Alkolün Getirdiği Sağlık Riskleri
Dr. Susan Blank, MD
Ayık Kafa podcast’in bu bölümünde Dr. Esra Çavuşoğlu, PhD, Dr. Susan Blank, MD’i üçüncü kez konuk ediyor. Atlanta Healing Center Kurucusu ve Başhekimi, adli psikiyatri ve fonksiyonel tıp alanında üçlü board sertifikalı uzman olan Dr Blank, bağımlılık ve beyin sağlığı denince akla gelen en önemli uzmanlardan biri. Bağımlılık psikiyatrisi kimliğiyle alkolün neden herkes için toksik olduğunu bilimsel olarak açıklıyor.

Özet
Bu podcast’te şu konular ele alınıyor:
-Alkolün nasıl asetaldehit adlı zehirli bir kimyasala dönüştüğü
-Beyin hücreleri, DNA, hormonlar ve mitokondri üzerindeki etkileri
-Kadınların neden çok daha yüksek risk altında olduğu
-Alkolün meme ve kolon kanseri riskini nasıl artırdığı
-Bağırsak mikrobiyotasını nasıl bozduğu ve şeker ve alkol tüketme arzusuna neden olduğu
-Antidepresanların neden B12, folat, D vitamini eksikliğinde işe yaramadığı
-Bulimia + alkol kombinasyonunun neden ölümcül olabileceği
-Alkolün uykuyu sedasyon hâline getirip REM uykusunu yok etmesi
-Az içmek – sık içmek – aşırı içmek farkları
-Fonksiyonel psikiyatrinin neden daha etkili olduğu
Bu bölüm, ister arada bir içiyor olun ister düzenli alkol tüketiyor olun, alkolün beyin ve bağırsak sağlığı üzerindeki uzun vadeli etkilerini, hormonları nasıl etkilediğini ve yaşam süresiyle ilişkisini anlamanız için bir rehber niteliğinde.
Dr. Susan Blank, MD:
Web sitesi: https://www.atlantahealingcenter.com/dr-susan-blank
Instagram: https://www.instagram.com/susanblankmdutm_source=ig_web_button_share_sheet&igsh=MTlleW9yejZvYWR4cg==
T.C. İstanbul Gedik Üniversitesi’ne ne teşekkür ederiz. https://www.gedik.edu.tr/
00:00-02:47 Giriş. Dr. Susan Blank’in tanıtılması
02:47-05:59 Fonksiyonel Tıp vs Klasik Psikiyatri
05:59-08:49 Alkol Bir Toksindir: Dünya Sağlık Örgütü/WHO Uyarısı
08:49-10:45 Alkol Neden Kadınlara Daha Fazla Zarar Verir?
10:45-11:35 Hücre ve DNA Hasarı
11:35-16:16 Alkolün Beyne Etkileri
16:16-19:53 Alkol içme Ne Zaman Sorun Olur?
19:53-22:51 WHO’ya Göre Düşük Riskli İçme
22:51-25:43 Alkol ve Kanser Riski
25:43-29:45 Östrojen, Aromataz ve Hormon Bozuklukları
29:45-30:33 İçki Sonrası Duygusal Değişimler
30:33-33:05 GABA, Glutamat & Kaygı Döngüsü
33:05-34:53 Genetik Hassasiyet ve Eşik Noktası
34:53-37:41 Dr. Blank Neden İlaç Vermiyor?
37:41-44:06 Tedavi Öncesi Kapsamlı Testler
44:06-46:30 Alkol ve Bağırsak Hasarı
46:30-48:27 Candida, Disbiyozis ve Şeker Krizi
48:27-51:17 Alkol–Şeker Döngüsü
51:17-54:53 Bulimia + Alkol: Neden Çok Tehlikeli
54:53-57:51 Kadınlarda Beyin Hasarı Neden Daha Hızlı?
57:51-58:17 Alkol Kaynaklı Demans
58:17-1:00:16 Antidepresanlar ve B12 Eksikliği
1:00:16-01:00:58 “Antidepresan Çalışmıyor” Yanılgısı
1:00:58-1:03:26 Alkol ve Uyku Düzeni
1:03:26-01:04:53 Neden İçtiğini Anlamak
01:04:53-01:02:05 Kapanış.
*UYARI*
Aylık Kafa’daki bilgiler ve beyanlar kişileri tanı ve tedaviye yönlendirme amacı taşımaz. Tanı ve tedaviye yönelik işlemlerinizi doktorunuza danışınız. İçeriklerde EMC Medya Yayıncılık Ticaret Ltd. Şti.’nin, araştırmacılarının, danışmanlarının ve yazarların / bilim insanlarının hazırladığı bilimsel çalışmalar ve kamuya açık yayınlardan derlemelerle elde edilen veriler, yalnızca bilgilendirme amacıyla paylaşılmaktadır. Yayınlarımızda tanı yahut tedaviye ilişkin sağlık beyanları yer almamaktadır.
Transkrİpt
[0:00:00.320] Makul miktar günde bir alkollü içecek ve haftada 7'den fazla değil. Tabii
[0:00:05.680] insanlara her gün içmelerini söylemiyorum.
[0:00:08.800] Bu bölüm sadece alkol bağımlısı olan kişiler için değil herkesi
[0:00:13.480] ilgilendiriyor. Bağımlılığınız olsun ya da olmasın fark
[0:00:17.720] etmez. Herkes için alkol beyin aktivitesini yavaşlatır. Hayatımda şu
[0:00:22.199] konu beni endişelendiriyor. Bunu düşünüyorum. dediğiniz o alanı kapatır.
[0:00:27.160] Aynı zamanda sağlıklı muhayi de kapatır. Riskleri doğru şekilde tartma ve
[0:00:32.000] değerlendirme yeteneğinizi bozar. Hafıza merkezlerini ve duygusal alarm
[0:00:36.480] sistemimiz olan amigdalaı da etkiler ki amigdala bizim duygusal hafızamız ve
[0:00:41.239] içsel hırsız alarmımızdır. Alkol bunların hepsini kapatır.
[0:00:45.200] Bende bağımlılık geni var diyorlar fakat ölçebileceğiniz böyle bir gen yok. Ben
[0:00:50.160] Esra Çavuşoğlu. 19 yıldır ayık bir hayat yaşıyorum. Bağımlılık hastalığı ile
[0:00:54.559] mücadelem beni beden ve performansımı iyileştirmek, hayat kalitemi arttırmak,
[0:00:58.960] daha sağlıklı ve uzun yaşamak için yeni yöntemler, cihazlar ve takviye ürünler
[0:01:03.079] araştırmaya yönlendirdi. Bağımlılık hastalığı, bayacking ve longevity
[0:01:07.560] alanlarındaki kendi deneyimlerimden dünyadaki son gelişmelere, çığır açan
[0:01:11.600] girişimcilerden uzman akademisyenlere yıllardır yaptığım sohbetler artık her
[0:01:16.600] hafta Ayık Kafa podcastı. Ayık Kafa Podcast'e hoş geldiniz. Bugün
[0:01:21.479] bağımlılık ve beyin sağlığı denince akla gelen en önemli uzmanlardan Drtor Susan
[0:01:26.280] Blank'i çüncü kez ağırlıyorum. Bu bölümde alkol ile ilgili en güncel
[0:01:30.439] bilgileri konuşuyoruz ve mesaj çok net. Dünya Sağlık Örgütüne göre alkolün
[0:01:34.920] güvenli bir miktarı yok. Doktor Blank ile ayrıca şu şaşırtıcı gerçek olan her
[0:01:40.240] gün bir kadeh yerine biriktirip hafta sonu çok içmenin daha zararlı ve aslında
[0:01:45.360] beyne ve karaciğere en çok zarar veren içme şekli olduğunu konuşuyoruz.
[0:01:49.079] Kısacası içmiyorsanız hiç başlamayın. İçiyorsanız bırakmayı düşünün. Bu bölüm
[0:01:54.439] alkolle ilgili yanlış bilinenleri açıklıyor ve sağlığınızı korumanız için
[0:01:58.119] gerçek bilimsel bilgileri ortaya koyuyor. Başlamaya hazırsanız hadi
[0:02:01.560] bölüme geçelim. Ayıkfa'nın bu bölümü Gedik Eğitim Vakfı katkısıyla sizlere
[0:02:06.520] ulaşıyor. 30 yılı aşkın süredir gençler, çocuklar ve kadınların eğitimine destek
[0:02:11.920] veren burslar, projeler ve sosyal çalışmalarla onların hayallerine
[0:02:16.400] ulaşmalarına imkan sağlayan Gedik Vakfı ile bu yolculukta birlikte olduğumuz
[0:02:20.640] için gurur duyuyoruz. Eğitime yatırım geleceğe yatırımdır. Siz de Ayık Kafaya
[0:02:26.000] konuk olan alanında dünya çapında başarılı uzmanlara isterseniz orijinal
[0:02:31.000] İngilizce kayıtlarıyla isterseniz Türkçe çeviriyile ve tamamen ücretsiz şekilde
[0:02:36.440] ulaşmaya devam etmek için kanala abone olun, bölümlere yorum yazın, beğenin ve
[0:02:41.760] paylaşın. En güncel bilimsel verilere dayanan içeriklerimize ulaşmaya devam
[0:02:46.519] edebilmek için siz de böylece destek verin. Doktor Susan Blank Ayık Kafa
[0:02:52.159] podcast'e 3üncü kez hoş geldin. Sen benim mentorum, arkadaşım, örnek aldığım
[0:02:58.560] birisin. Ayrıca gerçekten çok özel bir hekimsin. Çünkü bağımlılık psikiyatrisi,
[0:03:05.280] adli psikiyatri ve fonksiyonel tıp alanlarında üç ayrı uzmanlığın var. Bu
[0:03:12.239] nedenle madde kullanımı ile ilgili herhangi bir konuda ister keyif amaçlı
[0:03:19.680] kullanım olsun ister bağımlılık seviyesinde olsun ki madde derken alkol
[0:03:26.040] de olabilir, uyuşturucu da olabilir, ikisi birden de olabilir. Senin
[0:03:31.439] yaklaşımın bağımlılık tedavisi ile ilgilenen pek çok psikiyatristin
[0:03:36.560] yaklaşımından çok daha farklı. Fonksiyonel tıp tarafını neden seçtiğini
[0:03:42.120] önceki bölümlerde konuşmuştuk. O bölümlerin linkini de ekleriz. İsteyen
[0:03:48.120] oradan bakar. Ama bugün tıbbın artık sadece teşhis koymaktan çıkıp koruyucu
[0:03:55.560] yaklaşıma geçtiği bir dönemdeyiz. Bu noktada senin hem mental sağlığa hem
[0:04:02.200] de madde kullanımına fonksiyonel tıp gözünden bakma şeklin çok önemli.
[0:04:08.920] Şunu kastediyorum. Sonra sorularımıza geçeriz. Sen ilk görüşmelerinde 23
[0:04:15.439] saatini ayırıyorsun ve bir hastayı tüm kan tahlillerini, beyin
[0:04:20.880] görüntülemelerini, yapabileceğin bütün taramaları görmeden sen depresyonsun,
[0:04:27.080] sen bipolarsın, sen deplisin diye etiketlemiyorsun.
[0:04:31.880] Doğru tanıyı koymak için ilk önce bedenlerinde gerçekten ne olup bittiğini
[0:04:38.000] görmek istiyorsun. Bunu izleyicilerime özellikle anlatmak istedim. Çünkü artık
[0:04:45.320] çok sadık ve bilime hakim bir kitlem var. Hepsi benim iyileşme sürecinde
[0:04:51.960] olduğumu da biliyor. Bu bölüm bağımlılığı olan insanlar için yapılmış
[0:04:57.560] bir bölüm değil. Tabii onlar da bir şeyler öğrenebilir ama benim asıl
[0:05:04.000] değinmek istediğim şu: Özellikle longevity ile ilgilenen herkesin bu
[0:05:12.320] konulara neden gerçekten dikkat etmesi gerektiği. Çünkü bugün geçmişe kıyasla
[0:05:18.680] çok daha fazla araştırma var. Mesela alkolü ele alalım. Alkol kanserle
[0:05:26.400] ilişkilendiriliyor. Uzun süreli alkol kullanımı demans
[0:05:31.360] riskini artırabiliyor. Alkol bağırsak mikrobiyotasını bozuyor.
[0:05:37.520] Yani gdisbiosis dediğimiz durumla net bir bağlantısı var. Kısacası insanlar
[0:05:44.919] fark etmeden alkol pek çok probleme yol açabiliyor. Peki sence bu konuya nereden
[0:05:52.199] başlayalım? Öncelikle bugün beni davet ettiğin için
[0:05:56.240] teşekkür ederim. Çünkü bence bu konu gerçekten çok önemli. Çoğu insan alkolü
[0:06:02.479] bir toksin olarak görmüyor. Oysa aslında tam olarak öyle. Aynı şekilde insanlar
[0:06:09.360] keyif amaçlı kullandıkları diğer maddeleri de pek umursamıyor. Fakat
[0:06:14.800] bunların riskli olduğunu bilmek gerekiyor. Hatta 2024'te Dünya Sağlık
[0:06:20.720] Örgütü miktar olarak alkol kullanımının güvenli hiçbir düzeyi olmadığını
[0:06:26.160] açıkladı. Yani içilen hiçbir miktar salikli değil.
[0:06:30.479] Peki buna ne sebep oldu? Alkolün vücutta çok geniş bir etkisi olduğu için böyle
[0:06:36.759] diyorlar. Hem hemen ortaya çıkan etkileri var hem uzun vadeli etkileri
[0:06:43.160] hatta bazen ölümcül etkileri. Bu yüzden bu toksisite nedeniyle alkol
[0:06:50.000] kullanılmamasını öneriyorlar. Çünkü alkolü içtiğinde kan
[0:06:55.960] dolaşımıyla tüm vücuduna yayılıyor. Her organa, her dokuya giriyor ve alkol
[0:07:03.360] parçalanmaya başladığında ortaya çıkan toksik etkilerden kaçınmak
[0:07:09.800] çoğu zaman gerçekten zor. Asıl sorun alkolün kendisi değil. Alkolün vücutta
[0:07:17.039] ilk parçalandığı metabolit. Bütün problemleri yaratan şey o. Bana ilk önce
[0:07:23.560] metabolitler hakkında daha fazla bilgi verebilir misin?
[0:07:27.360] Alkol tükettiğinde erkeklerde bu alkolün parçalanması
[0:07:33.319] ağızda ve midede başlıyor. Bunun nedeni alkol dehidrogenaz denen bir enzim. Bu
[0:07:41.840] enzim metabolize etme sürecini başlatıyor. Alkol dehidrogenaz alkolü
[0:07:48.479] asetaldehite dönüştürüyor ve asetaldehit son derece zehirli bir madde. İnsanlara
[0:07:55.960] hep şöyle anlatıyorum. Sanki formalin gibi yani bedenleri mumyalamak için
[0:08:03.440] kullandığımız madde gibi zehirli bir şey. Kadınlarda bu enzim çok az
[0:08:10.479] bulunuyor. Bu yüzden parçalama süreci karaciğere ulaşana kadar başlamıyor. Bu
[0:08:17.639] da kadınların neden erkeklere göre toksik etkilerine daha fazla açık
[0:08:23.080] olduğuyla ilgili bambaşka bir konu. Fakat asetaldehit gerçekten çok zehirli,
[0:08:29.800] serbest radikal ya da reaktif oksijen türü dediğimiz bir molekül ve bir
[0:08:35.519] elektronu eksik. Bu yüzden dokulardan, hormonlardan ya da başka şeylerden
[0:08:41.839] elektron kapmaya çalışıyor. Bu da vücudumuzda neden bu kadar yıkıcı
[0:08:47.800] olduğunun süreçlerinden birini başlatıyor.
[0:08:51.440] Aa bunu bilmiyordum. İlk defa duyuyorum. Yani gerçekten tam da bu yüzden vücudun
[0:08:58.079] içinde her yere yayılıyor. Yani o eksik elektronu bulmak için. Yani o eksik
[0:09:03.959] elektronu bulmaya çalışıyor. Eğer vücudunda yeterince antioksidan varsa, B
[0:09:08.880] vitaminleri, C vitamini bulunuyorsa ve karaciğerinde glutaton seviyeleri iyiyse
[0:09:14.320] bu maddeler asetdehiti bir ölçüde nötralize etmeye yardımcı oluyor.
[0:09:19.600] Böylece alkolün parçalanmasındaki bir sonraki adıma yani aldehit de
[0:09:24.279] hidrogenazın devreye girdiği aşamaya kadar seni koruyabiliyor.
[0:09:28.800] Bu enzim o reaktif oksijen türünü asetata çeviriyor. Asetat ise vücudun
[0:09:35.320] için tamamen yönetilebilir, zararsız bir madde. Sorun şu, ilk aşamada oluşan o
[0:09:42.760] toksik madde eğer yeterli vitaminin, antioksidanın yoksa ya da vücudun başka
[0:09:50.640] toksinlerle zaten uğraşıyorsa bu asetdehit vücudunda birikiyor ve
[0:09:57.600] beynine, kalbine, pankreasına, karaciğerine, kısacası her yere
[0:10:04.079] yayılıyor. Çok dengesiz bir molekül olduğu için de bir yerden elektron
[0:10:10.320] almaya çalışıyor ve bunu genelde vücuduna zarar verecek şekilde yapıyor.
[0:10:17.000] Yani vücudunda daha zayıf olan yerlere mi gidiyor? O bölgeleri daha çok mu
[0:10:23.480] etkiliyor? Çünkü Covid'de de otoimmün hastalıklarda da hep aynı şeyi
[0:10:29.480] görüyorum. Hangi organın daha zayıfsa toksinler sanki özellikle oraya
[0:10:35.959] yöneliyor. Peki sence de böyle mi oluyor?
[0:10:44.440] Evet. Bunun bir nedeni de bu. Çünkü o molekül elektron arıyor ve en kolay
[0:10:49.680] bulduğu yer hücre zarları. Nöron da olsa, kalp hücresi de olsa, mitokondri
[0:10:55.600] de olsa fark etmiyor. Hücre duvarından elektron almak onun için çok kolay. Ama
[0:11:02.360] bunu yaptığı anda o hücrenin işleyişi bozuluyor. Bazen çok büyük bir hasar
[0:11:09.040] vermiyor ama çoğu zaman hücreyi tamamen devre dışı bırakabiliyor ya da hücrenin
[0:11:16.200] yapması gereken görevi tamamen aksatıyor. Hatta DNA'yı bile etkileyip
[0:11:23.040] hücrenin üretmesi gereken protein ya da hormonu üretememesine
[0:11:28.959] ya da yanlış üretmesine neden olabiliyor.
[0:11:37.720] Peki önce beyin tarafına odaklanmak istiyorum. Bazen alkolün neden toksik
[0:11:44.480] bir madde olduğunu anlatan şeyler paylaşıyorum. Sen de görüyorsun.
[0:11:49.399] İnsanlar hemen yazıyor. Hayat alkolsüz olur mu? Abartma bir şey olmaz diye.
[0:11:57.440] Kimsenin bağımlı ya da alkolik olması gerekmiyor. Çoğu kişinin söylediği şey
[0:12:03.079] şu: "Beni rahatlatıyor. Mesela işten geliyorsun. Çok stresli bir gün
[0:12:09.000] geçirmişsin ve bir kadeh bir şey içiyorsun ve rahatlıyorsun" diyorlar.
[0:12:15.440] Geçen gün bir hastam vardı. MES olabileceği söylenmiş. Bir de anksiyete
[0:12:21.399] bozukluğu var. MS'e şüphesi konduktan sonra gittiği psikiyatrist anksiyete
[0:12:27.959] hissettiğinde bir kadehini önermiş. Bunu gerçekten anlamakta
[0:12:34.680] zorlandım. Özellikle MS riski olan birine bir psikiyatrist nasıl böyle bir
[0:12:40.600] öneride bulunabilir? Neyse asıl merak ettiğim şu: Beyinde ne oluyor? Tüm
[0:12:46.279] mekanizma nasıl çalışıyor? Binlerce yıldır hem insanlar hem de
[0:12:52.440] hayvanlar fermente olmuş meyveleri yani alkol içeren şeyleri tüketiyor. Alkol
[0:13:00.360] kaynaklarını buluyor. Çünkü alkol iki şey yapıyor ve bunu çok iyi yapıyor.
[0:13:06.480] Birincisi dopamin salgılatıyor. Bu kendini iyi hissetmeni, kendi bedeninde
[0:13:13.279] rahat ve mutlu hissetmeni sağlayan kimyasal. İkincisi ise gabayı artırıyor.
[0:13:20.959] Gaba seni sakinleştiren, gevşeten, uykuya geçişini kolaylaştıran
[0:13:27.600] nörotransmitter. Alkol bu konuda çok etkili çünkü çok
[0:13:32.040] hızlı şekilde sisteme giriyor. Karotit arterlerden beyne giden kan akışı alkolü
[0:13:39.120] dopamin ve gaba merkezlerine hemen taşıyor. İnsanların alkolün etkisini
[0:13:45.199] sevmesinin nedeni de tam olarak bu iki nörotransmitter.
[0:13:59.880] Peki sonrasında ne oluyor? Bu tabii ki ne kadar içtiğine, ne kadar sürede
[0:14:06.360] içtiğine ve daha birçok faktöre bağlı. Ama ilk olan şey şu: Seni gevşetiyor.
[0:14:13.880] Beynin çalışma hızını yavaşlatıyor. Bağımlı olup olmaman fark etmiyor.
[0:14:20.399] Herkes beyin aktivitesini düşürüyor ve prefrontal korteksi etkiliyor.
[0:14:27.199] Yani şundan endişeliyim. Hayatımda şu konu beni geriyor." dediğin o üst
[0:14:33.320] düşünme alanını adeta devre dışı bırakıyor. Aynı zamanda sağlıklı muhayi
[0:14:40.279] de kapatıyor. Riskleri doğru değerlendirme yeteneğini de, hafıza
[0:14:45.759] merkezlerini de etkiliyor. hipokampusu yani anılarımızın
[0:14:52.000] depolandığı ana bölgeyi ve duygusal hafızadan sorumlu olan amigdala
[0:14:58.600] dediğimiz alarm merkezini bunları da belli ölçüde kapatıyor. Bu yüzden bazı
[0:15:06.000] insanlar alkol etkisindeyken ne yaptığını ya da ne söylediğini hiç
[0:15:12.720] hatırlamıyor. Bu kişilerin bağımlı olması gerekmiyor. Alkol alan herkesin
[0:15:19.320] blackout yani hiçbir şey hatırlamama durumunu yaşaması mümkün. Yani kişi
[0:15:25.600] ayakta yürüyor, konuşuyor, insanlarla etkileşim halinde oluyor ama hafıza
[0:15:32.880] merkezi tamamen kapanmış durumda oluyor. Ama ertesi gün geri geliyor
[0:15:38.720] genelde. Evet, anladım.
[0:15:41.240] Yani yeni anılar oluşturma becerisinden bahsediyorum. O kişi daha sonra ne
[0:15:46.759] yaptığını ya da ne söylediğini hiçbir zaman tam olarak hatırlamayabilir. Çünkü
[0:15:51.759] o anılar kaydedilmemiş oluyor, depolanmıyor ve kısa süreli hafızadan
[0:15:57.160] uzun süreli hafızaya hiç aktarılmamış oluyor. Bu yüzden geri gelmeyebilir.
[0:16:02.000] Hatırlama kapasitesi geri döner ama o anılar yoktur. Alkolik demans dediğimiz
[0:16:07.360] durumda da tam olarak bu oluyor. Beynin derinlerinde bulunan o iki bölge zarar
[0:16:13.319] gördüğünde artık yeni anı oluşturamaz hale geliyorlar.
[0:16:18.399] Ben de tam bunu soracaktım. Bir sürü insan var. Sen de mutlaka tanıyorsundur.
[0:16:25.160] Sürekli içiyorlar ama alkolik olarak görülmüyorlar. Ya da madde kullanım
[0:16:30.639] bozukluğu var denmiyor. Çünkü hafıza kaybı yaşamıyorlar. Prefrontal korteks
[0:16:37.560] ertesi gün de bozuk kalmıyor. Yani benim bir sorunum yok diye düşünüyorlar. Belki
[0:16:43.880] gerçekten yok bilemem ama kullanım ne zaman problem haline geliyor? Belli bir
[0:16:49.839] miktar mı var? Belli bir sıklık mı? Belli bir yıl mı? Daha ağır içkiler mi
[0:16:55.920] fark yaratıyor? İnsanlar bunu dinledikten sonra peki ölçebileceğim bir
[0:17:02.240] şey var mı? diyebileceği bir kriter var mı? Şöyle sorayım. Bu iş miktarla
[0:17:08.799] ölçülür mü?
[0:17:18.000] Örneğin Amerika'daki CDC'nin önerilerine bakarsan düşük riskli alkol içme diye
[0:17:25.439] bir tanım var. Bu sıfır risk anlamına gelmiyor ama riskin daha düşük olduğu
[0:17:31.440] bir aralık. Yani bu önerilere uyan birinin alkolün yol açabileceği uzun
[0:17:37.600] vadeli organ hasarlarını yaşama ihtimali daha düşük oluyor. CDC'nin bu önerisi
[0:17:45.440] şöyle: Kadınlar için ya da 65 yaşın üzerindeki herkes için ister kadın olsun
[0:17:51.919] ister erkek günde bir standart içki. Haftada toplam 7 içkiyi geçmemek
[0:17:58.000] gerekiyor ve bu şu anlama gelmiyor. Pazartesi içmedim, salı içmedim. O zaman
[0:18:04.520] cuma günü o kalan üç taneyi birden içebilirim gibi bir şey değil bu. Yani
[0:18:10.679] öyle olmuyor. Bu öneri yine de günde bir içki anlamına geliyor. Erkekler içinse
[0:18:17.360] sınır günde iki standart içki ve yapılan uzun dönemli 5 yıllık çalışmalar
[0:18:23.840] gösteriyor ki eğer bir kişi bu miktarların üzerine çıkmadan bu sınırlar
[0:18:29.640] içinde içiyorsa o zaman kanser, karaciğer hastalıkları, kalp problemleri
[0:18:36.120] ve alkolün neden olabileceği pek çok başka sağlık sorununu geliştirme
[0:18:41.039] ihtimali çok daha düşük oluyor. İşte bu yüzden bu aralık düşük risk olarak kabul
[0:18:46.720] ediliyor. Burada önemli olan aslında ne kadar
[0:18:51.440] damıtılmış alkol aldığın bir içki sayılan miktar yaklaşık 45 ml.
[0:19:00.960] Tamam. Normal alkol oranına sahip biranın
[0:19:07.559] yaklaşık 240 ml bir içkiye denk geliyor. Beyaz şarap içiyorsan bu yaklaşık 150
[0:19:16.039] ml, kırmızı şarap içiyorsan yaklaşık 120 ml ediyor. Yani çoğu insan aslında bir
[0:19:25.640] içki dediğinde önerilen miktardan çok daha fazla alkol
[0:19:31.120] alıyor. Bir içki sipariş ediyorlar ama bardağın nasıl doldurulduğuna ya da
[0:19:38.159] barmenin nasıl karıştırdığına bağlı olarak aslında 1 bu5 hatta iki içki
[0:19:45.080] içmiş oluyorlar. Peki o zaman yeni açıklamalar hiçbir
[0:19:49.960] miktar alkol güvenli değildir derken bu nasıl oluyor? Sanki burada biraz
[0:19:54.440] kopukluk var. Burada gerçekten bir tutarsızlık var.
[0:19:59.000] Dünya Sağlık Örgütün'ün söylediği çok net. Hiçbir miktar alkol güvenli değil.
[0:20:05.240] İçmiyorsan başlamamalısın. İçiyorsan da bırakmanı öneriyorlar. Ama
[0:20:10.679] diyelim ki yine de içeceksin. Alkolün vücuduna verdiği zararı tamamen ortadan
[0:20:17.280] kaldıramasan da en aza indirmek için bu dediklerim kadınlar ve 65 yaş üstündeki
[0:20:24.480] herkes için sınır bir standart içki ölçüsü. Bu miktarı açtığın anda risk
[0:20:31.200] artmaya başlıyor. Bir de bir oturuşta çok fazla içmek var. Şunu özellikle
[0:20:37.400] söylemek istiyorum. İnsanlara her gün içmelerini söylemiyorum ama bu bir
[0:20:43.200] oturuşta aşırı içmek beynin ve karaciğerin için her gün az miktarda
[0:20:49.760] içmekten çok daha zararlı. Yani haftada yedi içki hakkım var. O zaman hepsini
[0:20:56.960] cumartesi gecesi içerim dersen bu gerçekten çok tehlikeli.
[0:21:06.559] Bu gerçekten ilginç. Anlattığın şey bana şöyle geliyor. Jenny Goodman'la çok iyi
[0:21:11.799] bir podcast yapmıştım. Evde kullandığımız ürünlerdeki ve cilt bakım
[0:21:17.360] ürünlerindeki toksisite ile ilgiliydi. O da şunu söylemişti. bunun kronik bir
[0:21:22.799] toksik maruziyet olduğunu şimdi senin anlattıklarında aynı yere çıkıyor gibi.
[0:21:29.159] Yani günde bir kadeh içmek düşük seviyede bir kronik toksisite yaratıyor
[0:21:35.440] ve metabolizmana bağlı olarak vücudun bu toksinleri iyi temizleyebiliyorsa,
[0:21:41.559] detoks sistemin düzgün çalışıyorsa, kötü bir sonuçla karşılaşma ihtimalin
[0:21:47.679] daha düşük olabiliyor. Çünkü vücut bunları temizleyebiliyor.
[0:21:53.039] Diğer insanlara göre daha iyi başa çıkabiliyor. Ama şuraya gelmek
[0:21:58.400] istiyorum. Yani kanser konusuna. Eğer zaten evinde, iş ortamında hatta araban
[0:22:06.080] gibi günlük yaşam alanlarında halihazırda
[0:22:10.799] bir toksik yük varsa mesela hava kirliliği, plastikler, çok güçlü
[0:22:17.080] kimyasal içeren temizlik malzemeleri, bunların hepsi zaten vücudunun tolerans
[0:22:23.320] kapasitesini dolduruyor. Bardak zaten dolu. Yani bu durumda günde bir içki
[0:22:30.760] bile eklediğinde bardaktan taşan bir damla gibi oluyor. Vücudun artık tolere
[0:22:37.200] edemiyor. O yüzden şunu sorayım. Alkol kullanımıyla artan kanser riski
[0:22:43.279] arasındaki bağlantıyı anlatabilir misin? Çünkü son zamanlarda alkol kansere neden
[0:22:49.960] olur konusu çok sık gündeme geliyor. Evet. Ve şu sıralar Amerika'da
[0:22:56.320] damıtılmış içkilerin, biraların ve şarapların üzerine kanser uyarıları
[0:23:01.880] koymak gündemde. Çünkü alkolün kadınlarda meme kanseri için en önde
[0:23:08.480] gelen risk faktörlerinden biri olduğunu biliyoruz. En büyük katkı sağlayanlardan
[0:23:15.360] biri alkol. Erkeklerde ise kolon kanseri, kalın bağırsak kanserinin önde
[0:23:23.480] gelen nedenlerinden biri. Ayrıca toksinlerden söz etmişken ağız
[0:23:29.840] kanserleri, yemek borusu kanserleri, mide kanserleri, bunlar sadece alkolün
[0:23:37.320] dokuyla direkt temas etmesinden kaynaklanmıyor.
[0:23:41.919] Birçok insan içki içerken aynı zamanda sigara da içiyor. alkol ve sigarayı aynı
[0:23:48.440] anda aldığında nikotinde ve sigarada bulunan toksinlerin bu dokulara çok daha
[0:23:56.279] kolay nüfuz etmesine yol açıyor. Yani kanserle olan bağlantı burada çok net.
[0:24:03.200] Biraz önce bu nasıl oluyor diye sormuştun. İşte o asetdehit var ya o
[0:24:09.960] küçük toksik serbest radikal eee hücre duvarlarına saldırıyor. Bu da hücre
[0:24:17.440] içine girmemesi gereken şeylerin içeri girmesine, dışarı çıkmaması gereken
[0:24:23.799] şeylerin dışarı çıkmasına yol açıyor. Mitondrilere saldırıyor, DNA'ya
[0:24:29.240] saldırıyor. Ve DNA ki bu çok önemli. Çünkü DNA hücrelerin ne yapması
[0:24:36.360] gerektiğini tekrar tekrar uyguladığı bir plan, bir taslak gibi asetaldehit DNA'yı
[0:24:44.480] öyle bir noktaya kadar değiştiriyor ki hücreler ya tamamen ölüyor ya da hiç
[0:24:51.240] olmaması gereken bir şekilde aktif hale geliyor. Bu durumda hücreler gereğinden
[0:24:58.840] fazla çoğalmak için sinyal üretmeye başlıyor ya da bunu yanlış şekilde
[0:25:05.279] yapıyor. İşte kanserin temel mekanizmalarından biri de tam olarak bu.
[0:25:12.360] Asetdehitin yaptığı bir başka şey de bağışıklık sistemini harekete geçirmek.
[0:25:19.360] Bağışıklık sistemi bir dakika. Bu bir toksin. Ne yapıyoruz? bunu durdurmamız
[0:25:25.960] gerek diye alarm veriyor. Ama bu aşırı uyarılmış bağışıklık tepkisi enflamasyon
[0:25:33.440] sürecini başlatıyor ve biliyoruz ki bu kronik enflamasyon kanser oluşumuna
[0:25:40.279] katkıda bulunan önemli bir etken. Peki aslında alkolü toksik bir madde
[0:25:48.159] olarak değerlendirdiğimizde neden özellikle meme kanseri, kolon
[0:25:52.600] kanseri ve üçüncü hangisiydi onları söylüyoruz. Evet. Yemek borusu, dil ve
[0:25:59.360] ağız kanserleri de şimdi meme kanserinin bazı türlerinde hepsinde değil ama bir
[0:26:06.919] kısmında bildiğimiz bir mekanizma var. Ve alkol hem kadınlarda hem erkeklerde
[0:26:15.039] östrojen seviyelerini iki farklı yolla etkiliyor. Fakat kadınlarda bu etki daha
[0:26:21.640] büyük. Çünkü zaten daha fazla östrojen var. östrojenin karaciğerde detoksifaye
[0:26:28.039] edilmesi gerekiyor. Yani vücutta aşırı derecede yüksek östrojen eee birikmemesi
[0:26:35.880] için ya da tam tersi östrojenin aşırı düşmemesi için karaciğerin östrojeni
[0:26:42.320] doğru şekilde parçalayarak normal seviyelerde tutması lazım. Bu üreme
[0:26:48.559] döngümüz dahil birçok şey için gerekli. Ama karaciğer aynı anda alkolü de detoks
[0:26:55.440] etmek zorunda kaldığında bütün antioksidanları kullanıyor. Tüm
[0:27:00.840] glutatyonu tüketiyor. Bu olunca östrojen seviyeleri gittikçe yükseliyor.
[0:27:07.360] Kadınlarda da erkeklerde de östrojen artmaya başlıyor. Çok içen erkeklerde
[0:27:13.880] gördüğümüz şey şu: Cinekomasti dediğimiz erkeklerde meme dokusu büyümesi oluyor.
[0:27:21.600] Bu yüzden erkeklerde bile eğer östrojene duyarlı bir meme kanseri genetik yapısı
[0:27:28.600] varsa risk artıyor. Bir diğer nokta da aromataz denen başka bir enzimi
[0:27:35.720] etkilemesi. Aromataz çok önemli bir enzimdir ve androstenediyonosteron
[0:27:42.799] gibi androjenleri alıp onları parçalar. Ama alkol aromataz aktivitesini
[0:27:49.200] artırıyor. Bu hem erkeklerde hem kadınlarda aynı şekilde oluyor. Sahip
[0:27:55.559] olduğun androjenleri yani erkeklik hormonlarını
[0:28:00.720] çok daha hızlı bir şekilde östrojene çeviriyor. Böylece östrojen seviyelerin
[0:28:07.240] yine yükseliyor. Çünkü testosteron ve diğer androjenler
[0:28:12.640] normalden çok daha hızlı östrojene dönüştürülüyor.
[0:28:17.159] Eğer östrojene duyarlı bir meme kanseri riskin varsa bu durum meme kanseri
[0:28:23.039] riskini artıran bir etki yaratıyor. Wow. Okey. Şimdi daha iyi anlıyorum.
[0:28:28.840] Yani bu podcast'i dinledikten sonra insanların ne düşüneceğini merak
[0:28:33.039] ediyorum. Çünkü gerçekten zehirli ama bunların oluşması zaman alıyor değil mi?
[0:28:38.039] Ama bu birkaç günde ya da birkaç haftada olacak bir şey değil gibi anladığım
[0:28:42.519] kadarıyla yıllar içinde vücutta biriken toksik yükten bahsediyoruz ve sağlıklı
[0:28:48.440] yaşayıp yaşamadığınla da çok yakından ilişkili.
[0:28:52.120] Kesinlikle öyle. Eğer iyi besleniyorsan, bol meyve sebze tüketiyorsan ve genel
[0:28:59.840] olarak sağlıklıysan, başka sağlık sorunları için çok fazla
[0:29:04.600] ilaç kullanmıyorsan karaciğerin detoks konusunda gerçekten
[0:29:10.320] harika iş çıkarır. Yani inanılmaz bir organ ama zaman içinde bu yükün hızına
[0:29:17.640] yetişemez hale geliyor ve hasar birikmeye başlıyor. Üstelik sen bunun
[0:29:24.000] olduğunu bile fark etmiyorsun.
[0:29:28.440] Bunlar senin de söylediğin gibi zamanla olan şeyler. Bu yüzden uzun süre boyunca
[0:29:35.799] kendini yavaş yavaş zehirl, organ sistemlerine zarar verdiğini hatta
[0:29:42.159] bunu bir alışkanlık haline getirdiğini fark etmeyebilirsin.
[0:29:47.399] Sen konuşurken beyin konusuna bir saniyeliğine geri dönmek istiyorum.
[0:29:53.440] Aklıma başka bir şey daha geldi. Çünkü sürekli içen tanıdığım insanları gözümde
[0:29:59.919] canlandırıyorum. Şunu çok görüyorum. Alkolik değiller.
[0:30:04.840] Tedavi gerektiren bir durumları da yok. Ama içmedikleri zaman çok daha gergin
[0:30:11.200] oluyorlar. Aşırı sinirli, morali bozuk, birden parlayan, duygusal olarak çok
[0:30:18.559] dalgalanan insanlar haline geliyorlar. Bu neden oluyor? Beyinde değişen bir
[0:30:24.519] şeyler mi var ki bu duruma yol açıyor?
[0:30:34.880] Evet. Çünkü beyni düşündüğünde aslında tam bir geri dönüşüm merkezi gibi
[0:30:39.840] çalışıyor. Büyük molekülleri, bakterileri ve zararlı maddeleri
[0:30:44.679] dışarıda tutan bir kan beyin bariyerimiz var. Bu iyi bir şey ama aynı zamanda şu
[0:30:50.200] anlama geliyor. Beyin ihtiyaç duyduğu molekülleri kendi içinde arayıp bulmak
[0:30:55.039] zorunda. Nörotransmitterleri üretebilmek için enzimleri, mineralleri,
[0:31:00.960] aminoasitleri, yağ asitlerini ne lazımsa toplaması gerekiyor. Alkol kullandığında
[0:31:07.679] dopamin salgılıyorsun. Seni iyi hissettiren kimyasal
[0:31:12.919] gaba salgılıyorsun. Seni sakinleştiren kimyasal. Ama bunu vücudun gerçekten şu
[0:31:18.679] an sakinleşmem lazım dediği için yapmıyorsun. Meditasyon yaptığında,
[0:31:24.080] nefes çalışması yaptığında ya da doğal yollarla sakinleştiğinde salgıladığın
[0:31:29.120] gaba miktarıyla hiç alakası yok. E alkol normalde salgılayacağından çok daha
[0:31:35.200] fazla gaba salgılatıyor. Böyle olunca da gaba rezervin azalıyor. Alkol etkisi
[0:31:41.880] geçtiğinde gaba düşük olduğu için beyin tekrar gaba üretmek için içeride ne
[0:31:47.720] bulursa toplamaya çalışıyor ama elinde yeterli malzeme yok. Sonuçta gaba
[0:31:52.720] azalıyor. Glutamat ise göreceli olarak yüksek kalıyor. Gaba seni sakinleştiren
[0:31:59.159] taraf. Glutamat seni harekete geçiren, motive eden taraf ama glutamat yüksek
[0:32:04.679] olduğunda toksik olabiliyor. Normalde gaba ve glutamat arasındaki denge seni
[0:32:10.639] dengede tutar. Kaygını, gerginliğini, saldırganlığını normal seviyede
[0:32:15.639] yönetmeni sağlar. Bu denge bozulduğunda ise sinirlilik, huzursuzluk, duygusal
[0:32:22.039] dalgalanmalar ve aşırı gerginlik ortaya çıkıyor. Ama şimdi yeterince gaba yok ve
[0:32:28.240] bunu yeniden üretmek zaman alıyor. Bir yandan da ortada toksik düzeyde glutamat
[0:32:34.120] var. Bu durumda tansiyonun yükseliyor. Başka pek çok sorun ortaya çıkıyor. Daha
[0:32:39.240] sinirli ve daha kaygılı hale geliyorsun. Daha önce kaygın olmasa bile gaba ve
[0:32:45.320] glutamat dengesi bozulduğunda çok daha kolay sinirlenen, huzursuz olan ve kaygı
[0:32:51.880] yaşayan biri oluyorsun. Eğer zaten kaygın varsa alkolle kendini
[0:32:57.159] sakinleştirmeye çalışmadan önceki halinden bile daha kaygılı hale
[0:33:01.919] geliyorsun. Yani tam bir kısır döngü oluşuyor
[0:33:07.000] tabii. Yani senin bu döngüyü anlattığın şekilde bakınca bağımlılıkla ilgili
[0:33:13.799] konuşurken hep söylediğimiz bir şey var. Tek bir gen yok. Tek bir bağımlılık geni
[0:33:20.639] diye bir şey yok. Bazen insanlar bana geliyor ve bağımlılık genim var
[0:33:25.600] diyorlar. Ya ben de öyle ölçülebilen spesifik bir gen yok ki diyorum. Bazı
[0:33:32.039] merkezler sanki böyle bir gen bulmuş gibi davranıyor ama ben hiç duymadım,
[0:33:37.399] sen de duymadın. Aslında burada kritik olan şey şu. Eğer kişinin bazı genetik
[0:33:44.320] hassasiyetleri varsa bu çok büyük bir hastalık olmak zorunda değil. Mesela
[0:33:50.399] hafif bir gaba eksikliği, serotonin eksikliği, dopamin eksikliği ya da tam
[0:33:58.519] tersi bir nörotransmitter dengesizliği olabilir. Sen bu tabloya alkolü veya
[0:34:05.200] başka maddeleri eklediğinde biraz önce anlattığın mekanizma devreye
[0:34:10.760] giriyor ve denge tamamen bozuluyor. Kişi zaten o dengeyi korumakta zorlanıyorsa
[0:34:18.200] alkol eklenince o terazi bir anda şaşıyor. Sonra da beyin aslında şunu
[0:34:24.159] söylüyor. Tamam benim gabayı salabilmem için bir içkiye ihtiyacım var. Çünkü ben
[0:34:31.359] artık bunu kendi başıma yeterince yapamıyorum. Ve tehlikeli noktada tam
[0:34:37.320] burası. Bu artık senin istemen değil. Beynin kendini dengeleyebilmek için
[0:34:43.839] alkol istemesi. Denge bozuluyor ve beyin dengeyi sağlayabildiğini düşündüğü şeyi
[0:34:51.919] yani alkolü aramaya başlıyor ve alkol o anda işe yarıyor gibi görünse
[0:34:58.400] de zaman geçtikçe giderek daha az işe yarıyor. Çünkü artık o fazladan gaba
[0:35:05.160] depoların kalmamış oluyor. Alkolün ittirip sisteme salabileceği bir gaba
[0:35:09.560] yok. Bu yüzden eskisi kadar sakinleştirmiyor,
[0:35:13.760] eskisi kadar kolay uyku getirmiyor. Hatta uyku döngünü bambaşka bir şekilde
[0:35:19.040] bozuyor. Ama sen zaten bu nörotransmitterlerin bir kısmında
[0:35:24.000] eksilmiş durumdasın. Beynin bunları yeniden doldurması ve toparlaması
[0:35:29.480] haftalar alıyor. Oysa beynin normalde ruh halini, uykunu, odağını, dikkatini,
[0:35:36.680] öğrenme kapasiteni düzenlemek için belli bir ritimde, belli bir dalgalanmada
[0:35:43.640] çalışması gerekiyor. Ve şimdi biz o düzeni tamamen bozmuş oluyoruz.
[0:35:48.560] Beyindeki bütün sistemler yeni nörotransmiter yapabilmek için hammadde
[0:35:53.000] arayıp duruyor. Ama çoğu zaman o hammaddeler artık yok. Çünkü vücut her
[0:35:58.640] yerde alkolü detoksifaye etmeye çalışıyor. Karaciğerde, pankreasta, meme
[0:36:05.400] dokusunda, nerede ihtiyaç varsa antioksidanların hepsi oraya çekiliyor.
[0:36:11.920] Böyle olunca beyinde nörotransmitter üretmek için gereken kaynaklar giderek
[0:36:17.720] azalıyor. Bu süreç gerçekten çok zorlayıcı olabiliyor. Özellikle de iyi
[0:36:23.560] beslenmiyorsan ya da başka metabolik problemler varsa.
[0:36:28.839] Bunu söylemişken senin ve Amerika'daki iyi rehabilitasyon merkezlerinin çoğunun
[0:36:35.560] uyguladığı bir noktaya da değinmek istiyorum. Kişi merkeze geldiği anda
[0:36:40.079] hemen ilaç vermeye başlamıyorsunuz. Çünkü senin az önce anlattığın
[0:36:45.319] nörotransmitter karmaşası yüzünden eksik ya da fazla kötüye kullanımı
[0:36:51.920] olsun, alkol olsun, başka bir madde olsun, kişi size geldiğinde
[0:36:59.000] beynin bu nörotransmitterleri bulamıyor hale gelmiş olması. Bu bence
[0:37:05.560] birçok madde için ve farklı psikiyatrik tablolar için de geçerli. Şizofreniye
[0:37:11.720] benzeyen davranışlar olabilir. Ağır depresyon gibi görünen durumlar olabilir
[0:37:16.960] ve daha birçok şey. Yani bu yüzden mi hemen ilaç vermiyorsun? Bunun yerine
[0:37:23.520] önce takviye edip besleyerek beynin biraz toparlanmasını
[0:37:29.440] adeta yeniden başlatmasını mı hedefliyorsun?
[0:37:43.079] Aynen öyle Esra. Özellikle de vaktin azsa hızlıca bir teşhis koyup hemen bir
[0:37:49.079] reçete yazmak çok kolay oluyor. Ve bazen tedaviye gelen kişiler fiziksel
[0:37:54.839] yoksunlukta oluyor. Tehlike altındalar. Mesela alkol yoksunluğunda nöbet geçirme
[0:38:00.839] riski var. Böyle bir durumda tabii ki onlara yardımcı olmak ve o akut riskli
[0:38:06.920] dönemi atlatmaları için ilaç vermek zorundayım. Ama asıl olarak gerçekten ne
[0:38:13.480] olup bittiğini anlamak istiyorum. Yaşadıkları belirtilere, istek, çöküntü,
[0:38:19.119] huzursuzluk vesaire neden olan başka metabolik sorunlar var mı? Bunları
[0:38:24.960] elemek istiyorum. Eğer kişi intihar riski taşımıyorsa ya da ciddi bir
[0:38:30.560] yoksunluk içinde değilse o zaman zamana sahibiz demektir. Ve ben de onları test
[0:38:36.720] etmek isterim. E kan tahlillerine bakmak isterim. QEG ile beynin nasıl
[0:38:42.720] çalıştığını görmek isterim. Bellekleri nasıl? Reaksiyon süreleri nasıl?
[0:38:48.359] Özellikle alkolde dengeyle ilgili olan beyincikte bir sorun var mı? bunları
[0:38:53.680] anlamak için tarama testleri yapmalarını isterim. Tiroid gibi başka noktalara da
[0:38:59.079] bakmam gerekebilir. Tiroid problemleri çoğu zaman psikiyatrik bir sorunmuş gibi
[0:39:04.520] görünebiliyor. Eee ama tiroidi yavaş çalışan birine antidepresan verirsen
[0:39:10.280] hiçbir işe yaramaz. Çünkü sorun depresyon değil. Sorun tiroidin düzgün
[0:39:15.480] çalışmaması. Bizim de önce bunu görüp gerekirse o hormonu yerine koymamız
[0:39:20.760] gerekiyor. Bu yüzden vitaminlerine, minerallerine, organ sistemlerinin nasıl
[0:39:26.720] çalıştığına kadar pek çok şeyi bilmek istiyorum ki gerçekten doğru yerden
[0:39:31.960] müdahale edebileyim. Bu yaklaşım benim işimin çok büyük bir kısmı. Çünkü dürüst
[0:39:38.040] olayım. Sadece klasik psikiyatri yaptığım dönemlerde hastalarımın ancak
[0:39:43.000] üçte biri iyileşiyordu. Çünkü ben onlara antidepresan veriyordum ve belki
[0:39:47.680] ihtiyaçları hiç o değildi. Belki D vitamini eksikti. Belki B12, belki de
[0:39:53.599] folat. Yani mesele sadece bir semptomu tedavi etmek değil. Kişinin bütününe
[0:39:59.040] bakmak. Benim istediğim şey kişinin tüm sistemini ele alıp yaptığımız
[0:40:04.960] müdahalelerin hem oluşmuş hasarı tamir etmesine hem de kişinin genel olarak
[0:40:10.480] daha sağlıklı, daha üretken bir hayata dönmesine yardımcı olması.
[0:40:16.160] Sence psikiyatri bu anlayışa ne zaman ayak uyduracak?
[0:40:22.800] Bence psikiyatri bu yönde ilerlemeye başladı. Okuduğum yayınlarda bunu çok
[0:40:29.599] net görüyorum. Amerikan Psikiyatri Birliği'nin dergisi, Jama, Lanset ve
[0:40:36.119] benzeri dergilere baktığında artık daha fazla beyin görüntüleme çalışması, daha
[0:40:43.040] fazla genetik test, metabolik test ve hormon değerlendirmesi görüyorsun. Yani
[0:40:49.760] bir yönelim var. giderek daha fazla doktor, integratif ve fonksiyonel
[0:40:55.520] psikiyatriye ilgi duymaya başladı. Temmuz'da katıldığım bir psikiyatri
[0:41:00.720] toplantısında çok iyi bir panel vardı. Vitamin ve takviyelerden,
[0:41:06.920] nörofeedback'ten, kırmızı ışık terapisinden ve fonksiyonel
[0:41:11.800] tıpta artık oldukça sıradan olan diğer yöntemlerden bahsediyorlardı.
[0:41:17.560] Bunların ana akım psikiyatri içinde görünmeye başladığını hissediyorum. Ama
[0:41:23.599] herkesin bu yaklaşımı benimsemesi, inanması ve vakit ayırıp uygulaması için
[0:41:30.280] hala epey yolumuz var.
[0:41:39.079] Değişmesi gerekiyor. Çünkü klasik psikiyatriyi denemiş hastalarla sık sık
[0:41:44.920] karşılaşıyorum. duyduğum şey ellerine bir sürü psikiyatrik ilaç verildiği.
[0:41:51.680] A ve temelde işe yaramıyor. Doktorların bunu neden hala yaptıklarını bile
[0:41:57.280] anlamıyorum. Çünkü işe yaramıyor. Belki %10'unda, belki %20'sinde işe yarıyor
[0:42:03.960] ama kalan %80'inde işe yaramıyor. Sadece kişiyi çok yorgun ve zombi gibi yapıyor
[0:42:12.040] ve başlarını yataktan kaldıramadıkları için bu ilaçları almak istemediklerini
[0:42:18.319] söylüyorlar. Peki bu yaşamak mı? Ben öyle düşünmüyorum. Ve işte Esra'a
[0:42:24.520] anlattığın şey tam olarak benim hastalarımla yaşadığım durumdu.
[0:42:29.680] Hastaları görüyorum. Elimde reçete defterim var. Antidepresanları
[0:42:34.319] biliyorum. Duygu durum düzenleyicileri biliyorum. Antipsikotikleri,
[0:42:39.280] anksiyete ve uyku ilaçlarını biliyorum. Yani elimde bir sürü ilaç seçeneği var.
[0:42:45.400] Bazı hastalar iyi oluyordu evet ama pek çoğu hiç düzelmiyordu. Bu moral
[0:42:51.400] bozukluğu beni e daha önce konuştuğumuz gibi bir şeyleri eksik yapıyorum, başka
[0:42:57.760] bir şey anlamam gerekiyor noktasına getirdi. Çünkü şöyle düşünüyordum. Bu
[0:43:02.800] insanlara neden yardım edemiyorum? Madem iyi hissetmiyorlar, neden bana gelmeye
[0:43:08.599] devam ediyorlar? Neden bana para veriyorlar ama hala acı çekiyorlar? Bu
[0:43:13.440] gerçekten ümit kıran bir durum. Ama o dönem elimdeki tek araç buydu. Tıp
[0:43:18.839] fakültesinde bize bunu öğrettiler. Uzmanlıkta da ileri eğitimlerde de hep
[0:43:24.559] aynı şey öğretildi. Yani sistem bize bu araçları verdi ve biz de onları
[0:43:30.000] kullanıyorduk. Ama biliyorsun biz seninle ortak
[0:43:34.880] Türkiye'den birkaç danışanla birlikte çalıştık ve senin yaklaşımını birebir
[0:43:39.640] görme fırsatım oldu. Açıkçası hiçbirine antidepresan vermedin. Daha çok
[0:43:45.000] takviyeler, hormon düzenleyici destekler ve gerekiyorsa hafif anksiyete
[0:43:50.559] yatıştırıcı yardımcılar kullandın ve kendi kendine bir yılı asla göremem
[0:43:56.640] diyen insanların hepsi bir yılı geçti. hatta aşarak devam ettiler. Bu o kadar
[0:44:02.920] net bir gösterge ki artık bir şeylerin değişmesi gerektiği çok ortada. Biraz da
[0:44:09.280] bağırsak konusuna değinmek istiyorum. Çünkü alkol içtiğinde direkt mideye
[0:44:16.280] oradan da bağırsaklara gidiyor ve artık inkar edilemez bir gerçek var. Bağırsak
[0:44:24.480] sağlıklı değilse her şey bozulabiliyor. Tiroid sorunları, Alzheimer, kalp
[0:44:31.359] hastalıkları, ne ararsan. Peki alkol bağırsakları
[0:44:37.079] nasıl etkiliyor? Ve buna bağlı ikinci sorum. Birinin bağırsak dengesi
[0:44:43.520] bozulduysa bu psikiyatrik sorunlara ya da
[0:44:47.599] psikiyatrik gibi görünen başka problemlere yol açabilir mi?
[0:44:52.280] Bağırsaklarımızda vücudumuzdaki hücre sayısından daha
[0:44:57.079] fazla bakteri, mantar ve virüs var. Yani kim kimi yönetiyor, kim kime ait belli
[0:45:04.440] değil gibi. Ama bağırsak yapımız yani mikrobiyomumuz
[0:45:09.200] sinyalleşme, korunma ve besinleri çıkarabilme açısından inanılmaz derecede
[0:45:15.720] önemli. Alkol ise faydalı bağırsak bakterilerinin bir kısmı için gerçekten
[0:45:22.680] toksik. Bu bakteriler sadece bağırsak duvarını korumak için değil, aynı
[0:45:28.680] zamanda yediğimiz şeylerden doğru besinleri ve mineralleri çıkarabilmek
[0:45:35.000] için de gerekli. Çünkü yediğimiz gıdalar ya da maruz kaldığımız maddeler kana
[0:45:41.200] karıştığında çok toksik olabilecek şeyler barındırabiliyor.
[0:45:46.240] Bu nedenle bağırsaklar, mide, bağırsak duvarı hepsi bizi koruyan bir bariyer
[0:45:52.960] gibi çalışıyor. Aynı zamanda tükettiğimiz gıdalardan aminoasitleri,
[0:45:59.359] mineralleri, vitaminleri kısacası ihtiyacımız olan her şeyi alabilmemiz
[0:46:05.760] için de gerekli. Bu süreç çok hassas bir dengeye dayanıyor. İçeride doğru türde
[0:46:12.960] bakteriler olması gerekiyor ve zararlı olanların çoğalmasını istemiyoruz. Ama
[0:46:19.400] diğer tüm hücrelerde olduğu gibi asetaldehit burada da devreye giriyor.
[0:46:25.680] Aşırı derecede toksik olduğu için faydalı bağırsak bakterilerini
[0:46:30.800] öldürüyor. Bu durum bağırsaklarda
[0:46:34.839] bazı kötü bakteri ve mantarların aşırı çoğalmasına yol açıyor. Mesela kandida
[0:46:41.280] mantarını çok daha fazla görüyoruz. Bu zararlı bakterilerin çoğalması,
[0:46:49.400] bağırsak duvarının kalsiyum ya da D vitamini gibi maddeleri emmesini
[0:46:55.800] engelliyor. Aynı zamanda bağırsak duvarının bozulmasına neden oluyor ve
[0:47:02.440] normalde asla kan dolaşımına girmemesi gereken maddelerin kana karışmasına izin
[0:47:10.119] veriyor. Bu da vücutta tam anlamıyla kaosa yol açıyor. Bağışıklık sistemi
[0:47:17.839] aşırı aktive oluyor. Bağışıklık sistemi elbette bizi korumak için var ama
[0:47:24.839] asetdehiti etkisiz hale getirmekle sürekli
[0:47:29.319] uğraşınca bu kez enflamasyon artıyor. Vücudun hiç istemediğimiz bölgelerinde
[0:47:37.079] yağ birikmeye başlıyor. nörotransmitter üretmekte zorlanıyoruz. Ve işin ikinci
[0:47:44.000] kısmı da şu: Serotoninin %90'ı bağırsakta üretiliyor. Serotonin
[0:47:50.880] dinleyicilerinin çok aşina olduğu bir nörotransmitter.
[0:47:55.839] Ruh halini, uykuyu, cinsel isteği ve daha birçok şeyi düzenliyor. Çok önemli
[0:48:03.319] bir molekül. Serotoninin üretimi bağırsaktaki bu bozulmadan ciddi şekilde
[0:48:10.760] etkileniyor ve beyne giden sinyaller de bozulabiliyor. Üstelik kötü bakterilerin
[0:48:18.280] aşırı çoğalması sadece üretimi bozmakla kalmıyor. Alkolü resmen arzulayan bir
[0:48:26.680] bakteri ortamı oluşturuyor. Ben de tam da ona gelecektim. Stephen
[0:48:31.720] Gandry'nin son kitabında da bundan bahsediliyor. Hatta bir konuşmasında da
[0:48:36.720] söylemişti. Bağırsakta bazı kötü bakteriler var ki resmen alkolü
[0:48:42.000] arzuluyor. Yani bağırsak dengesini düzeltirsen alkol isteğinin azalması
[0:48:47.760] için gerçekten büyük bir şans yaratmış oluyorsun.
[0:48:51.760] Kesinlikle. Bu yüzden hastalarıma verdiğim ilk şeylerden biri sakaromises
[0:48:58.520] gibi alkolün ve diğer maddelerin yok ettiği faydalı bakterileri içeren güçlü
[0:49:04.799] bir probiyotiktir. Bağırsak florasını yeniden doldurmak çok ama çok önemli.
[0:49:11.440] Alkol ya da başka maddelerle olan toksik teması kesmek de aynı şekilde önemli.
[0:49:17.720] Böylece bağırsak iyileşmeye başlıyor. Zararlı bakteriler azalıyor ve yerine
[0:49:24.160] yenileri gelebiliyor. Bir de şunu düşün. Alkol çok hızlı bir şekilde şekere
[0:49:29.680] dönüşüyor. Boş kalori aslında. Kokteyiller içiliyorsa ekstra şeker de
[0:49:35.960] eklenmiş oluyor. Bu sefer şekeri seven bakteriler bağırsakta aşırı çoğalmaya
[0:49:43.240] başlıyor. İnsanların daha sağlıksız yiyeceklere yönelmesi, yüksek şekerli
[0:49:49.920] gıdalar istemesi, daha fazla alkol arzulaması hep bundan. Alkol çok hızlı
[0:49:56.160] bir şeker kaynağı olduğu için daha fazla istiyorum döngüsünü kendi kendine
[0:50:01.960] yaratıyor. Beyin yeterince sakinleşmediği için daha fazla alkol
[0:50:07.480] istiyor. Bağırsak düzgün çalışmadığı için zararlı bakteriler içki iç bu bize
[0:50:14.440] yarıyor diye sinyal veriyor. Alkolün yarattığı tam bir kısır döngü bu. Bu
[0:50:20.720] yüzden insanlar kendilerine sürekli şunu soruyor. Neden böyle oldum? Neden hep
[0:50:26.839] canım tatlı şeyler yemek istiyor? Neden daha fazla içmek istiyorum? Üstelik bu
[0:50:32.680] sadece bağımlılık tedavisine gelenlerde olmuyor. Herkes yaşayabilir. Özellikle
[0:50:39.359] yılbaşı, doğum günleri, tatil dönemleri gibi zamanlarda daha fazla alkol oluyor.
[0:50:47.000] Daha çok kutlama, aile buluşmaları, davetler,
[0:50:51.760] alkol neredeyse her yerde karşına çıkıyor. Bir de yemek düzeni değişiyor.
[0:50:57.119] Daha fazla yiyoruz. Daha çok tatlı tüketiyoruz ve bağırsak dengesi
[0:51:02.760] inanılmaz hızlı bozuluyor. Mikrobiyomun dengesini bozmak ve bağışıklığı
[0:51:09.040] zayıflatmak inan çok kolay. Sadece birkaç haftada bile besin emilimini
[0:51:15.400] etkileyebilecek kadar bozulma olabiliyor.
[0:51:19.359] Konudan konuya atlıyorum ama şimdi sana gönderdiğim sorulara bakıyordum da
[0:51:24.760] aklıma şu da geldi. Bu limia yaşayan genç kızlarla oldukça sık karşılaştım.
[0:51:32.119] Yeme bozuklukları var. Bulimikler ve aynı zamanda alkol de kullanıyorlar. Sen
[0:51:39.480] bu kişilerle ilgili alkol tüketimi konusunda inanılmaz derecede
[0:51:45.599] endişelisin. Hatta özellikle bu çok tehlikeli diye vurgulamıştın. Bu konuda
[0:51:52.640] neden bu kadar endişelisin? Bunun sebebini paylaşır mısın?
[0:51:58.079] Bu durum pek çok açıdan gerçekten çok ciddi bir risk. Çünkü aşırı yeme
[0:52:04.520] atakları ve ardından gelen kusma döngüsü biraz önce konuştuğumuz gibi özellikle
[0:52:12.559] yüksek karbonhidratlı ve çok şekerli yiyeceklere yönelmeyi bağırsak
[0:52:18.440] bakterileriyle bile ilişkili hale getirebiliyor.
[0:52:22.680] Zorla kustuğunda ki bu ister gerçekten kusarak olsun, ister müshil kullanarak
[0:52:30.359] bağırsakları boşaltmakla, ister aşırı egzersizle olsun, vücudun
[0:52:37.200] elektrolit dengesini bozuyorsun, sodyum, potasyum gibi kalbin düzgün
[0:52:44.040] atmasını ve kasların doğru kasılmasını sağlayan mineralleri hızla
[0:52:49.480] kaybediyorsun. kusmayla, ishale ya da susuz kalarak bu
[0:52:55.680] mineraller azalıyor. Bu da kalp ritmini bozabilir. Beynin çalışma şeklini
[0:53:02.480] etkileyebilir ve birçok organ sisteminde ciddi sorun yaratabilir. Bir de alkolün
[0:53:10.760] yemek borusuna verdiği zarar var. Alkol nedeniyle karaciğer yağlanıp
[0:53:17.119] sertleştiğinde kan karaciğerden doğru düzgün geçemez
[0:53:22.119] hale geliyor. Bu durumda yemek borusunda özfus varisleri dediğimiz büyük balon
[0:53:31.160] gibi şişmiş ve çok kırılgan damarlar oluşuyor ve işte en tehlikeli durum da
[0:53:39.079] burada ortaya çıkıyor. olan biri içki içtiğinde ve ardından
[0:53:46.319] zorla kustuğunda bu kırılgan damarlar kusma sırasında yırtılabilir.
[0:53:52.680] Bu da kişinin dakikalar içinde aşırı kan kaybından ölmesine yol açabilir. Yani
[0:54:00.599] hem buik olan, hem alkol içen, hem de karaciğeri veya pankreası zaten stres
[0:54:08.160] altında olan kişiler için risk inanılmaz derecede yüksek. Kusma eylemi bu
[0:54:15.040] damarları patlatan bir tetikleyici haline geliyor. Bu yüzden bu durum
[0:54:21.000] sanıldığından çok daha ölümcül olabilir.
[0:54:27.680] Ama senin endişen sadece kusma tarafı değildi. İçki tarafı da çok önemliydi.
[0:54:32.240] Çünkü aç karnına içtiklerinde alkol çok daha hızlı beyne gidiyor demiştin. Yani
[0:54:36.960] sadece yeme kusma döngüsü değil içki içme şekilleri de seni çok
[0:54:40.839] endişelendiriyordu. Aç karnına içildiğinde alkolün etkisi çok daha
[0:54:44.799] hızlı ve çok daha yoğun oluyor demiştin. Bu konu aslında yine alkol dehidrogenaz
[0:54:50.799] enzimine dayanıyor. Kadınlarda bu enzim çok az olduğu için içki içtiklerinde
[0:54:57.319] alkolü parçalama süreci ağızda ve midede başlamıyor. Alkol neredeyse olduğu gibi
[0:55:04.000] kana geçiyor ve beyne tam güçle ulaşıyor. beyinde ya da karaciğerde
[0:55:10.040] parçalanmaya ancak o noktada başlayabiliyor. Bu da şunu getiriyor.
[0:55:15.480] Kadınlar erkeklerle aynı miktarda içtiklerinde aslında çok daha yüksek bir
[0:55:21.240] alkol dozuna maruz kalıyorlar. Çünkü erkeklerde bu enzim midede oldukça fazla
[0:55:28.359] olduğu için süreç daha ağızdan itibaren başlamış oluyor. Kadınlarda ise alkol
[0:55:35.680] hiçbir filtre olmadan en toksik haliyle önce beyne sonra karaciğere varıyor. Bu
[0:55:42.359] da toksik yükü çok daha ağır hale getiriyor. Nörotransmiterlere zarar
[0:55:48.000] verebiliyor. Hafıza merkezlerini etkiliyor. muhakemeyi bozuyor. Beynin
[0:55:53.960] miyelin tabakasına bile zarar verebiliyor. Beyin hacmi küçülmeye
[0:55:58.559] başlıyor. Beyincikte sorunlar görülüyor. Denge bozuluyor. Yürüme zorlaşıyor.
[0:56:05.319] Muhakeme problemleri ortaya çıkıyor. Ve tabii alkol miktarına bağlı bir de bence
[0:56:11.839] şöyle bir durum var değil mi? Bu kişiler zaten yemek yemiyor ya da yeterince
[0:56:16.240] besin almıyor. Dolayısıyla beyin çalışmak ya da kendini onarmak için
[0:56:22.440] ihtiyaç duyduğu besinlere ulaşamıyor. Geriye kalan tek şey alkol oluyor. Yani
[0:56:28.319] neredeyse hiçbir şey yemeden sadece alkolle ayakta kalmaya çalışmak gibi bir
[0:56:34.240] durum ortaya çıkıyor. Ve bu durum gerçekten çok sık oluyor.
[0:56:39.280] Alkoldeki yüksek şeker yükü yüzünden tokluk merkezi kısa süreliğine doyduğunu
[0:56:44.640] sanıyor ve iştahları daha da azalıyor. Dolayısıyla yemek yemiyorlar. Yedikleri
[0:56:50.640] bir şey varsa da kusarak vücuda girmeden atıyorlar. Yani vücutlarına giren besin
[0:56:56.520] öğeleri daha emilmeden kayboluyor. Bu da özellikle beyin için ağır bir yetersiz
[0:57:02.760] beslenmeye yol açıyor. Çünkü beynin çalışması ve nörotransmitter üretmesi
[0:57:09.240] için B vitaminlerine ve diğer birçok besine ihtiyaç var. Bu besinler
[0:57:14.359] olmadığında beyin doğru şekilde çalışamıyor. Bu yüzden çok daha genç
[0:57:19.200] yaşta, çok daha hızlı şekilde ciddi bilişsel problemler görüyoruz. Zaten
[0:57:25.280] kadınlarda etkiler daha ağır oluyor ama bir kadında hem yeme bozukluğu hem de
[0:57:31.440] yetersiz beslenme varsa bu tam bir felakete dönüşüyor. Beyin bu durumu hiç
[0:57:37.799] iyi tolere etmiyor ve doğru düzgün çalışamıyor. Üstelik bu zarar her zaman
[0:57:42.799] geri dönebilir bir zarar da olmuyor. Yani bir nevi alkol demansına yol
[0:57:49.200] açıyor. Evet. Bu gerçekten çok önemliydi. O
[0:57:54.359] yüzden özellikle değinmek istedim. Son sorum da şu: Antidepresan kullanan
[0:58:01.520] insanların özellikle B vitamini seviyelerine neden dikkat etmesi
[0:58:07.359] gerekiyor? Ne sorun oluşuyor?
[0:58:11.720] B12 vitamini B9 yani folik asit ve D vitamini ile ilgili birkaç önemli şey
[0:58:18.520] var. Çünkü bu vitaminler beynin serotonin, uyku hormonu, melatonin,
[0:58:24.480] gaba, dopamin, glutamat gibi bütün bu önemli nörotransmiterleri üretebilmesi
[0:58:30.319] için çok kritik. Beyindeki bu düzenleyici kimyasalların tamamı bu ham
[0:58:36.599] maddelere ihtiyaç duyarak yapılıyor. Eğer bu vitaminler yoksa sen bir
[0:58:42.480] antidepresan alıyor olabilirsin ve antidepresan temporal loptaki serotonin
[0:58:48.520] üreten hücrelere aslında ben onlara kulakların arkasındaki bölge diyorum.
[0:58:53.960] Neyse daha fazla serotonin üret, daha fazla serotonin üret diye sinyal
[0:59:00.119] gönderiyor. Antidepresan sana serotonin vermiyor. Beynine üretmesi için komut
[0:59:06.760] veriyor. Ama beyin şöyle diyor: "Tamam üretelim ama B12 eksik, folat eksik,
[0:59:14.039] balık yağı ve omega 3 eksik, D vitamini eksik. Bunlar olmadan serotonin
[0:59:19.920] üretemeyiz. Yani beyni ne kadar uyarırsan uyar, hammadde yoksa üretim
[0:59:26.280] gerçekleşmiyor ve antidepresan da işe yaramıyor. Kişiye baktığında vitamin
[0:59:32.559] seviyeleri düşükse yapılması gereken ilk şey bunları normale döndürmek. Çünkü
[0:59:39.559] beyin ihtiyaç duyduğu ham maddeleri aldığı anda serotonin üretmeye başlıyor.
[0:59:45.680] Ruh hali düzeliyor. Melatonin yapıp uyku düzenini toparlıyor. Dopamin üreterek
[0:59:52.400] odaklanma ve motivasyonu artırıyor. Yani beynin bu ham maddelere sahip olduğundan
[0:59:59.240] emin olmak gerçekten çok önemli. Ve bazen sadece bu küçük düzeltme bile
[1:00:06.400] antidepresanın sonunda işe yaramasını sağlayabiliyor.
[1:00:10.720] Yani burada aslında şunu söylüyoruz. Kullandığın antidepresanın işe yaramıyor
[1:00:14.440] gibi görünmesi ilacın yanlış olduğu anlamına gelmeyebilir. Bu yüzden birini
[1:00:18.160] bırakıp diğerine sonra bir başkasına geçmek çoğu zaman hiçbir şey çözmüyor.
[1:00:22.160] Doktorlar da genelde böyle yapıyor ama asıl kritik olan şey vitamin ve mineral
[1:00:26.280] seviyelerine bakmak. Çünkü sorun gerçekten oradaysa ilaç değiştirmek
[1:00:29.720] yerine eksik olanları düzeltmek gerekir. Doğru.
[1:00:33.400] Yani aslında her şey birbirine bağlı. Beslenmemizin,
[1:00:37.440] sağlığımızın, yaşam tarzımızın ve maruz kaldığımız toksinlerin hiç aklımıza bile
[1:00:45.240] gelmeyecek şekilde ne kadar büyük etkiler yaratabildiği gerçekten
[1:00:50.280] inanılmaz. Çoğu insan alkol kendilerini uyuttuğunu
[1:00:55.200] sanıyor ama ben hem okuduğum hem dinlediğim kaynaklarda hep şunu
[1:00:59.359] görüyorum. Alkol aslında uyku vermiyor. Sadece seni uyuşturuyor. Beynin kendini
[1:01:05.119] yenilediği o gerçek kaliteli uykuyu sağlamıyor. Yani kişi uyuyor gibi
[1:01:09.680] görünüyor ama aslında sadece uyuşukluk halinde. Bu neden oluyor?
[1:01:14.920] Uykunun yapısı gerçekten çok önemli. Çünkü uykuya geçtiğimizde aslında birkaç
[1:01:21.559] farklı evreden geçiyoruz. Alkol bizi hızlı bir şekilde derin uykuya sokuyor
[1:01:27.000] gibi görünse de REM uykusuna girmemize izin vermiyor. Rem dediğimiz göz
[1:01:33.400] hareketlerinin hızlandığı, rüya gördüğümüz ve gün içinde öğrendiğimiz,
[1:01:39.640] söylediğimiz, yaptığımız her şeyi hafızaya aktardığımız o evre. Alkol buna
[1:01:46.559] girmemizi engelliyor. Bu yüzden vücut kendini yenileyemiyor. Çünkü uyku
[1:01:52.039] tamamen bozulmuş oluyor. Birçok uyku ilacı da aslında bunun hap hali gibi.
[1:01:58.119] Seni adeta yere seriyorlar ama ihtiyacın olan o normal uyku düzenini
[1:02:03.559] sağlamıyorlar. Bu gerçekten çok önemli bir nokta Esra.
[1:02:08.520] Birinin içme alışkanlığını sorarken ne zaman ve neden içtiğini bilmek
[1:02:13.960] istiyorum. Pek çok insan bana, "Yatmadan önce beynim durmuyor. O yüzden uyumak
[1:02:20.720] için birkaç kadeh içiyorum." diyor. Böyle bir durumda o kişi de uyku
[1:02:25.760] düzenini düzeltmeye, iyi bir uyku rutini oluşturmaya odaklanıyorum. Gerekirse
[1:02:32.440] normal uyku düzenini destekleyebilecek bazı ilaçlar, nörofeedback ya da kırmızı
[1:02:39.160] ışık terapisi gibi yöntemler de işe yarayabiliyor. Eğer kaygılıyım o yüzden
[1:02:45.440] içiyorum ya da biraz kafam iyi olmadan sosyalleşemiyorum,
[1:02:50.440] partinin enerjisini hissedemiyorum diyorsa kişinin ne zaman ve hangi
[1:02:55.799] nedenle alkol düşündüğünü bilmek tedavide hangi yöne bakmam gerektiğini
[1:03:01.359] gösteriyor. Bu sayede gerçekten neyin yanlış gittiğini görebiliyor. hangi daha
[1:03:08.039] güvenli ve daha az toksik yöntemlerin o kişiye yardımcı olabileceğini
[1:03:13.599] belirleyebiliyor ve böylece kendilerini alkolle zehirlemelerini önleyebiliyoruz.
[1:03:20.079] Çok teşekkür ederim. Bence bu gerçekten harika bir bölüm oldu. Bu konuyu uzun
[1:03:24.920] zamandır bekliyordum. Çünkü seninle daha önce hiç madde bağımlılığı ya da alkol
[1:03:29.799] üzerine konuşmamıştık. Hep hormonlar, takviyeler ve başka şeyler konuştuk ama
[1:03:35.079] alkol üzerine konuşabilmek için biraz daha geniş bir kitle oluşmasını
[1:03:39.359] bekliyordum. Çünkü insanlar alkolü bir madde olarak düşününce aynı bilgileri
[1:03:44.119] kullandıkları diğer maddeler için de geçerli sayabilirler. Sonuçta toksik
[1:03:48.720] olmayan hiçbir madde yok. Bu yüzden anlattıklarımızı kendi hayatlarına
[1:03:53.000] uyarlayabilirler ve bizi dinledikten sonra belki yaptıklarına bir bakarlar.
[1:03:58.079] Belki gerçekten iyi durumdadırlar ve ben iyiyim. Gün aşırı bir kadeh içiyorum
[1:04:03.079] sadece deyip rahatlayabilirler. Çünkü beni takip eden pek çok kişi sürekli her
[1:04:08.200] gün içiyorum acaba alkolik miyim diye soruyor. Aynı soruyu eşleri için de
[1:04:13.119] soruyorlar. Bu bölüm insanların kendi sağlık durumlarını bir anlamda
[1:04:18.359] kendilerinin değerlendirmesine de yardımcı olacak. Sadece bağımlılık
[1:04:23.160] açısından değil, genel olarak fiziksel sağlıklarını anlamaları, bedenlerinde
[1:04:27.599] neler olup bittiğine bakmaları ve bazı şeyleri kontrol etmeleri gerektiğini
[1:04:31.480] fark etmeleri açısından da önemli. Ve düşük riskli içki içmek için önerilen
[1:04:36.920] sınırları bilmek, insanların hem alkolü keyifle içebilmesini hem de vücuda
[1:04:43.039] vereceği zararı mümkün olduğunca azaltmasını sağlar. Çok teşekkür ederim.
[1:04:49.119] Ben teşekkür ederim. Benim için zevkli.
*Transkript YouTube'dan alınmıştır.
"Ayık Kafa'nın her bölümünde sorum şu: Daha iyi bir yaşam nasıl mümkün?"
DR. ESRA ÇAVUŞOĞLU
Ceo & Co-founder