Hollywood'un Gençlik Sırrı
Dr. Adeel Khan, MD
Ayık Kafa podcast’in bu bölümünde Dr. Esra Çavuşoğlu, PhD, 2. kez konuğu olan Dr. Adeel Khan, MD ile birlikte rejeneratif tıbbın yani yenileyici tıbbın geleceğini konuşuyor. Tony Robbins, Chris Hemsworth, Zac Efron ve Kardashians gibi ünlüleri tedavi eden Dr. Khan, MUSE kök hücreleri ile vücudun kendi kendini iyileştirme potansiyelini nasıl yeniden aktive ettiğini anlatıyor.

Özet
Dr. Khan, MD, Kanada’da fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzmanıdır; kök hücre ve peptid terapileriyle yenileyici tıpta öncüdür. Elit sporcuların, ünlülerin ve dünya liderlerinin güvendiği Khan, sağlığın ve iyileşmenin geleceğini yeniden tanımlıyor.
Bu bölümde: Eski MSC kök hücrelerinin ötesinde MUSE hücrelerinin nasıl çalıştığını, neden tümör oluşturmadığını ve bağışıklık sistemiyle uyumlu olduğunu öğreneceksiniz.
Vagus siniri reset tedavisiyle travma, anksiyete, POTS ve stres kaynaklı otonom dengesizliklerin nasıl düzeldiğini dinleyeceksiniz.
Yaşlanma karşıtı hücresel yeniden programlama ve gen düzenleme (gene editing) teknolojilerinin geleceğine göz atacağız.
Multipl Skleroz (MS) hastalığında bağışıklık sistemini sıfırlayarak remisyona giren vakaları konuşacağız.
Ve neden bağırsak sağlığı ve immün sistem gençliği gerçek uzun ömürlülüğün en önemli göstergeleri olduğunu öğreneceksiniz.
Dr. Khan, Dubai, Meksika ve Florida’daki kliniklerinde uyguladığı bu yenilikçi tedavilerle vücudun kendi iyileşme planını (blueprint) nasıl aktive ettiğini paylaşıyor.
Dr. Adeel Khan, MD:
Website: https://eterna.health/
Instagram: https://www.instagram.com/dr.akhan/
T.C. İstanbul Gedik Üniversitesi’ne ne teşekkür ederiz. https://www.gedik.edu.tr/
00:00-02:46 Giriş
02:46-04:25 Ünlü Hastalar: Tony Robbins’ten Kardashian’lara
04:25-08:00 Dr. Khan’ın tıp yolculuğu
08:00-11:56 MUSE Hücrelerinin Keşfi: Japonya’daki Buluş
11:56-12:53 MUSE hücreleri nasıl çalışıyor?
12:53-19:55 Vagus siniri reset ve sinir sistemi yenileme
19:55-23:37 Hücresel yeniden programlama ve yaşlanmayı tersine çevirme
23:37-27:12 Biyolojik yaş ölçümleri ve gerçek longevity
27:12-37:13 Gen tedavisi: CRISPR, Cre-Lox ve yeni teknolojiler
37:13-40:27 Kıkırdak Yenileme ve 3D Biyoprinting
40:27-43:31 Otoimmün hastalıklar ve MS tedavisinde yeni dönem
43:31-45:04 Kronik enfeksiyonlar, EBV ve plazmaferez
45:04-54:08 Bağırsak reset, mikrobiyom ve global klinikler
54:08-55:20 Kapanış
*UYARI*
Aylık Kafa’daki bilgiler ve beyanlar kişileri tanı ve tedaviye yönlendirme amacı taşımaz. Tanı ve tedaviye yönelik işlemlerinizi doktorunuza danışınız. İçeriklerde EMC Medya Yayıncılık Ticaret Ltd. Şti.’nin, araştırmacılarının, danışmanlarının ve yazarların / bilim insanlarının hazırladığı bilimsel çalışmalar ve kamuya açık yayınlardan derlemelerle elde edilen veriler, yalnızca bilgilendirme amacıyla paylaşılmaktadır. Yayınlarımızda tanı yahut tedaviye ilişkin sağlık beyanları yer almamaktadır.
Transkrİpt
[0:00:00.080] Tony Robbins gibi tedavi ettiğin kişiler tarafından zaten ünlüydün. Başka kimler
[0:00:05.200] var? Chris Hemsworth, Zach Effron ve sonra
[0:00:08.599] aniden kardeş yıllar senin hastan oldular.
[0:00:10.880] Herkes [müzik] bu ünlülerin neden bana geldiğini merak ediyor. Doktorlar
[0:00:13.400] okumuyor ve sadece bu işten para kazanmaya çalışıyorlar. Rejeneratif tıp
[0:00:16.440] aslında hücre tedavisi, gen tedavisi ve doku mühendisliği ile ilgili. Yani
[0:00:19.760] vücudunuzdaki tüm hücrelerinizi alıp reset tuşuna basabildiğinizi ve hepsini
[0:00:22.925] [müzik] 20 yaş gençleştirebildiğinizi hayal.
[0:00:24.760] Peki bir insanın sisteminde ne kadar yenilenme gerçekleşebilir?
[0:00:27.920] Bana diyorlar ki bahse girerim yaşlanmayı. Onlarca yıl tersine
[0:00:30.519] çevirirsin. Ayrıca dünyadaki en iyi hücresel tedaviyi [müzik] yapabilseydin
[0:00:33.840] ve hiçbir sınırlaman olmasaydı bu ne olurdu? Ben Esra Çavuşoğlu. 19 yıldır
[0:00:39.120] ayık bir hayat yaşıyorum. [müzik] Bağımlılık hastalığı ile mücadelem beni
[0:00:42.719] beden ve performansımı iyileştirmek, hayat kalitemi arttırmak, daha sağlıklı
[0:00:46.600] ve uzun yaşamak için yeni yöntemler, cihazlar ve takviye ürünler araştırmaya
[0:00:50.600] yönlendirdi. [müzik] Bağımlılık hastalığı, baya hacking ve longevity
[0:00:54.520] alanlarındaki kendi deneyimlerimden dünyadaki son gelişmelere, çığır açan
[0:00:58.600] girişimcilerden uzman akademisyenlere yıllardır yaptığım sohbetler [müzik]
[0:01:03.079] artık her hafta Ayık Kafa podcastı. Bugün Ayık Kafa podcast'te yeniden
[0:01:08.360] Rejeneratif Tıbbın en çok aranan isimlerinden biri olan Doktor Adil Khan
[0:01:12.240] bizlerle. Onu muhtemelen Tony Robbins, Chris Hamsworth, Zach Erron ve hatta
[0:01:16.960] Kardasanlarla yaptığı tedavilerden tanıyorsunuz. Ama bu bölümde ünlü
[0:01:21.000] manşetlerinin çok ötesine geçiyoruz. Başarısının ardındaki gerçek bilimi, Muz
[0:01:25.799] kök hücrelerini ve bu hücrelerin onarım ve yenilenme konusundaki bilgilerimizi
[0:01:30.600] nasıl devrim niteliğinde değiştirdiğini konuşuyoruz. Ayrıca benim de
[0:01:34.640] deneyimlediğim ultrason rehberli Müsus hücreleriyle yaptığı yenilikçi Vagus
[0:01:39.000] siniri resetleme yöntemini, egzozomları ve sinir sistemini sakinleştirip yeniden
[0:01:43.799] programlamak için kullandığı peptitleri de ele alıyoruz. Doktor Kaan, travmadan
[0:01:48.159] yaşlanmaya kadar her konuda nelerin abartı, nelerin bilimsel gerçek ve
[0:01:52.560] nelerin geleceğin tedavisi olduğunu açıklıyor. Bu sohbet rejenerasyon
[0:01:56.600] hakkında düşünme biçiminizi kesinlikle değiştirecek. Ayıkfa'nın bu bölümü Gedik
[0:02:01.360] Eğitim Vakfı katkısıyla sizlere ulaşıyor. 30 yılı aşkın süredir gençler,
[0:02:06.399] çocuklar ve kadınların eğitimine destek veren burslar, projeler ve sosyal
[0:02:10.840] çalışmalarla onların hayallerine ulaşmalarına imkan sağlayan Gedik Vakfı
[0:02:15.280] ile bu yolculukta birlikte olduğumuz için gurur duyuyoruz. Eğitime yatırım
[0:02:20.280] geleceğe yatırımdır. Siz de Ayık Kafaya konuk olan alanında dünya çapında
[0:02:24.920] başarılı uzmanlara isterseniz orijinal İngilizce kayıtlarıyla, isterseniz
[0:02:30.000] Türkçe çeviriyile ve tamamen ücretsiz şekilde ulaşmaya devam etmek için kanala
[0:02:35.160] abone olun, bölümlere yorum yazın, beğenin ve paylaşın. En güncel bilimsel
[0:02:40.720] verilere dayanan içeriklerimize ulaşmaya devam edebilmek için siz de böylece
[0:02:45.239] destek verin. Doktor Adil Kan, Ayık Kafaya hoş geldin.
[0:02:50.080] İkinci kez konuğumsin için daha konforlu.
[0:02:54.360] İlk podcastte Japonya'daydım. İstanbul'a ve stüdyoma hoş geldin.
[0:02:58.239] Burada bulunmanın çok özel bir amacı var ve ayık kafa izleyicilerimle bu konu
[0:03:03.879] hakkında da konuşacağız. Daha önceki podcastte kök hücreler, mus kök
[0:03:09.159] hücreleri ve egzozomlar üzerine konuşmuştuk. Bu podcastte de bu konulara
[0:03:14.400] kısaca değineceğiz ama son dönemde Tony Robbins, Chris Hamsworth ve Zach Erron
[0:03:19.879] gibi isimleri tedavi etmenle zaten tanınır hale geldin. Derken birden
[0:03:25.599] kardeş Yınlar devreye girdi ve bir anda Instagram'da viral oldun.
[0:03:31.120] Gerçekten viral oldu. Çünkü bir anda pek çok medya kuruluşu bunu haber yaptı.
[0:03:36.239] Hatta Asya basınında bile yer aldı. İnsanlarda şu soru büyük bir merak
[0:03:41.000] uyandırdı. Bu kadar ünlü isimler neden bu doktora gidiyor? Onu bu kadar özel
[0:03:46.760] yapan nedir? demeye başlandı. O zaman oradan başlayalım. Çünkü Tony
[0:03:51.040] Robbins senin için çok parlak bir hekim. tutkulu, kararlı ve her zaman en
[0:03:57.159] yenilikçi tedavilerin peşinde diyor. Evet.
[0:04:00.799] Bence insanlar tam da bu nedenle sana bu kadar ilgi gösteriyor ve tedavi için
[0:04:05.079] seni tercih ediyor. Evet. Yani yıllardır hayranlık duyduğum
[0:04:08.799] Tony gibi birinden bunu duymak gerçekten çok gurur verici. Sanırım bu sürekli
[0:04:13.120] öğrenme isteği ve kendini durmadan geliştirme merakından geliyor. Çünkü bir
[0:04:16.759] hekim olarak hatta bir psikolog için de geçerli bu. İnsan bazen kolaya kaçıp
[0:04:21.040] artık her şeyi biliyorum daha fazlasına gerek yok." diyebiliyor. Benim için her
[0:04:24.720] zaman hastalarımın durumunu iyileştirme isteği vardı. Aslında bu yeni tedavileri
[0:04:28.639] keşfetmem de işte bu motivasyondan doğdu.
[0:04:31.120] Peki senin asıl eğitimin ne üzerine? Tıp eğitimini pratisyen hekimlik
[0:04:34.639] alanında tamamladıktan sonra spor hekimliği üzerine uzmanlaştım. Ardından
[0:04:38.280] birkaç yıl girişimsel ağrı tedavisi eğitimi aldım. Bu süreçte enjeksiyon
[0:04:42.039] teknikleri ve ağrıya yönelik girişimsel yöntemler üzerine çalıştım. Daha sonra
[0:04:45.680] Kanada'da bir klinik araştırmada yer aldım. artrit hastalarında kök hücre
[0:04:49.080] tedavisini deneyen ilk ekiplerden birindeydim. O dönem kullanılan kök
[0:04:52.280] hücreler bugünkü anlamda gerçek kök hücreler olmasa da bu deneyim beni kök
[0:04:55.960] hücre araştırmalarına yöneltti. Okudukça burada büyük bir potansiyel var. Neden
[0:04:59.440] kimse konuşmuyor diye düşündüm. Öğrenmeye devam ettim ve sonunda
[0:05:02.479] bağışıklık hücreleri üzerine çalışmaya başladım.
[0:05:04.680] Evet bu podcastin kitlesi çok bilgili. En güncel longevity tedavilerini
[0:05:10.160] yakından takip ediyor. Ama senin anlattıkların arasında benim bile
[0:05:15.039] duymadığım şeyler var. News hücrelerinden başlayalım. Geçen
[0:05:20.680] bölümün sonunda kısacık değinmiştin. Üzerinden bir yıldan fazla geçti. O
[0:05:27.120] zaman yeni deniyordun. Heyecanlıydın ama henüz çok içine girmemiştin. Şimdi bize
[0:05:33.039] daha detaylı anlatır mısın? Tabii. O zamanlar yeni yeni kullanmaya
[0:05:36.560] başlamıştım. Şimdi ise yüzlerce hastada deneyim kazandım. Bu kadar çok vakayla
[0:05:40.960] çalışınca gerçekten ne kadar etkili olduğunu, ne kadar farklı insanlara
[0:05:44.960] fayda sağladığını ve önceki teknolojiye kıyasla ne kadar büyük bir ilerleme
[0:05:49.120] olduğunu net bir şekilde görebiliyorsun. Bence insanların bu konunun geçmişini
[0:05:53.600] biraz anlaması önemli. Kısa tutacağım ama kök hücrelerin tarihini bilmek
[0:05:57.840] gerekiyor. 1992'de Doktor Arnold Kaplan Mezenkimal kök hücre terimini ilk kez
[0:06:04.039] kullandı. Mezenkimal embriyolojik bir terim aslında. Detaylara girmeye gerek
[0:06:09.000] yok ama bu hücreler kemik iliğinden, yağ dokusundan veya göbek kordonundan elde
[0:06:14.160] edilebiliyor. Kolay toplanabildikleri için başta büyük bir heyecan vardı. Bu
[0:06:18.360] hücrelerin yeni dokular oluşturabileceği ve hasarlı bölgeleri onarabileceği
[0:06:22.599] düşünülüyordu. Eee fakat araştırmalar gösterdi ki Mezenkimal kök hücreler yani
[0:06:27.400] MSC'ler aslında bunu yapmıyor. Temelinde sadece enflamasyonu azaltıyorlar. yine
[0:06:31.599] de faydalı olabiliyorlar ama çoğu uzun süre yaşamıyor. Doktor Kaplan da 2017'de
[0:06:36.440] yayımladığı bir makalede bu hücrelerin adının tedavi edici sinyal hücreleri
[0:06:41.240] olarak değiştirilmesi gerektiğini söyledi. Yani bunlar aslında rejeneratif
[0:06:45.360] değil sinyal göndererek etki eden hücreler. Buna rağmen Panama, Tayland
[0:06:50.000] gibi yerlerde çok sayıda kök hücre kliniği açıldı.
[0:06:53.080] Ben de Panama'ya gitmiştim. Evet. Meksika, Türkiye, Dubai yani
[0:06:56.720] denetiminin az olduğu pek çok yerde bu tür klinikler ortaya çıktı. Biz kök
[0:06:59.960] hücre kliniğiyiz diyorlar ama aslında sundukları şey gerçek kök hücre değil.
[0:07:03.280] Aslında bu kliniklerin sunduğu şey kök hücre değil. Sinyal molekülleri yani
[0:07:07.520] MSC'ler. Bu bilimsel bir gerçek. Terimi ilk ortaya atan Doktor Kaplan bile artık
[0:07:12.720] adının değiştirilmesi gerektiğini söylüyor. Ama birçok doktor bunu
[0:07:15.960] okumuyor ya da umursamıyor. Sadece ticari bir fırsat olarak görüyorlar.
[0:07:19.840] Bilimsel olarak durum buydu. Bu yüzden de birçok geleneksel doktor kök hücre
[0:07:23.960] tedavilerine sıcak bakmıyor. Çünkü bu kliniklerin çoğu sadece para kazanmakla
[0:07:27.680] ilgileniyor ve hücreleri doğru şekilde kullanmıyor. İşte bu beni şu soruya
[0:07:31.199] yöneltti. Gerçek kök hücre teknolojisi diye bir şey var mı? O noktada yamanaka
[0:07:35.599] kök hücreleriyle yani indüklenmiş plüpotent kök hücrelerle karşılaştım.
[0:07:39.840] İşte bu geleceğin teknolojisi olacak diye düşündüm. Ama bu hücrelerin en
[0:07:43.960] büyük riski tümör ve kanser oluşumu. Bunu önlemek için gen düzenleme
[0:07:47.440] yöntemleri geliştiriliyor. Ama hala çok fazla genetik müdahale var ve bu
[0:07:50.919] teknolojilerin geniş klinik kullanım için güvenli hale gelmesi muhtemelen
[0:07:54.319] birkaç yıl daha sürecek. O noktada tamam dedim yani bu teknoloji gelecekte çok
[0:07:58.319] şey değiştirebilir ama ilginçtir Muse hücrelerini ilk kez bir hastamdan
[0:08:02.759] duydum. Sonra konuyu araştırmaya başladım ve Japonya'ya gidip bu
[0:08:06.560] hücreleri keşfeden Profesör Mari Tozava ile tanıştım. Gerçekten etkilendim.
[0:08:10.720] Çünkü muze hücrelerinin, mezenkimal kök hücrelerin bir alt grubu olduğunu
[0:08:14.639] öğrendim. Yani göbek kordonu ya da yağ dokusundan kök hücre aldığınızda aslında
[0:08:19.800] içinde farklı türlerde hücre popülasyonları bulunuyor ve bunlardan
[0:08:23.280] biri de müze hücreleri. Artık teknoloji sayesinde bu hücreleri diğerlerinden
[0:08:27.680] ayırmak mümkün. Ben bunu hep şöyle açıklıyorum. Elinizde bir sürü meyve var
[0:08:31.639] ve siz en iyi elmayı seçmek istiyorsunuz. işte müze hücrelerini
[0:08:35.000] izole etmek de en kaliteli kök hücreleri seçmek gibi. Çünkü amaç tüm kök hücre
[0:08:40.240] popülasyonunu değil sadece en etkili olanlarını almak. Göbek kordonundan ya
[0:08:44.839] da plasentadan elde edilen hücrelerin içinde aslında 10 farklı tür kök hücre
[0:08:49.279] bulunuyor. Bu yüzden müze hücrelerini ayırıp standardize etmek önemli. Çünkü
[0:08:53.760] en iyi özelliklere sahip olanlar onlar. Peki bu özellikler neler? Birincisi
[0:08:58.680] pluripotentler. Yani vücuttaki herhangi bir hücre türüne dönüşebiliyorlar.
[0:09:03.279] İkincisi, tümör oluşturma riski yok. Yani güvenli. Üçüncüsü homing
[0:09:07.920] mekanizmasına sahipler. Yani IV yoluyla verildiğinde vücutta hasarlı bölgeleri
[0:09:12.800] kendiliğinden bulup onarabiliyorlar. Yani bu hücreleri doğrudan organa
[0:09:16.720] enjekte etmen gerekmiyor. Pelç üzerine yapılan klinik çalışmalar da bunun böyle
[0:09:21.200] olduğunu gösterdi. Böylece ciğerlerinde takılmaz.
[0:09:23.720] Aynen öyle. Peki farkı ne?
[0:09:25.279] Çok daha küçüktür. Mezenkimal kök hücrelerle ilgili sorun da bu. %99'u
[0:09:28.440] akciğerlerde hapsoluyor. Muse hücreleri daha küçük. Bu da büyük bir fark
[0:09:31.399] yaratıyor. Ama asıl etkileyici olan bu hücrelerin etki mekanizmasının artık
[0:09:35.720] tamamen haritalanmış olması. İşte bu MIUS hücrelerini diğer plüpotent kök
[0:09:39.839] hücrelerden ayıran en önemli özellik. Çünkü şu anda farklı plüpotent hücre
[0:09:43.279] türleri de geliştiriliyor. Örneğin trofoblast kök hücreleri veya fetal kök
[0:09:46.200] hücreler gibi. Ancak tümör riski bir yana bu hücrelerin vücuda nasıl entegre
[0:09:49.640] olacağı tam olarak bilinmiyor. Muse hücreleri ise bu konuda net bir
[0:09:52.560] mekanizmaya sahip. Muse hücreleri hasarlı hücre parçacıklarını yiyor. Yani
[0:09:56.519] neredeyse bir makrofaj gibi davranıyor. Örneğin kalp ya da beyne gittiklerinde
[0:10:00.160] oradaki ölü kalp hücrelerini temizleyip onların hücresel yapısını kullanarak
[0:10:03.680] yeni sağlıklı kalp hücrelerine dönüşebiliyorlar. Bu sayede dokunun
[0:10:06.839] işlevi yeniden kazanılıyor. Ardından epigenetik yeniden programlama dediğimiz
[0:10:10.560] bir süreçten geçiyorlar. Yani birçok kişinin endişelendiği gibi donör DNA'sı
[0:10:14.519] vücuduma geçer mi durumu yaşanmıyor. Bu hücreler kendi genetik yapısını vücuda
[0:10:18.320] adapte ederken donör DNA'sını aktif hale getirmiyor.
[0:10:20.839] Ben de tam bunu soracaktım. Öyle mi zihnini okumuşum? Yani temelde bağışçı
[0:10:25.120] DNA'sı okunmuyor. Çünkü muze hücresinin yaptığı şey şu: Hasarlı hücreyi
[0:10:28.920] yediğinde hücresel mekanizmaları kullanarak hangi genlerin açılıp
[0:10:32.640] hangilerinin kapanacağını yeniden belirlediği bir sıfırlama sürecinden
[0:10:36.040] geçiyor. Böylece artık daha az DNA hasarı olan, yeni mitokondrilere sahip
[0:10:41.000] ve daha iyi işlev görebilen bir hücre ortaya çıkıyor.
[0:10:46.240] Ve bu hücre artık bağışçı genlerini ifade etmiyor.
[0:10:49.440] Bir şey sormak istiyorum. Aslında birçok podcast yaptım. Sadece kök hücre üzerine
[0:10:54.320] değil ama aralarda Sandra Kaufman, Elizabeth Yört gibi isimlerle bu konuyu
[0:11:00.000] da konuşma fırsatım oldu. Onlardan biri şöyle bir şey söylemişti. Egzozomlardan
[0:11:06.160] değil doğrudan kök hücrelerden bahsediyorum. İlk uygulamada vücut ne
[0:11:11.560] olduğunu tam anlamıyor. Yani dışarıdan bir şey geldiğini fark etmediği için
[0:11:16.079] tepki vermiyor. Ama damar yoluyla kök hücre tedavisini tekrar tekrar
[0:11:20.920] yaptığında bu kez sistem vücuduma bana ait olmayan bir şey geliyor diye
[0:11:25.920] algılayabiliyor ve otoimmün bir tepki vermeye başlıyor.
[0:11:29.200] Evet. Vücut bazen antikor üretebilir ama bu durum mezankenkimal kök hücreler için
[0:11:33.800] geçerli. Çünkü bu hücreler bağışıklık sisteminden tamamen gizlenemez. Sadece
[0:11:38.120] bir süreliğine ondan kaçabilirler. Bu sayede kısa vadede etkili olurlar ama
[0:11:42.600] sonunda bağışıklık sistemi onları fark eder. İşler ve vücuttan atar. Muse
[0:11:46.519] hücreleri ise tamamen farklı. Gerçekten bağışıklık ayrıcalığına sahipler. Bunun
[0:11:51.040] iki nedeni var. Birincisi belirli bir HLA antijenini yani bağışıklık tanıma
[0:11:55.560] yapısını çok düşük seviyede taşıyorlar. İkincisi ise HLAG adlı özel bir
[0:12:00.240] bağışıklık tanıma yapısının yani başka bir antijenin yüksek seviyede bulunması.
[0:12:04.279] Bu da bağışıklık sisteminin onları yabancı madde olarak algılamamasını
[0:12:07.920] sağlıyor. Yani vücut bu hücrelere karşı belirgin bir savunma tepkisi
[0:12:12.200] oluşturmuyor. Ama o konuda sana katılıyorum. Eğer biri bana Doktor Kahn,
[0:12:17.320] hiçbir sınırın olmasa dünyanın en iyi hücresel tedavisini nasıl tasarlardın
[0:12:22.440] diye sorsa cevabım kesinlikle donörden alınan yani alojenik değil kişinin kendi
[0:12:27.839] hücresinden elde edilen bir tedavi olurdu. Henüz o seviyeye gelmedik ama
[0:12:32.600] buna çok yaklaştık. Düşünsene kendi kanındaki muz hücrelerini alıp onları
[0:12:37.199] yeniden gençleştirerek yeni doğan haline geri döndürebilsek ve o gençleştirilmiş
[0:12:42.279] Muse hücresi %100 senin kendi DNAndan oluştuğu için hiçbir risk taşımadan
[0:12:48.040] sınırsız dozda kullanılabilir hale gelir. Bence bu hücresel tedavilerde
[0:12:52.839] ulaşılabilecek en ileri nokta olurdu. Aslında şu anda piyasada bulunan bazı
[0:12:57.120] hücre yeniden programlama teknolojilerini inceleyerek bunun
[0:13:00.480] üzerine çalışmaya başladım bile. Bu yöntem sayesinde tekrarlayan dozlar
[0:13:04.519] konusunda da endişe etmeye gerek kalmazdı. Çünkü muse hücreleri ile
[0:13:08.800] ilgili henüz uzun vadeli veri yok. Örneğin bugüne kadar kimseye yüz doz
[0:13:12.839] uygulanmış değil. Diğer doktorların da uyardığı o konuya
[0:13:14.959] yani söylediğim şeye sen de katılıyorsun değil mi?
[0:13:17.160] Evet. Özellikle mezenkimal kök hücrelerde bu durum çok daha geçerli.
[0:13:20.040] Tabii muze hücrelerinde değil o eski tip klasik kök hücreler için geçerli. Yani
[0:13:24.839] şunu diyorsun. Çok sık uygulandığında vücut tepki vermeye başlıyor. Çünkü
[0:13:29.360] sistem bu bana ait değil diyor. Ve bu konuda yapılmış araştırmalar da
[0:13:32.880] var. Mezenkimal kök hücrelerde sadece tek bir uygulamadan sonra bile yaklaşık
[0:13:36.440] %11 ila %12 oranında antikor tepkisi geliştiği görülmüş. Tedavi
[0:13:40.279] tekrarlandıkça da bu oran giderek artıyor.
[0:13:42.519] Şimdi bugünkü konuma geçelim. Bugün bir işlem yaptırdım ve yan tarafım biraz
[0:13:47.399] şiş. E aslında bunu daha önce de konuşmuştuk sanırım. O zaman ya yeni
[0:13:51.800] başlamıştın ya da henüz planlama aşamasındaydın. Bana bu teknolojiden, bu
[0:13:55.839] tedavi yönteminden bahsetmiştin. Şimdi hatırladım. Kanada'da bazı askerlere
[0:14:00.920] PTSD yani travma sonrası stres bozukluğu için uygulamıştın. O askerler intihar
[0:14:06.279] eğilimindeydi ve tedavi sonrasında yeniden karar verebilme, seçim yapabilme
[0:14:11.320] güçlerini kazandıklarını söylemiştin. Evet, intiharın eşiğindeydiler ama bu
[0:14:15.800] tedaviyle zihinlerini adeta yeniden başlatabildiler. Kısacası bu onların
[0:14:19.959] hayatını kurtardı. Evet, artık son zamanlarda bu yöntem
[0:14:22.920] biraz daha popüler hale geldi. Hadi bundan biraz konuşalım. Tam olarak nedir
[0:14:26.480] bu? Şöyle düşün. Vagus siniri aslında
[0:14:28.600] vücudun rahatlama sistemine açılan bir kapı gibidir ama aynı zamanda vücuttaki
[0:14:33.240] pek çok farklı bölgeyle de bağlantı halindedir. Vagus siniri kalbe,
[0:14:38.560] bağırsaklara ve dalağa kadar uzanır. Bu yüzden enflamasyonu belirli ölçüde
[0:14:42.920] kontrol eder ve bağırsak fonksiyonlarını düzenler. Örneğin gastroparezi
[0:14:47.199] hastalarında yani sindirimin yavaşladığı durumlarda bu genellikle vagus sinirinin
[0:14:52.320] düzgün çalışmamasından kaynaklanır. Dolayısıyla vagus siniri bozulduğunda
[0:14:56.880] vücutta pek çok farklı sorun ortaya çıkar. Ayrıca disotonomi denilen yani
[0:15:01.800] sinir sisteminin dengesiz çalıştığı bir durum vardır. Buna örnek olarak postural
[0:15:06.560] ortostatik taşikardi sendromu yani pots gösterilebilir. Çok yaygın olmasa da
[0:15:11.600] bazıları bundan muzdariptir ve ne yazık ki henüz etkili bir tedavisi yoktur.
[0:15:15.959] Kısacası bu sinir sisteminin dengesini kaybetmesi anlamına gelir. Bizim bu
[0:15:20.519] tedaviyle sormaya çalıştığımız soru şu: Eğer sinir sistemi dengesizse onu
[0:15:25.320] yeniden dengeye getirebilir miyiz? Bunu yapmanın yolu da Vagus sinirinin
[0:15:29.959] işlevini güçlendirmek ve sinir sisteminin diğer tarafı olan savaş ya da
[0:15:34.319] kaç tepkisini dengelemektir. Çünkü savaş ya da kaç tepkisi özellikle anksiyete
[0:15:39.519] yaşayanların çok iyi bildiği gibi bazen tamamen kontrol dışına çıkar. Bu tamamen
[0:15:44.560] fizyolojik bir durumdur. Bir anda o moda girersin ve vücudun oradan çıkmakta
[0:15:48.519] zorlanır. Bizim yaptığımız işlem aslında uzun süredir bilinen klasik bir yöntem.
[0:15:53.319] Stellate ganglion blowu yani yıldız ganglionu bloklama. Yıllardır birçok
[0:15:58.399] doktor tarafından uygulanıyor ama benim klinik deneyimlerimde fark ettiğim asıl
[0:16:02.480] fark şu. Vegus sinirine doğru maddeleri, örneğin egzozomlar, kök hücreler,
[0:16:07.319] peptitler ya da bunların kombinasyonunu enjekte ettiğinde sinir sistemi çok daha
[0:16:11.759] iyi çalışmaya başlıyor. E böylece vagus sinirinin işlevi güçleniyor ve bununla
[0:16:16.639] birlikte sinir sistemi yeniden dengeleniyor. Ben bu yöntemi POTS, PTSD,
[0:16:21.079] anksiyete, gastroparezi gibi pek çok farklı durumda hastalarıma uyguladım.
[0:16:25.319] Elbette başarı oranı herkes için %100 değil ama gerçekten çok fazla hastada
[0:16:29.839] belirgin iyileşme gördüm. Üstelik bu kişiler genellikle başka hiçbir seçeneği
[0:16:34.240] kalmamış hastalardı. Vagus siniri aslında senin de söylediğin
[0:16:38.000] gibi bağırsakla beyin arasında uzanan bir otoyol gibi. Tam anlamıyla bir
[0:16:42.279] bağlantı yolu. Bu yüzden sadece bağırsaklar üzerinde değil aynı zamanda
[0:16:46.079] beyin üzerinde de çok güçlü bir etkisi var.
[0:16:48.240] Evet. Peki bugün bana ne enjekte ettin? Mus
[0:16:52.120] kök hücreleri, MUS egzozomları ve BPC ile TB4 peptitlerini enjekte ettik.
[0:16:58.680] Bunlar bildiğin gibi daha çok iyileşmeyi destekleyen ve hücresel yenilenmeyi
[0:17:02.639] teşvik eden maddeler. Bu karışımı ultrason rehberliğinde doğrudan Vagus
[0:17:07.039] sinirine enjekte ettik. Stellaight Ganglion bölgesine ise daha klasik bir
[0:17:11.799] uygulama olarak yalnızca anestezik bir enjeksiyon yaptık.
[0:17:15.079] Peki her iki uygulamada da etkileri görmek ne kadar sürüyor? Genelde
[0:17:21.000] Stellate Ganglon bloğunun etkisi bazen hemen hissedilebiliyor. Senin durumunda
[0:17:24.600] sanırım bu işlemi kız kardeşin yaptırmıştı. Sen sadece vagus siniri
[0:17:27.360] enjeksiyonu yaptırdın. Bloğun etkisi kişiye göre değişiyor ama çoğu zaman
[0:17:30.400] birkaç gün ya da birkaç hafta içinde fark edilmeye başlıyor. Sadece Vagus
[0:17:33.240] sinir uygulaması ise biraz daha farklı. Bu işlem siniri yeniden programlamayı
[0:17:36.360] hedefliyor. Bu nedenle etkiler daha yavaş ortaya çıkıyor. Genellikle 1 ila 2
[0:17:39.960] ay içinde belirginleşiyor. Çünkü bu süreçte asıl amaç sinir fonksiyonunu
[0:17:43.320] yeniden onarmak. Bu gerçekten çok önemli. Çünkü şöyle bir
[0:17:47.000] durum var. Ben bu dünyada özellikle de kendi hayatımda sürekli hızlı iyi bir
[0:17:52.919] tempo içindeyim. Podcast yapıyorum. Danışanlarım var. Birkaç tane de işim
[0:17:57.280] var. Yani neredeyse sadece uyurken çalışmıyorum diyebilirim. Ve evet
[0:18:02.720] sürekli yarın şunu unutmamam lazım diye düşünebiliyorsun. Elbette meditasyon,
[0:18:08.280] yürüyüş ya da doğayla temas etmek gibi yöntemler var. Ama bazen tüm sistemi
[0:18:13.880] yeniden dengelemek, vücudu gerçekten sıfırlamak ve tazelemek için daha güçlü
[0:18:18.919] bir müdahaleye ihtiyaç. Bu işlem aslında sinir sistemini yeniden başlatmak gibi.
[0:18:23.640] Günümüzde pek çok insanın buna ihtiyacı var. Çünkü stres altında vücut artık çok
[0:18:28.360] kolay bir şekilde savaş ya da kaç moduna geçiyor. Bu uygulama vücudun strese
[0:18:33.200] karşı dayanıklılığını artırıyor. Bazı klinik vakalarda işlem sonrasında
[0:18:38.039] kortizol seviyelerinin normale döndüğünü ya da highv yani kalp ritmi dengesinin
[0:18:43.520] belirgin biçimde iyileştiğini gözlemledik. Yani tedavinin etkisini
[0:18:47.600] gösterebilen ölçülebilir sağlık göstergeleriyle sonuçları takip etmek
[0:18:52.000] mümkün. Bence Vagus siniri için ultrason çok önemli. Çünkü gördüğüm kadarıyla
[0:18:57.120] sinir gırtlağımızın oldukça derinlerinde yer alıyor.
[0:18:59.720] Evet. Tam karşısında.
[0:19:02.559] Çünkü biliyorum ki Türkiye'de genellikle nöral terapi yapılıyor ve o uygulama
[0:19:08.640] daha çok yüzeysel bölgelere yönelik oluyor.
[0:19:11.640] Evet. Kesinlikle. Evet. Nöral terapi yüzeyseldir.
[0:19:15.840] Madem muze hücrelerini, vagus sinirini ve diğerlerini konuştuk. Şimdi gelecek
[0:19:20.880] yeniliklere bakalım. bizi bundan sonra neler bekliyor?
[0:19:24.520] O kadar çok yeni gelişme var ki aslında rejeneratif tıbbın özü şu: Vücudun kendi
[0:19:30.440] kendini iyileştirme planını yani doğasında var olan onarım haritasını
[0:19:35.159] yeniden aktive etmeye çalışıyoruz. Vücut zaten nasıl iyileşeceğini biliyor. Biz
[0:19:40.760] sadece o sürecin şifrelerini çözmeye başlıyoruz. Bilim ilerledikçe bu
[0:19:45.400] mekanizmalar daha net ortaya çıkıyor. Mesela kısa süre önce yapılan bir
[0:19:50.200] araştırmada insanlarda değil ama aksolot adı verilen küçük bir kertenkele türünde
[0:19:56.360] çok özel bir buluş yapıldı. E bu canlıya belirli bir büyüme faktörü verildiğinde
[0:20:02.159] yani doğru molekül bulunduğunda kopan uzvunu tamamen yeniden oluşturabildiği
[0:20:07.559] görüldü. Gerçekten inanılmaz bir şey aslında. Buradaki asıl nokta şu. Henüz
[0:20:12.600] vücudun kendini iyileştirmesi için hangi sinyallerin ya da hangi biyolojik
[0:20:16.720] mekanizmaların devreye girmesi gerektiğini tam olarak bilmiyoruz. Ama
[0:20:20.360] her geçen yıl bu konuda çok daha fazlasını öğreniyoruz. Rejeneratif
[0:20:23.960] tıbbın özü de zaten bu. üç temel ayağa dayanıyor. Hücresel tedaviler, gen
[0:20:28.799] tedavileri ve doku mühendisliği. E ve bu üç alanda da şu anda inanılmaz bir
[0:20:34.000] ilerleme yaşanıyor. Evet, MZA hücrelerinden bahsettik ama aslında
[0:20:37.400] bunun ötesinde çok daha büyük gelişmeler var. Az önce biraz değindiğimiz gibi
[0:20:40.960] bunlardan biri de hücresel yeniden programlama. Bu kavram bir hücreyi adeta
[0:20:45.720] sıfırla tuşuna basarak yeniden başlatmak anlamına geliyor. Vücudundaki tüm
[0:20:49.200] hücreleri sıfırlayıp hepsini 20 yaş daha genç hale getirebildiğini düşünsene.
[0:20:53.039] İşte bu yaklaşım retrocience olarak bilinen alanın temeli. Şu anda Jeff
[0:20:57.080] Bezos ve Sam Altman gibi isimlerin fonladığı büyük laboratuvarlar bu
[0:21:00.440] teknoloji üzerinde çalışıyor. Eee ama insanların çok duymadığı bazı ekipler de
[0:21:04.280] var. Örneğin Çin'deki bir araştırma grubu ki ben de oradaydım. Kısmi
[0:21:07.280] hücresel yeniden programlama yöntemini geliştirmeyi başarmış durumda.
[0:21:10.600] Tamam bu yeniliklerden konuşalım. Adı Rilx muydu?
[0:21:15.840] Tamam bu farklı. Bu Çin'deki başka bir çalışma. Çinliler çok fazla şey üzerinde
[0:21:20.039] çalışıyor. Aslında bu bahsettiğim şey sadece küçük bir molekül. Hangi molekül
[0:21:24.320] olduğunu tam olarak bilmiyorum. Çünkü süreç patent aşamasında. Ama temelde bu
[0:21:28.960] molekül bir deri hücresini örneğin bir fibroblasti yeni doğan benzeri bir
[0:21:33.520] duruma geri döndürebiliyor. Ancak burada önemli bir fark var. Bu yöntem hücreyi
[0:21:38.000] embriyonik aşamaya kadar götürmüyor. İşte bu çok kritik. Çünkü yamanaka kök
[0:21:42.200] hücrelerinde hücre tamamen embriyonik hale döndüğü için tümör ve kanser riski
[0:21:46.760] ortaya çıkıyor. Eğer hücreyi tamamen değil de sadece kısmen yeniden
[0:21:50.760] programlayabilirsen yani onu bebek benzeri bir duruma geri döndürüp
[0:21:53.559] embriyonik seviyeye kadar götürmezsen tümör riski ortadan kalkıyor. İşte Çinli
[0:21:57.039] bilim insanları tam olarak bunu başardı. Bu kısmı yeniden programlama bence
[0:22:00.240] gerçekten çok büyük bir bilimsel sıçrama. Şimdilik sadece fibroblast
[0:22:03.559] hücrelerinde uygulanabiliyor ama gelecekte farklı hücre türlerinde de
[0:22:06.279] kullanılabileceği öngörülüyor. Yani bu da muze hücrelerinde olduğu gibi
[0:22:09.520] mi? Evet, aynen öyle. Bu benim hayalim. Ben
[0:22:11.679] de tam olarak bunu yapmak istiyorum. Dinleyicilerin gözünde canlanması için
[0:22:15.400] biraz örnek verelim. Diyelim ki senden bir deri örneği ya da Muse hücresi
[0:22:20.840] aldılar. Sonra bu hücreyi 5 yaşındaki haline geri döndürdüler. Sonra da bunu
[0:22:27.039] tekrar sana ister IV yoluyla ister organlara özel enjeksiyonlarla geri
[0:22:33.480] verdiler. Bu durumda vücutta ne kadar bir yenilenme gerçekleşir?
[0:22:38.000] Aslında elimizde çok iyi bir örnek var. Birkaç ay önce maymunlar üzerinde
[0:22:41.520] yapılan bir araştırma yayınlandı. Belki sen de görmüşsündür. Bu çalışmada
[0:22:45.640] yaşlanmayı tersine çevirmek amacıyla Senent Resistant yani yaşlanmaya
[0:22:50.279] dirençli hücreler kullanıldı. Bilim insanları bu hücreleri Foxo 3 adlı bir
[0:22:54.600] genle düzenleyerek onların yaşlanmasını ya da zombi hücreye dönüşmesini
[0:22:58.760] engelledi. Yaklaşık bir yıl boyunca iki haftada bir bu hücreleri uyguladılar ve
[0:23:03.200] sonuçta maymunların vücutlarında ve organ sistemlerinde belirgin bir
[0:23:06.640] gençleşme gözlemlediler. Bu da bize hücre tedavilerinin neler
[0:23:10.159] başarabileceğine dair güçlü bir fikir veriyor. Hele ki bu hücreler kendi
[0:23:14.000] DNA'la birebir uyumlu genç Muse hücreleri olursa vücuduna çok kolay uyum
[0:23:19.000] sağlarlar. Zaten Muse hücrelerinin nasıl çalıştığını biliyoruz. Hasarlı hücreleri
[0:23:23.799] temizleyip onların yerini alarak dokuyu yeniliyorlar. Yani kısacası bu hücreler
[0:23:28.600] vücudu gerçekten yenileyip onarabilen bir sistem sunuyor. Teorik olarak eee
[0:23:33.320] gerçi henüz yapılmadı ama gelecek yıl denemek istediğim bir şey bu. Şöyle
[0:23:37.200] düşün. Bir yıl boyunca her iki haftada bir muze hücresi infüzyonu alıyorsun.
[0:23:41.600] Böyle bir durumda yaşlanmayı onlarca yıl geriye çevirmek mümkün olabilir. Zaten
[0:23:46.320] elimizdeki veriler bunu destekliyor. Yalnızca 6 ayda bir ya da yılda bir
[0:23:50.480] infüzyon yaptığımız kişilerde bile biyolojik yaşlarında 10 yıl kadar
[0:23:54.520] gençleşme ve bunun birden fazla organda gerçekleştiği görülüyordu.
[0:23:57.720] O zaman şimdi şu biyolojik yaş meselesine geçelim. Oliver Zolman
[0:24:02.360] buradaydı. İngiliz doktor. Sen de biliyorsundur.
[0:24:06.320] Evet. Evet. Biyolojik yaşın ne kadar doğru olduğu.
[0:24:08.720] Onunla sohbet ettik. 81 farklı organı ölçerek hangilerinin genç, hangilerinin
[0:24:14.279] yaşlı olduğunu anlamaya yarayan bir algoritması var aslında. Eee, biraz
[0:24:19.240] dedikodu yapayım. Gerçi ona da direkt sormuştum. Brian Johnson'ın adını
[0:24:22.960] vermedim ama şöyle dedim. Diyelim ki biri ben, sen ya da herhangi biri 38 yıl
[0:24:29.000] boyunca çok kötü bir hayat yaşıyor. Sonra birden 2 yıl boyunca lazer
[0:24:34.960] tedavileri yaptırıyor, şok dalgaları uyguluyor falan. Ama aslında çok da
[0:24:38.840] etkileyici şeyler değil. Testin en ileri yaptığı şey sanırım
[0:24:43.559] folastatin gen terapisi. Ona da birazdan geliriz. Ve sonra birden diyelim ki
[0:24:49.039] penisin 15 yaşında, cildin 20 yaşında oluyor. Gerçekten böyle bir şey mümkün
[0:24:54.240] mü dedim. O da hayır öyle olmuyor dedim. Yani sen bütün hayatını böyle yaşayıp
[0:25:00.679] sonra bir anda geri dönemiyorsun. Mesela Çin'e gitsen ki bence şu anda teknolojik
[0:25:06.640] olarak en ileri ülke orası. Muhtemelen biri çıkıp spor yapıyorum, aralıklı oruç
[0:25:12.799] yapıyorum, akşam 800'de yatıyorum. O yüzden 40 yaş gençleştim dese Çin'deki
[0:25:17.960] bilim insanları buna çok gülerlerdi. Evet. Yani bu konuda Oliver'la aynı
[0:25:22.600] fikirdeyim bence. Yani belli bir öngörülebilirlik var tabii. Sonuçta
[0:25:26.720] elimizdeki veriler bu epigenetik saatlerin belli bir ölçüde ölüm
[0:25:30.360] oranlarını tahmin edebildiğini gösteriyor. Yani bir anlamda ne kadar
[0:25:33.799] yaşayacağını öngörebiliyorlar. Ama yaşlanma sürecini kağıt üzerinde tersine
[0:25:38.159] çevirmek gerçekten o kadar daha uzun yaşayacağın anlamına mı geliyor? Bence
[0:25:42.279] biyolojik olarak hayır öyle bir şey değil. Ama bana göre daha önemli bir
[0:25:46.200] gösterge yaşlanma hızıdır. Bunun faydalı bir ölçüm aracı olabileceğini
[0:25:50.240] düşünüyorum. Eee bir de biological noise denilen bir şey var. Benim en sevdiğim
[0:25:54.360] ölçüm yöntemi o. Generation Lab adında bir sistemle yapılıyor. Bu ölçüm senin
[0:25:58.559] biyolojik gürültünü yani yaşlanma hızını söylüyor. Bence bu özellikle bağışıklık
[0:26:03.080] sistemi açısından bakıldığında gayet geçerli bir metrik olabilir. Yani şöyle
[0:26:07.240] istersen 81 organ sistemine de bakabilirsin ama bence asıl sorulması
[0:26:10.960] gereken şu: Yaşlanmanın en iyi göstergesi hangisi? Cevap net.
[0:26:15.000] Bağışıklık sisteminin sağlığı. Bunu biliyoruz. Çünkü sadece temel bilim
[0:26:18.720] araştırmaları değil, aynı zamanda Stanford'da yapılan 17 yıllık bir
[0:26:22.399] çalışma da bunu destekliyor. Bu araştırmada çeşitli yaşlanma belirtileri
[0:26:26.440] incelenmiş ve sonuçta görülmüş ki bağışıklık sistemi sağlığı insanların ne
[0:26:30.520] kadar yaşayacağını tahmin etmede herhangi bir epigenetik saatten 7 yıl
[0:26:34.360] daha isabetli sonuçlar veriyor. Bu yüzden benim için en önemli konu
[0:26:37.720] bağışıklık sistemi. Peki neden? Çünkü immünosenesans yani bağışıklık
[0:26:41.960] sisteminin yaşlanması, sistemin artık vücudu tarayıp koruma görevini
[0:26:45.360] yapamaması demek. Bu da kronik enflamasyona, hücre hasarına ve sonunda
[0:26:50.159] vücudun kendini onaramayıp hasarın onarımdan daha hızlı birikmesine yol
[0:26:53.679] açıyor. Dolayısıyla eğer bağışıklık sisteminin yaşlanma hızını
[0:26:56.960] yavaşlatabilirsek birinin yaşlanma sürecini gerçekten değiştirebiliriz.
[0:27:01.080] Üstelik bu yapılan testlerle de ölçülebiliyor. Ama ideal olan bilim
[0:27:05.399] insanlarının da önerdiği şekilde epigenetik saat ölçümlerine ek olarak
[0:27:09.399] proteomik analizler yapmak olurdu. Proteomik, vücuttaki tüm proteinleri
[0:27:13.360] inceleyen bir teknoloji. Örneğin somascan ya da geliştirilen diğer
[0:27:17.240] sistemlerden protein age gibi yöntemlerle bu yapılabiliyor. Epigenetik
[0:27:21.159] saatlerle proteomik verileri birleştirdiğinizde ise bir insanın
[0:27:24.520] bedeninin gerçekten nasıl yaşlandığını ve uygulanan longevity tedavilerine
[0:27:28.640] nasıl yanıt verdiğini net bir şekilde görebiliyorsunuz. Doktor Yurt'la sohbet
[0:27:32.600] ediyordum. O da tam olarak aynı şeyi söyledi. Ona sence en önemli organ
[0:27:35.960] hangisi diye sordum. Açıkçası cevabın beyin olmasını bekliyordum ama o
[0:27:40.279] bağışıklık sistemi dedi. Harika. Belli ki konunun uzmanı.
[0:27:43.919] Evet. Yani o gerçekten rejeneratif tıp alanında bir efsane olarak görülüyor.
[0:27:48.720] Enjeksiyon yapan tarafta değil. Daha çok tıbbın bilimsel kısmında. Ama aslında
[0:27:53.120] kendisi bir ortopedi cerrahı. O süper. Yani bir bilim insanı.
[0:27:56.919] Y doktor yurt dedi ki bağışıklık sistemin zayıflamaya başladığı anda
[0:28:03.200] vücudun artık olması gerektiği gibi çalışmamaya başlar. İşte bu yüzden
[0:28:09.159] geleceğe dair gelişmelerden bahsederken şunu söylemek gerek. Bu yılın başlarında
[0:28:16.039] fareler üzerinde yapılan bir çalışmada mühendislik ürünü, hematopoyetik kök
[0:28:22.480] hücreler kullanıldı. A o nedir?
[0:28:26.480] HSY'ler yani hematopoetik kök hücreler kemik iliğinde yer alan ve zamanla kan
[0:28:31.000] hücrelerine dönüşen hücrelerdir. Bilim insanları bu hücrelerin mühendislik
[0:28:35.200] ürünü versiyonlarını geliştirerek kemik iliğini gençleştirmeyi başardı. Bu da şu
[0:28:39.360] anlama geliyor. Eğer kemik iliğini yenileyebilirsen vücut sürekli olarak
[0:28:43.279] genç kök hücreler üretir. Bu hücreler de bağışıklık sistemi hücrelerini,
[0:28:47.480] lenfositleri ve kan hücrelerini oluşturur. Dolayısıyla gelecekte kemik
[0:28:51.760] iliği mikro çevresinin yenilenmesi timus bezinin yeniden yapılandırılmasıyla
[0:28:55.840] birlikte yaşlanmayı yavaşlatmada kilit bir rol oynayacak. E timus bezi göğüs
[0:29:00.039] kemiğinin hemen arkasında bulunan küçük organdır. Yaşla birlikte küçülür ve bu
[0:29:04.240] da bağışıklık sistemini dengeleyen T düzenleyici hücrelerin işlevini
[0:29:08.039] zayıflatır. Bu durum otoimmün hastalıkları ve yaşlanmaya bağlı birçok
[0:29:12.600] sorunu tetikler. Kısacası bu iki sistemi gençleştirmek yaşlanma sürecini
[0:29:17.519] yavaşlatmakta devrim yaratabilir. Peki sence örneğin hücresel yeniden
[0:29:23.279] programlama ne zaman insanların erişebileceği bir seviyeye gelir?
[0:29:29.200] Yani kısmi hücresel yeniden programlama muhtemelen gelecek yıl kliniklerimize
[0:29:33.600] gelecek. Meksika'da, Florida'da hatta Dubai'de bile uygulanabilir hale
[0:29:38.039] gelecek. Ben bu konuda Çin'deki araştırma grubunu da inceledim.
[0:29:41.720] Mekanizması muze hücrelerinden farklı çalışıyor ama yine de ikisinin birlikte
[0:29:45.760] yani sinerjik şekilde etki gösterebileceğini düşünüyorum. Çünkü
[0:29:49.000] birbirinden biraz farklı mekanizmalar üzerinden işliyorlar.
[0:29:51.760] Bu inanılmaz bir şey. Dinleyicilerin gözünde canlanması için
[0:29:55.399] şöyle anlatayım. Kulağının arkasından küçük bir deri biyopsisi alınıyor ve bu
[0:29:59.000] hücrelerin yeniden programlanması ve çoğaltılması yaklaşık 3 ay sürüyor. Ama
[0:30:03.120] sonrasında elinde sınırsız sayıda genç hücre oluyor. Yani her birkaç ayda bir
[0:30:07.120] kliniğe gelip kendi gençleştirilmiş hücrelerinin uygulamasını
[0:30:10.320] yaptırabiliyorsun. Sanırım şu anda tam olarak yeniden
[0:30:12.640] programlama kısmını değil ama deri biyopsisinden alınan hücrelerle kişinin
[0:30:16.440] kendi kök hücrelerini üretme sürecini uygulayabiliyorlar.
[0:30:19.399] Evet, şu anda bunu yapanlar var ama yeniden programlama kısmı henüz onlarda
[0:30:22.120] yok. Bu kısım aslında sürece çok değerli bir ekleme olacak. Evet, tabii ki harika
[0:30:25.799] bir şey aslında. Bana da yüzüm için yaptılar ve yani yaşımı düşününce fena
[0:30:31.200] olmadı. Doğrus kendi kök hücrelerini mi istiyorsun?
[0:30:33.480] Yani aslında çok da istemiyorum diyebilirim. Gelecek hafta 54 oluyorum
[0:30:37.679] ve ben daha genç olan hücreleri tercih ederim. Ya da en azından daha efektiftir
[0:30:42.840] bunun dışında bizi başka neler bekliyor? Bence diğer büyük gelişme de hassas gen
[0:30:47.960] düzenleme teknolojisi. E senin az önce bahsettiğin o Krelock sistemi de bunun
[0:30:52.559] bir parçası aslında. Evet. Muhtemelen çoğu kişi Crisper'ı duymuştur. Oldukça
[0:30:57.360] popüler bir gen düzenleme teknolojisi. Ancak Crisper'ın sorunu hedef dışı
[0:31:02.240] etkilere yol açabilmesi. Yani DNA baz çiftlerini bir makasla kesip sonra kendi
[0:31:07.320] kendine onarmasına izin veriyorsun. Fakat bu onarım sırasında bazen yanlış
[0:31:11.600] bölgelerde etkilenebiliyor ve görünen o ki yapılan gen
[0:31:14.840] düzenlemeleri sadece kişide kalmıyor, nesiller boyunca devam edebiliyor.
[0:31:18.120] Evet, aslında şu anda yine Çin'de geliştirilen yeni bir teknoloji var. Bu
[0:31:22.440] sistem genleri son derece hassas biçimde düzenleyebiliyor. Bunu bir Google
[0:31:26.200] dokümanı düzenlemek gibi düşünebilirsin. İstedikleri harfi tek değiştiriyor,
[0:31:30.240] tersine çeviriyor, yeniden yazıyor ve tam olarak hedeflenen düzenlemeyi
[0:31:34.159] yapıyor. Bu sistemin en dikkat çekici yanı önceki teknolojilerde yaşanan bir
[0:31:38.279] sorunu da ortadan kaldırması. Eskiden yapılan gen düzenlemelerinde DNA bazen
[0:31:43.320] bir süre sonra kendini eski haline geri sarabiliyordu. Bu yeni sistemde ise
[0:31:47.639] artık böyle bir risk bulunmuyor. Ayrıca Prime Gen Editing denilen başka bir
[0:31:52.080] teknoloji daha var. Bu konuda uzman değilim ama bunun Crisper'dan çok daha
[0:31:56.200] hassas ve gelişmiş olduğunu biliyorum. Kısacası artık gen düzenleme alanındaki
[0:32:00.679] yenilikler sadece Crisper'la sınırlı değil. Crisper ilk çıktığında herkes
[0:32:05.200] tarafından tüm hastalıkları tedavi edecek bir mucize olarak görülmüştü.
[0:32:08.880] Ancak yeterince kesin sonuçlar veremedi. Şimdi ise Crelox ve Prime gen editleme
[0:32:13.960] teknolojileri gerçekten o beklenen mucize olma potansiyeline sahip
[0:32:17.320] görünüyor. Çünkü o noktada artık gerçekten inanılmaz şeylerden
[0:32:20.840] bahsediyoruz. Yani yaşlanmaya başlayan hücreleri alıp belirli genleri kapatarak
[0:32:25.360] ya da açarak vücudu adeta geri sarabiliyorsun. Ama bugün de
[0:32:28.880] konuştuğumuz gibi bunu sadece teoride değil gerçek dünyada uygulayan şirketler
[0:32:33.039] de var. Örneğin Triple Helix gibi firmalar onlarca yıldır araştırılan
[0:32:36.720] viral vektörlerle geliştirilen son derece iyi çalışılmış gen tedavilerini
[0:32:40.679] hastalar üzerinde uyguluyorlar ve bu tedaviler sayesinde yaşlanmanın tersine
[0:32:44.840] döndüğünü, kas gücünün arttığını bilimsel olarak gösterebiliyorlar.
[0:32:48.600] Doktor Patrick Sevil konuğumdu ve anlattıkları da bizim tarif ettiğimiz
[0:32:52.399] duruma çok benziyordu. Bu tedavilerin ne kadar süre etkili kaldığı tam olarak
[0:32:56.519] bilinmiyor. Tahminen 10 ila 20 yıl arası sürüyor. Ama yani ömür boyu kalıcı bir
[0:33:01.200] etki değil. Evet.
[0:33:02.600] Böyle bir gen düzenleme sistemine sahip olmak harika olurdu. Çünkü bu durumda
[0:33:07.600] etki kalıcı hale gelir. Yine de bu gen tedavilerinin önemli bir
[0:33:10.919] potansiyele sahip olduğunu düşünüyorum. Bence asıl farkı yaratan şey kullanılan
[0:33:14.320] vektör. Yani genin vücuda nasıl aktarıldığı. Çünkü örneğin mini circle
[0:33:17.399] plazmitler yani küçük halkasal DNA taşıyıcıları gibi farklı taşıyıcı
[0:33:20.279] sistemler var ve bunlar tedavinin başarısını doğrudan belirliyor.
[0:33:22.799] Evet. Hadi oraya gelelim. Çünkü anladığım kadarıyla sen de artık fikrini
[0:33:25.760] biraz değiştiriyorsun. Mini circle plazmitlerden ziyade artık AV
[0:33:29.720] vektörlerine yani adeno ilişkili virüs vektörlerine yöneliyorsun.
[0:33:33.320] Evet. Bir doktor olarak görevim hastalarıma en güvenli, en etkili ve en
[0:33:36.440] ileri teknolojileri sunmak. Mini Circle plazmitlerin genel olarak güvenli
[0:33:39.679] olduğunu düşünüyorum. Dror Sevell konuda biraz farklı düşünebilir. Çünkü bazen bu
[0:33:43.399] plazmitlerin vücutta başka bölgelere göç edebileceğini söylüyor ki bu da kısmen
[0:33:46.720] doğru olabilir. Benim deneyimime ve bildiklerime göre genelde güvenliler
[0:33:49.919] ancak etkinlikleri oldukça değişken. Yani sonuçlar bir hastada çok başarılı
[0:33:52.840] olurken diğerinde neredeyse hiç etki göstermeyebiliyor. Bunun nedeni büyük
[0:33:56.679] olasılıkla vücudun kendi mekanizmasının plazmiti devre dışı bırakması ve gen
[0:34:00.480] ifadesinin bir süre sonra durması. Bu durum genellikle birkaç hafta ya da
[0:34:03.200] birkaç ay içinde gerçekleşiyor ve etkinin ne kadar sürdüğünü tam olarak
[0:34:06.000] bilmiyoruz. E yine de çok şaşırtıcı sonuçlar aldığım hastalar oldu ama bu
[0:34:09.000] oran toplamda belki %10 civarında. Yani şaşırtıcı derken tam olarak neyi
[0:34:13.879] kastediyorsun? Yani mesela 45 kilo kas kütlesi
[0:34:17.000] kazananlar oldu. Güçleri de %1015 civarında arttı. Yani gerçekten gözle
[0:34:20.639] görülür şekilde daha güçlü hale geliyorlar ve kas oranları belirgin
[0:34:23.240] biçimde artıyor. Kendi deneyimimi paylaşayım. Ben de bu
[0:34:26.639] gen terapisini yaptırdım. Ameliyat öncesiydi ve bir süre spor
[0:34:30.960] yapamayacağımı biliyordum. Kas kaybetmemek için uygulamayı yaptırdım.
[0:34:35.760] Normalde en iyi sonuçların ilk iki ayda düzenli egzersizle alındığı söylenir ama
[0:34:41.480] ben o dönemde hiç spor yapamadım. Buna rağmen sonuç gayet iyiydi. Kas kütlemi
[0:34:47.159] korudum. Evet, biraz güç kaybı oldu ama bu da doğal. Çünkü kuvvet antrenmanı
[0:34:51.879] yapamıyordum. Yani sence kas gücünü toparlama sürecin
[0:34:55.399] tedavi sayesinde hızlandı mı? Muhtemelen. Evet. Çünkü düşün,
[0:35:00.000] benim yaşımdaki bir kadın için 3 ay boyunca hiç güç antrenmanı yapamamak
[0:35:05.760] gerçekten önemli bir durum. Evet, haklısın.
[0:35:09.560] Fakat eski gücüme dönmem çok uzun sürmedi.
[0:35:13.000] Evet, kesinlikle anlıyorum. Bence bazı durumlarda bu tür uygulamalar gerçekten
[0:35:17.280] işe yarayabiliyor. Ancak tedavi oldukça pahalı. Asıl sorun da bu zaten. Çünkü
[0:35:22.839] kullanılan plazmitlerin ne kadar ucuz olduğunu bildiğimizde bu tedavinin bu
[0:35:27.680] kadar yüksek maliyetli olmaması gerektiğini düşünüyorum. Ama ne yazık ki
[0:35:31.760] şu anda durum bu. Neyse neredeyse 54 yaşındayım ve bu yaşta kas
[0:35:37.040] kaybedince geri kazanmak çok zor. Üstelik kaslı bir yapım var. Bu yüzden
[0:35:42.320] farkı hemen hissediyorum. Evet kesinlikle öylesin. Bugün gördüm
[0:35:46.240] damarların resmen belirginleşmiş. Ama bu çok önemli biliyorsun longevity or
[0:35:50.599] bence viral gen tedavisi özellikle de folistatin temelli olan oldukça pahalı
[0:35:55.839] olsa da insanların düzenli şekilde ciddi kas kazandığını gösteriyor. Mini circle
[0:36:00.720] tedavisinde ise sonuçlar tutarsız oluyor. Bunu rahatlıkla söyleyebilirim.
[0:36:05.240] Ama sorun şu ki bu gen terapisini yapan kişisinin antrenmanlara devam etmesi
[0:36:09.839] gerekiyor. Mesela Dror Sevel sakatlığından sonra tüm kaslarını
[0:36:13.800] kaybetmiş. Anladım. Belli ki sürekli antrenman
[0:36:17.000] yapmak gerekiyor. O yüzden bu tedavinin sarkopeni nasıl yardımcı olacağını
[0:36:23.240] aklıma almıyor. Çünkü yaşlı birinin zaten kası yok, gücü yok. Gen
[0:36:28.440] tedavisinden sonra belki biraz artış olabilir ama o kadar. Yani aslında bir
[0:36:34.359] araştırma var. 80'lerinin sonlarında ya da 90'larının başında olan kişiler bile
[0:36:39.560] direnç antrenmanına başladıklarında kas ve güç kazanabiliyor. Bu da genelde daha
[0:36:44.200] önce hiç antrenman yapmamış olmalarından kaynaklanıyor. Bence gen tedavisinde de
[0:36:48.839] aynı prensip geçerli. Eğer tedaviyi alıp üzerine düzenli kademeli antrenman
[0:36:53.359] yaparsan ileri yaşta bile kas kazanabilirsin.
[0:36:56.040] Ama hayatta her şeyde olduğu gibi sağlıkta da hiçbir şey bedava değil.
[0:36:59.240] Emek vermen gerekiyor. Evet tabii bu bir sihir değil. En
[0:37:02.240] azından henüz değil. Belki bir gün Krelok sistemi insanlar üzerinde
[0:37:05.880] kullanılabilir hale geldiğinde gen düzenlemesiyle tüm vücudu kaslı hale
[0:37:10.160] getirmek mümkün olur. Kim bilir? Biraz da kendi uzmanlık alanından
[0:37:14.079] bahsetsene. Çünkü görünen o ki senin işin Almanya'daki hücre büyüme
[0:37:18.960] teknolojileriyle de bağlantılı. Evet. Kıkırtakları
[0:37:22.520] biliyorsun. Birçok insan osteoarttrit, eklem ağrıları ve kronik ağrılarla
[0:37:27.520] mücadele ediyor. Evet. Aslında komik olan şu ki o
[0:37:31.400] kıkırdak yenileyen Alman teknolojisi ile ilgili paylaşım viral olmuştu. Ama o
[0:37:36.920] teknoloji aslında 2013 yılına ait. Aslında bu teknoloji sadece lokal
[0:37:42.200] kıkırdak hasarları için geliştirildi. Yani osteoartrite olduğu gibi eklemin
[0:37:46.760] tamamını etkileyen durumlarda işe yaramıyor. Osteoarttrite kıkırdak tüm
[0:37:50.920] yüzeyde incelir. Eklem adeta kemik kemiğe temas edecek hale gelir.
[0:37:55.000] Çondrofiller denilen madde küçük kıkırdak hasarlarında cerrahi olarak
[0:37:59.359] kullanılabiliyor. Çünkü orada bir iskelet oluşturarak vücudun kendi kök
[0:38:03.520] hücrelerinin o bölgeye gelip onarım yapmasını sağlıyor. Ama bugün elimizde
[0:38:08.000] çok daha gelişmiş bir yöntem var. Pluripotent kök hücreleri yani vücuttaki
[0:38:12.800] herhangi bir hücreye dönüşebilen hücreler hidrojel taşıyıcılarla
[0:38:16.760] birleştirmek. Hidrojel üç boyutlu bir yastık gibi davranıyor. Hiyaluronik asit
[0:38:21.839] dolgularını düşün ama bu sıvı formda kalmıyor. Eklemin içindeki sinovyal
[0:38:26.520] sıvıyla temas ettiğinde jel benzeri bir yapı oluşturuyor. Kök hücreleri içine
[0:38:31.319] alarak hem yumuşak bir tampon etkisi yaratıyor hem de yeni kıkırdak dokusunun
[0:38:35.760] gelişmesini destekliyor. Böylece hücreler yavaş yavaş salınabiliyor. Yani
[0:38:40.800] bu sistem hücreler için bir tür ilaç salınım mekanizması gibi çalışıyor. Aynı
[0:38:44.880] zamanda hücrelerin orada çoğalmasına, yenilenmesine ve yeni kıkırdak dokusuna
[0:38:48.839] dönüşmesine olanak tanıyor. Yani aslında yeni kıkırdak dokusu yeniden
[0:38:52.920] oluşturulabiliyor. Bazı hastalarımızda bunu klinik gözlemlerle gördük. Şu anda
[0:38:57.200] da muse hücreleriyle kıkırdak yenilenmesini değerlendiren bir klinik
[0:39:00.760] çalışma başladı. Sonuçları tamamlandığında daha net veriler elde
[0:39:04.160] edeceğiz. Ama ben kendi hastalarımda gördüklerime dayanarak bunun gerçekten
[0:39:07.560] işe yaradığını söyleyebilirim. Bence kıkırdak yenilenmesinin geleceği ise
[0:39:11.480] kişiye özel üç boyutlu biyoyazıcıyla üretilmiş iskelet sistemlerinde olacak.
[0:39:15.560] Washington Üniversitesi'en Stex Orto adlı bir şirket bu alanda çalışıyor.
[0:39:19.400] Örneğin hastanın dizinin görüntüsünü alıyorlar. O dize özel bir üç boyutlu
[0:39:23.280] iskelet tasarlıyorlar ve bunu artroskopik olarak ekleme
[0:39:26.079] yerleştiriyorlar. Daha sonra bu iskelet müse hücreleri ya da plüpotent kök
[0:39:29.880] hücrelerle kaplanabiliyor. Bu sayede doku tam anlamıyla kişiye özel bir
[0:39:33.480] şekilde yeniden oluşturulabiliyor. Yani gerçek kıkırdak dokusuna dönüşüyor. Bu
[0:39:37.200] yöntemle aslında eklemin yüzeyini tamamen yenileyip adeta yeni bir diz
[0:39:40.000] oluşturmak mümkün hale geliyor. Hatta bu teknoloji şu anda kalça eklemi üzerinde
[0:39:43.000] de uygulanıyor. Hayvan deneyleri tamamlanmış durumda ve bildiğim
[0:39:45.359] kadarıyla insanlarda klinik denemeler bu yıl başlıyor.
[0:39:47.599] Sanırım senin hastalarının büyük çoğunluğunu eklem sorunları yaşayan
[0:39:51.720] kişiler oluşturuyor. Evet. Muhtemelen hastalarımın yaklaşık
[0:39:54.240] %50'si eklem sorunları nedeniyle geliyor. Yaklaşık %20'si longevity ve
[0:39:58.599] estetik uygulamalar. Geri kalan %20 30'u ise kronik hastalıklar. Özellikle de
[0:40:02.800] otoimmün rahatsızlıklar için başvuruyor. Evet oraya geleceğim çünkü not almıştım.
[0:40:06.520] Konuşmalarından birinde MS tedavisi hakkında konuşmuştun.
[0:40:09.680] Daha iki gün önce bir hastamla kontrolümüz vardı. MS hastalığının
[0:40:12.200] etkileri tamamen geçmişti. Neredeyse hiçbir belirti kalmamıştı. Açıkçası
[0:40:15.640] inanmak zor. Bir meslektaşım Nobel ödülünü sen hak ediyorsun." dedi. Ben o
[0:40:19.280] kadar iddialı konuşmam ama şunu biliyorum. Artık elimizdeki
[0:40:21.800] protokollerle bu hastalara gerçek anlamda kalıcı iyileşme
[0:40:24.319] sağlayabiliyoruz. Nedir bu protokoller? Baks konusunda
[0:40:27.640] yapılan araştırmalar var ve hastalığın EBV yani Epstein Bar virüsü ile
[0:40:31.760] bağlantılı olduğu artık biliniyor. Hatta bazı araştırmalar vakaların %85'inden
[0:40:36.640] neredeyse %100'ü ne kadarının kronik enfeksiyonlarla ilişkili olduğunu
[0:40:40.040] gösteriyor. Yani otoimmün hastalıkların büyük kısmı kronik enfeksiyonlardan
[0:40:43.880] kaynaklanıyor. Bu noktada konu yine bağışıklık sistemi yaşlanmasına geliyor.
[0:40:47.920] Bağışıklık sistemi artık eskisi kadar etkili çalışmıyor. Çünkü vücutta kronik
[0:40:51.520] enfeksiyonlar, toksinler, mikroplastikler gibi birçok birikim
[0:40:54.079] oluyor. Ve tüm bunlar bağışıklık sistemini adeta rehin alıyor, dikkatini
[0:40:58.240] dağıtıyor. Vücut bu yüklerle uğraşırken esas görevini yapamaz hale geliyor ve
[0:41:03.040] enfeksiyonlar bu boşluktan yararlanıp hasar vermeye başlıyor. Sonra da
[0:41:07.520] bağışıklık sistemi kontrolden çıkıyor ve bu kez kendi hücrelerine saldırmaya
[0:41:11.680] başlıyor. Biz buna moleküler taklit diyoruz. İnsanların bu tür hastalıkları
[0:41:15.680] geliştirmesinin en önemli nedenlerinden birinin bu olduğuna inanıyoruz. Eğer
[0:41:19.720] gerçekten durum buysa burada devreye vücudu toksinlerden arındırmaya
[0:41:23.800] odaklanan bir tıp yaklaşımı olan subtractive medicine kavramı giriyor. Bu
[0:41:27.480] yaklaşımın temelinde zararlı olanı vücuttan uzaklaştırmak ve yararlı olanı
[0:41:31.119] korumak fikri yatıyor. Son yıllarda gelişen yeni teknolojiler sayesinde bunu
[0:41:35.359] artık çok daha etkili bir şekilde yapabiliyoruz. Vücuttan kötü olanı
[0:41:38.560] temizleyip iyi olanı korumak mümkün hale geldi.
[0:41:41.240] Hangi teknolojilerle? Detoksifikasyon temelli tıbbi teknoloji.
[0:41:44.480] Onu anladım ama yöntemi nedir? Ameliyat falan mı? Bu aslında bir tür diyaliz
[0:41:48.119] sistemine benziyor. [kahkaha] Mesela inusferesis adı verilen bir yöntem var.
[0:41:51.800] Bir diğeri ise clarify. Şu anda Dubai'da kullanmaya başladığımız sistem o. Biz şu
[0:41:56.079] anda InUSFesis yöntemini uyguluyoruz ve bu teknoloji uzun yıllardır
[0:41:59.640] kullanılıyor. Bilimsel olarak da oldukça iyi çalışılmış durumda. Bu cihazlar
[0:42:03.560] plazmayı özel filtrelerden geçirerek iltihaplanmaya yol açan sitokinleri ve
[0:42:07.760] kronik enfeksiyon kaynaklı toksinleri yakalayıp temizliyor. Böylece vücuttaki
[0:42:11.359] toksik yük azalıyor. Bu işlemi muze hücreleri ile birleştirdiğimizde ise
[0:42:15.200] bağışıklık sistemini adeta yeniden başlatıyoruz. Sonuç olarak bağışıklık
[0:42:19.000] sistemi resetlendikten sonra çok daha verimli ve dengeli şekilde çalışmaya
[0:42:22.839] başlıyor. Bugün erken saatlerde birlikteyken EBO
[0:42:25.960] ve plazmaferes hakkında birkaç şey söylemiştin. Bu yöntemlerin hangi
[0:42:30.359] yönlerini beğenmediğini biraz açar mısın?
[0:42:32.800] Açıkçası TPE yani terapötik plazma değişimi yöntemini çok tercih etmiyorum.
[0:42:38.920] Çünkü bazı araştırmalar bu işlemin kullanılan tüpler ve uygulama süreci
[0:42:43.599] nedeniyle vücutta mikroplastik birikimini artırabileceğini gösteriyor.
[0:42:48.359] Bir de etkisi çok geçici. Eee, insanlar işlemden sonra bir antiaging etkisi veya
[0:42:54.240] kısa süreli bir iyilik hali hissediyorlar. Ancak bu etki genellikle
[0:42:58.680] yalnızca birkaç hafta sürüyor ve sonrasında kayboluyor. A ebo yani ozon
[0:43:02.960] diyalizi fena değil ama diğer yöntemler kadar güçlü sonuçlar vermiyor. Tabii ki
[0:43:06.880] bu gelişmiş sistemler çok daha yüksek maliyetli. Bu yüzden bazı kişiler benim
[0:43:11.079] 1000 dolar bütçem var deyip ona göre tercih yapabiliyor. EB en mantıklısı
[0:43:14.640] değil mi? Çünkü bu daha ucuz. Ama plazma feres ucuz değildir.
[0:43:17.960] Eğer bir etkililik sıralaması yapmam gerekirse şöyle olurdu. Ebo en altta
[0:43:21.000] onun üstünde TP sonra inusferes en tepede ise clarify yer alır. Yani
[0:43:24.640] etkiden verime doğru sıralarsam benim için tablo bu şekilde.
[0:43:27.760] Inusferesis kanı ısıtıp da mı yapılıyor? Hayır. O e hot. Bahsettiğin Viyana'daki
[0:43:32.640] uygulama adı hipertermi, hipoperfüzyon ve oksijen tedavisi yani H.
[0:43:38.599] Kısaca anlatmak gerekirse bu yöntemde kan ısıtılıyor. Amaç kronik
[0:43:42.920] enfeksiyonların hücre içinden kana geçmesini sağlamak. Böylece bu
[0:43:46.480] enfeksiyonlar dolaşıma çıktığında vücut tarafından yakalanıp temizlenebiliyor.
[0:43:50.559] Ancak bunun bazı riskleri de var. Bu yüzden bu terapi longevity amacıyla
[0:43:54.680] uygun değil. Daha çok kronik hastalıklarla mücadele eden kişiler için
[0:43:58.319] bir seçenek olarak düşünülebilir. Nasıl söyleniyor? Hinusferasis mi? Nasıl
[0:44:02.000] işliyor? 2 saat boyunca orada oturuyorsun. İkisi
[0:44:04.720] aynı şekilde çalışıyorlar. Yani sadece filtreler farklı. Anladığım kadarıyla
[0:44:08.640] Clarify'ın filtresi biraz daha gelişmiş. Bu sistemde santrifü aferez adı verilen
[0:44:12.880] bir yöntem kullanılıyor. Bu sayede daha fazla plazma cihazdan geçebiliyor.
[0:44:16.720] Inusferasiste ise bu oran daha düşük. Dolayısıyla aynı etkiyi elde etmek için
[0:44:20.880] daha fazla seans yapmak gerekiyor. Genelde clarify yalnızca bir kez
[0:44:24.400] uygulanırken Inusferasis için en az iki seans gerekebiliyor.
[0:44:28.040] İlginç. Çünkü geçen sefer konuştuğumuzda sana bu işlemleri yapıp yapmadığını
[0:44:31.640] sormuştum. Ve sen de bana gelen hastaların çoğu zaten bu işlemlerin
[0:44:35.960] hepsini yaptırmış olarak geliyor. Ben sadece hücre tedavisini uyguluyorum
[0:44:40.040] demiştin ama şimdi görüyorum ki artık tüm bu uygulamaları tek çatı altında
[0:44:44.160] topluyorsun. Evet. Çünkü fark ettim ki sonuçlar çok
[0:44:46.160] tutarsız. Her yerde farklı yöntemler, farklı uygulamalar var. Ben de en iyisi
[0:44:49.599] her şeyi kendi kontrolümüzde yapalım dedim.
[0:44:51.640] Peki rejeneratif tıpla ilgili yeni bir şey var mı?
[0:44:57.440] Şimdi yeni gelişmelerden bahsedelim. Sinir sistemi resetinden, bağışıklık
[0:45:01.760] sistemi resetinden konuştuk. Şimdi ise sırada bağırsak reseti var. Çünkü
[0:45:05.680] bağırsak bağışıklık sisteminin merkezinde yer alıyor. Bu konuda öne
[0:45:09.240] çıkan isimlerden biri Doktor Sabin Hazan. Gerçekten olağanüstü bir hekim.
[0:45:13.720] Eğer bir gün Türkiye'ye gelirse mutlaka podcastine konuk etmelisin. O FMT'nin
[0:45:18.920] yani dışkı mikrobiyota naklinin adeta kraliçesi olarak biliniyor.
[0:45:22.920] Araştırmalarında belirli mikroorganizmaların düzeyini artırmanın
[0:45:26.440] hastalıklardan koruyabileceğini ve hatta bazı hastalıkları tersine
[0:45:30.119] çevirebileceğini göstermiş. Otizm, otoimmün hastalıklar hatta kanser gibi
[0:45:34.760] vakalarda bile yalnızca doğru mikropları vererek etkileyici sonuçlar almış. Tabii
[0:45:39.680] bu biraz daha invaziv bir yöntem çünkü kolonoskopi yapılması gerekiyor ama
[0:45:42.880] artık longeviti açısından da uygulanabilir hale geldi. Çünkü
[0:45:45.319] disbiyosis yani bağırsak mikrobiyotasındaki bozulma yaşlanmanın
[0:45:47.839] en önemli göstergelerinden biri olarak kabul ediliyor. E artık doğrudan dışkı
[0:45:50.880] nakli yapılmıyor. Burada kullanılan şey mikroorganizmalar. Yani aslında isminin
[0:45:53.680] de değişmesi gerekiyor ama şu an hala FMT olarak geçiyor. Yeni sistemde bir
[0:45:57.160] bağırsak testi yaptırıyorsun. Sonuçlarını bana gönderdiğinde senin
[0:45:59.920] için uyumlu bir donör belirliyorum. Sonra sana dondurularak kurutulmuş
[0:46:02.839] mikroorganizma kapsülleri veriliyor. Bunları sadece 10 gün boyunca alıyorsun
[0:46:05.839] ve bu süreç bağırsak florasının yeniden yapılanmasına yardımcı oluyor. Yani bu
[0:46:09.400] yöntem bağırsak sağlığında yeni bir nesil yaklaşımı temsil ediyor.
[0:46:12.200] Probiyotik yerine mi? Çünkü probiyotikler aslında kalıcı değil
[0:46:14.599] geçici etki gösteriyor ve onları her gün sürekli olarak almak
[0:46:18.079] gerekiyor. Evet. Çok doğru. Yani bu öyle bir şey ki
[0:46:21.400] öncesinde ve sonrasında test yaparak bağırsak mikrobiyomunun gerçekten
[0:46:24.599] değiştiğini görebiliyorsun. Şu anda uygulanıyor. Biz de yapıyoruz. isteyen
[0:46:27.720] olursa bizimle birlikte bu süreci gerçekleştirebilir.
[0:46:29.920] Yani nasıl işliyor bu süreç? Bağışçı derken önceden örnek vermiş kişilerden
[0:46:34.240] mi alıyorsun? Bizim birlikte çalıştığımız üretici firmanın bir veri
[0:46:37.640] tabanı var. Bu sistem senin eksik olan mikroorganizmalarına veya sahip olduğun
[0:46:42.359] hastalığa göre en uygun bağışçı eşleşmesini yapabiliyor.
[0:46:45.720] Evet, bağırsaklar gerçekten çok önemli. Evet, bağırsak gerçekten çok önemli.
[0:46:51.319] Çoğu kişi bağırsak beyin bağlantısını duymuştur ama aslında bağırsak pankreas,
[0:46:55.680] bağırsak karaciğer hatta bağırsak eklem bağlantısı bile var. Yani bağırsak
[0:47:00.200] vücuttaki her organla iletişim kuruyor. Bence bu podcast'tte paylaştığımız en
[0:47:04.280] önemli şeylerden biri de bu oldu. Diyeye. Çünkü farkındaysan artık her
[0:47:09.240] şeyin odağa bağırsağa kaydı. Tıpkı senin de söylediğin gibi beyinle, akciğerle
[0:47:14.559] hatta şimdilerde görüyoruz ki dizle ve eklemlerle bile bağlantısı var.
[0:47:19.079] Evet. Yani bağırsak duvarını onarabilirsek ki kök hücreler bunu
[0:47:21.839] yapabiliyor ve bağırsak florasını doğru mikroorganizmalarla yeniden
[0:47:24.480] düzenleyebilirsek bunu da FMT sağlıyor. O zaman gerçekten sağlığı kökten
[0:47:28.200] iyileştirmeye ve kronik hastalıklarla yaşayan insanlara yardımcı olmaya
[0:47:31.440] başlayabiliriz. Biz de zaten bunu klinik olarak görmeye başladık.
[0:47:35.200] Tüm bunları sadece Dubai'de mi yapacaksınız?
[0:47:39.720] Çoğu evet Dubai'de ama Meksika ve Florida'da da mevcut. Artık bu
[0:47:42.760] tedavilerin Amerika'da da erişilebilir olması çok iyi oldu. Çünkü daha önce
[0:47:45.480] birçok insan bu uygulamalar için yurt dışına seyahat etmek zorunda kalıyordu.
[0:47:49.960] Adil en son konuştuğumuzda Sırbistan'da bir yeriniz vardı galiba.
[0:47:54.520] Litvanya'da yani bir kliniğimiz var. Bizim kliniğimiz değil gerçi. Sadece
[0:47:58.119] oradaki bir klinikle ortaklık yaptık. Ben sadece yılda birkaç kez oraya gidip
[0:48:01.880] geliyorum diyor. Sanırım Japonya ve Litvanya kanser
[0:48:04.480] tedavisine çok odaklanıyor. Evet kesinlikle. Aslında kanser bambaşka
[0:48:09.599] bir konu ama önemli olan şu: Kemoterapi ve ilaç tedavilerinin ötesinde inanılmaz
[0:48:16.480] gelişmeler yaşanıyor. Japonya'da onlarca yıldır immünoterapi üzerine çalışan ve
[0:48:23.079] bağışıklık hücrelerini kansere hedef olacak şekilde eğitebilen gruplar var.
[0:48:28.599] Gerçekten etkileyici bir gelişme bu. Peki siz neler yapıyorsunuz? Kanser
[0:48:33.400] tedavisinde ben genellikle bu alanda uzman kliniklerle birlikte çalışıyorum.
[0:48:38.359] Yani doğrudan ben uygulamıyorum. Uygulama süreci şöyle işliyor. Hastadan
[0:48:42.599] T hücreleri ve dendik hücreler alınıyor. Yani kanserle savaşan bağışıklık
[0:48:46.800] hücreleri. Bu hücreler laboratuvarda özel olarak programlanıyor. Adeta
[0:48:50.839] kanseri tanıyıp hedef almayı öğreniyorlar. Ardından bu hücreler
[0:48:54.240] yeniden hastaya veriliyor ve tedavi genellikle iki haftada bir yapılan
[0:48:58.079] seanslarla devam ediyor. Şimdi tekrardan sorayım. Bu kök
[0:49:02.359] hücrelerine yeni verilmiş isim neydi? E tıbbi sinyal hücreleri.
[0:49:07.599] Peki muze hücrelerinden farkı tam olarak nedir?
[0:49:11.599] Bu aslında dev bir sıçrama. Öyle iki kat daha iyi falan değil. neredeyse 10 kat
[0:49:16.839] daha ileri bir teknoloji. Gerçekten çok büyük bir gelişme.
[0:49:21.040] Zaten rejeneratif tıp alanında çalışmayan biri bu ilerlemenin boyutunu
[0:49:26.480] fark etmeyebilir. Çünkü çoğu kişi hala mezankem kök hücrelerinin kullanıldığını
[0:49:31.760] sanıyor. Aslında birçok doktor gerçekten hala
[0:49:36.000] onları kullanıyor ama miuse hücreleri onlardan çok daha üstün yani.
[0:49:40.559] Peki bir uygulamada kaç milyon hücre kullanıyorsunuz? Yani yapılan klinik
[0:49:46.119] deneylerde sadece yaklaşık 15 ila 20 milyon ünite IV olarak kullanılmış.
[0:49:51.799] Eskiden bu miktar 200 milyon hücre falandı.
[0:49:53.720] Evet. 100 200 hatta daha fazlası. Aynen öyle. Bu biraz da kilona bağlı tabii ama
[0:49:58.440] mesela bir diz enjeksiyonu yapacaksam genelde 10 milyon hücre yeterli olur. IV
[0:50:02.599] uygulamalarda doz 20 milyon kadar düşük miktarda olabilir. Daha yüksek doz
[0:50:06.440] istenirse 40 ila 60 milyon arasında uygulanabilir. Bazı kişiler bundan daha
[0:50:10.000] fazlasını da kullanıyor ama aslında buna pek gerek yok. Genellikle egzozomlarla
[0:50:14.119] da karıştırıyor musun? Evet. Kök hücreleri egzozomlarla
[0:50:18.079] karıştırmamızın nedeni şu. Egzozomlar çoğu kişinin bildiği gibi kök hücrelerin
[0:50:21.520] içinde büyüdüğü bir tür çorba gibidir. Hücrelerin görevini daha etkili şekilde
[0:50:24.640] yapabilmesi için gerekli besinleri ve sinyal moleküllerini içerir. Yani
[0:50:27.680] hücrelerin çalışması için daha uygun bir mikroortam oluştururlar. Örneğin ortamda
[0:50:31.520] çok fazla oksidatif stres ve yaşlanmış hücre varsa bağışıklık hücreleri dokuyla
[0:50:35.119] o kadar kolay bütünleşemez. İşte egzozomlar bu süreci kolaylaştırır.
[0:50:39.040] Şu anda Türkiye'de artık Only Health ile yapılan ortaklık kapsamında Müz
[0:50:45.160] hücrelerinin üretimi ve imalatı yapılacak.
[0:50:49.240] Evet, şu anda bunu burada kurma sürecindeyiz. Böylece bağışıklık
[0:50:53.599] hücreleri için yerel bir üretici de olacak
[0:50:56.520] ve aynı teknoloji kullanılacak. Çünkü Türkiye'de biliyorsun Only Health Murat
[0:51:02.760] Gülaştı. benim çok yakın bir dostum ve birbirimize çok destek oluyoruz. Genel
[0:51:08.040] olarak bizim Türkiye'de şöyle bir problemimiz var. Bir şey burada
[0:51:12.920] üretilmeye başlandığında pek güvenmiyoruz.
[0:51:16.760] Türkiye'de üretildi dendiğinde inanmıyoruz. Hep dışarıdan geleni daha
[0:51:21.240] iyi sanıyoruz. Oysa bana söylediğine göre üretimin özel patentli bir yöntemi
[0:51:26.960] var. Evet. Bu yüzden onlara dava bağışıklık
[0:51:30.520] hücreleri diyoruz. Yani ismi onun adını onurlandırmak için verildi. Ama aynı
[0:51:34.680] zamanda şunu da vurgulamak için başka bağışıklık hücreleri de var. Farklı
[0:51:38.240] kliniklerde üretilenler. Bazı klinikler kendi bağışıklık
[0:51:41.160] hücrelerini üretiyor ama bunlar genelde taklit ürünler. Yani klinik deneylerde
[0:51:45.359] test edilmiş hücreler değil. Bu yüzden klinik olarak doğrulanmış sayılmazlar.
[0:51:49.440] Aynı güvenlik profiline de sahip olmayabilirler. Dolayısıyla DAZA
[0:51:53.119] hücreleri için gösterdiğimiz güvenirliği onlar için gösteremeyiz. İşte bu nedenle
[0:51:57.559] teknoloji transferi, lisanslama ve üretimin Japon laboratuvarlarındaki
[0:52:01.559] standartlara uygun yapılması çok önemli. Türkiye'deki üretimin de aynı kalite
[0:52:05.440] standartlarına uyması için kontroller ve denetim mekanizmaları oluşturuluyor.
[0:52:08.960] Multiple sklerosis konusunu çok hızlı bir şekilde geçtik. Peki MS'yi nasıl
[0:52:13.400] tedavi ediyorsun? Evet, MSI konuşuyorduk.
[0:52:17.520] Sonra başka şeylere geçtik. Çünkü birçok insan var. MS hastası olan birini
[0:52:22.680] tanıyorum ve podcast'ten dolayı bana ulaşan pek çok insan da var.
[0:52:26.079] Evet, bu gerçekten zor bir teşhis ve ne yazık ki geleneksel tedaviler sorunun
[0:52:30.799] kökenine inmiyor. Asıl neden kronik enfeksiyonlar. Dolayısıyla vücudu bu
[0:52:35.280] enfeksiyonlarla baş edebilecek hale getirmemiz gerekiyor. Bunun yolu da
[0:52:38.839] bağışıklık sistemini yeniden dengelemekten geçiyor. Öncelikle
[0:52:42.200] arındırıcı yani detoksifikasyon tedavi uyguluyoruz. Yani zararlı olanı ortadan
[0:52:46.319] kaldırıyoruz. Ardından bağışıklık sisteminin daha iyi çalışmasını
[0:52:49.880] sağlıyoruz. Bunu yapmanın yolu yeni hücrelerin infüzyonuyla bağışıklık
[0:52:53.720] sistemini yeniden dengelemek. Ayrıca bu hücreler lezyonların iyileşmesine
[0:52:57.920] yardımcı olmak için doğrudan omuriliye, intratekal enjeksiyon yoluyla da
[0:53:01.960] verilebiliyor. Bunun dışında burundan uygulama yöntemiyle de kullanılabiliyor.
[0:53:05.799] Bu şekilde hücreler ol faktöre ulaşarak veyine geçiyor. Ek olarak egzozomlar
[0:53:09.680] nebüize edilip yani buharlaştırılarak solunabiliyor. Kısacası bu rahatsızlık
[0:53:14.000] için uyguladığımız genel tedavi protokolü bu şekilde.
[0:53:16.440] Neden omurgaya enjeksiyon yapıyorsun? Çünkü bu şekilde beyne de
[0:53:20.839] gidebiliyorlar. Amaç beyne yollamak. Anladım.
[0:53:23.520] Çünkü insanların beyinlerinde lezyonlar var
[0:53:26.680] ve senin tedavi ettiğin hastalar var. İnanması zor biliyorum ama evet bu
[0:53:31.200] şekilde tedavi ettim. Peki hastalık ne kadar ilerlemişti?
[0:53:34.880] Hangi aşamadaydılar? Yani e biri tam anlamıyla MS hastasıydı
[0:53:40.160] ama tekerlekli sandalyeye bağımlı değildi. Yine de hastalığın şiddeti
[0:53:44.839] açısından hafif ile orta düzey arasında denebilir.
[0:53:48.440] Biliyorsun bu hastalık gerçekten ilginç. Bir atak geçiriyor. Sonra bazen 20 yıl
[0:53:53.480] boyunca bir daha hiç belirti göstermiyor.
[0:53:56.079] Evet. Ve insanlar çok tembelleşiyor.
[0:53:58.839] Doğru. Tıpkı kanser gibi pusuda bekler. Öyle görünüyor.
[0:54:03.359] Tetikte olmalısınız ve bağışıklık sisteminizin sağlığını korumak için
[0:54:06.480] elinizden geleni yapmalısınız. Adil, paylaşmak istediğin başka bir şey
[0:54:09.680] var mı? Paylaşmak istediğim tek şey şu. İnsan
[0:54:12.160] vücudunun kendini iyileştirebilme kapasitesi var ve biz şu anda bu
[0:54:15.440] iyileşme planının nasıl işlediğini yeni yeni keşfediyoruz. Bu rejeneratif tıbbın
[0:54:19.880] sadece başlangıcı. Önümüzdeki 5 ila 10 yıl içinde bu alan sürekli gelişmeye
[0:54:23.920] devam edecek. Dubai'deki klinik senin ana merkezin
[0:54:27.520] değil mi? Türkiye'ye de çok yakın ve artık orada çok fazla insan yaşıyor.
[0:54:32.000] Yani orada da hastaları tedavi ediyorsun.
[0:54:34.599] Dubai'de tam zamanlı bir kliniğimiz var ve şu anda orada yaşıyorum.
[0:54:38.440] Harika. Bunları insanların bilmesi için soruyorum. Biri sana geldiğinde diğer
[0:54:43.240] doktorlarınla birlikte tedavi ediyorsun. Doğru mu? Yani sen sadece görünürde
[0:54:47.640] değil, bizzat aktif olarak oradasın. Evet. Ben orada diğer doktorlarıma
[0:54:51.880] destek oluyorum ama tabii ki aynı anda her yerde olamam. Genelde tedavileri
[0:54:55.520] diğer doktorlar uyguluyor. Ben ise hastayı yönlendirmek, süreci denetlemek
[0:54:59.359] ve her şeyin doğru ilerlediğinden emin olmak için orada oluyorum.
[0:55:02.720] Buraya geldiğin için çok teşekkür ederim. Evet, boynuma iğne yaptığın için
[0:55:07.079] de teşekkür ederim. Eminim sinir sistemim bundan sonra çok daha iyi
[0:55:11.400] olacak. Ben teşekkür ederim.
*Transkript YouTube'dan alınmıştır.
"Ayık Kafa'nın her bölümünde sorum şu: Daha iyi bir yaşam nasıl mümkün?"
DR. ESRA ÇAVUŞOĞLU
Ceo & Co-founder