Düşüncenin Gücü!

Dr. Oz Garcia, PhD

Ayık Kafa’da Dr. Esra Çavuşoğlu, PhD’nin 129. podcast konuğu, Dr. Oz Garcia. Oz Garcia, 40 yılı aşkın süredir beslenme, healthy ageing, longevity, biohacking ve insan performansı alanlarında çalışan bir uzman ve yazar. Fonksiyonel beslenmeden peptitlere, takviyelerden kişiselleştirilmiş sağlık ve performans programlarına uzanan çalışmalarıyla tanınıyor; geçmişte Equinox’ın sağlık ve beslenme hizmetlerinin başında da görev yaptı. Beş kitabın yazarı olan Garcia, New York Magazine tarafından iki kez “en iyi beslenme uzmanı” seçildi.

Dr. Oz Garcia, PhD

Özet

Dr. Oz Garcia ile bu bölümde longevity, biohacking, bilinç, zihinsel sağlık ve sağlıklı yaşlanma arasındaki ilişkiyi konuşuyoruz. Stres, travma, anksiyete, ruminasyon (aynı düşünceye takılıp kalmak) ve mutsuzluğun yaşlanmayı nasıl etkileyebileceğini; bilinç, anda kalmak, uyku, egzersiz ve sosyal bağların healthspan üzerindeki rolünü ele alıyoruz. Ayrıca nootropikler, beyin sağlığı ve self-optimization kültürünün sınırlarını tartışıyoruz. Temel soru şu: Daha uzun yaşamak yeterli mi, yoksa asıl hedef daha bilinçli ve anlamlı yaşamak mı?

#EsraÇavuşoğlu #AyıkKafa #ElevatingLifeEvolvingHealth #Longevilab #OzGarcia

Oz Garcia
Web sitesi: https://ozgarcia.com/about-us/
Instagram: https://www.instagram.com/ozwellness/?hl=en

T.C. İstanbul Gedik Üniversitesi’ne ne teşekkür ederiz. https://www.gedik.edu.tr/

00:00-04:37 Giriş. Oz Garica’nın tanıtılması.
04:37-06:33 Longevity’nin Unuttuğu Soru: Yaşamaya Değer Bir Hayat Nedir?
06:33-09:11 Biohacking’den Bilince: Neden Sadece Bedeni Optimize Etmek Yetmiyor?
09:11-10:38 75 Yaşında Bir Longevity Doktorunun Ölümle Yüzleşmesi!
10:38-14:08 120 Yaşına Kadar Yaşamak Ama Mutsuz Olmak?
14:08-17:58 Zihin Neden Longevity’nin İlk Basamağı?
17:58-24:49 Dayanıklı Olmak, Travma ve Modern Dünyanın Sinir Sistemimize Etkisi
24:49-26:22 Mutluluğu Aramak Yerine Huzuru Aramak
26:22-29:21 Kafamızdaki Ses Bizi Neden Bu Kadar Yoruyor?
29:21-42:58 Akış Hali: Zihindeki Sesi Susturmanın Bir Yolu Var mı?
42:58-48:03 Gereksiz Acı, Anksiyete ve Ruminasyon Nasıl Azaltılır?
48:03-50:44 Longevity Temeli: Uyku, Beslenme, Doğa ve Sosyal Bağlar
50:44-56:07 Sanat, Müzik ve Sanata Duyulan Hayranlık Sağlığımızı Nasıl Etkiler?
56:07-57:28 Biohacking Gerçekten Ne Zaman İşe Yarıyor?
57:28- 1:00:51 Nootropikler, Beyin Sağlığı ve Nöroplastisite
1:00:51-1:01:07 İnsanların Sağlık Alanında Yaptığı En “pahalı” hata ne?
1:01:07-1:06:49 Cinsel Sağlık, Menopoz ve Longevity
1:06:49-1:08:13 Ölüm Korkusu, Yaşamın Anlamı
1:08:13-1:13:09 Oz Garcia’nın En Önemli Longevity Tavsiyesi
1:13:09-1:14:55 Aile Bağlarının Önemi
1:14:55-1:15:01 Kapanış.

*UYARI* Aylık Kafa’daki bilgiler ve beyanlar kişileri tanı ve tedaviye yönlendirme amacı taşımaz. Tanı ve tedaviye yönelik işlemlerinizi doktorunuza danışınız. İçeriklerde EMC Medya Yayıncılık Ticaret Ltd. Şti.’nin, araştırmacılarının, danışmanlarının ve yazarların / bilim insanlarının hazırladığı bilimsel çalışmalar ve kamuya açık yayınlardan derlemelerle elde edilen veriler, yalnızca bilgilendirme amacıyla paylaşılmaktadır. Yayınlarımızda tanı yahut tedaviye ilişkin sağlık beyanları yer almamaktadır.

Transkrİpt

1. Bölüm: Giriş – Oz Garcia’nın Tanıtılması

00:00 Herkes ölmekten korkar. Bununla başlayalım. Olur mu? İnsanlara vermek istediğin mesaj nedir?

00:04 Eğer kafamın içinde acı çekiyorsam 120 yaşına kadar yaşayıp çok sağlıklı olmanın ne anlamı var? [Müzik] Ben dâhil pek çok insan tembel. Kesinlikle öyle. Ve kestirme yolun da kestirmesini arıyoruz.

00:15 Aynen. Biyohacking’i de hacklemek diyoruz buna.

00:19 Günümüz teknolojisiyle meditasyon yapma zahmetine girmeden sizi meditasyon yaptıracak makineler satın alabiliyorsunuz. Peki neden, neden...

00:27 ...mutluluk denen bu şeyden kaçıyor? Bunun büyük bir kısmı insanların en başta mutluluğun ne olduğunu anlamamalarından kaynaklanıyor. Sadece kendi kendinizle konuşarak bile kendinizi...

00:35 ...delirtebilirsiniz. Kaç kişi “Gerçek beni bir bilsen!” der, değil mi? Kendi gerçek benimin kim olduğunu çözmeye çalışırken zaten [Müzik] yeterince sorunum var.

00:43 Bir de senin gerçek beninin kim olduğunu çözmeye çalışmama gerek yok. Değil mi?

00:47 Ailene veya en yakın arkadaşına bugün yapmaları için neyi tavsiye ederdin?

00:52 Bu soru iyiydi Esra. Bu gerçekten iyiydi.

00:56 Ben Esra Çavuşoğlu. 20 yıldır ayık bir hayat yaşıyorum. Bağımlılık hastalığı ile mücadelem beni beden ve zihin performansımı iyileştirmek, hayat kalitemi artırmak, daha sağlıklı ve uzun yaşamak için yeni yöntemler, cihazlar ve takviye ürünler araştırmaya yönlendirdi.

01:12 Bağımlılık hastalığı, biohacking ve longevity alanlarındaki kendi deneyimlerimden dünyadaki son gelişmelere, çığır açan girişimcilerden uzman akademisyenlere yıllardır yaptığım sohbetler artık her hafta Ayık Kafa Podcast’te.

01:25 Ayık Kafa Podcast’te son üç yılda 120’den fazla bölüm, 100 saatin üzerinde içerik yayımladık. Ama ben bile aklıma gelen önemli bir bilginin hangi bölümün neresinde geçtiğini hatırlamıyorum. Bu bir şikâyet değil tabii ki, bir itiraf.

01:38 Örneğin uykuyla hormonların bağını ayrı ayrı uzmanlar, birbirinden bağımsız olarak anlattı. Hepsi de doğruydu.

01:45 Bir bölümü dinliyorsunuz, kafanızda bir ışık yanıyor ama hayat devam ediyor. Sonra üstünden altı ay geçiyor, unutulup gidiyor.

01:53 Podcast’ler dinlemek için iyi. Ancak not almadığınız söz de bilgi de uçar. Onun için oturdum, en baştan itibaren bütün bölümleri dinledim. Notlar aldım.

02:02 Ayıkladım. Çelişen cevapları karşılaştırdım, tekrar edenleri işaretledim. Çünkü bir şeyi altı ayrı uzman ayrı ayrı söylüyorsa o artık bir görüş değil, gerçektir.

02:11 Bu kitap, Ayık Kafa Podcast’te 2026 başına kadar yayımladığımız bölümlerdeki doktorların görüşlerini içeriyor.

02:18 Yani neler yapalım, neler yapmayalım? Tam bir el kitabı.

02:23 Hormonlar, bağırsak, uyku, kadın sağlığı, metabolizma, yaşlanmanın biyolojisi... Yeni sezonlarla Ayık Kafa serisi de devam edecek.

02:30 Bu kitap uzun yaşamak üzerine değil; kazandığımız yılları güçlü bir bedenle, berrak bir zihinle, keyif ve coşkuyla yaşamak üzerine.

02:39 Ayık Kafa Podcast’e hoş geldiniz. Bugün Dr. Osvaldo Garcia ile birlikteyiz. Onun longevity konusundaki yaklaşımı çok farklı bir soruyla başlıyor.

02:47 Eğer kaygılı, kopuk, tükenmiş veya mutsuzsak daha uzun bir yaşamın ne anlamı olabilir ki?

02:54 COVID’le yaşadığı ölümcül deneyim sonrası bu soru kişiselleşmiş; sağlık, performans ve uzun bir ömrün gerçek anlamını kavramasını sağlamış.

03:03 Bu bölümde zihni, longevity’nin ilk alanı olarak ele alıyoruz.

03:10 Kronik stres, yalnızlık, duygusal dengesizlik, ilişkiler, travma ve sinir sisteminin yaşlanma sürecimizi nasıl etkilediğini inceliyoruz.

03:17 Ayrıca kadim biyolojimiz ile hipermodern dünya arasındaki uyumsuzluktan ve optimizasyon takıntısına kapılmadan biohacking ve longevity teknolojilerini ve onların verilerini nasıl kullanacağımızdan bahsediyoruz.

03:33 Çünkü longevity sadece hayata yıllar eklemekle ilgili değil, aslında uzatmaya değer bir hayat yaratmakla ilgilidir. Hadi başlayalım.

03:43 Üniversiteyi [Müzik] sadece dersler, vizeler ve finaller olarak düşünme. Asıl mesele [Müzik] okurken kendini keşfetmek, üretmek, projelerde yer almak ve mezun olmadan gerçek dünyayı tanımaya başlamak.

03:51 Bir yandan psikolojiyle insanı daha iyi anlayabildiğin, beslenme ve sağlık bilimleriyle iyi yaşamanın ne demek olduğunu öğrendiğin, mühendislik ve yönetim bilişim sistemleriyle teknolojiyi, veriyi ve sistemi çözümleyebildiğin bir üniversite düşün.

04:10 Yani sadece bilgi aldığın değil; düşündüğün, ürettiğin ve fikirlerini hayata geçirebildiğin bir yer. İstanbul Gedik Üniversitesi, öğrencilik hayatını gerçekten yaşarken geleceğini kurabileceğin bir deneyim sunuyor.

04:23 Ayık Kafa’nın daimi destekçisi Gedik Eğitim Vakfı’nın sağladığı katkıyla size dünyanın önde gelen uzmanlarını konuk olarak getirmeye devam ediyoruz.

04:30 Siz de Ayık Kafa’ya abone olarak destek verebilirsiniz.

2. Bölüm: Longevity’nin Unuttuğu Soru – Yaşamaya Değer Bir Hayat Nedir?

04:37 Dr. Osvaldo Garcia, Ayık Kafa Podcast’e hoş geldin. Seni burada, stüdyomda ağırlamak gerçekten çok güzel.

04:45 Şöyle başlayayım. Aslında hiçbir şey tesadüf değil. Geçen gün yapımcım Arkın’la konuşuyorduk.

04:53 Bana, “Esra, longevity alanında neredeyse herkesle podcast yaptın. Bence artık biraz bilinç tarafına, bu konulara doğru yönelmenin zamanı geldi.” dedi.

05:03 Ben de “Tamam, çok güzel düşünmüşsün Arkın ama bu konuları gerçekten konuşan çok fazla insan tanımıyorum.” dedim.

05:12 Bildiğim bazı isimler var tabii. Sonra dün gece tanışıp sohbet ettik ve yeni kitabının taslağını da gördüm.

05:21 Bence oldukça ilginç bir kitap olacak. Hem de iki açıdan.

05:27 Birincisi şu: Longevity kitaplarının çoğu genellikle işe doğrudan protokollerle başlıyor.

Doğru.

05:35 İkinci bölümde ise işin felsefesi var.

05:38 Burada gerçekten insanı düşünmeye itiyorsun. Hatta dün geceden beri ben de çok düşünüyorum. Çünkü ortaya çok düşündürücü bir soru atıyorsun.

05:44 Diyorsun ki: “Mutsuzsan neden uzun yaşayasın?” Bir anlamda sen de bunun peşine düşüyorsun.

05:54 İnsanları felsefe, acı ve hayatın anlamı üzerine düşündürüyorsun. Peki bu kitap kimin için?

06:02 Çok güzel bir soru. Şunu da söylemem lazım: Aslında bu kitap herkes için.

06:09 Hayatının ne anlama geldiğini sorgulayan, düşünen herkes için. Çok geniş bir kitleye ulaşmasını isterim.

06:19 Ama tahminim şu ki daha dar bir gruba hitap edecek: Bu mesajı duymaya hazır olan insanlara. Birazdan da göreceğiz.

06:30 Biohacking’in klasik protokollerinin ötesinde konuşacağımız bu şeylere kaç kişi gerçekten değer veriyor?

3. Bölüm: Biohacking’den Bilince – Neden Sadece Bedeni Optimize Etmek Yetmiyor?

06:40 Ben birçok konferansa gidiyorum ve aslında bir değişim görüyorum. Avrupa’da pek değil.

06:48 Avrupa’da, mesela Londra’daki konferanslarda, performans tarafı hâlâ çok baskın ama Amerika’da bunu daha fazla görüyorum.

06:54 Dave Asprey bilinç tarafına yöneliyor. Dün konuşurken bir süre ne demek istediğini anlamaya çalıştım.

07:02 Kendi kendime tam olarak neyi kastediyor, neden bilinç, bilinci nasıl tanımlıyor diye düşündüm.

07:10 Çünkü henüz bu metnin tamamını okuma fırsatım olmadı. Sen de bana şunu söylüyordun: “Farkında değilsen, bilinçli değilsen, kendine dair bir içgörün yoksa...”

07:19 “...sadece fiziksel performans seni çok ileri götürmez.”

07:28 Doğru. Açıklar mısın?

07:30 İnsanların ruh sağlığının peşinden gitme biçiminin aslında uzun bir geçmişi var. Buna insan potansiyeli hareketi diyelim.

07:39 Yani mesele şu: Bir insan olarak neyi başarabilirim? Fiziksel olanın ötesinde ne yapabilirim?

07:47 Daha iyi bir sporcu olabilir miyim? İşimde daha iyi performans gösterebilir miyim? Bedenimin bazı yönlerini geliştirebilir miyim?

07:55 Ama bunların insan olarak farkındalığımızla pek ilgisi yok. Asıl soru şu: Bu çok kısa hayatta benim için gerçekten...

08:03 ...anlamlı ve değerli olan şeylerin nasıl daha fazla farkına varabilirim? Çünkü hayat neredeyse bir rüya gibi geçip gidiyor.

08:11 Ben insan bilincini çok daha gençken sorgulamaya başladım. Zihnin kendi kapasitesini nasıl genişletebileceğimizi anlamak istiyordum.

08:19 O zamanlar biraz gençlik saflığıyla sorduğum bu soru, bugün neredeyse kültürel bir arayışa dönüştü.

08:28 Mesela Michael Pollan’a bak. Uzun yıllar The New York Times’ın en önemli yemek yazarlarından biriydi. Sonra bu arayış üzerine bir kitap yazdı.

08:36 Ve şu soruların peşine düştü: “Benim yaşadığım bu deneyim ne? Yaşıyor olmak ne demek?”

08:45 “Bilinç dediğimiz şey ne?” Bu yolculukta ister istemez psikedeliklerle de karşılaştı.

08:50 Ama artık insanlar, en azından benim alanımda, birazdan konuşacağımız bazı şeylerden sonra şunu daha fazla sorguluyor:

08:58 Gerçekten değerli bir hayat yaşamak için ne gerekiyor? Öyle bir hayat ki öldüğüm gün geriye dönüp baktığımda...

09:06 ...“Evet, gerçekten yaşamaya değer bir hayat yaşadım.” diyebileyim.

Kısacık araya gireceğim. Şu an beni duyuyorsanız...

4. Bölüm: 75 Yaşında Bir Longevity Doktorunun Ölümle Yüzleşmesi

09:14 ...Ayık Kafa’yı izlediğinize eminiz. Peki abone misiniz? Bir kontrol eder misiniz?

09:19 Çok net bir şekilde abone sayımız, programa davet ettiğim doktorları ikna etme gücünü sağlıyor. Alanında dünyanın en iyi isimlerini burada izlemek için kanala abone olun.

09:30 Belki önce seni biraz anlatalım. Ben seni tanıyorum, hikâyeni de biliyorum ama senin adına insan optimizasyonu diyebileceğimiz alanda gerçekten onlarca yıllık bir deneyimin var.

09:39 Dinleyenler bunu bilmiyor olabilir. Yaşını açıkça paylaştığını biliyorum. Dolayısıyla ben de rahatça yaşını söyleyebiliyorum.

09:49 Dr. Garcia 75 yaşında arkadaşlar.

09:52 Yani gerçekten kendisi üzerinde çalışan birinin canlı örneği. Ama bir de ölümle burun buruna geldiğin bir deneyim yaşadın. COVID seni çok ağır etkiledi.

10:03 Kendini optimize etmek için elinde bu araçlar olduğu için o durumdan çıkabildin. Ama acaba biohacking dünyasında şöyle bir nokta da var mı?

10:12 İnsanlar... Ben de kendime biohacker diyorum. Çünkü bu cihazlarla uğraşmak hoşuma gidiyor.

Evet.

10:20 Ama bir noktada insan kendini optimize ediyor ve sonra “Peki sırada ne var? Daha ne yapabilirim?” diye soruyor.

10:25 “Kan değerlerim zaten bundan daha iyi olamaz.” diye düşünmeye başlıyor. Yani daha kaç takviye alabilirim? Artık bu benim için bir ritüele dönüştü. Hepsini alıyorum. Bir şey daha eklemem lazım.

10:35 Eksik olan şey hayatın anlamı. İnsanlar bu noktaya böyle mi geliyor?

5. Bölüm: 120 Yaşına Kadar Yaşamak Ama Mutsuz Olmak?

10:39 Bu hayatta kesinlikle baş etmek zorunda kalacağın üç şey var. Bunlardan biri belirsizlik.

10:48 Bir de hayatın boyunca hem zihinsel hem duygusal acılar yaşayacaksın ve sonuna kadar kendinle uğraşmaya, kendin üzerinde çalışmaya devam edeceksin.

10:57 İnsan öyle umuyor, değil mi? Bu gerçeklerle yüzleştiğinde şunu da görüyorsun: Biz insanlar geleceği tahmin etme konusunda pek iyi değiliz.

11:04 Ve bir noktada artık alabileceğin bir takviye daha kalmıyor. Çünkü hiçbir takviye sana geriye dönüp baktığında...

11:12 ...“Ben gerçekten bir şey kattım.” diyebileceğin bir hayat vermiyor. Sevdiğin insanlara, yaşadığın topluma...

11:21 ...belki daha geniş ölçekte dünyaya ne kattığın meselesi bu. İnsanlar bunu aslında çok uzun zamandır konuşuyor.

11:29 Çok önemli bir psikolog olan Maslow, insanın ulaşmaya çalıştığı şeyleri bir piramit üzerinden anlatmıştı.

11:38 Farklı düşünce ekolleri de aynı soruya cevap arıyor diyebiliriz. Bedenime iyi bakmanın ötesinde hayatımı gerçekten dönüştürecek şey ne? Bedenime çok iyi bakabilirim.

11:49 Her şeyi ince ince takip edebilirim.

11:52 Bütün biohacking araçlarını kullanabilirim. Ama bunun da bir sınırı var. Senin az önce söylediğin yere geliyoruz.

11:58 Kafamın içinde acı çekiyorsam 120 yaşına kadar yaşamanın ve fiziksel olarak çok iyi durumda olmanın ne anlamı var?

12:05 Kesinlikle.

12:10 Kitapta da... Eminim arkadaşlarında, danışanlarında ya da dışarıdan gözlemlediğin insanlarda bunu görüyorsundur.

12:19 Bedenini optimize etme işi bir noktada takıntıya dönüştüğünde bence insanın kendi içinde bir mücadeleye, hatta bir yarışa dönüşüyor.

12:29 Açıkçası kimsenin 150 yaşına kadar yaşayabileceğini düşünmüyorum. 180’i zaten hiç söylemiyorum.

12:36 Kendini sürekli optimize etmeye çalışan insanlarda bunu sık görüyor musun?

Evet. Bir de longevity escape velocity’den söz ediyoruz.

12:45 Tabii bu konuda farklı düşünen isimler var. Mesela Aubrey de Grey, George Church.

12:54 Church, Harvard’da çalışan çok önemli bir genetikçi ve genetiği nasıl değiştirip uyarlayabileceğimiz konusuyla yakından ilgileniyor.

13:04 Ve bu insanlar gerçekten bu kadar uzun yaşayabileceğimizi öngörüyor. Ama dediğim gibi, kendini optimize etme takıntısı seni ancak bir yere kadar götürebilir.

13:11 Çünkü hâlâ yaş sınırını, üstelik çok iyi durumda kalarak, aşabileceğimizi gösteren yeterli kanıtımız yok.

13:20 Evet, bundan söz eden insanlar var. Az önce bahsettiğim genetikçi gibi. Ama bir yandan da insanlar hâlâ ölüyor, değil mi?

13:28 Asıl istediğimiz belki de yaşam süresinden çok yaşam kalitesini uzatmak.

13:36 70’lerinde, 80’lerinde, 90’larında bedenin ne durumda olacak?

13:43 Bence yaşamı uzatmak için geliştirilen teknolojilerin çoğunu alıp...

13:50 ...kendi sağlığımızı çok daha iyi hâle getirmek için kullanabiliriz.

13:56 Güçten düşmek istemiyoruz. Kalp hastalığıyla, demansla, Alzheimer’la uğraşmak istemiyoruz. Zaten herkesin asıl kaygısı da bu.

14:05 Ve şimdi gördüğümüz şu: Belki de bu bilimsel gelişmeler, longevity escape velocity’ye ulaşmadan...

6. Bölüm: Zihin Neden Longevity’nin İlk Basamağı?

14:14 ...önce bütün bu gelişmiş ülke hastalıklarını ortadan kaldıracak. Ben buna razıyım. 95’ime kadar iyi yaşayayım. O yaşta hâlâ koşabiliyor...

14:25 ...bisiklete binebiliyorsam bana yeter.

14:28 Kesinlikle. Sen özellikle zihne odaklanıyorsun.

14:32 Zihni longevity’nin ilk alanı olarak tanımlıyorsun. Bununla ne demek istiyorsun?

14:39 Karakterini geliştirmen gerekiyor.

14:42 Karakter inşa etmenin ne demek olduğunu öğrenmen gerekiyor. Bu da hayat boyu süren bir süreç.

14:50 Az önce söylediğim gibi, umarım öldüğün güne kadar kendin üzerinde çalışmaya devam edersin. Ne kadar çok öğrenir...

14:59 ...kendini güzelliğe, sanata ve edebiyata ne kadar çok açarsan zihninde yaşadığımız dünyayı, kendini ve başkalarını o kadar iyi anlamaya başlıyorsun.

15:07 Birkaç yıl önce COVID’le yaşadığım şeyi de söyledin. O benim için bir dönüm noktası oldu.

15:16 Bir anda aslında çok da fazla vaktim olmadığını fark ettim. Her şeye yeniden başlayabilseydim...

15:25 ...ve bir milyar dolarım olsaydı üniversiteye geri dönmek, mümkün olduğunca çok eğitim almak...

15:31 ...ve bu evrenin bir parçası olmanın ne anlama geldiğini anlamaya çalışmak isterdim.

15:39 Yani “Zihin ilk sınırdır.” derken bunun içine çok şey giriyor ama bir tarafı da kim olduğunu bir bütün hâline getirmek.

15:46 Dışarıda başka, özel hayatında başka biri olmamak.

15:55 Tutarlı olabilir misin? Zihnin, kendin ve karakterin üzerinde çalışıp nerede olursan ol aynı kişi olarak kalabilir misin?

16:02 İşte bu birçok insan için gerçekten çok zor.

16:10 Bence de öyle. Açıkçası kolay görünen şeyleri yapmak çoğu zaman çok daha zor.

16:19 Zor görünen şeyler ya da makineler ise çok havalı, pahalı falan görünüyor. Ama aslında bir makineye...

16:26 ...girip işi onun senin yerine yapmasına izin vermek çok daha kolay.

16:32 [Homurdanır] Oysa düşünce biçimini geliştirmek, sessizce oturabilmek, başkalarına karşı daha nazik ve daha farkında olmaya çalışmak insanlar için çok daha zor.

16:45 Evet, kesinlikle. Çünkü aslında eminim birazdan buna da geleceğiz. Çok kolay dengesi bozulan primat bedenimizle uğraşıyoruz.

16:53 Biraz fazla üşüse rahatsız oluyor. Biraz fazla sıcak olsa rahatsız oluyor. Öfkelense rahatsız oluyor.

17:02 Tuvaleti gelse yine rahatsız oluyor. Gün içinde sürekli çok kısa aralıklarla dengenin bozulduğu ve sonra yeniden dengeyi kurmaya çalıştığın anlar yaşıyorsun.

17:11 Üstelik bunun hayatın doğal bir parçası olduğunu çoğu zaman fark etmeden...

17:18 ...bütün bunların içinde yapmaya çalıştığın şey, bu dengesizliği mümkün olduğunca yönetebilmek.

17:27 Ama bugün teknolojiyle, senin de söylediğin gibi, oturup meditasyon yapmak ve gerçekten daha farkında bir insan olmaya çalışmak yerine...

17:35 ...senin yerine meditasyon yaptığını söyleyen makineler bile satın alabiliyorsun.

17:42 Çok haklısın. Hatta ben bile pek çok sefer makinelerden destek almayı daha kolay buluyorum.

17:50 Ekspozomlar üzerine epey podcast yaptım. Primat olarak maruz kaldığımız bütün bu çevresel yüklerden söz ediyorum. Sen de avcı...

7. Bölüm: Dayanıklı Olmak, Travma ve Modern Dünyanın Sinir Sistemimize Etkisi

17:58 ...toplayıcılardan bahsediyordun. Onların etrafında bugün bizim maruz kaldığımız bu kadar çok uyarıcı yoktu. Bunun bize pek iyi geldiğini sanmıyorum.

18:06 Çünkü mesele tek bir şey değil. Hava kirliliği var, trafik var, gürültü var, elektronik cihazlar var, plastikler var.

18:13 Liste uzayıp gidiyor. Sen de bütün bunların karşısında insanın güçlü ve dayanıklı olması gerektiğini söylüyorsun, değil mi?

18:21 Evet. Ne açıdan dayanıklı?

18:26 Ben dayanıklılığı “antifragile” olmakla, yani zorluklardan güçlenerek çıkabilmekle eş tutuyorum.

18:34 Kendimden örnek vereyim. Bir dönem dayanıklıydım, en azından öyle olduğumu düşünüyordum. Fiziksel olarak kesinlikle dayanıklıydım.

18:40 Bunu konuştuk. 40 yıl boyunca koştum, uzun mesafe koştum.

18:46 Maratonlara katıldım. Bu biyolojik, fiziksel bir dayanıklılıktı.

18:50 Olabileceğim en güçlü, en iyi koşucu olmak istiyordum ve çok rekabetçiydim.

18:55 Koşu hayatım sona erdiğinde kim olduğuma dair algımda da bir boşluk oluştu. Çünkü artık kendimi yıllarca olduğum gibi bir sporcu olarak tanımlayamıyordum.

19:04 Ama onsuz da dünyada aynı şekilde yolumu bulabilecek bir kapasite geliştirmek istedim.

19:13 Çünkü fiziksel olarak artık yapamıyordum. O noktadan sonra dayanıklılık benim için, insanlara da söylediğim gibi...

19:20 ...kendimi içinde yaşadığımız dünyaya uyarlayabilmek anlamına geldi. Senin saydığın her şey...

19:28 ...teknoloji, dünyadaki ekonomik değişimler, çevredeki değişimler, elektronik olarak maruz kaldığımız şeyler ve daha fazlası.

19:37 Yani dayanıklılık, önce içinde bulunduğumuz çevreyi anlamak, sonra da dünyanın bütün gürültüsü içinde...

19:43 ...bir ölçüde kendi alanını, kendi bağımsızlığını koruyabilmek. Bu da bizi antifragile olmanın ne anlama geldiğine getiriyor.

19:55 Aslında ikisi birbirine oldukça yakın kavramlar. Bir psikolog olarak şunu da biliyorum. Az önce de konuşuyorduk.

20:02 İnsan aslında çok masum doğuyor.

Evet.

20:06 Ailesinden gelen genleri, epigenetik mirası taşıyor ama bir de hayat boyunca karşılaştığı şeyler var.

20:15 Ve bence kendi meselelerinle, kendi yüklerinle yüzleşmeden bilinçli, farkında, sakin ve düşünceli biri olmak o kadar da kolay değil.

20:25 Doğru. Mesela travmadan söz ediyorduk.

Evet.

20:30 Aslında hepimizin temelinde bir tür travma var. Mesele genetikle travmanın nasıl bir araya geldiği.

20:39 Gen dizilimleri sende olabilir ama hiç devreye girmeyebilir. Hayat boyunca gösterebileceğin en olumsuz...

20:46 ...davranışlarla ilişkili genler kapalı kalabilir. Bu genlerin iyi ya da kötü yönde devreye girip girmemesi ise çevrene, yani epigenetik ortamına bağlı.

20:59 Seni yetiştiren insanlar, büyürken yediğin yemekler, içinde bulunduğun...

21:06 ...koşullar, bunların hepsi seni ya daha uyumlu ve duygusal olarak daha güçlü hâle getirir ya da tam tersini yapar.

21:17 Travma ele alınmadığında ise bazı yatkınlıklar devreye girmeye başlayabilir. Mesela alkolizm...

21:25 ...bağımlılık, başkalarına zarar verme gibi. Bir de seni dünyada karşılaştığın şeylerden korkan, sürekli kaygı içinde...

21:34 ...yaşayan birine dönüştürebilecek yatkınlıklar var.

21:38 Peki başka neleri tetikliyor? Çünkü Jeffrey Bland’le program yaptığımda o da kişinin psikolojisinin çok büyük bir etkisi olduğunu söylüyordu.

21:45 Şimdi sana doktor olarak, insanların kan değerleriyle çalışan biri olarak soruyorum.

21:53 İnsanın zihninde olup bitenler biyolojisine başka nasıl yansıyor?

22:00 Bu çok güzel bir soru. Çünkü aslında az önce konuştuğumuz konunun devamı. Zihninin nasıl şekillendiği, beyninin nasıl çalıştığı bedenini de etkileyebiliyor.

22:09 Yani zihinle beden arasında gerçekten bir ayrım yok. Zihin büyük olasılıkla beynin ortaya çıkardığı bir olgu.

22:17 Hatta belki de bütün bedenin birlikte çalışmasının bir sonucu.

22:22 Beyinde olup bitenler, farklı nörotransmitterler, içinde bulunduğun beyin dalgaları ve benzeri süreçler...

22:28 ...örneğin bağışıklık sisteminin ne kadar güçlü çalışacağını bile belirleyebiliyor. Bugün bununla ilgilenen, psikoneuroimmünoloji denen ayrı bir tıp alanı bile var.

22:36 Diyelim ki belli bir karakter yapın var. Beynin sürekli huzursuz, kendini sürekli daha olumsuz duyguların içine sürüklüyorsun.

22:45 Yoğun kaygı, yüksek stres ve bir türlü çözülemeyen, uzun süre devam eden stres...

22:50 Bütün bunlar zaman içinde seni gerçekten hasta edebilecek farklı biyolojik göstergeleri tetikleyebiliyor.

22:57 Hatta bazı karakter profilleriyle, örneğin kanser gibi hastalıklara yakalanma arasında bağlantılar olabileceğini biliyoruz.

23:05 Bunun yanında insanın duruşunun bile bir şeyler anlattığını görüyoruz. Sokakta yürürken omuzları çökmüş, içine kapanmış insanlar görürsün.

23:15 Hayat onları adeta hırpalamış, ezmiş gibidir. Böyle birini gördüğünde zihninde neler yaşadığını da az çok tahmin edebilirsin.

23:23 Yani zihnin kendisi ve gün boyunca kendi kendimizle yaptığımız o iç konuşma çok önemli. Eğer bu iç ses sürekli öfkeli, korkmuş ya da kaygılıysa bedeninin içindeki kimyayı da...

23:31 ...değiştiriyor. Bağışıklık sistemini kesinlikle etkiliyor. Bedeninin kendini koruma kapasitesini, yaşlanmayı hızlandırabilecek ya da yavaşlatabilecek kimyasal süreçleri de etkileyebiliyor.

23:42 Bu yüzden zihin, bedeninin hastalıklara ve hayatın önüne çıkardığı zorluklara nasıl uyum sağlayacağını belirleyen en önemli unsurlardan biri.

23:52 İleriye dönük olarak artık insanların sadece test verilerine bakmak istemediğini de söyledin. Nasıl uyuduklarını görmek, travmaları var mı...

24:00 ...bilmek, özel hayatlarında neler olup bittiğini anlamak istiyorsun. Yani kişiye bir bütün olarak bakmak istiyorsun.

24:08 Hatta neredeyse hayatlarını biraz devralmak gerekiyor gibi söylüyorsun. Gerçi bunu gerçekten isteyeceğini sanmıyorum. Çünkü hayatında fazlasıyla insan olurdu.

24:16 Peki bu insanlara nasıl yardımcı olmayı düşünüyorsun? Ekibinde psikologlar, terapistler mi olacak? Yoksa onları meditasyona mı yönlendireceksin? Nasıl bir sistem olacak?

24:24 Ben ekip işini seviyorum. Mesela kendi başına spor salonuna gidemiyorsan sana bir antrenör bulurum, akupunktur uzmanı bulurum. Masaj terapisti bulurum.

24:33 Gerekirse gerçekten iyi bir terapistle çalışmanı önerebilirim. Sana bir kardiyolog da bulurum. “Hayatını devralmak istiyorum.” derken kastettiğim...

24:42 ...şu: Mümkün olan en iyi yaşam deneyimine sahip olmanı istiyorum. Bir de enerji meselesi var. İnsanlar bunu farklı...

8. Bölüm: Mutluluğu Aramak Yerine Huzuru Aramak

24:50 ...şekillerde yorumlayabilir ama bence önemli olan, hayatının şu anda hangi yönde ilerlediğini görmek ve kendine şu soruyu sormak:

24:58 “Bu yönü beni gerçekten tatmin eden bir hayata doğru çevirmek için yapabileceğimin en iyisi ne?”

25:06 Çünkü aksi hâlde sürekli “Mutlu olmak için ne yapmam gerekiyor? Neden mutluluk denen şeyi bir türlü bulamıyorum?” diye sorguluyorsun.

25:14 Bunun önemli bir nedeni de insanların en başta mutluluğun ne olduğunu tam olarak bilmemesi. Özellikle de Avrupa merkezli kültürde.

25:22 Peki seni yaptığın her şeyin sonunda mutluluğa ulaşma çabasından çıkarabilir miyim?

25:31 Çünkü seninle oturup mutluluğu konuşsak bunun on farklı tanımını çıkarabiliriz.

25:36 Bunun yerine seni daha huzurlu olacağın bir düşünce biçimine taşıyabilir miyim?

25:42 Zihinsel huzurun peşinden gidebilir misin? Bence bunu yaptığında mutluluğa da bir noktada kendiliğinden rastlıyorsun.

25:49 Benim için asıl önemli olan bu. Karşındaki kişi ister bir sekreter olsun, ister tanıdığım en varlıklı iş insanlarından biri...

25:57 ...acaba kendi iç huzuruna giden yolu bulabilir mi?

Kısacık araya gireceğim. Şu an beni...

26:05 ...duyuyorsanız Ayık Kafa’yı izlediğinize eminiz. Peki abone misiniz? Bir kontrol eder misiniz?

26:12 Çok net bir şekilde abone sayımız, programa davet ettiğim doktorları ikna etme gücünü sağlıyor.

26:16 Alanında dünyanın en iyi isimlerini burada izlemek için kanala abone olun.

26:21 Ben hâlâ şu bilinç meselesine takılmış durumdayım. Bunu biraz açmanı çok isterim. Çünkü Türkçede “consciousness”ı...

9. Bölüm: Kafamızdaki Ses Bizi Neden Bu Kadar Yoruyor?

26:29 ...tam karşılayan tek bir kelime yok. Az önce baktım. Bizim anladığımız anlamı verebilmek için neredeyse dört farklı kelime gerekiyor.

26:37 Bir de Julian Jaynes’ten söz ettin. Modern bilinçten. O bunu nasıl açıklıyordu? Bize biraz...

26:46 ...anlatır mısın? Çünkü söylediklerini biraz dinlemeye çalıştım ama hem bana hem de dinleyenlere bu denklemde...

26:54 ...bilincin neden bu kadar önemli olduğunu senin anlatmanı istiyorum.

27:01 İnsanların zihninde bir iç sesin olmadığı bir dönem vardı, değil mi? En basit hâliyle böyle söyleyelim.

27:09 Yani insanın kendi kendine söyleyecek pek bir şeyi olmadığı bir dönem. Mesela köpeğimin kafasının içinde bir ses olduğunu sanmıyorum.

27:18 Hayvanların çoğu kendi kendine konuşmuyor. Çok hızlı tepki veren bir sinir sistemiyle hareket ediyorlar.

27:27 Tehdit var mı? Yenecek bir şey var mı? Çiftleşme zamanı mı? Uyuma zamanı mı?

27:36 Yani kafalarının içindeki bir sese göre değil, bedenlerinden gelen sinyallere göre hareket ediyorlar. Beyin evrimleştikçe, serebral korteks geliştikçe dil de gelişti.

27:44 Sonra bir noktada bu dil, Dr. Julian Jaynes’in anlattığı biçimde içe dönmeye başladı.

27:50 Jaynes, Harvard’da psikologdu ve bilincin nasıl ortaya çıktığını anlamaya çalışıyordu.

27:56 Zaman içinde nasıl oldu da birdenbire sanki gerçek ben içimde bir yerdeymiş gibi kendi kendimizle konuştuğumuz bir iç diyalog geliştirdik?

28:05 “Beni gerçekten tanısaydın.” diyen ne kadar çok insan var, değil mi? Ben zaten “Gerçek ben kimim?”...

28:15 ...onu çözmeye çalışırken yeterince zorlanıyorum. Bir de gerçek senin kim olduğunu çözmeye uğraşamam. Senin kafanın içinde neler olup bittiğini Allah bilir.

28:22 Julian Jaynes bu konuyu, kafamızdaki bu iç sesin nasıl ortaya çıktığını çok kapsamlı biçimde yazdı.

28:33 Bugün terapinin de kişisel gelişim dünyasının da önemli bir bölümü bu iç sesi kendi lehimize çevirmeye çalışıyor.

28:42 Bu sesi olumsuz olmaktan çıkarabilir misin? Daha olumlu hâle getirebilir misin? Ama belki de sorun bu sesin ne...

28:49 ...söylediği, yani içeriği değil. Sesin kendisi, bu mekanizmanın varlığı. Bunu uzun yıllardır meditasyon yapan...

28:58 ...insanlarda da görebilirsin. 10, 20, 30 yıldır meditasyon yapan bazı insanlar uzun süreler boyunca kafalarının içinde...

29:07 ...kendi kendilerine konuşmuyorlar. Ama bu noktaya gelmek çok zor. Çünkü çocukluktan itibaren belli bir noktada kim olduğunu saklamayı öğreniyorsun.

29:18 Kendi kendinle konuşmaya başlıyorsun ve bu da beraberinde bir sürü karmaşa ve sorun getiriyor. Bugünün dünyasında...

10. Bölüm: Akış Hâli – Zihindeki Sesi Susturmanın Bir Yolu Var mı?

29:26 ...kafamızdaki bu iç sesin ciddi bir acı kaynağı olabileceğini düşünüyorum.

29:31 Sadece kendi kendine konuşarak bile kendini çıldırtabilirsin.

29:37 Gerçekte var olmayan senaryolar yaratabilirsin. Geleceği düşünürsün.

29:41 Yarın bana ne olacak? Bütün malımı, paramı kaybedersem ne olur? Hayatımın aşkını kaybedersem ne olur?

29:49 Sanki bunların herhangi biri üzerine kafanın içinde durmadan konuşmanın bir faydası varmış gibi.

29:55 Peki insanlar kafalarındaki sesten nasıl kurtulur?

29:59 Akış hâli. Akışa girmek her zaman o kadar kolay değil ama insanlar gün içinde bunun küçük anlarını yaşıyor.

30:07 Mesela bir kitap okuyorsan, konu seni gerçekten içine çekmişse akıştasın.

30:13 Kitabı bıraktığında fark ediyorsun ki bir süredir kendi kendine konuşmamışsın.

30:19 20 dakika, yarım saat, bir saat, belki daha da uzun. Spor yaparken de öyle.

30:26 Özellikle zorlayıcı bir egzersiz yapıyorsan kafanın içinde kendi kendine konuşmayı sürdürmek zorlaşıyor.

30:35 Bir de elit sporcuları düşünelim. Mesela çok iyi bir kayakçı olan Tracy Won’u ele alalım. Ne yazık ki yakın zamanda...

30:44 ...çok ciddi bir kaza geçirdi. Ama dünyanın en iyi Alp disiplini kayakçılarından biriydi. Bir dağın tepesinden başlayıp...

30:53 ...saatte yaklaşık 60 mil hızla aşağı inerken kendi kendine konuşmaya zaten ihtiyaç duymuyorsun. Aklına bile gelmiyor.

31:02 Çünkü tamamen o anın içindesin. Zaten yaparsan muhtemelen kaza yaparsın.

31:08 Evet. O zaman kendi kendine konuşacak bol şeyin olur. Ama demek istediğim şu: Ekstrem spor yaparken o iç diyalog susuyor ve geriye akış hâli kalıyor.

31:20 Tamamen o anın içindesin. Akış hâli dediğimiz şey de bu zaten. Bazen gerçekten o sesi durduramadığın oluyor.

31:28 Ben de kendimde şunu fark ediyorum.

31:30 Kendi kendime konuşmayı durduramadığım zamanlarda gün boyu devam edebiliyor.

31:35 Çok uzun sürmüyor. Ama mesela meditasyon yapmaya çalışıyorum. Zihnimi susturamıyorsam meditasyon da yapamıyorum.

31:43 Başka hiçbir şeye de odaklanamıyorum. Ben de o noktada bırakıyorum. Genelde biriyle ilgili bir şeye sinirlendiğimde oluyor.

31:51 O kişiye tepki vermek yerine kafamın içinde onunla konuşup duruyorum. Aynı düşünceyi tekrar tekrar çeviriyorum.

31:59 Gerçekten çok zor. Maddi imkânları olan insanlarla orta sınıf çalışan insanları karşılaştırmak istemiyorum.

32:07 Çünkü farkındalık, bilinç, bilgelik dediğimiz şeyler parayla ilgili değil. Bazı insanlar bunlara hayatları boyunca zaten...

32:15 ...sahip. Paraları olsun ya da olmasın. Ama şunu daha sık görüyorum: Eğitim düzeyi yüksek ya da maddi imkânları daha fazla...

32:23 ...olan insanlar hayatlarının bir noktasında artık başka bir şeyin peşine düşmeye başlıyor. Farkındalığın, bilincin, daha derin bir anlamın peşine.

32:33 Evet. Neden peki?

Bence bazı insanlar, hangi koşullardan gelirse gelsin, hayatın...

32:40 ...bundan ibaret olmadığına dair bir his taşıyor. Yoksulluk içinde büyümüş olabilir. Orta sınıftan gelebilir ya da maddi olarak çok iyi durumda olabilir.

32:52 İmkânı olanların modern tıbba, yeni sağlık teknolojilerine, eğitime ve maddi açıdan çok iyi bir...

33:01 ...hayat kurabilecek araçlara erişimi elbette daha fazla. Ama bazı insanlar da var.

33:09 Ben kendimi onlardan biri sayıyorum. Çok yoksul bir aileden geldim ama içimde hep bundan daha fazlası...

33:17 ...olması gerektiğine dair bir farkındalık vardı. Bununla birlikte, bunu da konuşmuştuk. Annemle babam göçmendi.

33:26 Amerika’da göçmensen üzerindeki baskı şu: Ne pahasına olursa olsun başarılı olmalısın. Ben çocukken karnende A’dan daha düşük bir notla eve gelemezdin.

33:37 Yoksa babam kemerini çıkarır ve seni döverdi. Çünkü kendisi ne kadar yoksul, ne kadar eğitimsiz olursa olsun eğitim...

33:46 ...sayesinde hayatta bir yere gelebileceğini biliyordu. Keşke bu daha sık mümkün olabilse ama bugün dünyada...

33:54 ...benim gençliğime kıyasla parası, gücü ve imkânlara erişimi olanlarla bu fırsatlara hiç ulaşamayacak insanlar...

34:03 ...arasındaki uçurum giderek büyüyor. Bu insanlar daha genç ölecek. Seninle benim sahip olduğumuz sağlık hizmetlerine...

34:12 ...erişimleri yok. Mesela Amerika’da Louisiana’da yaşayan siyah bir erkeksen 71 yaşından sonra yaşama ihtimalin...

34:21 ...oldukça düşük. O yaşa geldiğinde büyük olasılıkla kalp hastalığın olacak, diyabetin olacak ve benzeri sorunlar yaşayacaksın.

34:31 Yani seninle benim sahip olduğumuz imkânlara sahip olmayan insanlar açısından çok ciddi bir sorun olduğunu...

34:38 ...biliyoruz. Ne yazık ki bu da içinde yaşadığımız dünyanın gerçeklerinden biri.

Bir de çok ilgimi...

34:46 ...çeken bir şey söyledin. Biraz açalım kısaca. “Biz olmadan ben yokum.” diyorsun.

34:52 Evet. Biz olmadan, dünya olmadan ben yokum. Peki burada insanlara vermek istediğin mesaj ne?

35:00 Bence bu biraz okyanusla ilgili şu söz gibi: “Su yükselince bütün tekneler de yükselir.” Değil mi?

35:08 Evet.

35:10 İster büyük bir gemi olsun, ister tanker, ister küçük bir yat ya da küçücük bir sandal, su yükseldiğinde...

35:17 ...hepsi yükselir. Değil mi? Benim inancım şu: İçinde yaşadığımız toplumlar şunu anlayabilse, herkesi iyi eğitirsen ve...

35:26 ...bugün çok güçlü ordular kurmaya ya da büyük kişisel servetler biriktirmeye ayrılan paranın bir kısmını insanların...

35:34 ...eğitimine, doğru sağlık hizmetine erişmesine, iyi ve sağlıklı gıdaya ulaşmasına ayırırsan tablo çok farklı...

35:42 ...olurdu. Çünkü bugün hâlâ insanların düzgün gıdaya ulaşabilmek için 10-20 mil yol gitmek zorunda kaldığı, sonunda da...

35:51 ...kalitesi düşük yiyeceğe ulaştığı bölgeler var. Bence bunun çözümü toplumsal politikalardan geçiyor. Yani aslında insanın şunu anlaması gerekiyor:

36:01 İnsan kaynağını da maddi kaynakları da bu imkânları mümkün olduğunca çok insana ulaştırmak için kullanmalıyız. Açıkçası bunun gerçekleşeceğini pek düşünmüyorum.

36:12 Bu konuda biraz kötümserim ama çözümün bu olduğunu görüyorum. Benden çok daha iyi düşünen insanlar da bunu biliyor ve hayatını buna adamış pek çok insan var.

36:24 Tamam, herkese sağlık hizmeti, sosyal politikalar ama bence mesele bundan da büyük. Az önce de konuşuyorduk.

36:32 Büyük ilaç, gıda ve tarım şirketlerinin sahiplerini düşündüğümde gerçekten aklım almıyor. Şunu görmüyorlar mı?

36:40 Sadece herkesi hasta etmeyecekler. Sonunda kendileri de çocukları da torunları da bundan etkilenecek.

36:48 Diyelim ki ben plastiksiz yaşamaya çalışıyorum. Temiz hava soluyorum.

36:53 Temiz su içiyorum. Ama çevremdeki herkes ne yaptığını bilmediği için hastaysa benim tek başıma sağlıklı olmam ne kadar...

37:01 ...işe yarayacak? Zaten bu podcast’i yapmamın nedenlerinden biri de bu.

37:06 Sağlık konusunda, şimdi yaptığımız gibi daha ruhsal konularda, psikoloji ve bağımlılık konusunda farkındalık...

37:14 ...yaratmaya çalışıyorum. Çünkü bunları yalnızca benim bilmem çok büyük bir fark yaratmıyor. Az önce de konuştuğumuz gibi...

37:22 ...kendi evimi olabildiğince temiz tutabilirim ama kapıdan dışarı çıktığım anda, mesela plastikle temas etmeden su içmem bile neredeyse imkânsız.

Doğru.

37:35 Dışarıdan yemek söylediğimde her şey plastik ambalajla geliyor. Çatalı, bıçağı bile plastik. Yani sen de insanların bütün bunların farkına...

37:42 ...varmasını sağlamaya çalışıyorsun, değil mi?

Kesinlikle. Ve işe önce kendinden başlıyorsun, değil mi? Mesela ergenlik...

37:50 ...dönemimde bir ara yere çöp atmanın gerçekten bir sorun olduğunu fark ettim.

37:55 Neden herhangi bir şeyi sokağa atayım ki diye düşünmeye başladım. Sonra bir köpeğin oluyor ve her tuvaletini yaptığında onu temizlemen gerektiğini...

38:02 ...fark ediyorsun. Yani farkındalık da biraz katman katman gelişiyor. Bir anda “Bir dakika, evimde ne kadar çok plastik...”

38:10 “...var, ne kadar çok plastik çöp atıyorum?” demeye başlıyorsun. Ama tabii bazı şeylerde mecburen taviz veriyorsun.

38:16 Çünkü seninle benim birey olarak plastiğe ve bu tür kaynaklara olan devasa bağımlılığı değiştirmek için tek...

38:23 ...başımıza yapabileceğimiz çok fazla şey yok.

38:26 Bence bu devletin ele alması gereken bir konu.

38:28 Kesinlikle. Ve bence burada da yine insan önce kendinden başlıyor.

38:34 Gerçekten ihtiyacım olandan çok daha fazlasını tüketme isteğimi kontrol edebilir miyim?

38:41 Bu da son derece materyalist ve tüketime dayalı bir kültürde hiç kolay değil. Her şey ekonomi üzerinden değerlendiriliyor.

38:51 Ekonomi iyi mi kötü mü? Piyasalar nasıl gidiyor? Ve benzeri şeyler. Ama zihinsel...

38:58 ...huzur, mutluluk ve tatmin de en az bunlar kadar değerli görülmüyor.

39:07 Çok ilginçti. Dublin’e bir konferans için gittiğimde şunu fark ettim: Sanırım şimdiye kadar gittiğim yerler içinde...

39:14 ...bunu gördüğüm tek yerdi. Hangi kafeye, şarküteriye girersem gireyim, ister şık ister sıradan olsun, hiçbir yerde...

39:22 ...plastik yoktu. O inanılmazdı. Çatal, bıçak, kaşık, pipet, ambalaj, her şey...

39:30 ...kâğıt, bambu ya da camdı. Ben de “İşte böyle olmalı.” diye düşündüm. Çünkü aksi gerçekten çok zor.

39:38 Bu iş zorunlu kurallarla düzenlenmezse köşedeki küçük marketin kendi kendine bunu yapmasını bekleyemezsin. Sence de öyle değil mi?

39:47 Evet, doğru. Ama bizim kontrolümüzün çok ötesinde güçler de var. Az önce büyük ilaç şirketlerinden ve piyasayı sürekli...

39:56 ...ürünlerle dolduran bazı sektörlerden söz ettin. Üstelik bunların bir kısmı son derece sağlıksız ürünler.

40:04 Bence burada insan açgözlülüğünün de çok büyük payı var. Amerika’daki fentanil krizi de birçok açıdan büyük ilaç şirketlerinin...

40:12 ...yarattığı bir krizdi. Sackler ailesini düşün. Açgözlülük onları sonunda OxyContin ve benzeri ilaçlarla çok daha...

40:21 ...büyük bir opioid krizine dönüşen bir sistemin parçası hâline getirdi. Bu konuda çok çarpıcı bir kitap var: Empire of Pain.

40:31 Bu insanlarla ilgili okuduğunda şunu görüyorsun: Toplumun büyük bir bölümüne zarar verip vermedikleri hiç umurlarında...

40:38 ...değildi. Tek önemsedikleri yüz milyonlarca, milyarlarca dolar kazanmaktı. Büyük ilaç sektörünün başka alanlarında da benzer şeyleri görüyoruz.

40:49 Yani her şeyin bir ürüne dönüştürüldüğü bir pazarın içindeyiz. Üstelik satılan şeylerin önemli bir kısmı yalanlar...

40:58 ...abartılar, yanıltıcı iddialar. Sahte olan öylesine yaygınlaştı ki insanlar...

41:04 ...neye inanıp neye inanmamaları gerektiğini artık ayırt etmekte zorlanıyor. “Ben ne yapmalıyım, ne yapmamalıyım?” diye sağlıklı bir ayrım yapma becerisi gelişmiyor.

41:12 Çünkü bu da öğretilmiyor.

Kesinlikle öğretilmiyor.

41:20 Ve bunları görmezden gelmek de gerçekten çok zor. Geçenlerde bir arkadaşım Instagram’da bir şey paylaşmıştı.

41:29 Amerika’nın neresiydi emin değilim.

41:31 Arizona olabilir ya da o taraflarda bir yer. [Homurdanır] Yabani atları yakalıyorlardı. Çünkü çok fazla...

41:38 ...ürediklerini ve sayılarının arttığını düşünüyorlardı. Helikopterlerle bu zavallı hayvanları sıkıştırıyorlar.

41:46 Hayvanlar da kaçmaya çalışıyor.

Evet.

41:48 Bir de ateş ediyorlar. Yani gerçekten, bilinç eksikliği bu.

41:55 Kesinlikle. Bir de önceliklerini nereye koyduğun meselesi var. Özellikle çevreyi...

42:01 ...neyin etkileyeceği konusunda dünyanın çevresel dengesi giderek daha fazla bozuluyor. Hızlıca Amerika’dan...

42:11 ...başlayalım. Şu anda federal hükümet milyonlarca dönümlük koruma altındaki...

42:17 ...park alanını madenciliğe açıyor. Bu da Amerika’daki, hatta dünyadaki son derece...

42:24 ...hassas ekosistemler üzerinde daha fazla baskı yaratacak.

42:30 Çünkü insanlar gelecek nesillerin ihtiyaç duyacağı kaynakları tüketmeye devam ediyor. Bana yeğenlerinden bahsediyordun. Ben de şunu düşünüyorum:

42:42 Onların yaşayacağı dünya nasıl bir yer olacak? Ellerinde ne kadar kaynak kalacak?

42:49 Genç kuşakların bizden çok daha kısa yaşayacağını gösteren bir çalışma var. Bu zaten olmaya başladı.

Evet, doğru.

42:57 Şimdi biraz daha kişisel tarafa gelelim.

11. Bölüm: Gereksiz Acı, Anksiyete ve Ruminasyon Nasıl Azaltılır?

43:00 Birkaç şeyi merak ediyorum. Çünkü sen bu alanın önde gelen isimlerinden birisin ve alanın nasıl değiştiğini de yıllardır görüyorsun.

43:07 Kullanılan kavramlar bile sürekli değişiyor. Beslenme, anti-aging, longevity, hücresel sağlık... Şimdi de bilinç geliyor.

43:14 İsimler değişiyor ama aslında temel aynı kalıyor. Peki insanın hayatında ona en çok zarar veren şey ne?

43:23 Çünkü kliniğine çok farklı insanlar geliyor. Sence insanların kendilerine yaptıkları en yıkıcı şey ne?

43:30 Bugün hemen hayatlarından çıkarmaları gereken tek bir şey söyleyecek olsan bu ne olurdu?

43:36 Gereksiz, anlamsız acılarımı nasıl durdurabilirim? Bununla başlayalım.

Tamam.

43:41 Peki gereksiz yere acı çekmeden yaşamanın bir yolu var mı? Senin de benim de tanıdığımız, hayatından memnun...

43:49 ...insanlar var. Hayat onlar için gayet iyi gidiyor ama hiç kimse acıdan tamamen...

43:56 ...kaçamıyor. Yas var. Sevdiğimiz insanlar, sevdiğimiz hayvanlar ölüyor.

44:03 Sağlığımızla ilgili sorunlar çıkabiliyor. Kansere yakalanabilirsin.

44:08 Bir kaza geçirebilirsin. Servetini kaybedebilirsin.

44:12 Bunlara gerçek acı diyebilirim. Mesela benim küçük köpeğim ölse acı çekerim.

44:18 Ama bu zaten sinir sistemimize işlemiş bir şey. Bu yas ve anlaşılır bir acı.

44:26 Ama bir de geçici şeyler yüzünden çektiğimiz acılar var. Bunların ne olduğu kişiden kişiye değişiyor. Bazen insanlarda bunu çok net görürsün.

44:37 Konuşurken bir anda dalarlar ve sonra “Pardon, ne dedin?” derler. Çünkü kafalarının içinde akıllarına gelen...

44:46 ...herhangi bir şey için endişelenip duruyorlardır.

44:50 Eğer kafanda kendi kendine yarattığın şeyler için endişelenmeyi azaltabilir, gereksiz acıyı ortadan kaldırabilirsek...

44:59 ...ki özellikle bu ayrımı yapıyorum, bence hayatın çok daha iyi hâle gelir.

45:06 Adsız Alkolikler’de kullanılan bir dua var, biliyorsun: “Tanrım, değiştirebileceğim şeyleri değiştirmek için bana cesaret...”

45:14 “...değiştiremeyeceklerimi kabul etmek için huzur ver.” Aslında senin söylediğin de bu. Değiştiremeyeceğin şeyler yüzünden...

45:22 ...acı çekme. Onları kafanda tekrar tekrar çevirip durma.

45:26 İnsan bedeni, yani primat bedeni, belli ölçüde kaygı ve endişe duymaya göre tasarlanmış.

45:35 Çünkü tarih boyunca dünyanın en başarılı yırtıcısı bizdik.

45:44 Ama aynı zamanda başka birçok yırtıcı için biz bir avdık, değil mi? Yani düşün, bundan 100.000 yıl önce ormandasın.

45:52 Yanında küçük bebeğin var. Bir anda uzağa bakıyorsun ve otların kıpırdadığını görüyorsun. O anda çok hızlı kaygılanman aslında iyi bir şey.

46:02 Belki hiçbir şey yok. Belki de seni ve bebeğini yemek isteyen bir yırtıcı var.

46:08 Yani seni tehlikeden uzaklaştırmak için anında devreye giren bu sinir sistemi, insan evriminin belli bir döneminde son...

46:16 ...derece gerekliydi. Ama bugün dünya değişti ve bu mekanizma başka bir şeye takılıp kaldı. Sen az önce söyledin...

46:25 ...zihinde sürekli aynı şeyleri çevirip durmaya. Şimdi bu sistem “Keşke şunu yapsaydım. Keşke o hatayı hiç...”

46:33 “...yapmasaydım. Keşke geri dönüp her şeyi değiştirebilseydim.” diye geçmişe takılıyor. Ya da aynı şeyi geleceğe...

46:41 ...taşıyor. Üstelik çoğu zaman ortada böyle çalışan bir mekanizma olduğunu ve asıl ele alınması gereken şeyin bu...

46:48 ...mekanizmanın kendisi olduğunu bile fark etmiyoruz. Bunu biraz daha açabiliriz.

46:54 Ama bence en önemli sorulardan biri şu: Geçmişle gelecek arasında gidip gelen bu düşünce döngüsünü durdurabilir miyim?

47:03 Şu anda olup bitenlerin içinde daha fazla kalmanın bir yolunu bulabilir miyim?

47:08 Bugünün dünyasında yaşamak isteyen herkes için bunların çok önemli olduğunu düşünüyorum.

47:14 Peki bu mekanizmayı nasıl değiştirebiliriz?

47:17 Birincisi şu: Bunu da konuşmuştuk. Bence bu konuda biraz bencil olman gerekiyor.

47:23 Bedenine iyi bakman gerekiyor. İyi uyuman, iyi beslenmen, doğaya çıkman gerekiyor. Gereksiz stresten uzaklaşıp gerçekten gevşemeyi de öğrenmen lazım.

47:35 Sosyal bir varlık olman, hayata katılman gerekiyor. Bence mutluluk, içinde...

47:41 ...bulunduğun toplulukla, arkadaşlarınla, yaptığın işle kurduğun bağla çok ilgili.

47:48 Bu temel şeyleri yerine oturttuğunda ancak o zaman diğer sorunlarla daha sağlıklı biçimde uğraşmaya...

47:56 ...başlayabiliyorsun. Ama bence her şey buradan başlıyor. Sağlığını nasıl yönettiğinden sonra bunu dışarıya doğru genişletebilirsin.

12. Bölüm: Longevity’nin Temeli – Uyku, Beslenme, Doğa ve Sosyal Bağlar

48:06 Çevrendeki insanlara, çevrende olup bitenlere bir katkın olmaya başlayabilir. Ama sanırım sen de ben de...

48:14 ...şu konuda hemfikiriz: Bu açıdan ayrıcalıklıyız. Biz bunu yapabiliyoruz. Güvendeyiz. Belli bir güvenceye sahibiz.

48:22 Oysa birçok insan için hayat zaten başlı başına bir mücadele. Dünyanın büyük bir kısmında güvenlik ve güvence diye bir...

48:32 ...şey yok. Seninle ben ise gerçekten güvenli bir hayat yaşayabiliyoruz. Ben de bunu kendime sürekli hatırlatabilirim.

48:40 İlk yapılması gerekenlerden söz ederken uykudan, kendine iyi bakmaktan, toplulukla bağ kurmaktan bahsettin.

48:48 İlginç olan şu: Tabii ben insanlarla bu şekilde çalışmadığım için dışarıdan bakıyorum ama bence insan yeterince...

48:55 ...farkındaysa kendine iyi bakması gerektiğini de biliyor. Uykunun önemli olduğunu, ne yediğinin önemli olduğunu...

49:03 ...sirkadiyen ritminin önemli olduğunu, başkalarına yardım etmenin önemli olduğunu da. Dışarıdan bakınca çok basit...

49:11 ...şeyler gibi görünüyor ama bunların hepsi disiplin gerektiriyor.

Evet.

49:16 Mesela bir partiden saat 11.00’de ayrılmak. Tabii arada bir biraz uzatabilirsin ama gece yarısından çok...

49:23 ...daha geç yatmaman gerektiğini bildiğin için bir partiden, akşam yemeğinden ya da arkadaş buluşmasından 11.00’de kalkabilmek disiplin gerektiriyor.

49:33 Evet.

49:34 Doğru beslenmek de disiplin gerektiriyor. Sonra bence beyin, zihin, bütün sistem daha iyi çalışmaya başlıyor. Sistem daha iyi çalıştığında...

49:43 ...kafandaki o bitmek bilmeyen düşünceleri bir ölçüde yönetebiliyorsun.

49:49 Çünkü artık yaptıklarını ve olaylara verdiğin tepkileri daha iyi kontrol edebiliyorsun.

Çok güzel. Buna bir şey daha ekleyeyim.

49:58 Fiziksel olarak aktif olman gerekiyor.

50:00 Spor yapman gerekiyor. Bu, kafandaki o sesi de yavaş yavaş sakinleştiriyor. Bedenini yeniden dengeye getiriyor.

50:08 İçindeki gerilimi, sıkışmışlık hissini ve korkuyu azaltıyor. Az önce söylediğim gibi kendini daha güvende hissetmeye...

50:17 ...başlıyorsun. “Ben iyiyim, güvendeyim.” diyebiliyorsun. Ve bütün bunlar dayanıklılığını da ciddi biçimde...

50:24 ...artırıyor. Kitabında da dayanıklılıktan söz ediyorsun ama sadece psikolojik dayanıklılığı kastetmiyorsun.

50:32 Fiziksel dayanıklılık da var. O da sanırım egzersiz gerektiriyor. Fiziksel olarak güçlü olman gerekiyor.

50:40 Bunda hiç şüphe yok. Elimizdeki verilere göre büyük ihtimalle daha uzun yaşarsın.

13. Bölüm: Sanat, Müzik ve Hayranlık Duygusu Sağlığımızı Nasıl Etkiler?

50:46 Üstelik daha iyi durumda yaşarsın. Yaşla birlikte gelen birçok sağlık sorununu da azaltabilirsin ve bedenin üzerindeki...

50:55 ...bağımsızlığını daha uzun süre korursun. Ben 80’lerime, umarım 90’larıma geldiğimde...

51:02 ...hâlâ bisiklete binip yarışabilmek istiyorum. Özel hayatımın da aktif kalmasını istiyorum. Yani konuştuğumuz...

51:10 ...bütün bunlar en azından şimdilik hayallerinin ve hedeflerinin peşinden giderken bedeninin seni yarı yolda...

51:18 ...bırakmamasını sağlamakla ilgili.

Bir de estetikten, sağlığın estetiğinden özellikle söz ediyorsun. Bununla neyi kastediyorsun?

51:28 Bence güzellik yoksa hayranlık da yok, mutluluk da yok. Müze gezdiğinde ne oluyor mesela? Bunu destekleyen...

51:36 ...çalışmalar da var.

Kısacık araya gireceğim. Şu an beni duyuyorsanız Ayık Kafa’yı izlediğinize eminiz. Peki abone...

51:43 ...misiniz? Bir kontrol eder misiniz? Çok net bir şekilde abone sayımız, programa davet ettiğim doktorları ikna etme...

51:50 ...gücünü sağlıyor. Alanında dünyanın en iyi isimlerini burada izlemek için kanala abone olun.

Lütfen bizimle de paylaş.

52:00 İnsan beyninde ne oluyor? Peki Guggenheim’da bir gün geçirdiğinde, MoMA’ya, Metropolitan’a ya da New Museum’a gittiğinde insan beyninde ne oluyor?

52:10 Saatler boyunca sanat eserlerine baktığında ne oluyor? Aslında akış hâline giriyorsun ve artık bunu destekleyen yeterince araştırma da var.

52:18 Bunun yaşam süresini bile uzatabileceğini gösteren çalışmalar bulunuyor. Bir resme baktığında, müzik dinlediğinde, özellikle de gerçekten iyi...

52:26 ...bir müziğin içinde olduğunda beyninde hem nörokimyasal hem de nörolojik düzeyde bir şeyler değişiyor. Dünyanın en uzun yaşayan insanları arasında orkestra şeflerinin de olması ilginç.

52:37 Yani uzun yaşamak istiyorsan belki de bir senfoni orkestrası yönetmeye başlamalısın.

52:44 Yani insanlara verdiğin reçetelerden biri de güzelliğin, sanatın ve müziğin tadını çıkarmak mı?

Hayranlık duyman gerekiyor. Kendini tamamen kaptırdığın anlar yaşaman gerekiyor.

52:56 Mesela Monet’nin [Boğazını temizler] nilüferlerine bakıyorsun. Karşısında büyüleniyorsun. O mutlak güzellik seni...

53:03 ...içine çekiyor. Sonra başka bir salona geçip Degas’nın işlerine bakıyorsun ve bu kez onlara kapılıyorsun. Bütün bunların bedeninde kimyasal bir karşılığı var.

53:15 Çünkü o an zihnin alıştığı düzende çalışmıyor. Güzellik ve hayranlık duygusu seni başka bir yere taşıyor.

53:23 Bunlar gerçekten çok güçlü duygular. Acıyı da umutsuzluğu da azaltıyor.

53:29 Bu alandaki neredeyse herkesle temas hâlindesin.

53:33 Sen de bir biohacker’sın. Gerçi artık bundan biraz uzaklaşmaya çalıştığını biliyorum ama insanlar hâlâ bu konuya çok ilgi duyuyor.

53:40 Evet. Piyasada bir sürü cihaz var. Sen de bunların çoğunu denedin. Hatta bazıları kliniğinde de var.

53:49 Hatta şu anda bile üzerimde bir tane var. Şu anda bile kullanıyorum. Oura Ring’im var.

53:53 Peki bunların hangilerinin gerçekten önemli ve faydalı olduğunu düşünüyorsun? Hangileri için de “Buna hiç gerek yok.”...

54:00 ...“Fazla abartılıyor. Gerekli değil.” diyorsun?

Burada bir ayrım yapmam gerekiyor. Şöyle anlatayım. Bence bazı...

54:08 ...insanlar A noktasından B noktasına doğal yollardan gitmek için yeterli zamanı olmadığını düşünüyor. Mesela meditasyon...

54:16 ...yapmak için zamanları yok. Uykularını düzgün şekilde düzenlemeye de vakit ayıramıyorlar. O zaman devreye biohacking giriyor.

54:26 Uykunu hackliyoruz, egzersizini hackliyoruz. Hatta zihinsel huzurunu bile hacklemeye çalışıyoruz.

54:31 Sana uykunu iyileştirebileceğini düşündüğüm bazı araçlar veriyorum.

54:36 Yıllardır birlikte çalıştığım ve uzun zamandır doğru düzgün uyumayan birçok insan var. Üstelik çok güçlü uyku...

54:45 ...ilaçları kullanıyorlar. Bu ilaçlar beynin yaşlanmasını hızlandırabiliyor.

54:50 Ertesi sabah seni sersem ve kendinden geçmiş hâlde uyandırabiliyor. Bir de bedeninin kendini toparlayabilmesi için...

54:57 ...ihtiyaç duyduğu kaliteli uykuyu aslında almıyorsun. Biohacking araçlarının ilk kullanım alanı bu. Yani seni bir şekilde...

55:06 ...hackleyebilir miyim? Çünkü elimizde sonsuz zaman yok. Diyelim ki benimle altı ay çalışacaksın.

55:14 Benim de seni uyku ilaçlarından kurtarmaya çalışmak, sana iyi bir uyku düzeni öğretmek için altı ayım var.

55:22 Bir de bu süreçte “Bu arada şu biohacking cihazı da sana yardımcı olabilir.” diyebilirim. Sonra ikinci gruba geliyoruz: Bedeni gerçekten yıpranmış...

55:29 ...insanlar. Stresle yıpranmış, sürekli baskıyla yıpranmış, hayatın yüküyle ezilmiş insanlar erken yaşlanıyorlar.

55:38 Böyle insanlara bazı teknolojiler gerçekten iyi gelebiliyor. Mesela burada Türkiye’de senin de benim de bildiğimiz...

55:45 ...bir yer var. Sağlık durumunu gerçekten iyileştirmek için en gelişmiş cihazların bulunduğu bir merkez. Hiperbarik oksijen...

55:54 ...odaları, flotasyon tankları, NanoVi gibi solunum yoluyla kullanılan sistemler, farklı IV uygulamaları, NAD serumları...

56:03 ...olabilir ya da daha temel içeriklerden oluşan serumlar: Glutatyon, NAC, C vitamini ve benzeri. Bunlar bedeni erken...

14. Bölüm: Biohacking Gerçekten Ne Zaman İşe Yarıyor?

56:12 ...yıpranmanın yarattığı o kötü durumdan biraz çıkarabilir ve farkında olmadan kendini ne kadar hızlı yaşlandırdığını...

56:21 ...fark etmesini sağlayıp yaşlanmasını yavaşlatabilir. Yani sağlığı zaten bozulmuş, zamanı olmayan insanlar için...

56:29 ...işe yaradığını düşündüğüm pek çok şey var. Vakitleri yoksa bazı süreçleri hackleyebiliriz. Biohacking bence en iyi...

56:36 ...burada işe yarıyor. Bir de zaten yıpranmış, erken yaşlanan insanlar var.

56:41 Sonra üçüncü bir grup geliyor. Zaten iyi durumda olan ama mümkün olan en iyi forma ulaşmak isteyenler.

56:49 İyiler ama biraz daha iyi olmak istiyorlar. İşte bu da self-optimization, yani kendini optimize etme tarafı.

56:58 Dolayısıyla hangi cihazın gerçekten işe yaradığı tamamen kişiye ve onun neyi başarmaya çalıştığına bağlı.

Ama bütün bunlara rağmen takviyeler de olsa, IV’ler de, cihazlar da olsa yine de disiplin gerekiyor.

57:09 Evet. Çünkü bunları benim yerime sen yapamazsın. O merkeze yine benim gitmem gerekiyor. Bu hapları yine benim yutmam...

57:16 ...gerekiyor. O cihazı yine benim kullanmam gerekiyor. İnsanlar tembel ve kestirme yolun bile daha kestirmesini istiyorlar.

57:26 Evet. “Biohacking’i de hackleyebilir miyim?” diyorsun ama sonuçta bizim primat tarafımız tembel.

Evet, primatlar...

15. Bölüm: Nootropikler, Beyin Sağlığı ve Nöroplastisite

57:33 ...gerçekten tembel. Bize en yakın primatlardan şempanzelere bak. Gün boyu ne yapıyorlar? Kalkıyorlar, oynuyorlar...

57:42 ...seks yapıyorlar, yemek yiyorlar. Sonra yine uyuyorlar, kestiriyorlar. İnsan da aslında o kadar farklı değil. Dünyayı...

57:49 ...bugün geldiğimiz noktaya getirmiş olmamız gerçekten inanılmaz. Ama bu da serebral korteksin evrimiyle ilgili...

57:58 ...çok şey söylüyor. Bir şeyler yapmak istiyor. Yine de doğamız gereği mümkünse oturmayı, bol bol yemeyi, koltukta...

58:06 ...uzanmayı, günü öylece geçirmeyi tercih ediyoruz. Hep “Yarın yaparım.” diyoruz ama sen de ben de biliyoruz, o yarın bir...

58:14 ...türlü gelmiyor. İnsanlar sürekli erteliyor. O yüzden disiplini geliştirmek gerekiyor. Ve bu herkeste kendiliğinden olan bir şey değil.

Biraz da nootropiklerden konuşmak istiyorum.

58:25 Çünkü daha önce nootropiklere senin kadar hâkim, bu kadar rahat konuşan biriyle podcast yapmadım. Hepsini...

58:32 ...biliyorsun, isim isim sayıyorsun. Kendin de uyguladığın uzun bir listen var. Jim Kwik’le de bazı takviyeler üzerine...

58:40 ...çalışıyorsun ve bunları kullandığını da biliyorum. Sence gerçekten nootropiklere ihtiyacımız var mı?

58:47 Hayır, ihtiyacımız yok. Tıpkı egzersiz yapmak zorunda olmadığımız gibi ama yapsan çok daha iyi olur.

Güzel bir cevaptı.

Nootropikler bana bir avantaj sağlıyor.

58:56 Kelimenin kökeni Yunancadan geliyor.

58:59 Zihni geliştirmek, daha iyi çalıştırmak gibi bir anlamı var. Vitamin benzeri, mineral benzeri bileşikler, kimyasal bileşikler, peptit benzeri maddeler var.

59:12 Bunların amacı beynin yapısını ve işlevini desteklemek. Beynimi daha esnek hâle getirebilir miyim?

59:20 Yani nöroplastisiteyi artırabilir miyim? Aynı zamanda beynimden daha fazla verim alabilir miyim? Bu bileşikleri beynimin...

59:30 ...yaşlanma hızını yavaşlatmak için kullanabilir miyim? İleride demans ya da Alzheimer riskini azaltmaya yardımcı...

59:39 ...olabilirler mi? Ben nootropiklere biraz bu açıdan bakıyorum.

Bu çok önemli.

59:46 Beni nootropiklere yönelten birçok şey var ve insanlara kullanmalarını önermemin de pek çok nedeni var. Bence...

59:54 ...birçok insan aslında yapabileceği kadar iyi düşünemiyor. Çünkü çok fazla stres altındalar. Adrenalin, kortizol...

1:00:02 ...norepinefrin gibi stres hormonları zamanla beyni yıpratıyor. Oysa kaygıyı azaltan, stres hormonlarını düşüren ve...

1:00:10 ...çok daha iyi odaklanmanı sağlayan nootropikler var. Nootropikleri jet lag’den dikkat eksikliği bozukluğuna...

1:00:18 ...ADHD’ye kadar pek çok durumda kullanabildik.

1:00:22 Nootropik deyince insanın aklına genelde beyni hızlandıran şeyler geliyor. Ama...

1:00:29 ...sen diyorsun ki kaygıyı azaltan, beyni sakinleştiren türleri de var.

1:00:35 Ve aslında beyin sakin olduğunda çok daha iyi odaklanabiliyor.

1:00:40 Evet, doğru. Nootropikler gerçekten çok ilginç bir alan. Ben pek çoğunu, ilginçtir, Moskova’da çalışırken...

1:00:47 ...öğrendim. Uzun yıllar orada bir ofisim vardı. Beni ilk kez Moskova’ya götüren de Rus ortağımdı.

16. Bölüm: İnsanların Sağlık Alanında Yaptığı En “Pahalı” Hata Ne?

1:00:55 Benim için inanılmaz bir deneyimdi. Amerika’da, New York’ta büyümüş birisin.

1:01:00 Bir anda Moskova’ya iniyorsun ve “Burası da ne?” diyorsun. Ay’ın öteki yüzüne inmişsin gibi. Ama 20-30 yıl önce...

17. Bölüm: Cinsel Sağlık, Menopoz ve Longevity

1:01:10 ...Moskova’da özellikle peptit teknolojileri çok ileriydi. Nootropikler de öyle. Bu teknolojilere neden bu kadar...

1:01:18 ...ilgi duyduklarının muhtemelen birçok nedeni vardı. Askerî kullanım açısından kesinlikle önemliydi. Sporcuların...

1:01:26 ...performansını artırmak için de kullanıldıklarına hiç şüphe yok. Ama ben bir eczaneye girip nootropik...

1:01:33 ...alabiliyordum. Uzun kış günleriyle, jet lag’le başa çıkmama yardımcı olan ürünler vardı. Nootropikleri kullanmaya...

1:01:42 ...başlamam da aslında böyle oldu.

Bu çok ilginç. Kitapta özellikle dikkatimi çeken bölümlerden biri de cinsel sağlık...

1:01:51 ...oldu. Bence çok önemli. Özellikle kadınlar tarafında artık daha fazla insanın şunu sorguladığını duyuyorum.

1:02:00 Menopozdaki bir kadına sadece libido düştü diye neden testosteron verelim?

1:02:07 Çünkü cinsellik kendi kendine olan bir şey değil. Beynin iyi çalışmıyorsa, ruh hâlin bozuksa, damar sağlığın iyi...

1:02:15 ...değilse bütün sistem cinsel sağlığı etkiliyor. Ama longevity kitaplarında cinsel canlılık çok fazla konuşulmuyor.

1:02:25 Bryan Johnson dışında tabii. O da gecede 35 ereksiyon yaşadığını falan sürekli paylaşıyor. Sen ise bu konuya gerçekten ayrı bir yer açıyorsun.

1:02:35 Yakınlığa ihtiyacımız var, değil mi? Ve çoğumuz için cinsel yakınlık kimliğimizin bir parçası. Bu, kadınlar için de hayatın her döneminde geçerli.

1:02:44 Menopoz öncesinde, menopozda ve menopoz sonrasında kadınlar da belli miktarda testosteron üretiyor. Uzun bir hayat...

1:02:52 ...yaşamaktan söz ediyorsak 50’lerinde ya da 60’larında bir kadınsan önünde yaşayabileceğin daha onlarca yıl var.

1:03:00 100 yıl önce Amerika’da kadınların ortalama yaşam süresi 38-40 yıl civarındaydı. Kadınların çok büyük bir...

1:03:08 ...kısmı doğum sırasında hayatını kaybediyordu. Yaklaşık üç kadından biri.

1:03:13 O zamanlar bu bile uzun bir yaşam sayılıyordu. Dolayısıyla birçok kadın menopoza ulaşacak kadar bile yaşamıyordu.

1:03:22 100 yıl önce erkeklerde ortalama yaşam süresi de 48-50 yıl civarındaydı. Bir düşün, ben şimdi 70’lerimin ortasındayım ve önümde daha onlarca yıl olabileceğini düşünüyorum.

1:03:33 Tabii yarın bir araba çarpmazsa.

1:03:35 Dolayısıyla cinsel olarak aktif bir hayatı da sürdürmek istiyorsun. Birlikte çalıştığın birçok insan bu konuyla...

1:03:42 ...ilgileniyor. Cinselliğe ilgisini kaybetmeye başladığı için endişelenen ve bunun partneriyle olan yakın ilişkisini...

1:03:50 ...nasıl etkilediğini düşünen kadınlar var. Erkekler için de aynı şey geçerli.

1:03:56 Bunun birçok nedeni olabileceğini biliyoruz. Fizyolojideki değişiklikler, bedenin zamanla yıpranması, yaşlanmanın...

1:04:03 ...getirdiği aşınma. Ama şunu da biliyoruz ki bir de zihnin var. Yani nasıl düşündüğün.

1:04:09 Çoğu zaman mesele gerçekten zihinde başlıyor. Mesela beyinde cinsel isteği artıran peptitler var. Bir de cinsel...

1:04:16 ...fonksiyonların daha iyi çalışmasını destekleyen peptitler ve hormonlar var.

1:04:21 Yani bütün bu sistemin birbiriyle uyum içinde çalışmasını istiyorsun.

Evet. Kapanış için beş kısa sorum var.

1:04:29 İlki şu: İnsanların yaptığı en pahalı hata ne?

Gerekli kontrolleri yaptırmamak.

1:04:38 Yıllarca doktora gitmeden, basit bir kan tahlili bile yaptırmadan, kapsamlı bir sağlık kontrolünden geçmeden yaşamak.

1:04:47 Sonra bir anda...

Sen “pahalı”yı başka bir açıdan aldın.

1:04:50 Yani bunun bedelini sağlıklarıyla ödeyecekler diyorsun.

1:04:53 Evet. Bunun bedeli ağır olur ne yazık ki. Sağlık konusunda böyle beklenmedik durumlarla karşılaşan çok insan gördüm.

1:04:58 Peki insanların çok para harcadığı ama aslında hiçbir işe yaramayan şey ne?

“Bana bir şey olmaz.” düşüncesi.

1:05:05 “Bu gece geç yatabilirim. Bir gece erken yatmasam da olur. Biraz daha içebilirim.”

1:05:13 “Bu yiyecekleri daha sık yesem de bir şey olmaz.” diye düşünüyorsun. Yani kendini...

1:05:20 ...ayrıcalıklı, sanki kurallar senin için geçerli değilmiş gibi görüyorsun. Oysa kimse özel değil.

1:05:28 Peki 10 yıl önce inandığın ama bugün artık tamamen vazgeçtiğin, “Bunun aslında hiçbir değeri yokmuş.” dediğin bir şey var mı?

1:05:35 Koşmak derim, biliyor musun Esra?

1:05:38 Yıllarca koşmuş olmam. O zamanlar hep böyle koşabileceğimi sanıyordum. Bu yaşa...

1:05:44 ...geldiğimde de koşmaya devam edeceğimi düşünüyordum ama bırakmak zorunda kaldım. Çünkü kalçalarım iflas etti.

1:05:52 Kalça protezi takıldı. Boynumda da titanyum bir plaka var. Boynumdaki kemikler ezilmişti. Şimdi geriye dönüp...

1:06:00 ...baktığımda bunun büyük kısmının gençliğin verdiği aşırı özgüvenden kaynaklandığını görüyorum. Bugün birçok...

1:06:08 ...koşucuya şunu söylerdim: “Benim yaptığımı yapmayın.”

Peki doktor olarak 10 yıl önce uyguladığın ama bugün dönüp baktığında...

1:06:16 ...“Vay, bu yanlışmış.” dediğin bir yöntem var mı?

Eskiden herkesin kusursuz olması gerektiğini düşünürdüm. Mesela...

1:06:25 ...“Nasıl yani, hamburger mi yedin?” diye tepki verirdim. Bunun gibi bir sürü şey... Bir dönem benimle vakit geçirmek gerçekten...

1:06:33 ...kolay değildi. Yanımda olacaksan senin de kusursuz olman gerekiyordu. Şimdi çok daha rahatım, çok daha esneğim. Hepimiz...

1:06:42 ...için daha yumuşak, daha dengeli bir hayata inanıyorum. Arada bir dışarı çıkıp bir dilim pizza yemek de gayet...

18. Bölüm: Ölüm Korkusu ve Yaşamın Anlamı

1:06:49 ...normal.

Kitabın umarım ekimde, belki kasımda çıkacak. Tabii bazen işler gecikebiliyor. Diyelim ki insanlar kitaptan sadece bir bölüm okuyacak.

1:06:57 Sence hangi bölüm olmalı?

1:07:00 Birinci bölüm. Uzun yaşayacaksan ama mutsuzsan bunun ne anlamı var? Kitabın geri kalanında devam edecek o iç...

1:07:09 ...sorgulamayı başlatmak için. Bence en doğru yer orası.

1:07:14 Uzun yaşamak isteyen birçok insanla çalıştın, değil mi?

Evet.

1:07:19 Peki genelde bizim yaşlarımızda insanlarla mı çalıştın? Yoksa çok daha ileri yaşta danışanların da oldu mu? Ve aralarında gerçekten çok uzun yaşamayı başaracağını düşündüğün biri var mı?

1:07:27 Daha uzun yaşamak mı? Herkes ölmekten korkar. Bununla başlayalım.

1:07:32 Evet. Aşağı yukarı öyle. Bence bunu başarabilecek insanlar var. Ama senin onlardan biri olmayabileceğini düşünüyorum. Ve bence ölüme bu kadar...

1:07:41 ...yaklaştığım o deneyimden sonra artık o korkuyla yaşamıyorum. Mümkün olduğunca anda kalmaya çalışıyorum. Az önce de...

1:07:49 ...söyledik. Geleceği tahmin etme konusunda pek iyi değiliz. O zaman yarın için neden bu kadar endişelenelim?

1:07:57 Benim uğraşmam gereken şey şu an. En yaşlı danışanım 98 yaşındaydı ve hâlâ son derece dolu dolu bir hayat yaşıyordu.

1:08:06 Ne güzel. Dünyayı gezdi. Bu bir başarı.

1:08:09 Evet. Kendi yardım kuruluşlarını yönetiyordu. Ölmek istemiyordu. Ve bu beni hep çok etkilerdi. Çünkü ölmekten...

19. Bölüm: Oz Garcia’nın En Önemli Longevity Tavsiyesi

1:08:18 ...korkan biri değildi. Asıl düşündüğü, dünyadaki zamanı dolmadan önce daha neleri tamamlayabileceğiydi.

1:08:27 Bence çoğu insan böyle düşünebilse hayatın bir gün sona erecek olmasıyla bu kadar meşgul olmaz. Ve umarım o zamana...

1:08:37 ...kadar da dolu dolu yaşarsın. Burada geçirdiğimiz bu kısa zamanın tadını çıkarırsın ve hem kendin hem de içinde...

1:08:46 ...yaşadığın toplum için gerçekten anlamlı değerler yaratırsın.

1:08:51 Peki bugün ailene ya da en yakın arkadaşına bir tavsiye verecek olsan ne söylerdin?

1:08:58 Bu çok iyi bir soru Esra. Gerçekten çok iyi. Nazik ol. Bu kadar basit. Gerçekten...

1:09:05 ...insanlara karşı nazik ol. Dün de konuşuyorduk. Sokakta evsiz birini görmek mesela benim içimi parçalıyor.

1:09:15 Kapıdaki görevliye iyi davran. Taksi şoförüne iyi davran. Gün içinde yolunun...

1:09:21 ...kesiştiği herkese iyi davran ama bir şeyi de unutma: Kendine karşı da aynı şefkati göster.

1:09:30 Bu kitap şu an yerde duruyor. Gerçi kaçıncı kitabın olacak bu?

Yedinci.

Yedinci mi?

1:09:37 Evet.

Harika.

İki tanesi çok satanlar listesine girdi. Ama bu kitabın çok satan olacağını sanmıyorum. Yine de çok...

1:09:44 ...okunacağını düşünüyorum.

Bence çok satan bir kitap olabilir. Çünkü hiç değinmedik ama ikinci bölümün sonlarına doğru...

1:09:53 ...insanların çok merak ettiği bütün bu cihazlarla ilgili adeta bir kaynak bölümü var. Hangisi ne işe yarıyor, neden kullanıyorsun, nasıl kullanılıyor?

1:10:04 Hepsi var. Ama bu sohbeti bitirirken şunu fark ettim: Sana kısa sorular sorduğumda bile artık daha çok bilgelik...

1:10:13 ...tarafından cevap veriyorsun. Karşımda başka bir doktor olsa muhtemelen bana bir cihazdan, bir nefes çalışmasından ya...

1:10:22 ...da satın alabileceğim, takabileceğim, kullanabileceğim bir şeyden söz ederdi. Sen ise hayatının...

1:10:31 ...başka bir yerindesin artık. Bir şeyler yaparak, başararak elde edilenlerin seni eskisi kadar heyecanlandırmadığı bir yerdesin. Başka bir noktaya geçmişsin.

1:10:43 Eskiden çok hırslıydım. Hatta körü körüne hırslıydım. Bu da biraz Avrupa merkezli kültürün, özellikle Amerikan...

1:10:51 ...kültürünün, hele New York kültürünün bir parçası. Ama son birkaç yılda yaşadıklarım, özellikle COVID yüzünden...

1:10:59 ...neredeyse ölmek, bunu bitirdi. Sanki hayatımda COVID’den önce ve COVID’den sonra diye iki ayrı dönem var.

1:11:08 Şimdi benim için mesele olabildiğince çok şey öğrenmek, bilgiye ve bilgeliğe âşık olmak. Mesela birkaç gün önce İstanbul’da bir kitapçıya girdim.

1:11:19 Saatlerce kaldım. Beş-altı yıl önce dönüp bakmayacağım, birbirinden tamamen farklı...

1:11:25 ...konularda kitaplar aldım. Bir kitabı açıp birkaç sayfa okuyorsun. Sonra kapatıp “Tanrım, bunu hiç bilmiyordum!”...

1:11:34 ...diyorsun. Bunun verdiği hayranlık bambaşka. Bir de mütevazı olmayı...

1:11:40 ...öğrenmek var. “Bakın ne kadar mütevazıyım.” türü bir şey değil. Dünyadaki yerini bilmekten söz ediyorum.

1:11:53 Evet.

1:11:53 Ama sen yıllar içinde gerçekten çok şey yaşadın. Çok ünlü insanlarla çalıştın.

1:11:59 En ileri peptitleri denedin. Dünyayı gezdin. Şimdi ise sanki başka bir noktadasın. Seni bugün etkileyen...

1:12:08 ...heyecanlandıran şeyler çoğu insanı etkileyen şeylerden çok daha farklı.

1:12:16 Kesinlikle öyle. Az önce her şeyi bir değere, bir ürüne dönüştürmekten söz ettik ya. Benim hayatımda da elbette...

1:12:25 ...bazı şeyler önemli. İyi kazanmak istiyorum, iyi yemek istiyorum. Başımı sokacak bir evim olsun. Seyahat...

1:12:34 ...edebileyim, tiyatroya gideyim. Bunların hepsinden keyif alıyorum. Çünkü hayatımı zenginleştiriyor, daha güzel hâle...

1:12:43 ...getiriyor. Ama artık kendimle çok daha barışığım ve bunu korumak benim için en...

1:12:50 ...değerli şey hâline geldi. Çünkü günlerini bununla geçiriyorsun.

1:12:54 Etrafında olup bitenlere karşı merakını, hayret duygunu da canlı tutuyor. Yeni...

1:13:01 ...insanlarla tanışmak, mesela seninle tanışmak harika. Oturup seni dinlemek, böyle sohbetler etmek, bunların yerini...

20. Bölüm: Aile Bağlarının Önemi

1:13:10 ...birkaç yüz bin dolar daha kazanmak hiçbir şekilde tutamaz. Zaten biliyoruz, daha fazla paranın, bir Ferrari daha...

1:13:19 ...almanın ya da seni mutlu edeceğini düşündüğün bir sonraki şeyin verebileceği mutluluğun da bir sınırı...

1:13:27 ...var.

Bu bölümü benim için çok özel olan teyzemin bir keresinde söylediği bir şeyle bitirmek istiyorum.

1:13:34 Bunu Dr. Yurt’la da paylaşmıştım. O da insanın hayatta bir amacı olması gerektiğinden söz etmişti. Çünkü sadece daha uzun yaşamak tek başına hiçbir şey ifade etmiyor.

1:13:46 Bir akşam ailece yemekteydik.

1:13:49 Ben de podcast’e daha yeni başlamışım.

1:13:54 Sürekli bir şeyler öğreniyorum. Her şeye “Bunu yapma, şunu yeme.” diye karışıyorum. Sanki her şeyi biliyormuşum gibi. Bir noktada teyzem beni durdurdu. Biz de hep ne yediğine dikkat etmesini söylüyoruz. Çünkü diyabeti var.

1:14:02 Evet. Sonra bana dönüp “Biliyor musun Esra?” dedi. “Şu masada ailemle birlikte olmak, bu yemeğin tadını çıkarmak bana...”

1:14:11 “...öyle büyük bir keyif, mutluluk ve şükran duygusu veriyor ki senin söylediğin şeylerin hiçbirinin beni şu anda olduğumdan daha mutlu edeceğini...”

1:14:19 “...sanmıyorum.”

Bunu çok güzel görmüş. Gerçekten meseleyi anlamış. Hayatı öyle yaşamış ki sonunda o sofranın, o anın ona yettiği...

1:14:26 ...bir yere gelmiş. Yani “Bu sofradan kalktıktan sonra ölsem de gam yemem.” felsefesi.

1:14:31 Kesinlikle. Burada olduğun için çok teşekkür ederim. Gerçekten çok güzel, çok ufuk açıcı bir sohbetti. Umarım uzun...

1:14:40 ...ve güzel bir hayat yaşamak isteyen herkes bu bölümü dinler ve uzun, güzel, gerçekten tatmin edici bir hayatın ne anlama geldiğini biraz daha iyi anlar.

1:14:50 Teşekkür ederim Esra. Gerçekten çok keyifliydi. Benim için de ayrı bir mutluluktu. Çok teşekkür ederim.

"Ayık Kafa'nın her bölümünde sorum şu: Daha iyi bir yaşam nasıl mümkün?"

DR. ESRA ÇAVUŞOĞLU

Ceo & Co-founder