Hatalı Solunum Hem Enerji Kaybına Hem de Oksidatif Strese Yol Açıyor
Dr. Ömer Önder
Ayık Kafa’da Dr. Esra Çavuşoğlu, PhD’nin 64. podcast konuğu Dr. Ömer Önder. Televizyon programcısı, sunucu, söz yazarı, piyanist, besteci ve Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı olan Önder, aynı zamanda Viyana’da aldığı eğitimlerin ardından bir manuel terapi uzmanıdır.

Özet
Halen “İstanbul Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi”nde dekan yardımcılığı ve “Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü”nde başkanlık görevini sürdüren Önder, Kuraldışı Vakfı’nın da kurucu başkan yardımcılığı görevini yürütmektedir.
Dr. Önder ile Ayık Kafa’da doğru nefes almanın insan vücuduna olan katkıları detaylarıyla ele alınıyor. Dr. Önder, Batı tıbbının “solunum” tanımını, Doğu’nun kadim nefes felsefesiyle birleştirerek nefesin pratik yönlerini bütünsel bir yaklaşımla ele alıyor. Nefes almanın doğru yollarını, günlük hayatta uygulanabilecek pratik yöntemleri ve doğru nefes almanın tıp protokolü ile kadim felsefelerdeki yerini, araştırmacı kimliğiyle açıklıyor.
Ayık Kafa’nın bu bölümünde nefes almanın insan vücuduna olan etkilerini, doğru nefes tekniklerini ve günlük hayatta uygulayabileceğiniz pratik yöntemleri öğrenerek sağlığınızı nasıl iyileştirebileceğinizi keşfedeceksiniz.
Dr. Ömer Önder:
Web sitesi: https://www.omeronder.com.tr/about-us/
Instagram: https://www.instagram.com/omeronder.dr/
T.C. İstanbul Gedik Üniversitesi’ne ne teşekkür ederiz. https://www.gedik.edu.tr/
00:00-2:25 Giriş 2:25-6:24 Manuel terapi, alopatik tıp ile holistik tıbbın kesişim kümesidir.
6:24-7:26 1500 yılda bir değişen bilgi artık 30 günde bir değişir olması. 7:26-10:15 Solunum ile ilgili tüm protokol ve yaklaşımların, bütünsel olarak ele alınması. Dr. Önder’in solunum alanına yönelme nedenleri.
10:15-12:08 Önder, merdiven çıkmayı bile kolaylaştıran özel bir solunum yöntemi olan “Dönüşümlü Burun Nefesi”ni gösteriyor.
12:08-16:00 Ekonomik solunum, sağlıklı yaşamanın birinci koşuludur. 16:00-17:30 Sağlıklı ve fonksiyonel solunum tipi.
17:30-18:29 Dakikada sadece 5-6 kez nefes alım yeterlidir.
18:29-24:14 365 nefes yöntemi nedir? Faydaları nedir?
24:14-26:59 Diyafram nefes egzersizleri.
26:59-29:21 Nefesin temel 3’lüsü: Vagus, diyafram, burun.
29:21-33:36 Organlarımızı asıl amaçlarına uygun kullanmazsak ne olur? 33:36-34:47 Nefesin yolu, alırken de verirken de burundur.
34:47-39:34 Karbondioksiti “çöp” diye tanımlamak eskimiş bir argümandır, en az oksijen kadar önemlidir.
39:34-41:08 Kalp sağlığı açısından solunumun önemi.
41:08-42:22 Burundan nefes, neden ağızdan nefesten daha etkilidir? 42:22-43:40 Vagusun solunuma katkısı.
43:40-49:09 Önder’den stres yönetimi için “fizyolojik iç çekme” tekniği. 49:09-52:40 Holotropik nefes çalışması.
52:40-53:50 Hiperventilasyon dozunda yapılırsa faydalıdır.
53:50-55:32 Beyin konforu sevmez!
55:32-56:04 Uyku hormonu olarak bilinen melatoninin aslında temel görevi antioksidan olmasıdır.
56:04-57:23 Solunumu sağlıklı kıldığımızda mikrobiyomumuz da buna olumlu yanıt verir.
57:23- 1:01:52 Hak ettiğimizin çok üzerinde nefes alıyoruz. Bu neye zarar veriyor?
1:01:52- 1:05:25 Dr. Önder’den pratik meditasyon taktiği.
1:05:25- 1:09:34 Nefes ile ilgili son mesaj. Kapanış.
*UYARI*
Aylık Kafa’daki bilgiler ve beyanlar kişileri tanı ve tedaviye yönlendirme amacı taşımaz. Tanı ve tedaviye yönelik işlemlerinizi doktorunuza danışınız. İçeriklerde EMC Medya Yayıncılık Ticaret Ltd. Şti.’nin, araştırmacılarının, danışmanlarının ve yazarların / bilim insanlarının hazırladığı bilimsel çalışmalar ve kamuya açık yayınlardan derlemelerle elde edilen veriler, yalnızca bilgilendirme amacıyla paylaşılmaktadır. Yayınlarımızda tanı yahut tedaviye ilişkin sağlık beyanları yer almamaktadır.
Transkrİpt
[0:00:00.399] eksik elektronları tamamlamak için bunu rica ederek almıyor. Ya işte bizde de
[0:00:05.480] biraz elektron eksik ama sizden rica hayır vur 40 parçala bu maçı kazan.
[0:00:11.080] Saldırıyor ve eksiğini tamamlıyor. O yüzden oksijeni ne kadar aldığımız
[0:00:16.520] atmosferik havayı ne kadar soluduğumuz çok önemli.
[0:00:20.760] [Müzik] Hım. Şu anda nitik oksit soluyorum.
[0:00:25.480] Vagus'u uyarıyorum. [Müzik]
[0:00:28.920] Ben Esra Çavuşoğlu. 18 yıldır ayık bir hayat yaşıyorum. Bağımlılık hastalığıyla
[0:00:33.320] mücadelem beni beden ve zihin performansımı iyileştirmek, hayat
[0:00:37.000] kalitemi arttırmak, daha sağlıklı ve uzun yaşamak için yeni yöntemler,
[0:00:41.000] cihazlar ve takviye ürünler araştırmaya yönlendirdi. Bağımlılık hastalığı
[0:00:45.320] bioverking ve longevity alanlarındaki kendi deneyimlerimden dünyadaki son
[0:00:49.520] gelişmelere, çığır açan girişimcilerden uzman akademisyenlere, yıllardır
[0:00:53.840] yaptığım sohbetler artık her hafta Ayı Kafa podcastı.
[0:00:58.519] Ayıkfa podcast'e hoş geldiniz. Bu bölümde yanımda nefes ve solunum
[0:01:03.000] ekonomisi denince akla ilk gelen isim Doktor Ömer Önder var. Doktor Önder bize
[0:01:08.759] doğru nefesin hücrelerimizin enerji haritasını nasıl değiştirdiğini
[0:01:12.640] anlatıyor. Yanlış solunum vücudu nasıl yorup stres yükünü artırdığını duyunca
[0:01:17.560] şaşıracaksınız. Peki bu bölümü izlediğinizde neler öğreneceksiniz?
[0:01:22.040] Enerjiyi boşa harcamayan nefes tekniğinin temelleri. Diyaframınızı
[0:01:26.479] aktive ederek odak, performans ve sakinliği arttırmanın püf noktaları.
[0:01:31.040] Gündelik hayatınıza katabileceğiniz iki dakikada uygulanabilir nefes
[0:01:35.680] egzersizleri. Uykudan spora, stres yönetiminden bağışıklığa nefesin
[0:01:40.439] görünmez etkileri. Daha az eforla daha çok enerji istiyorsanız bu bölüm tam
[0:01:45.600] size göre. Doktor Ömer Önderli. Nefes dolu sohbetimiz başlıyor. Ayık kafa bu
[0:01:51.600] bölümünde bizi ağırlayan DSHub alanında uzman, yaratıcı ve girişimci ruhlu
[0:01:56.439] insanların buluşma noktası. Kıtaların kesiştiği İstanbul Boğazı'nın bu eşsiz
[0:02:00.880] noktasında etkinlikler ve topluluk üyeliği hakkında bilgiler
[0:02:04.439] açıklamalardaki linkte. Gedik Üniversitesi ve Gedik Vakfı'na Ayık Kafa
[0:02:08.920] Podcast'te duydukları güven için teşekkür ederim. Destekleri sayesinde bu
[0:02:13.280] düzeyde bir içeriği tamamen ücretsiz şekilde sizlere sunabiliyoruz. Ve tabii
[0:02:17.840] ki Ayık Kafaya abone olan herkese teşekkürler. Ancak hala Ayık Kafay'ı
[0:02:22.599] düzenli izleyenlerin pek çoğu kanala abone değil. Bu yüzden sizden küçük bir
[0:02:27.000] ricam var. Abone ol butonuna hemen basın. Çünkü ayık kafaya abone olmanız,
[0:02:32.720] içeriği daha da geliştirmemizi ve dünyanın önde gelen uzmanlarına daha
[0:02:36.840] rahat erişmemizi sağlıyor. Abone olun, beğenin, paylaşın. Size söz veriyorum.
[0:02:42.040] Ayık kafa her gün daha da iyi olacak. Sevgili doktor Ömer Önder, hoş geldiniz
[0:02:47.319] Ayı Kafa programına. E şimdi yine çok zorlanacağım programlardan biri olacak.
[0:02:52.800] Çünkü sizin engin bilgileriniz var. Bu birçok konuda var. Bilhassa Nefesten
[0:02:58.760] Solunuma diye bu harika kitabı da getirdiniz. Ansiklopedi. Pek eee bu
[0:03:03.519] nasıl okunur bilmiyorum ama ara ara herhalde bu böyle şey gibi. Textbook
[0:03:07.680] kenarda dursun bakılsın niteliği. Fakat ben esas şunu merak ediyorum. Piyanoyu
[0:03:12.040] falan da merak etmiyorum. Dünyada bir akım var benim gördüğüm. Çok ilginç bir
[0:03:17.599] şekilde galiba telefonda size de söyledim. Bu kardiopraktıklar ki
[0:03:22.280] Türkçesi nasıl oluyor onun? Aopraktik. Öyle mi? O da dünyada gördüğüm manzara
[0:03:28.959] şu: Tıp doktorları acayip kendi köşelerini tutmuş. Tek okudukları şeyi
[0:03:34.120] sadece uyarlayan, başka bir fikre karşı genelden bahsediyorum. Fakat
[0:03:39.840] chirropractorların dünyadaki trendte gördüğüm ve siz de onlardan
[0:03:44.239] birisiniz. Yenilikçi, bütüncül, kimselerin daha cesaret edemediği
[0:03:49.239] şeylere girişen ve dünyayı da eğitmeye çalışan bir profil görüyorum ki bende de
[0:03:54.319] bir sürü bu konuklardan çıktı çıkacaklardı ve siz de onlardan
[0:03:57.560] birisiniz. Türkiye'nin de bu konuda en iyisisiniz. Hoş geldiniz. Yok
[0:04:00.959] estağfurullah. Rica ederim. Hiç öyle bir misyon taşımak niyetinde de değilim.
[0:04:06.319] Ancak şöyle, ben bir kopraktör değilim. Ancak ben Manuelle Meditsin dediğimiz
[0:04:13.280] bir eee program ve ekol vardır. Alman ekolü. Bir manuel terapi. Manuel tıp da
[0:04:20.720] diyebilirsin. Hatta biraz genişleterek manuelim mieditsin. Avusturya'da
[0:04:24.840] eğitimini aldığım bir alan. Çok keyif. Tüncül bakan. Hani günümüzde
[0:04:32.320] integratif alan dediğimiz bir alan var ya. Hani Stanford'ın da ilgilendiği,
[0:04:38.720] Harvard'ın da ilgilen alopatik tıpla holistik tıbbın kesişim kümesi yani hem
[0:04:46.440] kadim bilgilerden faydalanan hem modern tıbbın olanaklarından faydalanan ikisini
[0:04:52.600] birleştirip buradan yeni bir açılım sunmaya çalışan ve günümüzde artık çok
[0:04:58.479] revaçta ve bilinirliği, popülerliği giderek artan bir alan. Ama manuel
[0:05:02.800] terapiyle carprakter sanki ben aynı gibi. Demek ki değil. Çok yakın. Biz
[0:05:07.400] mesela frish ekolü bizim şeyimiz, kitabımız. Tabii ki öyle ama o da
[0:05:12.320] yakındır mesela. Aynı ekibin aslında ürettiği eee şeylerdir. Ekollerdir.
[0:05:18.560] Nedir? Osteopati. Hı hı. Osteopati değil mi? Evet. Evet. Osteopatide de
[0:05:22.759] kraniosakral terapi vardır. Visseral mobilizasyonlar vardır. İşte joint play
[0:05:28.560] dediğimiz eklem oyunları vardır. E bu Kyropraktik tabii Amerika'da daha
[0:05:33.479] popüler ama osteopati Orta Avrupa'da özellikle Alman ekolü çok ileridedir. Bu
[0:05:38.919] konu niye dediğimi söyleyeyim seyirciler de görsünler. Mesela Mind the PS mesela
[0:05:43.759] John Lawrence çıkacak mesela birkaç doktor daha var böyle. Eee benim
[0:05:48.240] nörofeedback yaptığım beraber bir doktor var. İlginç bir şekilde bunlar kendi ana
[0:05:52.560] okudukları şeyin dışında ki birtım şeyler bir tanesi işte kırmızı ışık
[0:05:57.440] lazerle bayağı çocukların e beyinsel fonksiyonlarını geri çocukların beyinsel
[0:06:02.440] fonksiyonlarını geliştirmek üzere bir makine icat etti. Bir tanesi işte Mindy
[0:06:07.000] PS'in kadınların nasıl aralıklı oluç yapacağı, bir tanesi John Lawrence kök
[0:06:11.599] hücrede kullanıyor vesaire de. Yani şunu demeye getiriyorum. sırf manuel terapi
[0:06:14.919] ya da bir insanın sırf vücudunun orasını burasını düzeltmenin
[0:06:19.199] dışında çok daha geniş bakıp oradan tekrardan yeni bir şeye zoom yapan bir
[0:06:25.960] bakış açısı var. Kesinlik zaten son özellikle 1520 yılda bu alandaki
[0:06:31.039] çalışmalar çok artı. Hı hı. Yani artık o integratif alan dediğimiz alanda
[0:06:36.039] inanılmaz üretim yapılıyor. Hem bilgi anlamında hem yeni bilgi paradigmaların
[0:06:41.599] değiştiği bir dönem yaşıyoruz. Yani 1500 yılda bir değişen bilgi 30 günde bir
[0:06:47.720] değişiyor artık neredeyse. Hani çok bizi çok rahat ettiren birtım
[0:06:54.000] teoriler vardır, yaklaşımlar vardır. Bunları yıllarca güzel güzel kullandık.
[0:06:58.440] İşte gate control theory, işte kapı kontrol teorisi falan. Bir baktık ki
[0:07:03.360] bunları üretenler özür diledi. Yok ben yanılırmışım diye. Yani çok ciddi
[0:07:07.840] araştırmalar söz konusu. Neuroscience dediğimiz bir alan. O alanda da çok
[0:07:12.000] ciddi araştırmalar var. Yani şu aslında hani bu tıbbın ya da sağlığı bütüncül
[0:07:21.599] olarak görüp kişiyi de biyopsikosyo emosyo spiritüel bir varlık
[0:07:27.039] olarak bütüncü olarak ele alan insanın zaten bu yan alanlara,
[0:07:33.319] yan yollara e kapalı olması veya girmemesi mümkün değil. Hı hı. Çünkü
[0:07:39.160] insanı böyle tanımladığınızda insanın her yönü sizi ilgilendiriyor. Zaten
[0:07:46.000] solunumun hani laf oraya taşıyor taşıyalım tabii
[0:07:49.560] ki. Evet. Solunumun özelliği de şudur. Bütün bu
[0:07:55.039] psiko, sosyo,
[0:07:59.240] emospiritüel insanın her
[0:08:03.520] boyutuna dokunabileceğimiz bir alandır. Buradaki
[0:08:08.000] protokolleri, yaklaşımları kullanarım.
[0:08:12.479] Bu kadar bize olanak sağlayan,
[0:08:16.599] terapik tedavi bağlamında da olanaklar sağlayan bir alandı. Şimdi ben bu alanla
[0:08:25.000] ilgili ilk bilgiyi aslında Viyana'da aldım. Şimdi Viyana'ya gittiğim dönemde
[0:08:30.720] ÖAD bursuyla workshop diye bir şey duydum.
[0:08:34.839] Yani o dönemlerde yoktu öyle workshop'la falan filan. Yani tıp fakültesien mezun
[0:08:39.479] olduğunuzda her şeyi bildiğinizi düşünürdünüz falan. Ben Viyana'ya
[0:08:42.360] gittiğimde her pazartesi oradaki doktorlar, fizyoterapistler hafta sonu
[0:08:47.839] yaptıkları bir workshop'ı anlatırlardı falan. İşte workshop bir yerlerde bir
[0:08:52.000] şey çalışılıyor falan filan. Neyse ilk gittiğim workshop şeydi. Otoberksman'ın
[0:09:01.200] nöral tedavi workshop'ıydı. eee, kitabı da hala biraz eskimiştir ama hala baş
[0:09:08.640] kitabımdır. Bunu da bir çeviriyorum. az kaldı nesline. Eee,
[0:09:15.000] Bksman bir göğüs hastalıkları uzmanıydı ama tersisiyel alan dediğimiz hücreler
[0:09:21.560] arası alanın en önemli ustalarından biriydi.
[0:09:26.000] Dedi ki, "Bir göğüs hastalık uzmanı olarak ama bu alanlara da çok eee ciddi
[0:09:31.720] açılmış bir usta olarak dedi ki, "Bakın" dedi, "solunum sizin tıp fakültesinde
[0:09:36.959] öğrendiğiniz veya okullarda öğrendiğinizin çok dışında bir alan. Hı.
[0:09:41.000] Bu alana ilgi gösterin, derinleşin. Bize de o dönemde bir solum egzersizi verdi.
[0:09:48.399] Bunu uygulayın dedi. Eee, basamak çıkın. Kaç basamağa rahatça çıkabiliyorsunuz?
[0:09:53.160] Bakın dedi. Ondan sonra bir ara bir ay uyguladıktan sonra tekrar bakın. Ben de
[0:09:57.640] inanılmaz bir değişim oldu gerçekten. Sonra maalesef bir eee torakal
[0:10:03.680] infiltrasyon sonrası yani bir arkadaşım merak sonsuz ya her şeye burnumuzu
[0:10:09.160] sokuyoruz. Bir arkadaşım da öyle bir workshop yapıyor orada. Dedi ki, "Dur
[0:10:14.760] sırtım ağrıyor. Dur" dedi, "Ben şimdi hemen düzeltirim." falan derken
[0:10:17.959] pnemotoraksi yaşadım. Yani akciğerlerimden biri küçücük kalmış.
[0:10:21.480] İşte bu egzersizler hoca orada çok ciddi destek verdi. Ondan sonra benim
[0:10:29.160] için bir keşfedilmesi gereken alana dönüş. Şimdi hemen şurada şunu sorayım.
[0:10:34.720] Sonuna kadar eee bazen izleyiciler seyretmiyor. Bu merdiven çıkışta bir
[0:10:38.880] özel solunum mu? Adının sonradan Nadişodana olduğunu öğrendiğimiz teknik
[0:10:44.240] dönüşümlü burun nefesi. Nefes göstereyim mi? Gösterelim lütfen. Şimdi şöyle bir
[0:10:49.240] eee mudramız var. Aslında her şekilde yapabiliriz ama bir bulun deliğimizi
[0:10:54.040] kapatıyoruz. Öyle başlıyoruz. Sağ burun deliğimizi. Soldan veriyoruz. Bir
[0:10:57.760] dakika. Tamam. Evet. Soldan verdik. Vererek başlıyoruz. Verdim. Aldım.
[0:11:05.600] Aldığımı kapattım.
[0:11:10.040] Verdim. Açık olandan aldım. Aldığımı kapattım
[0:11:16.040] verdim. Dönüşümlü. Bunu merdiven çıkarken mi yapıyordunuz? Hayır.
[0:11:20.560] Yapıyorsunuz. Her gün 5 dakika. O dönem öyleyordu.
[0:11:26.639] Sonra merdiven çıkıyorsunuz bir 35 gün sonra. Yani kaç basamağa rahat
[0:11:32.440] çıkabildiğinizle ilgili. Bir ayın sonunda inanılmaz değişti tabii ki
[0:11:36.920] durum. Şimdi bunun nadiş odanaın versiyonları var, varyasyonları
[0:11:43.000] var. İşte efendim üzerine ilave ettiğimiz, nefes tutarak uyguladığımız
[0:11:48.000] formları var. Hatta bu coğrafyanın sufi teknikleri dediğimiz sufi nefes
[0:11:52.959] teknikleri bilgi okyanusunda da aynı nefesin daha
[0:11:57.720] dinamik formu var. Hani tutuşlar falan farklı ama orada verdim mesela. Verirken
[0:12:04.639] sol dizime doğru eğiliyorum. Alıyorum. Aldığımı
[0:12:08.839] kapatırken de sağ dizime daha dinamik bir form. Anlatabiliyor muyum? İlginç
[0:12:14.639] olan şu. Birbirinden binlerce kilometre uzakta üretilmiş olan veya çıkmış olan
[0:12:20.639] bu teknikler o kadar benzer teknikler ki. Gelelim filmi saralım. Evet.
[0:12:26.000] Otoberksman bu kitapta da yer alır. Solunum ekonomisinden bahsediyor. H
[0:12:31.040] solunum ekonomisi. Allah Allah. Solunum ekonomisi nedir? Dedi ki bakın ekonomik
[0:12:38.600] solunum sağlıklı yaşamanın birinci koşuludur. Çünü bunu bunu
[0:12:44.639] başarabilirsiniz. Doğrudan direkt olarak solunum
[0:12:48.480] sisteminizi kontrol edebilirsiniz. otonom sistemin neredeyse %100 kontrol
[0:12:55.639] edebildiğimiz tek fonksiyonu solunum diğerlerini kontrol edebiliyoruz.
[0:13:00.040] Elbette de etkili olabiliyoruz ama nedir ekonomik solunum?
[0:13:05.240] Şudur. Günde her gün ağırlığımızca ATP üretiyoruz. Yani
[0:13:11.800] biyolojik enerji. ATP biyolojik enerjinin para birimi. Adenin trifosfat.
[0:13:17.600] Bunu depolayamıyoruz. Bir ik saniyelik depolarımız var. Niye? Ağırlığımızca
[0:13:22.160] üretiyoruz. Turnover var. H ağırlığımızca ürettiğimiz bu
[0:13:29.240] ATP'nin
[0:13:32.720] %67.8'ini Alman mikroülasyonüt rakamları beş organ hemen
[0:13:38.560] kapıyor. Hım. İlk kapan tabii ki
[0:13:43.000] beyin. Sonra karaciğer, kalp ve iki böbrek.
[0:13:48.320] 100 liradan elimize ne kadar kalıyor? 30 lira. 32
[0:13:53.759] lir. Bu kadar önemli misyonu olan solunum o 30
[0:14:00.320] lirasının ne kadarıyla işini görebilir? Çok ciddi bir misyon fonksiyonu var.
[0:14:06.079] Sadece 3 liras. 3 lirayla. Hadi 35 lirayla
[0:14:11.880] diyelim. solunum işini görüyor. Ancak eğer solunum
[0:14:18.920] fonksiyonse, efektifse,
[0:14:22.839] normalse, olması gerektiği gibiyse, değilse, ben şimdi onu diyecektim. Şimdi
[0:14:29.000] işini görüyor derken eee bir tek anladığım ama aldın verdiğini
[0:14:33.360] kastetmiyorsunuz. Başka sistemdeki sistemde o kadar çok işte o yüzden
[0:14:38.240] solunum çok karmaşık aslında. İşin bir fizyolojik boyutu var. İşin biyokanik
[0:14:42.720] boyutu var. İşin kadı var. İşin birçok boyutu var. O yüzden çok geniş bir alan
[0:14:50.519] ve çok hele hücresel solunum alan dediğimiz bu metabolik süreç Allah'ım
[0:14:57.440] inanılmaz yani. Çok sinir bozucu öğrenmek bağlamında hele o krep siklusu
[0:15:04.360] falan yani hücresel solunum. Evet. Onlar hakikaten hani insanın sinirini ciddi
[0:15:11.519] şekilde bozabilecek alanlar. Şimdi neyse ne diyorduk? Eğer fonksiyonelse solunum.
[0:15:17.000] Bakın şöyle bir avantajımız var aslında. Evolüsyonel süreçte bu bize çok
[0:15:21.639] katkı sağlamış. Diyafram dediğimiz bir kasa sahibiz. Özel bir bileşimi olan
[0:15:27.399] iskelet kasa aslında o ama özel bir bileşime sahip.
[0:15:31.759] Diyafram beynin gelişimine çok büyük katkı sağlamış. evolüsyonel süreçte. H
[0:15:38.720] niye? Çünkü işini o kadar ekonomik yapan bir kaski diyafram.
[0:15:46.639] Alveolleri. Çünkü onlar büzüşmeye meyillidir. Alveolleri açmak kolay
[0:15:51.480] değildir. İçinde sıvı barındırır yüzeyinde, çeperinde ve sıvının
[0:15:58.040] inanılmaz bir şey gücü vardır. Şeyi büzüştüren alveolleri.
[0:16:04.839] Diyafram o kadar kolaylıkla açar ki bu alveoll enerji harcamaz. sandığımızın
[0:16:11.720] çok altında bir enerji ile eğer verimli çalışıyorsa, eğer sağlıklıysa o işi
[0:16:18.240] halletmiş oluruz. O yüzden zaten fonksiyonel, sağlıklı, verimli solunum
[0:16:26.759] dediğimizde beş tane bileşenden söz ediyoruz. Bir burun
[0:16:31.050] [Müzik] solunumu. Hiç olmazsa konuşurken şimdi
[0:16:35.639] egzersiz yapmak çok hoşumuza gitmiyor. Ancak bunlar minik oyunlar. Yani
[0:16:39.839] hayatımıza kolayca sokabileceğimiz uygulamalar. Yani etrafımıza bu bilgiyi
[0:16:44.120] yayıp şunu da isteyip ağzımdan nefes alırsam beni uyar deyip
[0:16:49.680] konuşurken virgül koyduğumuzda burun solunumu yapıp
[0:16:54.360] konuşmaya devam etmey çünkü konuşma hızımız da optimize
[0:16:58.880] oluyor. Artikülasyonumuz değişiyor. Sağlığımız
[0:17:03.240] bir mekanizmasını anlatmak ister misiniz? Burun solunumunu. Ev yani niye
[0:17:07.280] bu kadar efektif? örnek verirsek ben de daha iyi anlayacağım. Çünkü mesela niye
[0:17:11.400] konuşmamız daha iyi oluyor ya da artikülasyonumuz. Hemen anlatıyorum.
[0:17:14.640] Temel sorunlarımızdan biri sağlıkla ilgili karbondioksit kısmi
[0:17:22.319] basıncımızın düşük olmasıdır. Herkes genelde bizde stres yoğun olduğu
[0:17:27.799] için stres de hızlı soluma yol açtığı için hızlı solunum bizi biraz
[0:17:34.320] hiperventilatör sınıfına soktuğu için aşırı hava soluduğumuz için günümüz
[0:17:39.000] insanı her şeyi çok tükettiği gibi havayı da çok fazla tüketiyor. Çok aşırı
[0:17:45.200] solunum yapıyoruz. 3 be kişilik neredeyse. Evet. Sizin bir konuşmanızda
[0:17:49.559] dakikada 5 ya da 6 solum normalde 12'ler 13'ler diye ben biliyordum. 56 bir düşük
[0:17:57.320] textbooklarımızda textbooklarımızda 12 ila 20 yazar. Evet
[0:18:02.440] 12 ila 18 yazar. Ancak birçok
[0:18:08.679] araştırmada nefes sağlıklı nefes sayısının dakikada 3 ilile 7 arasında
[0:18:16.039] olması gerektiği. Ancak bunu biraz daha daraltırsak dakikada 56
[0:18:22.919] nefesin otonomik disfonksiyona yani parasempatik sempatik sistemlerin bir
[0:18:28.440] dengesiz olma durumu var ya bunu düzeltmeye yönelik en etkili nefesler
[0:18:33.600] olduğu nefes frekansı olduğu saptandı. 2019'da Scientific American dergisi
[0:18:42.120] 365 nefesi adlı bir nefes önerdi. Bir form. 365 nefes nedir? Ben de daha sonra
[0:18:50.240] buna yaslanarak 365 gün nefes adlı bir kitap çıkardım. 365 nefesi şudur. Günde
[0:18:55.640] üç kere. Ok. Dakikada 6 nefes
[0:19:02.559] 360 beşer dakika uygulamak koşuluyla dakikada 6 nefesine 5 sayıp alıp 5 sayıp
[0:19:08.400] vermek yani 5 saniyede almak 5 saniyede vermek. Şimdi bakın ilginç bir şey
[0:19:13.760] söyleyeceğim.
[0:19:17.000] Son dönemde nefes stres ilişkisini fizyolojik mekanizma
[0:19:23.080] açısından rahatça anlatabileceğimiz yeni bir kanal edindi. Nedir bu? Kar yağışını
[0:19:29.799] aldığınız kanal mı? Evet.
[0:19:33.559] Aynen. Aynen. Kar yağarken geldiniz. E duyum aldım
[0:19:39.720] dediniz. Hatta şöyle yukarıyı işaret ettiniz. O kanaldan mı? Evet dediniz. Az
[0:19:45.000] aldığım duyum meteorolojidendi. İlk stratejisi. Şimdi
[0:19:49.960] bunu 365 gün yapmak. Bu son derece kolay yapılabilir bir şey aslında. Günde kez
[0:19:57.360] beşer dakika. Dakikada altın nefes 5 saniye. Hı hı. 5 saniye. Ver. Neyse 5
[0:20:03.320] saniye. 5 saniye boy da ver. Şimdi bu o kadar etkili bir nefes tekniği ki yani
[0:20:09.080] sentif yakında böyle bir şeyin tavsiye edilmesi çok önemli.
[0:20:14.720] Bu bağlamda sadece bunu yapmak dahi o kadar
[0:20:19.799] ciddi katkılar sağlıyor ki öyle sisteme bütüncül olarak tabii bununla ilgili
[0:20:24.480] öyle mi yüzlerce hatta binlerce çalışma var. Şimdi kendi yaşadıklarımla ilgili
[0:20:30.240] aradaki farkı da görebiliyorum. Hem iyi olarak hem kötü olarak. Bir ara bir
[0:20:33.559] nefes dersleri almaya başlamıştım. Ben biraz sıkılganım bu böyle çok monoton
[0:20:39.240] derslerde hani bir müddet bir heyecanla başlıyorum. Sonradan hayat daha hızlı ve
[0:20:43.760] beni daha tatmin ediyor diyelim. Ama o nefes derslerini aldığım esnada şimdi
[0:20:48.480] beni gördüğünüz bu ağızdan almalar filan yoktu. Bir anda çok güzel burundan nefes
[0:20:53.159] alıp vermeye ve günün geneli öyle geçiyordu. Sizi dinlerken aklıma geldi.
[0:20:57.440] Fakat bir de böyle işte 5 aldım beş tuttum 5 verdim beş tuttunlar filan.
[0:21:01.640] Hiçbir zaman hiç kimseden bu böyle 5 dakika yap ve okeydir diye bir şey
[0:21:06.120] duymadık. Bu böyle sanki sonsuz ne 20 dakika mı yapacağız, yarım saat mi
[0:21:09.960] yapacağız, 1 bu5 saat mi yapacağız olmadığı için de yani ben sonunda pes
[0:21:14.200] etmiştim ki nitekim şu anda çok kolay uygulanabilecek bir şeyden
[0:21:17.760] bahsediyorsunuz. En kolay uygulayabileceğiniz nefes egzersizi.
[0:21:20.400] Başlangıçta zorlanacaksın demek ama konuşurken konuşmayı seviyoruz. Çünkü
[0:21:24.559] sizlerin işi de o biraz değil mi? Konuşurken virgülü koyduğumuzda burundan
[0:21:29.080] nefes al hayatı değiştirik. Gerçekten beş aldım beş verdim biraz daha kolay.
[0:21:33.840] Ama şöyle şimdi kolay da sürekli konuşuyoruz. Einstein ne demiş? Çok
[0:21:38.480] çalış. Verimli çalış. Çok oyna. Neyse oyun alanın resim mi? Her neyse çeneni
[0:21:44.240] kapa sağlık yaşamak için. Gerçekten bunu söyle. Peki Ömer Bey mesela 365 gün bizi
[0:21:49.320] seyreden biri bunu yaptı. Sonradan nasıl neler eee onu bekler güzellikler olarak?
[0:21:56.000] Bir işte o kanala şimdi geri döndük. O kanalda yeni bir kanal keşfettik. Şu
[0:22:02.480] beyinde solunum hızını monitorize eden bir alan yeni dönemde bulunu.
[0:22:08.480] H pre Bsinger kompleksi. Hı. Bu Prebsinger kompleksi Medula Oblangada
[0:22:15.720] küçücük bir alan ama kalpteki sinatri düğüm gibi bir pacemaker kalpteki gibi
[0:22:23.640] hızı belirliyor. Hızı takip ediyor. Şimdi hız
[0:22:28.520] arttığında diyor ki o Locus Corelius veya Amerikalıların Sorus dedikleri o
[0:22:34.679] stres merkezi olarak da tanımladığımız merkez doğrudan bir bağlantı var.
[0:22:39.679] Bizimki diyor uçtu. H arkadaşlara söyle bu bilgiyi dağıt. Herkes önlemini alsın.
[0:22:46.679] Şimdi stres merkezine sürekli bizim nefes hızımız o stres merkeze mesaj
[0:22:52.240] oriliyor mesaj olarak. Şimdi biz gün içerisinde burnumuza döndük. Odağımızı
[0:22:58.279] burnumuza bir şekilde
[0:23:01.960] yönlendirdik. Yavaş solunum yapmaya başladık. Zaten oraya odaklandığımızda
[0:23:06.640] solunumız azalır. Hatta bir de sayıp ne bileyim alabildiğimiz gibi 4 sayıp alıp
[0:23:13.240] 4 sayıp vermek veya 5 5 solunum hızımızı kestiğimiz azalttığımız
[0:23:21.279] anda Priebertzinger kompleksi ile Lux Corelus'un arasındaki dedikodu hatta da
[0:23:27.360] kesiliyor. Bakın bu inanılmaz bu en sağlam argümanımız durumunda.
[0:23:33.360] Anlatabiliyor muyum? şahane rahatlattı bizi. Çünkü öbür türlü bağz üzerinden
[0:23:38.559] açıklıyorduk elbette konuyu. Başka mekanizmalar üzerinden işte gerim
[0:23:41.960] reseptörleridir, odur, budur falan ama en bizi doğrudan etkili
[0:23:48.559] olabildiğimiz mekanizma anlamında rahatlatan argüman bu oldu. E burun
[0:23:54.320] diyoruz. Burun solunumu. Burun solunumu. Burun inanılmaz bir aerodinamik organ.
[0:24:01.240] Burun nefesi öncelikle tribüle ediyor. Burgaçlı şekilde akıyor burunda nefes. H
[0:24:08.080] ağız kocaman bir boru zannederdik ki biz bu borudan bolus tarzı nefes aldığımızda
[0:24:14.360] direkt diyaframa iniyor falan. Öyle olmadığı anlaşıldı. Yani ağız solunumu
[0:24:18.679] yaptığımızda akciğerin hava için yeterli yer balındırmayan alvehol bağlamında da
[0:24:25.000] o üst porsiyonlarına gidiyor. H o yüzden diyafram kullanımı çok önemli. diyaframı
[0:24:30.080] dedim ya başlangıçta biyomekanik bir boyutu da var işin diyaframın
[0:24:35.440] özellikle şu yanlara doğru açılımı şurada bir bölgemiz varisyon zonu
[0:24:41.360] dediğimiz alt beş kostanın yani kaburganın diyaframla bir komşuluğu var
[0:24:48.760] bu komşuluğu kaybetmemeye çalışıyoruz diyaframın boyu kısalmasın diye. O
[0:24:54.520] yüzden egzersizlerimiz var. Nasıl? göğsün lateral yanal ekspansiyonu
[0:25:01.919] anlamında çalışmalarımız var. Yani klasik
[0:25:05.120] diyafragmatik egzersizlerin dışına taşı. Şey çok enteresan. Stick Severenson
[0:25:10.120] programda da çıkan onun kendi antrenmanlarının içinde böyle lastik
[0:25:14.880] bant bağlıyor oradan oranın kasını kuvvetlendirmek
[0:25:19.799] için. Öyle diyafragmayı artık 360 derece Hı. hareket eden ve
[0:25:28.200] genişleten toraksı, göz kafesini bir kasa olarak tanımlıyoruz. O yüzden her
[0:25:34.640] hareketine, her yönüne yönelik egzersizler yapıyoruz. Ama en kritik yön
[0:25:40.279] şu yanal açılımdır. Bu çok kritik.
[0:25:45.399] Eğer doğal solunumunuzda bu hareket varsa şöyle parmaklarınızı koyduğunuzda
[0:25:50.399] bunlar birbirinden uzaklaşıyorsa diyaframınız iyi çalışıyor demektir. Onu
[0:25:56.200] gösteren önemli şeylerden biri de budur. Hı hı. Yani artık
[0:26:01.039] stratejilerimiz, egzersizlerimiz de dönüşmeye, değişmeye başladı. Elbette
[0:26:06.279] klasik egzersizleri de kullanıyoruz ama odaklandığımız şeyler değişti. Mesela
[0:26:11.039] size ilginç bir biyomekanik örnek vereyim. Hani dedik ya bu yomekik.
[0:26:15.960] Şimdi özellikle eee kadınlarda lordozun
[0:26:22.520] Evet. yani lomber eğriliğin Hı hı. artmış
[0:26:27.159] olması yani hani sıkça gördüğümüz bir durum. Bakın bunun solunumla ne alakası
[0:26:32.840] olabilir diyeceksiniz değil mi? Hemen ilgiyi
[0:26:36.399] kuruyoruz. O lomber eğriliğiniz arttığında
[0:26:42.360] kaburgalarınız alt be kaburga dışa doğru dönüyor. Buna ekster
[0:26:48.279] rotasyon diyoruz. dışa doğru döndüğünde diyaframla komşuluğu bozuluyor. O alan
[0:26:55.440] daralıyor. Diyaframın boyu kısalıyor. Diyafram o kadar bütüncül etkileri olan
[0:27:01.360] bir organ ki bu etkilerin çok önemli bir bölümü gidiyor. O yüzden biz solunum
[0:27:08.080] çalışmalarında mutlaka intraabdominal basınç diyoruz. Kor stabilizasyonu. Şu
[0:27:13.600] bölgemizi de güçlendirmeye çalışıyoruz. Buna da ihtiyacımız var. Şimdi böyle 34
[0:27:18.720] anatomik yapı var. İnsanın bütün boyutlarına elini
[0:27:23.840] kolunu uzatan. Bunlardan birincisi vagus.
[0:27:29.240] Evet. İki diyafram
[0:27:33.520] gerçekten multidimensyonel, çok boyutlu. Etkileri çok boyutlu olan yani
[0:27:41.039] insanın her boyutuna gerçekten dokunabilen bununla ilgili araştırmalar
[0:27:45.840] var. bir kas, burun, yine aynı anlamda bir başka organ
[0:27:52.480] ve vagus. Ve bu üçü de
[0:27:57.240] solunumun ya da nefesin oyuncuları, primer, birincil, baş aktörleri. O
[0:28:03.279] yüzden ne yapıyoruz? Fonksiyonel solunum dedik ya hani kalan bütçeden 30 lirayı
[0:28:09.679] alırsa mitokondriyalli hasar çok arttırıyor. Mitokondriler aşırı
[0:28:15.000] çalıştığında ATP üretmek üzere çok ısınıyorlar ve ısıya çok hassas organlar
[0:28:20.880] 50 s dereceye kadar çıkıyor ısıları ve mitokondriyal yaşlanma.
[0:28:26.399] mitokondjiyal tıp dediğimiz koca bir alan var ve mitokondriyal yaşlanma
[0:28:31.640] özellikle longevity dediğimiz hani sağlıklı ve Hı hı. iyi yaşlanma, mutlu
[0:28:38.240] yaşlanma diyelim. Yani en iyi versiyonunuzu uzun süre ayakta hayatta
[0:28:45.120] tutabilmek çabamız çok büyük bir destek alıyor. Bu
[0:28:50.360] bağlamda burnumuzu kullanacağız. Burunla ilgili şöyle bir şey anlatayım Esra
[0:28:55.960] Hanım. Zamanında böyle konuşurken derdim ki bir şeyler havada kalıyor. Yaşam
[0:29:01.279] haritama şöyle bir amaç yazmıştım. Dedim ki ağzımdan çıkan her
[0:29:06.679] şeyin yazdığım bir karşılığı olacak. Yazılı
[0:29:11.640] karşılığı. Çok çabaladım tabii ki ama çok şükürler olsun. Şimdi şunu
[0:29:16.600] söyleyebiliyorum. Daha derinliğine merak edenler için kitabında mevcut. Şimdi
[0:29:21.679] yeni bir kitap çıkıyor inşallah martada daha derin fizyolojik açılımlar var ama
[0:29:27.480] lütfen organlarımızı yapıldıkları,
[0:29:31.279] tasarlandıkları amaca uygun kullanalım. Burun almak anlamında da vermek
[0:29:38.120] anlamında da müthiş avantaj. Peki doğru kullanmazsak ne olur? Doğru kullanmazsak
[0:29:43.480] ya da neler olur? Belli ki pek çok şey oluyor. Organiz organizmanın çöpü çok
[0:29:46.799] artıyor. Oksijen diyoruz değil mi? Oksijen bir yandan bizi yaşatan elbette
[0:29:52.200] ancak ürettiği serbest radikallerle ölümüm de
[0:29:57.600] neden olan bir element değil mi? Büyük oksidasyon olayı dediğimiz bir olay var.
[0:30:03.440] Aşağı yukarı işte 2,5 2.8 milyar yıl önce oksijen yokmuş. Bir anda oksijen
[0:30:10.799] çıkmış yeşil yapraklı bitkilerin artışıyla birlikte
[0:30:14.559] ve o an yaşayan bütün canlılar telef olmuşlar, ölmüşler. Sadece bir
[0:30:21.519] bakteri oksijen kullanarak ATP üretmeyi başarmış ve bir arkean içinde simbiyotik
[0:30:29.440] bir yaşamla günümüze kadar gelmiş. İşte o
[0:30:34.200] oksijenle enerji üretmeyi başaran bakterinin devamını mı yazıyorsunuz? Bak
[0:30:39.399] mitokondri işte mitokondri bugün dediğim gibi mitokondriyal tıp dediğimiz koca
[0:30:45.760] yani böyle yapmazsak ne dedik? Bir kere solunum ekonomisi bozuluyor. Ekonomik
[0:30:50.679] solunum diyoruz ya. Yani oksijen maliyetlerini düşürdüğümüz oksijenin çok
[0:30:55.880] önemli maliyeti var. Bakın, oksijeni taşımak için 6.000
[0:31:02.480] atomluk bir demir kafes üretilmiş. 4 tane oksijen taşınabilmesi için. Çünkü
[0:31:09.440] oksijen sağa sola saldırıyor. Son yörüngesindeki işte
[0:31:14.000] eksik elektronları tamamlamak için bunu rica ederek almıyor. Ya işte bizde de
[0:31:19.120] biraz elektron eksik ama sizden rica. Hayır vur, kır parçala bu maçı kazan.
[0:31:24.720] saldırıyor, eksiğini tamamlıyor. O yüzden oksijeni ne kadar aldığımız,
[0:31:30.159] atmosferik havayı ne kadar soluduğumuz çok önemli. Kadar enteresan ya. Hiç
[0:31:35.240] tabii bu açıdan çok ilgilendiğim alanlar olduğu için hiç bu yani oksijenin
[0:31:40.240] içeride çünkü ben bir hyperberic oksijen e odası chamber almayı istiyordum. Bir
[0:31:45.279] Alman'dan bana döndü dedi ki bir başka bir makinem var. Niye dedi alacaksın
[0:31:49.639] dedi. Ne sebeple? İşte ne bileyim biohackerım filan. dedi ki yani ne gerek
[0:31:54.399] var vücuduna daha fazla oksidatif stres hücrelerin içine sokmaya dedi bana.
[0:31:59.039] Şimdi aynı yere bağlanıyor tabii. Yani durduk yerde ihtiyacın yok. Yani şu var
[0:32:03.559] onlar çok debate alanları. Hani bir anda da yok saymak istemiyorum. Ancak şu var
[0:32:09.120] bakın yapılacak şeyler var önümüzde. Bir kere bir ev ödevlerimiz var. Yani bunlar
[0:32:13.880] da çok basit uygulanabilir şeyler aslında. Şimdi sorular geliyor. Diyorlar
[0:32:19.240] ki hocam ama biz şimdi burundan alıyoruz ama diyorlar ki ağızdan ver.
[0:32:23.799] Ben de diyorum ki yogik pranayamik tekniklerde de %15 10 15 10 belki
[0:32:33.000] de ağızdan almanı gerektiren uygulamalar vardır. Yani ağızdan alırsın, burundan
[0:32:40.000] verirsin. Her bir kültürde bunlar vardır. Ama bunlar toplam nefes
[0:32:45.679] protokollerinin beşidir. Onun budur. Buna da hormetik etki diyoruz.
[0:32:51.480] bir şeyin ilaç ya da zehir olduğunu belirleyen süresi dozudur. Hı hı. Şimdi
[0:32:56.000] biz bazı normal hayatta uygulanması sağlığa son derece zararlı olabilecek
[0:33:02.600] uygulamaları mesela bu holotropik nefesler, aşırı forse edilmiş nefesler
[0:33:07.360] değil mi? Birbiri ardına sürekli aldığımız nefesler aslında uzun süre
[0:33:11.639] uygulanırsa sisteme zarar verebilir. Ama biz ne yapıyoruz? Küçücük
[0:33:16.840] dozlarda önce zarar verme felsefesiyle felsefesiyle primum nonera. Ben
[0:33:22.600] kitabımın üzerine de bunu yazdım. O kitapta değildi ama yok. Burada başka
[0:33:26.760] bir şey var. Do spirera var. Şey Evet. Yani nefes varsa umut da vardır.
[0:33:32.440] Gerçekten öyle. Bir gün hiçbir şey yapamayacak duruma
[0:33:35.799] geldiğimizde sadece soluk
[0:33:40.519] alıp titreştirerek soluğumuzu verdiğimizde nitrikoksit salgılıyoruz.
[0:33:44.960] Nitrikoksit de 92'de yılın molekülü ödülünü almış bir molekül. İnanılmaz.
[0:33:50.720] Neyse konuya gelecek olursak niye biz ağızdan veremez miyiz? Nefesin yolu
[0:33:56.600] alırken de verirken de burundur. Ama şimdi bununla ilgili argümanları net
[0:34:02.240] anlatırsanız ikna oluyorlar. Şimdi ben karbondioksite ihtiyaç duyuyorum. Niye?
[0:34:08.000] Çünkü karbondioksit aslında bir bronodilatördür. Bronş açar,
[0:34:15.399] damar açar. Niye açar biliyor musunuz? İnanılmaz bir şey. Artık karbondioksiti
[0:34:21.079] atık gaz olarak tanımlamıyoruz. para hormonu olarak tanımlıyoruz. Her
[0:34:26.000] dokuda, her yerde üretilen organizmaya inanılmaz faydası olan bir element. Ben
[0:34:33.520] bunu kitaba yazdım. Karbondioksit Sevenler Derneği kuruyorum dedim. İşte
[0:34:38.159] yayıncımıza telefonlar geliyormuş. Biz de üye olmak istiyoruz falan diye. Ben
[0:34:42.200] bir o yayının altına biri yazmış okudum onu. Evet. Bakın biri ısrarla arıyor.
[0:34:48.280] Tamam dedim verin de konuşayım. Alpteki hocam dedi size Allah' mı gönderdi ya?
[0:34:53.240] Ben dedi karbondiok kısmi basıncını artırmaya yönelik bir cihaz var dedi
[0:34:57.599] Rusların yaptığı onu satmaya çalışıyorum. Beni kovuyorlar dedi. Biz
[0:35:01.240] oksijenin peşindeyiz sen karbondioksitin. Hı hı. De ki dedim
[0:35:06.599] karbondioksit oksijenin hemoglobinden boşanma avukatı. Eğer karbondioksit
[0:35:12.920] kısmi basıncı düşükse hemoglobin oksijeni oksijeni taşıyan hemoglobin
[0:35:17.560] kendine saklar. Buna bor etkisi diyoruz. Bırakmaz. Ya benimsin der ya. E dokuda
[0:35:24.960] mitokondriye oksijen gidemez. Yani ben ne yapayım? Hemoglobini kendi sakladığı
[0:35:29.160] oksijen. Buna mitokondriye rahatça kolaylıkla giden oksijene ihtiyacı.
[0:35:34.599] Bakın bir ikinci argüman.
[0:35:40.240] Karbondioksit. Şimdi sol ventrikülden kanımız çıktı
[0:35:45.320] aortayla değil mi? arterler, arterioller, metaarteriyoller, kılcal
[0:35:48.920] dolaşım falan. Bu damarların duvarında düz kas hücreleri var. Evet. Yani kalp
[0:35:55.560] bir kan pompası ama yardımcıları var. Yani o en büyük desteklerden biri de
[0:36:01.079] oradaki o damar duvarındaki düz kasların kasılması. Bazomosyon diyoruz ona da.
[0:36:06.760] Şimdi bakın, eğer karbondioksit kısmi basıncınız azsa o damarların
[0:36:14.280] duvarındaki kaslar kasılır. Buna hipertonis diyoruz. Damarın ışığı
[0:36:21.240] azalır. Oksijen geçem. Çok zor geçer oralarda. Bakın kılcal dolaşım diyoruz
[0:36:27.839] ya. Oksijeni dokuya götüren sistem. En geniş kılcal damar dahi saç
[0:36:35.200] deliliğinin onda biri kalınlığındadır. Oksijenin çapından %25 daha daardır. Biz
[0:36:40.960] ne yapıyoruz? Karbondioksiti arttırdığımızda kısmi
[0:36:44.760] basıncını burun solunumu yaptığımızda o kadar ciddi
[0:36:49.359] kardiyovasküler sistemin üzerindeki yükü azaltıyoruz ki damarlar genişliyor.
[0:36:53.520] Güzel güzel. Burnumuzdan verdiğimizde soluğu direkt ağızdan verdiğimiz gibi
[0:36:58.760] çıkmıyor. Engel koyuyorma. Bir tribüle akım var ya karbondioksit zengin bir
[0:37:05.200] hava içeri gidiyor. Bronşları açıyor onu açıyor. Bir sonraki solunuma hazırlıyor
[0:37:10.720] organizmayı. Alın size solunum ekonomisi. Başka buradan dönerek çıkan
[0:37:16.160] hava kıl diplerinden nitrik oksit üretimi sağlıyor. H o nitrik oksitin
[0:37:21.960] yarı ömrü kısadır ama bir sonraki nefese hazırlar organizmayı. 3. Burun nemini
[0:37:29.319] kaybetmiyor. Nem o kadar önemli ki oksijen karbondioksit değişimi açısından
[0:37:33.880] solunum sağlığı. Yani onlarca argüman. O halde toparlamak
[0:37:39.280] gerekirse burun 1 2 diyafram 3. Kontrol yavaş nefes
[0:37:46.720] solunumuzımızı azaltmak. Kaygımızı stresimizi yönetebilmek. Çok garip bir
[0:37:50.880] şey değil yani. Ağzından yapar da insan burundan çok zaten zorlu çıkıyor. Evet
[0:37:56.000] zorluk çıkıyor. Bir de şu şimdi solunum anlatanlar da bakıyorum ağız solunumu
[0:38:01.240] yapıyorlar. Böyle olmaz. Biliyorsunuz her kültürde bununla ilgili birtım
[0:38:06.240] mizahi yaklaşımlar vardır. Yani Ömer Bey programa başlamadan önce kafamın içinde
[0:38:10.520] ya ben hani ne konuşacağız, nasıl olacak filan derken ilk defa belki de burun
[0:38:16.560] nefesinin ne işe yaradığını anlayabildim. Hep diyorlar ya burun
[0:38:19.920] nefesi al öyle al böyle al 4 al 5 ver neyse ne ama bu bana bu böyle bilimsel
[0:38:25.240] ben her zaten eee anlayabildiğim şey bana bu kadar net bilimsel anlatıldığı
[0:38:29.680] zaman çok sevindim şahane. Devreye girebiliyorum ve uygulayabiliyorum.
[0:38:34.920] Çünkü mantık var. Evet. Bakın bir de ne var? Beynin periskopu var burunda.
[0:38:41.000] Orfaktör sinir, koku siniri. Beyin dışarıya özgürce orada yer
[0:38:49.359] alabilen sinir uçları vermiş. Beynin devamı burunda.
[0:38:54.560] Orfaktor sinir. Şurada şurada biz burun nefesi aldığımızda inanılmaz buna
[0:39:01.800] yönelik etkiler oluşuyor. Çünkü biliyorsunuz aldığımız bütün duyular
[0:39:05.960] beyinde talamus dediğimiz bir bölge vardır. Araç istasyonu. Oradan süzülür.
[0:39:10.640] Çok iyi biliyorsunuz siz. Ama sadece koku duyusu süzülmeden geçir. Direkt
[0:39:16.040] adrese gider. Koku bu kadar önemlidir. Şimdi çok şükür yazdığım için içim
[0:39:21.920] rahat. Daha detaylı bilmek isteyenler için şeyde kitapta derin bilgiler var
[0:39:27.720] ama hiç olmazsa konuşurken virgülü koyduğumuzda yürürken oyunlar
[0:39:35.319] oynayabiliriz. Mesela adımlarımızı soluğumuzla eşleştirebiliriz.
[0:39:40.599] İki adımda alırız, 3 adımda veririz. Alırken vagus devre dışıdır. Solunumda
[0:39:47.960] verirken vagus devreye girer. O yüzden solunum hızımız kardiyovasküler sistemle
[0:39:54.960] ilişkisine bahsedeyim. Kalbimiz soluk alırken hızlı
[0:40:00.359] atar, verirken yavaş atar. Solunum sistemi beyine der ki, beyin üzerinden
[0:40:08.079] kalbe soluk alırken hadi hareketleniyoruz verirken tamam sakin
[0:40:13.839] olalım der. Eğer bu kalp bu
[0:40:19.760] komutları bir şekilde içselleştirip uygulayabiliyorsa tamam sağlığa çok
[0:40:25.560] yakınız. Buna da karpızı değişkenliği diyoruz. respiratuar sinizo aritmi. Eğer
[0:40:31.319] bu komutlara yanıt veremiyorsak çünkü sadece oturduğumuz bir süreç değil
[0:40:37.240] yaşam. Aksiyonlarımız var. Bizi heyecanlandıran durumlar var.
[0:40:41.319] Egzersizlerimiz var. O zaman ciddi sorunlarla karşı karşıya kalıyoruz. İşte
[0:40:47.520] o yüzden elimizde müthiş imkanlarımız var. Solunumla ilgili burnumuz var. Yani
[0:40:53.480] bir mucizevi bir aerodinamik tasarım. Gerçekten öyle.
[0:40:58.200] inanılmaz. Size şunu söyleyeyim. En bilindik şey nedir? Etkisi filtre
[0:41:04.640] etmektir havayı. Değil mi? Bir de hatta Covid döneminde falan değil mi?
[0:41:08.720] Filtrasyon en önemli şey. Asıl maskemiz burada. Çünkü %50 direncin %50'si
[0:41:15.160] solunum sistemi de burundadır. Bakın aldım. Burunda hava
[0:41:22.160] burgaçlı tribüle bir şekilde gidiyor. Böyle dönüyor. Bu ne demek?
[0:41:27.079] Bir lamin akımımız var. Düz ağızda. Öyle lamin gider. Bir de tirbüle burgaçlı.
[0:41:33.760] Şimdi hava burgaçlı akımla gittiğinde burun dokusunda mukus var. Sümük. O
[0:41:40.680] sümük partikülleri alır, yapışır. O partiküller oraya geçemezler. burgaçlı
[0:41:45.960] akım olduğunda, söz konusu olduğunda o akımın en ortasındaki partiküller de
[0:41:52.680] temas eder mukusla kimsenin kaçacak yeri kalmaz yani. Anlatabiliyor muyum? Bu
[0:41:57.280] müthiş bir şey. Lamin akımda ortadakiler yırttı. Yani biz bir strateji
[0:42:02.440] geliştirsek mikroorganizmalar olarak zararlı. Abi biz ortadan ağzı bir
[0:42:06.880] şekilde zorlayıp ortadan geçip aynen böyledir. Burna gitti mi hepsinin morali
[0:42:11.960] bozulur. Niye? O ortadaki gizlenen truvatları onlar da yakalanırlar. Çünkü
[0:42:18.880] bu geçen hafta çıkan programda mikrobiyomlar üzerine konuşuyorduk. Çok
[0:42:23.000] güzel anlattı. Kiran, Kirşnan. Bu ağız açık nefes almak hatta uyumanın nasıl
[0:42:28.200] esasında bütün zararlı eee mikropları akciğere, bağırsağa doldurduğunu?
[0:42:34.400] Elbette. Şimdi bağırsak beyin aksı dediğimiz bir aks var, eksen var. Vagus
[0:42:40.440] üzerinden giden. Biliyorsunuz Vagus solunumun da en önemli oyuncusudur.
[0:42:45.200] Şimdi ak ne gibi bir anlatabilir miyiz? Çünkü Vagus
[0:42:49.920] aslında soluk verirken devrededir. Yani beyinle solunum sistemi arasındaki link
[0:42:59.319] vagusur. Vagus. Hı hı. Hem solunumuz vagus etkiler hem de vagusum solunumuzu
[0:43:05.240] etkiler. Biz aldık nefesi değil mi? Solluk verirken biraz daha aldığımızdan
[0:43:13.079] ki sufi nefesi dediğimiz nefesin temel prensibi budur. Aldığınız ve tuttuğunuz
[0:43:18.720] süreden bir tık daha fazla sürede verin. Niye? Verdiğimizde aktiftir. Vagus
[0:43:23.760] alırken değil. Yani doğrudan Vagus zaten solunumun da ana oyuncularından, başra
[0:43:30.880] oyuncularından biridir. Ne güzel. Ben Vagus'u stimüle etmek için onlarca
[0:43:36.240] solunum tekniği kullanabiliyorum. Ne kullanıyorum mesela? Virbasyonel nefes
[0:43:39.839] işte bra mudrasıyla falan veya değil. Hım. Şu anda nitrik oksit soluyorum.
[0:43:47.480] Vagus'u uyarıyorum. E uc şurada bir kasılma
[0:43:56.359] oluşturarak yavaş nefes direkt Vagus'u uyarır. Amerika'da bir Vagus protokolü
[0:44:02.599] çıktı. Solunum üzerinden de iki şey egzersiz
[0:44:07.760] öneren etkili egzersizler işte solunumla vagus
[0:44:12.800] stimülasyonuna yönelik egzersizler. Onlarca çalışma çünkü Vagus zaten
[0:44:17.319] solunumun ta kendisi. En aktif oyuncularından biri. Yani alırken
[0:44:21.760] alıyoruz vagus devre dışı, verirken vagus devrede. Solunum sistemiyle beyin
[0:44:27.440] arasındaki en önemli hat vagusur. Yani ben elimde bir inanılmaz
[0:44:34.280] bir havuz var. Yani her gün düşünüyorum. Acaba şunu mu uygulasam, bunu mu uygulay
[0:44:38.640] ya bugün bu şunu. Ama hani derler ya Amerikalılar if you
[0:44:44.200] don't do the best do the rest. Yani ne geliyorsa elimizden gün içerisine
[0:44:47.760] bölerek böyle. Bu bile bir nefes egzersizi. Çok etkili bir nefes
[0:44:51.319] egzersizi. Yani yürürken ağzımızı kapatır sadece burun
[0:44:55.720] solunumu yap. Konuşurken virgül noktalı
[0:45:01.760] virgül fonksiyonel nefes çalışması en kolay yapabileceğimiz yani yaşamın her
[0:45:08.640] anına yayabileceğimiz diyafragma. Ara sıra
[0:45:13.200] diyaframımız sağlıklı çalışıyor mu? Yani ön arka hareketi, yanal hareketi
[0:45:17.680] özellikle çok kritik değil mi? Elimizi şöyle koyup hatta yanımızda terabant
[0:45:22.240] varsa şöyle terabantla sarıp veya kendimiz kucaklayıp kendimizi şöyle
[0:45:28.720] o göğüs kafesiyle temas eden her nokta açılıyor mu nefes aldığımızda?
[0:45:36.440] bir şemsiye gibi adeta bunlar yani 3 be kez uygulayacağımız egzersizler veya çok
[0:45:44.839] stresli miyiz? Parasempatik sistemi çok vuxa ihtiyacımız mı var? İşte bu 2023
[0:45:50.760] yılında yayınlanan başlarında yayınlanan bir çalışma var. Çok çok kaliteli bir
[0:45:55.559] çalışma. Orada şu önerilmiş. Fizyolojik sign işte şey fizyolojik it çekme. H
[0:46:06.720] 1 025 2 saniye. Bunlar şeyleri tabii ki hani model olarak form olarak.
[0:46:17.079] Stres yönetiminde kullanılabilecek nefes tekniği. Ne yapıyoruz biliyor musunuz?
[0:46:22.480] Aslında nefesin burnu ele aldığımızda giriş şini
[0:46:28.440] değiştirerek yolunu solu kullanarak solu kullandığımızda parasempatik sistem
[0:46:33.640] aktive oluyor. Sağ kullandığımızda sempatik sistem aktive
[0:46:36.960] oluyor. Şiddetini frekansını
[0:46:41.440] değiştirerek farklı yollardan nefes alarak
[0:46:46.359] nefesi yeniden yapılandırıyoruz. karbondioksitle tekrar dost oluyoruz.
[0:46:53.760] Hiperventilasyon alışkanlığımız nedeniyle o kadar düşük ki karbondioksit
[0:46:58.240] seviyelerimiz. Evet. Bir de biliyorsunuz survival mekanizmalarını
[0:47:03.960] harekete geçiren en önemli tehditler içsel
[0:47:08.920] tehditlerdir. Bu artık kanıtlandı. İçsel tehditlerin de en büyüğü
[0:47:14.079] karbondioksittir. Açıklar mısınız biraz daha? Şöyle Urbah Vite diye bir sendrom
[0:47:18.920] var biliyorsunuz. Burada amigdala fonksiyonlarını eee gerçekleştiremiyor
[0:47:23.440] sağlıklı bir şekilde. Herhangi bir nedenle bu bir
[0:47:27.680] eee vaka sunumu aslında. Urbah Viteli bir eee hastanın
[0:47:35.119] hayatını gözlüyorlar. Korkutmaya çalışıyorlar. Yıllarca korkmuyor.
[0:47:39.319] Ekstral birtım uyaranlarla. Ta ki kısmi basınca hani atmosferik
[0:47:45.440] havada karbondioksit kısmi basıncımız işte
[0:47:51.599] %0.04'tür. %5'lik ila 7'lik bir karbondioksit solutuyorlar. o ana kadar
[0:47:58.440] hiçbir şekilde korkutamadıkları hasta
[0:48:03.720] çıldırıyor. Onun üzerine hiçbir dışsal
[0:48:10.520] tehdit, korkuyu ve survival mekanizmalarının harekete geçmesini bir
[0:48:16.960] içsel tehdit kadar eee harekete geçiremez deniyor.
[0:48:23.880] Karbondioksitimiz o kadar düşük ki bizim için minicik yükselmesi dahi ciddi bir
[0:48:29.920] tehdit oluşturuyor. Biz ne yapıyoruz? Karbondioksitle tekrar tanışıyoruz. Ben
[0:48:34.319] dostum diyoruz. Merhaba. Ve toleransımızı geliştiriyoruz
[0:48:39.280] karbondioksite karşı. Yani nasıl ki evolüsyonel süreçte birçok şeye adapte
[0:48:45.079] olduk. Az oksijene de çok karbondioksite de uyumlanmış oluyoruz. Organizmayı
[0:48:54.160] resetliyoruz. Ona yeni birtım parametreler
[0:48:57.839] belirliyoruz. O ona uyumlanıyor. Hem de bunlar hormatik çalışmalar. Elbette
[0:49:03.960] hiperventilasyona yaslanan teknikler de kullanıyoruz ama asla zarar vermeden.
[0:49:09.720] Çok kısa süreli forse edilmiş nefesler de kullanıyoruz ama çok kısa süreli.
[0:49:14.799] Çünkü temel mantık ne orada? Hani prosese uygun travmaların yüzeye
[0:49:18.240] çıkması. Evet. Birkaç tanıdığımın da bu e birtım nefes çalışmaları yapıyorlar.
[0:49:23.599] Ben hiç zannetmiyorum böyle detaylı anlatılıp yani sen niye buraya
[0:49:27.880] gidiyorsun? Ben hatta şeye de katıldım. New Jersey'de meraklımdan bu holotropik
[0:49:32.599] nefes çalışmalarını bir gözlemci ve de içinde de bulunayım diye. Çünkü e
[0:49:38.040] biliyorsunuz eee Graf galiba değil mi? Stanislav Grov Polonya'dan mı göçmendi?
[0:49:45.079] Almanya, Macistan, ya Polonyalı. Evet. eee oralarda zaten halüsin olan eee
[0:49:50.839] maddelerle esasında yaptırırken eee Amerika'ya bu savaş zamanı Dünya Savaşı
[0:49:56.359] zamanı göç ediyor. Hatta ilk başta Marinland tarafına gidiyor. Orada bir
[0:50:02.079] müddet sonra Amerika'da bu yasaklı maddeye girince galiba benim anladığım
[0:50:07.119] bu nefes ve müzikle değişik bir sistem geliştiriyor.
[0:50:11.640] Hiperventilasyon. Aynen. Tabii tabii. Aynen öyle. Ve müzikle de yani çok
[0:50:16.040] yüksek. eee, bümde bir müzik ve bu çok süratli, nefes alma. Neyse ben buraya
[0:50:20.599] gittim merakımdan böyle ikili grup yapıyorlar. İlk böyle işte yerde böyle
[0:50:25.520] şilteler var. İlk bir grup yatıyor ve yüksek müzikte bu hiperventilasyonu
[0:50:31.400] yapmaya çalışıyor. Diğerleri bunları gözlemci olarak duruyorlar ama bir şey
[0:50:35.000] ihtiyaçları olursa devreye girsin diye. Bu ikinci jenerasyon bir iki doktorla
[0:50:39.799] ben bunu yaptım. Yani adam değil de onun tam altındaki
[0:50:43.880] eğittikleriyle ben şimdi ben yapıyorum. Müzik tamam, çok güzel nefes alıyorum
[0:50:48.960] falan. Bana hiçbir şey olmuyor. Ynımda sesler, ağlayanlar, inleyenler filan ne
[0:50:54.400] oluyor filan. Sonra neyse ikinci bölümde gözlemci olarak girdiğimde anladığım
[0:50:59.359] kadarıyla o büyük travmatik deneyimleri repete eden
[0:51:05.160] insanların zaten ilk seferi değilmiş. Bunlar 10 kere, 15 kere neyse eee
[0:51:09.480] seanslara katılmışlar. Çok değişik bir şey katars durumu yaratmak. Aslında
[0:51:15.359] şöyle bununla ilgili aslında birtım mekanizmalar var. Fizyolojik
[0:51:19.240] mekanizmalar. Yani hiperventilasyon. Hangi gibi fizyolojik mekanizmalar?
[0:51:22.839] Kitapta bütün ayrıntılarıyla var. Hı hı. Hangi mekanizmalar üzerinden aslında bir
[0:51:28.079] eee salğaltım gerçekleştiriyor? Bu bağlamda örneğin serebral korteks devre
[0:51:34.520] dışı kaldığı için çünkü bu hiperventilasyonla birlikte serebral
[0:51:39.599] hipoksi başlıyor. Beyine kan gitmiyor. Öyle izah edelim tabii. Oksijen de
[0:51:45.160] gitmiyor bu nedenle. Ve o serebral korteksle ilgili kontrol devre dışı
[0:51:50.520] kalıyor. Stanislav Grove diyor ki prosese en uygun travmalar böylece
[0:51:57.000] yüzeye çıkar. Ancak benim kişisel deneyimde tabii oradan ondan sonraki
[0:52:02.680] uygulamadan sonraki süreçte çok önemli. O travma proses
[0:52:06.960] edilmeyince onların bir anda yüzeye çıkması falan insanları daha büyük
[0:52:12.160] sıkıntıya da sokabiliyorlar. Siz çok daha iyi bilirsiniz. Bu bağlamda ben her
[0:52:18.200] yönüyle hiperventilasyona yönelik O bir konu
[0:52:22.040] başlığıdır. Bir bölüm başlığıdır. Çünkü bu konuda çok soru var.
[0:52:26.880] bölüm başlığıdır. Her yönüyle anlattım. Şimdi yeni kitapta da bununla ilgili
[0:52:31.200] hani kitaplar sattıkça biraz daha şımarıyorum tabii. Yani hani biraz çok
[0:52:36.960] teknik bir anlatım mı oldu falan derken şimdi artık biliyorum ki öyle istiyor
[0:52:42.119] okuyanlar, okurlar. Biz istiyoruz diyorlar. Bunun neyse mekanizmasını
[0:52:48.280] çünkü o herhangi bir anahtar sözcükten oradaki başka alanlara da girme şansları
[0:52:54.160] oluyor. O yüzden hiperventilasyonu anlattım.
[0:52:57.559] Hiperventilasyon tarih boyu aslında sağtım bağlamında kullanılmış. Elbette
[0:53:02.920] grup çalışmaları yapılmış değil mi? Her kültürde var bunun karşılığı. Hatta
[0:53:07.839] şamanik müziklerin işte o eşlik ettiği birtım şeyler davulların değil mi?
[0:53:13.000] Bunlar kullanılmış. Bu bağlamda önemli bir eee terapötik protokol ama bir
[0:53:21.640] şeyin zihir ya da ilaç olduğunu gerçekten dozu belirliyor. Şimdi en
[0:53:28.359] önemli longeviti bağlamında da risklerden biri radyasyon değil mi yani?
[0:53:32.760] Evet. Evet. Ama radyasyonu kullanıyor muyuz terapötik olarak? Radyoterapi.
[0:53:37.040] Evet. Anladım. Her türlü aklımıza gelmeyecek uçtaki zehir olarak
[0:53:44.520] bildiğimiz maddeleri dahi kullanıyoruz. Ama dozu, süresi çok önemli. Tabii ki
[0:53:51.040] solunumda da böyle. Hı hı. günlük solunum alışkanlığına
[0:53:56.319] dönüşen birtım yanlış
[0:54:00.119] formları elbette biz çok kısa süreli ama fayda öğretsin diye kullanıyoruz. Ama o
[0:54:05.920] kadar çalışma süresince yani nedir? Örneğin beyin konforu sevmiyor değil mi?
[0:54:11.520] Onu biraz elinden tutup konfor alanının dışına taşımakta, çalıştırmakta fayda
[0:54:15.960] oluyor. Ama asıl sorun orada unutmakla ilgili. Yani orada bıraktık mı beyni
[0:54:21.799] unutup orada perişan oluyor. Onu tekrar konfor alana getirmek. Yani bu çok
[0:54:26.799] önemli. Zorlamak. Zorlamak. Bununla ilgili çok güzel bir
[0:54:33.079] yeni tanım var. Benim de çok hoşuma gitti. Kitabı da yazdım. Hani stresle
[0:54:36.960] hep sınıflandırırız ya. İyi stres, kötü stres, neç hormetik stres diyor. Yani
[0:54:43.559] terapötik stres. Hı hı. Kısa sürüp tab etkisi gittikten sonra organizmaya bir
[0:54:50.400] şeyler kazandırmış olan stres. Hormetik stres. Çok güzel bir tanım. Çok hoşuma
[0:54:55.359] gitti. Zaten podcastlarda açıkçası izleyiciler öğrenirken ben de çok şey
[0:54:59.880] öğreniyorum. Benim de doktorum olan Elizabeth Yurt dedi. Bu böyle dedi
[0:55:03.760] antioksidanları yüklüyorlar 34 değişiklik şekline alıyorlar ama dedi
[0:55:08.040] yani oksidatif stresin de vücuda faydası var dedi. Onu bu kadar dedi stresiz hale
[0:55:13.960] getirirseniz de çok kötü olur. Tabii belli bir düzeyin üstünde sakıncalı
[0:55:18.280] tabii ki. Yoksa elbette şimdi solunum bu e metabolik süreçte serbest radikaller
[0:55:24.240] üretiyor. Bu serbest radikaller mesela süperoksit radikalini ele aldığımızda %2
[0:55:29.280] oranında açığa çıkıyor. Bu organizmanın kendi antioksidan mekanizmaları var. Çok
[0:55:34.400] da güçlü yani. Ama bu antioksidan mekanizmaları sağlıklı tutmak da çok
[0:55:40.359] önemli. Şimdi biliyorsunuz organizmanın evrimsel süreçte ilk oluşan antioksidanı
[0:55:47.280] uyku hormonu olarak bildiğimiz melatonin. Melatoninin temel
[0:55:53.520] misyonu antioksidan olmasıdır. Nefesle ilgisi var mı? Bizim
[0:55:59.680] melatonini bir şekilde salgısını arttırmak anlamında birtım nefes
[0:56:03.280] protokollerimiz var elbette. Ama şu çok önemli. Biz triptofan, serotonin,
[0:56:09.559] melatonin dediğimiz bir zincir var. Evet. Yani ne K triptofan, OK serotonin
[0:56:15.480] ne K seroton melatonin bağlamında. Ancak burada da birtım incelikler var. Şimdi
[0:56:22.079] oralara girmeyeyim ama solunumuzu sağlıklı kıldığımızda mikrobiyomumuz da
[0:56:27.960] buna yanıt veriyor. Yani bağırsa ne acayip bir şeymiş bu nefes işi ya. Ya
[0:56:32.799] inanılmaz vallahi yani Esra Hanım işte o yüzden zaten gece gündüz yazıyorum. Bunu
[0:56:40.839] da misyon edindim. Yıllardır 4.5'te kalkıyorum. Üniversitede de bu anlamda.
[0:56:48.039] Peki bunları siz bir sürü eğitimler veriyorsunuz. E Ebru'un akademisinde de
[0:56:52.359] var benim anladığım. Hatta birçok doktor da orada eğitim görüyor. Doktorlar,
[0:56:56.920] hekimler kariyerli. Evet. Her platformda elimden
[0:57:02.079] geldiğince şimdiye kadar sizden dinlediğim bilgileri şöyle kafam içinde
[0:57:05.880] toparlamak istesem şunu görüyorum. Çok ciddi olarak biyolojimize desteği de
[0:57:10.960] var. Yapamazsan kösteği de var. Hani böyle konuşmamız gerekirse. Serbest
[0:57:15.039] radikal dediniz ya yani oksidatif stres. Şimdi biz serbest radikalleri elbette
[0:57:20.799] bir travma söz konusu olduğunda orada bir moloz biriktiğinde metaforik olarak
[0:57:25.200] anlatıyorum. Ne yani kötü niyetli bir takım mikroorganizmaları,
[0:57:28.720] makrofajlarımız gidip orada aldıklarında içlerine onları nasıl öldürüyoruz?
[0:57:33.359] Serbest radikallerle öldürüyoruz. Yani solunum bombardımanıyla
[0:57:37.880] ama kendimizi de serbest radikallerle öldürüyoruz. Çünkü hak ettiğimizin çok
[0:57:45.200] üzerinde nefes alıyoruz. Stresimiz o kadar büyük ki yani bu
[0:57:50.119] biyopsikososyosü pratal insanın stres yönetimi konusunda üzerine o
[0:57:56.680] yeteneklerle rekabet edecek başka biri yok. Şimdi diyorlar ya bu lonevityinin
[0:58:00.880] de eee sağlıklı hayatında illaki çok uzun yaşamasan da en ana dört şeyinin
[0:58:06.520] sayıyorlar. işte eee beslenmen, hareketin, uyku ve stres ama nefesin
[0:58:11.920] olmaması o zaman çok saçma geldi. Bunların zaten tümü var ama yani şu anda
[0:58:16.920] benim sizden duyduğum bilgide şimdi mesela birçok eee biliyorum doktorlar
[0:58:21.720] eee bunu anladım eee öğreniyorlar. E ben de yani yeterince doktora gittiğimi
[0:58:27.280] zannediyorum. İyi doktorlara da gittiğimi zannediyorum ya da meditasyon
[0:58:31.039] eğitmenlerine vesaire. Yurt dışında, yurt içinde vesaire. E yani hiçbir
[0:58:35.280] Allah'ın kulu da bana şöyle bir şey anlatmadı mesela. Anlatsalardı eminim
[0:58:38.760] daha önceden ben bu nefes işine daha ciddiye alırdım. Bana işte yok
[0:58:42.880] meditasyon yok sakinleşeceksin filandı. Fişmandı filan. Ben de yani günün şeyine
[0:58:48.559] girince insan atıyor gidiyor ama yani o kadar siz işte mitokondri diyorsunuz,
[0:58:53.799] oksidatif stres diyorsunuz, oxidation diyorsunuz. Solunumun sinisent senesan
[0:58:59.799] hücrelerle de ilişkisi var. Onunla nasıl var? O da çok önemli. Tabii ki sizin
[0:59:03.599] sonunuz siz çünkü çöp boşaltıyoruz derken onu mu kastediyorsunuz ya da çöp
[0:59:07.079] topluyorsunuz? Yani çöp. Şimdi şöyle bir şey var. Sinesentade zombi hücreler diye
[0:59:11.520] de aynen aynen zombi hücreler. Zombi hücreler bir de yıkılmadım ayaktayım
[0:59:15.480] şarkısını söyleyerek değil mi? Bir yandan da sürekli şey tabii yaşlandıkça
[0:59:20.000] daha da hızlı çoğalıyorlar. Tabii proinflamatuarlar üretiyorlar. Ağrıyla
[0:59:23.480] ilgili bir takım üretimleri var falan filan. Şimdi biz dedim ya ekonomik
[0:59:28.039] solunum, solunum ekonomisi dediğimizde aslında sistemi böyle bir torba delik
[0:59:35.160] altı delik bir torba düşünün. Üstten koyuyoruz alttan boşalıyor. Biz
[0:59:40.280] öncelikle bizim temel prensibimiz yük eşittir yüklenebilirlik. Hı hı. Yaşla
[0:59:45.599] birlikte yüklenebilirliğimiz azalıyor. Yükümüzü de azaltmamız lazım. Özellikle
[0:59:51.240] solunumla gelen yük. Solunum fonksiyonel olmayınca
[0:59:57.559] apoptozisiz de hızlanıyor. Elbette çok fazla telomerdeki DNA'yı aşırı
[1:00:05.039] kullanıyoruz. Onun sonuçta bir hef limit var ya bir yere kadar kullanıyoruz.
[1:00:11.960] Ondan sonra artık Gameover yazısı çıkıyor. O yüzden diyorum ki ben her
[1:00:19.359] sistem neyi hak ediyorsa ATP bağlamında, enerji bağlamında, toplamdan payına
[1:00:26.520] düşen bağlamında onunla yaşamı sürdürebilirsek
[1:00:33.160] oksijenle oluşan birtım riskleri de ekarte etmiş oluyor. Şimdi Ömer Bey,
[1:00:38.960] peki yani benim anladığım bu ekonomisi derken işte anlattınız fonksiyonel
[1:00:44.480] solunum. Fonksiyonel solunum. Bu da işte 56 nefes dakikadaya denk geliyor. Umurun
[1:00:50.160] kullanmak, diyaframı verimli kullanmak. Hatta bir biyomekanik örnek verdim.
[1:00:55.720] Lordozumuz da fazlaysa şöyle bir öne doğru pelvisimiz, leğen kemiğimiz şöyle
[1:01:01.440] mi bir rotate olmuşsa bu bile zarar veriyor. Bunları bilip burnu, diyaframı,
[1:01:07.680] sağlıklı, toraksımızı, göğüs kafesimizi eee yeni kitapta var. Çok
[1:01:13.480] güzel bir egzersiz protokolü var. açmak, akci yeri kapasitesini
[1:01:19.880] geliştirmek, yavaş solunum yapmak, solunum hızını yeni birtım
[1:01:26.359] parametreler belirleyerek, kemoriseptör esnekliğimizi
[1:01:30.640] de artırarak solunumızı düşürmek. Bu gibi önlemlerle aslında sistem çok
[1:01:38.200] rahatlıyor. Yükü azalıyor. Yüklenebilirliği zaten yaşlılık
[1:01:42.000] dediğimiz şey o. Yüklenebilirliğimiz azalmazsa. Ee bir yandan
[1:01:46.119] yüklenebilirliğimiz azalıyor. Biz bir yandan da biyomoleküle düzeyde de yüz
[1:01:50.240] yükümüzü artırıyoruz. Peki eğer biz hiç bir başka meditatif nefes tekniğini
[1:01:55.200] yapmasak, ihtiyaç hissetmesek ya da sıkılıyor olsak vesaire vesaire
[1:01:59.480] dediğiniz solunum ekonomisini becerdiğimiz takdirde Evet. benim
[1:02:04.760] anladığım neredeyse %80'ini işin çözmüş oluyorsunuz. Çözmş oluyor. Şimdi şöyle
[1:02:08.960] bir şey var. Meditasyonda ortak birtım her türlü meditatif öğretide her
[1:02:13.839] kültürde bazı ortak kavramlar var. İşte mesafeli durmak. Aslında ben kitabımda
[1:02:19.799] onun bütün bu kavramları kabul kabını genişletmek olarak
[1:02:26.079] tanımladım. gidene de gelene de yaza da kışa da
[1:02:30.920] acıya da tatlıya da işte olana da olmayana da kabımızda yer açmak
[1:02:37.720] tahammülümüzü kabul edebilirliğimizi yargısızca
[1:02:41.760] yaklaşabilmek aslında meditasyon şu en temel ben de çok meditasyona uygun biri
[1:02:49.559] değilim ama yıllar içerisinde insan öğreniyor yani bir teknik sonuçta ben ne
[1:02:53.920] yapıyordum biliyor musunuz o da şu Şu iki kaşımın arasına getiriyorum.
[1:02:59.640] Şurada odağın. Burada bu sufi tekniklerinde de var. Dalınç deniyor.
[1:03:04.799] Orası da aya noktasıymış. Onları da öğrendik. Burada yapacağım şey şudur.
[1:03:11.200] Tek şey budur. Hani biraz evvel dedim ya 5 say al 5 say ver falan gibi. Buraya
[1:03:16.599] getirdim odağımı.
[1:03:20.799] Burnumda diyaframı çalıştırarak. Şimdi fark ediyorum. O durumda gözlerden gelen
[1:03:27.279] uyaranları da bloke ettiğimde bazen ancak bunu da
[1:03:32.119] belirtmeliyim. Hayatı çok kontrollü yaşamaya alışmış kişilerde soldum
[1:03:39.039] egzersizleri başlangıçta iyi gelmiyor. Onlara kendilerini çırıl çıplak
[1:03:42.319] hissediyor. Bir anda kontrol kayboluyorlar. Çünkü sempat sistem para
[1:03:46.839] sempatik isteme yerini bırakıyor. O rahatlık o gevşeme durumu çırıl çıplak
[1:03:51.720] hissettiriyor onları. Ben de diyorum ki organizma iyiye çabuk alışıyor.
[1:03:55.760] Hakikaten öyle. Hiç bu konuda yanılmadım yani. Gayet güzel alıştılar. Öyle
[1:04:00.960] yaşamaya başladılar. Ha ne diyorum? Şuraya
[1:04:07.760] odaklandım. Bu durumda yani şu durumda geldim 3 dakika yapacağım. Ne oldu?
[1:04:14.200] Odağım kaydı. Eyvallah. Odağım kay. Yapacağım bir tek şey var. Orayı tekrar
[1:04:18.440] buraya getirmek.
[1:04:21.200] kaydet tekrar bu kadar. Şimdi biz sizle o sizle 4 saat de yaparız programı.
[1:04:27.559] Şimdi ben burada benim gibi e meditasyon yapmakta zorlu bende çünkü cihazlar var.
[1:04:33.440] Hakikaten de işte brain tab diye bir cihaz var. Kulaklarımın akupunktür
[1:04:37.240] noktalarına ışık veriyor. Gözden ışık veriyor ve müzik altına yerleştirilmiş
[1:04:42.200] sound beatler var. Atıyorum bir başka cihaz var filan. Ben bunlarla çok keyif
[1:04:45.760] alıyorum ve işime de yarıyor. Dolayısıyla benim gibi illaki dediğiniz
[1:04:49.839] gibi böyle om oturmak da istemeyen ama bizi de dinledi. Dedi ki ya bu bayağı
[1:04:54.559] sağlıklı bir şeymiş doğru nefes almak. Ya benim anladığım, anlattığınız bu eee
[1:04:59.119] burundan alıp burundan vererekten ve eee nefes süratini düşürerekten yapacağı bir
[1:05:05.440] hayatındaki bu değişim bile Evet. vücudundaki biyolojik olaraktan muazzam
[1:05:11.400] bir artmaya giriyor. Biyo, psiko, sosyo, emositüel faydalar yaratıyor kanıta
[1:05:18.240] dayalı. Biz de mesela bizim de çalışmalarımız var ya artık bir de şu
[1:05:22.799] oldu. Eskiden American Journal of Cardiyoloji'nin falan böyle işte
[1:05:28.640] pranayamik tekniklere falan sıcak bakması, bunları yayınması yayınlaması
[1:05:32.240] falan hayaldi. Yani şimdi öyle olmadı ama şimdi sistem değişti. Bizim de bir
[1:05:36.760] çalışmamız yayınlandı mesela. Bunlar o kadar etkili çalışmalar ki Esra ama şu
[1:05:42.319] işi kolaylaştıralım. Basite böyle bir son mesajınızı verirsek ışık kolaylaştır
[1:05:47.000] hemen gün içerisinde şöyle bir de biliyorsunuz computer vision sendromları
[1:05:51.440] bilmem ne falan filan binlerce şeyle uğraşıyoruz sürekli bir bilgisayar
[1:05:55.319] başında. Mesela hiç olmazsa bunu çok sevdiğim bir prensiptir. 202 dakikada
[1:06:00.520] bir gözlerimizi hiç olmazsa çok uzak mesafede bir yere
[1:06:06.640] odaklayıp 20 saniye öyle kalmak en güzel meditasyon.
[1:06:11.000] Çünkü bizler çalışan insanlarız. veya gidip şöyle duvara
[1:06:18.599] yaslanıp akış dışına çıkıp kim ne derse desin. Bunu da başarabildikten sonra
[1:06:26.279] başka bir hayat baş. Üç kez oturduk bir tebessümle. Tebessümü
[1:06:33.559] kondurduğumuzda çünkü hani atomu parçalamıyoruz. Yani nefes çalışması
[1:06:38.680] yapıyoruz. O kadar ciddi ciddi görüyorum ki ifade. Gülümsediğimizde vagus devreye
[1:06:44.039] giriyor. Polivagal teori. Onu da araştırsınlar
[1:06:49.039] lütfen. Üç nefes ama omuzlarımız kalkmayacak. Eğer biri nefes anlatıyor
[1:06:54.760] ve omuzlar sürekli havalanıyorsa eee o bilin ki o pek kavramamıştır konuyu.
[1:07:01.039] Yani anlatabiliyor mu? Doğru kaynağa ulaşmak da çok önemli işlerde. Evet.
[1:07:06.359] Güzel diyaframuzu kullanarak
[1:07:12.160] burnumuzdan odaklandık, saydık. Bakın 3 siklüs dahi, üç nefes
[1:07:22.520] dahi inanılmaz faydalar biyomoleküler düzeyde de
[1:07:28.839] üretiyor. Gerçekten organizma böyle çalışıyor. Daha anlatacak tabii binlerce
[1:07:34.680] mekanizma var ama hani bu konuyu da toparlamak kolay değil. Evet. Yok onu
[1:07:40.240] biliyorum ama ben burada kendime göre en azından kendi yapacaklarımı çok güzel
[1:07:44.559] toparladım. Bu 365 eee denen nefes çok aklım yattı. Eee çok kolay bir teknik.
[1:07:51.920] Beşer dakika insan kolay ayırıyor. Longevity ile yaptığımız bütün bu
[1:07:55.520] programların esasında hep ATP, mitokondria filan derken burada çok
[1:08:00.400] güzel anlattık. İnşallah ben de bir dahaki sizle karşılaştığımda bunu biraz
[1:08:04.599] daha master etmiş olayım. İyi ettiniz. İyi ki geldiniz. Ayağınıza sağlık. Çünkü
[1:08:09.240] bu iş böyle çok uzun giderdi. Eee bu yeni kitabınız daha Mart ayında çıkacak.
[1:08:14.680] ayında çık. Orada şeyi daha detaylı anlatıyorum. Dedim ya oksijen hani
[1:08:18.400] zararı. Şimdi oksijeni ne yapıyor aslında? Hücresel solunumda sistem
[1:08:23.040] oksijeni zararsız formlara indirgiyor. Nedir bunlar? Karbondioksit, su aslında
[1:08:28.759] organizma bir su üreten makine. Bu da oksijenin zararsız formları. Peki sizi
[1:08:34.040] bulmak isteyenler, eee, ulaşmak isteyenler bir merkeziniz mi var?
[1:08:38.120] Merkezimiz aslında şöyle. Ben İstanbul Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi'nde Hı
[1:08:43.480] hı. çalışıyorum. Tıp fakültesinde bir kliniğimiz var. Bağdat Caddesi karşı
[1:08:49.839] tarafta. Bu arada tabii şimdi inanın bana Instagramım Instagram'ımın adresini
[1:08:56.839] de karıştırıyorum. Y biz buluruz altına koyarız merak etmeyin. Ondan orada da
[1:09:01.520] benim henüz yapım aşamasında ama benimle ilgili işte kitaplarımın falan olduğu
[1:09:06.359] bir web sitem var. Webstemin adresi hemen Instagram sayfasında. Aslında Esra
[1:09:11.759] Hanım, eee, böyle konsantrasyonum bozulmasın diye siz o kadar değerlisiniz
[1:09:18.359] ki tabii ki eee, yani sizinle yaşadığım birliktelik ben kendimi de gözden
[1:09:24.920] geçirmemi sağlıyor. Aslında böyle konsantrasyonum bozulmasın diye de
[1:09:29.560] kendimi o fanusun içinde de tutmaya çalışıyorum. Aslında çok yazıyorum yani.
[1:09:34.000] Evet. Konsantras ama bu bozacağız ki hep insanlar dinlesinler. Çünkü beni
[1:09:39.199] seyredenler mutlaka bundan çok öğrenecekler. Ben de öğrendim. Ayağınıza
[1:09:43.080] sağlık. Hoş geldiniz. Teşekkür ediyorum. Çok teşekkür ederim. Sağ olun. Var olun.
*Transkript YouTube'dan alınmıştır.
"Ayık Kafa'nın her bölümünde sorum şu: Daha iyi bir yaşam nasıl mümkün?"
DR. ESRA ÇAVUŞOĞLU
Ceo & Co-founder