Doğru Besleniyorsun Ama...

Dr. Sepp Bodo Fegerl, MD

Ayık Kafa’da Dr. Esra Çavuşoğlu, PhD’nin 107. podcast konuğu Dr. Sepp Bodo Fegerl, MD. Bu bölümde Dr. Sepp ile Mayr Tıbbı perspektifinden sindirim, metabolizma ve genel sağlık arasındaki ilişki ele alınıyor.

A work team around the desk

Özet

Dr. Sepp B. Fegerl çalışmalarında Mayr tıbbını temel alır. Mayr tıbbı sindirim sistemini temizlemeye ve bağırsak sağlığını iyileştirmeye odaklanan bir doğal tedavi yöntemidir ve Franz Xaver Mayr tarafından geliştirilmiştir. Dr. Sepp Vivamyr kapsamında, bağırsak sağlığı ile birlikte vücudun enerji dengesini destekleyen uygulamalar geliştirmiştir.

Podcast’te, yalnızca ne yediğimizin değil, sindirimin kalitesinin de enerji, enflamasyon ve metabolik denge üzerinde nasıl etkili olabileceği konuşuluyor. Çiğneme, yemek hızı, stres, nefes ve besinlerin vücutta nasıl işlendiği gibi konular detaylandırılıyor. Ayrıca bağırsakta fermentasyon, metabolik yan ürünler ve beslenme alışkanlıklarının karaciğer, kan şekeri ve genel iyi oluş hali üzerindeki etkileri ele alınıyor. Bu bölüm, bağırsak sağlığına daha bütünsel bir bakış açısı sunarak günlük alışkanlıkların uzun vadeli sağlık üzerindeki rolünü yeniden düşünmeye davet ediyor.

Dr. Sepp Fegerl, MD
Web sitesi: https://www.vivamayr.com/en/about-us/team/
Instagram: https://www.instagram.com/dr.fegerl/

T.C. İstanbul Gedik Üniversitesi’ne ne teşekkür ederiz. https://www.gedik.edu.tr/

00:00-04:42 Giriş. Dr. Sepp Fegerl’in tanıtılması.
04:42-09:19 Mayr Tıbbı nedir?
09:19-13:35 Sağlıkta bağırsakların rolü
13:35-14:23 Açlık ve iyileşme bağlantısı
14:23-16:06 Duruş, nefes ve bağırsak ilişkisi
16:06-17:30 Çiğnemenin sindirimdeki rolü
17:30-19:39 Kortizol, metabolizma ve insülin direnci
19:39-20:19 Fermentasyon ve metabolik yan ürünler
20:19-23:25 Karaciğer ve sindirim ilişkisi
23:25-27:41 Ne kadar yemeliyiz?
27:41-30:41 Yemek sonrası enerji sinyali
30:41-36:18 Çiğneme ve bilişsel etki
36:18-41:40 Yemek sonrası hareket
41:40-50:13 Kişiye özel yaklaşım ve testler
50:13-01:03:12 Alkali beslenme ve detoks mitleri
01:03:12-01:06:16 Protein ve sindirim kapasitesi.
01:06:16-01:07:59 Kapanış.

*UYARI*
Aylık Kafa’daki bilgiler ve beyanlar kişileri tanı ve tedaviye yönlendirme amacı taşımaz. Tanı ve tedaviye yönelik işlemlerinizi doktorunuza danışınız. İçeriklerde EMC Medya Yayıncılık Ticaret Ltd. Şti.’nin, araştırmacılarının, danışmanlarının ve yazarların / bilim insanlarının hazırladığı bilimsel çalışmalar ve kamuya açık yayınlardan derlemelerle elde edilen veriler, yalnızca bilgilendirme amacıyla paylaşılmaktadır. Yayınlarımızda tanı yahut tedaviye ilişkin sağlık beyanları yer almamaktadır.

Transkrİpt


[0:00:00.599] Yaprakların içinde beni bir memeli olarak sindiremez hale getiren bazı

[0:00:05.680] yapılar vardır. Yani aslında bahsettiğimiz şey geçirgen

[0:00:10.200] bağırsak değil. Tamamen farklı bir şeyden bahsediyoruz. Belli ki Doktor

[0:00:14.160] Fran Saverme bundan 100 yıldan daha uzun bir süre önce sadece atları ve inekleri

[0:00:19.520] gözlemleyerek bağırsakların ne kadar önemli olduğunu fark etmiş.

[0:00:24.840] Bağırsakların içinde neler olduğu, ister bir bozulma, ister bir hastalık ya da

[0:00:29.640] tam anlamıyla sağlıklı enerjik bir sindirim olsun aslında dışarıdan görünür

[0:00:34.040] hale gelmeye başlar. Kortizolün artması metabolik değişimlere ve insülin

[0:00:38.320] direncine yol açar ve bunların ikisi de örneğin yenilenme, sindirme ve üreme

[0:00:43.320] kapasitemizle çelişir. Yaşam şeklin için harika, mükemmel diyorsun. Ama o zaman

[0:00:48.760] neden bu kadar iyi beslendiğini düşünmene rağmen bedenin ve zihnin bu

[0:00:52.719] kadar dağınık? Çünkü belli ki en önemli şeyi yapmıyorsun. Ben Esra Çavuşoğlu. 19

[0:00:58.559] yıldır ayık bir hayat yaşıyorum. Bağımlılık hastalığı ile mücadelem beni

[0:01:02.519] beden ve performansımı iyileştirmek, hayat kalitemi arttırmak, daha sağlıklı

[0:01:06.400] ve uzun yaşamak için yeni yöntemler, cihazlar ve takviye ürünler araştırmaya

[0:01:10.439] yönlendirdi. Bağımlılık hastalığı, bayacking ve longevity alanlarındaki

[0:01:14.960] kendi deneyimlerimden dünyadaki son gelişmelere. Çığır açan girişimcilerden

[0:01:19.439] uzman akademisyenlere yıllardır yaptığım sohbetler artık her hafta Ayık Kafa

[0:01:24.159] Podcast'tı. Ayıktafa Podcast'e hoş geldiniz. Bugünkü

[0:01:28.400] bölümde bağırsak sağlığı, beslenme ve Avrupa'da en çok konuşulan medical

[0:01:33.280] wellness yaklaşımlarından birini ele alıyoruz. Bu bölümde konuğum Doktor Seb

[0:01:37.880] Bodde Feger. Kendisi Viva Mayer'in medikal direktörü ve Modern Mayer tıbbı

[0:01:42.320] yaklaşımını medikal değerlendirme ve kişiye özel beslenme ile birleştirerek

[0:01:47.240] sindirim, enerji, inflamasyon ve genel sağlık arasındaki bağlantıyı daha iyi

[0:01:52.200] anlamaya yardımcı oluyor. Bu konuşmada Mayer tıbbının aslında ne olduğunu,

[0:01:57.119] bağırsak sağlığı ile ilgili en sık yapılan yanlışları ve beslenmenin, yeme

[0:02:01.320] alışkanlıklarının ve sindirim sisteminin durumunun sadece mideyi değil çok daha

[0:02:05.759] fazlasını nasıl etkilediğini detaylıca ele alıyoruz. Aynı zamanda neyin

[0:02:09.800] gerçekten uygulanabilir olduğunu, neyin kişiye özel olması gerektiğini ve

[0:02:13.319] dinleyicilerin günlük alışkanlıklarına nasıl farklı bir gözle bakabileceklerini

[0:02:17.200] konuşuyoruz. Üniversiteyi sadece dersler, vizeler, finaller olarak

[0:02:21.760] düşünme. Asıl mesele okurken kendini keşfetmek, üretmek, projelerde yer almak

[0:02:27.200] ve mezun olmadan gerçek dünyayı tanımaya başlamak. Bir yandan psikolojiyle insanı

[0:02:32.040] daha iyi anlayabildiğin, beslenme ve sağlık birimleriyle iyi yaşamanın ne

[0:02:36.720] demek olduğunu öğrendiğin, mühendislik ve yönetim bilişim sistemleriyle

[0:02:41.440] teknolojiyi, veriyi ve sistemi çözümleyebildiğin bir üniversite düşün.

[0:02:45.840] Yani sadece bilgi aldığın değil, düşündüğün, ürettiğin ve fikirlerini

[0:02:50.480] hayata geçirebildiğin bir yer. İstanbul Gedik Üniversitesi öğrencilik hayatını

[0:02:55.319] gerçekten yaşarken geleceğini kurabileceğin bir deneyim sunuyor. Ayık

[0:02:59.280] Kkafan'ın daimi destekçisi Gedik Eğitim Vakfı'ın sağladığı katkı ile size

[0:03:03.519] dünyanın önde gelen uzmanlarını konuk olarak getirmeye devam ediyoruz. Siz de

[0:03:08.440] Ayık Kafaya abone olarak destek verebilirsiniz.

[0:03:12.159] Doktor Seper Ayık Kafa podcast'e hoş geldin. Seni stüdyomda ağırlamak benim

[0:03:16.799] için bir onur. Davetin için çok teşekkür ederim. Bana

[0:03:20.280] ne yapacağımı biraz açıkladığın için de çok teşekkür ederim.

[0:03:25.200] İzleyicilerime biraz açıklama yapmak isterim. Eminim bazıları Viva Meer

[0:03:30.680] Kliniki'i duymuştur. Oraya giden ve sosyal medyada paylaşan çok sayıda Türk

[0:03:36.840] var ama olay klinikten çok daha fazlası. Seni podcast'e davet ettikten sonra

[0:03:43.519] Mayer tıbbı üzerine derin bir araştırma yaptım. Aslında Doktor Fransa

[0:03:48.640] Vermeyer'ın yıldan daha uzun süre önce sadece atları ve inekleri gözlemleyerek

[0:03:55.480] bağırsakların ne kadar önemli olduğunu fark edebilmiş olduğunu bilmiyordum. Ona

[0:04:01.400] geleceğiz. Ama bu konuşmanın en önemli kısmı muhtemelen insanların Almanya ve

[0:04:08.920] Avusturya'da mayır tıbbına ait bir komünite olduğunu anlaması olacak. Öyle

[0:04:15.560] değil mi? Evet. Şöyle ki allopatik hekim,

[0:04:18.560] kardiyolog ya da ortopedist gibi bir dal ihtisasını amamladıktan sonra Mayır

[0:04:23.400] hekimi olmak için eğitimine başlayabilirsin.

[0:04:26.080] Yani bu sadece klinikten ibaret değil. İzleyiciler için tekrar söyleyeyim.

[0:04:30.600] Biliyorsun ben öyle hiç markaları ya da kurumları falan tanıtmam. Bu podcast

[0:04:35.360] teoriyi ve uygulamaları, nedenini ve nereden geldiğini anlatmak için. O

[0:04:40.320] nedenle şuradan başlayalım. Mayır tıbbı nedir?

[0:04:43.800] Maer tıbbı köklerini başlangıçta gözlemsel tıptan alır ve gözlemsel tıp

[0:04:49.840] yaklaşımı şu sonuca varır. Eğer sağlık ya da hastalık için bir kök neden varsa

[0:04:56.759] bu bir şekilde bağırsakların içinde yer alır ve bağırsakların içinde neler

[0:05:02.440] olduğu ister bir bozulma, ister bir hastalık ya da gerçekten sağlıklı ve iyi

[0:05:08.639] işleyen bir sindirim olsun dışarıdan görünür hale gelir. Bu örneğin danışan

[0:05:15.800] tarafından ya da hekim tarafından deneyimlenebilen bir şeydir. koku,

[0:05:21.160] duruş, davranış, enerji durumu, işlev görme ve performans kapasitesi ile

[0:05:27.800] duygusal durumda bir değişim ortaya çıkar.

[0:05:31.360] Koku da dedin. Nasıl yani? Vücudumuz sürekli hayatta kalmaya

[0:05:35.440] çalışır ve bunun için metabolik atıkları uzaklaştırması çok önemli. Bunları

[0:05:40.560] dışarı atarız. Nefes yoluyla, vücut kokusu ve tabii aynı zamanda idrar

[0:05:45.600] yoluyla. Az önce doktor Franz Saver'ın örneğin inekleri gözlemlediğinden

[0:05:51.240] bahsettin. Yıl içinde ne yediklerine ve ne kadar sağlıklı olduklarına göre iyi

[0:05:57.039] ya da kötü yönde nasıl değiştiklerini inceliyordu. Ama sonra örneğin Paris'e

[0:06:02.319] de gitti ve 18 ve 19. yüzyılda hekimler zaten idrarın içinde kadaverinler,

[0:06:09.520] skatoller, amonyum gibi metabolitleri test ederek hazımsızlığın bu metabolik

[0:06:14.400] yan ürünlerini tespit ediyordu. O sadece bunu biraz daha görünür hale getirdi.

[0:06:19.680] Bunu alıp aynı zamanda terapötik bir konsepte dönüştürdü. Günümüzde biz

[0:06:25.000] idrardaki ya da tükürükteki metabolitleri tekrar test etmek için

[0:06:29.199] inanılmaz heyecan duyuyoruz. Yani o bunu o zamanlarda zaten yapıyordu.

[0:06:35.160] Benim anladığım kadarıyla söylediğin şu. Avrupa'da aslında 1800'lerin sonu ve

[0:06:40.240] 1900'lerin başında bunu zaten yapıyorlardı. Bu bir hastanın iyi olup

[0:06:45.319] olmadığını belirlemenin bir yoluydu, değil mi?

[0:06:48.120] Evet. Bu aslında annelerimizin bize hep yaptığı şeyin aynısı. Yani bugün senin

[0:06:53.120] huzurlu bir günün mü değil mi bunu anlamak? Ben de mesela eşimi, çocuğumu

[0:06:57.280] yoklarım, ruh hallerini anlarım ve sonra o günü birlikte çok aktif mi geçireceğiz

[0:07:02.000] yoksa biraz daha sakin mi kalmak lazım? Karar veririm.

[0:07:05.440] Fonksiyonel tıp, rejeneratif tıp, longevity eee yani sanki bunların hepsi

[0:07:12.560] son 1520 yılda ortaya çıkmış gibi düşünüyoruz. Ama aslında şu an

[0:07:18.280] konuştuğumuz şey senin de dediğin gibi ineklere,

[0:07:23.080] atlara bakıp gözlem yapmaya dayanıyor. Şimdi dilersen ben ne anladığımı

[0:07:29.080] anlatayım. Sen de yanlışsam düzelt lütfen.

[0:07:33.400] Doktor Fransa Vermey'ın sadece gözlemle fark ettiği birkaç ilginç şey var.

[0:07:39.639] Birincisi yine karın yapısı, o ağırlık hali vesaire. hayvanların ne yediğine ve

[0:07:46.840] mevsime göre bu şekilde değiştiğini görüp insanlarda da benzer şeyler

[0:07:51.960] olacağını çıkarıyor. İkinci konu çok ilginç.

[0:07:56.560] Dünya Savaşı'nda asker ve yaralanan askerleri gözlemliyor. Tabii yiyecek az

[0:08:02.759] ve bu besin kıtlığı aslında yaralı askerlerin daha hızlı iyileşmesine

[0:08:07.919] yardımcı oluyor. Yani aralıklı oruç gibi daha hızlı toparlanmalarını sağlıyor.

[0:08:14.680] Şu anda Ukrayna'da cephede yürüyen oldukça ilginç bir çalışma var.

[0:08:20.319] Askerlerin kalp atış hızı değişkenliğindeki farkı ölçüyorlar. Bir

[0:08:24.960] grup kendine iyi geldiğini düşündüğü gibi besleniyor. Diğer grup ise aynı

[0:08:30.479] şeyleri yiyor ama çok daha fazla çiğniyor. Örneğin HRV yani kalp atış

[0:08:37.240] hızı değişkenliği ve uyku kalitesinin sadece bu basit çiğneme alışkanlığıyla

[0:08:42.240] bile ne kadar iyileştiği gerçekten inanılmaz.

[0:08:45.040] Evet, çiğnemeye de geleceğiz. Bence modern dünyada her şey çok hızlı. Bu

[0:08:49.839] yüzden insanların yeterince çiğnemediğini düşünüyorum. Kısacık araya

[0:08:53.839] gireceğim. Şu an beni duyuyorsanız ayık kafayı izlediğinize eminiz. Peki abone

[0:08:58.760] misiniz? Bir kontrol eder misiniz? Çok net bir şekilde abone sayımız programa

[0:09:03.760] davet ettiğim doktorları ikna etme gücünü sağlıyor. Alanında dünyanın en

[0:09:07.959] iyi isimlerini burada izlemek için kanala abone olun.

[0:09:12.320] Dror Franz Xavermy neredeyse tüm kronik hastalıkların bağırsakta başladığına

[0:09:18.120] inanıyordu. Peki günümüzde bağırsak geçirgenliği yani likigat olarak bilinen

[0:09:23.480] durum ve mikrobiyom üzerine yapılan modern bilim çalışmaları onun 100 yıl

[0:09:28.680] önce ortaya attığı bu teoriyi nasıl doğruluyor?

[0:09:32.399] Bağırsak bütünlüğünün durumunu örneğin kalp protektin, zonulin ya da alfa 1,

[0:09:38.560] antitripsin gibi parametreleri dışkıda, idrarda ve kanda ölçerek

[0:09:44.519] değerlendiriyoruz. Bu işin bir tarafı. Aynı zamanda vücuttaki inflamasyon

[0:09:50.600] durumunu da gözlemleyebiliyoruz ve buna bağlı olarak inflamatuar

[0:09:55.640] tepkiler örneğin dışkıda bulduğumuz zonulin miktarıyla doğrudan ilişkili.

[0:10:02.839] Mesela haşimoto gibi otoimmün hastalıkları düşün. tiroid problemleri.

[0:10:08.880] Günümüzde bu yoğun şehir hayatında yaşayan pek çok insan Haşimotoan

[0:10:15.600] muzdarip ve bu durum neredeyse her zaman zonulin artışıyla birlikte geliyor.

[0:10:21.120] Sonrasında beslenmede yapılan düzenlemelerle ve özellikle kişinin

[0:10:26.120] nasıl beslendiğini yani ne yediğinden çok nasıl sindirdiğini değiştirmesiyle

[0:10:31.600] bu parametreler düşüyor. hem bilişsel hem de duygusal performans artıyor.

[0:10:37.639] Bugün ayrıca kanda LPS'te ölçüyoruz. Bu genelde zararlı bakterilerde bulunan bir

[0:10:44.360] polisakkarit. Eğer bağırsak bariyeri düzgün çalışıyorsa kanda görülmez ama

[0:10:50.480] bütünlük bozulduğunda daha yüksek seviyelerde karşımıza çıkar. Artık

[0:10:55.320] biliyoruz ki bu durum örneğin kalple ilgili sorunlara, kas problemlerine ya

[0:11:00.120] da inme riskine daha yatkın hale getiriyor.

[0:11:03.639] Neredeyse çok az bir şeyle teşhis koyabiliyorsunuz. Yani çok küçük

[0:11:09.160] ipuçlarıyla bile bir tanıya ulaşabiliyorsunuz gibi. Podcast'e

[0:11:13.760] girmeden önce de bana anlatmıştın. Aslında birkaç tane gerçekten çok ilginç

[0:11:18.560] değerlendirme yöntemi var ve bunlardan biri de silent diagnosis yani sessiz

[0:11:24.160] teşhis. İzleyicilere de göstereceğim. Senin ceketinde, göğsünde taşıdığın o

[0:11:30.040] logo iğnesindeki vücut sekillerine bakarak. Yani aslında şu birine arkadan,

[0:11:36.399] yandan ve önden baktığında onu değerlendirip bağırsaklarında neyin

[0:11:42.040] sorun olduğunu anlayabiliyorsun. Süper tespit Esra. Bugün Boğaz kıyısında

[0:11:47.800] kahvaltı yapma fırsatım oldu. Önce su içerek vücudumu hidrasyonla hazırladım.

[0:11:53.040] Sonra sadece bir kahve içtim ve önümden geçen insanları izledim. Hiç tanımadığım

[0:11:58.399] insanlar olmasına rağmen her biri bana bir hikaye anlatıyordu. Enerjik mi değil

[0:12:04.120] mi? İyi mi hissediyor yoksa keyfi düşük mü? Bunu neye bakarak anlıyorum dersen

[0:12:10.200] aslında fark ettiğim şeyleri parçalara ayırdığımda duruş oluyor. Omuzların

[0:12:15.519] nasıl durduğuna, kolların nasıl konumlandığına, pelvisin nasıl

[0:12:19.920] döndüğüne, boynun dik mi, yukarıda mı, aşağıda mı olduğuna bakıyorum. Ve bu

[0:12:25.560] duruş farklılıklarının diyebilirim ki vakaların %90'ında

[0:12:30.560] o anda bağırsakların ne kadar sağlıklı olduğu ile bağlantısı var. Örneğin

[0:12:36.320] bağırsakta fazla fermentasyon varsa fermentasyon beraberinde alkol üretimini

[0:12:42.120] getirir ve bu kasları zayıflatır. Aynı zamanda gaz üretimi olur ve gaz aşağıdan

[0:12:49.160] yukarı doğru diyaframa baskı yapar. Diyafram akciğerleri havalandırmamızı

[0:12:55.079] sağlayan kas. Eğer birinde daha fazla fermentasyon problemi varsa o kişinin

[0:13:01.040] nefes alırken yardımcı kaslarını devreye soktuğunu gözlemleyebilirim.

[0:13:06.160] Bu da omuzları hafifçe öne getirir ve nefes alış şeklini değiştirir. Nefes

[0:13:11.839] alma sıklığı yavaş yavaş artar. Nefesin derinliği ise azalır. Daha yüzeysel hale

[0:13:18.279] gelir. İkimiz de sanırım nefesin ne kadar önemli olduğu konusunda

[0:13:22.440] hemfikiriz. Çünkü nefes alış sıklığımla dünyayı nasıl deneyimlediğim üzerinde

[0:13:27.839] fark yaratabilirim. Nefesim rahatsa kendimi daha dayanıklı hissederim.

[0:13:32.959] Strese karşı daha dirençli olurum. Ama nefesimi hızlandıran bir şey varsa o

[0:13:38.720] zaman daha tetikte olurum. Bu da otonom sinir sistemimin bir yönünü devreye

[0:13:43.920] sokar. sempatik yani savaş ya da kaç ile parasempatik yani dinlen ve sindir

[0:13:50.680] ekseni arasındaki dengeyi etkiler. Nefes hızlandığında sempatik sistemi

[0:13:56.600] devreye alırım. Bu da kortizol artmasına yol açar ve bununla birlikte insülin

[0:14:02.800] direnci ya da adrenalin üzerinden metabolik bir değişim başlar. Ve

[0:14:08.600] bunların ikisi de örneğin yenilenme, sindirme ya da üreme kapasitemle

[0:14:15.079] çelişir. Bugün insanların en çok odaklandığı konular da bunlar. Hep

[0:14:21.160] longevity'den bahsediyoruz. Longevity sadece hayatta kalmak değil, iyi ve

[0:14:27.240] sağlıklı yaşamak demek. sağlıklı yaşanan sürenin artması gerekiyor ve bunun için

[0:14:34.120] inflamasyonu azaltmamız, sindirimi, beslenmeyi ve zihinsel sağlığı

[0:14:39.519] iyileştirmemiz gerekiyor. İşin güzel tarafı şu duruş. Örneğin miyoterapiyle

[0:14:46.480] biraz açlık ya da kalori kısıtlamasıyla, biraz eğitimle ve hücrelerin

[0:14:52.360] temizlenmesiyle değişebiliyor. Burada mesele kilo vermek değil. Amaç

[0:14:58.480] hücrelerin kendi içini toparlayabileceği bir ortam yaratmak yani otofaji. Ve

[0:15:05.040] bununla birlikte işlevsellik artıyor. Hayat daha kolay hale geliyor.

[0:15:09.920] Otointoksikasyon kavramını biraz açıklayabilir misin? Çünkü sindirilmemiş

[0:15:15.240] gıdanın bağırsakta kalıp sistemi nasıl zehirleyebildiğini

[0:15:19.600] ve bunun beyin sisi, cilt problemleri gibi şeylere nasıl yol açtığını merak

[0:15:24.720] ediyoruz. bizlere biraz garip geliyor aslında. Çünkü burada konuştuğumuz pek

[0:15:29.480] çok şey fonksiyonel tıpta da sıkça dile getiriliyor. Ama siz doktorların

[0:15:34.880] kullandığı terimler daha çarpıcı. Mesela otoikasyon gibi.

[0:15:40.199] Otointoksikasyondan bahsettiğimizde aslında bu sadece onlarca yıldır değil

[0:15:44.839] yüzyıllardır bilinen ve ortaya konmuş bir konu. Sorun şu ki zamanla biraz

[0:15:49.519] unutulmuş. Günümüzde artık buna autointoksikasyon demiyoruz. Modern

[0:15:54.160] tıpta buna örneğin autobrewy sendromu deniyor. Auto brewery sendromu yani

[0:15:59.560] otofermentasyon sendromu. Bağırsakta alkol üretimi sendromu diye

[0:16:03.240] düşünebilirsin. Mantığı şu: Bağırsakta aşırı fermantasyon olursa bazı

[0:16:08.040] mikroorganizmalar karbonhidratları alkole çevirir. Yani kişi alkol almadan

[0:16:12.959] vücudunda alkol üretilebilir. Çünkü şunu fark ettiler. Eğer birinde fermentasyon

[0:16:18.240] sorunu varsa yani kişi sindirebileceğinden daha fazla

[0:16:21.560] karbonhidrat tüketiyorsa olur. Burada şunu netleştireyim. Sindirim dediğimiz

[0:16:25.880] şey yiyecekleri ya da molekülleri bağırsak hücrelerimin aktif ya da pasif

[0:16:30.440] şekilde emebileceği kadar küçük parçalara ayırmaktır. Bu maddeler

[0:16:34.399] emildikten sonra dokulara sunulur. Oradan lenf sistemi ya da venöz dolaşım

[0:16:39.959] yoluyla karaciğere taşınır. Karaciğer bunları kontrol eder, dönüştürür,

[0:16:44.279] metabolize eder ve ardından vücudun geri kalanına gönderir. Yani sindirim için

[0:16:50.040] besinleri çok küçük yapılara başka bir değişle tek moleküller seviyesine kadar

[0:16:55.160] parçalayabilmem gerekir. Mesela amino asitleri düşün. Eğer sindirebileceğimden

[0:17:01.000] fazlasını tüketirsem ve bunu enzimlerle ya da mide asidinin yaptığı fiziksel

[0:17:07.120] parçalama ile yeterince kıramazsam o zaman bu besinler bağırsakta emilmeden

[0:17:13.520] kalır. Bağırsak aslında kaslı bir boşluk. Vücudun içinde sıcak, nemli,

[0:17:20.120] karanlık ve bakterilerle dolu. Buna mikrobiyom diyoruz. Eğer bakterilere

[0:17:27.079] önceden parçalanmış gibi olan bir besin sunarsam yani sıcak, nemli ve karanlık

[0:17:33.520] bir ortamda hepimiz ne olacağını biliriz. Bu komposta olan şeyin

[0:17:39.080] aynısıdır. Fermantasyon başlar. Hatta bazen çürüme de meydana gelebilir.

[0:17:49.400] Tıpkı diş çürümesi gibi bağırsaklarda damı bir bozulma meydana gelir.

[0:17:55.200] Aynen öyle. Ve bununla birlikte aynı toksik maddeler de ortaya çıkar. Mesela

[0:18:00.000] kadaverini düşün. kadaverin, ölü bedenin oluşturduğu toksindir. Mesela akşam çok

[0:18:05.520] fazla tofu yediysem ve bu sindirebileceğimden fazlaysa bakteriler

[0:18:10.559] bunu parçalamaya başlar. Ortaya çıkan bazı metabolitler de bakterilerin bu

[0:18:16.679] besinle beslenmesi sonucu oluşur. Ama bakteriler de tıpkı bizim gibi atık

[0:18:22.679] üretir. Sadece bunu bağırsakların içinde yaparlar. Bağırsak aslında emmek için

[0:18:28.240] çalışan bir yapı ve bakteriler orada sorunlu bir madde üretirse vücut bunu da

[0:18:34.120] emiyor. Yani aslında burada bahsettiğimiz şey

[0:18:38.440] doğrudan sızdıran bağırsak değil. Bambaşka bir durum. Bu gerçekten çok

[0:18:44.520] ilginç. Şöyle sorayım o zaman. Eğer sindirebileceğimden fazla yersek

[0:18:50.400] bağırsakta sindirilmemiş besin artıkları kalıyor ve bu içeride nemli ve

[0:18:56.120] bakterilerle dolu bir ortamda pek de iyi bir şeye dönüşmüyor. Tam tersine daha

[0:19:01.559] zararlı bir şey oluyor. Bunu besin olarak kullanan bakteridir.

[0:19:07.080] Bir bakteri besleniyorsa benim gibi onun da bir metabolizması vardır. Atık

[0:19:12.440] üretir. Yani dışkı ve idrar gibi. metabolik süreçler kolay.

[0:19:19.960] Tamam. Şimdi anladım. Yani bakteriler sindirilemeyen artıkları alıyor ve sonra

[0:19:26.039] atık üretmek zorunda kalıyorlar. Bu atıklar da bir nevi zehirli.

[0:19:32.200] Bu moleküllerin bir kısmı oldukça toksik. Mesela amonyumu düşün. Amonyum

[0:19:38.520] bildiğimiz en güçlü nörotoksinlerden biri. Üstelik gaz formunda olduğu için

[0:19:45.200] bağırsak bariyeri sağlıklı olsun ya da olmasın kolayca geçip vücuda girer. Bunu

[0:19:51.760] idrarda ya da nefesimde ölçebilirim. Amonyum artmışsa bunu fark ederiz. Hatta

[0:19:58.760] insanlar şöyle sorar. Alkolle ilgili bir problemin mi var? Çok mu içiyorsun?

[0:20:04.919] Çünkü kandaki amonyum seviyesi yükselmiştir. Ama kişi der ki, "Hayır,

[0:20:11.240] hiç alkol kullanmıyorum ama akşamları hep büyük bir kase yoğurt yiyorum. Kas

[0:20:17.080] yapmak için iyi olduğunu duydum. İçinde çok fazla kazein var. Sorun şu: Eğer bu

[0:20:23.360] kişi yediği yoğurdu tam olarak sindiremiyorsa bu durum çürüme ve

[0:20:28.400] fermentasyon yapan bakterileri besler. Peki sonra ne oluyor? Bu maddeler vücuda

[0:20:34.200] mı geçiyor yoksa orada mı kalıyor? Toksik mi? Tam olarak ne oluyor?

[0:20:38.280] Bu madde sistemimize girer. Orada bağırsaklarımızdaki maddeleri emmek için

[0:20:44.480] koruyucumuz olan büyük organa yani karaciğere taşınır ve karaciğer onu

[0:20:50.520] detoksifiye ederek dönüştürür.

[0:20:55.159] Yani bu yüzden mi karaciğer yağlanması gibi hastalıklar ortaya çıkıyor?

[0:21:01.000] Evet. Bu yüzden karaciğer yağlanması oluşur. Ayrıca özellikle aşırı yemek

[0:21:05.400] yediğimizde karaciğerin bazen büyümesinin nedeni de budur. Ancak

[0:21:09.000] kararında yediğimizde örneğin aralıklı oruç yaparsak tekrar küçülebilir.

[0:21:13.360] Karaciğer bazen daha fazla çalışmak zorunda kalan bir kas gibi büyür ya da

[0:21:17.320] küçülür. Daha çok çalıştığında büyür. Daha az çalıştığındaysa küçülür.

[0:21:21.360] Peki sonra karaciğere gidiyor ve sonra ne oluyor? Eğer karaciğer bu maddeleri

[0:21:26.279] detoksifiye edebiliyorsa ortaya çıkan metabolitleri atılmaya hazır halde kana

[0:21:31.559] gönderir. Kan da böbreklerde süzülür ve biz bunları vücuttan uzaklaştırırız. Ya

[0:21:37.120] da madde lipofilikse yani yağda çözünebilen bir yapıdaysa karaciğer bunu

[0:21:42.679] tekrar safra sıvısına aktarır ve safra yoluyla bağırsaklara göndererek dışarı

[0:21:48.320] atılmasını sağlar. Üçüncü durumda ise karaciğer bu maddeleri detoksifiye

[0:21:53.840] edemez ve doğrudan kana bırakır. İşte o zaman otofermentasyon sendromu ortaya

[0:21:59.600] çıkar. Otobrivery yani otofermentasyon sendromu şu şekilde açıklanabilir.

[0:22:06.000] Diyelim ki akşam güzel, olgun, taze sıkılmış organik bir meyve suyu

[0:22:11.480] içiyorum. Mesela üzüm suyu değil de karaciğere iyi geldiğini duyduğum için

[0:22:16.720] nar suyu tercih ediyorum. Ancak bu içtiğim meyve suyu benim

[0:22:21.799] sindirebileceğimden daha fazla fruktoz yani şeker içeriyor. Şeker bu durumda

[0:22:26.960] bağırsakta kalır ve bakteriler tarafından fermente edilir. Şekerin

[0:22:31.039] fermantasyonu sonucunda alkol oluşur. Ancak bu kontrollü şekilde üretilmiş bir

[0:22:36.400] şarap değil. kendiliğinden oluşan alkollerdir. Bu alkoller etanol bağırsak

[0:22:42.480] duvarından geçerek kana karışır ve karaciğere taşınır. Karaciğer bunları

[0:22:46.840] tekrar şekere dönüştürerek detoksifiye eder. Ama bu süreç bir çaba gerektirir

[0:22:51.919] ve enerji harcanır. Sonuç olarak kanda dolaşan şeker miktarı yeniden artar.

[0:22:57.600] Vücutta şu soruyu sorar. Bu şekere gerçekten ihtiyacım var mı? Diyelim ki

[0:23:02.679] nar suyunu yatmadan kısa bir süre önce içtim. Bu durumda vücut bu şekeri

[0:23:07.760] kaslarda ya da beyinde kullanmakla pek ilgilenmez ve bu şekere ihtiyacımız yok

[0:23:13.400] der. Bunun üzerine vücut şekeri başka bir şeye dönüştürmeye karar verir. Yağa.

[0:23:19.279] İşte bu yüzden örneğin sadece salata yiyen ya da sadece meyve suyu tüketen

[0:23:24.520] bir kişi bile kilo alabilir ve vücudunda yağlanma oluşturabilir. Hatta alkol

[0:23:29.679] tüketmemesine rağmen yalnızca beslenmeye bağlı bir karaciğer yağlanması

[0:23:34.400] geliştirebilir. Bunun nedeni kişinin sağlıklı ya da bazen oldukça alkali

[0:23:40.240] gıdaları bile sindirebileceğinden daha fazla tüketmesidir. Tamam buna devam

[0:23:45.120] edelim. Çünkü çok ilginç. Herkes için de ilginç olacak. Çünkü bunun herhangi bir

[0:23:50.559] merkezle ya da ilaçla pek ilgisi yok. Asıl mesele şu aslında.

[0:23:56.200] Sindirebileceğimizden fazlasını nasıl yemeyiz?

[0:24:00.440] Bu aslında oldukça basit, sindirim bir emektir. Gerçekten bir iştir, bir

[0:24:06.279] çabadır. Kendiliğinden oluveren bir şey değildir. Bu yüzden bu işi yapabilmek

[0:24:12.840] için ona enerji ayırabileceğimiz bir ortam yaratmamız gerekir. O yüzden

[0:24:18.120] oturun, bulunduğunuz ana gelin ve dikkatinizi yemeğe verin, yemeğe

[0:24:23.080] başlayın. Mesela önce koklayın. İlk lokmayı alın, ağzınıza koyun. Arkanıza

[0:24:30.240] yaslanın. Çatal bıçağı bırakın ve iyice çiğneyin. O anda bedeniniz ya da o anın

[0:24:37.279] kendisi sizi şaşırtabilir ve çok güzel bir deneyim yaşamanıza izin verir. Çünkü

[0:24:44.080] gerçekten yemekle temas kurarsınız ve bedeninizden bir geri bildirim

[0:24:49.080] alırsınız. Bu geri bildirim ya bu çok iyi der ya da iyi olacağını sanmıştım

[0:24:56.200] ama şu an pek uymuyor hissini verir. Bazen de bir anda hafif şüpheli gelir ya

[0:25:03.159] da o ana hiç uymuyormuş gibi hissettirir.

[0:25:07.640] Bu durum bir randevuya benzer. Birisiyle ilk kez buluştuğumda eğer kendimi iyi ve

[0:25:14.399] rahat hissediyorsam o buluşmaya devam ederim. Hatta belki bir ilişki

[0:25:19.799] başlatmayı bile düşünürüm. Çünkü uyum vardır. Ama öte yandan iç güdülerim bana

[0:25:26.640] koku, tat, bir şeyler uymuyor diyorsa orada dururum ve beni yormayacak, bana

[0:25:33.039] uymayan bir ilişkiye girmem. Yemek için de aynı şey geçerli. İlk lokmayı küçük

[0:25:39.440] alın. İyice çiğneyin ve bedeninizin verdiği sinyallere güvenin. Eğer devam

[0:25:46.159] et diyorsa devam edin. Ama mesela bir esneme geldiğinde ya da yemek sıkıcı

[0:25:52.679] gelmeye başladığında o noktada yemeği bırakın. Çünkü

[0:25:58.360] içimizdeki o içgüdüsel tarafımız aslında her zaman bizi hayatta kalmaya

[0:26:03.360] yönlendirmeye çalışır.

[0:26:15.360] Yani temelde insanlara iç güdüne güvenmen gerektiğini söylüyorsun. Bu

[0:26:20.799] birinden beklemek için oldukça fazla bir şey. Yani diyorsun ki önce şunu yap.

[0:26:27.399] Yemeği sevsen de sevmesen de ifadeyi basitleştirelim.

[0:26:32.200] Ve eğer sevmezsen tadı iyi gelmezse devam etme. Eğer seversen o zaman yemeye

[0:26:38.919] başla. Ama eğer çok seversen ve yemeye devam etmek istersen ne olur? Bu

[0:26:45.960] insanların günümüzde eğitmesi gereken bir şey. Günlük rutinimde yemek ya da

[0:26:51.799] yemek yemek beni heyecanlandırmamalı, beni eğlendirmemeli.

[0:26:57.240] Yemek yaşamın bir parçası ve bu yüzden onunla başarılı şekilde başa çıkmak hem

[0:27:02.880] bir sorumluluk hem de bir görev. Yani sen yaşamak için yemek yemen

[0:27:09.200] gerektiğini düşünüyorsun. Yemek için yaşaman gerekmediğini.

[0:27:13.760] Aynen. Tabii bir de güzel olan yanı. Arada bir kutlamalar yapıyoruz ve o

[0:27:17.320] zaman tam tersini yapıyoruz. Şunu fark ediyorum. Etrafımda birçok

[0:27:21.480] insan var. Ben ihtiyacına göre yemelisin. Önce şundan başlamalısın

[0:27:26.360] dediğimde mesela osteoporozun varsa ve kas yapmak istiyorsan gerçekten önce

[0:27:32.720] protein yemeli. Proteine ağırlık vermelisin. Sadece sebze olmaz dediğimde

[0:27:38.640] bana tepki veriyorlar. Sen hayattan keyif almıyorsun diyorlar.

[0:27:43.039] Yani çoğu insan için hayattan keyif almakla yemek yemek neredeyse aynı şey

[0:27:48.559] gibi. Kesinlikle insanlar hayatın neyle ilgili

[0:27:52.440] olduğunu unutmuş gibiler ya da uzun zamandır deneyimlememişler.

[0:27:57.120] Hayat canlı hissetmekle ilgili. Eğer kendimi iyi sindirebildiğim bir öğünle

[0:28:02.919] beslersem yemekten sonra kendimi öncesine göre daha enerjik, daha canlı

[0:28:08.480] hissederim. Ve bu gerçekten bir nimet. Görüştüğüm birçok danışan bana şunu

[0:28:12.960] söylüyor. Ne yiyeceğimi bilmiyorum. Bu da başlı başına stres yaratıyor. Çünkü

[0:28:17.760] en doğru seçim ya da ideal kombinasyon ne? İkincisi, "Yemek yemeye zamanım yok

[0:28:23.000] diyorlar. Oysa yemek yemeye şöyle bakmak lazım. Yemek yemek ve kendimi beslemek

[0:28:28.159] bana şunu hissettiriyor. Aldığım kararlar beni koruyor, destekliyor,

[0:28:32.919] besliyor bu harika bir şey. Üçüncüsü, lezzetli bir şey yediğimde bu keyifli

[0:28:38.159] bir an oluyor. Dördüncüsü ise bu bir durup düşünme anı, bir farkındalık anı.

[0:28:44.559] Günde 34 farkındalık anı. Bilebilimsel olarak da wellness yani kendimi iyi

[0:28:50.600] hissetme halimi, longevitymi artırıyor, ölüm riskini azaltıyor.

[0:28:54.919] Ama aynı zamanda tüm bu güzel sözlerle şunu da söylüyorsun. Yemeği bir eğlence,

[0:29:00.799] keyif alınacak bir şey gibi görmemelisin. Onun sana enerji vermek

[0:29:05.200] için olduğunu fark etmelisin. Ve fazlası anladığım kadarıyla bağırsakların için

[0:29:11.159] toksik bir yük. Dolayısıyla karaciğerin içinde bir yük haline geliyor.

[0:29:16.440] Ben kliniğimde ki meslektaşlarım da öyle çoğu zaman mükemmel diyet nedir

[0:29:21.519] konusunda oldukça bilgili danışanlarla çalışıyoruz. Bize geliyorlar ve ben ne

[0:29:27.279] yiyorsun diye sorduğumda bana sadece sağlıklı şeyler yiyorum diyorlar. Sonra

[0:29:33.039] sayıyorlar ve ben vay harika demek zorunda kalıyorum. Oysa neden hala hem

[0:29:38.840] bedenleri hem zihinleri çok dağınık ve kötü durumda üstelik bu kadar iyi şeyler

[0:29:44.360] yemelerine rağmen çünkü bir şeyi kaçırıyorlar?

[0:29:47.919] Kısacık araya gireceğim. Şu an beni duyuyorsanız ayık kafayı izlediğinize

[0:29:51.880] eminiz. Peki abone misiniz? Bir kontrol eder misiniz? Çok net bir şekilde abone

[0:29:57.559] sayımız programa davet ettiğim doktorları ikna etme gücünü sağlıyor.

[0:30:01.480] Alanında dünyanın en iyi isimlerini burada izlemek için kanala abone olun.

[0:30:06.760] Krallara layık sofralarda bile olsanız eğer düzgün sindiremiyorsan o yemeği

[0:30:12.679] işkenceye çevirebilirsiniz. O zaman insanlara ne yapmaları gerektiği

[0:30:17.519] konusunda yardımcı olalım. İlk olarak diyorsun ki biraz geri çekil ve kendini

[0:30:22.760] dinle. Yemeği seviyor musun sevmiyor musun? Bak

[0:30:27.279] eğer seviyorsan yemeğe devam et. Doğru mu?

[0:30:29.640] Sıkıldığınızı hissettiğinizde yemeği bırakın.

[0:30:32.399] Sıkılmazsan yemeğe devam et. Ve yemekten sonra mesela öncesine göre daha enerjik

[0:30:37.360] hissetmelisin. Danışanlarımla yaptığım basit bir test

[0:30:41.080] var. Yemekten önce ve sonra merdiven çıkıyorlar. Eğer yemekten sonra merdiven

[0:30:46.880] çıkmak öncesine göre daha zor geliyorsa fazla yemişsin demektir. Sonra birkaç

[0:30:53.080] gün pratik yapmalarını sağlıyorum ve bir anda şunu fark ediyorlar. O küçük

[0:30:58.159] farkları. Ne zaman gerçekten açım, ne zaman ihtiyacım karşılanıyor? Ne zaman

[0:31:04.399] sadece kendimi oyalamak için yemeğe başlıyorum, buna inanabilmek için önce

[0:31:09.760] bunu deneyimlemen gerekiyor. Belli ki ayrıca 40 ila 60 kez çiğnemenin de

[0:31:15.960] sindirimde bir yeri var. Harika bir klinik gözlem var. Mesela

[0:31:22.039] daha iyi çiğneyen insanların bilişsel durumu da daha iyi oluyor. Alzheimer

[0:31:27.200] demansı olan kişilerle bununla ilgili çalışmalar yaptılar. Örneğin daha fazla

[0:31:32.799] çiğnemelerini sağlamak için yemeğin kıvamını değiştirdiler ve bununla

[0:31:37.240] birlikte bilişsel durum iyileşti. Alzheimer'ı iyileştirmedi ama genel

[0:31:42.399] wellness hali arttı. Nasıl?

[0:31:44.600] İki yönü var. Birincisi bunu yaptığında otonom sinir sisteminin farklı bir

[0:31:50.679] modunu aktive ediyorsun. İkincisi daha fazla tükürük üretiyorsun. Tükürük

[0:31:56.559] sadece sıvı ve nem değildir. İçinde mesela daha iyi sindirim için enzimler

[0:32:02.840] barındıran bir yapıdır. Doğru bileşimdeki tükürük aynı zamanda dost

[0:32:07.639] bakteriler için de bir ortamdır. Dost bakteriler varsa çürüme ya da örneğin

[0:32:13.760] fermantasyon daha az olur mesela daha az amonyum oluşur. Bu tür etkiler çiğneme

[0:32:20.480] bir araçtır. Çok stresli bir ortamdaysan adeta kurtarıcın olabilir. Eğer ilk

[0:32:27.360] lokmamı tamamen sıvı hale gelene kadar çiğneyeceğim diye kendinde ısrar edersen

[0:32:33.240] sıvı hale geldiğinde yutarsın. Bunu yaptığında kendini yavaşlatırsın.

[0:32:38.960] Nefesini değiştirirsin. Burnundan nefes alırsın. Bununla

[0:32:43.639] birlikte kana daha fazla karbondioksit ve nitrik oksit karışır. Damarların

[0:32:49.360] gevşer. Antiflamatuar ve ağrı kesici bir etki oluşur. Kendini daha güvende, daha

[0:32:56.320] pozitif hissedersin ve bu da sonraki lokmaları çok daha iyi çiğneyip

[0:33:01.399] sindirmen için mükemmel bir zemin hazırlar. Kendini neredeyse

[0:33:06.240] kendiliğinden beslersin. Bu bir çaba gibi gelmez.

[0:33:11.360] Senin de şöyle bir kuralın var. Saat yaklaşık akşamüstü 4'ten sonra çiğ gıda

[0:33:16.799] yok gibi. Bu neyle ilgili? Bu gerçekten zor. Yani hayran olduğun yaklaşımın

[0:33:22.720] beklediği şeylerin hepsi oldukça zor. Konu ne kadar karmaşıksa o kadar basit

[0:33:29.360] ele almalısın. Eğer karşımda hasta biri varsa bu kişinin ne sindirmeye ne de

[0:33:35.960] onarmaya çok enerjisi vardır ama yine de beslenmesi gerekir. O yüzden ona

[0:33:42.639] sindirimi çok kolay olan yiyecekler veririm. Bunu mesela bebek

[0:33:47.240] beslenmesinden biliyoruz. Meyve salatası bol vitamin ve antioksidan içerir. Ama

[0:33:54.440] bir bebeğe meyve salatası vermem. Çünkü büyük ihtimalle bütün gece ağlar.

[0:34:00.240] şişkinlik olur, rahatsız olur. Onun yerine mesela biraz yulaf ekmeği

[0:34:05.679] veririm. Çünkü yulaf ekmeği bebeğin ağızda tükürük üretmesini sağlar ve

[0:34:11.639] sindirim orada başlar. Bebek sakinleşir ve yediğini neredeyse hiçbir olumsuz yan

[0:34:18.480] ürün üretmeden faydaya çevirir. Akşam çiğ gıda konusunun mantığı da bu. Günün

[0:34:24.919] sonunda sabahki kadar enerjik ya da sindirim açısından güçlü olmuyorsun. O

[0:34:30.320] yüzden önceden işlenmiş yani pişmiş ya da fermente edilmiş bir şey yersen onu

[0:34:37.200] enerjiye ve besine çevirmek için çok daha az çaba harcarsın. Çiğ gıdalar ise

[0:34:43.399] işlenmemiştir ve sindirmesi en zor olanlardır. O insanlıkta gıdayı

[0:34:50.040] sindirilebilir hale getirmek için büyük bir gelenek var. Mesela tahılları düşün.

[0:34:56.359] fayda sağlayabilmek için ne işlemlerden geçiriyoruz? Ya da sebzeleri, yaprakları

[0:35:03.359] pişiriyoruz, kaynatıyoruz. Neden? Çünkü atalarımız bunu gözlemledi. Bu şekilde

[0:35:10.440] hazırlanınca sindirimi kolaylaşıyor ve insanlar bundan daha çok fayda sağlıyor.

[0:35:17.720] Bugün biliyoruz ki bunun lektinler ve antibesinlerle ilgisi var. Mesela

[0:35:23.800] yaprakların içinde bizim gibi memeliler için sindirimi zorlaştıran bazı yapılar

[0:35:30.599] bulunuyor.

[0:35:54.960] Evet. Stepen Gandre ile bir podcast yaptım. Orada bunu bayağı detaylı

[0:36:00.800] konuştuk. Eskiden neredeyse her şey ıslatılırdı. Kinoa, fasulye, mercimek

[0:36:07.040] gibi mesela. Aslında Türkiye'de de biz bunu eskiden

[0:36:11.680] beri yapıyoruz. Bu da beni başka bir noktaya getiriyor.

[0:36:15.240] Mesela günümüzde biliyoruz ki öğünlerin lif açısından zengin olması çok faydalı.

[0:36:22.040] Ama sorun şu: Önerilen miktarda lif tüketirsem ve buna alışkın değilsem

[0:36:28.800] kendimi hiç iyi hissetmiyorum. Pek de sağlıklı görünmüyorum.

[0:36:33.920] Yani aslında diyorsun ki bu beklentilerin çoğu daha sağlıksız

[0:36:38.760] insanlar için. Bu kurallara uymak zaten çok sağlıklı olanlara göre onlar için

[0:36:46.119] daha önemli. Çünkü şöyle bir senaryo düşün. Mesela saat 16'dan sonra çiğ gıda

[0:36:53.560] yok. Ama ben ne yapıyorum? Çiğ yesem de yemesem de yemekten sonra kesinlikle

[0:37:00.839] koşu bandına çıkıyorum ve yarım saat yürüyorum. Vaktim varsa en az bir saat.

[0:37:07.560] Hangi yoğunlukta? Çok yoğun değil. Hayır koşu gibi değil.

[0:37:11.400] Çünkü çalışıyorum. Üzerinde çalışabildiğim bir koşu bandım var. Yani

[0:37:16.319] nefes nefese kalmıyorum. daha çok saatte 4-5 km gibi. Ama demek istediğim şu bu

[0:37:22.760] sindirimime yardımcı olur mu? Çünkü özellikle kan şekeri için bununla ilgili

[0:37:28.119] çok şey söyleniyor. Tüm saygımla az önce başlamadan önce

[0:37:32.480] sana duruşunla ilgili bir şey söylemiştim.

[0:37:35.680] Sindirim emek ister ve süreç yemeği yuttuğun anda bitmez. Asıl sindirim o

[0:37:42.079] noktadan sonra başlar. Midede fiziksel parçalanma olur. İnce bağırsakta

[0:37:48.560] enzimlerle kimyasal dönüşüm gerçekleşir. Mikroorganizmalar devreye girer.

[0:37:56.079] Ardından emilim olur ve sonra besinler karaciğere taşınır. Yani yemeği

[0:38:02.880] bitirdiğinde ya da yuttuğunda sadece aktif olarak kontrol edebildiğin kısmı

[0:38:08.560] tamamlamış oluyorsun. Geri kalan her şey kendi kendine ilerler ve bu zaman alır.

[0:38:15.520] Mesela yağlı bir öğün düşün örneğin peynir fondü işte bu midede en az 4 saat

[0:38:22.200] kalır.

[0:38:42.200] 4 saat besinlerin henüz emilmediği, vücudunun kullanabildiği çok da bir

[0:38:47.200] şeyin olmadığı 4 saat. Burada espri yapayım. Peynir fodüsünde

[0:38:51.760] çok fazla bir besinde geri yok. Şimdi bir salatayı düşün. Sıvı hale

[0:38:55.599] gelene kadar mide ve bağırsaklarında ne kadar kalır? Çünkü mide hareketleriyle

[0:39:02.640] tamam içerik artık sıvı diye algıladığında ve içinde parça

[0:39:08.359] kalmadığında çıkışını açar ve içeriğin ince bağırsağa geçmesine izin verir.

[0:39:13.599] Evet. Yani ne kadar süre ne kadar iyi çiğnediğine bağlı ama

[0:39:19.079] yaklaşık 1 bu5 saat. Eğer bu süre içinde tekrar performans göstermeye başlarsan

[0:39:26.200] çünkü performans enerji ister bu enerjiyi şimdi oraya harcadığında

[0:39:32.680] bağırsakta ihtiyaç duyulan enerji eksik kalır. Bu da az önce yediğinin düzgün

[0:39:39.079] sindirilememesine yol açabilir. Bir miktar gaza başlar. Mesela Almancada

[0:39:45.720] şöyle bir söz var. Yemekten sonra ya bir saat dinlenip kısa bir uyku yaparsın ya

[0:39:52.359] da anneanne usulü bin adım yürüyüşe çıkarsın. Bu bir söz ama aslında gözleme

[0:39:59.040] dayanan bir bilgi.

[0:40:03.520] Tamam. Yani aslında diyorsun ki enerjini egzersize ya da fiziksel aktiviteye

[0:40:08.920] harcarsan midenin harcaması gereken enerjiyi bölmüş olursun.

[0:40:16.720] Negatif sinir sistemi devrede. Ya performans modundasın ya da sindirim

[0:40:22.240] modunda. İkisi aynı anda olmaz. Yani şimdi sen diyorsun ki yürüyüş

[0:40:28.880] yapmak sindirimine yardımcı olmaz. Eğer hafif tempoda yürürsen tabii ki

[0:40:33.359] yardımcı olur. Çünkü bu aktif bir dinlenmedir. Sonuçta yürürken sorumluluk

[0:40:39.079] almıyorsun, savaşmıyorsun, dünyayı kurmaya çalışmıyorsun. Peki hafif tempo

[0:40:44.200] yürüyüş sindirime nasıl yardımcı oluyor? sindirime yardımcı olur. Çünkü yürürken

[0:40:50.359] metabolizman daha dengeli ve verimli çalışır. Nefesini hızlandırmadan yeterli

[0:40:56.800] miktarda karbondioksit üretirsin. Bu da sindirim sisteminde kan dolaşımını çok

[0:41:02.880] iyi hale getirir. Sindirime dahil olan tüm organlar iyi beslenir, iyi kan

[0:41:09.240] pompalanır. Sindirimle rekabet eden organlar mesela beyin gibi yürürken yani

[0:41:15.800] zihinsel olarak aktif olmadığın için artık sindirimle yarışmaz. Güzel tarafı

[0:41:21.400] şu: Bu durum yediğini en iyi şekilde sindirmeni ciddi anlamda hızlandırır.

[0:41:32.440] Evet, anladım. Öğrenecek çok şey var. bol çiğne gibi ya da aslında

[0:41:37.000] sindirebileceğinden fazlasını yeme yani tabağına daha küçük porsiyonlar almak

[0:41:42.480] ihtiyacından fazlasını yememenin iyi bir yolu gibi görünüyor.

[0:41:46.760] Evet. Bu işleri biraz daha kolaylaştırır. Bu biraz daha

[0:41:50.680] kolaylaştırır ama yine de doğru sindirirsen, iyi çiğnersen ne kadar azla

[0:41:57.400] doyup beslendiğine şaşarsın. Özellikle sporcularla, profesyonel atletlerle çok

[0:42:03.839] çalışıyorum. Güçlerini maksimize etmeye odaklanıyorlar. Ama çiğneme konusunda

[0:42:09.720] ustalaştıklarında bu kadar az yemekle ne kadar verimli olabildiklerine kendileri

[0:42:15.640] bile inanmakta zorlanıyor. Harika. Şimdi buna geçelim. Viva My'de

[0:42:21.760] ve My Mad Medicon'da yaptığınız başka bir ilginç şey var. kas testi yani

[0:42:27.200] uygulamalı kinesyoloji. Dilersen bunu da anlat. Çünkü size danışanlar geldiğinde

[0:42:33.480] besin hassasiyetlerini anlamak için onları birazdan açıklayacağın özel bir

[0:42:38.599] yöntemle test ediyorsunuz. Doğru mu?

[0:42:46.599] Mesela bu test yöntemi yani fonksiyonel kas tanısı My tıbbının kendi tanı ya da

[0:42:52.920] tedavi sisteminin bir parçası değil. Bu bizim Viva My için de örneğin hızlı bir

[0:42:59.800] tanı aracı olarak kullandığımız bir yaklaşım. Bak ben tabii ki genetik

[0:43:05.520] testleri de seviyorum. Metabolom ya da mikrobiyom testlerini de çok değerli

[0:43:10.880] buluyorum. Ama bunların hepsi zaman alıyor. Bana Viva My'da biri geldiğinde

[0:43:17.720] o kişi hemen bir şeyle başlamak istiyor. O ben de sonuçlar 3 gün sonra çıkar o

[0:43:25.200] zaman başlarız diyemem. O kişi şimdi başlamak istiyor. Biz de şunu fark

[0:43:31.040] ettik. Bu fonksiyonel mayır tanısı yöntemini doğru ve tıbbi şekilde

[0:43:36.559] kullandığında bir kişi için neyin iyi geldiğini ve neyin irritasyona yol

[0:43:43.000] açtığını oldukça yüksek bir doğrulukla gösterebiliyor.

[0:43:47.839] Ama yine de bunun ne olduğunu bir anlatalım. Bu uygulamalı kinesyoloji

[0:43:53.119] yani temelde manuel bir kas testi. Bu tıbbi bir test. Bir kas hatta tek bir

[0:43:59.880] kas grubu belirli bir maksimum güç üretebilir. Biz de bunu birlikte

[0:44:04.400] ölçeriz. Ya osilograf gibi teknik bir yöntemle ya da doğrudan hissederek o

[0:44:10.599] kasın maksimum gücünü değerlendiririz. Bu maksimum güç kişinin o anki durumunu

[0:44:17.200] yansıtır. Eğer kendimi bitkin hissediyorsam maksimum gücüm düşüktür.

[0:44:22.920] Eğer iyi ve dinç hissediyorsam gücüm daha yüksektir. Ama her zaman sadece o

[0:44:28.599] anki maksimum gücümü üretebilirim. Eğer sisteme bir şey dahil edersem, mesela

[0:44:34.599] bir akupunktür noktasına baskı uygularsam ve bu nokta belirli

[0:44:39.440] organlarla bağlantılı bir meridyeni temsil ediyorsa o organ zinciri kas için

[0:44:46.040] her zaman en iyi eşleşme olmayabilir. Bu da kasın enerjisinden biraz tüketir.

[0:44:52.200] Sonuç olarak kas gücü değişir ve bu fark net şekilde hissedilir.

[0:44:58.079] Bu gerçekten şaşırtıcı bir durumdur. Londra'da rugby oyuncularıyla çok

[0:45:02.800] çalıştım. Bacakları inanılmaz güçlüydü. benim bükemeyeceğim kadar kuvvetliydi.

[0:45:09.400] Ama mesela bu oyunculardan birinin diyelim ki kalple ilişkili bir noktaya

[0:45:14.760] dokunduğumda antrenmandan sonra geleneksel Çin

[0:45:19.119] tıbbında mideden geçen 25 numaralı meridyen dediğimiz noktaya bastığımda o

[0:45:25.520] kişi bir anda performans gösteremez hale gelir. Adeta tükenir. Sonra aynı durumda

[0:45:32.440] diline biraz potasyum ve magnezyum koyduğumuzda yani sisteme bunu sadece

[0:45:38.359] tanıttığımızda ve tekrar test ettiğimizde kasın yeniden güçlendiğini

[0:45:44.000] görürüz. Bu fizyolojik olarak da oldukça

[0:45:47.720] mantıklıdır. Antrenmandan sonra vücut potasyum ve magnezyum açısından tükenir.

[0:45:54.240] Yani bu mineraller azalır. Bunun sonucunda elektrolit dengesi bozulur.

[0:46:00.079] Aynı yöntemi besinlerle de uygulayabilirsin. Ve burada ortaya çıkan

[0:46:05.240] şey aslında çok basit ama bir o kadar da önemli. Bu besin beni güçlendiriyor ve

[0:46:11.920] performansımı destekliyor. Bu besin ise şu anda tam bu anda benim için doğru

[0:46:17.920] değil. Ama ne yaptığını henüz açıklamadın.

[0:46:21.599] Benim yaptığım şey şu. Her zaman besinin bana nasıl etki ettiğini test ediyorum.

[0:46:25.240] Tamam ama işte onu nasıl yapıyorsun açıklamadın. İzleyiciler için bana

[0:46:29.640] açıkladın ama izleyicilerim için demek istedim. Mesela bir örnek verir misin?

[0:46:33.800] Siz ne yapıyorsunuz? Besinle nasıl çalışıyorsunuz ki bunu anlayabiliyorsun?

[0:46:38.000] Yani nasıl oluyor bu?

[0:46:42.920] Tek bir kasın gücünü anlamak, ölçmek için bile kişinin anatomisini bilmem

[0:46:47.960] gerekiyor. E mesela uyluğun ön kasının iç kısmının gücünü ölçmek istiyorsam

[0:46:56.040] kişiyi bir yatağa yatırırım. Kalçasını 90 derece, dizini de yaklaşık 100 derece

[0:47:02.680] olacak şekilde bacağını kaldırmasını isterim. Sonra dizini burnuna doğru

[0:47:08.200] çekmeye çalışırken uyguladığı gücü test ederim. Bu durumda ortaya çıkan güç

[0:47:14.680] gerçekten sadece uyluk ön kasının iç kısmına aittir. Bu pozisyonda bu gücü

[0:47:20.920] net şekilde gördükten sonra mesela dile belirli bir besin koyarım. Yani vücudun

[0:47:27.359] o anki ortamını değiştiririm. Kas için şartları farklı hale getiririm.

[0:47:33.960] Sonra tekrar test ederim. Eğer kas bir anda aynı gücü üretemiyorsa bu danışan

[0:47:40.000] için oldukça şaşırtıcı olur. Bunu şöyle açıklıyoruz. Bazı şeyler vücuttan enerji

[0:47:46.400] çeker. Enerji tüketen şeyler her zaman senin dostun değildir.

[0:47:54.480] Biraz ben yeniden ifade edeyim. Çünkü çok güzel anlatıyorsun ama fazla tek bu

[0:48:00.880] haliyle çoğu insan anlamayabilir. Yani aslında siz kliniğe gelen danışanlarda

[0:48:07.480] ya da Mayır tıbbı uygulayan doktorlarda farklı besinleri, mineralleri ve kişinin

[0:48:13.800] hassasiyet gösterebileceği şeyleri test ediyorsunuz. Benim anladığım, daha

[0:48:19.319] doğrusu duyduğum bu. Bu testte bu maddeleri eee kişinin dilinin üzerine ya

[0:48:26.400] da altına koyuyorsunuz. Sonra az önce anlattığın şekilde kas

[0:48:31.240] testini yapıyorsunuz. Eğer o besin o kişi için uygunsa kas

[0:48:37.280] güçlü kalıyor. Eğer vücut o besine iyi tepki vermiyorsa ya da tolere edemiyorsa

[0:48:44.000] kasın gücü düşüyor. Doğru mu? Kısacık araya gireceğim. Şu an beni duyuyorsanız

[0:48:49.640] ayık kafayı izlediğinize eminiz. Peki abone misiniz? Bir kontrol eder misiniz?

[0:48:55.240] Çok net bir şekilde abone sayımız programa davet ettiğim doktorları ikna

[0:48:59.119] etme gücünü sağlıyor. Alanında dünyanın en iyi isimlerini burada izlemek için

[0:49:03.839] kanala abone olun. Bu doğru herkes besinlere farklı tepki

[0:49:08.440] verebilir ama tekrar söyleyeyim bu test tıbbi bir çözümü değil ve mutlak bir

[0:49:15.359] gerçek de değil. Bu sadece o anın bir değerlendirmesi.

[0:49:20.480] Diyelim ki bir alerjiden şüpheleniyorum. O zaman tabii ki gider düzgün bir kan

[0:49:26.319] testi de yaparım. Bu çok net. Sonuçta ben bir hekimim. Gelişi güzel iş yapmam.

[0:49:33.799] Ama deneme yanılmayı azaltmak için bu yöntem gerçekten çok güçlü bir araç

[0:49:39.000] haline geldi. Özellikle bağışıklık sistemi ile ilgili gıda

[0:49:43.880] intoleranslarında bu testle neredeyse %90 doğruluğa ulaşıyoruz. Bu gerçekten

[0:49:50.400] etkileyici. Bunu kan testleriyle de karşılaştırarak gördük. Zaten

[0:49:55.599] söylemiştim. Bu yaklaşım Viva Mayra'a özgü klasik May tıbbının tanı ve tedavi

[0:50:02.319] sisteminin bir parçası değil. Ama uyguladığında bir yandan danışan için

[0:50:08.400] vay etkisi yaratıyor. Neyin iyi gelip neyin gelmediğini hemen

[0:50:14.799] görüyor. Diğer yandan benim işimi de kolaylaştırıyor.

[0:50:20.440] Yine de şuna dikkat ediyorum. Bunu ancak danışanımı ertesi gün ve sonraki günde

[0:50:27.000] göreceğimi bildiğim durumlarda yapıyorum. Çünkü verdiğim önerilerin

[0:50:32.000] gerçekten işe yarayıp yaramadığını görmek istiyorum. Duruşu düzeliyor mu?

[0:50:38.400] Kendini daha iyi hissediyor mu? Bağırsakları rahatlıyor mu? Gaz azalıyor

[0:50:43.920] mu? Bunlara bakıyorum. Daha ileri seviyede ise idrardaki metabolitlere

[0:50:49.400] bakarım. Mesela ketonların kontrolden çıkmasını istemem. Aksine metabolizmanın

[0:50:55.880] ne kadar verimli çalıştığını görmek isterim.

[0:50:59.240] Şunu da merak ediyorum. Çünkü bu konuyla ilgili çalışmalara baktığımda çok fazla

[0:51:03.839] kanıt görmüyorum. Arkadaşlarımdan da biliyorum. Türkiye'de bazı klinikler de

[0:51:08.880] buna çok önem veriyor. Her şey alkali olmalı diyorlar. Alkali su içmen

[0:51:13.799] gerektiğini söylüyorlar ki tadı da pek iyi değil. Ama sonuçta mide asidik bir

[0:51:19.640] ortam. Yani o suyu içtiğinde alkali olarak kalmıyor. O yüzden şunu

[0:51:24.440] soruyorum. Alkali beslenmenin gerçekten ne kadar geçerliliği var? Birinin

[0:51:30.079] sistemini iyileştirmek için ne kadar anlamlı? Çünkü ben de yeterince

[0:51:34.200] araştırdım ve alkali ile ilgili çok güçlü sonuçlar görmedim.

[0:51:45.760] Esra, şimdi bu alkali meselesini dilersen biraz açıklayayım.

[0:51:51.640] Asit hayatın bir parçası. Hayattaki en büyük asit kaynağı çoğu zaman ne yediğim

[0:51:57.599] değil nasıl yaşadığım. Eğer hayatını sürekli performans odaklı, yüksek

[0:52:03.440] tempoda yaşıyorsan metabolizman öyle bir çalışır ki çok fazla asidik yan ürün

[0:52:09.799] üretirsin. Sonra vücudun görevi bu dengeyi yani homeostazı korumak olur.

[0:52:17.040] Kimyada baz fazlası dediğimiz bir durum vardır. Kanın o dar pH aralığında ne

[0:52:23.640] kadar stabil kaldığını gösterir. Mesela biri gün içinde sürekli yüzeysel ve

[0:52:29.599] hızlı nefes alıyorsa bu baz dengesini olumsuz etkiler. Bu durum devam ederse

[0:52:37.040] sadece nefes değil kemik metabolizması da etkilenir. Kemiklerden mineral kaybı

[0:52:43.200] başlar ve zamanla osteopeniğe kadar gidebilir. İşte alkali beslenme fikri

[0:52:49.839] biraz buradan geliyor. Eğer biri bu dengeyi korumakta zorlanıyorsa dışarıdan

[0:52:56.319] daha alkali içerikler verelim. Bu noktada kök sebzeler, klasik sebze

[0:53:02.119] çorbaları yani işte İtalya'daki minestrone gibi çorbalar ya da Türk

[0:53:07.559] kahvaltısındaki zeytin gibi besinler örnek verilebilir. Bunlar gerçekten daha

[0:53:14.119] alkali güzel ama yaşam tarzınla kıyaslandığında etkileri çok sınırlı.

[0:53:22.200] Eğer hayatın sürekli yüksek tempoda geçiyorsa asıl ihtiyacın biraz daha

[0:53:27.200] dinlenmek ve dengeyi orada kurmak. Alkali suyun ya da alkali beslenmenin

[0:53:33.200] tek başına bunu çözebileceğini düşünmek yemeğin gücünü abartmak olur. Yemek en

[0:53:39.640] iyi ihtimalle bir destek, bir beslenme aracıdır. Eğer çözüm tamamen yemekte

[0:53:46.440] diye düşünür ve daha çok yiyerek bunu düzeltmeye çalışırsan çoğu zaman

[0:53:51.720] sindirim sorunları yaşarsın ve bu sefer o alkali besinler bile fermantasyon

[0:53:58.040] problemine dönüşebilir.

[0:54:14.160] Evet. Aynen. O yüzden bunu açıklamana sevindim. Çünkü ortalıkta gerçekten çok

[0:54:21.079] fazla yanlış bilgi var. mesela sürekli alkali olmalısın gibi şeyler

[0:54:26.359] dayatılıyor. Hepimiz kolay bir çözüm arıyoruz ve o

[0:54:30.680] kolay çözümün de tüketebileceğimiz bir şey olmasını istiyoruz.

[0:54:34.520] Hidrojenli su üzerine çalışan, bu makineleri üreten ve bu konuda oldukça

[0:54:38.920] bilgili bir doktorla bir röportaj yaptım. Ona özellikle alkali suyu sordum

[0:54:43.480] ve bana bunun tamamen saçma olduğunu söyledi. Çünkü o suyu içtiğin anda mide

[0:54:48.000] zaten asidik olduğu için içtiğin alkali su hemen asidik ortama dönüşüyormuş.

[0:54:53.520] Bunun ilginç tarafı şu: Vücudumuz neden biraz asidik? Çünkü bu bir bariyer. Mide

[0:55:00.280] asidi aslında kimyasal bir savunma hattı. Dışarıdan gelen ve bizim için

[0:55:05.480] faydalı olmayan bakterilerin bu bariyeri geçmesini engelliyor. Sen mide asidini

[0:55:12.119] nötralize ettiğinde vücut hemen yeniden mide asidi üretmeye çalışır. Ama bu öyle

[0:55:18.760] yoktan var olan bir şey değil. Vücut nötr bir yapıdan bir kısmı asidik, bir

[0:55:24.760] kısmı alkali olacak şekilde ayırır. Asidik kısım mideye gider. Alkali kısım

[0:55:30.000] ise kanda ya da hücrelerde kalır. Yani biraz alkali su içtiğinde evet vücutta

[0:55:37.039] alkali bir etki oluşabilir ama bu doğrudan alkaliyi emdiğin için değil.

[0:55:42.160] midenin yeniden asit üretmeye zorlanmasından kaynaklanır. Ama bu da

[0:55:47.160] bir iştir. Enerji gerektirir. Bunu yapabilmen gerekir. Eğer yorgunsan ya da

[0:55:53.920] hastaysan bu mekanizma iyi çalışmayabilir.

[0:55:57.920] Yani vücudun asidik olabilir ama bu alkali müdahaleden gerçekten fayda

[0:56:04.000] göremezsin. Çünkü miden yeterince güçlü değildir. Bu durum mesela çinko alımıyla

[0:56:09.799] desteklenebilir. Çünkü bu süreci sağlayan enzimler çinkoya bağlıdır. Eğer

[0:56:15.559] çinko eksikliğin varsa ki Türkiye'de birçok kişide bunu kan testlerinde

[0:56:19.960] görüyoruz. Bu sistem düzgün çalışmaz ve bu da önemli bir faktördür.

[0:56:26.000] Kolon temizliği hakkında ne düşünüyorsun?

[0:56:29.319] Bu konuda da çok farklı görüşler var. Ben tek başına detoks için gerçekten

[0:56:35.480] faydalı olduğuna inanmıyorum. Bununla ilgili çok güçlü bir kanıt da yok.

[0:56:41.640] Bağırsak sağlıklıysa kendini zaten çok iyi temizleyebilir.

[0:56:47.480] Eski besin kalıntılarını ve dışkıyı rahatlıkla uzaklaştırır.

[0:56:52.640] Yani sistem düzgün çalışıyorsa kendi kendini temizler ve tekrar açıldığında

[0:56:58.280] temizdir. Ama mesela bugün sabah vapurdan inen insanlara bakıyordum. Bazı

[0:57:04.680] karınlar vardı çok aşırı büyük değil ama bağırsakların artık bunu iyi

[0:57:10.000] yapamadığını gösteriyordu. Yani yüzey tam temizlenemiyor. Biraz kirli kalıyor.

[0:57:16.200] Böyle durumlarda yüzeyi suyla durulamak faydalı olabilir. Hidrokolon terapi

[0:57:21.640] dediğimiz şey de zaten buna odaklanır. Kalın bağırsağın son 6090 cmlik kısmını

[0:57:29.440] yani en son bölümünü temizler. Oysa bağırsaklarımızın toplam uzunluğu

[0:57:35.280] yaklaşık 7 ila 9 metre. Bu anlattığını düşününce içinde 7 9

[0:57:41.039] metre bağırsak var. Eğer temiz değilse tabii ki karın bölgesinde şişkinlik

[0:57:46.520] olur. Çünkü bu gerçekten çok büyük bir uzunluk.

[0:57:49.880] Sorun şu sen de söyledin. Otointoksikasyon.

[0:57:53.799] Eğer içeride olan şey seni beslemek yerine bakterileri besliyorsa o zaman bu

[0:58:00.200] bakterilerin ürettiği metabolitlere maruz kalırsın. Bu da irritasyon, toksik

[0:58:06.280] yük, inflamasyon ve hem fiziksel hem de kronik tepkilere yol açar. Bunlar

[0:58:12.440] enerjini tüketir ve hayatı daha iyi, daha rahat deneyimleme kapasiteni

[0:58:18.520] sınırlar. Böyle bir durumda deneyimli bir terapistle yapılan bir hidrokolon

[0:58:24.640] terapiyle sadece su kullanarak bağırsağın son kısmının yüzeyini nazikçe

[0:58:31.079] durulamak yani son yaklaşık 1 metreyi yüzeyde birikenleri seyreltip dışarı

[0:58:37.440] atmak mümkün olur. Bu işlem zorlayarak değil tamamen yer çekimiyle gerçekleşir.

[0:58:45.359] Benim açımdan bunun zararlı bir tarafı yok. Bazı insanlar mikrobiyomu

[0:58:51.760] bozuyorsun diyor ama ben bunu zaten bağırsak problemi olan kişilerde

[0:58:57.520] yapıyorum. Yani o kişinin mikrobiyomu zaten ideal durumda değil. Oradaki

[0:59:03.599] bakteri yükünü biraz azaltmak bir sorun değil. Bir de şunu düşün. Ağzında da bir

[0:59:09.680] sürü bakteri var. Su içince ağzın steril mi oluyor? Hayır. Yüzünü yıkadığında da

[0:59:17.000] aynı şey. Yani bu zaten her şeyi sıfırlayan bir çözüm değil. Her şeyin

[0:59:22.280] çözümü değil ama doğru zamanda, doğru şekilde kullanıldığında bağırsak için

[0:59:27.400] faydalı bir destek olabilir. Bağırsakta birikmiş yükü mesela eski dışkı

[0:59:33.240] kalıntıları ya da sertleşmiş parçaları biraz hafifletmeye ve bunlardan daha

[0:59:39.240] erken kurtulmana yardımcı olur. Oksijen hakkında da konuşmak isterim.

[0:59:46.640] Kısacık araya gireceğim. Şu an beni duyuyorsanız ayık kafayı izlediğinize

[0:59:50.559] eminiz. Peki abone misiniz? Bir kontrol eder misiniz? Çok net bir şekilde abone

[0:59:56.280] sayımız programa davet ettiğim doktorları ikna etme gücünü sağlıyor.

[1:00:00.200] Alanında dünyanın en iyi isimlerini burada izlemek için kanala abone olun.

[1:00:05.720] Oksijen gerekli. Normalde nefesimizi hızlandırdığımızda

[1:00:10.480] daha fazla oksijen aldığımızı ve bu yüzden daha enerjik hissetmemiz

[1:00:15.640] gerektiğini düşünürüz. Bu doğru gibi görünür ama aslında tam tersi olur. Çok

[1:00:22.160] hızlı nefes alan insanların tansiyonu daha yüksek olur. Daha sık beyin sisi

[1:00:28.280] yaşarlar. Hatta beyinleri şişmeye daha yatkın olur ve bu yüzden migren ya da

[1:00:34.480] baş ağrısı daha fazla görülür. İlginçtir vücut ısıları düşer. Vücutta oksidatif

[1:00:41.839] stres artar. Daha hızlı yaşlanırlar. O yüzden şöyle bir nefes pratiği iyi olur.

[1:00:49.079] Oksijeni yeterli seviyede tutarken karbondioksiti de artırmak. Çünkü bu

[1:00:55.559] fizikte bohr etkisi dediğimiz duruma dayanır. Oksijen ve karbondioksit.

[1:01:02.240] Karbondioksit seviyesi yüksek olduğunda çok daha verimli şekilde yer değiştirir.

[1:01:08.520] Bunu uygulamak aslında basit. Mesela yemek yerken ağzını kapalı tutup

[1:01:14.319] konuşmadan sadece çiğnersen burnundan nefes alır ve nefes ritmini

[1:01:19.799] yavaşlatırsan vücudunu birçok açıdan olumlu etkilersin. Karbondioksit

[1:01:25.760] seviyesi yükselir. Gaz değişimi daha iyi olur. Bu da seni sakinleştirir, mutlu

[1:01:32.520] hissettirir, ağrıyı azaltır ve sindirimi iyileştirir. Aynı şey egzersiz için de

[1:01:39.760] geçerli. Yemekten sonra yürüyüşe çıktığında ağzın kapalı yani burundan

[1:01:45.839] nefes alarak yürürsen ve tempoyu tamamen aerobik kalacak şekilde ayarlarsan

[1:01:52.599] vücudu zorlamazsın. Böylece bağırsakların ihtiyaç duyduğu enerjiyi

[1:01:58.559] bölmez, sindirimi de desteklemiş olursun.

[1:02:02.960] Bu yüzden yürürken konuşmamalısınız. Yürümek ve konuşmak eğlence için iyidir

[1:02:08.720] ve yapılmalı tabii ama sağlık için yapılan yürüyüşlerde

[1:02:12.599] konuşmamalı. Gerçekten çok teşekkür ederim. Ben çok

[1:02:16.880] şey öğrendim. Açıkçası benim kafamda da şöyle bir algı vardı. Burası bir diyet

[1:02:23.079] merkezi. İnsanların kilo vermek için geldiği bir yer gibi geliyordu bana. Ama

[1:02:29.000] şimdi öğrendiklerimden sonra görüyorum ki aslında çok daha fazlası daha çok bir

[1:02:34.839] eğitim, bir iyileşme süreci ve bir anlamda yeni bir yaşam tarzı oluşturma

[1:02:40.599] yeri. Bunu bu kadar güzel özetlediğin için çok

[1:02:45.440] teşekkür ederim. Bu aynı zamanda sık yapılan bir hataya ya da yanlış anlamaya

[1:02:51.359] da işaret ediyor. Eğer yaşam tarzını gerçekten olumlu yönde değiştirmek

[1:02:57.160] istiyorsan bunu yeni bir yaşam tarzına dönüştürmek zaman ister. Biri çıkıp üç

[1:03:03.440] günlüğüne geliyorum beni iyileştir sonra gideyim ve bambaşka biri olayım diyorsa

[1:03:08.920] bu bir yanılgıdır. Böyle olursa o kişi hiçbir zaman tatmin olmaz. Ama biri tüm

[1:03:15.319] bu iyi tavsiyeler arasında kafam karıştı ve bunlar bende beklediğim etkiyi

[1:03:20.920] yaratmıyor. Gel bana farklı bir deneyim yaşat. bu süreçte bana rehberlik et ve

[1:03:27.559] beni eğit derse işte bu gerçekten hayat değiştiren bir başlangıç olabilir. Bu

[1:03:34.200] etki sadece bir hafta, iki hafta değil aylarca sürebilir. Tabii ki hayatın

[1:03:41.279] akışı içinde her zaman eski alışkanlıklar ya da çevrenin etkisi

[1:03:47.039] devreye girer. Bu normal. Ama bir kez mesela sindirim konusunda yemekten sonra

[1:03:55.680] kendini öncesinden daha iyi hissetmen gerektiğini gerçekten anladığında ve

[1:04:01.760] böyle hissetmiyorsan nelere dikkat etmen gerektiğini bildiğinde artık kontrol

[1:04:07.640] sende olur. O noktada güçlenirsin. kendi sorumluluğunu alırsın ve kendi

[1:04:14.119] özgürlüğünle daha uzun, daha sağlıklı, daha mutlu ve mümkün olduğunca az

[1:04:19.720] enflamasyonla bir hayat yaşayabilirsin. Son bir şey daha soracağım. Sen

[1:04:24.599] anlatırken aklıma geldi. Protein konusunu hiç sormadım. Her yerde bu

[1:04:29.680] konuda da çok fazla çelişkili bilgi var. Kimi çok protein diyor, kimi o kadar

[1:04:35.240] protein yeme diyor. Ne kadar gerektiğini sormayacağım. Çünkü bu kişiye göre

[1:04:39.920] değişir. Ama mesela yeme saatini soracağım. Eğer salatayı ya da çiğ

[1:04:45.640] gıdayı bile sindiremiyorsan büyük bir bifteği nasıl sindireceksin?

[1:04:50.960] Mesela büyük bir biftek her zaman zor sindirilir. Ama iyi hazırlanmış bir

[1:04:56.920] biftek örneğin bir kase mercimekten daha kolay sindirilebilir olabilir. İçindeki

[1:05:04.119] protein yapısı da vücutta daha uzun süre tokluk sağlar. Bu kesin. Ama burada sana

[1:05:11.000] katılıyorum ve belki de eksik halka bu. Eğer proteini sindiremeyeceğin bir

[1:05:18.119] miktarda ya da uygun olmayan bir durumda tüketirsen o zaman fayda değil, zarar

[1:05:24.319] verir. Sindirilemeyen protein çürümeye başlar ve ortaya çıkan bu yan ürünler

[1:05:31.440] sadece rahatsız edici değil gerçekten problem yaratır. Histamin oluşur,

[1:05:38.279] amonyum oluşur, biyojen aminler oluşur. Bunlar normalde vücutta inflamasyonu

[1:05:45.200] sinyalleyen maddelerdir ve inflamasyon olduğunda sadece beden değil hormonal

[1:05:51.720] denge ve duygusal durumda etkilenir. Yani vücut iltihaplıyken

[1:05:57.440] sakin ve berrak bir zihin pek mümkün olmaz.

[1:06:01.200] O yüzden bugün biri sana yüksek protein tüket diyorsa bunu gün içine bölmek

[1:06:07.559] önemli. iki ya da üç porsiyona ayır. Sindirebileceğin miktarda olsun. İyice

[1:06:14.440] çiğne ve duyuların artık yeter ya da bu artık iyi hissettirmiyor dediği anda

[1:06:21.880] bırak. En iyi rehberim bu olur. Mesela bugün 70 yaş üstü kişiler için öneri her

[1:06:29.400] öğünde 3540 gram protein almak. Bu yaklaşık olarak her öğünde 6 yumurtaya

[1:06:36.279] denk geliyor. Şimdi benim anneannemi düşün. 95 yaşında her öğünde 6 yumurta

[1:06:43.200] yese ertesi gün sindirimi iyi olur mu? Fayda görür mü pek sanmıyorum.

[1:06:50.720] Ama proteini daha sık ama daha küçük miktarlarda alırsa yani sindirebildiği

[1:06:58.720] kadarını yayarak tüketirse o zaman gerçekten fayda görür.

[1:07:14.240] Zamanın için çok teşekkür ederim. Mine Kalpakçıoğlu bana defalarca oraya

[1:07:19.359] gitmemi ve deneyimlememi söylemişti. Sanırım bu podcast beni daha da ikna

[1:07:24.359] etti. Gelip kendim deneyimlemek ve daha fazlasını öğrenmek istiyorum. Bir saatte

[1:07:29.400] öğrenmek zor ama bir hafta ya da iki hafta kalınca gerçekten çok şey

[1:07:33.599] öğrenilir. 3 haftalık bir süre boyunca seninle

[1:07:37.559] çalışmaktan çok mutlu olurum. Evet. Belki podcast stüdyomu oraya

[1:07:42.359] taşımalıyım. Teşekkürler. Evet. Tabii orada çok

[1:07:45.760] ilginç insanlarla tanışırsın. Açık fikrin ve macera duygun için ayrıca

[1:07:50.920] teşekkür ederim.


*Transkript YouTube'dan alınmıştır.

"Ayık Kafa'nın her bölümünde sorum şu: Daha iyi bir yaşam nasıl mümkün?"

DR. ESRA ÇAVUŞOĞLU

Ceo & Co-founder