Alzheimer'ın Sebebi Bulundu
Dr. David Perlmutter, MD
Ayık Kafa’nın 124. podcast’inde Dr. Esra Çavuşoğlu, PhD’nin konuğu Dr. David Perlmutter, MD. Dr. David Perlmutter, MD, koruyucu nöroloji alanındaki çalışmalarıyla tanınan, kurul sertifikalı bir nörolog ve altı kez “New York Time”s çok satanlar listesine giren bir yazar. Beyin sağlığı, beslenme, metabolizma ve nörodejeneratif hastalıklar arasındaki ilişkiye odaklanan Perlmutter, özellikle dünya çapında ses getiren “Grain Brain” kitabıyla tanınıyor. “Journal of Alzheimer’s Diseas”e yayın kurulunda yer alan Perlmutter, aynı zamanda University of Miami Miller School of Medicine’da öğretim üyesi ve Bryan Therapeutics’te Nörobilim Araştırmaları Direktörü olarak görev yapıyor.

Özet
Dr. David Perlmutter ile bu bölümde Alzheimer, beyin sağlığı, bilişsel gerileme ve beyin yaşlanmasının arkasındaki yeni bilimi konuşuyoruz. Beynin bağışıklık hücreleri olan mikroglianın; insülin direnci, yüksek kan şekeri, ultra işlenmiş gıdalar, bağırsak-beyin bağlantısı ve mitokondri sağlığından nasıl etkilendiğini ele alıyoruz.
Perlmutter, Alzheimer riskinin belirtiler ortaya çıkmadan 10–20 yıl hatta daha uzun süre önce şekillenmeye başlayabileceğini ve bu nedenle korunmanın erken yaşlarda başlaması gerektiğini anlatıyor. Ayrıca p-tau217 Alzheimer testi, ürik asit, metabolik sağlık, GLP-1 ilaçları, gen terapileri ve 40 Hz gamma ışığı gibi yeni yaklaşımları değerlendiriyoruz. Bu podcast’in en önemli mesajı ise net: Alzheimer ve beyin yaşlanması söz konusu olduğunda egzersiz, doğru beslenme, kaliteli uyku ve sağlıklı metabolizma hâlâ en güçlü koruyucu araçlarımız arasında.
#EsraÇavuşoğlu #AyıkKafa #ElevatingLifeEvolvingHealth #Longevilab #DavidPerlmutter
Dr. David Perlmutter, MD
Web sitesi: https://drperlmutter.com/about/
Instagram: https://www.instagram.com/davidperlmutter/
T.C. İstanbul Gedik Üniversitesi’ne ne teşekkür ederiz. https://www.gedik.edu.tr/
00:00-06:18 Giriş. Dr. David Perlmutter’ın tanıtılması.
06:18-11:47 Ultra işlenmiş gıdalar Alzheimer riskini artırıyor mu?
11:47-15:36 Mikroglia ve immünometabolizma: Beynin bağışıklık sistemi
15:36-20:16 Alzheimer teorileri ve beta-amiloid tartışması
20:16-23:39 Mikroglia yeniden beyni koruyan hale getirilebilir mi?
23:39-29:16 Alzheimer’dan korunmaya ne zaman başlamalıyız?
29:16-34:35 Alzheimer, Parkinson ve MS neden farklı gelişiyor?
34:35-36:59 Mitokondri, metabolizma ve beyin sağlığı
36:59-42:41 Ürik asit, şeker ve Alzheimer bağlantısı
42:41-47:36 Beyin sağlığı için hangi testlere bakılmalı?
47:36-53:18 Longevity’nin en güçlü araçları: Egzersiz, uyku ve beslenme
53:18-55:33 GLP-1 ilaçları ve Parkinson araştırmaları
55:33-57:39 Gen terapileri ve geleceğin beyin tedavileri
57:39-59:00 Alzheimer’da 40 Hz ışık ve gamma dalgaları
59:00-59:55 Kapanış.
*UYARI* Aylık Kafa’daki bilgiler ve beyanlar kişileri tanı ve tedaviye yönlendirme amacı taşımaz. Tanı ve tedaviye yönelik işlemlerinizi doktorunuza danışınız. İçeriklerde EMC Medya Yayıncılık Ticaret Ltd. Şti.’nin, araştırmacılarının, danışmanlarının ve yazarların / bilim insanlarının hazırladığı bilimsel çalışmalar ve kamuya açık yayınlardan derlemelerle elde edilen veriler, yalnızca bilgilendirme amacıyla paylaşılmaktadır. Yayınlarımızda tanı yahut tedaviye ilişkin sağlık beyanları yer almamaktadır.
Transkrİpt
Giriş. Dr. David Perlmutter’ın tanıtılması
0:00 Sonuçta belli ki her şey yaşam tarzı değişikliklerine bağlı. Diğer hiçbir şey
0:05 pek bir fark yaratmıyor. Yediğimiz yemekler, egzersiz, uyku, güneş ışığı ve
0:10 türevi şeyler. Birincisi mezura olarak bilinen oldukça
0:14 sofistike ve bir o kadar da pahalı bir cihazdır.
0:18 Yapmanız gereken bir mezura almak, onu karnınızın ve belinizin etrafına
0:23 sarıyorsunuz. İşte bu kadar. [müzik] İlk adım egzersiz, uyku veya beslenme değil.
0:30 İlk adım kontrolün tamamen sizde olduğunu ve bu değişiklikleri
0:34 yapabileceğinizi benimsemektir. Ve bu adım [müzik] beyninizin kaderini büyük
0:40 ölçüde etkileyecek. Sistemimizin kontrol merkezi olan beyin
0:44 hakkında [müzik] pek konuşulmuyor. Neden acaba?
0:47 Beynin vücuttan ayrı olduğu fikrine dayanıyor [müzik] değil mi? Beyin başka
0:52 bir ülkede yaşıyor. İyi bir beyni kötüleştiren [müzik] iki önemli şey var.
0:56 Birincisi yaş. İkincisi ise metabolik etkenlerdir. İmmünometabolizma
1:02 kavramının güzelliğiyle metabolizmanın bu mikroglial hücreleri yani beynin
1:07 bağışıklık hücrelerini etkilediğini artık anladık. Bu mikroglal hücreleri
1:11 kesinlikle [müzik] M2 destekleyici beyin koruyucularına dönüştürebiliriz ve işte
1:17 bu büyük bir başarı olur. Ben Esra Çavuşoğlu. 20 yıldır ayık bir
1:22 hayat yaşıyorum. Bağımlılık hastalığıyla mücadelem beni beden ve performansımı
1:26 iyileştirmek, hayat [müzik] kalitemi arttırmak, daha sağlıklı ve uzun yaşamak
1:30 için yeni yöntemler, cihazlar ve takviye ürünler araştırmaya yönlendirdi.
1:34 Bağımlılık hastalığı, biohacking ve longevity alanlarındaki kendi
1:38 deneyimlerimden dünyadaki son gelişmelere, çığır açan girişimcilerden
1:42 uzman akademisyenlere. Yıllardır yaptığım sohbetler artık her hafta Ayık
1:46 Kafa podcastı. Ayık Kafa Podcast'e hoş geldiniz. Uzun
1:50 yıllar boyunca geleneksel tıp beyin hastalıklarına ancak hasar ortaya
1:53 çıktıktan sonra müdahale etti. Bu yaklaşımı sorgulayan doktorların başında
1:56 ise Dr. David Pearlmutter geliyor. Grain Brain ve Brainmaker gibi kitaplarıyla
2:01 beslenmenin ve bağırsak sağlığının beynimizi ve zihinsel sağlığımızı ne
2:03 kadar güçlü bir şekilde etkilediğini ortaya koydu. Şimdi ise yeni kitabı
2:06 Brain Defenders ile odağını beynin bağışıklık sistemine çeviriyor.
2:09 Özellikle mikrogli adı verilen beynimizdeki küçücük ama son derece
2:12 önemli hücrelere odaklanıyor. Çünkü bu hücreler doğru çalıştığında
2:15 nöronlarımızı korurken kontrolden çıktıklarında bilişsel gerilemeyi
2:18 hızlandırabiliyor. Bugün klasik söylemlerin biraz daha ötesine
2:21 geçiyoruz. Son 12 yılda bu alandaki bilimin nasıl değiştiğini, insan
2:25 çalışmalarının bize ne söylediğini ve beynimizi korumak için günlük
2:28 hayatımızda gerçekten neler yapabileceğimizi konuşuyoruz.
2:31 Üniversiteyi [müzik] sadece dersler, vizeler, finaller olarak düşünme. Asıl
2:35 mesele [müzik] okurken kendini keşfetmek, üretmek, projelerde yer almak
2:39 ve mezun olmadan gerçek dünyayı tanımaya başlamak. [müzik] Bir yandan
2:43 psikolojiyle insanı daha iyi anlayabildiğin, beslenme ve sağlık
2:47 bilimleriyle iyi yaşamanın ne demek olduğunu öğrendiğin, mühendislik ve
2:51 yönetim bilişim sistemleriyle teknolojiyi, veriyi ve sistemi
2:55 çözümleyebildiğin bir üniversite düşün. Yani sadece bilgi aldığın değil,
3:00 düşündüğün, ürettiğin ve fikirlerini hayata geçirebildiğin bir yer. İstanbul
3:05 Gedik Üniversitesi öğrencilik hayatını gerçekten [müzik] yaşarken geleceğini
3:09 kurabileceğin bir deneyim sunuyor. Ayık Kafan'ın daimi destekçisi Gedik Eğitim
3:13 Vakfı'ın sağladığı [müzik] katkı ile size dünyanın önde gelen uzmanlarını
3:17 konuk olarak getirmeye devam ediyoruz. Siz de [müzik] Ayık Kafaya abone olarak
3:22 destek verebilirsiniz. Dr. David Perlmutter Ayık Kafa Podcast'e
3:27 hoş geldin. Bu anı gerçekten büyük bir heyecanla bekliyordum. Bunun birçok
3:32 nedeni var ama şununla başlamam gerekiyor. Biz anneannemi Alzheimer
3:37 nedeniyle kaybettik. Bu tabii ki annemin de her zaman aklında olan bir endişe.
3:42 Tahtaya vurayım. Kendisi son derece sağlıklı ama yine de bu düşünce hep
3:47 zihninin bir köşesinde. Dolayısıyla hepimiz bunu düşünüyoruz. Aslında
3:51 aklımızdan hiç çıkmıyor ama önce seni izleyicilerime tanıtmak istiyorum. Çünkü
3:56 Türkiye'de insanlar Amerika'da ne kadar tanınan biri olduğunu bilmiyor olabilir.
4:01 Uzun yıllar konvansiyonel nöroloji alanında çalıştın. Sonra beslenme
4:06 çalışmalarının merkezine yerleşti. 2013'te Grain Brain kitabını yazdın ve
4:12 kitap yayınlandıktan sonra 1 milyondan fazla sattı. O dönemde diyetisyenlerden
4:18 ve nörologlardan ciddi tepkiler aldın. Türkçeye de çevrilen kitabının adı Grain
4:23 Brain yani tahıl beyin olduğu için doğal olarak gluten ve tahıllar çok konuşuldu
4:30 ama aslında temel argümanın şeker ve glikasyon üzerineydi. Yani söylediğin
4:35 şey bütün tam tahıllar kötüdür gibi bir şey değildi. Çok daha spesifikti.
4:41 Ardından Brainmaker'ı yazdın. Bağırsak beyin ekseninin henüz çok erken
4:46 konuşulduğu bir dönemde bu konuya odaklandın ve aslında bu alandaki
4:51 yaklaşımı değiştirdin. Sonrasında ürik asidi ele aldığın drop asit geldi. Çok
4:56 sayıda kitabım var ama bunlar özellikle öne çıkanlardan bazıları. Ardından daha
5:01 önce benim de 105 Ayık Kafa podcast konuğum olan oğlun Doktor Austin Pearl
5:06 Mutter ile birlikte Brainwash'ı yazdın. O kitap çevresel toksinleri ve bunların
5:12 beyne verdiği zararı ele alıyordu. Şimdi de Brain Defender var. Kitabı önceden
5:17 edinme şansım oldu ve büyük bölümünü okudum. Aslında yıllar boyunca
5:21 biriktirdiğim bütün bilgilerin bir araya geldiği ve insanlara beyinlerini nasıl
5:25 koruyabileceklerini anlatan kapsamlı bir çalışma. Bir şeyi daha söylemek
5:30 istiyorum. Sonra sözü sana bırakacağım. Kitapta benim çok ilgimi çeken bir şey
5:35 anlatıyorsun. yıllar önce senatoya gidip ultra işlenmiş gıdaların gelecekte
5:41 nörodejeneratif hastalıklardan oluşan bir tsunamiye yol açacağını söylediğini
5:46 yazıyorsun. Yine o dönemlerde İngiltere'de bir konferansın ardından o
5:51 zamanki Prens Charles yani bugünün İngiltere kralı Charles tarafından davet
5:56 ediliyorsun. Aslında ülkenin geleceğini değiştirmek istiyordu ama diğer
6:00 hükümetlerde olduğu gibi gıda lobisinin buna izin vermeyeceğinden endişeliydi.
6:05 Neyse hoş geldin. Çok şey anlattım ama. Çok teşekkür ederim Esra. Önce 2013'e
6:11 Grein Brain'e dönerek başlayayım. Bu arada evet kitap Türkçe olarak da
6:16 yayınlandı. Tahıl Bey'in adıyla. Bence kitabın temel fikrini çok iyi anlattın.
Ultra işlenmiş gıdalar Alzheimer riskini artırıyor mu?
6:18 O zamanlar ultra işlenmiş gıda diye bir terimimiz yoktu ama işlenmiş,
6:27 değiştirilmiş karbonhidratları çok yüksek miktarlarda tüketiyorduk. Ben o
6:32 dönemde bunun sağlığa zararlı olduğunu, enflamasyonu artırdığını, diyabet
6:38 riskini ve kan şekeri kontrolünü olumsuz etkilediğini ve daha da önemlisi beyin
6:44 için zararlı olduğunu savunuyordum. Ve haklısın. Bunları söylediğim için ana
6:49 akım çevrelerden ciddi tepkiler geldi. Kitap dünya çapında 32 dilde yayımlandı
6:55 ve olağanüstü ilgi gördü ama aynı zamanda her kesimden tepki de aldı.
7:00 Bugünse artık ultra işlenmiş gıda diye bir terimimiz var. Bu gıdaların daha
7:05 fazla tüketilmesinin sağlığı ciddi şekilde tehdit ettiğini gösteren çok
7:11 güçlü kanıtlarımız da var. Tüm nedenlere bağlı ölüm, kardiyovasküler hastalıklar
7:17 ve kesinlikle Alzheimer riski ile ilişkili. Geçen yıl Journal of
7:22 Prevention of Alzheimers'ta yayınlanan bir çalışmada büyük bir grup yaklaşık 12
7:28 yıl 7 ay boyunca takip edildi. Günde ortalama sadece bir porsiyon yani bir
7:34 avuç cips ya da aromalı bir yoğurt tüketenlerde Alzheimer gelişme riskinin
7:40 yaklaşık %13 arttığı görüldü. Bu oldukça yüksek bir oran. Günde 10 veya daha
7:46 fazla porsiyon tüketenlerde ise bugün hala etkili bir ilaç tedavimizin
7:51 olmadığı Alzheimer hastalığına yakalanma riski yaklaşık %300 arttı. Bu çalışma
7:57 daha yeni yayımlandı. Senin de söylediğin gibi Grein Brain ise 2013'te
8:02 yazılmıştı. Yani buraya gelmemiz biraz zaman aldı. Brainmaker'dan da bahsettin.
8:08 O kitapta bağırsak beyin bağlantısını ele alıyordum ve yine çok ciddi tepkiler
8:13 aldık. Bağırsağın beyinle hiçbir ilgisi yok. Bağırsaktaki mikropların beyinle
8:19 bağlantısı yok deniyordu. B Usse bağırsaktaki bakterileri ve onların
8:25 ürettiği metabolitleri değerlendirebilecek teknolojiye sahibiz
8:29 ve artık bunların beynimizin geleceğini temelden şekillendirdiğini biliyoruz. Bu
8:35 da bugün birlikte geçireceğimiz zaman açısından bize çok güçlü araçlar ve çok
8:41 daha derin bir anlayış sunuyor. Böylece değişiklikler yapabilir. Beynimizin
8:47 geleceğini gerçekten yeniden yazabilir ve bugün dünya çapında gördüğümüz bu
8:53 büyük beyin dejenerasyonu salgınıyla gerçekten mücadele
8:57 edebiliriz. Kitabı okurken ve biraz araştırma
9:01 yaparken bir şey dikkatimi çekti. Ultra işlenmiş gıdaların kalp için iyi
9:05 olmadığı, bağırsaklara zarar verdiği, obezite ve diyabet gibi sorunlarla
9:10 ilişkili olduğu konusunda elbette büyük bir farkındalık var. Ama vücudumuzun
9:15 kontrol merkezi olan beyin üzerindeki etkileri pek konuşulmuyor. Bunun nedeni
9:20 ne? Bence bunun temelinde beynin sanki
9:23 bedenin bir parçası değilmiş gibi düşünülmesi yatıyor. Kalbi anlıyoruz,
9:28 bağışıklık sistemini anlıyoruz. kanser riskini, diyabeti, obeziteyi anlıyoruz
9:34 ama beyin sanki başka bir ülkede yaşıyor. Oysa artık bedenin bütünleşik
9:40 bir sistem olduğunu anlamaya başlıyoruz. Aslında sadece kalbe iyi gelen ama
9:45 bedenin geri kalanı için iyi olmayan bir beslenme biçimi diye bir şey yok. Kan
9:50 şekerini dengede tutan, enflamasyonu azaltan ve bağırsak bakterilerini
9:56 beslemek için lifen zengin bir beslenme şekli kalp için de iyidir, beyin için
10:01 de. Yani tabii ki beyin de bedenin bir parçası ve bedeni olumsuz etkileyen tüm
10:07 süreçlere en az diğer organlar kadar hatta belki daha da hassas inflamasyon,
10:13 serbest radikallerin yol açtığı stres, gerekli besinlerin eksikliği, yetersiz
10:18 kan akışı, yüksek kan şekeri, insülin direnci, bunların hepsi bütün bedenini
10:24 etkiliyor ve buna beyin de dahil. Tabii. Kısacık araya gireceğim. Şu an beni
10:29 duyuyorsanız ayık kafayı izlediğinize eminiz. Peki abone misiniz? Bir kontrol
10:34 eder misiniz? Çok net bir şekilde abone sayımız programa davet ettiğim
10:39 doktorları ikna etme gücünü sağlıyor. Alanında dünyanın en iyi isimlerini
10:43 burada izlemek için kanala abone olun. Kitap gerçekten büyüleyiciydi. Çok
10:48 beğendim. Eee, basılı hali elime geçtiğinde sanırım bir kez daha
10:52 okuyacağım. Çünkü anlattıkların gerçekten çok önemli. Birkaç hafta önce
10:56 Jeffrey Blend konuğumuzdu ve metabolizmanın ne kadar önemli olduğunu
11:00 anlattı. Ardından Gabriel Lon geldi ve kasın metabolizma için ne kadar önemli
11:05 olduğunu açıkladı. Sonra Allen Langer beden ve beynin birbiriyle bağlantılı
11:09 olduğunu, birbirinden ayrı olmadığını söyledi. Kim tahmin ederdi değil mi?
11:13 Devrabin de aynı şeyi söylüyordu. Bu bölümlerin peş peşe gelmesi, insanların
11:18 bütün bu bağlantıları gerçekten anlaması açısından çok değerli. Ama kitapta
11:22 immünometabolizma diye bir kavramdan söz ediyorsun ve bunu her tür dejeneratif
11:27 hastalığın temelindeki sorunlardan biri olarak açıklıyorsun. Dilersen önce şunu
11:31 şunu anlamakla başlayalım. Ultra işlenmiş gıdaların fazla tüketilmesi
11:36 beyin için neden bu kadar kötü? Sonra da bunun immünometabolizma ile bağlantısına
11:40 geçelim. Aslında her iki konu da birbiriyle
11:45 oldukça bağlantılı. İlk olarak immünometabolizmayı konuşalım. Ne tuhaf
Mikroglia ve immünometabolizma: Beynin bağışıklık sistemi
11:47 ama aslında oldukça güzel bir terim. İmno bağışıklık sistemi anlamına gelir.
11:55 Metabolizma ise kan şekeri, tansiyon, vücut yağı gibi unsurları kapsar.
12:01 Jeffrey Blend'la olan podcastinde de bundan bahsettiğine eminim. Çünkü
12:06 biliyorsun Esra bu onun uzun yıllardır üzerinde çalıştığı ve hakkında çok
12:11 konuştuğumuz bir konu. Kaderin cilvesi. Bu sohbeti bir tekneden
12:17 gerçekleştiriyorum ve Jeffrey Blend şu an içinde olduğum bu tekneyi bizzat inşa
12:22 etti. Dünya gerçekten çok küçük. Her neyse bu konuyu biraz detaylandıralım.
12:28 Özellikle beyin açısından bakarsak beynin kendi mikrogilial hücreler olarak
12:34 bilinen hücrelerden meydana gelen özel bir bağışıklık sistemi bulunur. Bu
12:40 beynin kendi doğal bağışıklık sistemidir. Bu hücreler beyindeki
12:44 hücrelerin %10'unu oluşturur ve son derece önemlidirler. beynin düzgün
12:50 çalışıp dejenerasyona karşı koyup koyamayacağını belirlerler veya beynin
12:56 dejenere olup işlevini yitirip yitirmeyeceğini kontrol ederler. Her
13:01 alanda nörodejeneratif hastalıkların sadece Alzheimer değil Parkinson ve
13:06 multiple sclerose, PSP, MS ve tüm bu farklı görünürde birbirinden farklı olan
13:13 bu hastalıkların artık ortak bir noktada birleştiğini biliyoruz. Çünkü bu
13:18 hastalıklarda bağışıklık sistemi sinapsları tahrip
13:22 ediyor. Nöronlar arası bağlantıyı koparıp beynin farklı bölgelerinde işlev
13:29 kaybına neden oluyor. Bu bağışıklık sistemiydi. Şimdi metabolizma kısmına
13:34 geçelim. Görünen o ki bu bağışıklık hücrelerinin destekleyici mi yoksa zarar
13:41 verici mi olacağı metabolizmalarına bağlı glikozu enerji kaynağı olarak
13:46 kullanma becerilerine bağlıdır. Enerji üretmek adına mitokondrilerini
13:51 kullanmalarına ve metabolizmaları işte bugün ele aldığımız en önemli konu bu
13:57 bağışıklık hücrelerinin metabolizması destekleyici mi yoksa yıkıcı mı? beyin
14:02 koruyucusu mu yoksa yok edicisi mi olacaklarını belirler? Metabolizmaları
14:08 vücudunuzun metabolizmasına dayanır. Bunu düşünün. Konuklarınızın ve
14:13 izleyicilerinizin metabolizmayı yönetmek üzerine konuştuğu her şey Gabriella
14:19 Lon'un egzersiz üzerine söyledikleri metabolizmayı desteklemek için kas
14:24 yapımı, daha iyi bir metabolizmaya açılan tüm bu kapılar beyindeki
14:29 bağışıklık hücrelerini hedefler daha destekleyici olmaları ve daha iyi bir
14:34 beyin sağlığına zemin hazırlamaları için immünometabolizma teriminin güzelliği
14:40 burada yatıyor ve bu oldukça yeni bir kavram. Yani tekrar etmek gerekirse yeni
14:46 kitabın Brain Defenders'ta bunu inceliyoruz. Şuna odaklanıyoruz.
14:51 Biliyorsunuz aslında onlarca yıldır yazdığım, incelediğim ve anlattığım her
14:56 şey beynin bağışıklık hücrelerinde kesişiyor. Grein Brain kitabındaki
15:02 karbonhidrat ve gluten duyarlılığı fikirleri, Brainmaker'daki düşünceler,
15:08 bağırsak bakterilerinin metabolizmasının önemi ve oluşturdukları beynin
15:13 bağışıklık hücrelerini etkiliyor. Brainwash kitabında stresin ve sosyal
15:19 bağların rolü, bunun metabolizmamızı nasıl düzenlediği ve beynin bağışıklık
15:24 sistemi üzerinde nasıl etkili olduğu, bu çok temel bir konu.
15:29 2025 2026 ve ilerleyen yıllarda nörobilimin en önemli konusu bu. Harika
Alzheimer teorileri ve beta-amiloid tartışması
15:36 bir haber. Çünkü nihayet uzaklaşıyoruz bu kanıtlanmamış düşünceden. Örneğin
15:41 Alzheimer'ın nedeninin betaamiloid adlı proteinin birikmesi olduğu fikri tamamen
15:47 yanlış ve dünya çapında milyarlarca dolara mal oldu araştırma ve ilaç
15:51 geliştirme alanında ancak hiçbiri bir sonuç vermedi.
15:56 Bunu pek çok değerli konuktan işitiyorum. Ancak devam ediyor. Hala
16:00 aynı şeyleri öne sürüyorlar. Bu ilaçların adlarını telaffuz etmek bile
16:05 güç. Hala insanlara veriyorlar. Beklenti içindeler. Araştırmaya para harcıyorlar.
16:11 Hala ilaca odaklanıyorlar ve sizden beyni koruma konusunda başka pek bir
16:17 farkındalık görmüyorum. Ve Dale Bradesen ve belki birkaç kişi daha. Yani sizce bu
16:25 diyalog nerede kesiliyor? Aslında bu iki konu birbiriyle çok
16:29 yakından bağlantılı. Önce immünometabolizmadan konuşalım. kulağa
16:34 biraz tuhaf geliyor ama aslında çok güzel bir terim. İmmünü dediğimizde
16:39 bağışıklık sisteminden metabolizma dediğimizde kan şekeri kontrolü, kan
16:44 basıncı, vücut yağı gibi faktörlerden söz ediyoruz. Jeffrey Blend'le
16:48 konuştuğunda eminim bundan bahsetmiştir. Çünkü bu onun uzun yıllardır üzerinde
16:53 çalıştığı ve bizim de birlikte çok konuştuğumuz bir konu. İşin ilginç yanı
16:58 şu anda seninle bu konuşmayı bir tekneden yapıyorum ve üzerinde
17:01 bulunduğum bu tekneyi de Jeffrey Blend yaptırdı. Dünya gerçekten küçük. Şimdi
17:06 bunu biraz açalım. Özellikle beyne baktığımızda beynin mikroglia adı
17:10 verilen hücrelerden oluşan kendine özgü bir bağışıklık sistemi var. Bu beynin
17:16 doğuştan gelen bağışıklık sistemi. Mikrogliyalar beyin hücrelerinin
17:20 yaklaşık %10'unu oluşturuyor ve hayati öneme sahipler. Beynin iyi çalışıp
17:24 dejenerasyona dirençli kalmasını mı yoksa dejenerasyona uğrayıp düzgün
17:29 çalışamamaya başlamasını mı sağlayacağını büyük ölçüde onlar
17:32 belirliyor. Ve bu yalnızca Alzheimer için geçerli değil. Parkinson, multiple
17:36 sklerose, PSP, MS ve birbirinden tamamen farklı gibi görünen pek çok
17:41 nörodejeneratif hastalık için de geçerli. Artık bu hastalıkların çok
17:45 önemli bir ortak noktası olduğunu biliyoruz. Bağışıklık sistemi sinapsları
17:50 yani bir nöronla diğeri arasındaki bağlantıları yok ediyor. Bunun sonucunda
17:54 beynin farklı bölgeleri işlevlerini kaybetmeye başlıyor. İşte bağışıklık
17:58 sistemi kısmı bu. Şimdi metabolizma kısmına gelelim. Bu bağışıklık
18:03 hücrelerinin beyni destekleyici mi yoksa yıkıcı mı olacağını belirleyen şey
18:08 metabolizmaları. glikozu yakıt olarak kullanabilme ve mitokondrileri
18:13 aracılığıyla enerji üretebilme kapasiteleri. Ve bugün konuşacağımız
18:17 belki de en önemli nokta şu: Bu bağışıklık hücrelerinin metabolizması
18:22 onların beyni destekleyen mi yoksa ona zarar veren hücreler mi olacağını yani
18:27 beyin savunucuları mı yoksa beyin yıkıcıları mı olacaklarını belirliyor ve
18:32 onların metabolizması da senin vücudunun metabolizmasına bağlı bir düşün.
18:36 konuklarının sana ve izleyicilerine metabolizmayı kontrol etmekle ilgili
18:40 anlattığı her şey bununla bağlantılı. Gabriel Lyon'un egzersizden ve
18:45 metabolizmayı iyileştirmek için kas geliştirmekten bahsetmesi gibi.
18:49 Metabolizmayı iyileştiren bütün bu yollar beynin bağışıklık hücrelerini
18:53 daha destekleyici hale getiriyor ve daha sağlıklı bir beyin için zemin
18:58 hazırlıyor. İşte immünometabolizma teriminin güzelliği burada ve bu aslında
19:02 oldukça yeni bir kavram. Yeni kitabın Brain Defender'da da tam olarak bunu ele
19:06 alıyoruz. Yani onlarca yıldır yazdığım, araştırdığım ve üzerine konuştuğum hemen
19:11 her şeyin aslında beynin bağışıklık hücrelerinde birleştiğini görüyoruz.
19:15 Grein Brain'de karbonhidratlar ve gluten hassasiyeti ile ilgili anlattıklarım.
19:19 Brain Maker'da bağırsak bakterilerinin metabolizmasının ve ürettikleri
19:23 maddelerin beynin bağışıklık hücrelerini nasıl etkilediği, brainw'te stresin ve
19:28 diğer insanlarla kurduğumuz bağların metabolizmamızı nasıl değiştirdiği ve
19:33 bunun da beynin bağışıklık sistemini nasıl etkilediği hepsi burada
19:36 birleşiyor. Bu konu artık merkezi önemde. 2025 ve 2026'da nörobilimin en
19:43 önemli konularından biri ve bundan sonra da öyle olmaya devam edecek. Bu çok iyi
19:48 bir haber. Çünkü sonunda örneğin Alzheimer'ın nedeninin beta amiloid adlı
19:53 bir proteinin birikmesi olduğu yönündeki kanıtlanmamış fikirden uzaklaşıyoruz. Bu
19:58 kesinlikle yanlış bir yaklaşım ve dünya çapında araştırmalara ve ilaç
20:03 geliştirmeye milyarlarca dolar harcanmasına yol açtı ve bunların
20:07 hiçbiri gerçek anlamda bir sonuç vermedi.
20:10 M1 ve M2'den yani mikroglia 1 ve 2'den bahsettiğinde sanki bu hücreler iki
20:15 durum arasında geçiş yapabiliyor gibi görünüyor.
Mikroglia yeniden beyni koruyan hale getirilebilir mi?
20:16 Brain Defender'ın en umut verici tarafı da tam olarak bu. Bu mikrogliyaları
20:21 yeniden M2'ye yani beyni destekleyen ve koruyan duruma kesinlikle geri
20:28 çevirebiliriz. Asıl mesele bu. Bilimin şu anda araştırdığı şey de bu. Vigil
20:34 neuroscience adında bir şirketin mikrogiliyaların üzerindeki reseptörleri
20:39 hedefleyerek onları yeniden ME2 yani destekleyici mikrogilialara yönlendiren
20:45 küçük bir molekül geliştirmesinin nedeni de bu. Şirket kısa süre önce Sanofi
20:51 tarafından 470 milyon dolara satın alındı. Bu gerçekten çok önemli bir
20:57 fırsat. Çünkü bizim yapabileceğimiz aslında herkesin yapabileceği metabolik
21:02 iyileşmenin bile bu mikrogliyaları olumlu yönde değiştirebildiğini ve
21:07 bilişsel işlevi geliştirebildiğini görüyoruz. Kim tahmin ederdi? Aklıma
21:13 birkaç çalışma geliyor. Bunlardan biri pointer çalışması. Journal of the
21:18 American Medical Association'da yayımlandı. Pointer çalışmasına 212.11
21:24 kişi katıldı ve belirli bir süre takip edildiler. Çalışmadaki müdahale aslında
21:30 sadece yaşam tarzı değişikliklerinden oluşuyordu. Katılımcılar egzersiz
21:36 yapmaya, daha sağlıklı beslenmeye teşvik edildi. Beyin egzersizleri yaptılar.
21:42 Brain HQ adlı bir program kullandılar. Bu 2 yıllık çalışmada iki grup vardı.
21:47 İlk gruptakiler çalışma ekibiyle 38 kez görüştü. Amaç onları teşvik etmek ve
21:54 nasıl ilerlediklerini takip etmekti. Programı da uyguladılar. Diğer grupta
21:59 aynı programı aldı ama çalışma ekibiyle yılda yalnızca 3 kez yani 2 yılda toplam
22:05 6 kez görüştü. Diğer gruptaki 38 görüşmeye karşılık sadece 6 görüşme.
22:12 Peki ne buldular? Katılımcıların yaş ortalaması yaklaşık 69 cukukti.
22:17 Metabolik sorunları vardı ve bazılarında Alzheimer için bir risk belirtici olan
22:22 apo4 bulunuyordu. Normalde metabolik sorunları olan ve yaş ortalaması 69 olan
22:29 bu kişilerde 2 yıl içinde bilişsel işlevlerin gerilemesini bekleriz. Ama
22:34 tam tersine metabolik sağlıkları iyileştikçe bilişsel işlevlerinde de
22:39 belirgin bir iyileşme görüldü. İşte immünometabolizma.
22:44 Özellikle danışmanlarla çok sık görüşen grupta bunu gördük. Ama çalışmanın bence
22:49 çok çarpıcı olan ve biraz gözden kaçan tarafı şu: Danışmanlarla sık görüşmeyen
22:55 diğer grup da bilgiyi aldı. Onlara ne yapmaları gerektiği anlatıldı ama
23:00 sürekli ellerinden tutulmadı ve onların bilişsel iyileşmesi de neredeyse
23:05 aynıydı. Bir düşün. Benim için bunun anlamı şu: İnsanlara doğru bilgiyi
23:11 vermek gerçekten çok önemli. Çünkü insanlar bunun beyin fonksiyonlarını
23:16 yeniden kazanmanın, mikrogliaları tekrar destekleyici hale getirmenin bir yolu
23:22 olduğunu anladıklarında yalnızca yaşam tarzı değişiklikleriyle bilişsel
23:28 işlevlerini geliştirebilirler. Bu gerçekten inanılmaz ve biraz önce eee
23:34 önleme konusuna değinmiştin. Asıl hedefimiz tam olarak bu. Hedef bilişsel
Alzheimer’dan korunmaya ne zaman başlamalıyız?
23:39 açıdan hala tamamen sağlıklı insanlara ulaşmak ve bu bilgiyi onlara şimdi
23:45 vermek ki ileride yanlış yola girmesinler. Bir düşün Alzheimer
23:49 tedavisi söz konusu olduğunda genellikle ne oluyor? Ancak sorun yaşamaya
23:55 başladığında doktora gidiyorsun. Unutkanlık başladığında, günlük işlerini
24:01 yapmakta zorlandığında, insanların isimlerini unuttuğunda ya da bir odaya
24:06 girip neden oraya geldiğini hatırlamadığında yardım arıyorsun. Ama
24:11 az önce bunun metabolik bir sorun olduğunu söyledik. O zaman şu soruyu
24:16 sormalıyız. Bu metabolik sorunlar ne zaman ortaya çıkmaya başlıyor? 30'lu ve
24:22 40'lı yaşlarımızda. Alzheimer'ın tohumları işte o zaman atılıyor.
24:27 Torunlarımızın isimlerini unutmaya başladığımızda değil. Bundan çok daha
24:31 önce 10 20 hatta 30 yıl önce tam da o dönemde yeni kitabımda anlattığım
24:38 şeyleri uygulamaya başlamamız gerekiyor. Yıllar önce Grein Brain'de de anlattığım
24:45 gibi metabolizmamızı kontrol altına almamız gerekiyor.
24:50 Greinbrain'i yazdığım dönemde immünometabolizma kavramını bilmiyorduk.
24:55 sağlıklı bir metabolizmanın ve kan şekerini kontrol altında tutmanın beyin
25:02 için iyi olduğunu biliyorduk ama nedenini bilmiyorduk. Şimdi nedenini
25:06 biliyoruz. Dün bir profesörle başka bir podcast
25:10 kaydettim. Aslında insanlara longevity söz konusu olduğunda şunu anlatmaya
25:15 çalışıyorlar. Hiçbir zaman çok geç değil ama hiçbir zaman çok erken de değil.
25:20 Çünkü daha çocuklukta hatta anne karnında bile süreç başlayabiliyor. Eğer
25:24 annenin hipertansiyonu ya da diyabeti varsa bu çocuklar doğduktan yıllar sonra
25:29 takip edildiğinde metabolik sorunlar geliştirme risklerinin arttığı
25:34 görülüyor. Yani görünen o ki her şey düşündüğümüzden çok daha erken başlıyor.
25:39 Çok haklısın Esra. bana sık sık bu programa ne zaman başlamalıyız diye
25:44 soruluyor. Benim verdiğim standart cevap genellikle 30'lu ve 40'lı yaşlar oluyor.
25:50 Çünkü en sık konuştuğumuz dönem bu. Ya ama haklısın aslında anne karnında
25:55 başlıyor. Bunların hepsi önemli. Hatta doğum şekli bile. Brainmaker'da bundan
26:00 bahsetmiştim. Sezaryenle doğan çocuklarda çeşitli otoimmün ve
26:05 inflamatuar hastalıkların görülme riskinin vajinal doğumla dünyaya gelen
26:10 çocuklara kıyasla belirgin şekilde arttığını gösteren veriler var. Bunun
26:16 nedeni de bebeğin doğum sırasında hangi bakterilerle ilk kez temas ettiği ile
26:21 ilişkili. Vajinal doğumda doğum kanalındaki bakterilerle sezaryende ise
26:27 ameliyat sırasında cerrahın eldivenlerinde bulunan bakterilerle
26:32 temas ediyor. Yani kesinlikle haklısın. Bence bu Alzheimer riskinin anne ya da
26:38 babada Alzheimer olup olmamasına göre neden değişebildiğini de bir ölçüde
26:43 açıklıyor. İlginç şekilde annede Alzheimer varsa risk babada olmasına
26:49 kıyasla daha yüksek. Dolayısıyla söylediğin nokta çok önemli. Bu
26:53 metabolik sorunlara yaşamın tamamı boyunca dikkat etmemiz gerekiyor. Bundan
26:58 hiç şüphe yok. Görünüşe göre dün anlattığı çalışmalarda
27:01 çocukları diyelim 2 yaşından 30 yaşına kadar takip ettikleri üç farklı grup
27:05 vardı. Çocukken kilolu ya da obez olanların büyük bölümünde bu durum devam
27:09 etmiş ve ilerleyen yıllarda metabolik sağlıklarının ciddi şekilde bozulduğu
27:13 görülmüş. Daha zayıf olan çocuklarda ise tablo çok farklıymış. Aslında
27:18 ebeveynlere verilen mesaj çok netti. Çocuklarınızı gereğinden fazla
27:22 beslemeyin. Seni çok net anlıyorum ve kesinlikle
27:25 katılıyorum. Ama diğer mesaj da şu: Diyelim çocukken ya da ergenlikte
27:30 kiloluydun. Belki kan şekerin yüksekti ve bunu ancak 30'lu yaşlarında fark
27:35 ettin. Bugün çocuklar kan şekerlerini ölçüyor. Sürekli glikoz monitörleri
27:40 kullanıyor ve bütün bunları takip ediyor, değil mi? Ama daha önce de
27:43 konuştuğumuz gibi bu geri döndürülebilir. Metabolik sağlığımızı
27:46 yeniden kazanabiliriz. daha ketojenik bir beslenme uygulayabiliriz.
27:50 Karbonhidratları azaltabiliriz. Daha fazla egzersiz yapabiliriz. Daha iyi
27:54 uyuyabiliriz. Doğada daha fazla zaman geçirebilir ve daha sağlıklı ilişkiler
27:58 kurabiliriz. Bunların hepsi metabolizmayı etkiliyor ve hepsi
28:01 beynimizin geleceğini de etkiliyor. Yani aslında ne söylüyoruz? Yaşam tarzı
28:06 seçimlerimiz beynimizin geleceğini belirliyor. Benim yaşımda olup bugün
28:10 bilişsel sorunlar yaşayan çok sayıda insan var. Ve açık konuşmak gerekirse
28:14 bunun önemli bir nedeni 30'lu, 40'lı ve 50'li yaşlarında metabolizmaları
28:19 açısından yanlış seçimler yapmış olmaları. Dolayısıyla bu genç kuşakların
28:24 gerçekten benimsemesi gereken çok önemli bir mesaj. Çünkü düşündüğünden çok daha
28:28 kısa sürede benim yaşıma geleceksin ve o yaşlara geldiğinde beyninin de sana
28:34 eşlik etmesini umarsın. Ama Titanic'in ve birçok ünlü filmin yönetmeni James
28:40 Cameron'ın çok bilinen bir sözü var. Umut bir strateji değildir. Önemli olan
28:45 harekete geçmek, doğru kararları vermek. Benim hayattaki misyonum da insanlara bu
28:52 bilgiyi vermek. Böylece bugün verecekleri kararları bilimin bize
28:57 gösterdikleri doğrultusunda şekillendirebilirler.
29:01 Çünkü bugün yaptıklarımız, bugün verdiğimiz kararlar beynimizin
29:05 önümüzdeki onlarca yıldaki geleceğini belirleyecek.
29:10 Kısacık araya gireceğim. Şu an beni duyuyorsanız ayık kafayı izlediğinize
29:14 eminiz. Peki abone misiniz? Bir kontrol eder misiniz? Çok net bir şekilde abone
Alzheimer, Parkinson ve MS neden farklı gelişiyor?
29:16 sayımız programa davet ettiğim doktorları ikna etme gücünü sağlıyor.
29:24 Alanında dünyanın en iyi isimlerini burada izlemek için kanala abone olun.
29:29 Doktor Pearl Matter, az önce tek bir sistemin farklı nörodejeneratif
29:33 hastalıklara yol açabileceğini söyledin. Peki bu sistem nasıl oluyor da bir
29:38 kişide Parkinson'a diğerinde Alzheimer'a ya da MS'e yol açıyor? Bunu anlamama
29:43 yardım eder misin? Bu soruna bayıldım ve ben de yıllardır
29:46 bunun üzerine düşünüyorum. Neden Alzheimer'da beynin bir bölgesi
29:52 dejenerasyona uğren, Parkinson'da başka bir bölge, örneğin beyindeki dopamin
29:58 üreten bölge olan substan etkileniyor? Bu nasıl oluyor? İngiltere'de Kings
30:05 College'daki Morris Wall Clinical Neuroscience Institute ten araştırmacı
30:10 Doktor Sarah Marzi'yi podcas'timde ağırlama fırsatım oldu. Bu konu üzerinde
30:16 çok çalıştı ve bana cevabı verdi. Beynin farklı bölgelerindeki nöronlara
30:22 baktığımızda genetik materyal yani DNA vücudumuzdaki
30:27 bütün hücrelerde temelde aynı. Bunu biliyoruz. Peki farklı olan ne?
30:33 epigenetik DNA üzerindeki bu işaretler genlerin nasıl ifade edildiğini
30:39 değiştiriyor. Örneğin hücrelerin dejenerasyona ne kadar yatkın olduğunu,
30:45 mitokondrilerin ne kadar serbest radikal ürettiğini ve sonuçta mikrogliaların o
30:51 bölgelere gelip hasar oluşturmasını etkileyebiliyor. Örneğin Parkinson'da
30:56 mikrogliyaların dopamin üreten hücreleri yok ettiğini 1992'de görmüştük. Bunu
31:02 uzun zamandır biliyoruz. 1980'lerin başında mitokondrial bir toksine maruz
31:08 kalıp neredeyse bir gecede Parkinson geliştiren insanlar vardı. Yıllar sonra
31:14 bu kişiler hayatlarını kaybedip beyinleri incelendiğinde
31:18 mikrogliyaların dopamin üreten dokulara hala zarar
31:22 verdiği görüldü. Bu devrim niteliğinde bir bulguydu. Ama bilim henüz eksik
31:28 parçaları tamamlayacak noktada değildi. Bugün bunun yalnızca Parkinson'da değil,
31:34 nörodejeneratif hastalıkların tamamında rol oynayan bir
31:38 mekanizma olduğunu biliyoruz. Artık Alzheimer araştırmalarının da merkezinde
31:44 bağışıklık sistemi var. mikroglialar sinapsları yani bir beyin hücresinin
31:50 diğeriyle kurduğu bağlantıları yok ediyor. Bunun sonucunda Alzheimer'ın
31:56 klinik belirtileri ortaya çıkıyor. Unutkanlık, yürütücü işlevlerin kaybı ve
32:01 hastalığı tanımlayan diğer bilişsel bozukluklar, her şeyin merkezinde bir
32:07 nöronun diğeriyle bağlantısının kaybolması var. Bu da zamanla kişinin
32:12 kim olduğuyla olan bağlantısını ardından çevresindeki dünyayla bağlantısını
32:18 kaybetmesine yol açıyor. Dolayısıyla çok gerçek anlamda Alzheimer'ı ve aslında
32:24 bütün nörodejeneratif hastalıkları tanımlayan şey bağlantı kaybı. Ama senin
32:29 asıl soruna dönersek multisistem atrofide neden otonom sinir sistemi
32:35 etkileniyor? Parkinson'da neden motor sistem etkileniyor? Bu gerçekten
32:40 büyüleyici ama sonuçta hepsinin temelinde mikrogliaların yol açtığı
32:46 beyin dejenerasyonu var. Ve bugün yapılan araştırmalar gerçekten
32:51 inanılmaz. Artık sağlıklı mikrogliyaları insan beynine nakletmeye yönelik bir
32:57 teknik bile var. Bu yöntem ALSP adı verilen ve normalde ölümcül seyreden
33:04 belirli bir nörodejeneratif hastalıkta uygulanmaya başladı. Lugehrik hastalığı
33:09 değil, farklı bir hastalık. ALSP mikrogliyalardaki bir problem nedeniyle
33:14 beynin beyaz maddesinin dejenerasyona uğradığı bir hastalık. Bu yöntemde
33:20 beyindeki sorunlu mikrogliyalar ortadan kaldırılıyor. Ardından sağlıklı
33:25 mikroglial hücreler naklediliyor ve artık bu hastaların hayatta kaldığını
33:30 görüyoruz. Dolayısıyla araştırmalar açısından çok heyecan verici bir
33:35 dönemdeyiz. İlaç ve teknoloji araştırmalarında yaşanan gelişmelerden
33:40 son derece memnunum ama aynı zamanda metabolizmanın mikrogliyaları nasıl
33:46 etkilediğini de artık çok daha iyi anlıyoruz ve bunu bugün şu anda kontrol
33:52 edebiliriz. Doktor Elizabeth Yört ile çalışıyorum ve
33:55 bir gün ona sence vücuttaki en önemli organ hangisi diye sordum. O da
34:00 organışıklık sistemi dedi. O zaman söylediği bana pek anlamlı gelmemişti.
34:05 Ama bütün bu podcast'leri yaptıkça ve bağışıklık sisteminin vücudumuz için ne
34:10 kadar önemli olduğunu anladıkça gerçekten insanın aklı almıyor.
34:14 Mikrogliya naklini daha önce duymamıştım. Mitokondri naklini
34:18 duymuştum ama onun farklı bir şey olduğunu sanıyordum. Tüm vücuda yönelik
34:22 mitokondri uygulaması gibi. Yani bunlar birbirinden ayrı iki müdahale. Öyle mi?
34:26 Aslında mitokondri nakli üzerine de araştırmalar yapılıyor ve bu konuyu
34:30 açmana sevindim. Çünkü kesinlikle konuşmamız gereken bir konu. Bildiğimiz
Mitokondri, metabolizma ve beyin sağlığı
34:35 gibi mitokondriler hücrenin metabolik enerjisini üreten yapılar. Tek bir
34:41 nöronda yani tek bir beyin hücresinde yaklaşık 2.000 mitokondri bulunabilir ve
34:47 tahmin et ne var? Mikrogliyaların da mitokondrileri var. İmmünometabolizmada
34:52 mitokondrilerin metabolizması değiştiğinde mikrogliyalar da
34:56 etkileniyor. Beyni destekleyen bağışıklık hücrelerinden zarar veren
35:00 yıkıcı mikrogliyalara geçişin en önemli özelliklerinden biri mitokondri
35:05 fonksiyonunun bozulması. Programlarında mitokondrilerden çok söz ettin. Gabriel
35:11 Lion'ı konuk ettiysen eminim mitokondrilerden de konuştunuz. Drtor
35:15 Bland, Drtor Bredesen ve oğlum Austin Pearl Mutter için de aynı şey geçerli.
35:20 Çünkü her şey mitokondrilerle bağlantılı. Hücrenin enerjisini onlar
35:25 sağlıyor. Aslında bütün bedenin enerji sisteminin temelinde onlar var. Ve daha
35:30 da önemlisi immünometabolizma dediğimiz şeyin merkezindeki metabolik enerji de
35:36 mitokondrilerden geliyor. Mitokondriler işlevini kaybettiğinde bağışıklık
35:42 sistemi destekleyici olmaktan çıkıp yıkıcı hale geliyor. Yani M2 beyni
35:47 destekleyen mikrogliaların M1 yıkıcı mikrogliyalara dönüşmesinin temelinde
35:53 mitokondri fonksiyonundaki değişim var. Bu nedenle onları yeniden destekleyici
35:58 hale getirmek için yaptığımız her şey senin biraz önceki soruna dönersek
36:03 aslında metabolizmayı ve mitokondrileri hedefliyor. Peki mitokondri fonksiyonunu
36:09 geliştirmek için ne yapabiliriz? İzleyicilerine Gabriel Lyon'la yaptığın
36:13 röportajı yeniden izlemelerini öneririm. Çünkü onun anlattığı hemen her şey
36:19 mitokondri fonksiyonunu yeniden iyileştirmekle ilgili. Özellikle
36:23 egzersiz yaparak ve kaslarımızın çalışma kapasitesini artırarak. Ama başka yollar
36:29 da var. Ketojenik beslenme, aralıklı oruç, genel olarak oruç, koenzim, Q1,
36:34 ayrıca mitokondrileri hedefleyen çeşitli takviyeler olduğunu da biliyoruz.
36:39 Örneğin urolitin, A. Bunlar beynin mikroglial bağışıklık hücrelerini
36:44 yeniden destekleyici hale getirmek için geliştirdiğimiz programın da önemli bir
36:49 parçası. Ürik asit seviyelerini düşürme konusu da senin çok önem verdiğin
36:53 alanlardan biri. Ama bu konuda bazı çelişkili görüşler de var. Bunu
36:57 biliyorum. Çünkü doğrudan senin adını vermeseler de ben farklı şeyler duydum.
Ürik asit, şeker ve Alzheimer bağlantısı
36:59 Açıkçası ürik asidin tam olarak ne yaptığını ben de çok iyi anlamıyordum.
37:05 Doktor Dayan Goodova'ya bazı taramalar ve kan testleri yaptırdım. O ise benim
37:09 ürik asit seviyemi yükseltmeye çalışıyordu. Sen ise ürik asidin çok
37:12 önemli olduğunu ama seviyesinin oldukça düşük tutulması gerektiğini söylüyorsun.
37:16 Benim için önce şunu anlamak çok önemli. Ürik asit vücutta tam olarak ne yapıyor
37:21 ve sen neden seviyesinin bu kadar düşük olmasını tercih ediyorsun?
37:26 Ama sen çok düşük dedin. Aslında hedefimiz bu değil.
37:31 Peki asıl hedef ürik asidi normal seviyede
37:34 tutmak. Çünkü ilginç şekilde ürik asit düzeyleriyle örneğin Alzheimer tanısını
37:40 karşılaştıran epidemiyolojik çalışmalara baktığında senin ifadenle çok çok düşük
37:47 seviyelerde de riskin aslında arttığını görüyorsun. Çünkü ürik asit hücre
37:53 dışında bir antioksidan görevi görüyor. Dolayısıyla haklısın hücre dışında
37:59 antioksidan olarak görev yapabilmesi için vücudumuzda belli miktarda
38:04 ürikasayda ihtiyacımız olduğu konuşuluyor ama hücrenin içinde ürik
38:09 asit bir prooksidan yani aslında mitokondri fonksiyonuna zarar veriyor.
38:15 Dolayısıyla burada ince bir denge var. Bu konuyu konuştuğun kişinin söylediğine
38:20 de katılıyorum. Bir kişinin ürik asit seviyesi aşırı düşükse bu kadar düşük
38:26 olmaması gerektiği düşünülebilir. Ama bildiğimiz şu ki ürik asit daha
38:32 yüksek seviyelere çıktığında genellikle 5,5'un üzerini söylüyoruz. Gut riskini
38:38 artırmanın dışında başka etkileri de var. Ürik asit metabolizmanın çok güçlü
38:44 bir düzenleyicisi yüksek ürik asit seviyeleri kan
38:48 şekerinin yükselmesine yol açabiliyor ve aynı zamanda mitokondri fonksiyonunu da
38:53 tehdit ediyor. Aslında burada şu soruya dönmemiz gerekiyor. Diğer memelilerle
38:59 karşılaştırıldığında insanların ürik asidi neden yüksek? Tarihe baktığımızda
39:05 yaklaşık 8 milyon yıl önce primatalarımızdan özellikle prokonsul
39:11 adı verilen bir primatta genetik bir değişiklik meydana geldiğini görüyoruz.
39:16 Bu değişiklik diğer primatlarda ürik asidi parçalayan enzimin kaybolmasına
39:22 neden oldu. Peki neden? Çünkü bu değişiklik gıdanın kıt olduğu bir
39:28 dönemde gerçekleşti. biraz konudan uzaklaşıyormuşum gibi gelebilir ama
39:32 bağlantıyı açıklayayım. Ürik enzimini kaybeden primat artık ürik asidi
39:38 parçalayamıyordu ve ürik asit vücutta birikiyordu. Bu da ona hayatta kalma
39:43 avantajı sağladı. Neden? Çünkü ürik asit seviyesi yükselmişti. Bu hayvan
39:49 karbonhidrat tükettiğinde örneğin yazın ve sonbaharın başlarında olgunlaşmış
39:55 meyveleri yediğinde karbonhidrat içindeki fruktoz yani meyve şekeri ürik
40:02 asayda metabolize oluyor ve ürik asit seviyesini daha da yükseltiyordu. Peki
40:07 bunun sonucu neydi? beyne enerji sağlamak için kan şekerini yükseltiyor.
40:13 Aynı zamanda vücudu yağ yakmak yerine yağ depolamaya yönlendiriyordu. Gıda
40:19 kıtlığı dönemlerinde bu son derece güçlü bir hayatta kalma mekanizmasıydı.
40:24 Biz de aynı genetiğe sahibiz. İnsanlarda da ürik asidi parçalayan enzim kaybolmuş
40:30 durumda. Dolayısıyla ürik asidin yükselmesine yatkınız. Çünkü insanlar
40:35 için yüksek ürik asit bir zamanlar hayatta kalma mekanizmasıydı.
40:40 Yiyecek bulamadığımız dönemlerde yağımızı depolamamızı ve daha yavaş
40:46 yakmamızı sağlayarak hayatta kalmamıza yardımcı oluyordu. Sorun şu ki bugün
40:52 çoğumuz gıda kıtlığı yaşamıyoruz ve beslenmemizde çok daha fazla fruktoz
40:57 var. Meyvelerden gelen fruktoz var. Yüksek fruktozlu mısır şurubu var.
41:03 Amerika'da paketlenmiş gıdaların %6070'ine
41:06 ilave şeker ekleniyor. Bu şeker metabolize edildiğinde ürik asit
41:12 üretimini artırıyor. Ürik asit aslında vücuduna şu sinyali veriyor. Kış
41:17 geliyor, yağ depola. Bu çok güçlü bir sinyal. Eskiden yiyecek bulamadığımız
41:22 dönemlerde bizi hayatta tutan bu mekanizmayı bugün her gün fruktoz
41:27 tüketerek sürekli aktive ediyoruz. Sonra da dünya genelinde obezite oranlarının
41:33 neden bu kadar yüksek olduğunu merak ediyoruz. Bunun bir nedeni şeker
41:38 eklenmiş gıdalar, diğeri ise ultra işlenmiş gıdalar. Bunlar ne yapıyor? kan
41:43 şekerini hızla yükseltiyor ve sonuçta ürik asidin de yükselmesine yol açıyor.
41:49 Bu dünya genelinde obezite ve diyabet oranlarının neden bu kadar hızlı
41:54 arttığını güçlü biçimde açıklıyor ve Alzheimer de bunlarla paralel ilerliyor.
42:00 Neden? Çünkü bunların hepsi metabolik sorunlar. İşte immünometabolizma
42:06 kavramının güzelliği burada. Bu gıdaları tüketerek metabolizmamızı bozduğumuzda
42:12 beynin bağışıklık hücreleri olan mikrogliyalara ne olduğunu artık
42:16 anlayabiliyoruz. Görüyor musun? Onlarca yıldır ayrı ayrı incelediğimiz bütün bu
42:22 parçalar nasıl birbirine bağlanıyor? İşte benim bunu bu kadar heyecan verici
42:27 bulmamın nedeni de bu. Peki insanların bağışıklık sistemi ile
42:32 metabolizma arasındaki dengede bir sorun var diyebilmek için kontrol ettirmesi
42:36 gereken değerler neler? Eminim bunu değerlendirirken baktığım bazı kan
42:40 değerleri vardır. Sanırım mesele sadece hasta olup olmamak değil.
Beyin sağlığı için hangi testlere bakılmalı?
42:41 Çok iyi bir soru. Yeni kitabın Brain Defender'da erişilebilen oldukça ileri
42:48 düzey bazı testlerden söz ediyorum ama sana önce bence en önemli ve en kolay
42:54 ulaşılabilen testlerden bahsedeyim. İlki çok çok gelişmiş ve son derece pahalı
42:59 bir cihaz. Mezura. Yaptığın şey şu. Bir mezura alıyorsun. Karnının çevresine
43:04 koyup belini ölçüyorsun. Sonra kalçanı ölçüyorsun. Hepsi bu. Ardından bu iki
43:09 rakamla basit bir hesaplama yapıyorsun. Bel çevresi ölçümünü kalça çevresi
43:14 ölçümüne bölüyorsun. Yapman gereken tek şey bu. Buna bel kalça oranı deniyor.
43:19 Erkeklerde bu oran 0,8'in, kadınlarda ise 0,9'un üzerindeyse ki bu
43:26 arada Esra, Ayı, Kafa izleyicilerin bu rakamları tekrar duymak için podcast'ı
43:31 yeniden dinleyebilir. Neyse bu immünometabolik bir sorun açısından risk
43:35 altında olduğun anlamına geliyor. Yani mikroglia hücrelerinin aktive olup
43:39 beynine zarar verme riski taşıyorsun. Oldukça basit değil mi? Ama aynı zamanda
43:44 son derece güçlü ve sana gerçekten çok önemli bilgiler veriyor. Peki başka
43:50 hangi basit testler mikrogliyalarının aktive olup beynine zarar verip
43:54 vermediğini gösterebilir? Açlık kan şekerine bak. Açlık insülin seviyene
43:59 bak. Açlık insülini çok güçlü ama ne yazık ki çok nadir kullanılan bir
44:04 laboratuvar testi. Bir dahaki sefere kan tahlili yaptırdığında ister yıllık rutin
44:09 kan testin olsun ister 6 ayda bir yaptırıyor ol. Sıklığı ne olursa olsun
44:14 zaten açlık kan şekerine bakacaklardır. O sırada, "Bu arada lütfen açlık insülin
44:20 seviyeme de bakar mısınız?" de. Çoğu zaman sana bunu bilmene gerek yok.
44:24 Diyabetin yok diyebilirler. Senin cevabın da şu olmalı. Haklısınız ve ben
44:29 de diyabet olmak istemediğim için baktırıyorum. Lütfen açlık insülin
44:34 seviyeme bakın. Hemoglobin A1C de çok önemli. Bunun ötesinde B12 vitamini
44:40 seviyeni ve homosistein seviyeni de bilmek isteriz. Homosistein burada artık
44:46 biraz daha ileri gidiyoruz. Biraz daha beyin ve kalp odaklı testlere geçiyoruz.
44:50 Bunların ikisi de önemli. Özellikle Homo Sistein kardiyovasküler sağlık açısından
44:56 çok önemli. Kitapta PTA 217 gibi başka testlerden de söz ediyoruz. Bu test
45:02 dünyanın her yerinde erişilebilir olmayabilir ama kesinlikle
45:05 kullanılabildiği yerler var. Burada var. Evet. Her ülkede bu test yok ama
45:11 Amerika'da artık doktor reçetesine bile ihtiyacın olmadan payt 217 düzeyini
45:18 ölçtürebiliyorsun. Bu özellikle beyin, beynin geleceği ve Alzheimer hastalığı
45:23 açısından son derece güçlü ve çok spesifik bir test. Hatta daha geçen
45:29 hafta Journal of the American Medical Association'da bir çalışma yayımlandı.
45:35 Bu çalışmada 35 ile 100 yaş arasında birkaç bin kişi sanırım 5 yıl boyunca
45:43 takip edildi. Başlangıçta az önce bahsettiğim PET 217 adlı kan testi
45:49 ölçüldü. Bu test zaten Alzheimer var mı yok mu diye değerlendirmede kullanılan
45:54 bir belirteçti. Ama Jama'da yeni yayımlanan bu çalışma PA 2107'nin aynı
46:01 zamanda geleceği öngörebildiğini gösterdi. Çalışmada PO 217 düzeyi yüksek
46:07 olanlarda yani ortalamanın 2,5 standart sapmadan daha fazla üzerinde olanlarda 5
46:14 yıllık süre içinde beyin fonksiyonlarında gerileme görülme
46:18 olasılığı çok daha yüksekti. Bu gerçekten çok önemli ve benim açımdan
46:24 aynı zamanda güç verici bir bilgi. Çünkü Pow 2017 egzersize yanıt veriyor ve
46:30 metabolizmayı yeniden kontrol altına aldığımızda da değişebiliyor. Neden?
46:35 Çünkü Pitao 217 sinapsın yıkımının bir göstergesi. Sinapslar zarar gördüğünde
46:42 bu protein kana salınıyor. Peki sinapsları ne yok ediyor? Beyindeki
46:47 aktive olmuş mikroglial bağışıklık hücreleri. Peki onları ne aktive ediyor?
46:53 Metabolizmamızın kontrolden çıkması. Şu anda bu konuşma sırasında bile
46:59 hissediyorum. Bütün parçalar gerçekten bir araya geliyor. Benim için onlarca
47:05 yıllık bir süreçti. Ama artık yıllardır incelediğimiz her şeyin
47:11 immünometabolizma anlayışında birleştiğini görüyoruz. Bu
47:16 yüzden gerçekten çok heyecan verici bir dönemdeyiz.
47:20 Gerçekten çok heyecan verici. Podcast'e başlamadan önce yapımcım da buradaydı ve
47:25 bunun kaydettiğimiz yaklaşık 130. bölüm olacağını söyledi. İlk zamanlarda daha
47:30 çok genetik testlerden, biohacking'den, longevity araçlarından, plazma ferezden
47:35 ve benzeri pek çok şeyden konuşuyorduk ama sonunda her şey yaşam tarzı
Longevity’nin en güçlü araçları: Egzersiz, uyku ve beslenme
47:36 değişikliklerine gelip dayanıyor. Diğer şeylerin hiçbiri tek başına o kadar
47:44 büyük bir fark yaratmıyor. Evet, bunlar ilgi çekici, gelişmiş araçlar olabilir
47:49 ama sonuçta asıl mesele beslenme, egzersiz, uyku ve güneş ışığı.
47:54 Biliyor musun? İlginçtir, geçen hafta Dror Adiv Johnson ve Harvard'dan Dror
48:00 David Sinla'in yaptığı bir çalışma yayımlandı. Gerçekten çok ilginç bir şey
48:04 yaptılar. İnsanların bugün biyolojik yaşlarını belirlemek için kullandığı
48:10 farklı biyolojik saatlere baktılar. Dr. Stephen Horvat'ın geliştirdiği saatlere
48:15 ve daha sonra başkalarının geliştirdiği diğer saatlere şunu anlamaya çalıştılar.
48:21 Az önce bahsettiğin bütün bu yöntemler var. Metformin, rapamisin, nikotinamit,
48:26 ribozid ve longevity ile biyolojik yaş üzerinde etkili olduğu söylenen pek çok
48:32 yaklaşım. Bunlar bugün özellikle influencerlar tarafından da çok popüler
48:37 hale getiriliyor. Peki araştırmalar bu yöntemlerin biyolojik yaş üzerinde
48:43 gerçekten ne kadar etkili olduğunu gösteriyor? Bunu anlamak için bu
48:48 yöntemleri değerlendiren çalışmaları incelediler ve ilginç şekilde biyolojik
48:53 yaşı azaltmak açısından en güçlü araçların az önce senin söylediklerin
48:58 olduğunu gördüler. Listenin bir numarası egzersizdi. Bir düşün sadece egzersiz.
49:04 rapamisin değildi. Nikotinamit ribozit değildi. Daha da ilginci az önce
49:09 bahsettiğin plazmaferezin inceledikleri çalışmaların analizinde
49:14 biyolojik yaşlanmada hafif bir artışla ilişkili olduğunu gördüler. Yani
49:19 haklısın. Dönüp dolaşıp temel şeylere geliyoruz. Ve bence bu da insanların
49:24 gerçekten yapabilecekleri şeyler açısından bu konuyu çok daha
49:29 erişilebilir ve demokratik hale getiriyor.
49:32 Bir laboratuvara gidip son derece pahalı, ileri teknoloji müdahaleler
49:37 yaptırmana gerek yok. Bir çift koşu ayakkabısı al, doğaya çık ve yürü.
49:42 Zamanında yat, gece çok geç, yemek yeme, zaman kısıtlı beslenme uygula. Örneğin 8
49:48 saatlik bir yemek yeme aralığının bu açıdan etkili olduğu gösterildi. Kan
49:53 testlerine ve senin için önemli olan değerlere göre ihtiyacın olan
49:58 takviyeleri kullan. Özellikle D vitamini önemli. Doktor Sinkler'in bu
50:02 çalışmasında buldukları bir başka şey de multivitamin kullananlarda yaşlanmayı
50:08 yavaşlatan epigenetik belirteçlerin aktive olması yani biyolojik yaşlanmayla
50:14 ilişkili epigenetik belirteçlerin azalmasıydı. Yani zor olmak zorunda
50:19 değil. Benim vermeye çalıştığım mesaj bu. Ama birinci adım egzersiz değil,
50:24 uyku değil, beslenme de değil. Birinci adım kontrolün sende olduğunu ve
50:29 beyninin geleceği üzerinde çok büyük etkisi olacak bu değişiklikleri
50:35 yapabileceğini kabul etmek. Devrilmesi gereken ilk ve en önemli domino taşı bu.
50:41 Bu olduktan sonra diğer her şeyi yaparsın. Ama önce bu mesajı zihninin
50:45 tam merkezine yerleştirmen gerekiyor. Kısacık araya gireceğim. Şu an beni
50:51 duyuyorsanız ayık kafayı izlediğinize eminiz. Peki abone misiniz? Bir kontrol
50:56 eder misiniz? Çok net bir şekilde abone sayımız programa davet ettiğim
51:00 doktorları ikna etme gücünü sağlıyor. Alanında dünyanın en iyi isimlerini
51:05 burada izlemek için kanala abone olun. Bu gerçekten çok önemli. Biraz önce umut
51:10 veren bazı çalışma sonuçlarından bahsettin. Bütün bu yaşam tarzı
51:14 değişikliklerini yaptığında bazı şeylerin bir ölçüde geri dönebileceğini
51:18 görüyoruz. Belki tamamen değil. Yani her şey normale dönmüyor ama insanların o
51:23 noktaya gelene kadar beklememesi gerekiyor. Çünkü hem kişinin kendisi hem
51:28 de ailesi için çok acı verici bir süreç. Eminim sen de bunu görüyorsundur. Ben bu
51:33 hastalıkları yaşayan insanlarda ilginç bir direnç görüyorum. MSI olan birçok
51:38 genç insan tanıyorum. Benim yaşlarımda Parkinson'u olan insanlar tanıyorum.
51:42 Alzheimer tanısı alan ya da henüz o noktaya gelmemiş olsa bile bilişsel
51:47 fonksiyonları bulanıklaşmaya başlayan insanlar da tanıyorum. Ama en azından
51:51 çevremde gördüğüm kadarıyla bu insanların pek bir şey yaptığını
51:54 görmüyorum. Sanki gerçeği kabul etmeye karşı bir direnç var. Çok önemli bir
51:59 noktaya değindin Esra. Genel olarak insanlar bu kararları bakım verenlere ve
52:04 sağlık profesyonellerine bırakıyor. Yani bana ne yapacağımı söyleyin ve reçetemi
52:08 verin diyorlar. Ama bu yaklaşım Alzheimerda işe yaramıyor ve biliyorsun
52:13 sen daha önce de farklı konuklarla bütün vücudu ilgilendiren pek çok konuda bu
52:18 yaşam tarzı müdahalelerini konuştun. İster kardiyovasküler sağlık olsun,
52:22 ister diyabet olsun, ister başka bir sorun olsun. Ve bence insanlarda şöyle
52:27 bir eğilim var. Doktor benim için düzeltsin. Bana reçetemi versin.
52:32 Alzheimer söz konusu olduğunda altta yatan hastalığı tedavi etmekte etkili
52:37 olan bir ilaç yok. Parkinson söz konusu olduğunda da bu hastalığı ortadan
52:42 kaldırabilecek herhangi bir ilaç tedavisi kesinlikle yok. Parkinson'da
52:46 titremeyi tedavi etmek, titremeyi azaltmak, kas sertliğini azaltmak,
52:51 yürümeyi iyileştirmek ve günlük yaşam aktivitelerini daha iyi hale getirmek
52:55 için çok iyi ilaçlarımız var. Buna hiç şüphe yok. Ama altta yatan hastalık ne
53:00 oluyor? Yani aslında biz dumanı yok etmeye çalışıyoruz, ediyoruz ama yangın
53:04 yanmaya devam ediyor. Bunu söyledikten sonra 2024'te New England Journal of
53:09 Medicine'da yayınlanan çok ilginç bir çalışmadan da bahsetmek istiyorum. Bu
53:14 çalışmada 151 Parkinson hastası iki gruba ayrıldı. Bir grup bir yıl boyunca
GLP-1 ilaçları ve Parkinson araştırmaları
53:18 placeboğdı. Diğer grup ise GLP1 sınıfından Ozenpik'e benzer bir ilaç
53:25 aldı. Bu ozempik değildi. Farklı ve daha küçük bir moleküldü. Dolayısıyla beyne
53:30 geçebiliyordu. Bu insanları takip ettiler ve sonuç gerçekten çok ilginçti.
53:35 Plao Alan Grup beklendiği gibi Parkinson hastalarında gördüğümüz şekilde
53:39 kötüleşmeye devam etti. Ama CLP1 ilacını alan gruba bak. Bu ilaç mitokondri
53:45 fonksiyonunu hedefliyor. Dolayısıyla beyindeki mikrogliyaları da hedefliyor
53:49 ve mikroglialar Parkinson'un merkezinde yer alıyor. Bu gruptaki hastalarda daha
53:53 fazla gerileme olmadı. Hastalığın ilerlemesi durduruldu. Olduğu yerde
53:58 durdu. Bu çok büyük bir bulguydu. Şimdi adil olmak gerekirse ilacı kullanan
54:02 kişilerde yan etkiler açısından da ciddi sorunlar vardı. Bunlar özellikle
54:07 gastrointestinal yan etkilerdi. Mide bulantısı, kusma, ishal, aklına ne
54:12 gelirse. Ama ben yine de bundan çok umutluyum. Çünkü bu bize daha fazla
54:17 çalışma yapılması gerektiğini gösteriyor. Mikrogliyaları
54:20 hedeflediğimizde ne olduğuna bak. Metabolizmayı hedeflediğimizde ne
54:25 olduğuna bak. Beyindeki mikroglial hücrelerde ne olduğuna bak. Ben bunları
54:29 gerçekten çok umut verici buluyorum. Peki bu hastalıklar için ilaç
54:33 yaklaşımına karşı mıyım? Kesinlikle değilim. Yeni kitapta da bu konuda son
54:38 derece açık konuştum. Eğer bir GLP1 agonistinin az önce bahsettiğim ilaç
54:43 gibi etkili olduğu kanıtlanır ama yan etki profili daha iyi olursa Parkinson
54:48 hastalarında ya da Alzheimer'da veya başka bir hastalıkta etkili olduğu
54:52 kanıtlandığı sürece kullanılmasını destekler miyim? %100 ben varım.
54:57 İnsanlara yardımcı olacaksa herhangi bir ilacın ya da aslında herhangi başka bir
55:01 müdahalenin kullanılmasına karşı değilim. Ve gerçeği olduğu gibi
55:05 söyleyelim. Alzheimer neredeyse her zaman ölümcül seyreden bir hastalık.
55:09 Gerçekten öyle. İşte böyle durumlarda elimizdeki bütün imkanları kullanmalı ve
55:15 ilaç tedavilerini de devreye sokmalıyız. Ben seçenekleri genişletmekten yanayım.
55:20 Seni bulmuşken diğer tedavi yaklaşımlarını da sormak istiyorum. Dr.
55:23 Sheldon Jordan'la yaptığım 108. Ayık Kafa podcast'te ultrason kullanarak
55:27 egzozomların beyne ulaştırılmasından ve bunun bazı hastalarda olumlu sonuçlar
55:31 verdiğinden bahsetmişti. Gen terapileri üzerine de çalışmalar var. Sen bu tür
Gen terapileri ve geleceğin beyin tedavileri
55:33 yeni tedavi yaklaşımlarında umut görüyor musun?
55:37 Kesinlikle. Drtor Sheldon'ın anlattığı ve başka araştırmacıların da üzerinde
55:41 çalıştığı şey bu yeni molekülleri beyne ulaştırarak doğrudan beynin bağışıklık
55:46 hücrelerini hedefleyebilen taşıma sistemleri, mikrogliyalar söz konusu
55:50 olduğunda onları M2 yani destekleyici durumda tutacak belirli reseptörleri
55:57 hedefleyen yöntemler şimdiden geliştiriliyor. Hedeflenen
56:01 reseptörlerden biri TRAM 2 reseptörü. Artık gen terapilerinin geliştirildiğini
56:06 de görüyoruz. Tek seferlik bir uygulamayla, adenovirüs aracılığıyla
56:11 beyne ulaştırılan bu gen terapileri oraya yerleşebiliyor ve belirli genlerin
56:17 çalışmasını sağlayabiliyor. Böylece mikrogliaları hedefleyen belirli
56:22 moleküllerin üretilmesini sağlayarak bu hücrelerin destekleyici rollerini
56:27 korumalarına yardımcı olabiliyorlar. Dolayısıyla mikrogliyaları hedefleyen
56:32 molekülleri beyne ulaştırabilecek bu yeni taşıma sistemleri konusunda son
56:36 derece umutluyum. Mikrogliyaları yeniden beyni koruyan hücrelere dönüştürmek ve
56:41 onları bu durumda tutmak mümkün olabilir. Gelecek burada ve bu gerçekten
56:46 çok heyecan verici. Ama şu anda bile metabolizmamızı değiştirerek ve
56:51 iyileştirerek kullanabileceğimiz araçlara sahibiz. Yarın sabah
56:55 uyandığında bu programa başlayabilirsin. Peki gelecek bize ne getirecek? Bence
57:00 önümüzdeki 5 ila 10 yıl içinde çok önemli gelişmeler göreceğiz. Zaten
57:04 konuştuğumuz gibi mikrogliaların kendileri bile nakledilmeye başlandığı
57:09 mitokondri nakilleri de yapılıyor. Ama beyindeki mitokondri fonksiyonunu
57:13 değiştirme fikri zaten araştırılıyor. Mikrogliyaları teknoloji ve ilaçlarla
57:19 değiştirme fikrinin işe yarayabildiği de gösterildi ve şimdiden uygulanıyor.
57:24 Massachusetts Institute of Technology'den Dr. Weight say saniyede
57:29 40 kez yanıp sönen yani 40 herzlik ışığın mikrogliyaları yeniden
57:35 destekleyici hale getirmek için kullanımını araştırıyor. Bunu insanlarda
Alzheimer’da 40 Hz ışık ve gamma dalgaları
57:39 ve Alzheimer hastalarında deniyorlar ve olumlu sonuçlar alıyorlar. Üstelik
57:44 invaziv değil ve ciddi bir dezavantajı da yok. Yalnızca ışığa duyarlı nöbet
57:49 geçiren yani fotosensitif epilepsisi olan kişiler bu tedaviyi alamıyor. Ama
57:55 düşün günde 30 dakika boyunca yanıp sönen bir ışığa bakmak ve kulaklıkla
58:01 belirli bir ses dinlemek Alzheimer'da bazı ilaçlardan bile daha dikkat çekici
58:06 sonuçlar verebiliyor. Dolayısıyla gelecek gerçekten umut verici. Ben son
58:11 derece umutluyum. Bununla ilgili bir notum var ama aynı
58:14 sistemden mi bahsediyoruz? Kanada'daki Vlight'ı biliyor musun?
58:18 Hayır. Benim kullandığım başka bir sistem var. Adı Opto Suuttics.
58:22 Kaliforniya'da üretiliyor. O cihaz masamın üzerinde duruyor ve ben masamda
58:27 çalışırken açık oluyor. Dolayısıyla Vlight'ı ve tam olarak nasıl çalıştığını
58:31 bilmiyorum ama bizim burada aradığımız şey 40 Hz.
58:34 Evet. Onların üzerinde çalıştığı da 40 Hz'lik gama dalgaları.
58:38 Evet. Piyasada bunlardan epey var. Artık 40 Hz'lik bir ampul alıp doğrudan
58:42 lambana takabiliyorsun. Yani düşün bu ne kadar basit. Buna hack demekten
58:47 hoşlanmıyorum. Neden bu kelimeyi sevmediğimi de bilmiyorum ama neyse.
58:51 Gerçekten ne kadar basit olabilir. 40 Hz'lik ışık beyinde gama osilasyonu adı
58:56 verilen arka plan ritmini yeniden oluşturuyor. Bu da inflamasyonu
58:59 azaltmaya yardımcı oluyor ve iyileşmeyi destekleyen, mikrogliyaları yeniden
Kapanış
59:00 beyni koruyan, hücrelere dönüştürmeye yardımcı olan bir iç ortam yaratıyor.
59:08 Yani bu konu artık araştırmaların tam merkezinde ve dünyanın dört bir yanında
59:13 üzerinde çalışılıyor. Dolayısıyla yine söylüyorum gelecek parlak. Burada ışıkla
59:18 ilgili küçük bir kelime oyunu da yaptım. Bak parlak gelecek. Ama gerçekten
59:22 gelecek son derece umut verici görünüyor. Doktor Permutter, bu podcast
59:26 benim için gerçekten inanılmazdı. Hatta podcast kariyerimin en özel anlarından
59:30 biriydi diyebilirim. Zaman ayırdığın için sana çok teşekkür ederim. Gerçekten
59:33 harikasın. Verdiğin mesajlarla dünyada büyük bir değişim yarattığın çok açık.
59:37 Bu podcast için zaman ayırdığın için tekrar çok teşekkür ederim. birlikte
59:41 geçirdiğimiz bu zaman ve bu bilgileri paylaşma fırsatı bulduğum için ben de
59:45 gerçekten çok minnettarım Esra. Bunların çok önemli olduğunu düşünüyorum. Çok
59:48 teşekkür ederim.
Transkript YouTube'dan alınmıştır.
"Ayık Kafa'nın her bölümünde sorum şu: Daha iyi bir yaşam nasıl mümkün?"
DR. ESRA ÇAVUŞOĞLU
Ceo & Co-founder