Longevity'nin Sırrı Bağışıklık Sistemi (Part 1)
Prof. Dr. Derya Unutmaz
Dr. Esra Çavuşoğlu, PhD’nin Ayık Kafa 97. podcast konuğu Prof. Dr. Derya Unutmaz. 2 bölüm halinde yayınlanan podcast’in 2. bölümünde yapay zekanın (AI) longevity kapsamında kişiselleştirilmiş tıp, yaşlanma biyolojisi, bağışıklık sistemi gibi alanlardaki çalışmalarda yapay zekanın etkisi ele alınıyor.

Özet
Prof. Dr. Derya Unutmaz, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olmuş, doktora sonrası çalışmalarını ABD Ulusal Sağlık Enstitüleri’nde (NIH) yürütmüş bir immünolog ve kök hücre bilimcisi. Halen Amerika’da The Jackson Laboratory’de profesör olarak çalışmakta ve bağışıklık sistemi, otoimmün hastalıklar, kök hücre üzerine uluslararası düzeyde araştırmalar yapmaktadır.
“Yapay zeka doktorların yerini mi alacak” sorusunun net cevabının verildiği podcast’te yapay zekanın tıp bilimine katkıları ve yapay zekayla birlikte tıptaki önümüzdeki 10 yılda ne tür gelişmelerin yaşanabileceği de konuşuluyor. Podcast’te, tıp ve biyoteknolojinin yaşlanmayı yavaşlatma hızının insanın yaşlanma hızını aşmasını ifade eden longevity escape velocity kavramı ele alınıyor. Bu sayede yaşam süresinin teorik olarak sürekli uzatılabilmesinin 2040-2045 yıllarında mümkün olabileceği konuşuluyor. Başka bir deyişle insan ömründe sonsuzluk kavramının bilim-kurgudan öte hayata geçirilebileceği belirtiliyor.
Prof. Dr. Derya Unutmaz
Web sitesi: https://www.jax.org/research-and-faculty/faculty/derya-unutmaz
Instagram: https://www.instagram.com/derya_unutmaz_md/
T.C. İstanbul Gedik Üniversitesi’ne ne teşekkür ederiz. https://www.gedik.edu.tr/
00:00-03:42 Giriş
03:42-07:03 Prof. Dr. Unutmaz’ın 90’larda başlayan AI ilgisi
07:03-11:09 AI ile tıpta ilk tespit edilen şey; protein katlanması sistemi 11:09-13:30 AI’nın gelişen sürümlerinde yeni bilgi üretebilme yeteneğinin de mevcut oluşu
13:30-19.08 Yaşlanmanın AI sayesinde 2045 yılında geri çekileceği gerçeği 19.08-27:38 Dijital ikiz (digital twining) sistemi nedir?
27:38-29:58 Dijital ikiz sisteminin en önemli özelliği kişiye özel tedavi imkanı 29:58-31:08 Yaşlanma bir hastalık mıdır?
31:08-31:48 AI sayesinde klinik deneylerin süresinin kısalması
31:48-34:15 Bir kaza sonucu ölünmezse insan ömründe sonsuzluk keşfi 34:15-35:55 20 yıl içinde AI sayesinde yaşlanmanın ortadan kalkacağı gerçeği
35:55-38:28 Kas kaybı ve kas sağlığının önemi
38:28-46:22 GLP-1 ilaçları ve uzun ömre katkıları
46:22-47:43 Yeme iradesinin nörotransmitterlerle ilişkili olması
47:43-48:26 2. Bölümün Sonu.
*UYARI*
Aylık Kafa’daki bilgiler ve beyanlar kişileri tanı ve tedaviye yönlendirme amacı taşımaz. Tanı ve tedaviye yönelik işlemlerinizi doktorunuza danışınız. İçeriklerde EMC Medya Yayıncılık Ticaret Ltd. Şti.’nin, araştırmacılarının, danışmanlarının ve yazarların / bilim insanlarının hazırladığı bilimsel çalışmalar ve kamuya açık yayınlardan derlemelerle elde edilen veriler, yalnızca bilgilendirme amacıyla paylaşılmaktadır. Yayınlarımızda tanı yahut tedaviye ilişkin sağlık beyanları yer almamaktadır.
Transkrİpt
[0:00:00.240] veyahut da bağışıklık sistemi bazen kendi dokusunu yabancı olarak
[0:00:04.520] tanıyabiliyor. Ben de bunu bağışıklık sisteminin iyi, kötü ve çirkini diyorum.
[0:00:08.120] Çirkin kısmı işte bu enflamasyon, kronik enflamasyon. Bunu hissetmiyorsunuz.
[0:00:12.445] [müzik] Çünkü bağışıklıktaki en önemli e nokta regülasyondur. İnsanlar bana şunu
[0:00:17.720] soruyorlar. Bağışıklığımızı nasıl çok güçlendirebiliriz? Yani ben diyorum ki
[0:00:21.600] çok güçlü bir bağışıklık istemiyorsunuz. Tehlikeli [müzik] olabilir. Optimal
[0:00:25.039] düzeyde olması lazım. Kök hücre tedavileri gerçekten çok önemli olacak.
[0:00:30.240] Daha henüz o noktaya geldiğimizi düşünmüyorum. Kök hücresi bir yerde var.
[0:00:34.480] Bir tüpün içinde verdim. İşte her şeyi rejenere etti.
[0:00:37.440] Genelde öyle ama şu an yani siz bunu biraz marketing olarak mı
[0:00:41.000] görüyorsunuz? Biraz değil. [müzik] Tamamen marketing
[0:00:43.000] olarak görüyorum. Ben Esra Çavuşoğlu. 19 yıldır ayık bir
[0:00:46.680] hayat yaşıyorum. Bağımlılık hastalığı ile mücadelem beni beden ve
[0:00:50.440] performansımı iyileştirmek, hayat kalitemi arttırmak, daha sağlıklı ve
[0:00:53.879] uzun yaşamak için yeni yöntemler, cihazlar ve takviye ürünler araştırmaya
[0:00:57.800] yönlendirdi. [müzik] Bağımlılık hastalığı, baya hiking ve longevity
[0:01:01.719] alanlarındaki kendi deneyimlerimden dünyadaki son gelişmelere, [müzik] çığır
[0:01:05.519] açan girişimcilerden uzman akademisyenlere yıllardır yaptığım
[0:01:09.439] sohbetler artık her hafta Ayık Kafa podcastı.
[0:01:13.360] Ayık Kafaya hoş geldiniz. Konuğum dünyada bağışıklık sistemi denince akla
[0:01:17.920] gelen en önemli bilim insanlarından biri olan Profesör Doktor Derya Unutmaz.
[0:01:23.040] Kendisiyle iki bölüm çektik. Bu bölümde bağışıklığın neden modern tıbbın
[0:01:27.520] merkezinde olması gerektiğini konuşuyoruz. Bağışıklık sistemi
[0:01:30.880] dediğimiz şey yalnızca hastalandığımızda devreye giren bir savunma mekanizması
[0:01:35.360] değil. Beynimizden metabolizmamıza, yaşlanmadan kanser riskine kadar her
[0:01:40.560] şeyi etkileyen canlı dinamik bir sistem. T hücreleri gerçekten ne yapar? Timus
[0:01:45.640] neden yaşta birlikte küçülür ve bunun bedeli nedir? Neden bazı insanlar
[0:01:49.840] enfeksiyonları hafif atlatırken bazılarında süreç kronikleşir ve
[0:01:54.079] bağışıklık sistemi ile lonceviti arasında sandığımızdan çok daha güçlü
[0:01:57.880] bir bağ var mı? Şimdi bölüme gidelim. Ayıkfa'nın bu bölümü Gedik Eğitim Vakfı
[0:02:03.479] katkısıyla sizlere ulaşıyor. 30 yılı aşkın süredir gençler, çocuklar ve
[0:02:08.560] kadınların eğitimine destek veren burslar, projeler ve sosyal çalışmalarla
[0:02:13.400] onların hayallerine ulaşmalarına imkan sağlayan Gedik Vakfı ile bu yolculukta
[0:02:17.879] birlikte olduğumuz için gurur duyuyoruz. Eğitime yatırım geleceğe yatırımdır. Siz
[0:02:23.280] de Ayık Kafaya konuk olan alanında dünya çapında başarılı uzmanlara isterseniz
[0:02:28.599] orijinal İngilizce kayıtlarıyla, isterseniz Türkçe çeviriyile ve tamamen
[0:02:33.200] ücretsiz şekilde ulaşmaya devam etmek için kanala abone olun, bölümlere yorum
[0:02:38.480] yazın, beğenin ve paylaşın. En güncel bilimsel verilere dayanan içeriklerimize
[0:02:43.879] ulaşmaya devam edebilmek için siz de böylece destek verin.
[0:02:48.200] Kadın bedeni yıllarca erkek verileriyle anlatıldı. Beslenme de öyle, fitness de
[0:02:53.400] öyle, beyin sağlığı [müzik] da. İşte Loncev women Summit tam olarak bu yüzden
[0:02:58.720] var. Esra Çavuşoğlu'nun ev sahipliğinde
[0:03:01.440] dünyanın önde gelen uzmanları kadın biyolojisini merkeze alan son bilimsel
[0:03:06.120] gelişmeleri İstanbul'a getiriyor. Bu bir konferans değil. Artık netlik
[0:03:10.440] isteyen [müzik] kadınlar için yaratılmış güvenli bir alan.
[0:03:13.519] 11 Nisan 2026 The Grand Tarabi Otel'de gerçekleşecek Türkiye'nin ilk ve tek
[0:03:19.080] kadın Lonceviti zirvesi için [müzik] avantajlı biletler ön satışta.
[0:03:22.879] Bedenimde olanları bilmek ve buna uygun [müzik] yaşamak istiyorum diyorsan
[0:03:26.920] Lonvil Women Summit'te bize katıl. Sevgili Profesör Doktor Derya Unutmaz
[0:03:32.760] hoş geldiniz podcastıme. Çok büyük teşekkür ediyorum. Çok yoğunluğunuzda
[0:03:37.280] kırmadınız geldiniz. Şimdi o kadar esasında sizinle konuşacak şey var ki bu
[0:03:42.720] yolculuğunuza başladığınız konuyla ilgili biraz konuşmak istiyorum
[0:03:46.400] bağışıklık sistemiyle. Çünkü şu sebepten birkaç eee açıklama yapayım. Ondan sonra
[0:03:51.519] da başlayalım. Şimdi ben ilk T hücrelerini duyduğum zaman bundan 20
[0:03:55.519] sene önce Rehab'deydim. Kendi uyuşturucu bağımlılığımı tedavi için Amerika'daydım
[0:04:00.040] ve orada Hiıv virüslü hastalar vardı. Homoseksüel hastalardı bunlar. ve sahne
[0:04:07.000] konuşmalarında doktorlar, uyuşturucu, alkol, sigara vesaire gibi tüketimlerin
[0:04:12.680] T hücrelerini düşüreceğini ve bu işin elze dönüşeceğini anlatırlardı. Ve ben
[0:04:17.680] de kafamın içinde bir onun resmi bir orada var. Sonra seneler ilerlesin.
[0:04:22.720] Şimdi bu son iki senedir bu lonjavity ile ilgileniyorum. Kendi esas mesleğimin
[0:04:27.080] de yanı sıra ve şunu öğrendim. Eee, esasında bizim, e, bağışıklık
[0:04:32.759] sistemimiz, timüs bezi ergenlik yıllarından sonra küçülüyor. Dolayısıyla
[0:04:37.639] bağışıklığımız düşüyor. Ama en önemli organ ya da sistem nedir
[0:04:44.240] diye sorduğumda ben bu işi çok iyi yapan rejeneratif doktorlara ne beyin
[0:04:49.600] diyorlar, ne kalp diyorlar. Eğer bağışıklık sistemi kuvvetliyse oradan
[0:04:54.320] lonceviti oradan çıkacak. Çünkü o kuvvetli olmadığı takdirde her nevi
[0:04:58.280] hastalığa kişinin yakalanması ve önüne geçemeyeceği bir sıkıntı oluşacağını
[0:05:03.280] söylüyorlar. Böylelikle hoş geldiniz. Çünkü siz bu bağışıklık eee hücreleri, T
[0:05:08.240] hücreleri ile ilgili çok önemli, uzun uzun çalışmalarınız var.
[0:05:12.360] Kesinlikle katılıyorum. hem çalıştığım için hem de e gerçekten bu 35 yıllık
[0:05:18.199] deneyimimden eee zaten e bağışıklık sisteminin ne kadar önemli olduğunu Hiıv
[0:05:24.880] ile daha iyi anladık. E biliyorsunuz Hiıv sonuçta bu T hücrelerini enfekte
[0:05:29.880] ediyor. Yani bunlara eee vücudumuzun generalleri işte ordusu da diyebiliriz
[0:05:35.160] ve eee direkt olarak Hiıv'den dolayı ölmüyorsunuz. onun zayıflattığı o
[0:05:41.280] generaller ortadan kalkınca e veya kontrol mekanizması basit bir virüsten
[0:05:47.039] dolayı hayatınızı oportunistik enfeksiyon dediğimiz enfeksiyonlardan
[0:05:50.639] ölüyorsunuz. Eee ve şunu da eee gözlemledik. Tabii Hiıv'nin tedavileri
[0:05:55.360] çıktı insanlar. Siz galiba bu işin ilk tespit edenlerden
[0:05:59.880] siz değil mi? Nasıl T hücrelerine saldırdığını.
[0:06:02.759] Evet. Evet. 90'lı yıllarda yaptığımız çalışmalar işte 2000 yıllarda devam
[0:06:07.880] ettik. eee hangi hücreleri enfekte ediyor, öldürüyor. Yaklaşık bir 20 sene
[0:06:12.360] eee Hiıv üzerine çalıştım. Eee onu da eee onu da özellikle çalıştım. Çünkü
[0:06:18.199] şunu gördüm. Hiıv bizden daha fazla bağışıklık sistemini biliyor. Eee ondan
[0:06:23.280] nasıl öğrenebiliriz? Hatta şu anda kansere karşı tedavi olarak geliştirilen
[0:06:28.759] karti teknolojisi var. Bu bağışıklığı tekrar eee mühendislikle
[0:06:34.680] değiştiriyorsunuz. İşte te hücrelerini genetik olarak değiştiriyorsunuz. tümör
[0:06:38.639] hücrelerini tanıması için ve bunu da Hiıv sayesinde aslında yapıyoruz. Bu o
[0:06:43.720] genleri ilk yapanlardan biriydik. Eee 90'lı yılların sonunda geliştirdik bunu.
[0:06:49.240] Eee sonradan işte kanser içinde tedavi oldu. Böyle eee iyi tarafları da oldu.
[0:06:54.199] Eee bir de şunu gözlemledik. E Hiıv tedavi edilmeye başladıktan sonra eee
[0:07:00.360] yani tedavi şöyle virüsü çıkaramıyorsunuz ama kronik bir hastalık
[0:07:04.160] gibi devamlı ilaçları alıyorsunuz. Bu kişiler uzun yaşamaya başladılar. İşte
[0:07:09.360] 50 yaşına, 60 yaşına geldiler. Onların bağışıklık sistemini eee baktığınız
[0:07:15.360] zaman 50 yaşındaki kişinin, Hiıv olmuş bir kişinin bağışık sistemi 60 70
[0:07:20.720] yaşındaki gibi duruyor. Ve bu insanlar 1015 yıl daha erken eee kalp
[0:07:26.199] hastalıkları, işte dejenif hastalıklar, kanserler yani bir yerde hızlandırılmış
[0:07:31.479] bir yaşlanmaya maruz kalıyorlar bütün bir sistem olarak.
[0:07:35.759] Bu da eee bağışıklık sisteminin ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Eee diğer
[0:07:40.280] taraftan da dediğinize destek olarak çok önemli bir şey
[0:07:43.879] söylediniz. Yani bağışıklık sistemi eee bir organ
[0:07:49.479] eee polisi, eee ordusu, çöp toplayıcısı, itfaiyecisi
[0:07:54.879] eee sadece dışarıdan gelen tehditlerle uğraşmıyor. İçeride de tehditler var mı?
[0:08:01.199] veyahut da bir eee savaş sonrasında bir enflamasyon oluyor, virüsler geliyor.
[0:08:06.240] Sonra bir iyileşme sürecine girmeniz lazım. Orada da bağışıklı sistemi kritik
[0:08:10.479] derecede rol oynuyor. Tabii ki düşünün yani bu tehlikeli bir sistem. Bir ordu
[0:08:15.720] düşündüğünüz zaman eee bazen olmayan tehditlere karşı bir savaş veriyor. Buna
[0:08:21.879] işte biz kronik enflamasyon diyoruz. Eee bu da
[0:08:25.080] bir dakika şimdi kronik enflamasyon. Vücudunuzda eğer kronik enflamasyon var
[0:08:29.560] ise her ne sebeptense şeker hastasısınız vesaire neyse ya da çok
[0:08:34.320] sakatlanıyorsunuz. Bağışıklık sistemi bunu kendine
[0:08:38.560] dışarıdan gelen bir saldırı gibi mi algılıyor?
[0:08:40.880] Aynen öyle algılıyor. Yani bu mesela stres eee neden kötü diyoruz? Kronik
[0:08:46.080] stres çünkü stres bir tehdittir. Yani beyninizde bir sinyal var. Eee, bu
[0:08:51.640] sinyal diyor ki bir yerden bir tehdit var ve o sinyaller, eee, nöroimmün
[0:08:57.320] sistemle, e, bağışıklık sistemine iletiliyor. Yani bir, bir tehlike var.
[0:09:02.160] Bağışıklık sistemi tamamen tehlikeye odaklıdır. E o tehlikenin virüs bakteri
[0:09:06.920] olduğunu her zaman bilmeyebilir. Eee veyahut da işte eee mikrobiyomunuz
[0:09:12.240] değişiyor bu yediğiniz besinlerden dolayı veyahut da şekeriniz yükseliyor.
[0:09:16.440] Şeker yükseldiği zaman bir yerde o da bir tehdit aslında. Çünkü eee bir eee
[0:09:22.720] savaş halinde o enerjinin eee artması lazım. Bir yerde gaz gibi düşünün. diyor
[0:09:28.360] ki başkası. Demek ki bir yerde bir şeyler var ki benim hazır olmam lazım.
[0:09:32.560] Daha aktif hali olmam lazım. Bunun gibi birçok çeşitli sebeplerden dolayı,
[0:09:36.920] çevresel faktörlerden dolayı eee hatta şöyle bir örnek vereyim. New York'ta
[0:09:42.160] yaşayanlar eee siz de yaşadınız, ben de yaşadım. Eee maalesef eee kalp krizi
[0:09:47.399] geçirme riskiniz %50 daha fazla. Sadece New York'ta yaşıyor olmaktan dolayı.
[0:09:52.240] Bunun da sebebi biliyorsunuz çok stresli bir ortam. E, dışarı çıkıyorsunuz.
[0:09:55.920] Devamlı bir ambulans sesi, bir polis arabası sesi. Bu, eee, beyne devamlı bir
[0:10:00.680] tehdit olarak iletiliyor. Yani bir yerde bir şey var. eee, o tehditte sonuçta e
[0:10:06.240] işte İstanbul trafiği de böyle bir şey zannediyorum, eee, bağışıklık
[0:10:10.279] sisteminizi stimüle ediyor. Kronik bir hale dönüşebiliyor. Bunu eğer kontrol
[0:10:15.040] edemezseniz eee tabii o kronik enflamasyon da sonuçta dokulara zarar
[0:10:20.079] vermeye başlıyor bir süre sonra. Eee, bu kalp damarlarınız tıkanmaya başlıyor.
[0:10:25.160] İşte böbreğiniz eee, iyi çalışmıyor vesaire vesaire. Hat da Alzheimer gibi
[0:10:29.399] hastalıklar da bu sebepten dolayı olabiliyor. Veyahut da bağışıklık
[0:10:32.959] sistemi bazen kendi dokusunu yabancı olarak tanıyabiliyor. Buna da otoimmün
[0:10:37.800] hastalık diyoruz. Evet. O zaman deminki anlattığınız
[0:10:40.760] otoimmün değil, deminki anlattığınız bağışıklık sisteminin yanlış yere
[0:10:45.480] saldırmı. E ne oluyor peki o saldırı? Ben buna eee güzel bir kovoy filmi
[0:10:49.639] vardır. Clintast Food'un The Good, The Bad and the Ugly diye. İyi, kötü ve
[0:10:53.760] çirkin. Eee, ben de bunu, eee, bağışlık sisteminin iyi, kötü ve çirkini diyorum.
[0:10:58.040] Çirkin kısmı işte bu enflamasyon, kronik enflamasyon. Bunu hissetmiyorsunuz. Bu,
[0:11:03.519] eee, aslında insanların çoğunda var maalesef. Eee, kötü kısmı direkt olarak
[0:11:08.920] bağışıklık sisteminin sizin kendi hücrelerinize saldırması. Bu eee ya işte
[0:11:14.959] antikorlar, akıllı füzeler kendi dokunuza bağlanıyor. İşte bunun yüzünden
[0:11:20.079] eseli olabiliyor vesaire veyahut da işte eee tip 1 diyabet, multiple skloroz gibi
[0:11:25.120] hastalıklar daha çok tecrelerinin o dokuyu sanki bir yabancı gibi tanıması
[0:11:30.160] gibi. Oraya hücreler giriyorlar ve sizin pankreas hücrelerinizi öldürüyorlar.
[0:11:34.480] diyor ki bu yabancı diyor ya da bir kanser hücresi gibi de tanıyor olabilir.
[0:11:38.680] Eee bu da çok çeşitli otoimmün hastalıklara sebebiyet veriyor. Diğer
[0:11:42.480] taraftan eee alerjileri de buraya eee koyabiliriz. Alerji de sonuç itibariyle
[0:11:48.120] yine eee hiçbir tehdit size oluşmayan işte eee bir fıstık yediniz.
[0:11:54.920] biraddeyi bir şekilde sanki bir virüs bir bakteri gibi tanıyarak eee bir
[0:12:01.800] reaksiyon gösteriyor. Alerjik reaksiyonlar oluyor. Yani bunları tabii
[0:12:06.000] ki kontrol etmek çok önemli. Hatta bağışıklık sistemi yaşlandıkça eee
[0:12:11.800] tırnak içinde söylüyorum eee bu eee durumlar daha da eee kötü hale geliyor.
[0:12:18.079] Özellikle enflamasyon kısmı. Çünkü bağışıklıktaki en önemli nokta
[0:12:23.240] regülasyondur. Eee, insanlar bana şunu soruyorlar. Eee,
[0:12:27.240] bağışıklığımızı nasıl çok güçlendirebiliriz? Yani ben diyorum ki
[0:12:30.399] çok güçlü bir bağışıklık istemiyorsunuz. Bu size tehlikeli olabilir. Optimal
[0:12:34.880] düzeyde olması lazım. Yani hem, eee, sizi koruyacak dış tehditlerden ama çok
[0:12:40.360] fazla aktif olmayacak. Çok fazla aktif olursa eee, size zarar vermeye başlar.
[0:12:45.040] Şimdi ben deminki anlattıklarınızı biraz daha eee, açabilmek istiyorum. Hem ben
[0:12:49.320] daha iyi anlayayım hem seyirciler seyredince anlasın. Enflamasyonu T
[0:12:53.360] hücreleri yaratıyor. Yani stresle oluşan stresin yaratmış olduğu vücuttaki ya onu
[0:12:59.639] örnek verirsek vücuttaki stres yani stresin yarattığı stres. Bağışıklık
[0:13:04.720] sistemi bunu bir tehdit olarak görüyor ve oraya saldırıyor.
[0:13:09.680] Sadece tecreleri değil ama mesela işte makrofajlar var başka eee NK hücreleri
[0:13:14.440] var ama Tücreleri bu işin komuta merkezi gibi görebilirsiniz.
[0:13:17.800] Evet. Vücutta sistemik enflamasyon mu yaratıyor bu?
[0:13:21.639] Evet. Yani enflamasyon dediğiniz şey şu. Eee, eğer bu peki ölçülebiliyor mu kan
[0:13:27.639] tahlillerinde görebileceğimiz bir enflamasyon mu yoksa daha ser bir şey
[0:13:32.079] mi? Eee, bir kısmını görebiliyorsunuz. İşte
[0:13:34.800] laboratuvarda eee, rutin olarak yapılan testlerden biri CRP testidir
[0:13:39.320] biliyorsunuz. Bu, eee, bir şekilde aslında biz buna
[0:13:43.560] proxy marker diyoruz. eee dolaylı olarak sizde bir enflamasyon olduğunu gösterir.
[0:13:49.880] Ama bir enfeksiyon da olabilir. Yani enfeksiyon sırasında bakarsanız CRP'niz
[0:13:54.759] inanılmaz yükselmiş olur. O istediğiniz bir durumdur ama normal şartlarda hiçbir
[0:14:00.160] enfeksiyon yok. CRP'nin devamlı yüksek olması eee kötü bir durum. Eee işte
[0:14:04.720] interlokin altı, TNF gibi eee sitokinler var. Çünkü bu stokinler bir yerde eee
[0:14:11.320] orduya alarm gönderen sinyaller. Yani işte bakteri geldiği zaman onlar
[0:14:16.360] salgılanıyor. Oraya nötrofiller giriyor, makrofajlar giriyor, tecreleri giriyor.
[0:14:21.240] Yani sanki orada bir eee büyük bir eee operasyon var gibi. Örneğin işte kalp
[0:14:26.839] damarları neden tıkanıyor? İşte insanlar zannediyor ki oraya kolesterol devamlı
[0:14:31.600] gidiyor, tıkanıyor zannediyorlar. Tamam kolesterol, kolesterolün önemi var ama
[0:14:35.519] kolesterolün önemi de şundan dolayı. makrofajları bir tehdit olduğu için o
[0:14:39.959] makrofajlar orada sanki bir tehdit var zannederek eee gidip depolanmaya
[0:14:45.360] başlıyorlar ve orada işte bu sitokinleri salgılıyorlar. Bir enflamasyon
[0:14:49.040] oluşturuyorlar. Yavaş yavaş oraya T hücreleri geliyor. Ne oluyoruz burada
[0:14:53.800] falan diyorlar. İşte eee trombositler geliyor vesaire. Bir süre sonra orada
[0:14:59.079] sanki bir enfeksiyon varmış gibi toplanıyorlar ve yavaş yavaş e damar
[0:15:04.600] tıkanmaya başlıyor. Yani o bakımdan eee kolesterolünüz
[0:15:09.480] yüksek düşük olmasından çok bu enflamasyonun varlığı eee çok çok daha
[0:15:14.320] önemli. Eğer onu kontrol edebilirseniz hani yüksek kolesterolle olup hiç
[0:15:18.120] damarınız tıkanmaya daabilir. Otomün dediniz çok e benim anladığım
[0:15:22.959] kadarıyla eee yani Allah'a şükür bende yok ama çok insanda var. Yani bu git
[0:15:27.720] gide artan bir otoimmün hastalıklar var. İşte IBS'ten başlıyor, MS'e gidiyor,
[0:15:34.800] oradan işte tiroid problemlerine gidiyor filan. Bunun T hücrelerinden ya da diğer
[0:15:39.360] hücrelerden de bahsettik ama biliyorum ki sizin bağırsak üzerine çalışmalarınız
[0:15:43.440] da var. Son zamanlarda otoimmün de geçirgen bağırsak vasıtasıyla birçok
[0:15:49.399] sefer e oluştuğuna dair bir kanı var. Katılıyor musunuz?
[0:15:55.319] Eee katılıyorum. Şöyle hatta eee Hiıv enfeksiyonunda da bunun olduğunu eee
[0:16:00.480] düşünüyorduk. Orada direkt direkt yollardan yani çünkü virüs bu
[0:16:04.079] bağırsaklarımızdaki tecrelerini yok ettiği için o orayı bir
[0:16:08.360] sınır olarak düşünün. Bağırsakların içinde trilyonlarca bakteri var. Bu
[0:16:13.199] bakterilerin çoğu iyi bakteriler ama aralarında bayağı kötü bakteriler de
[0:16:16.639] var. Onlar normal şartlarda kötü olduklarını göstermiyorlar. Biz bunlara
[0:16:20.800] patojenik bakteriler diyoruz. Eee, bir, eee, ama bir yolunu buluyorlar bazen.
[0:16:26.600] Eee, mesela bu tamamen yediklerinizden dolayı da olabilir.
[0:16:31.120] Onlar çoğalmaya başlıyorlar. veyahut da orada bir yine bir enfeksiyon, bir
[0:16:35.440] enflamasyon e olursa oradaki o sınırdaki sizin savunma mekanizmanız azalırsa
[0:16:42.040] bazıları içeri doğru girmeye başlıyor. Bu bakteriler içeri girerse eee bu çok
[0:16:47.399] sıkıntılı bir durum. Çünkü bakterilerin yüzeyinde bazılarında hepsinde değil eee
[0:16:52.120] LPS dediğimiz bir lipit molekül var. LPS. Bu e molekül bağışıklık sistemi
[0:16:58.480] için birinci derecede tehdit e sinyali veren bir molekül. Bağışıklık
[0:17:05.319] sistem özellikle bu makrofajcılar bu LPS'yi görürlerse kanınızda bunun
[0:17:09.839] miktarı artarsa eyvah biz saldırı altındayız. Yani oradan geçen bakteriler
[0:17:14.880] kötü bakteri de olmayabilirler ama o miktar arttığı için bu sefer işte o
[0:17:20.559] gerçekten kronik enflamasyona kesinlikle sebebiyet verir. Yani eee kesinlikle
[0:17:26.120] katılıyorum. Bakteriler e çok önemli. Ona biz microbial translokasyon diyoruz.
[0:17:31.039] Yani bir kısım sızma var. Normalde epitelyal bölüm oradaki sınır
[0:17:37.760] çok tt yani çok sıkı bir bağlardır ama belli durumlardan dolayı
[0:17:43.760] işte örneğin gluten sensitivitesi olan kişilerde o bağlar zayıflıyor ve eee
[0:17:50.799] enflamasyona yol açabiliyor. Otoimmün hastalıklara yakalanan insanlar
[0:17:56.200] neye göre yakalanıyorlar? Yani piyango mu vuruyor yoksa vücudunun bir sistemi
[0:18:01.400] kötü çalışıyor diye nasıl? Çünkü hepsine otoimmün deniyor neticede.
[0:18:05.600] Evet. Yani bir kısmı aslında tam otoimmün hastalık değil. Onlara biz
[0:18:09.240] enflamatuar hastalık diyoruz.
[0:18:16.080] Bir dış etkenden dolayı da orada bir enflamasyon gelişir ama çok hastalık
[0:18:20.840] düzeyine ulaşabilir. Bazıları direkt olarak kendi proteinlerimize, kendi
[0:18:25.960] hücrelerimize olan saldırıdan dolayıdır. Eee, şimdi o orada tabii çeşitli
[0:18:31.600] sebepler var. Hepsini tam olarak bilmiyoruz ama ciddi tam
[0:18:35.480] mesela MS'i söylesin. Tabii MS veyahut da tip 1 diyabet bunlar
[0:18:39.200] eee şeyler veyahut da sistemik lupus eritmoz.
[0:18:43.000] Bu bunların eee sebebinin çoğunluğunun eee genetik olduğunu düşünüyoruz. Ama
[0:18:49.240] örneğin geçenlerde eee bir çalışma çıktı MS'te eee EBV denen bir virüs var.
[0:18:55.960] Epstein Barus diye ve bu hepimizde var aslında. Çoğu insan bununla enfekte
[0:19:01.520] oluyor bir şekilde bazı kişilerde o Epsine Barrius e işte sistemic lopus
[0:19:07.600] eritomus belki MS bu B hücresi dediğimiz hücreleri eee stimüle ederek yanlış eee
[0:19:14.720] antikorlar üretmelerine, yanlış eee eee bu akıllı füzeleri üretmelerine
[0:19:19.520] sebebiyet veriyor. Ama çoğunlukla sebebinin genetik olduğunu düşünüyoruz.
[0:19:24.440] Örneğin eee şöyle ilginç e durumlar var. Kadınlarda mesela hamilelik sırasında
[0:19:30.440] eğer sizde bir otoimmün hastalık varsa hamilelik sırasında otoimmün
[0:19:35.080] hastalığınız düzeliyor. H
[0:19:37.360] eee bunun da sebebi eee hamilelikte çünkü yabancı bir cisim var içinizde.
[0:19:42.520] Yani yarısı yabancı. Onun için bağışıklık sistemi aslında daha regüle
[0:19:47.360] hale geliyor. Bastırıyor kendisini süre ediyor ve o süpresyon sırasında sizin
[0:19:52.520] otoimün hastalığınız da bastırılmış oluyor. Bir kısmı hormonal ama bir kısmı
[0:19:57.000] da bizim bu regülatör hücre dediğimiz ben bunlara bağışıklığın bürokratları
[0:20:01.960] diyorum. eee onların artışından dolayı otoimmün hastalık da azalıyor. Eee ama
[0:20:07.520] otoimmün hastalıklar eee tabii bir kısmı dışarıdaki etkenlerden dolayı
[0:20:13.159] tetikleniyor ama eee bir genetik eee şeyiniz olması lazım. Bir bazınız olması
[0:20:18.520] lazım. Yani susceptibility diyoruz biz ona. Eee o şekilde.
[0:20:23.280] Peki bu şeyi de merak ediyorum. Not altın buraya. Bu Mateoza ilişkili
[0:20:28.559] değişmez T hücreleri nedir bunlar?
[0:20:33.240] Evet. Eee, çünkü artık günümüzde herkes işte
[0:20:35.600] bağırsak, bağırsak en önemli, bağırsak birinden daha önemli. Bağırsak iyi
[0:20:39.240] olmazsa her şey kötü ki hakikaten öyle çıkmaya başladı. Bu belli ki çok önemli
[0:20:44.000] bir hücre tipi. Aynen. Evet. Ben de aynı soruyu 10 sene
[0:20:47.240] önce sormuştum. Nedir bu hücreler diye. Eee, daha yeni çıkmıştı o zamanlar. Eee,
[0:20:53.400] bunlar da yine bizim bu T hücrelerinin bir parçası aslında.
[0:20:57.159] Fakat bazı özellikleri var. Eee, bunların tanıdıkları moleküller çok
[0:21:02.280] sınırlı. Normalde T hücreleri çok çeşitli molekülleri tanıyabilir. Bunlar
[0:21:07.760] küçük peptitleri işte virüsün bir parçası da olabilir. Eee, bakteride de
[0:21:12.520] olabilir. Bak kendi hücrelerimiz de olabilir. Ama meyit hücrelerinin
[0:21:16.000] özelliği onlar sadece bu içimizdeki eee, yani bağırsaklardaki
[0:21:21.880] bakterilerin ürettiği bir vitaminin parçasını tanıyorlar. Bu
[0:21:26.600] tanımak neyi kastediyoruz? Tües aktif için T hücresi reseptörü
[0:21:33.799] vardır. Bu T hücresi reseptörüne onun eee tanıyacağı bir molekülün bağlanması
[0:21:39.559] lazım. Bu da genellikle tek başına olmaz. Biz buna antijeni gösteren hücre
[0:21:45.360] diyoruz. İşte denek hücre olabilir veya makrofaj olabilir. Bunlar etraftan
[0:21:49.880] toplarlar. T hücresine getirirler komutana. Derler
[0:21:53.520] ki bak şunu gösteriyorum. Bu bu iyi mi kötü mü? Tamam. Bunlar iyi, iyi, iyi. Bu
[0:21:58.559] kötü. O tecrisinden sinyal gönderir içeriye ve
[0:22:02.919] aktif hale gelir. Tecreyi bölünmeye başlar. Komutlar göndermeye başlar. Yani
[0:22:07.240] savaşı başlatır. Bu mayit hücrelerinin özelliği, eee,
[0:22:11.840] tanıdıkları şeyi biliyoruz ama çok sınırlı tanıdıkları şey. O da, eee, B2
[0:22:18.000] vitamini, eee, bu bağırsaklardaki bakterilerden üretilir.
[0:22:21.960] Hı hı. B2 vitamini üretilirken o metabolik patwayde e bir küçük bir
[0:22:27.520] molekül var. Eee bu molekül direkt olarak bu mayit hücrelerini eee aktif
[0:22:34.279] hale getiriyor. Biz de bunu merak ettik. Yani ne alaka? Niye niye böyle bir evrim
[0:22:40.200] böyle bir sistem kurmuş? Ve bu manyet hücreleri de oldukça yüksek miktarlarda
[0:22:44.279] herkeste var. Eee kanlarında demek ki bunların çok önemli bir görevi var
[0:22:48.600] dedik. eee, epeyce bir araştırma yaptık ve 2018'de bir önemli bir yayın yaptık.
[0:22:55.400] Olduğunu düşünüyorum. Eee, şunu bulduk. Bu bakteriler bunu ürettiği için şimdi
[0:23:02.159] orada biraz önce bahsetmiştim. İyi bakteriler var, kötü bakteriler var.
[0:23:06.240] Eee, şu soruyu sormak lazım. Bağışıklık sistemi bunu nasıl ayırt edebilir? Çünkü
[0:23:11.200] ikisi de bakteri sonu itibariyle. E işte bu mayit hücreleri daha kötü olabilecek
[0:23:16.559] potansiyeli olan bakterilerde bu B2 B2 vitaminin o molekülü daha fazla miktarda
[0:23:23.440] var. Onlar onlar onu daha aktif hale getiriyorlar. İyi olan bakteriler filmik
[0:23:28.679] kutus diye bir bakteri çeşidi var. Bu mayit hücrelerine hiç dokunmuyor. Onları
[0:23:32.679] aktif hale getirmiyor. Yani biz şöyle bir hipotez kurduk. Yani yaptığımız
[0:23:36.679] çalışmada onu gösterdi. Eğer bu kötü bakterilerde yükselme olursa mayit
[0:23:42.000] hücreleri zaten onlar daha çok bu eee şeyde bağırsaklarda ve derimizde
[0:23:46.480] oluyorlar. Bir alarm sinyali gönderilmeye başlanıyor. Ya bak bu B2
[0:23:51.600] molekülünde artış var. Aktif hale gelin. Eee diğer diğer arkadaşları buraya
[0:23:57.520] çağırın. Orduyu toparlayın diye bir sinyal geldiğini. Bu hala bir hipotez
[0:24:01.799] düzeyinde ama bunu destekleyen oldukça veriler çıkmaya başladı. Muhtemelen bir
[0:24:05.960] sene önce filan da yine bir mikrobiyata uzmanı Kiran Kirşnan diye eğitimler de
[0:24:11.559] veren hatta Microbiom Lab'de e chief medical officer olarak da çalışmış olan
[0:24:16.200] bir kişi. O da sizin gibi çok güzel hakiki sanki böyle yani polis işte
[0:24:20.799] ambulans filan örnekleriyle anlatır. O ilk defa orada duymuştum. şöyle diyor.
[0:24:24.960] Diyor ki, "Vücudunuzun her yerinde işte mikrobiyatalar var ve eee ana merkez
[0:24:30.679] bağırsaktır ve eee bir sıkıntı olduğu zaman atıyorum akciğerinizde bir problem
[0:24:36.200] var. Akciğerinizdeki e mikrobiyomlar biraz savaşırlar fakat daha büyük bir
[0:24:42.120] desteğe ihtiyaçları varsa alarm sinyal oradan gel bana destek ver şey gibi yani
[0:24:47.240] şöyle anlattı. Hatta New York'tasınız mesela işte eee devriye gezen polis
[0:24:52.080] hırsızları dükkan soyarken görüyor. Bakıyor ki ben tek başıma buraya yetmem.
[0:24:56.679] Walkie Talkie'den diyor ki merkez bana adam yolla. Şimdi bağırsakla ilgili
[0:25:01.520] böyle bir eee durum anlatmıştı. Sizin anlattığınızda
[0:25:05.919] tabii tam birebir aynı olmasa da siz eee immünolog olduğunuz için siz buna bu
[0:25:11.919] görüşe katılıyor musunuz? Yani bağırsak bizim ana kumanda merkezimizdir ve bizi
[0:25:16.520] hastalıklarla, virüslerle vesaire boşan ana askerler oradan çıkar diye.
[0:25:22.159] Ya bu bağırsaklarda yaşayan bakteriler, biz buna mikrobiyom diyoruz. Yani bir
[0:25:27.279] bağırsak eee ekosistemi gibi düşünün. Eee onlar eee o bağırsakların içinde
[0:25:33.399] kaldıkları sürece bizim için hayati derecede önem taşıyorlar ve gerçekten
[0:25:38.840] bir komuta merkezi görevi de görüyorlar. Tabii bu işi yapan o sizin biraz önce
[0:25:44.080] bahsettiğiniz konu e aslında akciğerdeki bakterilerden dolayı değil. eee oraya
[0:25:50.720] gidecek olan eee bağışıklık askerlerinden dolayı işte T hücreleri,
[0:25:55.000] makropajları vesaire o bilgi bakterilerin ürettiği metabolitlerden, o
[0:26:00.760] sinyallerden dolayı geliyor olabilir. Herhalde onu belki de söylemek istedi.
[0:26:05.159] Çünkü bu bakteriler biz bunu eee sadece biz değil birçok laboratuvar gösterdiler
[0:26:11.000] ki yüzlerce belki binlerce küçük moleküller üretiyor. İşte bir tanesinden
[0:26:16.039] bahsettim. B2 vitaminini yapan eee içimizdeki bakteriler.
[0:26:20.640] Bunlar iyi bakteriler. Çünkü gelen bütün yiyecekleri onlar bir şekilde
[0:26:25.080] parçalarına bölüyorlar. Kötü olanlar eee sizi bağışıklığınızı
[0:26:30.840] işte o enflamasyon yaratacak molekülleri üretir. Diğerleri iyi moleküller. Hatta
[0:26:35.640] bu moleküllerin bazıları beyne de gidiyor.
[0:26:38.640] Eee şöyle çalışmalar da var. Yani depresyonu olan kişilerin eğer iyi
[0:26:43.640] bakteriler varsa depresyonu iyileşebiliyor. Çünkü o
[0:26:46.840] nörotransmitirlerle de alakalı. Yani
[0:26:49.679] çok şey var. Stephen Gandrin'in son kitabında mesela o alkolizmle ilgili bir
[0:26:54.679] atıfta bulunuyor. Diyor ki yani alkol şekere dönüştüğü için bağırsaklarda
[0:26:58.559] dolayısıyla o kötü bakteriler oluştuğu için devamlı alkole gel ben daha
[0:27:02.760] istiyorum deyip yani alkolizmi düzeltmek istiyorsanız bağırsak mikrobiyonunuzu
[0:27:08.120] öncelikle eee düzeltmeniz lazım. O craving dursun di.
[0:27:11.960] Tabii tabii. Bir de en önemli etkisi bağışıklık sistemine tabii ki. Örneğin
[0:27:16.039] eee Amerika'da şu anda eee çocuklarda inanılmaz derecede alerjik hastalıklar
[0:27:21.720] var. Yani 10 çocuktan bir tanesinde astım var. E buna hatta biz eee temizlik
[0:27:28.840] teorisi diyorduk. Eee şöyle bu bu eee otizm mesela çok büyük bir artış var.
[0:27:34.399] eee, büyük bir ihtimalle işte her şey çok temiz olduktan sonra o çocuklarda o
[0:27:41.320] bağırsak e şeyi ekosistemi iyi gelişemiyor. Yani bir köyde eee, yaşayan
[0:27:47.080] işte toprakla, hayvanlarla ilişki kuran çocuklarda alerjik hastalık
[0:27:51.200] görmüyorsunuz. Şey yine aynı Tabii tabii. Türkçe adam aynı şeyleri anlattı.
[0:27:55.600] Sizin dediğinizde dedi ki yani siz böyle gidip de 500 defa elinizi yıkamayın.
[0:27:59.279] Yeri silmeyin. Çünkü siz iyileri de temizliyorsunuz ve kötülere yer
[0:28:03.200] açılıyor. Böylelikle kesinlikle %100 katılıyorum. Yani çok
[0:28:06.720] hatta antibiyotiğe ne diyorsunuz o zaman? Bu
[0:28:08.679] kadar çok ve kolay verilen antibiyotik. Kesinlikle karşıyım. Yani özellikle
[0:28:13.600] Türkiye'de ben inanamıyorum. Eee eee uzaktan telefonla
[0:28:17.760] Evet. Yani en ufacık bir eee sadece çocuklara değil yani eee yetişkinlere de
[0:28:23.559] viral hastalıkta biliyorsunuz ki bu bir ya bir soğuk algınlığı, bir grip ve
[0:28:28.039] hemen antibiyotik yazılıyor. Antibiyotik aldım iyi oldum. Yani hiçbir alakası
[0:28:31.840] yok. Antibiyotik sadece gerçekten bir bakteri eee zatüre durumu varsa o zaman
[0:28:38.480] eee tespit edilirse verilmesi lazım. Tabii ki antibiyotik hayat kurtarıcı bir
[0:28:42.880] şey ama bu kadar fazla kullanılması çok zararlı. Özellikle çocuklarda dediğiniz
[0:28:47.480] gibi tamamen öldürüyor yani antibiyotik. Eee, tamam o bakterilerin birçoğu yerine
[0:28:53.039] geliyor ama siz işte iyi bakterileri de öldürdüğünüz zaman yerine gelenlerin bir
[0:28:57.880] kısmı kötüler belki daha fazla yürüyorlar. Onlar yerine geçiyor. Eee,
[0:29:02.840] eee, bir diğer bir diğeri de eee, doğum anı çok önemli. Evet.
[0:29:07.640] Yani sezarlaşlarla doğal yoldanğan çocuklar arasının
[0:29:11.919] mikrobiyomu tamamen farklı olabiliyor ve bu yıllar sonra sizin işte otoimmün
[0:29:17.159] hastalıklar, alerjiler, hatta kronik enflamasyona sebebinizi bile
[0:29:22.159] etkileyebiliyor. Ben hepet bu podcastte böyle şeyleri
[0:29:25.320] acayip öğrendim. Öğrendikçe zaten ne yiyebiliyorum, ne içebiliyorum bir
[0:29:29.440] korkunç bir şey. Hani insan bu kadar bilmeli mi, bilmemeli mi? E çok da emin
[0:29:34.200] değilim. Peki şöyle biraz buradan yavaş yavaş rejeneratif tıba doğru döneceğim.
[0:29:39.039] Oradan da artık longeviit ya da artık longevi de demeyelim esasında o. Çünkü
[0:29:44.360] artık çok ayağa düştü o laf. Başka bir kelime bulmam lazım bu esnada. Şimdi
[0:29:48.840] timüs bezi bu kadar küçülüyorsa bu t hücreleri nereden
[0:29:53.399] çıkıyor? Eee, tabii ki Timüs tecrelerinin ilk doğduğu yer. Çocukken
[0:29:58.720] çok miktarda tecrisi geliyor. Eee, fakat eee, hatta benim 30 yıl önce
[0:30:04.799] yaptığım çalışma buna yönelikti. Timüsten ayrılıp eee, işte
[0:30:09.919] lenfotlarınıza gelen, bağırsaklarınıza giden eee, vesaire hücrelerin, T
[0:30:14.360] hücrelerin bir kısmı biz bunlara naiv hücreler diyoruz. Yani işte şöyle
[0:30:19.120] düşünün, eee, lise mezunu olmuşlar gibi. Onlar eğitilmişler ama daha
[0:30:23.880] antijenlerini görmemişler. Eee, çok uzmanlaşmamışlar.
[0:30:27.840] Eee, onlar bekliyorlar ve bu hücreler, eee, tabii ki çok uzun yaşayabiliyorlar
[0:30:33.640] ama ona rağmen eee, hayatlarını kaybedebiliyor. Bir kısmı öyle biliyor.
[0:30:37.720] Biz şunu gösterdik yani 30 yıl önce oldu. O zamanlar insanlar çok dikkat
[0:30:43.559] etmediler ama sonradan bunun önemi anlaşıldı. Bu hücreler de kendi
[0:30:47.960] kendilerini eee devam ettirebilecek düzeyde bölünebiliyorlar. Yani işte
[0:30:53.600] yılda iki defa, ü defa bölünüyor. Bir yerde eee biraz kök hücresine benziyor.
[0:30:58.799] Kök hücresiyle normal hücresi arasında. O naiv hücreler çok uzun yıllar yani
[0:31:04.159] işte 50 sene, 60 sene, 70 sene kendisini devam ettirebiliyor. Onlar var olduğu
[0:31:09.559] sürece çok fazla yeni hücreye ihtiyacımız olmuyor. Bir de şöyle bir
[0:31:13.919] durum var. Eğer bu timüs e küçülmezse devamlı bir şekilde yeni hücre gelirse
[0:31:19.799] bu sefer eee sizin e işte savaş içeride Evet. Aynen. eee hem onların miktarı çok
[0:31:26.799] artıyor bir de eğitilmiş olan hücrelere yer kalmıyor. Yani şimdi siz bir sürü
[0:31:31.840] virüsler, bakteriler görüyorsunuz hayatınız boyunca. Onları hatırlamanız
[0:31:35.880] için belli bir hatırlayan tecrübelerine ihtiyacınız var. eğitilmiş. E yerde
[0:31:40.639] kısıtlı tabii. Eee o bakımdan, eee evrim böyle bir eee şey bulmuş. Yani işte eee
[0:31:46.960] bizi 40-50 yıl sen idare et. Zaten çocuklarınız olduktan sonra kendinizi
[0:31:52.519] bir şekilde idare eee devam ettiriyorsunuz. Ondan sonra da gittiğin
[0:31:56.360] kadar git diyor. Eee tabii ki biz eee biz bunu değiştirmemiz lazım. Yani işte
[0:32:03.399] 5060 yaşına kadar sorun değil ama ondan sonra sorun başlıyor.
[0:32:06.960] İşte buradan şuna geçmek istiyordum esasında. Biliyorsunuz Amerika'da en
[0:32:10.279] azından bu peptitler çok moda. Eee işte timmüs beziyle de ilgili ya da
[0:32:16.600] bağışıklıkla ilgili diyelim asin alfa 1 denilen peptit. Siz bu peptitlere
[0:32:21.559] inanıyor musunuz? Takip ediyor musunuz? Yapılırsa immün sistemde bir kuvvetlenme
[0:32:26.320] olacağını düşünüyor musunuz? Şimdi şöyle peptit dediğiniz zaman zaten
[0:32:29.799] her şey peptit. Sonu itibariyle bütün eee proteinler evet eee yani sonsuz
[0:32:35.320] miktarda peptit üretebilirsiniz. Bu peptit dediğiniz amino asitlerin bir
[0:32:39.200] araya gelmesi. Veriye bakmak lazım sonuç itibariyle. Eee olabilir olmay daabilir.
[0:32:45.720] Yani ben biraz daha radikal olarak düşünüyorum. Şimdi bu eee peptitler
[0:32:49.519] vesaire bunların kısa süreli etkileri olabilir.
[0:32:53.919] Eee hem işte enflamasyonu biraz azaltıcı etkisi olabilir. İşte birazcık hücreleri
[0:32:59.320] stimüle edip yeni hücre üretilmesi olabilir. Ama sonuçta şöyle düşünün.
[0:33:03.600] Yani timüs beziniz küçülmüş, küçülmüş, küçülmüş. Yani oraya istediğiniz kadar
[0:33:07.600] peptit verseniz bile üretim yapabilecek. Yani fabrikanız o kadar küçük hale
[0:33:11.679] gelmiş ki yer yok. Yani şey yok, kapasite yok. Bir kere onu biraz
[0:33:16.039] genişletmek lazım. Bunu da yapabilmek için e bizim işte transcription factör
[0:33:21.120] dediğimiz e bazı eee proteinler var. Bunlar oradaki diğer hücrelerin de
[0:33:27.519] artmasını sağlıyorlar. Çünkü orada destek lazım. Yani bir fabrika gibi
[0:33:31.960] düşünürseniz o tecreleri oraya kök hücresi olarak geliyor. Onların
[0:33:35.880] eğitilmesi için işte hocalara ihtiyaç var, şeylere ihtiyaç var. Onların
[0:33:39.760] gelişmesi lazım. Yani stroma dediğimiz hücrelerin eee onu da geliştiren bu
[0:33:44.679] transcription faktörlerin eee yoluyla oluyor. Ya bunu dışarıdan bir molekülle
[0:33:50.679] stimüle etmeniz lazım veyahut da onu oraya genetik olarak
[0:33:54.240] koymanız lazım. Çünkü bu hücrelerin eee genetik yapısı da değişiyor. Buna biz
[0:33:59.159] epigenetik diyoruz. Bazı genlerin o işte o transcription faktörlerin üretilmesi
[0:34:04.039] duruyor belli bir yaştan sonra. Yani ne yaparsanız yapın üretmiyor hücreler. Onu
[0:34:09.280] bir şekilde aktif hale getirmemiz lazım. Onların artması lazım. Ondan sonra aynı
[0:34:14.280] zamanda da bu tecrini yapan kök hücrelerinin eee kemik iliğinden oraya
[0:34:19.679] geçişini sağlamak lazım. Esas e kök hücreleri kemik iliğinde bağışıklıkla
[0:34:24.200] alakalı. Eee onların oranı da düşüyor. Onların miktarı da düşüyorlar. Hatta
[0:34:28.520] şöyle bir çalışma var. Eee 110 yaşına gelmiş birkaç kişide yapmışlar. E toplam
[0:34:35.200] iki tane kök hücre kalmış. O iki tanesi bile önemli ama e işte o kök hücreler de
[0:34:40.399] gitti mi siz istediğiniz kadar istediğiniz peptide kullanasını falan da
[0:34:44.599] takip ediyorsunuz. Bu son zamanlarda Stem Regen diye bir marka var. Onlar
[0:34:48.720] kemik iliğinde olan kök hücrelerin release edilebilmesi için. Şimdi sizin
[0:34:52.960] dediğiniz release edilen ortalıkta dolaşandan mı bahsediyorsunuz? Hani iki
[0:34:57.000] tane bulmuşlar yoksa kemik iliğini açıp içinde mi iki tane?
[0:34:59.800] Evet. kemik iliğinin içinde. Çünkü bunların çoğunluğu orada uyku
[0:35:03.599] halindeler. Yani birçok eee o çünkü ihtiyaç olmadığı zaman onların orada
[0:35:08.119] durması lazım ve kendilerini koruyor olmaları lazım. İhtiyaç olduğu zaman bir
[0:35:12.760] tanesi bölünür işte o ondan sonra tima gider veya bir kısmı işte B hücresini
[0:35:18.400] yapar. Bazı eee bağışıklık sistemi hücreleri devamlı üretilmek zorunda.
[0:35:22.800] Mesela makrofajlar gibi veyahut da kan hücresi yani eee kan hücreleri devamlı
[0:35:28.240] üretilir. Onların kök hücreleri bir şekilde eee hep e üretime geçmesi lazım
[0:35:34.720] veyahut da bağırsaklardaki hücrelerimiz devamlı günde bir yenilenmesi lazım.
[0:35:40.440] Değişenler Evet. Yani değişik değişik kök hücreleri
[0:35:43.040] var. Tab. Bu işte bu Stem RC'in iddiası omuriliğinden eee release edebilmek için
[0:35:49.040] bir bitkisel bileşimler. Hatta sonra devamını da getirdiler. İşte eee nerende
[0:35:54.640] ihtiyaç varsa oraya gitsin diye işte birtım antiinflamatuar eee takviyeler de
[0:36:00.400] eklediler zincirin içine. Hatta biz o esnada onun sahibine de sordum ben. Peki
[0:36:06.640] dedim yani böyle release ettin ettin ettin ettin hani bitirir misin? Şimdi
[0:36:11.920] siz diyorsunuz ki iki tane kalmış. Şimdi tabii
[0:36:15.680] onun programda dediği ölen insanlarda da bakmışlar hala dolu işte epeyce daha
[0:36:21.640] kalmışmış filan. Yani her önüne gelen konuşuyor diyeyim ben.
[0:36:25.680] Evet. Yani dediğim gibi tipine bağlı. Bazı kök hücreleri eee çok uzun süre
[0:36:30.560] kendini devam ettirebiliyor. Eee bazıları çok daha mesela eee beyni
[0:36:36.040] düşünün. Beyinde nöronlar yenilenmiyorlar. Yani orada da yenilenme
[0:36:40.079] ama böyle 30 yılda, 40 yılda bir yenilenme var. Oranın kök hücreleri çok
[0:36:45.000] farklı. Eee, çok daha az belki. Eee, eee, bir de dediğim gibi yani bu iş
[0:36:50.720] dengeye bağlı. Siz, eee, çok fazla kök hücreyi stimüle ederseniz o kansere bile
[0:36:56.319] sebebiyet verebilir. Çünkü bunlar ölümsüz hücreler. Sonuç itibariyle zaten
[0:37:00.119] birçok kanser kök hücresinden de oluşabilir.
[0:37:02.520] Peki, kök hücre demişken kök hücre tedavilerine ne diyorsunuz? Birincisi T
[0:37:07.760] hücreleri açısından. Çünkü şimdi şöyle e ben böyle şeylere çok meraklıyım. Hatta
[0:37:14.359] bundan vallah 5 sene falan oldu. Panama'ya gittim işte damardan kök hücre
[0:37:18.119] yaptırdım filan. Sonradan şu birincisi akciğerlerde tutulma yaptı. İkincisi de
[0:37:23.280] çok fazla üst üste yapıldığı takdirde vücuttaki reaksiyon aynı demin sizin
[0:37:28.200] dediğiniz gibi T hücrelerinin a bana dışarıdan bir şey geliyor. Benim
[0:37:31.720] saldırmam lazım. Tabii tabii tabii. Eee, şimdi yani insanlar kök hücresi tedavisi
[0:37:36.920] dediği zaman ben biraz e şaşırıyorum açıkçası. Hangi kök hücresi? Bu kök
[0:37:41.839] hücresi nereden geliyor? Bu kök hücresi nereye gidecek?
[0:37:45.960] Eee, bu kök hücresi sizin hücreniz mi, başkasının hücresi mi? Çünkü başkasının
[0:37:50.440] hücresi ise dediğiniz gibi reaksiyon gösterir. Onu eee, transplantasyon
[0:37:54.960] olduğunuz zaman bir organı reject eder. Eee, onu da bir tehdit olarak, yabancı
[0:38:00.119] madde olarak görür. Yani bunun gibi böyle yüzlerce faktör var. Orada da çok
[0:38:04.800] hassas bir denge olduğu için. Ama şöyle eee kök hücre tedavileri gerçekten çok
[0:38:10.880] önemli olacak. Daha henüz o noktaya geldiğimizi düşünmüyorum. Örneğin
[0:38:15.640] kalbinizde eee hasar var. Bir kalp hasarı yaşamışsınız. Kalbiniz
[0:38:20.599] yarı yarıya ancak çalışıyor. Eee, eğer o noktaya kalp kası yapabilecek kök
[0:38:27.160] hücresini gönderebilirseniz ya direkt enjeksiyonla veya virüsle veya şeyle
[0:38:32.200] o zaman o onu tamir edebiliyor. eee veyahut da Parkinson hastalığında işte
[0:38:37.880] OPPA yapacak eee hücreleriniz öldüğü için OPA yapacak hücrenin kök hücresini
[0:38:43.520] oraya gönderebilirseniz onlar eee OPOPA yapacak hücreye dönüşürler ve
[0:38:48.960] Parkinson'u tedavisini de bulabilirsiniz.
[0:38:51.560] Bu Parkinson'la ilgili şey OBR de Grey demişti. Yapılan galiba kök ücret
[0:38:55.920] çalışmaları var. O sizin dediğiniz gibi oraya el dopa yapacak hücreleri
[0:39:00.400] verdikleri için mi işe yarıyor yoksa herhangi bir hücreyi olu? herhangi bir
[0:39:03.800] hücre olmaz oraya. Mesela şimdi kök hücresi diyorlar ama mezankimal hücreyi
[0:39:08.440] almış size enjekte etmiş. Yani o mezankimal hücreye eee belli yerlerde
[0:39:14.480] belli eee dokulara ancak dönüşebilirler. Ama o eee Parkinson'un tam da bir
[0:39:20.079] lokasyonu da çok önemli. Oraya gitmesi lazım. Duruma göre bunu bir bir miistlik
[0:39:25.280] gibi düşünmek lazım. Eee eee böyle bir eee kök hücresi bir yerde var. bir tüpün
[0:39:31.560] içinde verdim. İşte her şeyi rejenere etti. Öyle ama şu an
[0:39:35.160] böyle bir şey. Şimdi öyle değil mi? Evet. Maalesef.
[0:39:39.640] Yani siz bunu biraz marketing olarak mı görüyorsunuz?
[0:39:42.760] Biraz değil. Tamamen marketing olarak görüyorum
[0:39:44.760] yani. Çünkü şu andaki eee dünyada yani dünyanın her yerinde neredeyse hiçbir
[0:39:49.240] kere böyle bir ayırım yok. Ya mezankamel veriyorlar ya işte plazmanın veriyorlar
[0:39:55.160] ya işte bilmem ne fluid veriyorlar da hiç gidip de hani içinden şunu ayıkladık
[0:39:59.920] içinden buna direkt mesaj gönderecek bir hücre diye vermiyorlar ve her şeye de
[0:40:04.319] iyi geldiğini iddia ediyorlar. Ben geçenlerde AM'de Sheldon Jordan nörolog
[0:40:09.119] onunla beraber konuşuyorduk. O kendi yaptığı araştırmaları araştırmaları
[0:40:13.119] demeyeyim başkasının yaptığı bu fareler üzerinde olan bir araştırmayı pokampüsü
[0:40:17.760] çıkarıyorlar. işte yerine egzozom enjekte ediyorlar vesaire. için benim
[0:40:21.480] anladığım o klinik ortamda IV egzon verip ultrasonla beyinde yani MR çekip
[0:40:28.880] MR'la beyinde neresinde ihtiyaç varsa tespit edip artık o Parkinson mudur
[0:40:33.720] yoksa Alzheimer mıdır vesaire oraya da eee ultrason eşliğinde benim anladığım
[0:40:39.599] bir fake damage gibi bir şey mi oluyor damarlarda ultrason oraya oraya egzozomu
[0:40:44.839] oraya yürütmek gibi birtım çalışmalardan bahsediyorlar.
[0:40:48.680] Ev y tabii bu çalışma önemli. Egzozom da eee yani kök hücreleri gibi bence
[0:40:52.640] egzozom tedavileri de çok önemli olacak. Özellikle e belki deri rejenerasyonunda
[0:40:59.000] başka eee sebeplerden dolayı. Ama orada da aynı sorunla karşılaşıyoruz. Egzozom
[0:41:04.520] tedavisi yapıldı. Egzozom yani egzozomun iç egzozom bir paket. Öyle düşünün. Yani
[0:41:10.560] bir fed paket size bir fedx paketi geliyor.
[0:41:13.319] Diyorsunuz ki bu fedx paketini açtığınız zaman bütün sorunlarınız çözülecek.
[0:41:17.200] içinde öyle güzel bir şey var ki öyle gibi düşünülüyor. Ama o egzozomun içinde
[0:41:22.359] mesela kolajen mi var? O egzozomun içinde beyne gidecek bir
[0:41:27.040] nörotransmitter molekülü mü paketlenmiş? Peki o egzozamı
[0:41:31.960] verdiniz beyine gideceği ne malum? Karaciğere giderse orada zararlı
[0:41:35.680] olabilir mi? E gibi gibi böyle eee yani yüzlerce çeşit egzozom yapabilirsiniz.
[0:41:42.240] Eğer bunu eee bilimsel yolda yaparsanız örneğin işte e kolajen nasıl
[0:41:47.880] yapabilirsiniz? Bir kolajen üreten bir hücreyi alırsınız. O hücreden egzozom
[0:41:53.560] üretirseniz o egzozomun içine kolajen paketlenme olasılığı çok daha yüksek
[0:41:58.280] olur. Ve bunu da siz kalite kontrolünde yaparsınız, ölçerseniz işte bu kadar
[0:42:02.680] egzozom var içinde bu kadar şey var. Bunu eee direkt olarak enjekte
[0:42:06.960] edersiniz. Çünkü egzozomun en güzel tarafı eee gittiği yere o paketi eee
[0:42:13.440] verebilmesi, hücrelerin içine eee sokabilmesi. Yani dediğim gibi kök
[0:42:17.319] hücreleri de böyle. Yani kök hücrelerinde şöyle bir sorun da var.
[0:42:20.960] Şimdi diyelim ki deri hücreninizi yenileyeceksiniz. Tamam orada da kök
[0:42:25.000] hücreye ihtiyacınız var. Onu da enjekte ettiniz birisine. Gerçekten de deriye
[0:42:29.240] gidebilecek hücreyi de enjekte ettiniz. Tamam da deride yaşayan bir sürü eee
[0:42:35.640] emekli olması gereken tonlu hücre var. Yaşlanmış hücre var. Bunlar diyor ki eee
[0:42:40.440] siz sen buraya gelemezsin diyor. Biz seni kabul etmiyoruz diyor. Biz burada
[0:42:44.240] yaşıyoruz diyor. O senesent hücreler yani o senesent hücreler oradan
[0:42:48.440] kalkmadıkça çünkü bir de ortalığı da iyicene kötü hale getirmişler. O
[0:42:52.800] ekstraülür matrix dediğimiz ortam çok önemli. Oraya kök hücresi geliyor ama
[0:42:57.960] yaşayamıyor. Yani bölüneceği yer yok, sinyal yok. Zaten kabul edilmiyor.
[0:43:02.960] Direkt enjekte etseniz bile çok büyük bir faydası olmuyor. Yani onun için
[0:43:07.160] dediğim gibi bunu bir mühendislik gibi görüp eee o senesen hücreleri ortadan
[0:43:11.359] kaldırmak lazım. Exesser matrix'in düzelmesi için girişimler yapmanız
[0:43:16.200] lazım. Orada çok fazla şeker molekülleri, glikenler oluşuyor. Onları
[0:43:20.359] çözmeniz lazım. Ondan sonra kök hücresini getirirseniz ya kesinlikle
[0:43:25.520] derinizi sıfırlayabilirsiniz. Bunu kalp için de yapabilirsiniz, böbrek
[0:43:30.280] için de yapabilirsiniz ama bakın ne kadar işlemler var ve o bölgeye göre.
[0:43:35.920] Yani şimdi esasında şey aklıma geldi. Doğru.
[0:43:38.800] Bir bir stepini unutmuşum. Sheldon Jordan dedi ki öyle dedi direkt
[0:43:42.880] yapmıyoruz. Ben önce işte plazma exchange terapi yapıyorum. Oradaki ölü
[0:43:47.079] sene sentenelleri temizlemeye çalışıyorum. artık temizlerse yani. Ama
[0:43:50.480] en azından bir çaba içinde bir bir step daha koymuş.
[0:43:53.920] Evet. Evet. Plazma de orayı temizlemez. Çünkü plazmayı exchange dediğiniz kanı
[0:43:58.599] yani kanı bile temizlemiyor aslında da yani eee onun kana belki biraz faydası
[0:44:03.960] olabilir. Eee çünkü kanın içinde sadece kan hücresi var, bağışıklık hücreleri
[0:44:09.559] var. İşte eee biraz kök hücreleri falan var. Bir de bir sürü moleküller var.
*Transkript YouTube'dan alınmıştır.
"Ayık Kafa'nın her bölümünde sorum şu: Daha iyi bir yaşam nasıl mümkün?"
DR. ESRA ÇAVUŞOĞLU
Ceo & Co-founder