Meme Kanserinde Erken Teşhis Hayatını Kurtardı!

Dilara Arslan

Ayık Kafa’da Dr. Esra Çavuşoğlu, PhD’nin 132. podcast konuğu, Pastavilla CEO'su Dilara Arslan. Ülkemizin köklü makarna markalarından Pastavilla'nın CEO’su, iş kadını Dilara Arslan, Sabancı Üniversitesi Yönetim Bilimleri Fakültesi mezunu. 35 yaşında rutin bir kontrol sırasında 2. evre meme kanseri teşhisi alan Arslan; tedavi sürecini gizlemek yerine kamuoyuyla paylaşarak özellikle 40 yaş altı kadınlarda erken teşhisin önemine dikkat çeken önemli bir isim. Dilara'nın hikâyesini daha da anlamlı kılan ise yaşadığı deneyimi bir farkındalık hareketine dönüştürmesi. Şirketindeki 900 kadın çalışan için başlattığı meme kanseri taramalarıyla erken teşhisin önemini iş dünyasına da taşıyor.

Dilara Arslan Pastavilla CEO

Özet

Dilara Arslan; sağlıklı besleniyor, düzenli spor yapıyor, ailesinde meme kanseri öyküsü bulunmuyor ve kendine çok iyi bakıyordu. Ancak Dilara Arslan, henüz 36 yaşındayken meme kanseri teşhisi aldı.

“Meme Kanseri Farkındalık Ayı” kapsamında bu bölümde Dilara Arslan ile erken teşhisin önemini, genç yaşta meme kanseri riskini, hormon metabolizmasını, bağırsak ve karaciğer sağlığını, çevresel faktörleri ve stresin sağlık üzerindeki olası etkilerini konuşuyoruz. Ayrıca çift mastektomi, kemoterapi ve radyoterapi sürecinde yaşadığı fiziksel ve psikolojik zorlukları; beden algısı, lenfödem, hasta yakınlarının yaklaşımı ve kanser sonrası hayata yeniden uyum sağlamayı ele alıyoruz.

Bu bölümün en önemli mesajı: Sağlıklı yaşamak çok değerli, ancak hiçbirimiz kanser riskinden tamamen muaf değiliz. Erken teşhis, bilinçli takip ve doğru bilgi hayat kurtarabilir. Bu programda paylaşılan kişisel deneyimler ve araştırılmakta olan mekanizmalar tıbbi tavsiye niteliğinde değildir. Meme kanseri taramaları ve tedavi kararları kişisel risk faktörlerine göre hekimle birlikte değerlendirilmelidir.

#EsraÇavuşoğlu #AyıkKafa #ElevatingLifeEvolvingHealth #Longevilab #DilaraArslan #MemeKanseri

Dilara Arslan
Instagram: https://www.instagram.com/dilara.rslan_/

T.C. İstanbul Gedik Üniversitesi’ne ne teşekkür ederiz. https://www.gedik.edu.tr/

00:00-05:07 Giriş. Dilara Arslan’ın tanıtılması.
05:07-07:10 Dilara Arslan: 36 Yaşında Meme Kanseri Teşhisi
07:10- 11:08 Sağlıklı Yaşarken Kanser Olduğunu Nasıl Öğrendi?
11:08-13:17 Kanser Teşhisini Duymak: İlk Şok ve “Neden Ben?” Sorusu
13:17-19:18 Meme Kanseri Neden Olur? Genetik, Metabolizma ve Çevresel Etkenler
19:18-23:20 Bilinen Risk Faktörlerini Taşımadan Meme Kanseri Olmak
23:20-25:50 Stres, Karaciğer, Hormonlar ve Takviyeler
25:50-30:22 Östrojen Pozitif Meme Kanseri ve Hormon Tedavisi
30:22-35:11 900 Kadın için Meme Kanseri Tarama Seferberliği
35:11-40:06 Kemoterapi Sonrası Saç Kaybı, Psikolojik Destek ve Hasta Deneyimi
40:06-46:00 Lenfödem, Ameliyat İzleri ve Değişen Beden Algısı
46:00-54:00 Kanser Sonrasında Sağlık Takibi ve Kişisel Riskler
54:00-1:02:22 5 “Sen Güçlüsün” Demek Neden Yalnız Hissettirebilir?
1:02:22-1:12:38 Kemoterapi Süreci, Hasta Yakınları ve Hayata Devam Etmek
1:12:38-1:20:34 Genç Yaşta Erken Teşhis ve Şirketlerin Sorumluluğu
1:20:34-1:21:02 Kapanış.

*UYARI* Aylık Kafa’daki bilgiler ve beyanlar kişileri tanı ve tedaviye yönlendirme amacı taşımaz. Tanı ve tedaviye yönelik işlemlerinizi doktorunuza danışınız. İçeriklerde EMC Medya Yayıncılık Ticaret Ltd. Şti.’nin, araştırmacılarının, danışmanlarının ve yazarların / bilim insanlarının hazırladığı bilimsel çalışmalar ve kamuya açık yayınlardan derlemelerle elde edilen veriler, yalnızca bilgilendirme amacıyla paylaşılmaktadır. Yayınlarımızda tanı yahut tedaviye ilişkin sağlık beyanları yer almamaktadır.

Transkrİpt

0:00 Siz iyileşmenin ete kemiğe bürünmüş halisiniz ve içinde yaşarken bu hali

0:06 göremiyorlar. Buraya gelineceğini, varılacağını bilmiyorlar.

0:10 — Bir şeyin gücünü konuşacaksak bence erken teşhisin gücünü konuşmak lazım.

0:14 İnanın ben hiç düşünmedim bende böyle bir şey çıkabileceğini. Sokakta yürüyen

0:19 kaç kadın acaba meme kanseri ve bunu bilmiyor? Her 8 kadından biri deniyor.

0:24 — Neredeyse %50'ye yakını artık 40 yaşın altında deniyor. Bizde 3.000 kişi

0:28 çalışıyor. 900'ü kadın.

0:30 — Taramada kanser yakaladınız çıktı mı?

0:33 — Evet. Kolumda bu varken de yara izlerimle de hayata devam edebilmemiz

0:38 gerektiğini göstermemiz lazım. Sen güçlüsün lafı bir kere bana kendimi çok

0:43 yalnız hissettiriyor.

0:45 — Her bir kemoyla iyileşmeye bir adım daha yaklaştığımızı aklımızda tutmamız lazım.

0:51 Dostlarınızın, sevdiklerinizin

0:53 — yanında olun. Çift mastektomi. Ardından 16 kemoterapi, 15 radyoterapi.

0:59 — Kanserle baş etmenin bir canavarla baş etmek kadar zor olduğunu anlatıyor.

1:04 — İlacın yan etkisi, hastalığın yan etkisi değil. İyileşeceğim dedim ya. İyi

1:08 olacağım ben.

1:10 — Ben Esra Çavuşoğlu. 20 yıldır ayık bir hayat yaşıyorum. Bağımlılık hastalığıyla

1:14 mücadelem beni beden ve performansımı iyileştirmek, hayat kalitemi arttırmak,

1:18 daha sağlıklı ve uzun yaşamak için yeni yöntemler, cihazlar ve takviye ürünler

1:23 araştırmaya yönlendirdi. Bağımlılık hastalığı, biohacking ve longevity

1:27 alanlarındaki kendi deneyimlerimden dünyadaki son gelişmelere, çığır açan

1:31 girişimcilerden uzman akademisyenlere, yıllardır yaptığım sohbetler artık her

1:36 hafta Ayık Kafa Podcast'ı. Ayık Kafa podcast'te son 3 yılda 120'den

1:42 fazla bölüm 100 saatin üzerinde içerik yayınladık. Ama ben bile aklıma gelen

1:47 önemli bir bilginin hangi bölümün neresinde geçtiğini hatırlamıyorum. Bu

1:50 bir şikayet değil tabii ki bir itiraf. Örneğin uykuyla hormonların bağını ayrı

1:55 ayrı uzmanlar birbirinden bağımsız olarak anlattı. Hepsi de doğruydu. Bir

1:59 bölümü dinliyorsunuz. Kafanızda bir ışık yanıyor ama hayat devam ediyor. Sonra

2:04 üstünden 6 ay geçiyor. Unutulup gidiyor. Podcast'ler dinlemek için iyi. Ancak not

2:09 almadığınız söz de bilgi de uçar. Onun için oturdum. En baştan itibaren bütün

2:14 bölümleri dinledim. Notlar aldım. Ayıkladım. Çelişen cevapları

2:18 karşılaştırdım. Tekrar edenleri işaretledim. Çünkü bir şeyi altı ayrı

2:23 uzman ayrı ayrı söylüyorsa o artık bir görüş değil gerçektir. Bu kitap Ayık

2:28 Kafa Podcast'te 2026 başına kadar yayınladığımız bölümlerdeki doktorların

2:32 görüşleri yani neler yapalım, neler yapmayalım. Tam bir el kitabı.

2:37 Hormonlar, bağırsak, uyku, kadın sağlığı, metabolizma, yaşlanmanın

2:42 biyolojisi, yeni sezonlarla ayık kafa serisi de devam edecek. Bu kitap uzun

2:47 yaşamak üzerine değil, kazandığımız yılları güçlü bir bedenle, berrak bir

2:51 zihinle, keyif ve coşkuyla yaşamak üzerine. Ayık Kafa Podcast'a hoş

2:56 geldiniz. Bugün konuğum Pastavilla'nın CEO'su Dilara Arslan ve bu ay meme

3:01 kanseri farkındalık ayı. Dilara henüz 30'lu yaşların ortasındayken meme

3:06 kanseri ile yüzleşmiş ve erken teşhis sayesinde bu zorlu süreci atlatmış genç

3:11 bir kadın. Üstelik sağlıklı yaşamaya özen gösteren, bilinen risk

3:15 faktörlerinin birçoğunu taşımadığını düşünen biri. Peki nasıl oluyor da her

3:20 şeyi doğru yaptığımızı düşünürken böyle bir hastalıkla karşılaşabiliyoruz?

3:24 Bu bölümde yalnızca meme kanserini ve erken teşhisin önemini değil, hormon

3:29 metabolizmasını, bağırsak ve karaciğer sağlığını, çevresel faktörleri ve kanser

3:34 riskini etkileyebilecek henüz yeterince konuşulmayan mekanizmaları da ele

3:38 alıyoruz. Ama Dilara'nın hikayesini farklı kılan bir başka şey daha var.

3:43 Kendi yaşadıklarını yalnızca kişisel bir mücadele olarak görmeyip bu deneyimi

3:48 toplumsal bir farkındalık hareketine dönüştürmesi, şirketindeki kadın

3:52 çalışanların düzenli sağlık kontrollerini destekleyerek diğer

3:56 kurumlara da örnek olabilecek bir adım atmış. Bugün bir kadının kanserle

4:00 mücadelesini, erken teşhisin hayat kurtaran gücünü ve yaşadığımız

4:05 zorlukları nasıl başkalarının hayatına dokunan bir değişime

4:08 dönüştürebileceğimizi konuşacağız. Hadi başlayalım.

4:11 — Üniversiteyi sadece dersler, vizeler, finaller olarak düşünme. Asıl mesele

4:16 okurken kendini keşfetmek, üretmek, projelerde yer almak ve mezun olmadan

4:21 gerçek dünyayı tanımaya başlamak. Bir yandan psikolojiyle insanı daha iyi

4:25 anlayabildiğin, beslenme ve sağlık bilimleriyle iyi yaşamanın ne demek

4:30 olduğunu öğrendiğin, mühendislik ve yönetim bilişim sistemleriyle

4:34 teknolojiyi, veriyi ve sistemi çözümleyebildiğin bir üniversite düşün.

4:39 Yani sadece bilgi aldığın değil, düşündüğün, ürettiğin ve fikirlerini

4:43 hayata geçirebildiğin bir yer. İstanbul Gedik Üniversitesi öğrencilik hayatını

4:48 gerçekten yaşarken geleceğini kurabileceğin bir deneyim sunuyor. Ayık

4:52 Kafan'ın daimi destekçisi Gedik Eğitim Vakfı’nın sağladığı katkı ile size

4:56 dünyanın önde gelen uzmanlarını konuk olarak getirmeye devam ediyoruz. Siz de

5:01 Ayık Kafaya abone olarak destek verebilirsiniz.

5:06 Sevgili Dilara Arslan Ayık Kafa Podcast'a hoş geldiniz.

5:09 — Hoş bulduk.

5:10 — Şimdi çok önemli bir konuya değineceğiz. Bu ay meme kanseri farkındalık ayı ve

5:18 Ayık Kafa podcast'te de sizin sayenizde izleyicilerimize ve izleyicilerimizin

5:23 dostlarını aydınlatmak, bilinçlendirmek, neleri yanlış biliyormuşuz, neler olsa

5:28 daha iyi olurdu gibi biraz geniş bir yelpazeden içeriye doğru bakacağız.

5:34 Tabii her şey maalesef sizin hikayenizle başlıyor.

5:37 — Beni tanıyanlar beni de biliyor. Ben de genelde kendi hikayemden yola çıkarak

5:42 başkalarını umutlandırmak, ümitlendirmek, utanmamak, saklamamak

5:47 gibi motive etmeye çalışıyorum. Çünkü bağımlılığın genelde insanlarda ilk

5:51 yarattığı şey utanç. Fakat sizin hikayeniz ne dediniz? 8 kadında olan bir

5:57 meme kanseriyle başlıyor.

5:59 — Evet. Evet.

5:59 — Buradan seyircilerimize de söylemek istiyorum. Şimdi ben tıp doktoru

6:03 değilim. Dilara Hanım tıp doktoru değil. Verdiğimiz bilgiler benim podcastime

6:08 çıkanlardan yaptığım araştırmalar. Dilara Hanım kendi doktorlarından

6:12 duydukları ya da kendi yaptığı araştırmalar ama hiçbir tanesi sizi

6:17 bilimsel olarak bu doğrudura yönlendirmeyecek. Özellikle belirtmek

6:22 istiyorum. Çünkü yanlış bir yön verme dahi ne kadar

6:27 — tehlikeli olabilir bu işte.

6:28 — Kesinlikle öyle. Zaten araştırdıkça da ben de fark ediyorum. Her vücut çok

6:32 kendine özel. O yüzden benim de söylediğim hiçbir şey tıbbi tavsiye

6:36 değildir. Kesinlikle. Şimdi Dilara Hanım, sizin meme kanseri hikayeniz 36

6:41 yaşında başladı ve siz benim duyduğum kadarıyla anlattıracağım size gerçi ama

6:46 ilk bu duyumu aldığınızda zaten size bu kadar genç yaşta kanserin oluyor olması

6:53 şaşkınlık verse de kendinize çok dikkat ettiğiniz için ve çok erken yaşlarda

6:59 benim devamlı insanlara söylediğim taramalara inandığınız için yakaladınız.

7:04 — Aynen öyle.

7:05 — Hiç yakalanamaya da bililirdi.

7:07 — Nasıl? hikaye başladı. Bir anlatır mısınız bize?

7:10 — Şöyle oldu. Şimdi ben de çok fazla 40 yaşın altında olup da kansere

7:15 yakalanan çok hasta duyuyor oldum. Çünkü genelde biz özellikle meme kanserinde 40

7:20 yaşın üstü üzerine bütün bilinçlendirme çalışmaları yapılıyor. 40

7:25 yaşın altındaysan sanki çok nadir olacak bir şeymiş gibi görülüyor. Fakat

7:30 bu iş artık 40 yaşın da çok altına düştüğü için ve genel olarak kanser çok

7:35 yaygın bir hale geldiği için veya daha çok konuşulur hale geldiği için bende de

7:39 bir farkındalık oldu.

7:40 — H

7:41 — ve ben dedim ki ben gidip artık bütün vücudumu bir baştan sona taratacağım ve

7:45 bunu belirli aralıklarla yapmam gerekiyor. Fakat giderken bir yandan

7:49 kafamda çok rahattı. Çünkü kendime çok iyi bakıyorum. Düzenli spor yapıyorum.

7:54 Kantilerimi 6 ayda bir yaptırırım. Hepsi böyle kitap gibi tertemiz sürekli ki

8:00 nitekim aynı şekilde doktorlar da benimle ilgili çok olumlu konuştular.

8:03 Tüm check-up'ın her evresinde ta ki meme taramasına kadar. Meme taraması geldi ve

8:09 orada 2 cm ulaşmış. Yani oldukça da büyümüş fakat kaburgaya çok yakın bir

8:16 yerde bir e kitle olduğu ve bunun çok açık bir şekilde kanser olduğu bana

8:21 söylendi.

8:22 — Neyle o taramayı yaptılar? 40 yaşın altında olduğum için ultrasonla yaptım.

8:26 — Ultrason görebiliyor yani derindekini de.

8:28 — Evet görebiliyor. Fakat eğer böyle bir şey varsa zaten mamografi de yapıyorlar.

8:33 Çünkü ultrasonla mamografi farklı açıları da görebiliyor.

8:36 — Zaten o noktada böyle bir şey olduktan sonra bütün vücudunuzun her yerine

8:40 birçok taramaya giriyor oluyorsunuz. Bu sebeple

8:44 — merak ettiğim bir şey var. Orada soracağım. Çünkü ben bundan birkaç sene

8:47 evvel bir tüm vücut taramasına girdiğim zaman, talep ettiğim zaman, çok

8:52 farklı reaksiyonlar aldım. Ne gerek var? Bir şeyin mi var ki?

8:56 — Niye tarattırıyorsun diye. Tahmin ediyorum ki siz de benzeri şeyler

9:00 duydunuz, değil mi?

9:00 — Tabii tabii tabii. İşte sağlıkla iyice kafayı bozdun.

9:04 — İşte zaten müthiş besleniyorsun. Ailede de hiç böyle kalıtsal hastalıklar yok.

9:10 süper spor yapıyorsun. Performansın çok iyi, tahlillerin hep çok iyi.

9:15 gerek var mıydı? O gireceğin bütün aletler sende aslında bir tahribat

9:20 yaratacak. Buna gerek var mı? Bir şikayetin yokken gibi şeyler çok duydum

9:25 ben de. Ama varmış. Yani gördüğümde o ki varmış. Hatta doktorlar da bana işte

9:30 direkten döndün, çok doğru bir zamanda geldin. ciddi biçimde kitle

9:34 büyümüş, kaburganın altına sızmış olabilir dediler. İşte lenflere geçti mi

9:39 geçmedi mi? Acil ameliyat planlaması. O gün anladım ki o gün beni oraya götüren

9:45 her neydi benim için yine de ikinci evre de olsa erken teşhis sayıldı. Çünkü bu

9:53 işin ne kadar geç kalırsan o kadar kötü olabileceğini zaten zaman içinde de

9:58 gördüm. İyi ki gitmişim ve o bilinçlenme ile

10:02 birlikte 40 yaşın altının da düzenli olarak kontrole gitmesiyle alakalı

10:07 bilinçlendirme çalışmaları yapıyorum. Kısacık araya gireceğim. Şu an beni

10:12 duyuyorsanız ayık kafayı izlediğinize eminiz. Peki abone misiniz? Bir kontrol

10:17 eder misiniz? Çok net bir şekilde abone sayımız programa davet ettiğim

10:21 doktorları ikna etme gücünü sağlıyor. Alanında dünyanın en iyi isimlerini

10:25 burada izlemek için kanala abone olun. Sizle biz ilk konuştuğumuz zaman haklı

10:31 olarak da siz ya niye acaba yani niye bana oldu? Çünkü çok sağlıklı yaşıyorum.

10:37 Hakikaten anlattığınız şekilde zaten işte İstanbul'un böyle çok doğayla iç

10:41 içe olan bir yerinde oturuyorsunuz. Beslenmeniz ona göre. Dediğiniz gibi

10:46 gençsiniz, çocuğunuz var, süper verdiniz,

10:49 — temizlik malzemelerinize kadar. Ama gelin görün ki bu kanserin oluşmasına o

10:56 kadar fazla şey sebep olabiliyor ki insan çok iyi yaşadım

11:01 zannedip bambaşka bir yerden gelip yakalıyor kişiye. Yakalıyor. Peki ben

11:08 psikolog da olduğum için şeyi de sormak istiyorum. Belki böyle de yardımcı

11:11 olabiliriz. İlk duyduğunuzda nasıl bir şey hissettiniz?

11:14 — Bir kere kanser kelimesini ilk defa herhalde birinin ağzından böyle birebir

11:19 duydum o sırada. Hı hı.

11:21 — Yani ilk duyduğumda tabii ben çocuğumu düşündüm. Hı hı.

11:25 — Reddetmek istedim. Yani böyle bir şey olamaz. Benim çocuğum henüz 3,5 yaşında.

11:30 Böyle bir şey mümkün değil diye radyologla bu şekilde konuşuyordum. Hani

11:34 sanki orada bir şeyler alıp kontrol edebilecekmişim gibi

11:38 — bir şekilde işte ilk babamı aradım. Babam böyle bir şey mümkün değil.

11:43 Ailede yok dedi. Çünkü bir yandan da böyle en büyük etkenin genetik olduğu da

11:47 çok böyle halk arasında konuşulduğu için

11:50 — gibi yani nasıl böyle bir şey benim başıma geldi? Neden geldi? Neden ben

11:56 sorusuyla bir kaldım tabii.

11:58 — Hı hı.

11:58 — Ve sonrasında şunu da fark ettim araştırdıktan sonra benim gibi çok fazla

12:03 vaka var. Yani benim başıma gelen böyle çok nadir olan bir şey değil. Yani

12:09 kendisine çok iyi bakan, bildiğimiz kadarıyla iyi bakan, konuşulan kadarıyla

12:14 iyi bakan veya işte hiç risk faktörü altında olmayan bunlar da konuşulan risk

12:19 faktörleri için geçerli. Sadece çok böyle vaka var ve çoğunluk da bu

12:25 şekilde hiç beklenmedik bir yerden vuruluyorlar bu kanserle alakalı.

12:30 — Bu da beni bazı şeyleri çok detaylı araştırmaya itti.

12:34 — Tabii

12:35 — bu sayede birçok şey öğrendim. Yani bu kanser dışarıdan gelen bir şey mi?

12:40 İçeriden oluşan bir şey mi oluştuysa neden benim vücudum bunu atamadı?

12:45 Bağışıklık sistemi, detoksifikasyon bende iyi mi çalışmıyor gibi h

12:50 — çok derin ve kapsamlı ve çok yönlü konuların içine girince fark ettim ki

12:56 sağlık dediğimiz şey çok katmanlı bir mesele.

13:01 — Hı hı. Yani bu sadece iyi beslendim, iyi yerde yaşıyorum, spor yaşıyorumla

13:06 kısıtlı tutamayız. Kontrol edemediğimiz tarafları da var. Bunlar da ancak ve

13:11 ancak kontrole giderek, vücudumuzu daha iyi tanıyarak olabileceğini fark ettim.

13:17 — Ben de sizle konuştuktan sonra ben de daha önce çıkmış olan nezaket arkadaşım

13:21 Türkerli işte yabancı konuklar o podcastlere bir daha baktım biraz

13:25 araştırdım nezaketle bayağı bir ik saate yakın konuştum filan. Dediniz ya genetik

13:31 hep böyle bir genetik diye bir şey var. Bu böyle hatta benim programımda aşa

13:37 Winters çıkmıştı dedi ki yani bu genetik ve mitokondriyel aynı anda atılmış

13:40 teoriler ortaya. Fakat mitokondrili ortaya atan kişi vefat ettiği için Nobel

13:46 kazanmış olmasına rağmen ortalık biraz da genetiğe kaldı. Dolayısıyla tüm

13:50 yatırımlar, tüm çalışmalar genetiğe doğru ilk başta en azından 90'ların

13:54 başından itibaren biraz değişmeye başladı ama nezaket diyor ki metabolik

13:58 bir hastalıktır diyor. Bir bağışıklık sistemi hastalığıdır diyor. Dolayısıyla

14:03 kişinin diyor sizde olmayabilir ama seyredenler belki yani kişinin ailesinde

14:08 diyabet varsa otoimmün hastalıklar varsa, immün sisteminde sıkıntı varsa

14:15 hadi bunlar hastalık tipi ya da işte beslenmeleriniz,

14:19 yediğiniz, içtiğiniz hava kirliliği vesaire. Yani bunların hepsi maalesef

14:23 mitokondriye öyle büyük saldırılarda bulunuyor ki ve hatta bu işte bu

14:29 araştırmaları yapan insanlar kanserle baş etmenin bir canavarla baş etmek

14:34 kadar zor olduğunu anlatıyor. Devamlı morf ediyor. Devamlı şekil değiştiriyor.

14:38 Dolayısıyla ondan daha akıllı olmaya çalışmak lazım. Fakat tabii sizin

14:43 geçtiğiniz yolda insan ilk başta epey bir yoruluyor herhalde değil mi? Yani

14:47 bir araştırıyorsunuz ama bir taraftan da ya ben hayatta da yaşamak da istiyorum

14:51 diyorsunuz. Kesinlikle öyle. Ve tabii çok hızlı her şey bir sonraki adıma

14:56 geçiyor. İşte hemen bir ameliyat oldum. Çift mastektomi.

15:00 — Ardından 16 kemoterapi, 15 radyoterapi. Bunların içindeyken hala düşünüyorsun

15:06 bir yandan. Neden benim başıma geldi? Neden böyle oldu? Ben neyi yanlış

15:11 yaptım? İnsan kendini de suçlamaya çok meyilli. Şimdi şöyle bir şey olsaydı,

15:16 ben kötü beslendiğimi düşünüyor olsaydım belki artık daha iyi beslenmeye karar

15:22 vererek kafam çok rahat edecekti ve hayatıma devam edecektim. Ama bir yandan

15:27 iyi bes y başka ne yapabileceğimi bilemedim o noktada. O yüzden elimde

15:33 olmayan taraflarını bu işin araştırmaya başladım. Şimdi bir yandan da şöyle

15:37 çevre kirliliği ya da çevresel birçok faktör var. bunları daha derinden

15:43 soluyan, daha derinden yaşayan veya kendine benden daha az iyi bakan bir

15:48 birey kanser olmayabilir.

15:51 — Aynen.

15:51 — Ve ben olabilirim. Çünkü benim vücudumun bazı şeyleri bağışıklık sisteminden

15:57 geçirebilmesi ya da geçirememesi. Hadi geçiremedi. Karaciğer tarafında bunun

16:03 ikinci elemeden geçemesi veya geçememesi

16:06 — veya bazı toksinlerin vücudumda birikiyor olması, atamıyor olması gibi

16:12 çok fazla faktör var. Bu yüzden evet bazı protokoller var kanser

16:17 taramalarıyile alakalı fakat bunlar bunların hepsine bakmıyor. biraz

16:22 daha kapsamlı derin araştırmalar yapmak gerekiyor kişiler özelinde diye

16:27 düşünüyorum. Tabii sizi yurt dışında yaşamış bir insan olarak işinizin büyük

16:31 bir bölümü zaten yurt dışında kendini zaten iyi eğitimli biri olarak hani ya

16:37 niye oldu diye araştırmışsınız ama pek çok insan yani maalesef demek

16:41 istemiyorum ama doktor ne derse orada kalıyor. Orada kalıp aa bu budur

16:46 — deyip hani pes ediyor ya da şey yapıyor ve dolayısıyla benim en kafayı taktığım

16:51 iş zaten ilk baştan itibaren nezakete de hep onu sordum ki bu kanser niye geri

16:56 geliyor? Temizledin, ameliyat yaptın, göğsü aldın, lenfi aldın, o kadar

17:01 kemoterapi yaptın, her şey temiz gözüküyor.

17:04 — Bu iş niye geri geliyor?

17:06 — Evet.

17:07 — Bunun cevabını bana Nasha Winters'la yaptığım program söyledi. Çünkü

17:11 nezaketin anlattığını ben burada tekrar etmek istiyorum. diyor ki bu tedaviler

17:20 görülen ve tespit edilen tümörleri temizleyebiliyor.

17:24 Henüz o full forma gelmiş olmayan daha ikinci evrede, 3üncü evrede daha büyüyüp

17:31 gelişecek işte dediğiniz gibi immün sistem kaçırdı işte atıyorum karaciğer

17:35 yakaladı, öteki kaçırdı bu yakaladı gibi arada diyor mutlaka diyor bu tip küçük

17:41 daha olgunlaşmamış hücreler var. Ona tümörmiyor. Şekli bozuk hücreler var

17:46 diyor.

17:47 — Diyor ki yani onlar olgunlaştığı zaman bazen 3 sene, 5 sene vesaire sonra bu

17:51 tekrar kanser geri geliyor. Şimdi Nasha Winters da bana diyor ki sen kişiyi

17:56 — kanser olduğu ortama geri götürürsen ortam artık neyse duvar boyası olabilir,

18:02 şansa işte küf olabilir. Yandaki jeneratör çalışıyordur da onun

18:08 egzostundan çıkan kirli hava içeri geliyor olabilir. türlü bir şey

18:13 olabilir. elektrik kirliliği, işte wifi sinyalleri o kadar çok şey var ki işte

18:19 hatta ya da demin konuşuyorduk aşağıda yediğimiz işte hormonlu somon balığı ya

18:24 da tavuk ya da inek işte pestisitli vesaire yani saymakla bitmeyecek şeyde

18:30 — Nasha Winters da işte anlattığı sen daha o oluşmamış hücreyi

18:35 o ortama geri götürdüğün takdirde onlar da aynı bozulmalar devam edip büyüyor ve

18:41 tümör haline geliyor diye. Şimdi işte nezaketin dediği bende o Nasha'nın

18:46 dediğiyle bir vücut buldu. Ha bu demek ki böyle bir şey.

18:49 — Tabii haklısınız. Çok onu da konuştuk burada insanlara tabii şey vermeyelim

18:54 yani. Aa Dilara Hanım bu işi çok kolay atlattı kafasında değil yani. Belli ki

18:57 siz yani ya tamam ponla yapılacak iş var ama yorgunum diyor. Yorgunum derken yani

19:03 hani ben bir şu hasta kafasından çıkayım diyorsunuz.

19:06 — Çünkü öbür türlü insan hakikaten çok boğuluyor eminim. Yani neye dikkat

19:09 edeceğim onu da mı yapmayayım? Çocuğunuz var. Çocuğun kendine göre istediği

19:13 şeyler var. Evin içine mecbursunuz onları koymaya gibi. Ama benim sizden

19:18 duyduğum şu. Diyorsunuz ki yani ben kontrol listelerinin hiçbir tanesine

19:23 uymuyordum.

19:24 — Evet. Böyle bayağı ellerinde bir kontrol listesi var.

19:27 — H

19:28 — ve onu

19:29 — nedir bunlar? Mesela diyor ki 40 yaşın altında olmak veya üstünde olmak buna

19:34 bir bakılıyor. 40 yaşın altında hım daha az risk grubu denilen yere yerleştiriyor

19:40 beni.

19:41 — Sonra diyor ki işte emzirmiş mi emzirmemiş mi doğum yapmış mı? Çünkü

19:45 doğum yapmamış olmak emzirmemiş olmak da riskleri arttırıyor diyorlar. Bakıyor

19:50 ben ikisini de yapmışım. Düzenli spor yapıyor mu? Ailede var mı diye soruyor.

19:55 Daha sonrasında bir gen testi de yapıyor bununla alakalı. işte BRCA'ya bakılıyor.

20:00 Orada da negatif çıkıyor. Bu da değil. Gibi gibi baktıklarında dediler ki biz

20:05 bunlara bunlara baktık. hiçbir faktör bulamadık. Bu yüzden de diyoruz

20:11 ki bu iş çevresel h

20:13 — diyebiliriz. Yani çevresel faktörlerden dolayı olmuş olabilir diyebiliriz diyor.

20:19 Fakat çevresel de çok büyük kapsamlı bir şey.

20:22 — Peki diyor mu ya? Tamam, çok güzel. Çevresel dedi arkadaş. Çevresel. E peki

20:26 ben ne yapacağım dediğin zaman bence bir cevap yok orada değil mi?

20:29 — Çünkü orada söylediği her şeyi ben zaten yapmayı bırakın

20:33 — şunu bile yapıyorum. Evin içinde benim havadaki toksinleri ölçen cihazlarım da

20:39 var. Hep böyleydi. Oradaki

20:41 — benziyor evlerimiz.

20:43 — Evet. Yani onu da mesela görenler bana sürekli buna gerek var mı diyor ama

20:48 sonuçta boyalardan salınan

20:51 — e birçok şey varsa onu her gün solursan ona her gün maruz kalırsan o

20:56 maruziyetler

20:57 — her insan için e zararlı. Yani benim hayatıma kanser konusu bir sene önce

21:01 girdi ama ben odamın içindeki e toksinleri 10 yıldır ölçüyorumdur

21:06 herhalde.

21:07 — Hı hı. Yani ki ormanın içinde yaşıyor olmama rağmen hatta bununla alakalı

21:13 mobilyayı boyayan kişiyle bile kavga etmişliğim var. Göster bana hangi boyayı

21:17 kullandın diye. Yani o kadar detaya da e girdiğim için bu sefer şunu düşünmeye

21:23 başladım. Bu çevre herkes için var. Neden ben yani neden o değil de neden

21:29 ben çok kötü koşullarda yaşayan işi gereği daha toksinlerin yoğun olduğu

21:35 ortamlarda gününü geçiren meslekler de var. Fakat bu bana oluyorsa belli ki

21:40 benim vücudumda bazı şeyler atılamamış.

21:44 — Hı hı.

21:44 — Ki bu şu demek değil. Zayıf bünüye olması da demek değil. Yani benim

21:48 baktığınızda bağışıklık sistemim kuvvetli denebilecek bir yerdeyim. Çünkü

21:53 şuradan pay biçin. Etrafınızdaki herkes grip olurken siz sağlam duruyorsanız

21:58 dersiniz ki iyi bir bağışıklığım var. Şimdi benim

22:01 — dışarıdaki itibarım da hep böyleydi. O

22:03 — hiç hasta olmaz mısınız?

22:05 — Çok nadir olurdum her zaman ama

22:07 — mesela benim o da çok enteresan bir şey söyleyeceğim. Mesela illaki senede bir

22:10 defa iki defa olmaz mısınız?

22:12 — Bir iki defa gribal enfeksiyon geçirdiğim oluyordu her zaman yani. Ama

22:17 — iyi bir şey çünkü biliyor musunuz? Çünkü hiç olmadığı zaman da bağışıklık sistemi

22:21 sıkıntıları yakalayamıyor demek.

22:23 — Yani hani bu eskiden çok daha eskiden böyle senede işte mevsim

22:29 geçişlerinde bir grip olunurdu.

22:31 — Bu kadar sık hasta olunmazdı veya hasta olunca iki güne toparlardık.

22:35 — Benim hala süreçlerim bu şekilde ilerliyordu. Yani buradaki bağışıklık

22:39 dediğimiz şey dinleyiciler tarafından yanlış anlaşılmaması için

22:44 — Hı hı.

22:45 — buna değinmek istedim. Yani bağışıklık dediğimiz şey buradaki bağışıklık

22:49 sistemi veya buradaki toksin atma sistemi ondan diğer bahsettiğimiz

22:55 taraftan bağımsız olduğunu belki bir vurgulamak lazım diye söylemek istedim.

23:00 O yüzden yani belli ki benim vücudumdan bazı şeyler yani sonuçta bu kanserli

23:05 hücre de vücudun ürettiği bir şey. Yani hani hep bahsederken sanki dışarıdan

23:10 bana bir şey geldi gibi oluyor ama aslında

23:13 — bu işte o kadar nereden sebeplendiğini bilemeyeceğiniz bir işin içinde işte

23:20 stres dediniz.

23:22 — Evet. Şimdi stresin burada bakıyorum çok ciddi olarak işte adrenalin

23:29 nöroadrenalin karaciğerde komt aracıyla metillişerek etkisizleşiyor. Kronik

23:35 stres altındayken karaciğer kapasitesi yoğun şekilde stres hormonlarını

23:39 temizlemeye harcar. Dolayısıyla oraya o kadar gidiyor ki bu sefer buradaki sizin

23:44 o hormon ağırlıklı olan östrojen ve progesteron baskın şeyleri onları

23:50 temizleyemiyor. Yani işte ancak bir yere bakabiliyor vücut.

23:54 — Kesinlikle öyle. Bir yandan tabii son yıllarda duygusal olarak zor anlar

24:00 geçirdiğim olaylar yaşadım.

24:02 — fakat herkesten çok farklı şeyler mi yaşadım? Zannetmiyorum. hani herkesin

24:08 hayatında stresler ve duygusal olarak zorlandığı zamanlar olabilir. Fakat

24:14 bunlar da kişiler hani belki stresi çok soyut bir kavram olarak algılıyor

24:20 olabilir herkes. Fakat stres dediğiniz şey aslında vücutta çok somut karşılık

24:25 da bulabilen bir şey.

24:26 — Hı.

24:26 — Yani stresin gerçekten ürettiği ve bazı toksik

24:33 — tabii enzimler var. Hücreler var. hücrelerin etrafını saran birtakım

24:37 salgılanan productlar var.

24:39 — Belki de bunlar da vücutta bir birikim yapıyor. Yani bunun ardından

24:46 takviye olarak kullandığımız aslında iyi niyetle aldığımız birçok takviye. Gıda

24:52 da karaciğerde aslında karaciğeri yoran aktiviteler yapıyor. Hani sağlıklı

24:57 olayım diye içtiğimiz bir avuç vitaminin nasıl vücutta çözümlendiğine bakmak hep

25:02 şeyde soruyorlar. Burada söyleyelim işte NAD NA ya da nmenn NMn kanser yapar mı?

25:10 İşte atıyorum şu yapar mı bu yapar mı? Şimdi C vitamini de yapmaz ama bir

25:15 oluşum varsa içeride bir küçük hareketlenme varsa bunların hepsi tabii

25:19 hücreyi besleyen şeyler. O hücreyi düşünün o canavarı içinizde onu da

25:23 besliyor. Şeker zaten besliyor. İşte karbonhidrat zaten besliyor. Aldığınız

25:28 vitaminler de demin dediğiniz gibi iyi niyetle alıyorsunuz ama bilmiyorsunuz ki

25:32 sisteminizde ne var. Bir de anladığım kadarıyla şimdi buradan biraz tabii bu

25:37 tetkekin öneminden de bahsetmemiz lazım. Fakat bu kanser bir sene içinde yani

25:43 Ekim ayında baktınız hiçbir şey yok. Diğer ekime kadar da bir anda aynı

25:47 şekilde büyüyüp sarabiliyor.

25:50 — Kesinlikle. Yani şeye bakabiliyorlar. Kanseri sizdeki kanserin neyden

25:56 beslendiğine bakabiliyorlar. Şimdi benimki östrojen pozitif çıktı. Tabii

26:01 başka şeylerden de besleniyor muhakkak. Fakat baktıkları hormonlar arasından

26:05 östrojenden beslendiği için aslında bir şeyi bulmuş oluyorlar. Ve bu sefer ne

26:11 yapıyorlar? Östrojeni baskılayıcı ilaçlar kullanıyorlar. E siz tabii

26:16 vücudunuzda diyelim ki sizin de dediğiniz gibi varmış hücresel olarak

26:20 bir kanser dolanıyor diyelim.

26:22 — Daha sonra siz iyidir diye birçok gıdalar tüketiyorsunuz. Ama o gıdaların

26:29 — östrojeninin yüksek olduğunu düşünün. Tabii

26:32 — siz farkında olmadan oradaki kanseri aslında besliyorsunuz.

26:36 — Yani bu durumda şu oluyor. Her şey aynı yere bağlanıyor.

26:39 — Erken teşhis. Bunu erken teşhis etmek lazım. Ve sonrasında da tekrarlamaması

26:45 için artık bu paket programların dışında yani anlıyorum. bana da çok paket

26:52 bir program uygulandı fakat o

26:55 — ama siz yani bununla kalmamışsınız. Yani şimdi burada aradaki fark var. Ben çok

26:59 etkilendim sizden. Çünkü çok küçük bir azınlık sizin gibi. Ya bana bunu

27:03 verdiler ama ben biraz araştırayım. Bunu daha derine nasıl inerim? Ben tek

27:07 kendime değil etrafıma da. Şimdi ben mesela sizin bir sene önce yaptığınız

27:11 programı seyrettim. Şimdiki bilgileriniz çok daha fazla ve farklı. Demek ki siz

27:16 sürekli ya ne olabilir? Ben neyle kendimi bilinçlendireyim,

27:20 bilgilendireyim, etrafıma da sarayım diye. Çünkü insan işte benim de 2 sene,

27:24 3 sene önce ayık kafada hiç bilmediğim şeyler. Her programda aa o neymiş, bu

27:28 neymiş hatta dedim bir ara espri yap, nezaketle telefonda konuşuyorum dedi. Ya

27:33 dedim çok detaylı bir kanser konuşması yapıyoruz. Dedim ki yani bu benim

27:37 bilginin benim bilgidarcığıma nasıl bir faydası olabilir? Alakam olmayan bir şey

27:43 dedim. Sonra da işin iyi tarafına baktım. Dedim ya beynimi o kadar

27:46 çalıştırıyorum ki Alzheimer olmamak dedim bunun üzerine. Ama ben sizde de

27:51 çok büyük fark gördüm. Yani Pınar Sabancıya çıktınız galiba değil mi?

27:54 Orada daha tabii o biraz daha psikolog gibi soruyor ama yani şimdi bunlar çok

27:58 önemli. Çünkü biz burada hep tekrardan yani benim sizi davet etmemdeki sebep

28:03 açıkçası biz nasıl halkı nasıl aydınlatalım? Nasıl şey yapalım? Ayık

28:08 kafada benim hep yapmaya çalıştığım şey bir tek doktorun dediğiyle kalmayın.

28:12 Araştırmanızı yapın. gerekirse ikinci doktora gidin. gerekirse imkanınız

28:16 varsa belki yurt dışına gidin ya da işte artık bu AI çok doktordan fazla bilgi

28:22 biliyor. Peki bu stres konusunda destek alıyor musunuz?

28:27 — Kısacık araya gireceğim. Şu an beni duyuyorsanız ayık kafayı izlediğinize

28:31 eminiz. Peki abone misiniz? Bir kontrol eder misiniz? Çok net bir şekilde abone

28:37 sayımız programa davet ettiğim doktorları ikna etme gücünü sağlıyor.

28:41 Alanında dünyanın en iyi isimlerini burada izlemek için kanala abone olun.

28:46 — Aslında farkında olmadan bir şekilde kendi kendine bazı şeyler bende

28:52 çözümlenmeye başladı. Yani kanser yaşamakla birlikte bazı farkındalıklar

28:58 edindim ve bunlarla artık fark ediyorum ki çok daha az stres yaşadığımı da fark

29:04 ediyorum aslında. Tabii düzenli olarak gittiğim terapiler de var. Her zaman

29:08 vardı. Hatta o Pınar'ın

29:11 — programına çıktığım zaman son kemoterapi almamın üzerine bir hafta geçmişti

29:16 sanıyorum.

29:17 — Her da cesurmuşsunuz yani öyle daha 6 aylık köpü atmışsınız kendi.

29:21 — Attım kendimi dışarıya. Hatta ben daha işte teşhisim kondu. Tedaviye başlar

29:28 başlamaz bir sağlık seferberliği başlattım.

29:30 — Evet. Onlara geleceğim. Onlar çok önemli. Dilara Hanım'ın çok ciddi bir

29:34 seferberliği var. Ben onun kadar genç ve böyle bu kadar ciddi yani anında kema

29:41 olurken harekete geçen birini görmedim. Pek çok insan vakıf kuruyor, dernek

29:45 kuruyor ya da başka derneklere destekte bulunuyor ama bir zaman geçmiş oluyor.

29:50 Ya da Allah korusun aile fertleri kaybetmiş oluyor. O kişi onun namına bir

29:54 şey yapıyor. Siz çok süratli devreye girdiniz. Ben yine burada sizin farklı

29:59 bir böyle western deriz ya hani Avrupai bir beynin kafa yapısının bah vah bah v

30:06 bah diye böyle dövünmek yerine çok hızlı sanki bir şirket krizi varmış gibi.

30:11 Şimdi şirketinizde kriz olsa oturup durmazsınız anında. Ben nasıl atak

30:15 ederim? Aynı siz o CEO kimliğinize takınıp neler yaptığınızı anlatsanıza

30:20 müthiş şeyler yapıyorsunuz çünkü.

30:22 — Çok teşekkür ederim. Öncelikle çok daha fazlasını da yapmak istiyorum.

30:26 — Yaparsınız. Şöyle oldu. Şimdi ben teşhisi aldım. işte ameliyat,

30:32 kemoterapiler falan derken dışarıya çıktım ve kendi kendime düşündüm. Şu

30:37 anda sokakta yürüyen kaç kadın acaba meme kanseri ve bunu bilmiyor. Çünkü her

30:43 sekiz kadından biri deniyor.

30:45 — H

30:45 — ve bunların neredeyse %50'ye yakını artık 40 yaşın altında deniyor. Şimdi ne

30:51 oldu? Ben de tabii refleks olarak her tanıdığımı sen kontrole gidiyor musun?

30:56 sen kontrole gidiyor musun diye etrafıma sormaya başladım. Daha sonra insan

31:01 kaynaklarını aradım. Dedim ki ben böyle tek tek herkese soruyorum ama ben

31:06 herkesi kontrol ettirmek istiyorum dedim. Şirketteki çalışan bütün

31:10 kadınlara baktıracağız. Dedi ki yani bu kadar şimdi bizde 3.000 kişi çalışıyor.

31:15 900'ü kadın 900 kadın taratacağız.

31:18 — Nasıl bununla baş edebiliriz? Nasıl organize edebiliriz? Şimdi doktorlar da

31:23 boş durup beklemiyor ki. Bütün doktorlardan randevu almak lazım. Her

31:27 bir kişi için gibi gibi. E tabii 40 yaşın üstü için KETEM'le bir işbirliği

31:31 yaptık ve dedik ki zaten bedelsiz yapıyorlar işbirliği dedi. Organize

31:36 edebiliyorsunuz bunu.

31:38 — Dışarıdan onların araçları var. Geldiler. Çok kadın olduğu için biz de

31:42 40 yaş üstü. Onlara içeride kendi tesisimizin içerisine baktırdık. 40

31:47 yaşın altı içinse özel hastanelerle paket anlaşmalar yaptık ve birkaç

31:52 hastaneyle yaptık ki eş zamanlı gitsinler daha hızlı bitirelim diye.

31:58 — İşte şirkettekileri her cuma günü hala kanserle alakalı bilgilendirici,

32:04 bilinçlendirici doktorlar eşliğinde eğitimler veriyoruz gruplar halinde.

32:08 — Mesela merak ediyorum 900 kişiden taramada kanser yakaladınız. Çıktı mı?

32:13 — Evet. Ben şöyle söylüyordum. Bir kişi bile

32:17 çıksa bir hayat

32:19 — tabii ki ve etrafındaki etkilenen insanlar.

32:21 — Evet. 13 kişi cerraha yönlendirildi. Daha sonrası

32:28 için de bazılarıyla görüştük. Bazı çalışanlarımız cerraha gitmek istemedi.

32:33 Oraları da biraz yönetmek zordu ama bu bilinçlendirme çalışmalarıyla

32:39 birlikte her cuma günü verilen eğitimlerle birlikte tabii daha

32:43 rahat konuşulur hale geldi bu konular. Bu durumda şimdi kalan 2000 küsur

32:49 erkeğimiz de var içeride çalışan. Onlar da şey demeye başladılar. İyi ki bunları

32:53 yaptınız. Bu arada şimdi meme demek bile bazı kişilere zor gelirken bizim

32:58 şirkette herkes bunu konuşuyor. Ben işte annemin memelerini kontrol ettireceğim,

33:03 — kız kardeşimin memelerine baktıracağım diye diye. Sonra biz de şöyle

33:07 yaptık. E yakınlarınızı götürürseniz ve biz bunu görelim. Size teşvik primi

33:13 verelim götürdüğünüz için. Bu sefer teşvik primi için herkes yakınlarını

33:19 da götürmeye başladılar. Bu arada bence sadece teşvik primi için de değil. O

33:23 kadar güzel bilinçlendirdik ki biz içeriye gerçekten baktırmak istediler.

33:28 İşte kız arkadaşına, eşine,

33:31 — çocuklarına, teyzesine, annesine baktırmak çok isteyen oldu.

33:36 — Siz galiba iş anlaşması yaptığınız insanlara da bir küçük baskı

33:39 kuruyorsanız.

33:40 — Evet. Evet. Evet. Yani şey oldu. İşbirliği yaptıklarımıza artık diyoruz

33:45 ki bütün kadın çalışanlarınıza meme taraması yaptırmanız gerekiyor.

33:50 Ben çok inanıyorum böyle spiritüel olarak. Yani imkanınız ve işte Allah o

33:56 size o zihin gücündüe verdiği için böyle bir şey. Pek çok insan oluyor ve hiç

34:00 böyle şeyler yapmıyor. Yani imkanları, parası olsa da olmasa da yapmıyor.

34:04 Özellikle bu konuda görevlendirilmiş olduğunuz için bence başınıza bir şey

34:09 geldiğine inanıyorum. Çünkü işte eminim duydunuz siz de kaç kişiler var

34:12 bildiğimiz. İllaki herkes sizin gibi hayda bütün firma, bütün fabrika

34:17 seferber olsun, iş yaptığımız insanlar da olsun diye. Bunu çok duyuyorum.

34:21 Söyleyen çok oluyor bana. Herhalde sen bir şekilde bu konuyla alakalı bir

34:26 çalışmalar yapacakmışsın ki bunu yaşadın diyen çok oluyor. Acı bir öğretiyle de

34:32 olsa

34:33 — ben de birilerine bu konuyla alakalı iyi gelmek bana da çok iyi geliyor.

34:37 — Gelmez mi? Bir kere onların dualarını da alıyorsunuz. Bir de yani pek çok şey

34:41 var. Bir de siz böyle

34:43 — sosyal medyadan bir de diğer çıktığınız programlardan kadınları başka şekillerde

34:50 de bilgilendiriyorsunuz, bilinçlendiriyorsunuz. kendi yaşadığınız

34:54 ve doktorların sadece o ölümcül kansere odaklandığı fakat sonradan sizi bir

35:00 kadın olarak tabii insanı zora sokan pek çok şey başınıza gelmiş ve hani kimse de

35:05 size ya Dilaras bu olacak aman hazırlıklı ol dememiş. Biraz da onları

35:10 isterseniz aktaralım.

35:11 — Kesinlikle. Şimdi tabii ortada bir kanser varsa biliyoruz ki burada

35:16 sizi öldürmeye gelen bir hücre var.

35:19 — Hı hı. Yani orada ciddi anlamda ölüm

35:24 riskiyle baş etmeye çalıştığınız bir hastalıkla savaşırken buluyorsunuz

35:27 kendinizi ve doktorlar sizi hayatta tutmaya odaklanıyorlar işleri gereği.

35:32 — Fakat doktor kontrolünde konuşulacak kadar kritik görülmeyen

35:37 — Hı hı.

35:37 — bazı konular var da o var ki biz bunlarla birlikte hayatımızı yaşamaya

35:42 devam ediyoruz. Mesela saç kaybı, kaş kaybı kaybı, kirpik kaybı. Doktora çok

35:48 bunu soramıyor hastalar gördüğüm kadarıyla. Bu kirpik ne zaman çıkacak

35:52 diye. Yani ya da işte saçlarım eskisi kadar gür çıkacak mı? Şimdi orada oturup

35:59 sağ kalım oranını arttıracak ilaç alternatiflerini konuşurken hastanın

36:04 bunları sorması da çok kolay değil. bir noktada ben bu konuları çok

36:09 araştırmaya başladım ve beni motive edecek hiç kimseyi bulamadım bunları

36:14 konuşan.

36:15 — Hı. Ve ben bunları küçük küçük konuşmaya

36:17 başladım. Örneğin doktora gittiğimde diyordum ki ya siz bana şu ilacı

36:22 verdiniz de bu da kirpik döküyor dediğimde ben bunu hiç duymadım dedi

36:26 doktor. Çünkü hiçbir hasta böyle bir feedback vermemiş.

36:30 — Ya da sizin kadar cesur değilmiş dediniz ya. Yani adam çok daha ciddi şeylerle

36:34 ilgileniyor diye kasta da çekiniyor.

36:36 — Tabii o da olabilir.

36:37 — Unutmayın bakın şimdi doktorlar Türkiye'de doktor, öğretmen, polis,

36:41 hakim bunların hepsi bizim çocukluğumuzdan itibaren tek doğruyu

36:46 onlar bilir. Biz bilmeyiz. Onlara karşı saygı duymamız lazım. Fikir şey

36:50 yapamayız gibi bir hegomanya var. Böyle bir baskı var.

36:54 kadar bunları soramayan insanlar eminim vardır.

36:58 — Ben o kadar çok soru soruyordum ki bizden biri diyorlar bana gittiğimde

37:03 zaten. Artık bu tabii ki zaman içerisinde sohbet ortamına çok dönüşmeye

37:07 başladı ve bana gelen soruları da aktarıp onlar için cevap alıp yeniden

37:12 yayınlamaya başlıyordum. Yani tabii ki ben sosyal medya sayfamda bir kitle

37:18 oluştu. Bu da şöyle oluştu. Benim farkındalık çalışmalarımı gördükçe

37:22 kanser hastaları, meme kanseri hastaları beni takip etmeye başladılar. İlk başta

37:27 benim iyi olduğumu görüp motive olmaya başladıklarını söylediler. Sonra bana

37:31 çok fazla sorular gelmeye başladı. Tabii bana hiçbir zaman doktor sorusu da

37:35 sormuyorlar ya. O alan çok belli. daha çok nasıl kendinizi motive ettiniz

37:41 yeniden hayata karışmak için ya da hasta yakınları soruyor. Diyor ki benim

37:45 kardeşim e çok depresyona girdi. Onu nasıl motive edeceğim? ya da ben bir

37:50 psikolog da değilim. Fakat bazı şeyleri de yaşayan kişiler birbirlerine

37:57 destek olabilme rahatlığında bulunmalı bence. Çünkü bu da insanlık hallerinden

38:02 bir tanesi. psikolojik destek başka bir şey ama diğer taraftan ben seni

38:09 anlıyorum, bunları ben de yaşadım demek. Sen yalnız değilsin, bunu bir tek sen

38:14 hissetmedin demek. kişilerin yalnız olmadığını bilmesi de bence çok

38:18 iyileştiren bir şey. Orada çok fazla soru cevap yaptığım bir ortam e oluşmuş

38:26 oldu. Bu sen.

38:27 — Bayağı etkileşim hâlindesiniz siz.

38:29 — Evet. Hatta şimdi şimdi buluşmalar da ayarlamak istiyoruz. Florence

38:33 Nightingale'ile birlikte bir çalışma yaptık iki gün önce ve orada da beni

38:38 takip eden birçok meme kanseri hastası da ben duyurduğum için geldiler ve

38:42 birlikte memeder eşliğinde çok güzel sohbetler ettik. Birbirimize destek

38:46 olduk. Hatta benim onkoloğum ve radyoterapistim de bana eşlik edecek ve

38:51 bir buluşma ayarlayacağız. Çünkü kendi doktorlarına soramadıklarını veya başka

38:56 hastanelerde çok sıra bekliyorlar ve çok

39:00 konuşmaya açık ortamlar olmayabiliyor. Benim doktorlarım onlarla o konularda da

39:06 hani soru cevap yapabileceğini bana iletti ve bu şekilde buluşmalar,

39:11 buluşmalar yaparak insanların bu konuları daha rahat

39:15 konuşabilmesi ve paylaşabilmesini sağlamak istiyorum. Şdi bu Amerika'da

39:19 filan biliyorsun self helps yani kendine yardım grupları çok fazla var. İşte

39:24 kanser için var, psikiyatrik sorunlar için var. Zaten alkolizm ve uyuşturucu

39:29 bağımlılığı için var. Alzheimer için yani var ama işte ne kadar o çalışır onu

39:34 bir anda düşünemedim. Ama hakikaten kendin gibi bu derdi çekmiş insanların

39:38 yanında hakikaten çok daha rahat derdini anlatıyorsun. Kesinlikle siz orada

39:41 mesela 15 kişi olsanız illaki birinizden biri o işi yaşıyor, yaşamış ve atlatmış

39:48 olacaktır. Şimdi Ayşe'nin o anlık yaşadığı dert mesela sizin bu lenf

39:53 benzilerinizi de aldıkları için kol şişmezse şimdi siz bu kadar soru

39:57 sormasanız da bir anda kolunuz şişmeye başlasa öyle bir grupta diğer kişi ya

40:01 benim başıma bu geldi bu bundan dolayı diye söyler. Size onu bile galiba

40:05 söylememişler değil mi?

40:06 — Evet. Aslında baktığınızda şöyle oldu. Bende iki lenf nodumda tutulum vardı. Bu

40:12 yüzden işte 5 lenf nodum alındı. Şimdi baktığınızda 40-45 tane lenf nodu varken

40:17 bunun 5 tanesinin alınmasının dolaşımı etkilemeyeceğini ve kolumun

40:21 şişmeyeceğini bana söylediler doktorlarım. Fakat nadir de olsa

40:28 şişebiliyormuş. Bunun da birçok sebebi var. işte aksesuar lenf yolu olanların

40:33 daha az şişebiliyor veya lenf yolları daha kapalı olanların 5 tane bile alınsa

40:39 daha çok şişebiliyor gibi bunu daha sonrası bir araştırarak öğrendim

40:44 ve bunun bana olması çok büyük bir talihsizlik olarak düşünüyor iken beni

40:51 takip eden kişilerle de bu konularda konuştuğumda çok kişide bunun olduğunu

40:56 gördüm. Yani iki lenf nodu alınsa da bunu yaşayan olduğunu gördüm. Aslında bu

41:00 da çok az görülen bir şey değilmiş. Sadece onlar benden destek almıyor. Ben

41:05 de aslında onlardan destek alıyorum bu süreçte.

41:07 — Tabii tabii. Ama siz daha açık konuştuğunuz için ya size birinden cevap

41:11 geliyor ya da biri ya ben bunu yaşıyordum ya da doktor hiçbir şey

41:14 söylemedi.

41:15 — Evet. Çünkü ben çıkıp elimi göstererek anlatıyorum böyle böyle oldu diye. İşte

41:19 geçen gün bazı moda dergilerinde, kadın moda dergilerinde de birkaç röportaj

41:24 verdim. E meme kanseri ile alakalı farkındalık yapmak için. Tabii şimdi

41:28 moda dergilerinin moda çekimleri oluyor.

41:31 — Şimdi ben şey

41:33 — moda çekimine giriyorum. Elimde bu işte buralarımda işte yaralar var, dikişler

41:40 var vesaire. Tabii bana soruyorlar. Eldiveni

41:43 çıkaracak mısınız? Ya da bunları e daha sonra silelim. Çok kolay. Bir pıtla

41:49 silebiliyor şurayı.

41:50 — Tab

41:50 — ben de dedim ki hayır tam tersi. kolumda bu varken de yara izlerimle de hayata

41:55 devam edebilmemiz gerektiğini göstermemiz lazım. Ben bununla birlikte

42:00 kendimi daha çirkin inanın ki hissetmiyorum. Alaka da kuramıyor. Benim

42:04 beynim bunun güzellikle bir alakasını kuramıyor. Ama sanıyorum insanlar o

42:09 kadar bazı şeylerle demotive ediliyor ki

42:12 — bunu böyle

42:14 — kendi yaralarını gizlemeye çalışıyor, kolunu kapatmaya çalışıyor. Bunu

42:17 yapmamıza gerek yok. Zaten bu kol bir kere şiştiyse bu kolun bir süre şişik

42:22 kalacak. Yani bunun sizin hayat akışınızı etkilemesine izin vermeyin

42:27 — gibi mesajları sadece konuşarak değil yaşayarak da gösteriyorum bir yandan.

42:31 — Benim bir tanıdığım doktor yani kanserle alakalı değil bir kazada Amerikalı bir

42:36 Hawai ile bir kazada böyle dizinden altı adam bayağı yani şey bu işlerle il

42:42 rejeneratif tıp doktoru yani şey değil dizden altını kestiler

42:46 vallahi nasıl yaptı? Ben podcast yapıyorum.

42:50 Dedi ki yarın bacağımı ampüte edecekler. Ben ben podcast'ta şaşaladım birden.

42:55 Neyse onu hızlı atlatmaya çalıştım. Yani duyan biri olarak konferanslarda

43:01 görüyorum. Özellikle bu bacağının sıyırıyor gözüksün diye. Çünkü o kadar

43:06 hani hayata bağlı neşeliş filan yani insan kendini koyamıyor o duruma ama

43:12 sizin bu yüklendiğiniz böyle bir pozitif bu. Bunu ya biz bu önemli. Bunu

43:17 bilsinler insanlar utanmasınlar, saklanmasınlar. Çünkü haklısınız bir

43:20 kadın için işte vücudundaki yaralar kolunda böyle o kadar çok dış

43:24 görünüşümüzle yargılanıyoruz ki iyi ya da kötü. Çok güzelsen ay ne güzelsin

43:30 deyip başka kusurların gözükmüyor. Çok çirkinsen içindeki güzellik gözükmüyor.

43:34 Ya da giyinmen, kılığın, kıyafetin pek çok insan bu kolunuza taktığınız şeyi

43:40 lenfrenj sargısı mı şey?

43:42 — Bası giys diyorlar da ben kolluk diyorum, eldiven diyorum. Önemli değil.

43:46 Benim için de ben hakikaten bunu taktığımda kendimi daha az güzel de

43:51 hissetmiyorum. Yani bunu ama hissedenleri anlayabiliyorum. Yani

43:55 yüzümüzde bir sivilce çıkıyor. Onu kapatmak için aynanın karşısında

43:59 uğraşıyoruz. Bu ben bunları hala yapıyorum. Bu kadın olmanın bir parçası.

44:04 Bunu içgüdüsel olarak kendimizi güzel hissetmeye odaklanıyoruz muhakkak.

44:11 Aynaya da genelde o yüzden bakıyoruz. daha güzel hissetmek için saçımın

44:15 şurası, kaşımın burası işte rujum düzgün duruyor mu hala? Rujumu tazeleyeyim

44:20 falan derken bu bir kadınlık iç güdüsü aslında. Onu fark ediyorum. Fakat

44:27 o yaralar bizi daha az güzel yapmıyor ve bunlar ya da işte kol şişmesi, bu

44:31 kolluklar, eldivenler 2ü haftalık bir şey değil ki. Sen bunu 2ü hafta

44:37 gizle gez. Öyle bir şey değil. Yani bunları böyle biraz hayatın bir parçası

44:43 olarak olduysa böyle bir şey kabul etmek lazım. Bu kol benim belli ki yine

44:49 aslında bende kanser olmaması lazımdı oldu diye çıktığımız şey benim kolum

44:54 şişmemesi lazımdı şişti. Aynı şey çünkü sadece 5 lenf nudu alınmış şişiyor. E 20

45:00 lenf nudu alınmış şişmeyen çok fazla. E bu durumda niye ben? Niye ben işte

45:05 öğreniyorsun ki aksesuar lenf yollarıymış şunlar bunlar. birçok bilgi

45:10 edinip anlıyorsun. Hım, demek ki benim vücudumun yapısı kaynaklı. Benim kolum

45:16 sadece be lenf nodum alınsa da şişebiliyormuş demek ki deyip bunu

45:20 anlıyorsun ve bundan sonra bunun için yapabileceğim şeyler var ve bunları

45:24 yapıyor olacağım. Biliyorsunuz birkaç çalışma var hemşireler ve uçuş

45:29 görevlileri üzerinde. Bu sirken ritmin bozulması, melatonin üretememek,

45:35 bilhassa gece çiftleri. Biliyorsunuz uçaklarda işte uzun yol devamlı ışıklar,

45:40 — hemşireler keza hastanelerde melatonin üretemiyor vücut diyorsunuz ya hani

45:44 nereden geleceği bildiğim vücut melatonin üretemiyor. Melatonin çok

45:47 ciddi bir koruyucu hormon. meritani üretemediği için çok ciddi oranda

45:53 göğüs kanseri görülüyor hemşireler ve gece uçuşu yapan hosteslerde. Onların

45:58 üzerinde o çalışma yapılmış. Mesela iyi gelen şeylerden bir tanesi sülfarafan.

46:03 Bu türp giller

46:06 — işte brokoli işte turp vesaire. Bunlar mesela o koruyucu kalkanı güçlendiriyor.

46:12 Öyle birtakım çalışmalar var bunlarla ilgili. Onun için hakikaten kişinin işte

46:18 koruyucu kalkanı, detoksifikasyon sistemi

46:21 — ya da gen ya o kadar fazla yerden gelebiliyor ki bu saldırılar. İnsanın

46:27 sizin yaptığınız gibi yılmadan karşı saldırıyı güçlü tutması lazım.

46:33 — Evet. Kesinlikle. Yani işte bu bahsettiğimiz bağışıklık sisteminin

46:37 savaşıyor olması vesaire. Bunlara bakarken benim bağışıklığım mı düşük

46:41 yani? Nedir bu? Ne değildir? Gerçekten işin hani 101'inden başladım

46:45 — tabii

46:46 — gibi düşünebiliriz ama daha sonra fark ettim ki karti diye bir şey var.

46:52 Yani sizin bağışıklık sisteminizde bazı

46:58 kanserli hücreleri yakalayabilecek şekilde

47:02 eğitebiliyorsunuz vücudunuzu.

47:05 — Böyle aslında biraz yeni yeni şeyler olduğunu, çalışmalar olduğunu fark

47:11 etmeye başladım.

47:12 — Tabii bunların ne kadarı uygulanıyor, ne kadar uygulanmıyor? İşte benim vücudum

47:16 neleri toksin olarak alıyor, neler benim karaciğerimde yeterince

47:22 kontrol altında tutulabiliyor gibi yavaş yavaş böyle organların görevlerini,

47:29 vücutların farklı yapısını işte bahsediyorsunuz ya turp kimisi için

47:34 faydalı olabiliyor o halde. Fakat muhakkak turpta bazı şeyler vardır ki

47:40 bazı kanserleri besliyor da olabilir gibi. Tabi o da olabilir.

47:44 — Yani bazı konularda şuna bence çok dikkat etmek lazım. Günümüzde bazı

47:49 besinler için çok faydalı olduğu söyleniyor, değil mi? Ve o besinleri çok

47:55 yoğun bir şekilde tüketmeye başlıyoruz. Şu çok faydalıymış gibi gibi.

48:00 — Maruziyet her türlü hastalıkta önem kazanıyor. Yani o besin sizin için

48:07 faydalı değilse ve siz onu her gün yiyorsanız ona çok maruz kalıyorsunuz

48:11 anlamına geliyor.

48:12 — O yüzden de maruziyet sebeple başka sıkıntılar da yaşayabilirsiniz.

48:17 — Ben bunları fark ediyorum. kendini çok bilinçli olarak tanımlayan, kendine

48:22 çok iyi baktığını söyleyen fakat bazı şeyleri ihtiyacın çok ötesinde ve çok

48:27 sıklıkla tüketen kişiler var. Bence sağlık konusu çok siyah ve beyaz bir

48:33 konu olmadığını ve çok katmanlı, araştırılması gereken, çalışmaların daha

48:39 çok paylaşılması, konuşulması gereken bir konu olduğunu düşünmeye

48:44 başladım. Tüm bunları araştırdıktan sonra. Şimdi zaten bu çok bireysel

48:49 olmalı zaten dediniz ya hani belirli bir liste var ona uygun değilsen şaşırıyor

48:54 insanlar. Şimdi yani birbirimizden hepimiz çok farklıyız. İkiz kardeşlerde

49:00 bile parmak izleri birbirinden farklı. Dolayısıyla herkese özel ne ihtiyacı

49:04 varsa dediğiniz gibi ona göre. Onun için tıp artık yavaş yavaş işte fonksiyonel

49:09 tıpla, rejeneratif tıpla biraz daha artık kişinin vücuduna bir kere bir

49:13 bütünsel bakıyor. İşte diyorsunuz ki sinirim bozuldu, psikolojim bozuktu, çok

49:17 stresli bir alandaydım. Başıma ondan da gelmiş olabilir diyorsunuz. Yani sizin

49:21 sinir sisteminizken öbür kişinin genetiği. Şimdi hep herkesi aynı torbaya

49:26 koyamıyoruz maalesef. Ben bir konferansa gitmiştim. Eric Wden Buck Institute'un

49:32 başındaki kişi dedi ki artık doktorlar kendilerini hakikaten çok iyi eğitmeleri

49:37 lazım. Çünkü birtakım sağlık podcastleri, AI gibi şeylerle o kadar artık hasta

49:42 bilinçleniyor ki eskisi gibi yukarıdan aşağı bunu yap, şunu yap, bunu yapma

49:47 denecek durumda değil. Dolayısıyla esasında burada çok ciddi bir görev

49:52 hastanın kendisine

49:53 — Hı hı.

49:54 — araştıracaksınız, bakacaksınız. Tabii ki çok güvendiğiniz, sizin yaptığınız gibi

49:58 bir doktor bulacaksınız. Hı. Ona bilmiyorsunuz çünkü tamam tıp

50:06 fakültesinde mutlaka bir şeyler okumuştur ama çok değişen bir alan şu

50:10 anda bu. Kısacık araya gireceğim. Şu an beni duyuyorsanız ayık kafayı

50:15 izlediğinize eminiz. Peki abone misiniz? Bir kontrol eder misiniz? Çok net bir

50:21 şekilde abone sayımız programa davet ettiğim doktorları ikna etme gücünü

50:24 sağlıyor. Alanında dünyanın en iyi isimlerini burada izlemek için kanala

50:29 abone olun.

50:30 — Araştırınca hani kişiler bireysel kendi vücudu için iyi geleni araştırmalı.

50:35 Ekstra testler yaptırmalı. O protokoldeki testler yetersiz diyoruz.

50:40 Fakat bunları daha ulaşılabilir yapmak gerekiyor.

50:43 — Tabii

50:44 — çevrem olmasa, bu kadar doktorlara ulaşımım bu kadar kolay olmasa, yurt

50:50 dışında kontaklarım olmasa vesaire vesaire bunları benim yapabilmem de

50:55 mümkün değil. Önce bunları yapmak isteyeceğim. Sonra bunu yapmaya

50:59 cesaretim olacak. Çünkü şu da kolay bir şey değil. Ağır bir tedaviden yeni

51:03 çıkmışken şimdi benim baktığınızda teşhisimin üzerinden daha bir buçuk sene

51:07 geçmiş. Bunun bir senesi de ağır ameliyatlar ve kemoterapiler,

51:12 radyoterapiler yeni almışım, yeni çıkmışım oradan. Şimdi yeniden bunu

51:17 hayatımda bir konu haline getirmek bile bir mesele oldu benim için. Bunu

51:22 yapmışsın, konu haline getirmişsin. Etrafın için bir şeyler yapmaya

51:27 çabalıyorsun, araştırıyorsun, bir şeyler fark ediyorsun. E böyle ihtimaller varsa

51:34 bunları kendi üzerimde bir deneyimlemem lazım. gidip kendimi bir teste sokayayım

51:38 diyorsun filan. Bunlar kolay süreçler değil. Yani bunların umarım çok yakın

51:43 zamanda hastalar için genel insanlar için daha konuşulur, daha bilgilendirici

51:50 bir hale getirebilirler. Daha ulaşılabilir bir hale gelmeli bu

51:54 testler. Ama çoğu insanın birçok şeyden haberi hala yok.

51:58 — Şimdi siz firma olarak ve siz Dilara olarak önümüzdeki zamanlarda neleri

52:05 hedefliyorsunuz? Yani şimdi burada siz dediğim gibi maddi manevi kendinizi

52:11 ortaya atmış durumdasınız. Yani işte konferanslara çıkıyorsunuz anlatmaya

52:15 işte pasta villa bazı şeylere sponsor oluyor vesaire ve bunların hepsinin

52:19 altında sizin gibi şanslı olmayanlara mesaj ulaştırmak var değil mi?

52:24 — Evet kesinlikle öyle. Şimdi ilk ben tabii şunu fark ettim kendimde. Beni

52:30 kurtaran şey erken teşhis olmasıydı. Bunu bilerek oradan ayrıldıktan sonra

52:37 elimdeki gücü insanları kontrole yönlendirerek kullanma kararı aldım ilk

52:43 adım olarak.

52:44 — Hı hı.

52:44 — Daha sonra bu konuları daha konuşulur hale gelmek ve doktor odasında

52:51 konuşulmayan şeyleri konuşulur hale getirmek için ikinci adımımı attım.

52:55 Kontroller işte konuşulur hale getirmek,

52:59 — farkındalık çalışmaları. Şimdi Brandek'e katılacağım ve orada da aynı şekilde

53:04 bununla alakalı bir kampanyamız var. Bunu duyuracağız. Konuşmacı olarak

53:08 katıldığımda yani baktığınızda biz artık pasta villa olarak bu meme kanseri

53:14 konusunu firma olarak sahipleniyoruz.

53:18 — Hı hı.

53:18 — Kesinlikle bu konuda sosyal sorumluluk çalışmalarımız hiçbir zaman bitmeyecek.

53:24 Böyle bir şey benim başımdan e geçmiş olması böyle bir şeye vesile oluyor.

53:28 Keşke başımdan geçmeseydi ama yaşadığım şeylerden çok farkındalıklar elde ettim

53:35 ve bunları paylaşmaya, konuşmaya devam edeceğim. Bunlar üzerinde çalışmalar

53:40 yapmaya, derneklerle işbirliklerine başladım. Bunları yapmaya devam edeceğim

53:44 ve oturup bunu daha profesyonel bir şekilde yönetilmesi için bir ekip

53:49 kuracağım. çalışmaları bu taraftan sürdürmeye devam

53:53 edeceğim. Hatta belki bu konuştuğumuz ekstra testlerle alakalı daha

53:58 bilgilendirici, daha ulaşılabilir hale getirmek için neler yapabiliriz gibi

54:03 çalışmalar üzerinde de şu anda düşünüyorum.

54:06 — Türkiye'ye daha tam gelip gelmediğini bilmiyorum ama o likit biyopsi var. O

54:10 kandan da evre sıfırdan bazı şeyleri yakalayabiliyorlar. Yani keşke tabii

54:16 biraz ülkemiz daha hızlı hareket etse ama dedikleriniz çok doğru. Ben bir şeyi

54:22 merak ettim. O cümleyi kendime de çok yakın buldum. Diyorsunuz ki hani sen

54:27 güçlüsün lafı sinirim bozuyor diyorsunuz.

54:30 — Evet. Yani şimdi sen güçlüsün lafı bir kere bana kendimi çok yalnız

54:35 hissettiriyor.

54:36 — H

54:37 — yani bu vardı benim çevremde. Dilara halleder. Dilara çok güçlü. Çok iyi

54:42 bilirim.

54:42 — Yani şimdi bu beni yalnız bırakan bir şey. Benim bir şeyi yapabiliyor olmam o

54:47 kadar kendimden vererek bunu kendi başıma hallediyor olmamı gerektiriyor

54:52 mu?

54:52 — Hı hı.

54:53 — Kesinlikle gerektirmemeli. Çünkü yapabiliyor olmanız yapmanız gerektiği

54:57 anlamına gelmiyor. Birincisi. İkincisi de kemoterapi ünitesinde çocuklar var,

55:03 gençler var, yaşlılar var. Çok zor durumda olan hastaları görüyorsunuz.

55:08 Tamam. Orada bir kutluyorsunuz temize çıkmanızı veya kemoterapilerınızın bittiğini

55:12 kutlayarak oradan ayrılıyorsunuz. Ama

55:14 — bu filmlerde filan var böyle işte 13 tane bitince böyle bealça. Öyle mi?

55:19 — Var. Türkiye kültüründe yok. Fakat ben bir süre Kanada'da yaşadım ve orada ki

55:24 Kanadalı arkadaşlarımla da sürecimi konuştuğumda onları da teşvik ettim

55:29 aslında meme taramasına gitmeleri için ve maalesef çok sevdiğim bir arkadaşım.

55:33 çok ileri seviye bir meme kanseriyle mücadele etmek durumunda kaldı. O

55:39 zilleri o çaldı orada ve

55:42 — bana şey dedi ilk başta Dilara zili çaldım dedi.

55:45 — Ev

55:45 — ben filmlerden biliyorum.

55:47 — Ben de filmden biliyorum.

55:48 — Oradan anladım neyden bahsettiğini ama şimdi şöyle bir şey var. Biraz böyle

55:52 duygusal farkındalığınız varsa orada özellikle bir anne olarak çocukların

55:58 kanserle mücadele ettiğini gördüğünüzde o annelerin o endişeli bakışlarını

56:05 gördüğünüz zaman ve hepsi çok pozitif cevaplar da almayabiliyorlar. Oradan

56:09 ayrılıp çıkıp ekrana ben çok güçlüyüm demek bana çok doğru gelmiyor. Çünkü

56:15 yine bu lafın diğer tarafı da var. O halde bu işten sıyrılamayanlar

56:20 güçsüzler mi diyorsunuz gibi oluyor. Yani o anneleri düşünün, çocukları

56:25 hastalıkla savaşan ve belki çok da savaşamayan birçok kişi var.

56:31 — bunları düşündüğümde ben yendim çünkü ben güçlüyüm demeyi hiç doğru

56:35 bulmadığım gibi e teknik olarak da doğru bulmuyorum.

56:38 — Siz biraz zaten yalnız da bu işin içinde mücadele etmişsiniz.

56:42 — Evet. Biraz

56:43 — yani boşanmıştınız.

56:44 — Hı hı. Aileniz Mersin'de yaşıyor. Kardeşiniz de galiba İstanbul'da değil.

56:50 — Yurt dışında yaşıyor.

56:50 — Yurt dışında yaşıyor. Dolayısıyla yani ev küçük bir çocuğunuz var. Yani tek

56:54 başına insan hatta böyle bir şeyle mücadele ederken birinin bir de sen

57:00 güçlüsün demesi iyice yalnız bırakan bir şey. Benim başıma ben Amerika'da yangın

57:04 geçirdim Niso'daki evimde. Ya o kadar alışıklardı ki Esra'nın güçlü olduğuna.

57:10 Hani kimse geli kalkıp da İstanbul'dan yanıma gelip de ya dur sana yardım

57:14 edelim. ev taşıyorsun işte inşaatı var filan. Çünkü Esra halletti hakikaten.

57:18 Ama kendimi aşırı yalnız hissetmiştim. Ama o o kadar güçlü bir Esra var.

57:23 Hakikaten insan bazı zamanda güçsüz olmak istiyor.

57:27 — Hakkımız var. Bence buna da hakkımız var.

57:30 — yalnız olmadığımızı hissetmeye hakkımız var. Ve bazen gerçek anlamda

57:34 güçsüz olmaya da bence hakkımız var. Ben mesela şeyi çok istemiştim

57:39 — haberi aldıktan sonra. Oturayım şurada hüngür hüngür ağlayayım istiyorum. Ama

57:45 böyle bir lüksüm yok. Ben şeyi planlıyordum. Şimdi ben yarın kemo

57:49 alacağım. İlk bir hafta zor geçecek. Önemli toplantılarımı ikinci haftaya

57:53 planlayayım.

57:54 — Çocuğun aktivitelerini o zamana denk getireyim. E tabii bence insanlar da

57:59 gerçi bana ne kadar nasıl yardım edeceğini de bilememiş de olabilirler.

58:03 Hani hiç bugüne kadar bana yardım edin demediğim için.

58:06 — Evet.

58:07 — Fakat

58:07 — biliyorum

58:09 — şunu yapıyorum artık. E doktor kontrollerime, bu 3 ayda bir yapılan

58:13 kontrollerime katiyen yalnız gitmiyorum.

58:16 — H ne güzel

58:17 — diyorum. Beni yalnız bırakmayın. Sen gel benimle ya da sen gel benimle. Şimdi

58:21 ailem bu süreçte yanımda olamama sebebi annem de çok ciddi bir hastalıkla

58:26 mücadele ediyordu.

58:28 — O sebeple ona söyleyemedim. Ona söyleyemeyince babam annemin yanında

58:32 olması gerekiyor. Annem bilmediği için çok onu da bırakamıyor.

58:36 Bir yandan kardeşim yurt dışında. Evet. oğlumun babasıyla boşanmış olsak da

58:41 mesela o bana çok destek oldu. Çocukla çok ilgilendi özellikle bu süreçte ve

58:46 bana sen yalnız değilsin diyenlerden bir tanesiydi. Aynı zamanda

58:51 orada şuna da çok sevindim. Gerçekten çok güzel dostluklarım varmış hayatta.

58:56 Gerçekten arkadaşlarım, dostlarım beni hiç yalnız bırakmadılar. Hatta doktorun

59:00 beni her gördüğünde şey diyordu. Yine gelmişsin ekibinle diye.

59:04 — Biz böyle arkadaşa arkadaşa gidiyorduk. o şekilde insanların beni çok yalnız

59:10 bıraktılar mı? Aslında beni yalnız bırakmadılar. Fakat şunu da fark ettim.

59:16 Anne veya baba yanında olmadığında kendini sanırım biraz yalnız

59:21 hissediyorsun.

59:23 — Evet. Şimdi şöyle buradan tabii seyirciler şunu da çıkarmasınlar. Ya

59:28 Dilara Hanım her şeyi doğru yapıyormuş. Bak o da yine bile kanser olmuş. Boşver,

59:33 ne dikkat edeceğiz hayatımıza denmemesi çok önemli. Çünkü şöyle bir bu geçen

59:38 hafta çıkan bizim podcastte Nir Barzilay başlık biliminin en böyle önemli

59:44 isimlerinden şimdi anlatıyor. 100 yaşını geçmiş işte yok. Sigara içiyor, obez

59:49 spor yapmıyor filan. Ben dedim ki boşuna mı debeleniyoruz burada? Yani dedi ki

59:53 hayır değil. Sende o koruyucu genler yoksa onların yaptıklarını sen yaparsan

59:58 çok kötü bir neticeyle karşılaşırsın diye. Burada bizim bütün hedefimiz ve

1:00:03 amacımız size belki de Dilara Hanım'ın bu enerjiyle bu hastalıktan çıkabiliyor

1:00:08 olması bu şekilde iyi yaşadığından siz iyi yaşamıyor olsaydınız belki çok daha

1:00:14 kötü neticelerle karşılaşacaktınız.

1:00:16 — Kesinlikle öyle. Hatta şöyle bir kırılım yaşadım ben. Herhalde teşhisten bir ay

1:00:20 kadar sonra doktorun odasına gittim ve dedim ki ben bir karar verdim artık

1:00:27 hiç sağlıkla uğraşmayacağım. Her türlü abur cuburu da yiyeceğim.

1:00:32 Evimdeki temizlik malzemelerini işte mis gibi kokan o aşırı sentetik olanlardan

1:00:37 kullanacağım. Çünkü hiçbir şey bir işe yaramıyor belli ki filan diye bir

1:00:40 kırılım yaşadım. Orada şunu söyledi. Dilara sen bütün bunları yaptığın için

1:00:45 belki tedavi sürecini daha kolay atlattın veya sen bütün bunları

1:00:49 yapmasaydın belki yayılım daha hızlı olacaktı. Yani bunların koruyuculuğu

1:00:53 kesinlikle yatsınamaz sana. Bir kere az önce konuştuğumuz gibi yani

1:00:58 biriktirdiğin toksin azalıyor. Bu arada şundan şu da çıkmasın. Ben hayatı %100

1:01:04 tertemiz yaşıyorumun da iddiasını kesinlikle vermek istemem. Çünkü benim

1:01:09 de guilty pleasure var. Yapmayı sevdiğim bazı şeyler var hayatta. Ama baktığında

1:01:15 hayatımın %85 90'ı iyi koruma altında tuttuğum bir yer var. Diğer kısmı da

1:01:22 böyle guilty pleasure diyebileceğimiz yaramazlıklarım var. yaramazlıklarınız.

1:01:26 Bakın sizinkini hani tabii ki ben teşhis koyamam ama anlattığınız şeyden hani çok

1:01:30 stres odaklı olan bir kırılım gibi gözükürken o işte guilty pleasure'ı

1:01:35 bırakıp onun stresini yaşayacağınıza hani belki de o stres guilty arasındaki

1:01:40 şeyde stresi yaşamamanız daha önemli. biraz doktorun da benle aynı fikirde

1:01:46 yani bu konuda yani şimdi çevresel faktörlerden de uzaklaşayım desem benim

1:01:52 dünyanın en iyi oksijen salan dağının tepesinde filan yaşamam lazım. Hani bir

1:01:57 yere kadar yapabiliyorsunuz zaten bu s

1:01:59 — işte artık bundan sonra sık check-uplarınızı yaptıracaksınız işte

1:02:03 etrafa şey yazacaksınız. Ben size bir şey söyleyeyim. Sizin bu yaptığınız,

1:02:07 etrafınıza verdiğiniz destekten aldığınız dualar da size çok koruyucu

1:02:12 olacaktır. Şimdi podcastti bitirmeden önce ben sizden çok ciddi bir şey rica

1:02:16 ediyorum. Bu seyircilerimize birkaç bir şey yani ne yapmalarını öneriyorsunuz,

1:02:22 nasıl yaşamalarını öneriyorsunuz ve o en zor geçen alan kemoterapi zamanı. Benim

1:02:28 anladığım değil mi? Bir ayda bir mi olunuyor? Haftada bir mi olunuyor?

1:02:33 — Haftada bir olduğum da vardı. Haftada bir de vardı. de o insanın fiziksel olarak

1:02:37 da yani siz düşük çok olmasanız da yani nasıl yani nasıl bir ruh halinde

1:02:43 olsunlar, neler yapsınlar, nelerle uğraşsınlar, ailelerinden ne istesinler?

1:02:48 — Hı hı.

1:02:49 — gibi biraz birtakım destek veren

1:02:53 — önerilerle kapamak isterim.

1:02:54 — Evet. Öncelikle bence hasta yakınlarına da bir şey söyleyelim. Tabii bence de

1:02:59 çok çok iyi olur.

1:03:01 — Hasta yakınları, hastaları kesinlikle hasta kimliğine

1:03:06 sıkıştırmamalılar. Çünkü

1:03:08 — bana da şu oluyordu. Ya Dilara sen de canınla uğraşıyorsun. Ben de geliyorum

1:03:12 sana erkek arkadaşımla yaşadığım problemlerden bahsediyorum diyor mesela.

1:03:17 — Hı hı.

1:03:17 — Hayır neden bahsetmeyesin ki? Benim de hayatım hala devam ediyor. Yani şimdi

1:03:23 zaten kanser olduğunuzu duyduğunuzda bir günde

1:03:27 — birden hayatınız testler, ameliyatlar, ilaçlar bunun içine girmiş

1:03:33 oluyor. Şimdi ben mesela teşhisi aldığımda 3 gün sonra İtalya'ya

1:03:38 gidecektim. Güzel bir tatil planım vardı arkadaşlarımla. Onun hiçbir önemi

1:03:42 kalmadı. İşte bir yere çıkacaktım, bir konuşma yapacaktım. Onun hiçbir önemi

1:03:46 kalmadı. Birden zaten hayatınız tepe taklak olup ameliyatlar ve tedaviler

1:03:52 arasında geçen bir sürece giriyor. Ama bir yandan benim hala bir çocuğum var.

1:03:57 Çocuğumun arkadaşları var. Çocuğumun beslenmesi var. Ofisim var. Ofisin

1:04:01 içindeki dengeler var. Yürüttüğüm işler var. Bunlar da hala devam ediyorlar.

1:04:06 Yani birdenbire benim hayatım da bitmedi. Bitmemeli zaten. Ama hasta

1:04:10 yakınları sanki sen artık bununla uğraşıyorsun. Başka hiçbir şey hayatında

1:04:15 yok. Ben de gelip seni fasa fısa şeylerle oyalamayayım gibi bir yapıya

1:04:19 girebiliyor. Bunu yapmayıp onları hayatın içinde kalmaları için tam

1:04:24 tersine yani hayatın içinde kalmaları için hayatın güncel konularının içinde

1:04:31 tutmaya çalışmalarını mutlaka önerebilirim.

1:04:35 Aynı zamanda yardıma ihtiyacın var mı diye sormaktan ziyade gidip orada

1:04:40 bulunmalarını

1:04:42 — benim arkadaşlarım bir noktada öyle yaptı. Çünkü bana hiç sormadan bir

1:04:46 bakıyordum yer değişiyorlardı. Bir gün biri benim evimde kalırken bir gün

1:04:49 diğeri beni hiçbir gün yalnız uyutmamak için

1:04:52 — Hı hı.

1:04:53 — evimde ne olur ne olmaz diye. Çünkü kemoterapi alıyorsun, kemobrain

1:04:57 yaşıyorsun. Ben halüsülasyon gördüğüm günler de oluyordu ilacın

1:05:02 etkisiyle. Şimdi onlar da bunu fark ediyorlar. Güvenli olmam için aralarında

1:05:07 konuşup bana destek oluyorlardı. Bu kişisel alan işte personal space çok

1:05:12 önemli bir şey. Fakat bu hastalıkta gerçekten

1:05:16 biraz onları geride bırakıp dostlarınızın, sevdiklerinizin

1:05:21 yanında olun. Bir şekilde yanında olun diyebilirim.

1:05:25 Hastalığı geçirme sürecinde olanlar içinse

1:05:29 kemoterapi gerçekten zor bir ilaç. Yani baş etmesi çok kolay bir ilaç değil.

1:05:34 Sadece fiziksel olarak değil, psikolojik olarak da çok yorucu bir ilaç. Şimdi bu

1:05:40 ilaçlar renklerine göre klaslara ayrılıyorlar. Ben her rengi aldım. Öyle

1:05:45 söyleyeyim. İşte

1:05:46 — en ağır olanların yan etkileri başkaydı. En hafiflerinin daha başkaydı. İşte

1:05:51 kimisi 3 haftada bir alınıyordu, kimisi haftada bir alınıyordu derken 16 kilo

1:05:56 aldım. Zaten hepsinin yan etkisi farklıydı ve kısa sürmüyor. Yan etkiler

1:06:01 de kısa sürmüyor. Tedavi süreci de kısa değil.

1:06:05 O yüzden şunu bilmek lazım. Bütün bu yan etkiler

1:06:09 ilacın yan etkisi, hastalığın yan etkisi değil. Ve bu ilaçlar hakikaten

1:06:14 vücudunuzu kanserden temizliyor. Yani bunu zaten daha sonraki testlerde de

1:06:19 görüyorsunuz sizi temizlediğini, kuvvetli ilaçlar olduğunu.

1:06:23 — O yüzden bunları her bir kemoyla iyileşmeye bir adım daha yaklaştığımızı

1:06:30 aklımızda tutmamız lazım. Güzel bir yönlendirme.

1:06:34 — Ben her kemoya giderken şey diyordum. Şimdiden -1 oldu. Yani çok kür alacağım

1:06:39 için tabii. Şimdiden bir tanesi daha azaldı. Yan etki gördüğünde işte miden

1:06:44 bulanıyor, başın dönüyor, beynini toparlayamıyorsun. Gerçekten yerinden

1:06:50 kalkamadığın günler oluyor. Fakat şey diyordum. Bunlar ben kanserim diye

1:06:54 olmuyor. Bunlar temizlendiğim için aldığım ilacın yen etkileri olarak

1:06:59 bunları beynimde bu şekilde kodladım. bir kere iyileştirici etkisinin de

1:07:03 arttığını düşünüyorum. bu tarz şeylerde kendilerine izin

1:07:08 versinler. Şimdi aynada az önce konuştuğumuz gibi bir sivilce işte yok

1:07:12 kilo mu aldım falan diye kendimize bakarken bir bakıyorsun bir gün

1:07:17 benim kendimi gerçekten tanıyamadığım günler oldu. Hani saç, kaş, kirpik,

1:07:22 vücuttaki renk değişikliği, kortizonların verdiği şişmelerle

1:07:27 gözlerim çizgi gibi kaldı. Bir gün oğlum şey yapmıştı. Baktım aynanın karşısında

1:07:31 şöyle yapıyor. Ne yapıyorsun dedim. Sen gibi yapıyorum dedi. Yani çocuk bile

1:07:36 hani artık beni halden hale gördüğü için birazcık bazı şeyleri de yumuşatmak

1:07:41 mesela benim oğlum perukları takıp oyun oynuyordu evde. Bunu biraz daha

1:07:47 — dramatize etmeden,

1:07:49 — etmeden

1:07:49 — hayatın bir parçası olarak düşünüyors

1:07:51 — Evet. Şimdi benim oğlum çok küçük tabii. Kanserin ne olduğunu bilmiyor. Fakat

1:07:55 ben saçımda bir problem olduğunu söyledim. Bu yüzden peruk taktığımı

1:07:59 söylü söyledim bir noktadan sonra saçım çıkmaya başladığında bunu yapmaya

1:08:03 başladım. Saç köklerim belli olunca yani en azından o zaman bunu yapmaya

1:08:08 başladım ve bunu bir evde bir oyun haline de getirmeye başladım. Çünkü

1:08:12 biliyordum yani bu süreç geçici. Benim saçlarım yine çıkacak. Hatta eskisinden

1:08:17 daha gürt çıkacak. İşte cildim yeniden eski rengine dönecek. Ama bunları şu

1:08:22 anda benim için söylemek kolay. Fakat orada aynaya baktığımda kendimi

1:08:26 tanıyamadığım günleri hatırlıyorum şu an.

1:08:28 — Şimdi ben şöyle bir şey söylemek istiyorum. Siz sakın öyle söylemek kolay

1:08:31 demeyin. Şimdi siz iyileşmenin ete kemiğe bürünmüş halisiniz ve

1:08:37 hastalığınızı saklamadan onlarca kamera karşısına geçtiniz ve geçmeye de devam

1:08:42 ediyorsunuz. Bu ancak insanlara ümit ve umut olur.

1:08:46 — Çünkü hep böyle hastalık, kötü işte karamsar filan bunları insanlar sizin

1:08:53 demin dediğiniz gibi yani içinde yaşarken bu hali göremiyorlar. Buraya

1:08:57 gelineceğini, varılacağını bilmiyorlar. O kadar güzel anlatıyorsunuz ki şimdi

1:09:01 yani kendinizi nasıl o pozitif psikolojiyle devamlı motive ettiğinizi.

1:09:06 — Çünkü ben hayatı her zaman çok seven, çok coşkulu yaşayan, hayatın tadını

1:09:12 çıkaran bir yapım da var bir yandan. O yüzden benim için bu hayatı kaybetme

1:09:17 ihtimali çok vurucuydu yani benim için. Bir yandan da çocuk dünyaya getirmişsin

1:09:22 ve bu çocuk beni

1:09:24 — hatırlamayacak mı? Yani ben onu yediği proteini falan hesaplarken birden bu

1:09:28 çocuk beni hatırlamayacak mı korkusuna geçtim bir günde.

1:09:33 — bunlarla savaşmak, kabul etmek çok zor. İlk gün tabii şeyi de

1:09:38 bilmiyorsun. Ben 16 kemoterapi alacağım sonra yaşamaya devam edeceğim. Bu cevap da

1:09:43 yok. Çünkü yayılımı bilmiyorsun, türünü bilmiyorsun, vücudun nerelerini sarmış.

1:09:48 Hiç bilmediğin günler de az günler değil. O günleri çok zor geçirdim. İşte

1:09:53 o ne olacağını bilmediğim günleri çok zor geçirdim. Orada da ilaçlardan da

1:09:59 destek aldım. Kafamı toplamak için, uyuyabilmek için.

1:10:03 — O ilaçlar o günler için var. Onları da

1:10:06 — almamazlık yapmayın diyorsunuz.

1:10:08 — İlaç tavsiyesi e vermek

1:10:10 — değil ama diyorsunuz ki yani

1:10:12 — kısacık araya gireceğim. Şu an beni duyuyorsanız ayık kafayı izlediğinize

1:10:16 eminiz. Peki abone misiniz? Bir kontrol eder misiniz? Çok net bir şekilde abone

1:10:22 sayımız programa davet ettiğim doktorları ikna etme gücünü sağlıyor.

1:10:26 Alanında dünyanın en iyi isimlerini burada izlemek için kanala abone olun.

1:10:31 Saçma bir cesaret gösterip de kendi kendinize boğuşmayın. Teslim olun ve

1:10:37 ilacınızı alın ki daha kolay geçirin.

1:10:39 — Evet. Kesinlikle. Bu ilaçlar bugünler için var. Yani o günleri benim bir

1:10:43 şekilde atlatabilmem gerekiyordu. Uyuyabilmem gerekiyordu. Uyumak

1:10:47 istiyorsun, kabus görüyorsun. O tam konu netleşene kadar ve bu süreçte hep

1:10:52 korkularımı çocuğum üzerinden yaşadığımı fark ettim. Çocuğum annesiz mi kalacak,

1:10:57 beni hatırlamadan mı büyüyecek, şu mu, bu mu filan. Ona hatıralar bırakmaya

1:11:01 çalışırken buldum kendimi. Sonra dedim ki bir saniye ya hiç mi kendim

1:11:07 için endişelenmiyorum? Yani hani benim hayatım bitmesi riskini konuşuyoruz

1:11:12 burada. Ben 5 sene önce benim hayatımda bu çocuk yoktu. Ben vardım

1:11:16 — baktığınızda. Öz şefkatin kültürel olarak da bence

1:11:21 bizde bir eksikliği var. Bunu da fark ettim. Aynada baktım kendimi

1:11:25 tanıyamıyorum ama o da bende başka bir farkındalık oluşturdu. Yani dedim ki

1:11:30 benim şu an kendime baktım. Hakikaten kendime de biraz da üzüldüm. Yani

1:11:36 iyileşeceğim dedim ya iyi olacağım. Ben kendime iyi bakmam gerekiyor artık. Yani

1:11:41 hakikaten kendime şefkat duyup bazı önemsiz

1:11:45 şeyleri kendime dert edinmeyip gün akışına daha olarak yaşayarak çok

1:11:52 büyük bir disiplin o da bir disiplin. Bir kadın olarak, insan olarak o kadar

1:11:56 esasında böyle dediğiniz gibi kendimize özen göstermeyen, hep başkalarını teker

1:12:01 etme. Onun için mesela Alzheimer filan kadınlarda daha fazla. Çünkü bu ailenin

1:12:05 duygusal yükü sırtlarında ve dolayısıyla da bu yapmaya çalıştığınız şey esasında

1:12:12 bir kadın için hani şey kadar zor yani hiç spor yapmayan birine hadi sen artık

1:12:16 spor yapacaksın kadar bu anlattığınız şey de zor hani

1:12:21 çünkü bencillik olarak düşünülüyor kendi kendine değil işte çocuğum kocam işte

1:12:26 şey sizin durumunuzda bir de işte orada 3.000 çalışan gibi bayağı şey var. Bu

1:12:32 taramalarla ilgili nasıl bir tavsiye yapmak istersiniz? Öneri yapmak

1:12:36 istersiniz seyircilere?

1:12:37 — Bütün bilinçlendirme çalışmaları 40 yaşın üzerini hedefliyor. Bir kere şunu

1:12:42 bilmek lazım. Bu gerçekten 40 yaşın altına çok düşmüş durumda.

1:12:46 — Hatta 30 yaşın altı konuşuluyor. doktorlarım da söylüyor. Yani 30 yaşın

1:12:51 altında da çok fazla vaka görmeye başladık diye. Az önce dediniz ya güçlü

1:12:56 diyorlar. Güçsüz. En büyük güç bence erken teşhis. Yani bir şeyin gücünü

1:13:00 konuşacaksak bence erken teşhisin veya bir şeyleri teşhis edebilmenin gücünü

1:13:05 konuşmak lazım. Hakikaten kişiler değil. Yani burada işin içinden çıkmak için

1:13:11 güce ihtiyaç elbette var ama en büyük güç erken teşhisin gücü. Bunun için de

1:13:18 kontrollere gitmek lazım. 40 yaşın altındayım diye risk grubunda değilmiş

1:13:22 diye düşünmemek lazım. Yani aslında önerilen şu: Bir yoksa iki yılda bir

1:13:27 ultrasona gidin. Varsa senede bir.

1:13:29 — Muhakkak bunu söylerken bir şeylere dayanılıyor. Fakat ben bana sorsalar

1:13:35 yılda bir git derim. Yani çünkü gördüğüm vakalar bunu söylüyor bana. Orada

1:13:40 karşılaştığım, tanıştığım ve doktorların da söylediği artık bu. Gerçekten çok

1:13:46 yoğun görülmeye başladı. Çok küçük yaşlarda görülmeye başlandı. Bence bir

1:13:50 kere 40 yaşın altını hedefleyen bilinçlendirici çalışmaların artması

1:13:55 lazım. O yüzden ben de şimdiden hani bu vesileyle sizin vesilenize söylemiş

1:14:00 olayım. yılda bir ultrasona bence kesinlikle gitmek gerekiyor. Çünkü çok

1:14:05 hızlı büyüyen cinsler de var. O bir senede farkında olmadan onu çok besliyor

1:14:10 da olabiliriz. Kendimize çok iyi baktığımızı düşünüyor olsak da

1:14:15 — onu besleyip büyütüyor da olabiliriz. O yüzden ne kadar sık kontrole

1:14:19 gidebilirsek o kadar iyi. Tabii bu kontrollerin de daha ulaşılabilir hale

1:14:24 getirilmesi gerekiyor.

1:14:25 — Ben şunu söyleyeceğim zaten bunu dinledim dinledim. Benim de son

1:14:29 söyleyeceklerimin arasında şunlar olacaktı. Bilhassa da kadınlar tabii ki

1:14:33 erkeklerde bilhassa bizim gibi toplumlarda lüksün aldığımız çanta

1:14:39 taktığımız mücevher imkanlı imkansız fark etmez. Hepimiz harcıyoruz bir

1:14:43 şeyleri.

1:14:44 — Kesinlikle.

1:14:45 — Lüks esasında hakiki sağlık. Çünkü eğer siz bugün sağlığınıza yatırım

1:14:49 yapmayacaksanız ultrasona, atıyorum bir alacağınız bir şeyle yer

1:14:53 değiştirmeyecekse zaten hastalanınca onun 10 katını harcayacaksınız.

1:14:57 — Ama şu yok mu Esra Hanım? Benim başıma gelmez diye bir şey var değil mi

1:15:01 insanlar?

1:15:01 — Evet. Vall artık çağ ça çağ biraz geçti. O benim başıma gelmezlik bir durumumuz

1:15:06 — yok. Çünkü mesela geçenlerde bir doktorla konuşuyordum. Harika bir laf

1:15:11 etti. İşte vakit bulamıyorum işte spor yapmaya vakit bulamıyorum. Doktor ya sen

1:15:16 hastalanınca o vakti mecbur kalacaksın bulacak yani. Dolayısıyla artık burada

1:15:22 felsefeyi değiştirmek ya da geçen gün bana biri çıktı da ondan sonra silmek

1:15:26 durumunda kaldık. Ben söyleyebilirim. Hiçbir markayla bağlantım yok. Küçücük

1:15:30 genç genç çocuklar o Sephoralar ve benzeri dükkanlarda kızlar o dudaklarına

1:15:35 endokrin bozucu o rujları sürüyorlar. Yüzlerine makyajları yapıyorlar. Pek çok

1:15:40 kıyafet sentetik. Yani yapabildiğimiz var, yapamadığımız var. Ama ne kadar

1:15:45 elemine edebilirsek, ne kadar hayatımızı temiz ve saf tutabilirsek zaten bu

1:15:50 olabilecekleri de azaltmak. Yani bazı şeyler evet mecburuz ama bağış sayıları

1:15:55 de yapabiliriz.

1:15:56 — Kesinlikle.

1:15:57 — Yani yapabileceğimiz şeyleri yapalım. Çünkü sonrası çok acıklı oluyor. Çok

1:16:02 büyük dertler, çok büyük sıkıntılar. Ama sizin gibi nadir vardır bu anlatılan

1:16:07 kitlelerde. Yani bu kadar sağlıklı ve bilmem ne beslenip de yiyip de içip de

1:16:12 yaşayıp da başına gelen ama ben eminim ki %90 kişi son derece normal hayatta

1:16:18 yaşayan insanlar ve ben çok insan biliyorum. Aa ne yapalım ya? Hayattan mı

1:16:22 yaşamayacağız ya? Yaşamayacağız diye bir şey var mı? Yani o düşünce bile eğer ben

1:16:27 bugün yapacağım şeylerle onu engelleyebiliyorsam

1:16:31 ne mutlu bana. Çünkü oraya geldikten sonra dönüşü çok zor. Yani herkes sizin

1:16:35 gibi kurtulamıyor bu işten.

1:16:36 — İşte benim başıma gelmez bakış açısını değiştirmeleri lazım.

1:16:40 — Herkesin başına gelebilir.

1:16:41 — Herkesin başına gelebilir. Bu bende de vardı. Ben benim başıma gelebileceğini

1:16:45 hakikaten düşünmedim. Ben o kontrole giderken de

1:16:49 sırf kontrol etme refleksi olan bir insan olduğum için gittim. Aslında o

1:16:55 refleksle gittim. İnanın ben hiç düşünmedim bende böyle bir şey

1:16:58 çıkabileceğini ve sonra da biraz da bu yüzden de konuşmaya başladım. Benim

1:17:04 başıma gelmezi biraz bırakmak lazım. Başımıza gelebilir ve geliyor.

1:17:09 Görüyoruz. Yani

1:17:11 — benim başıma gelmez diyenler mutlaka benim hikayemi okusun derim. Yani bu

1:17:14 kadının başına geldiyse benim başıma da gelebilir diye kontrole giden çok oldu

1:17:20 yani. bir onu bırakmak lazım v dediğiniz gibi vakit ayıramıyorum.

1:17:26 diyenlerden diyenlere ek olarak şunu da çok duyuyorum. Korkuyorum ya bir şey

1:17:31 çıkarsa diye diyorlar. Şimdi sen bugün korkuyorsun da 3 sene sonra öyle bir

1:17:37 hale gelecek ki o bir şey varsa bugün

1:17:41 — yani bugün savaşmaktan korktuğun şeylerin 1000 katıyla savaşman gerekecek

1:17:46 ve öyle noktalar var ki kemoterapi bile veremedikleri hastalar var. Yani

1:17:52 bir fayda sağlamayacağını artık düşündükleri hastalar var. Yani bunun

1:17:57 bir şekilde detect edilmezse sonucu gerçekten çok tahribat dolu

1:18:03 olabiliyor. Yani bunları da düşünmek lazım. kontrole gitmeyi alışkanlık

1:18:08 haline getirmek lazım. Ve burada konuştuğumuz ülkemizde çok protokol

1:18:13 haline henüz gelmemiş olan yeni araştırmaların da daha çok konuşuluyor

1:18:19 hale gelmesi gerektiğini düşünüyorum. onaylanan testlerin burada da yapılması

1:18:23 gerektiğini ve protokolün içine dahil edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Aynı

1:18:29 zamanda ben şunu da söylemek istiyorum. firmalar

1:18:35 sağlık kontrolleri kapsamına meme taramasını da dahil edebilirler. Yani bu

1:18:40 kadar sık görülen bir hastalığı

1:18:42 — Hı hı. gerekiyorsa çalışanlar

1:18:46 kendi aralarında toplanıp insan kaynaklarıyla görüşüp bunu firma

1:18:50 yetkililerine duyurmak isteyebilirler. Yani ben bunu yaptıkça birkaç firmayı da

1:18:55 bu seferberliğe dahil ettim. Fakat bunların şirket içinde de daha

1:18:59 konuşulabilir hale gelmesi gerektiğini düşünüyorum. bu süreçler içerisinde

1:19:05 yani artık gerçekten firmaların gücü çok fazla ve başarılar

1:19:10 finansal rakamların ötesine geçmeli artık.

1:19:13 — Çok güzel dediniz.

1:19:15 — Yani başarı ölçütü sadece rakam olmamalı. Özellikle ben bir markayım

1:19:21 diyorsam ben burada söz sahibi hale gelmiş duygusal bağ kurmayı konuşuyoruz

1:19:26 ya sürekli markalar olarak. Yani bunu yapıyorsan sen artık burada bir marka

1:19:31 olarak sosyal sorumluluk çalışmalarını da gerçekten sadece oturup

1:19:37 bir yeri pembeye boyamaktan sadece bahsetmiyorum.

1:19:41 Aktif rol alıp sonucunu görebildiğin, masaya yatırabildiğin ve görülür bir

1:19:47 fayda sağladığın işler de yapman gerekiyor diye düşünüyorum.

1:19:50 — Çok güzel söylediniz. Şimdi bizim seyircilerimiz sizi nereden takip

1:19:53 edebilirler? Kapanmadan önce onu da söyleyelim. Çünkü aktifsiniz bayağı

1:19:58 sosyal medyada değil mi?

1:19:59 — Evet. Dilara Arslan olarak beni aratabilirler.

1:20:03 — Biz zaten ekleyeceğiz notlara da

1:20:05 — aynı zamanda da tabii buradaki konuda çok değinemedik. Beni tanımayanlar varsa

1:20:10 internetten Pastavilla CEO'su olarak da araştırabilirler.

1:20:14 Biraz sağlık gönüllüsü olarak çıkıyorum bugünlerde. Fakat bir yandan

1:20:20 markanın gücüyle de birlikte çok ilerleyebiliyorum.

1:20:23 — Hı hı. şirket politikalarımızın artık sağlık tarafında daha aktif

1:20:27 çalışabildiği için çok gururluyum. Umarım başka firmalar da bu seferberliğe

1:20:32 dahil olurlar.

1:20:33 — İnşallah olurlar. Çok teşekkür ederim. Bence çok etkileyici ve çok gönülden bir

1:20:38 podcast oldu. Ben eminim pek çok insana

1:20:41 — dokunacak.

1:20:42 — Bu açtığınız alan çok değerli. Özellikle sağlık tarafında yaptığınız

1:20:47 bilgilendirici çalışmalar. Bunu insanlarla paylaşıyor oluşunuz. Ülkem

1:20:51 adına çok gururluyum sizinle.

1:20:53 — Çok teşekkür ederim.

1:20:55 — Ben teşekkür ederim.

*Transkript YouTube'dan alınmıştır.*

"Ayık Kafa'nın her bölümünde sorum şu: Daha iyi bir yaşam nasıl mümkün?"

DR. ESRA ÇAVUŞOĞLU

Ceo & Co-founder