0:14:13.519] genelde menopoza çok daha sakin, daha az zorlu bir geçiş yaşıyor.

[0:14:18.120] Sen bir de östrobolom diye bir terim kullanıyorsun.

[0:14:20.519] Bu kelime biraz tuhaf bir kelime. Evet, doğru söylüyorsun. Östrobolom.

[0:14:24.680] Östrobolom dediğimiz şey vücudumuzda östrojenin nasıl işlendiğine yani

[0:14:28.839] östrojenin yeniden dönüştürülme sürecine bakar. hormon replasman tedavisi

[0:14:33.880] aldığında da aynı mekanizma mı çalışıyor?

[0:14:40.399] Yani östrobon bağırsaklarımızda bulunur ve vücuttaki östrojenin parçalanmasına

[0:14:44.560] ve işlenmesine yardımcı olmak için çalışır. Menopoza kadar vücudumuz

[0:14:48.160] östrojen üretir ve ürettiği baskın form estradyoldür. Estradyol östrojenin en

[0:14:53.000] güçlü formudur. Menopozdan sonra ise hatta menopozdan önce bile vücut başka

[0:14:57.639] bir östrojen türü daha üretebilir. Buna estron denir. Estron estradiolden daha

[0:15:02.240] zayıf bir formdur ama yağ dokusunda üretilir. Bir de endojen östrojen var.

[0:15:05.800] Yani vücudumuzun kendi ürettiği östrojen. Bir de çevremizden maruz

[0:15:09.199] kaldığımız östrojenler var. Kullandığımız kişisel bakım ürünlerinde,

[0:15:12.720] yaşadığımız ortamda ve yediklerimizde bulunan östrojenler gibi. Vücut tüm bu

[0:15:17.000] östrojenleri bir şekilde parçalamak ve dışarı atmak zorunda. Bu işlemin merkezi

[0:15:21.839] karaciğer. Önce 1inci ve ikinci detoks fazından geçiyorlar. Sonra sıra

[0:15:26.560] östrobolomun bulunduğu bağırsağa geliyor. Ben bunu hep şöyle açıklarım.

[0:15:31.040] Sanki vücut bir hediyeyi paketliyormuş gibi. İşte o hediye östrojendir. Vücut

[0:15:36.120] onu düzgünce paketlediğinde yani işlemeyi tamamladığında rahatça dışarı

[0:15:40.680] atabilir ve bu genelde dışkıyla olur. Fakat birçok kadında östrobolom sağlıklı

[0:15:45.560] değilse, bağırsakta işe yaramayan ya da dengesiz bakteriler fazlaysa bu süreç

[0:15:50.480] zorlaşır. O zaman vücut östrojeni atmak yerine geri dönüştürmeye başlar ve bu da

[0:15:55.759] etkilerini katlayarak artırır. Kadınların en çok şikayet ettiği şeyler

[0:15:59.959] de bunun sonucunda ortaya çıkar. kilo vermekte zorlanma, göğüslerde

[0:16:04.480] hassasiyet, ruh halinde iniş çıkışlar gibi kısacası adet öncesi dönemde

[0:16:09.680] yaşadığın belirtilerin benzerlerini ya da perimenopoz, menopoz geçişindeki

[0:16:14.240] sorunları fark ediyorsan bu vücudunun östrojeni geri dönüştürdüğünün bir

[0:16:18.319] işareti olabilir. Menopozdan sonra neler olduğunu o kadar net anlatıyorsun ki.

[0:16:24.199] Sıcak basmaları, kafa bulanıklığı gibi şeyleri zaten biliyorduk ama sen bunun

[0:16:29.759] aslında vücudun her organını nasıl etkilediğini tek açıklıyorsun ve bu

[0:16:35.199] gerçekten çok ilginç. O yüzden metabolik sağlıkla başlayalım. Çünkü orası

[0:16:41.360] gerçekten deyim yerindeyse korkutucu bir bölüm. Ben de birebir yaşadım. Çok

[0:16:47.279] tuhaftı. Menopoza girdim ve kilo aldığımı düşünmüyordum. Sadece kodlarım

[0:16:52.759] biraz sıkı geliyordu ama emin olamıyordum. Çünkü kiloyu vücudumda eşit

[0:16:58.000] oranda her bölgemden alırım. Yani sadece göbek yapmam ya da sadece bacaklarım

[0:17:04.839] kalınlaşmaz. Ta ki tiroid kontrolü için

[0:17:08.559] endokrinolojiye gidene kadar. Türkiye'deki doktor bana ne oldu sana? 4

[0:17:15.039] kilo almışsın. dedi. Bu da neredeyse 10 pound ediyor o anda. Nasıl yani diye

[0:17:22.280] kala çünkü düşündüğümde yaşam rutinimde hiçbir şeyi değiştirmemiştim.

[0:17:28.840] Aynı spor, aynı yemek düzenimi uyguluyordum. Resmen şok olmuştum. Sen

[0:17:34.600] bu durumu çok iyi açıklıyorsun. Kadınların her yıl yaklaşık 1 kilo

[0:17:39.440] aldığı söyleniyor. Peki bu nasıl oluyor? Evet, bu konu gerçekten çok önemli.

[0:17:45.240] Kendi deneyimini paylaşmana çok sevindim. Çünkü benim için de aynı

[0:17:48.600] şekilde oldu. Hastalarımın çoğunda da durum böyle. Birinci olarak 30'lu

[0:17:53.360] yaşlardan 40'lara geçerken kas kütlesi kaybediyoruz. Artık insanlar kasın

[0:17:58.440] aslında bir longeviti organı olduğunun daha çok farkında. Kas insülin

[0:18:02.760] duyarlılığı için kritik öneme sahip. Fakat biz kas kaybederken her birkaç

[0:18:07.400] yılda bir %2 ila %3 oranında kayıp yaşıyoruz. Bu da 50 yaşına geldiğimizde

[0:18:13.240] oldukça ciddi bir kayıp anlamına geliyor. Kas kaybettikçe glikozu

[0:18:17.039] vücuttan uzaklaştırma kapasitemiz de azalıyor. Yani yemek yediğimizde ne

[0:18:22.200] yediğimize bağlı olarak ister protein, ister karbonhidrat, ister yağ olsun kan

[0:18:28.120] şekerimizde buna karşılık gelen bir yükselme olur. Metabolik olarak

[0:18:32.000] sağlıklıysak vücut glukozu insülin hormonu aracılığıyla hücrelere düzgünce

[0:18:36.960] taşıyabilir ve günümüze devam ederiz. Ancak sadece Amerika'da değil, tüm

[0:18:41.840] dünyada metabolik olarak sağlıklı bireylerin azalması bu durumu daha da

[0:18:45.960] sorunlu hale getiriyor. Kadınlar 40'lı yaşlara girdiğinde birinci olarak kas

[0:18:49.679] kaybediyorlar. Cobakar. İkinci olarak östrojen değişiklikleri nedeniyle

[0:18:55.000] insülin duyarlılığını kaybediyoruz. Çünkü östrojen insülin duyarlılığını

[0:18:59.159] artıran bir hormondur. Bu gerçekten önemli bir nokta. Ayrıca yaş aldıkça

[0:19:04.360] genelde fiziksel olarak daha az aktif oluyoruz. Bu her dinleyici için geçerli

[0:19:09.880] olmayabilir ama çoğunlukla biz kadınlar sandviç kuşağına dönüşüyoruz. Yani şöyle

[0:19:15.600] yaşlanan anne babalarımız var, büyüyen çocuklarımız var. Evde ya da işte daha

[0:19:20.200] fazla sorumluluk alıyoruz. Kadınlar tam anlamıyla iki neslin arasında sıkışıyor

[0:19:24.720] ve genelde herkesle biz ilgileniyoruz. Bir yandan progesteron ve östrojendeki

[0:19:29.520] değişiklikler yüzünden uykumuz bozulmaya başlıyor. Bir yandan da strese karşı

[0:19:34.080] dayanıklılığımız azalıyor. Tüm bunlar birleşince insülin duyarlılığını

[0:19:38.440] kaybetmek için mükemmel bir zemin oluşuyor. Ayrıca biliyoruz ki

[0:19:42.520] perimenopoz ve menopoz arasındaki geçişte kadınlar viseral yağ depolamaya

[0:19:47.320] daha yatkın hale geliyor. Şimdi deri altı yağdan bahsedelim. Tüm kadınların

[0:19:52.679] sevmediği o inatçı yağ. Kolların arka tarafında, kalçada, bacaklarda biriken

[0:19:58.559] yağ türü. Bu patolojik bir yağ değildir. Sinir bozucu olabilir. Haklısın ama

[0:20:04.000] viseral yağdan tamamen farklıdır. Kadınlar bana, "Pantolonum artık

[0:20:08.320] sıkıyor, belim kalınlaştı. Ne yaptığımı bilmiyorum ama bir anda göbek yağım

[0:20:12.520] arttı." dediğinde bu genelde viseral yağdır. Viseral yağ derinde yer alır,

[0:20:17.559] enflamatu vardır ve mide, göğüs, akciğerler, karın gibi hayati

[0:20:22.280] organlarımızın etrafında birikir. Bu geçiş döneminde en çok karşılaştığımız

[0:20:27.000] yağlanma türü budur. Metabolik sağlığı ciddi biçimde etkileyen diğer nokta ise

[0:20:31.520] şu: En azından Amerika'da toplum olarak sık sık yememiz gerektiğine

[0:20:35.400] şartlandırıldık. Sık sık atıştırmalık yemeliyiz, ara

[0:20:39.559] öğünler yapmalıyız diye düşünüyoruz. Dolayısıyla pek çok kadın aslında

[0:20:43.200] gereğinden çok daha sık yiyor. Burada bir şey sormak istiyorum. Çünkü

[0:20:47.159] senin aralıklı oruç üzerine yaptığın o çok popüler TEDX konuşman var. Fakat

[0:20:52.360] benim platformum Ayık Kafada bana ulaşan çok fazla insan oluyor ve şunu

[0:20:56.960] görüyorum. Bazıları günde tek öğün yediğini söylüyor. Bazıları da bana göre

[0:21:01.400] tamamen yanlış uygulamalar yapıyor. Bunu Mindy Pels'le podcast yaptıktan sonra

[0:21:06.760] anladım. Çünkü ben daha önce aralıklı oruçla hiç ilgilenmemiştim. İnsanların

[0:21:11.559] neyi nasıl yaptığını da bilmiyordum. Ve bana öyle geliyor ki ya çok sık yiyorlar

[0:21:16.480] ya da neredeyse hiç yemiyorlar. Yani sağlıksız bir şekilde iki uç arasında

[0:21:21.480] gidip gelen bir sarkaç gibi bir durum var.

[0:21:24.760] Birinci olarak şunu açıkça söyleyeyim. Metabolik sağlık ve aralıklı oruç

[0:21:28.279] konusunda uzun zamandır çalışan ve bu alanda öncülük eden birçok içerik üreten

[0:21:32.640] biriyim. Ama çoğu zaman kadınları aralıklı oruçtan uzak durmaya

[0:21:36.240] yönlendiriyorum. Çünkü çoğu yeterince yemek yemiyor. Senin bahsettiğin günde

[0:21:40.679] tek öğün yeme yani o mat, one meal a day konusuna gelirsek kadınların büyük bir

[0:21:45.640] kısmında şöyle bir döngü görüyorum. Kilo vermekte zorlanmaya başlayınca daha az

[0:21:49.679] yemeye ve daha çok spor yapmaya başlıyorlar. Çünkü yıllarca daha az ye,

[0:21:54.559] daha çok hareket et mantığına inandırıldılar. Ama yemek miktarını

[0:21:58.440] sürekli azaltırsan vücudun buna uyum sağlar. İştahın düşer, metabolizman

[0:22:03.200] yavaşlar ve sonunda ben buna bozulmuş metabolizma diyorum. Bu bir tıbbi tanı

[0:22:08.000] değil ama vücudu uzun süre yetersiz beslediğinde metabolizmanın sağlıklı

[0:22:12.080] çalışma kapasitesinin bozulduğunu anlatan bir ifade. Burada önemli bir

[0:22:16.080] araştırma var. Protein kaldıraç hipotezi. Bu hipotez şunu söylüyor. Eğer

[0:22:21.240] yeterince protein yemezsen vücudun kalori açığını kapatmak için başka

[0:22:25.039] kaynaklara yöneliyor ve bu kaloriler genelde yağ ve karbonhidrattan geliyor.

[0:22:29.600] Yani protein azaldığında vücut otomatik olarak daha fazla yağ ve karbonhidrat

[0:22:33.919] tüketmeye meyilli oluyor. Bu da metabolik dengeyi daha da bozuyor. Ultra

[0:22:37.720] işlenmiş gıdaları düşündüğümde aklıma genelde işlenmiş karbonhidratlar ve

[0:22:41.360] bozulmuş yağlar geliyor. Örneğin tohum yağları gibi. sağlığa pek bir faydası

[0:22:46.200] olmayan şeylerden bahsediyoruz. Sorunun bir kısmı da şu: Bedenimizi beslememiz

[0:22:50.600] gerektiği fikrine hem vücudumuzu hem de zihnimizi yeniden alıştırmamız lazım.

[0:22:55.440] Menopozda da, perimenopozda da metabolizmayı destekleyecek kadar

[0:22:58.520] yeterli besin almamız gerekiyor. Bu her kişide farklı görünebilir. Ben yemek

[0:23:02.840] yemediğimiz 12 saati sindirim molası olarak adlandırmayı seviyorum. Yeni

[0:23:07.279] kitabım The Menopause God'ta bundan uzun uzun bahsediyorum. Çünkü bu vücudun

[0:23:11.799] yemek yemediği bir zaman dilimi vermenin daha yumuşak bir yolu. Ama aynı zamanda

[0:23:16.080] günde 18, 20 ya da 24 saat aralıklı oruç tutmak gibi bir şey değil ki. Ben

[0:23:20.760] eskiden bunları çok daha fazla konuşurdum.

[0:23:22.760] Walter Longo da aynı şeyi söylüyor. Onunla da bir podcast yapmıştım. Bana 12

[0:23:27.520] saatlik aralıklı oruçtan bahsettiğinde bu oruç gibi gelmiyor ki demiştim. O da

[0:23:32.440] bana şunu söyledi. Araştırmalar gösteriyor ki toplumda insanlar ortalama

[0:23:36.679] olarak günün 15 saatlik bir zaman aralığında yemek yiyor. Yani aslında 12

[0:23:41.120] saat yemek yememek bazı insanlar için gerçekten aralıklı oruç sayılıyor.

[0:23:45.400] Bu aslında sadece beslenme zamanının daraltılması anlamına geliyor. Klinik

[0:23:49.679] deneyimlerime göre protein kaldıraç hipotezi özellikle kadınlarda FSH yani

[0:23:55.200] folikül uyarıcı hormon yükselmeye başladığında daha da belirginleşiyor.

[0:23:59.720] Efs hipofiz beziyle yumurtalıklar arasında iletişimi sağlayan bir

[0:24:03.400] hormondur. Efse yükselip östrojen düştükçe bu protein kaldıraç etkisi çok

[0:24:08.080] daha fazla ortaya çıkıyor. Bu yüzden kadınlara her zaman protein konusunda

[0:24:11.720] dikkatli olmalarını öneriyorum. Günde en az 100 gram, öğün başına en az 30 gram

[0:24:16.039] protein. Bunu vücudunu gerçekten yeterli besleyip beslemediğini anlamanın bir

[0:24:20.640] ölçütü olarak kullanmalarını istiyorum. Gerçekten de ihtiyaçlar zamanla tamamen

[0:24:26.799] değişiyor. Ben zaten kaslı bir yapıya sahibim. Bu güzel bir şey. Ama gençken

[0:24:31.960] proteinden özellikle kaçardım. Çünkü biraz fazla protein yediğimde hemen

[0:24:36.360] irileşirdim. Perimenopozun son dönemleriyle menopozda ise tam tersi

[0:24:41.000] oldu. Artık tamamen protein odaklı besleniyorum ve çok ağır ağırlıklar

[0:24:45.760] kaldırıyorum. Şimdi ise şunu görüyorum. Sağlıklı beslendiğim sürece ki

[0:24:50.480] çoğunlukla öyle yapıyorum. Bu kadar ağır antrenmanla vücudum hem ince hem sıkı

[0:24:55.919] kalıyor. Diyet yapmama hiç gerek kalmıyor. Gençken diyete çok daha kafayı

[0:25:00.399] takardım. Sonra fark ettim ki aşırı sebze tüketmek bile her zaman düşündüğüm

[0:25:05.120] kadar faydalı olmayabiliyor. Biz en azından Amerika'da öyle bir

[0:25:08.960] dönemde büyüdük ki zayıf olmak iyidir, ince olmak iyidir anlayışı hakimdi ve

[0:25:14.720] herkes deli gibi kardiyo yapıyordu. O yüzden şimdiki genç neslin kas kütlesini

[0:25:19.600] hayat boyu korumanın önemini daha iyi anlayarak büyümesine gerçekten çok

[0:25:23.120] seviniyorum. Çünkü 50'li yaşlara gelip vücut kompozisyonumuz bir anda önemli

[0:25:27.520] biçimde değiştiğinde kas kazanmak için paniklemek yerine kası baştan itibaren

[0:25:32.559] korumaya odaklanmak çok daha kıymetli. Sana tamamen katılıyorum. 30'lu

[0:25:36.880] yaşlarıma baktığımda ya da doğumlardan sonraki döneme baktığımda beslenmeyi ne

[0:25:41.360] kadar farklı düşündüğümü görüyorum. Şimdi tam tersi bir yerdeyim. Yoğun iş

[0:25:45.440] seyahatlerine rağmen beslenmem tamamen protein merkezli. Nereye gidersem

[0:25:49.919] gideyim aklımda hep şu oluyor. İyi bir köfte nereden bulabilirim? Nereden sade

[0:25:54.320] bir tavuk göğsü alabilirim? Seyahat sırasında protein açığımı dengelemek

[0:25:58.000] için nereden haşlanmış yumurta bulabilirim gibi şeyler düşünüyorum.

[0:26:01.320] Yani bu yemek konusu açılmışken bir şey daha eklemek istiyorum. Geçen gün harika

[0:26:06.799] bir kadınla birlikte akşam yemeği yedik. Bana Harvard mezunu bir endokrinoloğa

[0:26:12.080] gittiğini söyledi. Kilo vermek için gitmiş ve ona CLP1 önerilmiş. Ve biz o

[0:26:17.679] sırada akşam yemeği yiyoruz. İşte CLP1'e başlamadan önceki bir bakıma son kendini

[0:26:24.679] şımartma yemeği gibiydi diyelim. Neyse ben o arkadaşıma peki doktor sana ne

[0:26:29.360] önerdi? Eee diye sordumca hiçbir şey dedi. Nasıl yani? Hiçbir şey dedim.

[0:26:35.279] Sadece bu iğneleri yap. İştahın zaten kesilecek demiş. Peki protein önceye

[0:26:41.279] böyle beslen, böyle spor yap gibi bir şey söyledi mi? Dedim. Hayır hiçbir şey

[0:26:46.279] söylemedi dedi. Buna inanamadım. Çünkü insanlar büyük okul isimlerini görünce

[0:26:51.320] hemen güveniyor ama mesajın doğru olup olmadığına hiç bakmıyorlar. Ve eminim

[0:26:56.760] sen de çok görüyorsundur. GLP1 kullanan birçok kişi ciddi şekilde kas kaybediyor

[0:27:02.760] ve o kası geri kazanmak inanılmaz zor oluyor.

[0:27:06.279] Bence bu kadar güçlü peptitleri reçete ediyorsak çok önemli bir sorumluluğumuz

[0:27:10.279] olmalı. Bu ilaçları verirken hastayla adeta bir sözleşme yapmamız gerekiyor.

[0:27:15.600] Mesela hasta bu ilacı kullanırken günde en az 100 gram protein tüketeceğim

[0:27:20.520] demeli. Haftada iki ya da 3 gün ağırlık kaldıracağım demeli. Sorun şu ki hala

[0:27:26.399] çok toksik bir diyet kültürünün içindeyiz. Etkinliklere gidip diğer

[0:27:30.600] uzmanlarla konuştuğumda bunu çok duyuyorum. Ama şunu da söyleyeyim. Ben

[0:27:35.679] de GLP1'in çok düşük bir dozunu kullanıyorum. Kilo vermek için değil.

[0:27:40.519] Birkaç otoimmün rahatsızlığım olduğu için bu sayede enflamasyon seviyem düşük

[0:27:45.440] kalıyor ve belirti yaşamıyorum. Ama yine de bu ilaçları reçete ediyorsak

[0:27:50.399] hastaların şunu anlamasını sağlamak zorundayız. Bu sadece iğneyi yap gerisi

[0:27:55.559] gelir şeklinde bir süreç değil. Çünkü biliyoruz ki verilen kilonun yaklaşık

[0:27:59.760] %25'i kastan gidiyor. Kas ise inanılmaz değerli bir sermaye gibi. Orta yaşta kas

[0:28:05.960] kazanmak çok daha zor. Kaybedersen geri toplamak uzun zaman alır. Hatta bazı

[0:28:10.720] kadınlar geri bile alamıyor. Bu yüzden CLP'yi bir kullananların iştahlarının

[0:28:15.799] düzenlenmesi, tokluk hissinin artması, kafalarındaki sürekli yeme düşüncesinin

[0:28:21.360] azalması çok iyi bir şey. Çünkü yıllarca iradesizsin, açlığını kontrol

[0:28:27.039] edemiyorsun." diye utandırılmış kadınlar var. Meslektaşlarımla ve hastalarımla

[0:28:32.000] konuştuğumda bu aşırı yeme isteğinin nihayet durduğunu ve bunun daha iyi

[0:28:37.679] beslenme, daha iyi uyku, daha fazla hareket gibi olumlu alışkanlıklara zemin

[0:28:43.120] hazırladığını duymak beni gerçekten umutlandırıyor. Ama bence verilmesi

[0:28:48.039] gereken en büyük mesaj şu: Bu ilaçları kullanmayı seçiyorsan akıllıca

[0:28:52.480] kullanmalısın. Bunu bir yaşam tarzı müdahalesi olarak

[0:28:55.720] görmelisin. Yani beraberinde gerçek bir yaşam tarzı değişikliği yapmak şart. Bu

[0:29:00.880] sadece iğneyi yapıp sonra McDonald's yiyerek bütün gün hareketsiz kalıp

[0:29:05.519] koltuğa uzanarak sürdürülebilecek bir şey değil. Uzun vadeli başarı için

[0:29:09.559] alışkanlıklarını gerçekten değiştirmen gerekiyor.

[0:29:12.559] Bu konuyu açmamın sebebi şu. İnsanları bu konularda bilgilendirme konusunda

[0:29:17.360] kendimi gerçekten sorumlu hissediyorum. Çünkü muhtemelen bu kadar farklı alandan

[0:29:22.399] uzmanı ağırlayıp insanları eğiten, bilgilendiren tek podcast benim. Mesela

[0:29:27.440] bugün Drtor Ben Bikman'la olan bölümü yayınladık.

[0:29:30.480] İki hafta önce onunla bir etkinlikte konuşmuştum.

[0:29:33.240] Evet. Ve biliyorsun Doktor Bigman insülin ve insülin direnci hakkında çok

[0:29:36.720] önemli bilgiler veriyor. Bugün de konumuz bağırsak. Sana şunu sormak

[0:29:40.240] istiyorum. Bağırsak kemik ekseninden çok bahsettiğini de biliyorum. Lütfen bunu

[0:29:44.080] açıklar mısın? Çünkü anlattığım bütün bu şeyleri hayatımda ilk kez duyuyorum.

[0:29:49.080] Bununla tam olarak ne demek istiyorsun? Bağırsakla kemik birbirine nasıl bağlı?

[0:29:53.880] Ayık kafa izleyicilerinin şunu anlaması çok önemli. Bağırsak vücuttaki her

[0:29:59.399] organla ve her sistemle iletişim halindedir. Kitabı yazarken

[0:30:04.200] araştırmalara baktığımda beni en çok şaşırtan şeylerden biri bağırsak

[0:30:09.120] sağlığıyla kemik sağlığı arasındaki bu güçlü bağlantıydı. İlk olarak

[0:30:14.159] kemiklerinin sağlığı bağırsaklarının sağlığına çok büyük ölçüde bağlı. Bu ne

[0:30:19.240] demek? Mikrobiyom ile kemik hücreleri arasında gerçek bir karşılıklı iletişim

[0:30:24.559] var. Kemik sağlığını düzenleyen hormonlarla da iletişim var. Sadece

[0:30:29.600] progesteron, östrojen ve testosteron değil, osteokalin gibi başka hormonlar

[0:30:35.360] da aktif şekilde bu işin içinde. Eğer perimenopoza girerken bağırsakların

[0:30:40.480] bozulmuş durumdaysa mesela ağırlıklı olarak ultra işlenmiş gıdalar yiyerek

[0:30:45.640] besleniyorsan, uyumuyorsan, günde litrelere yakın gazlı içecek içiyorsan,

[0:30:50.919] hayatında neşe yoksa, stresini yönetemiyorsan ya da çocukluğunda böyle

[0:30:56.039] bir ortamda büyüdüysen yani hareketsiz bir aile, sürekli işlenmiş gıdalarla

[0:31:02.080] beslenen bir ev, aktif olmayan insanlar, bu kalıplar çoğu kişide yetişkin

[0:31:07.840] taşınıyor. Bu şekilde perimenopoza giren birinin mikrobiyomu hayatını bambaşka

[0:31:13.120] şekilde kurmuş birinin mikrobiyomundan tamamen farklı olur. Yani

[0:31:17.320] antienflamatuar, ağırlıklı beslenen, düzenli hareket eden, stresini yöneten,

[0:31:22.519] neşeli ve mutlu bir hayat yaşayan biriyle aynı değildir. Burada oksitosin

[0:31:27.320] gibi hormonların rolü de var. Oksitosin kortizolü düşürür. Bunu özellikle

[0:31:32.080] belirtmek istiyorum. Bu spiritüel bir söylem değil. Bunun arkasında gerçek

[0:31:37.360] bilim var. düzenli uyuyan, stresini iyi yöneten insanların kemikleri kesinlikle

[0:31:42.679] daha sağlıklı oluyor. Kemiklerle ilgili diğer önemli konu ise şu. Çok fazla genç

[0:31:48.480] kadının doğum kontrol hapına veya depoprovera denen başka bir doğum

[0:31:53.000] kontrol yöntemine çok erken yaşta başlatılması. Genç kadınlar kemiklerinin

[0:31:58.200] tam olarak gelişip güçlendiği dönem tamamlanmadan doğum kontrol hapı

[0:32:02.679] başlarsa ya da aynı şekilde depovera kullanırlarsa bu durum yaşamları boyunca

[0:32:08.320] kemik sağlığı sorunlarına zemin hazırlayabiliyor. Çünkü bu kadınlar 2530

[0:32:14.080] yaş civarında ulaşılması gereken en yüksek kemik kütlesine hiçbir zaman tam

[0:32:18.960] olarak ulaşamayabiliyor. Bu da menopoz dönemine geldiklerinde çok

[0:32:23.559] daha büyük kemik sağlığı problemleri yaşamalarına neden olabiliyor.

[0:32:27.679] Evet. Sanırım bunun üzerine bir de menopoz gelince kemik kaybı daha da

[0:32:32.200] hızlanıyor. Menopoz döneminde östrojen ve

[0:32:35.120] progesteron arasında bir dengesizlik oluşuyor. Bu hormonlardan biri kemiği

[0:32:39.480] yapıyor, diğeri ise yıkıyor. Menopoza girmeden önce östrojen ve progesteron

[0:32:45.279] dengedeyken kemik yapımıyla kemik yıkımı arasında sağlıklı bir alışveriş vardır.

[0:32:51.080] Ama menopozda özellikle de hormon replasman tedavisi almayan kadınlarda

[0:32:56.120] kemik erimesi kemik yapımından daha fazla oluyor. Bu yüzden östrojen

[0:33:00.519] osteoporozu önleyici bir tedavi olarak kabul ediliyor ve bu nedenle kadınların

[0:33:05.559] bilinçli karar vermesi, kendi doktorlarıyla konuşarak benim kemik

[0:33:09.799] sağlığımı bozan riskler neler sorusunu sorup bunu netleştirmesi çok önemli.

[0:33:15.360] Mesela sigara içmek, aşırı alkol tüketmek, erken yaşta doğum kontrol hapı

[0:33:20.440] kullanmak veya depoprovera kullanmak gibi. Hatta Amerika'da enjeksiyon

[0:33:25.279] yoluyla uygulanan bir doğum kontrol yöntemi olan Depoprovera kemik sağlığı

[0:33:29.799] ile ilgili özel bir siyah kutu uyarısı taşıyor. Yani bu depovera prospektüsünde

[0:33:35.519] kullanımı yüksek risk taşıyor ibaresi kalın siyah çerçeveyle belirtilmiş

[0:33:39.320] durumda. Ayrıca vajinal ve idrar yolu sağlığı

[0:33:43.120] konusunda da çok net ve önemli tavsiyelerin var. Menopozdan sonra

[0:33:47.519] vajinal mikrobiyomun değiştiğini biliyorum. Bu konuyu da biraz açıklar

[0:33:51.639] mısın? Tabii bence burada ilginç olan şey şu. Bağırsak mikrobiyomundan

[0:33:56.600] bahsettik ama vajinal mikrobiyom da östrojendeki değişikliklere son derece

[0:34:00.919] duyarlıdır. Vücudumuz daha az östrojen üretmeye başladığında kişiye göre

[0:34:05.720] değişmekle birlikte menopozun genitoürer sendromu dediğimiz bir durum ortaya

[0:34:10.359] çıkar. Bu olur mu olmaz mı değil, ne zaman olur meselesi. Hepimiz bu

[0:34:15.119] değişimleri yaşayacağız. Sadece bazı kadınlarda daha erken başlıyor. Birinci

[0:34:19.919] olarak östrojen azaldığında vajinanın pH'ı değişir. Bu da vajinal mikrobiyomu

[0:34:25.119] doğrudan etkiler. Normalde orada bulunan sağlıklı laktobasiller vajinada ve

[0:34:29.560] vulvada nemi, kayganlığı ve sağlıklı mukusu sağlayan bakterilerdir. Menopozla

[0:34:34.639] birlikte bu yapı değişmeye başlar. P yükselir. Mikrobiyomdaki bu kaymalar

[0:34:39.079] bizi enfeksiyonlara çok daha açık hale getirir. Hatta cinsel yolla bulaşan

[0:34:43.599] hastalıkların en yüksek oranlarından biri orta yaş grubundadır. Çünkü bu

[0:34:47.879] dönemde birçok kadın boşanma sonrası tekrar cinsel olarak aktif olabiliyor ya

[0:34:52.679] da yeni partnerleri olabiliyor. Vajinal mikrobiyomdaki bu değişiklikler kadının

[0:34:57.920] cinsel yolla bulaşan enfeksiyonları çok daha kolay kapmasına yol açıyor. PH

[0:35:04.119] yükseliyor. Mikrobiyomun dengesi bozuluyor. Orada çoğalan organizmalar

[0:35:09.520] değişiyor ve buna bağlı olarak kayganlık da azalıyor. Bu da ilişkiden sonra

[0:35:15.960] tahriş, yırtılma, kanama gibi sorunları artırabiliyor. Aynı zamanda idrar yolu

[0:35:22.520] enfeksiyonlarına yakalanma riskini de yükseltiyor. Klinik kardiyolojide

[0:35:27.440] çalışırken yoğun bakımda çok ağır hastalar görürdüm. Sadece vajinal

[0:35:32.880] östrojen kullanarak hastaneye yatışları ve hatta ölümleri bile önleyebilen

[0:35:38.200] kadınlar vardı. Çünkü idrar yolu enfeksiyonu kana karıştığında ölümcül

[0:35:43.320] olabilir. Buradan şunu anlıyoruz. Östrojen genitoürer sistemin yapılarını

[0:35:48.920] desteklemede çok önemli bir rol oynuyor. Birçok kadın perimenopozdan menopoza

[0:35:54.280] geçerken pelvik organlarda sarkma yaşamaya başlıyor. Ben hep şunu

[0:35:59.240] düşünüyorum. Vajinal östrojenden fayda görmeyecek tek bir kadın bile yok. Bu

[0:36:05.000] kadar önemli. Bazı kadınlar ellerinde henüz belirti yaşamıyor olabilir ama

[0:36:10.760] istatistikler çok net. 60 yaşına gelindiğinde kadınların yaklaşık %75'i

[0:36:16.520] bu genitörer belirtileri yaşıyor. Okey. 80 yaşına gelindiğinde bu oran %90'lara

[0:36:23.880] çıkıyor. Bir dakika yani hormon replasman

[0:36:26.960] tedavisi alıyor olsalar bile vajinal östrojeni ayrıca kullanmaları mı

[0:36:31.240] gerekiyor? Bu gerçekten çok iyi bir soru. Bazı kadınlar transdermal yani

[0:36:35.640] cilde yapıştırılan östrojen bandı gayet iyi hissediyor ve vajinal bir belirti

[0:36:39.720] yaşamıyor. E ama benim hastalarımda durum genelde böyle olmuyor. Çok az

[0:36:43.880] istisna var. O da genelde biraz daha kilolu olup vücudunda daha fazla estrom

[0:36:48.000] bulunan kadınlar. Hani o daha zayıf östrojen formundan bahsetmiştim. Bu

[0:36:51.920] kadınlar bazen vajinal östrojene daha geç ihtiyaç duyabiliyor. Ama çoğu kadın

[0:36:56.160] için vajinal östrojen gerçekten ayrı bir fayda sağlıyor. Amerika'da oldukça ucuz.

[0:37:01.160] Ayrıca eczanelerde özel olarak hazırlanmış formları da var. Testosteron

[0:37:05.319] veya DHA hormonuyla birlikte de hazırlanabiliyor. Bu kombinasyon

[0:37:08.680] vajinanın kas tabakasını destekliyor ve bazı kadınlarda bu şekilde çok daha iyi

[0:37:12.560] sonuç alınabiliyor. Seni dinlerken hayatım boyunca neler

[0:37:16.680] yaşadığımı ve neleri değiştirdiğimi düşündüm. Kendimi resmen örnek vaka gibi

[0:37:21.400] hissediyorum. Ailemde de var ama bende de osteoporoz oldu. Menopoz gelince her

[0:37:27.119] şey bir anda değişti. Kilo alımı, osteoporoz, işin ilginç tarafı, klasik

[0:37:33.359] menopoz belirtilerinin hiçbirini yaşamadım. Ne sıcak basması, ne saç

[0:37:38.560] dökülmesi, ne aşırı yorgunluk. Bunların hiçbiri olmadı. Sanki bende daha yoğun,

[0:37:44.920] daha biyolojik etkiler ortaya çıktı. Metabolik sağlık, kemik sağlığı gibi

[0:37:50.280] daha derin şeyler. Ve gerçekten insanın tüm yaşam tarzını baştan aşağı

[0:37:55.960] değiştirmesi gerekiyor. Adeta hayatını yeniden planlıyorsun. Ne yediğin, nasıl

[0:38:01.400] spor yaptığın, ne kadar uyuduğun, stresini nasıl yönettiğin hepsi yeniden

[0:38:06.760] şekilleniyor. Yani hayatına yeni bir plan inşa ediyorsun.

[0:38:10.920] Kesinlikle katılıyorum. Ben hastalarıma sık sık şunu söylerim. perimenopoz ve

[0:38:14.720] menopozdaki pose yani duraklama kelimesi aslında hayatında daha önce olduğundan

[0:38:20.720] farklı bir şekilde yol alma fırsatı sunuyor. Orta yaşta gerçekten iyi

[0:38:25.000] hisseden kadınlar kendilerini öncelik haline getirenler oluyor. Belki yıllarca

[0:38:30.119] kendi ihtiyaçlarını bastırmış oluyorlar ama orta yaşa zarafetle geçmenin yolu

[0:38:35.440] kendin için iyi olan değişiklikleri yapmaya başlamak. Beni en çok etkileyen

[0:38:40.359] şeylerden biri de şu. Amerika'da, İngiltere'de ve farklı ülkelerde sahneye

[0:38:44.440] çıkıp konuşma fırsatı buluyorum. Re

[0:38:49.720] etkinliklerden sonra kadınlar yanıma geliyor ve hikayelerini paylaşıyorlar.

[0:38:53.839] İnsanların kendilerini rahat hissedip hikayelerini benimle paylaşmaları

[0:38:57.280] gerçekten çok hoşuma gidiyor. Ve çoğu zaman biri konuşmaya başladığında 30 ile

[0:39:02.720] 60 saniye içinde hormon replasman tedavisi alıp almadığını anlıyorum.

[0:39:07.240] sadece anlattıklarından bile belli oluyor. Eğer bunu dinleyen bir kadın

[0:39:11.760] henüz hormon replasmanını, hormon destek tedavisini, peptit kullanımını ya da

[0:39:17.079] sadece beslenmesindeki enflamasyonu azaltmayı bile düşünmemişse gerçekten

[0:39:22.040] şunu söyleyebilirim. Kimin gereksiz yere acı çektiğini, kimin ise gerçekten iyi

[0:39:26.880] durumda olduğunu çok net görebiliyorum. Hadi şimdi kadınlara bu döngüyü nasıl

[0:39:32.240] kırabileceklerini anlatalım. Hormon replasman tedavisi çoğu zaman temel bir

[0:39:37.480] adım gibi görülüyor ama buna rağmen hala çok tuhaf tartışmalar dönüyor. Bana o

[0:39:43.040] kadar fazla mesaj geliyor ki işte doktorum yazmıyor, ailemde şu kanser

[0:39:48.319] türü var diye vermiyorlar. Menopoza gireli 10 yıl olmuş o yüzden reçete

[0:39:53.720] etmiyorlar gibi bir sürü şey yüzünden birçok doktor bu kadınlara reçete

[0:39:58.319] etmiyor. Kadınlar resmen doktorlarına yalvarıyor ama yine de büyük bir direnç

[0:40:03.200] var. Peki tüm bunların dışında yaşam tarzı, beslenme, takviyeler açısından

[0:40:09.520] neler öneriyorsun? Çünkü sen aktif olarak birçok hasta gören birisin.

[0:40:14.720] Evet, teşekkür ederim. Benim için bir numaralı konu uyku. Eğer gece deliksiz

[0:40:18.839] uyumuyorsan önce onu ele almamız gerekiyor. Çünkü iyi uyuduğunda gerisi

[0:40:22.599] kendiliğinden yoluna giriyor. Egzersiz yapabiliyorsun. Stresi daha iyi

[0:40:26.319] yönetiyorsun. Ne yiyeceğini daha doğru seçiyorsun. Yani uyku her şeyin

[0:40:30.200] başlangıç noktası. Çoğu zaman uyku sorunu tek bir nedenden kaynaklanmıyor.

[0:40:34.599] Genelde birkaç alışkanlığın birleşmesiyle ortaya çıkıyor. Mesela

[0:40:37.880] yatağ, iPad, laptop ya da telefonla girmemek bile çok şey değiştiriyor.

[0:40:42.240] Kendine iyi gelen bir uyku rutini oluşturman gerekiyor. Şu an kış

[0:40:45.640] dönemindeyiz ve akşamları mavi ışığı azaltmak, yaz aylarına göre daha zor,

[0:40:49.760] yaz kışın biraz daha bilinçli davranmak gerekiyor. Uykuyla ilgili ilk kural

[0:40:53.760] gerçekten bir uyku hijyeni rutinin olması ve bu da aslında şunları

[0:40:57.319] içeriyor. Yatmadan 3 saat önce yemek yememek, alkol almamak, suyu gün içinde

[0:41:02.160] yeterli miktarda içmek ki gece yatmadan hemen önce içip sonra tuvalete kalkmak

[0:41:06.599] zorunda kalmayasınız. Ayrıca yatmadan önce bedeni ve zihni sakinleştiren bir

[0:41:10.760] şey yapmak çok işe yarıyor. Bu yoga olabilir, duvara bacaklarını yaslamak

[0:41:14.640] olabilir, birkaç dakika nefes çalışması olabilir ya da kitap okumak olabilir ama

[0:41:18.359] dijital kitap değil. Yani önce iyi bir uyku rutine oturmalı. Her şeyin

[0:41:22.240] başlangıcı bu. Ayrıca şunu da fark etmek gerekiyor. Orta yaşta kadınlarda uyku

[0:41:27.280] apnesini oldukça sık görüyoruz ama kadınlarda belirtiler erkeklerdeki gibi

[0:41:31.200] olmuyor. Eşiniz horluyorsun, nefesin duruyor. Gece garip bir uğultu sesi

[0:41:35.599] çıkarıyorsun gibi şeyler söylüyorsa bu çok önemli bir ipucu. Birçok kadın bunun

[0:41:40.000] farkında bile olmuyor. Genelde partneri söylüyor. Eğer teşhis edilmemiş bir uyku

[0:41:44.040] apneniz varsa bunun mutlaka tedavi edilmesi gerekiyor. Çünkü progesteronun

[0:41:48.200] azalması boğazın arka kısmını gevşetiyor ve bu durum uyku apnesini

[0:41:52.079] kolaylaştırabiliyor. İkinci olarak stres yönetimi geliyor ve bu hafta da bir kere

[0:41:56.480] 5 dakikalık meditasyon değil. Gerçek anlamda sağlıklı sınırlar koymayı

[0:42:00.400] öğrenmek, hayır diyebilmeyi öğrenmek, size iyi gelen bir şey bulmak. Benim

[0:42:05.200] için stres yönetimi sabah başlıyor. Güne gün ışığı alarak başlıyorum. Köpeklerimi

[0:42:08.800] yürütüyorum. Eşimle sohbet ediyorum. Bizim günlük rutinimiz bu. Hayat boyunca

[0:42:12.800] küçük küçük neşe, huzur alanları yaratmak çok önemli. Antienflamatuar

[0:42:16.680] beslenmede büyük bir parça. Artık vücudunuza neyin iyi geldiğine, neyin

[0:42:20.839] gelmediğine bakmanız gerekiyor. Ben zaten hiçbir zaman öyle çok fazla içki

[0:42:24.839] içen biri olmadım ama 67 yıl önce ayda bir iki kez içtiğim Martin'imi bile

[0:42:29.319] bıraktım. Çünkü uykumu bozuyordu. Ve benim için uyku her şeyden önemli. Yani

[0:42:33.960] ben alkolü bıraktım çünkü uykumu bozuyordu. Ama bir başkasının

[0:42:37.280] uykusuzluğunun sebebi tatlı yemek olabilir. Protein ve lif konusunda daha

[0:42:41.559] bilinçli seçimler yapmak anlamına geliyor. Hatta araştırmalar lifin

[0:42:45.280] kaliteli uykuyu desteklediğini bile gösteriyor. Biliyorum ben kimle

[0:42:48.800] konuşuyorsam lifli şeyler yiyin dediğimde onlara küfür gibi geliyor ama

[0:42:52.599] gerçekten önemli. Ayrıca mutlaka ağırlık çalışmak, aktif olmak gerekiyor. Aktif

[0:42:57.559] olan hastalarımın çok daha iyi uyuduğunu görüyorum. Hareketsiz olanların uyku

[0:43:01.440] kalitesi ise çok daha kötü. Bir de bağırsak sağlığı ele alınmalı. Gerekirse

[0:43:05.920] dışkı testi gibi tanısal testlerle ne olup bittiğine bakmak, altta yatan

[0:43:10.000] travmaları iyileştirmek de bu bütünün bir parçası. Bence burada çok önemli bir

[0:43:14.000] nokta var ve kitapta da bunun üzerinde özellikle duruyorum. Çocuklukta yaşanan

[0:43:17.520] olumsuz deneyimlerin rolü büyük bir travma da olabilir, küçük bir travmada.

[0:43:21.520] Çocukken yaşadığın şeyler menopoza biraz daha erken girme riskini artırıyor.

[0:43:25.119] Birçok kadın yaşadıkları bazı şeyleri yıllarca bastırıyor ve ancak perimenopoz

[0:43:29.160] ya da menopoz dönemine gelince o çocukluk ya da gençlik döneminde

[0:43:32.440] yaşadıkları travmaları gerçekten işlemeleri, üzerine konuşmaları ve

[0:43:36.240] destek almaları gerektiğini fark ediyor. Bu dönem çoğu kadın için terapiye

[0:43:40.280] başlama ya da kendini iyileştirme sürecinin gerçek anlamda başladığı zaman

[0:43:44.119] olabiliyor. Son olarak bence gerçekten işe yarayan şeylerden biri de hayatında

[0:43:48.559] şükretmeyi bir alışkanlığa dönüştürmek. Ama bu her gün şükretmekle ilgili beş

[0:43:53.240] şey yazayım tarzı bir liste değil. Daha çok her gün durup hayatındaki iyi

[0:43:57.480] şeyleri gerçekten fark etmek ve kıymetini hissetmek. Hepimizin zor

[0:44:01.280] dönemleri oluyor. Şu anda bizi dinleyen hiçbir kadın yoktur ki hayatında zor bir

[0:44:05.480] süreç yaşamamış olsun. Ama birçok kadın hastamda görüyorum. Her gün düzenli

[0:44:09.680] olarak şükretmek, hayatındaki güzellikleri fark etmek, bakış açını

[0:44:13.400] yeniden çerçevelemek, zihinsel olarak ayakta ve sağlıklı kalmak için inanılmaz

[0:44:17.880] güçlü bir araç oluyor. E bunun için önerdiğin takviyeler var

[0:44:22.880] mı?

[0:44:25.839] Ben takviyeler arasından en işe yarayanları yani çok amaçlı olarak

[0:44:30.839] düşündüğümde aklıma ilk kreatin monohidrat geliyor. İnsanlar yıllarca

[0:44:36.880] bunu sadece ağırlık çalışanların kullandığı bir şey sandı. Ama artık

[0:44:42.319] jetleg'a, uykuya hatta kemik sağlığına bile iyi geldiğini gösteren araştırmalar

[0:44:48.319] var. Tabii beyne geçmesi için biraz daha yüksek dozlara ihtiyaç olabiliyor. Yani

[0:44:54.359] kreatin benim için gerçekten güçlü bir destek. Magnezyum da çok önemli ama

[0:44:59.800] doğru formu almak lazım. Mesela magnezyum glisinat hem uykuya iyi

[0:45:04.720] geliyor hem de bağırsak düzenini toparlıyor. D vitamini zaten temel. Bir

[0:45:10.839] de lif konusu var. Lif'i aslında yiyeceklerden almak en doğrusu ama

[0:45:16.119] birçok kadın günde 2530 gram lifi yemekten karşılayamıyorum diyor. Böyle

[0:45:22.680] durumlarda hedefe yönelik lif takviyeleri işe yarayabiliyor ama ben

[0:45:27.520] yine de önce besinlerden almayı öneriyorum.

[0:45:31.200] Ve elbette yeterli su içmek. Bana gelen kadınların yorgunluk, beyin sisi,

[0:45:36.800] uykusuzluk gibi şikayetlerinin bir kısmı aslında susuz kalmaktan kaynaklanıyor.

[0:45:42.960] Basit ama çok etkili bir şey. Genel olarak çoğu kadının gerçekten faydasını

[0:45:48.319] gördüğü temel destekler bunlar. Bağırsak testi yapmadan bütirat ya da

[0:45:54.720] tribütrin gibi bağırsak odaklı takviyeleri eklediğin oluyor mu?

[0:46:01.720] Tutka benim favorilerimden biri. Tutka aslında safra akışını inceltmeye

[0:46:05.920] yardımcı olan bir ürünün kısaltması. Safra yağları parçalamak ve emulsifiye

[0:46:10.319] etmek için çok önemli ama aynı zamanda mitokondri sağlığına da destek oluyor.

[0:46:14.920] Ayrıca bağırsak beyin bağlantısında da işe yarıyor. Çünkü bağırsakla beyni

[0:46:18.440] birbirine bağlayan çok önemli bir sinir var. Vagus siniri. Tutka bu açıdan benim

[0:46:22.640] daha çok tercih ettiğim bir takviye. Bütürattan bile daha fazla. Bütürat

[0:46:26.520] dediğimiz şey kısa zincirli bir yağ asidi ve bence asıl önemli olan

[0:46:30.440] vücudumuzun kendi kısa zincirli yağ asitlerini üretebilmesi için yeterince

[0:46:34.040] lif almak. Menopoz da eskisine göre daha az ürettiğimiz için bu daha da kritik

[0:46:38.359] hale geliyor. Cinttiya bir saniye. Şimdi söylediğin

[0:46:42.720] şey bana senin bir podcast'tinde duyduğun bir şeyi hatırlattı. Sen

[0:46:48.280] eskiden bazı ameliyatlarda vagus sinirinin kesilmesine pek önem

[0:46:52.800] verilmediğini söylemiş. Var. Evet. Benim tıp geçmişimi bilmeyenler için

[0:46:57.200] söyleyeyim. Ben klinik kardiyolojide 16 yıl çalıştım ve inan bana 25 yıl önce

[0:47:03.040] ameliyat sırasında vagus sinirinin kesilmiş olması kimseye garip gelmezdi.

[0:47:07.680] Şimdi geriye dönüp baktığımda hayat gerçekten ilginç bir döngü gibi geliyor

[0:47:12.040] ve vagus sinirinin bağırsakla beyin arasındaki iletişimde ne kadar önemli

[0:47:16.800] olduğunu çok daha iyi anlıyorum. Üstelik bu iletişim tek yönlü değil iki taraflı

[0:47:21.240] işliyor. Bu sinir yanlışlıkla mı yoksa bilinçli mi kesiliyordu bilmiyorum ama

[0:47:25.000] hiç fark etmez. Sonuçta şimdi geriye dönüp düşününce bağırsakla beyin

[0:47:29.319] arasındaki o iletişim hattı kesildiği için ne kadar çok hastanın aslında ciddi

[0:47:34.000] şekilde etkilendi birden aklıma geldi ve araya girmek

[0:47:36.720] zorunda hissettim. Evet ya böyle bir gerçek vardı diye.

[0:47:41.400] Neyse. Peki peptitler sen peptit kullanıyor musun?

[0:47:45.240] Evet ben peptitleri çok seviyorum. Şu anda en popüler olanlar tabii ki

[0:47:49.440] CLP1'ler. Bunun dışında Timozin Alfa 1 de

[0:47:53.160] favorilerimden biri. Çünkü bağışıklık sistemimiz yaş aldıkça bizimle birlikte

[0:47:57.720] yaşlanıyor. Buna immün yaşlanma deniyor. Özellikle kadınlarda tim involution

[0:48:03.680] denen bir süreç yaşanıyor. Adı biraz tuhaf ama anlamı şu. Timus bezi

[0:48:08.760] küçülüyor ve neredeyse yağ dokusuna dönüşmüş küçük bir parçaya benziyor.

[0:48:13.319] Oysa timus bağışıklık sisteminin düzenlenmesi için çok önemli.

[0:48:17.520] Timozin Alfa 1. Bu bağışıklık yanıtını destekleyen bir peptit. Ben çok sık

[0:48:22.440] seyahat ettiğim için bağışıklığımı desteklemede bana çok yardımcı oluyor.

[0:48:25.960] Tabii yaşam tarzıyla birlikte. BC UDL 7 de sevdiğim peptitlerden biri. Adı Body

[0:48:32.680] Protective Compound. hem bağırsak için çok iyi bir destek sağlıyor hem de

[0:48:36.800] birçok kadının aslında sürekli olarak bağırsak desteğine ihtiyacı oluyor.

[0:48:41.680] Ayrıca yakın zamanda yaralanma yaşayan, ameliyat geçiren kişilerde iyileşmeyi

[0:48:46.960] hızlandırdığı için sık kullandığım araştırmalarla da iyi desteklenen

[0:48:51.599] güvenli bir peptit. Bunların dışında başka peptitler de var ama ben en çok

[0:48:55.880] GLP1'leri, TES and Alpha 1'i ve BPC'yi düzenli olarak öneriyorum. Amerika'da

[0:49:02.440] bazı diğer peptitleri bulmak zaman zor olabiliyor. Bu yüzden dinleyen herkese

[0:49:07.440] şunu söylemek isterim. Peptit kullanacaksanız mutlaka uzman bir

[0:49:11.799] doktora görünmelisiniz ve doktor majistral reçetesini hazırlayabilen bir

[0:49:16.520] eczaneden almalısınız. Gerçi sanıyorum Türkiye'de peptit hazırlama sistemi

[0:49:21.359] Amerika'dakinden farklı ama güvenilir bir eczaneden alın. Ayrıca internet

[0:49:26.440] üzerinden alırsanız birçok yanlış içerik aldatmaca var.

[0:49:30.799] Sintiya sen, aralıklı orucu en erken ve en bilinçli şekilde savunanlardan

[0:49:35.760] birisin. Son birkaç dakikada bunu yapmak isteyenlere nasıl doğru şekilde

[0:49:41.559] uygulayabileceklerine dair biraz yol gösterebilir miyiz? Çünkü bence çok

[0:49:46.119] önemli bir konu. Evet, kesinlikle. Yazdığım ilk kitap

[0:49:49.680] Aralıklı Oruç hakkındaydı. Adı Thi Immune Fasting Transformation. Bence

[0:49:54.960] Oruç sağlığımızı desteklemek için kullanabileceğimiz birçok stratejiden

[0:49:58.880] sadece biri. Ama bunu her zaman içinde bulunduğumuz stres seviyesine göre

[0:50:03.079] değerlendirmemiz gerekiyor. Eğer uyuyamıyorsan, boşanma sürecindeysen,

[0:50:07.760] maddi sıkıntıların varsa yani hayat zaten ağır geliyorsa, vücuduna ekstra

[0:50:12.799] stres bindirmenin zamanı değildir. Diğer taraftan çok atletiksen, zaten yağ oranı

[0:50:17.280] düşük biriysen ve haftada bir iki gün aralıklı oruç yapmak istiyorsan 14-15

[0:50:22.319] saatlik aralar vermek istiyorsan bu gayet makul olur. Diğer taraftan

[0:50:26.680] metabolik olarak iyi durumda değilsen mesela polyistic over sendromun varsa,

[0:50:30.960] insülin direncin varsa ya da tip 2 diyabetliysen o zaman biraz daha uzun

[0:50:35.520] aralıklı oruç yapmak aslında tam da ihtiyacın olan şey olabilir. Çünkü bu

[0:50:39.160] sayede vücudun depolanmış yağ ya da glikozu yakıt olarak daha iyi kullanır

[0:50:42.760] hale gelir. Burada önemli olan yavaş yavaş ilerlemek. Önce 12 saatlik bir

[0:50:46.920] sindirim dinlendirme sistemini oturtmak. Sonra 30 dakika artırmak. 12'yi 13'e,

[0:50:51.960] 14'e, 15'e, 16'ya doğru yavaşça taşımak. Ama hala adet görüyorsan döngünde ne

[0:50:57.599] zaman oruç tutabileceğini ve ne zaman uzak durman gerektiğini bilmek çok

[0:51:00.760] önemli. Her zaman şöyle bakarım. Kanaman başladığı günden yumurtlamaya kadar olan

[0:51:04.960] dönemde östrojen baskındır ve bu dönemde biraz daha uzun aralıklı oruçlar genelde

[0:51:09.280] daha iyi tolere edilir. Yumurtlamadan sonraki dönemde ise çoğu kadın daha

[0:51:13.280] kolay yorulur, daha çok dinlenme ihtiyacı hisseder ve uzun süre aç kalmak

[0:51:17.440] onlar için daha zor olur. Menopozdaki kadınlarda ise durum biraz farklı. Çünkü

[0:51:22.559] artık eskisi gibi günbegün hafta hafta değişen büyük hormonal dalgalanmalar

[0:51:26.400] olmuyor. Ben burada yine aynı yere dönüyorum. Uyuyabiliyor musun? Stresini

[0:51:30.480] yönetebiliyor musun? Şu anda aşırı stresli bir dönemden mi geçiyorsun? Eğer

[0:51:34.520] öyleyse bu formal bir aralıklı oruç yapmanın zamanı değildir. O durumda

[0:51:38.680] sadece 12 saatlik digestive rest dediğimiz sindirim dinlenmesi yapmak çok

[0:51:42.760] daha doğru olur. Sanırım yıllar içinde mesajımı biraz yumuşatmayı öğrendim. 5-6

[0:51:47.040] yıl önce bunu resmen dalların tepesinden bağırıyordum. Herkese tavsiye ediyordum.

[0:51:51.240] Hala aralıklı orucun büyük bir savunucusuyum ama artık her zaman şu

[0:51:54.480] şartı ekliyorum. Yeterince protein alıyor musun? Stresini yönetebiliyor

[0:51:58.359] musun? Yeterince protein derken kastettiğim de şu: Bir öğünde 30, 40, 50

[0:52:03.359] gram proteinin altına düşmemek. Bir günde 100 gramdan aşağı inmemek. Eğer bu

[0:52:07.720] minimumu bile karşılamıyorsan o zaman oruç penceresini tekrar düşünmen

[0:52:11.520] gerekir. Peki kadınların hangi zaman aralığında

[0:52:15.240] oruç tutması gerektiğini nasıl belirliyorsun? Çünkü artık birçok

[0:52:18.760] araştırmacı özellikle kadınlarda sabah yememenin stres hormonlarını olumsuz

[0:52:23.480] etkilediğini söylüyor. Yani araştırmalar kesinlikle sabahları insüline daha

[0:52:28.960] duyarlı olduğumuzu gösteriyor. Yani akşam yemeğini atlamak kahvaltıyı

[0:52:33.680] atlamaktan daha iyidir bu. Sabah saat 6'da uyanır uyanmaz hemen yemek yemeniz

[0:52:38.440] gerektiği anlamına gelmez. Bu sadece kadınların günün erken saatlerinde

[0:52:42.760] insüline çok daha duyarlı olduğunu, bu yüzden de daha iyi hissettiğini

[0:52:46.119] gösteriyor. Mesela orucunu sabah 9'da açmak, ikinci öğününü bir gibi yemek,

[0:52:51.200] 3üncü öğünü de 5 civarında almak, öğleden sonra 2'ye kadar aç kalıp sonra

[0:52:55.880] akşam 9'a kadar bütün günün kalorilerini sıkıştırmaya çalışmaktan çok daha iyi

[0:53:00.079] sonuç verir. Fizyolojik olarak günün erken saatlerinde yemek yemek vücudun

[0:53:04.720] için çok daha doğru bir ritim ve büyük ihtimalle senin de kendini daha iyi

[0:53:08.599] hissetmeni sağlar. Peki ya aç değilsen?

[0:53:13.240] Aslında sabah uyanınca hemen aç hissetmemek tamamen normal bir

[0:53:17.000] fizyolojik tepki. O yüzden sabah ilk iş vücudu hidrasyonla desteklemek biraz

[0:53:21.680] hareket etmek en doğrusu genelde uykudan uyandıktan 2-3 saat sonra bir şeyler

[0:53:25.839] yemek için gayet uygun bir zaman oluyor. Tabii bu da oturup kocaman bir tabak

[0:53:29.799] yemek zorundasın anlamına gelmiyor. Önce küçük bir şey yiyip birkaç saat sonra

[0:53:34.079] daha büyük bir öğüne geçmek de gayet iyi bir yöntem.

[0:53:37.240] Kitabın ne zaman çıkıyor? Tam olarak 28 Nisan 2026'da.

[0:53:42.440] Evet. Sanırım pek çok kişi bu kitabı dört gözle bekliyor. Çünkü podcastim

[0:53:48.119] doktorlar tarafından da izleniyor. Çünkü bu ilginç. Türkiye'de oldukça

[0:53:53.160] fazla sayıda insanın İngilizce bilmediğini söyleyebilirim. Biz bu

[0:53:56.960] podcas'ti Türkçeye çeviriyoruz ve senden ben Bigman'dan ve diğer uzman

[0:54:00.599] konuklarımdan bir şeyler öğrenmeleri için bir referans kaynağı oluyor. Çünkü

[0:54:04.480] konuklarımın hepsi alanlarında uzman kişiler ve her konuk bambaşka alanlardan

[0:54:09.040] bahsediyor. Eminim kitabın birçok kişi için çok faydalı olacak. Türkçeye

[0:54:13.880] çevrilmesi için bir Türk yayıneviyle anlaşmaya hazır olduğunda seni mutlaka

[0:54:18.359] tanıştırırım. Gereken bağlantıları kurarım.

[0:54:21.359] Harika olur. Çok isterim. İlginç bir süreç. Şu anda Penguin Random House'un

[0:54:26.359] yabancı temsilciliklerinden teklifler almaya yeni başladık. O aşamaya yeni

[0:54:31.000] girdik. Umarım Türk temsilciler de ilgilenir. Ben de dört gözle

[0:54:35.280] bekleyeceğim. Bazılarıyla konuşabilirim. Zaman

[0:54:37.520] ayırdığı için çok teşekkür ederim. Bu benim için ve muhtemelen beni izleyecek

[0:54:40.400] pek çok kadın için inanılmaz derecede faydalı oldu ki izleyicilerimin %70'i

[0:54:44.079] kadınlardan oluşuyor. Zaman ayırıp hepimizi bilgilendirmek için gösterdiğin

[0:54:46.960] çabaya gerçekten teşekkür ederim. Çok teşekkürler Esra. Benim için bir

[0:54:51.160] zevkti.


*Transkript YouTube'dan alınmıştır.

"Ayık Kafa'nın her bölümünde sorum şu: Daha iyi bir yaşam nasıl mümkün?"

DR. ESRA ÇAVUŞOĞLU

Ceo & Co-founder